Tatil kaçamağı

Tatil kaçamağı
Herkese Merhaba
Öncelikle kendimden bahsetmek istiyorum ; Adım Emre , evliyim, 34 yaşında , 1,78 boyunda , esmer , hafif göbekli ve sempatik birisiyimdir.

Size yaşamış olduğum tatil anılarımdan bahsetmek istiyorum. Antalya Lara da İş yerinin beni eğitim için gönderdiği otelde kaldığım sırada çatpat ingilizcemle bir kanada lı çift ile tanıştım. İsimleri Alan ve Sandy idi. Adam 40 eşi ise 38 yaşlarında sexy bir kadındı. Tesadüf olarak bir kaç gün üst üste yemek yan yana oturduk ve daha sonra beni masalarına davet ettiler. İngilizce min kötü olmasından dolayı onlara çok eylenceli gelmiştim. Daha sonra gece barda buluşmak için sözleştik. Tabi şık kıyafetlerimi giyip içimde çok farklı bir heyacan vardı. O anda neden olduğunu bilmiyordum.Biraz viskilerimizi yudumlarken Alan bana eşiyle dans edebileceğini söyledi. Sandy o gün muhteşem gözüküyordu. Kırmızı mini eteğiyle derin sırt yırtmaçı beni büyülemişti. Dans ederken ne kadar da rahat insanlar diye düşünüyordum. Sandy dans esnasında o kadar yakınlaşmıştıkı parfum kokusunu ciğerlerime kadar çekiyordum. Bu beni inanılmaz tahrik etmişti. Tabi benim ufaklık boş durur mu , hemen hareke geçip , dik br şeklde Sandy nin kalçalarına yapıştı. Bu esnada bana vermiş olduğu öpücüğünde etkisiyle ben iyice rahatlamıştım. Masaya oturduğumuzda eşi hattında sorular sordu ve dürüst bir şekilde çok hoşuma gittiği söyledim 🙂

Biraz daha ictikden sonra beni odalarına davet ettiler, Tabi bu fırsat ayağıma bir daha gelmeyeceğini düşündüğüm için hiç kırmadım onları. Sandy nin beni ellerimden tutup yatak odasına götürdü. Yataga sırt üstü yatırıp , gözlerimi bağladı. Benimde kafam güzel olduğu için hiç itiraf etmedim. Üzerimi soyup , dim dik olan penisimi dudakları arasına alıp yalamaya başladı. Soyundukça parfüm kokusu tüm odaya dağıldı. Beni çok etkilemişti. Sırılsıklam olmuş vajinasının içine girdiğimde resmen boşalmamak için kendimi zor tuttum. 1-2 dakika sonra gözlerimi açtığımda eşinin soyunup bir şekilde penisiyle oynadığını gördüm. bu beni şok etmişti. Ama Sandy nin durmaya niyeti yoktu ve onu kucağıma alıp duvara yaslayıp içine girip çıktık dan sonra boşaltık. izden birer yudum daha alarak öpüşmeye başladık ve love sex filmini internetden açıp izlemeye başladık. bu bizi daha çok tahrik etmişti. Çünkü filmde de 3 grup halinde sevişme yapıyorlardı. Eşi film izlerken elini penisime attı, shortumu çıkarıp agzına ldıkdan sonra Sandynin bornozunu çıkardı ve penisimi tutup Sandy in Amına götürerek, yerleştirdi. Bu durumdan herkes memnundu.Dakikalarca seviştikden sonra tekrar boşaldım. Sandy duş almak isteyip duşa girdi. Daha sonra kocası penisimdeki spermleri yalayıp yutmaya başladı. İlk başlarda çekindim ama sonraları alıştım.. Duşdan geldikden sonra viskilerimizi yudumlayıp , uyuduk. Sabah olduğumda üçümüz aynı yatakda yatıyoduk. Sonraki gün vedaştık ve telefon numaralarımızı verdik.i söyledi .Mail yoluyla yazışmaya başladık. Eşinin beni çok özlediğin den bahsetti. Bende onu özlemiştim. İple çekiyorum.Bu yaz sırf onlar için özel 1 hafta kaçamak yapıcam…

Daha sonraki bölümlerde eşimle yapmış olduğumuz kaçakları paylaşıcam.

Bir Crossdresser’ın ilki olmak ! (part 1)

Bir Crossdresser’ın ilki olmak ! (part 1)
Merhaba değerli okuyucular şimdiden kusura bakmayın uzun bi hikaye olacak tamamen fantezi dünyamda olan şeylerdir ve gerçek değildir.

Öncelikle ben Burak 27 yaşında maddi durumu fiziği hayatı yakışıklı sayılabilecek biriyim.Kız arkadaşım Melike ile düzgün renkli bir ilişkimiz var.Kendisinden bahsediyim size 45 yaşında dul çocuksuz paralı bir hatundur.Tava getirmem kolay olmadı kendisini ama sonunda kaptım . Melike 175 boylarında esmer vücudu bronz diri genç denilen hatunlara nal toplatır. Bu arada ikimizde ayak fetişiyiz ki tahmin edebilirsiniz seks hayatımız gayet renkli ve Melike seks delisi olduğu için çoğu ilişki tarzına açık . Anlatacağım olay bikaç ay önce gerçekleşti .

İş hayatında yeni tanıştığım bir arkadaşım var . Adı Ali genç 20 yaşında düzgün fizikli bebek gibi yüzü var. 165 boyunda sarışın kılsız bi tip 🙂 işte yanımda takılmaya başladığından beri müşterilere beraber gider olduk. Çekingen tavırları bi gizemi vardı Ali’nin. Bir iş çıkışı zengin bir müşteriyi bağlamanın verdiği keyifle gel dedim bugünü kutlayalım . Taksime gittik kafalar güzel oldukça muhabbette güzel oluyordu . Ailesinden bahsetti ideallerinden bahsetti kız arkadaşı yoktu . Şaşırmıştım ama olabilir tabiki falan dedim .

Bu arada Melikeyle aynı evde yaşıyordum . Güzel bi muhitte güzel bi daire tutmuştuk keyfimize bakıyorduk . Kafalar güzel olunca gel dedim bizde kalalım yarında tatil çıkar güzel bi kahvaltı yaparız . Tamam dedi.

Eve geldiğimizde saat gece üçtü ve Melike uyumuştu . Salona geçip birer viski koyup demlenmeye devam ettik . Muhabbet sekse gelmeye başlamıştı . Ali Melikeyle tanışmamıştı ona Melikeden bahsettim . Seks hayatımızın nasıl olduğunu anlattığımda sorular sormaya başladı .

A:Hangi pozisyonları seviyorsunuz?
B:69 ve misyoner
A:Neden?
B:69da göt yalamayı , misyonerde sikerken ayak yalamayı severim .
A:Bendede ayak fetişi var ama hiç denemedim
B:Ali güzel bi ayak yala tadına varamazsın uzun tırnaklar güzel ojeler yumuşak tabanlar file çorapları gördüğümde benimki tavan olur sen niye denemedin yalatan hiç çıkmadımı ?
A:Burak abi ben yalamak istemiyorumki yalatmak istiyorum
B:Nasıl yani oğlum erkek ayağınımı yalatır?
A:Abi ne biliyim merak ediyorum aslında daha çok şey merak ediyorum
B:Neleri merak ediyorsun sen bakıyım ağzındaki baklayı bi çıkar sen
A:Abi açık konuşucam sana seni çok sevdim bu işe başladığımdan beri bana çok yardımcı oldun sana güvenim tam abi ben yarak yalamayı ve götümden sikilmeyi merak ediyorum evde küçüklüğümden beri kadın gibi giyinmenin hayalini kuruyorum ojeler sürüyorum makyaj yapıyorum .
B:Bi dakika oğlum sen iyi misin ne diyosun alkol çarptı galiba
A:abi iyiki çıkmışız bugün iyiki varsın ki kimsenin bilmediği şeyleri sana anlatıyorum.şu an çok mutluyum bu sırları açtığım için.abi sen hiç erkek siktinmi?
B:noluyor lan banamı yürüyon (gülerek)
A:evet abi sana yürüyorum gördüğümden beri aşığım sana beni sikmeni hayal ediyorum her yerimi yalamanı kadın gibi davranmanı istiyorum.bıktm gizlenmekten
B:oğlum sağol beğenilmek güzelde sen iyimisin yat istersen
A:abi boşver bak ne güzel konuşuyoruz sen hiç erkek götü siktinmi
B:siktimde senidemi sikicem?
A:neden olmasın ?
B:nasıl olacak oğlum o iş yukarda hatun uyuyor ve ben erkek gibi kıllı mıllı sevmem karı gibi süslü olmalı
A:öyle olmadığımı nereden biliyorsun ? lavabo nerde tarif edermisin

lavaboyu tarif ettim. bi viski daha koydum kendime olayları anlamaya çalışıyordum kafamda iyi tamda kestiremiyorum 🙂

10 dakika sonra Ali geldi ama nasıl bi gelmektir o …şöyle tarif edeyim güzel buğulu bir makyaj saçları zaten uzun siyah sütyen siyah tanga siyah jartiyer ucu açık yüksek topuklu ayakkabılar (melike tuvallette bulupta giymiş ibne) …

Ben o heyecanla viskiyi tek seferde vurdum ve Ali yavaş adımlarla yanıma yaklaşmaya başladı …

A:okadar ayaktan bahsettin benimkileri nasıl buldun ?

karşıma oturdu ve ayaklarını bana uzattı . ayakkabıları çıkardığım gibi 38 numara uzun tırnaklı kırmızı ojeli ayaklarıyla karşılaştım .

A:noldu sesin çıkmıyor bu arada korkma kız arkadaşının bir tek ayakkabılarını giydim diğerleri içimdeydi (gülerek)
B:Ali bunlar nasıl ayaklar oğlum ojeyi ne zaman sürdün ?
A:Ojesiz dolaştığımı kim söyledi ahaha bu arada şu anki ismim Arzu .. Şimdi ne istiyorsan onu yap bana aşkımmm

dediği gibi jartiyerli ayaklarını ağzıma soktum topuklarından başlayıp yalamaya başladım … ama jartiyerden tad gelmiyordu ve ikisinide çıkarttım ve çıplak ayaklarını yaladıkça Arzunun inlemeleri başladı. Parmak aralarını yaladıkça sikimin kalktığını farkeden Arzu bir ayağını ağzımdan çekip sikime sürtmeye başladı . sikim kemik gibi olmuştu . tecrübesizliğin verdiği açlıkla çok iyi gidiyordu Arzu..
15-20 dakika ayaklarını yalayıp emdikten sonra

A:götüme baktığın yok patilerimi görünce unuttun orayı ahahaha

der demez kucağıma aldım Arzuyu ve öpmeye başladım ama nasıl öpüşmek diller salyalar karışmış nefes nefese inliyorduk ..arzu bir yandan sikimle oynamaya başlamıştı bende tangayı sıyırıp götüne ulaşmıştım .. tek bir kıl dahi yoktu .. bu çocuk kadın olmalıymış diye düşünürken kucağımdan indi ve yarrağımı sömürmeye başladı..Kılları kesmemiştim Melike öyle seviyor diye umrumda değil diyordu Arzu yarraksızlıktan hijyene takacak zamanım yok .

dur dedim yoksa boşalıcam 69 olalım dedim .. 69 olduğumuza farkettimki pipisi zaten am gibi bişey bunun kadın ruhlu olması normal diye düşündüm . ve götüne yumuldum … muhteşem bir tat tertemiz parfümlü ve daracık… yaladıkça yaladım dilimi sokabildiğim kadar soktum ama artık sikiş zamanı geldi çattı yatırdım arzuyu orta sehpanın üzerine ve deliğini zorlamaya başladım dar olduğu için girmiyordu.. bebe yağıyla biraz daha masaj yaptıktan bikaç dakika sonra içindeydim…

Tarif edilemez bir duygu birinin bekaretini alıyorsunuz ve deliği yanıyor ve sikimi kavrıyor giriş çıkışlarımı engelliyor bu arada arzunun halinden bahsetmeme gerek yok mutluluktan gökyüzüne çıkmış aşkımlar canımlar cicimler siksene kocacım hayvan gibi sik beni laflarına dönmüştü .. erkeğini azdırmayı iyi biliyordu bu kaşar 🙂

içindeyken ayaklarınıda ağzıma verdi ve en sevdiğim pozisyon sonunda geldi 🙂 ayaklarını yalarken içinde gidip geliyordum muhteşem bir duyguydu .. arzuda pipisiyle oynamaya başladı çok geçmeden ahlar uhlar eşliğinde boşaldı dölleri kendi saçına ağzına kadar gelmişti…
bu muhteşem seksin verdiği coşkuyla çıkardığımız seslerin farkında bile değildik derken benimde artık boşalmam yaklaşmıştı ve içinden çıktım..

o güzel ayaklarını alıp sikime yapıştırdım ve footjoba başladı beni gaza getiriyordu hadi aşkım boşal ayaklarıma besle ayaklarımı o güzel döllerinle gibi sözler söylerken ayaklarına şiddetli şekilde boşalmaya başladım ama nasıl boşalmak …ayakları döllerimle kaplanmıştı ki yerlere bulaştırma dememe kalmadan kendi ayaklarını yalaya yalaya temizledi bütün döllerimi yuttuğu sırada ışıklar yandı ve Melike karşımızdaydı…

beğendiğiniz taktirde yazıya devam edebilirim herkese bol sikişli günler 🙂

16 YAŞIMDAYKEN 31 ÇEKTİRDİĞİM YARAK

16 YAŞIMDAYKEN 31 ÇEKTİRDİĞİM YARAK
Ben Merve, şuan 28 yaşında ve evli bir kadınım. Eşimle aramız gayet iyidir, cinsel yönden de bir sorunumuz yok. Bu ilk paylaşımımın konusu, 16 yaşımdayken cinsellikle ilk tanışmam ve ilk gördüğüm ve 31 çektirdiğim yarak. Güzel birisi olduğumu çocukluğumdan beri etrafımdaki herkesten duyarım. Daha ozamanlar etrafımdaki birçok kişiden, “Çok canlar yakacak bu kız!” dendiğini duyardım ve çok hoşuma giderdi. Ama erkeklerin benden daha bukadar erken hoşlanmaya başlayacağı aklıma gelmezdi.

Çok zengin olmayan bir ailem vardı. İzmir’de ‘Kenar mahalle’ tabir edilen bir muhitte yaşıyorduk. Ben 16 yaşıma yeni girdiğimde, sokağımızda yaşıtım sayılabilecek çok kimse yoktu. Genellikle benden birkaç yaş daha büyük çocuklar vardı. Zamanla onlarla oynamaya ve arkadaşlık etmeye başlamıştım. Annem babam çalıştığı için geç saatlerde eve dönerlerdi ve ben evde yalnız kalırdım. Evde oturmaktan çok sıkıldığım için de, geç saatlere kadar sokakta oyun oynardım. O saatlerde sokaktaki diğer çocuklar genelde evlerinde olurlar, daha büyük çocuklar, genelde de ‘Abi’ dediğim erkekler kalırdı sokakta. Yine böyle bir gün bu abilerle sokakta saklambaç oynarken, sokağımızdaki bir evin bahçesine saklandım ve beklemeye başladım. Farkında olmadığım şeyse Soner abinin de aynı bahçede saklanıyor olmasıydı. Ben onu farketmemiştim, ama o beni görmüş, sessizce bana seslendi, “Merve! Napıyorsun orda? Yakalanacağız şimdi, gel buraya!” diye. Ben de yanına gittim. Gerçekten de Soner abi iyi bir yerde saklanıyordu…

Yanına gittiğimde ikimizin anca sığabileceğı bir yer olduğunu farkettim ve yanına sıkıştım. Bana, “Napıyorsun sen burda? Başka yermi yok saklanacak?” dedi. Ben de, “Nerden bileyim senin burda olacağını Soner abi?” dedim ve ikimiz de sustuk. Yan yana öyle otururken, oyundaki ebenin yanımıza yaklaşıp bizi bulmaya çalıştığını gördük ve biraz daha birbirimize yaklaşarak gizlenmeye çalıştık. Fakat bu arada Soner abinin elinin üstüne oturmuştum, birden irkildim, ama yakalanmamak için ses çıkaramadım. Aynı şekilde Soner abi de şaşırmıştı, ama ses çıkarmıyordu. Ogün de altımda ince bir şort vardı ve eli tam amımın altındaydı. İçim bir tuhaf oldu birden ve kalkmaya çalıştım. Tam elinin üstünden kalkmıştım ki, ebe arkasını döndü bizim tarafa bakmaya başladı ve ben aynı hızla tekrar Soner abinin elinin üstüne oturdum. İstemeyerek olmuştu, ama mütiş de hoşuma gitmişti. Birbirimize baka kaldık. Çok heycanlanmıştım, sanırım o da öyleydi. Ebe uzaklaşınca, “Pardon Soner abi!” dedim elinden kalktım. “Önemli değil Merveciğim!” deyip elini çekti. O gün birdaha konuşmadık Soner abiyle ve annemlerin işten gelme saatinde ben oynamayı bırakıp eve gittim. Gece yatağıma girince o andaki aldığım zevk aklma gelmişti, o anları düşünürken, elim amımda uyumuşum.

Birkaç gün sonra yine aynı ekip saklambaç oynamaya karar verdik ve ben o günü anımsayıp yine aynı yere yöneldim. Aslında Soner abinin orda saklanacağını bildiğim için oraya gitmiştim. Tahminimde yanılmamışım, yine aynı yerdeydi. “Soner abi, sen yine mi burdasın?” dedim ve yanına yaklaştım. “Sus otur hemen yakalanmadan!” dedi. Ama heycanlı bir hali vardı. Oyundaki ebe yine bize yaklaşmıştı ve biz birbirimize sokulmaya başladık. İçim yine kıpır kıpır olmuştu, ama birşey yapmaya cesaretim yoktu. Soner abi birden, “Bu böyle olmayacak, yakalanacağız! Biraz daha yaklaş!” dedi. Biraz daha sokuldum ona. Teninin kokusu beni heycanlandırıyordu, ama geçen sefer eline oturmam daha heycanlıydı. “Soner abi, istersen kucağına oturayım, ozaman göremez bizi!” dedim ve kucağına oturdum. Bu hareketime çok şaşırmıştı, ama birşey demedi…

Soner abinin kucağında otururken popomun altında bir hareketlenme hissettim. Sanırım o da etkilenmiş ve siki sertleşmeye başlamış, popomu zorluyordu. Harika bir histi bu. Benden yaşça büyük bir erkeğin sikini popomda hissediyordum ve çok sertti. Sikini amımda da hissetmek istedim ve biraz öne eğilip popomu hafif kaldırarak kucağına iyice yerleştim. Başarmıştım, amım tamda sikinin üstündeydi. O da, “Kıpırdama Merve, yerimiz belli olacak!” falan deyip, beni kendine doğru çekiştiriyordu. Tabi bu bahaneydi, beni hareket ettirip, sikinin üstünde gidip gelmemi sağlıyordu. Ve bu da beni delirtiyordu. Bir süre böyle devam ettikten sonra amım karıncalanmaya ve gözlerim kaymaya başladı. Soner abinin sikine sürtünerek orgazm oluyordum. Kendime geldiğimde zorda olsa kalktım kucağından. Soner abi, “Dur kız, nereye? Yakalancağız!” dedi. Demek ki o halen sürtünmeye devam etmek istiyordu, ama nedense ben devam etmek istemedim ve “Soner abi, hadi gel başka yere saklanalım!” dedim. Soner abi ise (herhalde kalkan sikini göreceğimi düşündüğü için olsa gerek), “Yok, sen git, ben burdayım!” dedi. “Tamam!” deyip yanından ayrıldım. O gece amım hep ıslaktı ve yine yatağımda yatarken Soner abiyle yaptıklarımı düşünüp, amımla oynayarak uyudum.

Ertesi gün öğlen sıcağı olmasına rağmen sokağa çıktım. Sokakta kimsecikler yoktu. Öylesine boş boş dolanırken, Soner abinin, “Şşşşt, napıyorsun bu sıcakta kız?” demesiyle o yöne baktım. Evlerinin balkonundan sesleniyordu bana. “Soner abi sıkıldım, öylesine dolanıyorum!” dedim. O da, “Gel istersen oturalım, dışarısı çok sıcak!” dedi. Ben de, “Yok ya boşver!” dedim. Aslında gitmek istiyordum, ama annesi evdeyken gitmem yanlış olurdu. “Gel hadi gel, hem ben de sıkılıyorum, evde kimse de yok, sıkıntıdan patlıyorum!” dedi. Evde kimsenin olmadığını duyunca, “Peki geliyorum ozaman, aç kapıyı!” dedim ve kapıya doğru gittim. Kapıyı açtıgında altında ince bir şort, üstünde de bir tişört vardı. Bende ise penye bir etek ve üstümde body. Etek çok kısa değildi, sokakta oynarken açılmasın diye uzun etek giyerdim. İçeri girdim. “Birşey içermisin, soğuk kola var!” dedi. “Olur!” dedim. Kola getirip, oturup TV izlemeye başladık. TV karşısındaki 3’lü koltukta oturuyoduk, birimiz bir köşede, diğerimiz öbür köşede, aramızda bir kişilik boşluk vardı…

Bana, “İstersen uzat ayağını, rahat otur!” falan dedi. Uzattım ayağımı, ama o şekilde de sığmadık, ayaklarım uzun gelmişti. “Kucağıma uzat istersen!” dedi ve ayaklarımı alıp kucağına çekti. O anda ayağımın altında sikini hissettim. Ne çok sert, nede yumuşaktı. Hiç bozuntuya vermemiştim, TV izlemeye devam ediyorduk. O anda içimdeki ses ayaklarınla sikine dokun diyordu. Ayaklarımı hafif hafif oynatmaya başladım. Az önce yarı sert olan siki, yavaş yavaş sertleşmeye başlamıştı. Ne yapıyordum ben böyle? Soner abinin evinde, resmen onun sikini ayağımla okşuyordum. Bunu yaptığıma inanamıyordum. Birden ayaklarımı çekip, “Aay belim ağrıdı, oturayım biraz!” dedim. Kalktığımda yan yana oturur vaziyete gelmiştik. Göz ucuyla baktığımda sikinin kalkık olduğu belli oluyordu. İçimde iyiden iyiye kıpırtılar başlamıştı. Ara ara gözlerimi çaktırmadan sertleşen sikine kaçırıyodum ve dahada istekleniyordum. Soner abi ise ne yapacağını bilemiyordu, sadece TV’ye bakıp duruyordu. İyice sesizleşmiştik ve az önceki o heyecan kalmamıştı…

Ne yapayım diye düşünürken, ayağa kalkıp karşısına geçtim ve ayaklarına küçük bir tekme atıp, gülerek, “Ne bu sessizlik bee?” dedim. O da gülerek, “Yapma kız, kaldırma beni ayağa bak…” dedi. Ben de, “Kalk, napabilceksin ki!” dedim. Amacım onu ayağa kaldırmaktı, ayaktayken sikinin şortunda nasıl göründüğünü merak ediyordum. Ama o da göreceğimi düşünerek kalkmıyordu. Yanına yaklaştım, “Kalk hadi, erkeksen kalk!” dedim ve bir kere daha yavaşça vurup gülmeye başladım. O ise ısrarla, “Git kızım uğraşma, bak…” falan diyordu. Ben tekrar yanına yaklaşıp tekme atacakken, busefer benden hızlı davrandı ve ayağımı yakalayıp hafifçe çekti ve bıraktı. Koltuğun önüne, dizlerimin üstüne düştüm. Doğrulduğumda ise onun tam bacaklarının arasında dizüstünde oturur pozisyonda buldum kendimi. Bacakları aralıktı ve kısa şortunun önünden siki belli oluyordu…

Yine bir sessizlik oldu, öylece kala kaldık. Sadece birbirimize bakıyorduk ki, ilk hamle ondan geldi, bacaklarını biraz daha açıp, beni arasına aldı ve gülerek, “Yakaladım seni, artık kurtulamazsın!” dedi. Ben de, “Bırak beni!” falan deyip, hem yalandan kurtulmaya çalışıyor, hemde çaktırmadan sikine bakmaya devam ediyordum. O ise, “Hadi kurtul, hadi kurtul, kurutlamazsın ki!” falan diyordu. Böyle oynaşırken, bacaklarıyla beni biraz daha kendine çekti. Artık sikine çok yakın duruyordum ve yine birbirimize bakıyoduk. Ben iyice ateşlenmiştim artık, içim çok tuhaftı, çok erkeksi bakıyordu bana, kendimden geçmeye başladım. Ve birden olan oldu, elimi aniden sikine uzattım ve avuçlayarak, “Soner abiii, bu nekadar sert olmuş böyle!” dedim ve sıkmaya başladım. O ise gözlerime bakarak, “Hoşuna gitmedi mi? Hem geçen gün saklanırken nekadar sert olduğunu anlamamışmıydın?” dedi. “Evet farketmiştim!” dedim ve güldüm. Elim halen sikini avuçluyordu…

“Görmek istermisin? Hiç gördün mü?” dedi. Hayatımda hiç görmemiştim (ufak çocuklarınki hariç) ve bu soru beni iyice azdırmıştı. “Ne yani, bana şeyini mi göstermek istiyorsun?” dedim. “Neyimi?” diye sordu gülerek. Ben de gözlerinin içine bakarak, “Sikini!” dedim. “Sen de bana gösterceksen olur!” dedi. Gülerek, “Neyi?” dedim. O da aynı gülümsemeyle, “Amını!” diye cevap verdi. Birden ayağa kalktım, eteğimi yukarı kaldırdım ve külodumu yana sıyırıp, “Çok istiyorsan al bak!” dedim ve amımı net bir şekilde ona yaklaştırdım. Heyecandan gözleri parlıyordu. “Dokunabilir miyim?” diyerek elini amıma uzattı. Ben de, “Sadece dokunabilirsin, başka birşey yapmak yok!” dedim. Kabul edercesine başını salladı ve usul usul amıma dokunmaya başladı. Kendimden geçmiştim, bir erkeğin amıma dokunması beni delirtmişti. Parmakları klitorisimi okşarken, dayanamadım, “Ohhh Soner abi, çok güzel dokunuyorsun!!!” dedim. O da, “Harika bir amın varrr Merve! Süpersin!” diye karşılık verdi. Kalbim sanki amımda atıyordu, artık dayanamıyordum dokunuşlarına, ona belli etmemeye çalışarak orgazm oldum. Artık buna bir dur demem gerekiyordu, yoksa kötü şeyler olcaktı…

Birden kendimi çektim ve “Sıra sende, hadi aç bakalım sikini!” dedim. Yine dizlerimin üstüne çöktüm bacaklarının arasına ve onu izlemeye başladım. Yavaş yavaş sikini dışarı çıkardığında neredeyse aklım da çıkıyordu. Bir sikin bukadar kalın olacağını hiç düşünmemiştim. İlk kez görüyordum ve hayalimde canlandırdığım şeyler bundan daha kısa ve inceydi. Dilim tutulmuş şekilde sikine bakarken, “İstersen dokunabilirsin Merveciğim!” dedi. Ben de sankini bunu bekliyormuşum gibi, yavaşça elimi sikine götürdüm ve avuçlamaya başladım. Soner abi delirmişti sanki, “Off Merve, süpersin, ohhh!” falan gibisinden sesler çıkarıyordu ve bu beni dahada azdırıyordu. “Gel üstüme ters uzan da, aynı anda ben de senin amına dokunayım!” dediğinde, korkumdan olmaz deyiverdim. Aslında çok istiyordum, ama beni oracıkta sikmesinden korkuyordum. “Ozaman devam et nolursun, 31 çektir bana!” dedi. Hayatımda ilkkez duymuştum 31 çektirmeyi, “O ne Soner abi?” dedim. O da sikini sıkıca kavramamı sağlayarak, “İşte böyle aşağı yukarı elinle okşaycaksın!” dedi ve birazcık gösterip ellerini çekti. Ben devam ediyordum. “Harikasın Merveciğim, süpersin!” deyip duruyordu…

Seksle alakalı hiçbir deneyimi olmayan 16 yaşında bir kız olarak yaptığım şey hakkında hiç bir fikrim yoktu. O sırada sadece sikine ve altında sarkan taşaklarına bakıyordum. Öbür elimle de onları okşamaya başlamıştım ki, Soner abi birden, “Ohhhh Merve devam et, süpersin canım, daha hızlı yap!” demeye ve inlemeye başladı. Dediklerini aynen uyguluyordum. Hızlı hızlı okşamaya ve Soner abiyi inletmeye devam ederken, Soner abi benden, (Sik beni Soner!) dememi istedi. Ben de onun zevk aldığını görerek, “Sik beni Soner abiciğim, hadi sik beni!” demeye başladım ki, birden sikinden beyaz şampuana benzeyen bir sıvı fışkırmaya başladığında, hem korktum, hemde çok şaşırdım. Çünkü o ana kadar o fışkıran sıvının Sperm olduğundan haberim bile yoktu. Soner abi delirmiş gibi, “Oohhh canım, tatlım, amını yerim senin!” gibi şeyler söylerken, ben şaşkın şaşkın 31 çektirmeye devam ediyordum. Az sonra sikinden gelen sıvılar bitmiş, artık Soner abi de kendine gelmişti. Bana, “Harikaydın canım!” dediğinde, ben elime bulaşmış spermlere bakıyordum, “Bu ne?” dedim. “Onlar döl canım, erkekler boşaldığında siklerinden bu akar, kadının amına akarsa da çocuk olur!” dedi. Çok utanmıştım ve şaşkındım, hemen kalkıp lavaboya gittim, ellerimi yıkadım ve salonun kapısından Soner abiye, “Benim gitmem lazım!” deyip, evden çıkıp, koşa koşa evime gittim.

İlerleyen günlerde bu olayları düşünürken içimde tahrik olma ve utanma duyguları herzaman birbirine karıştığı için, birdaha Soner abiye yaklaşamadım. Zaten birkaç ay sonrada o mahalleden taşındık ve onu birdaha hiç görmedim…

Ben evlenene kadar bundan başka hiç cinsel bir deneyimim olmadı, ama yıllarca masturbasyon malzemem hep Soner abiyle yaşadığım anlar oldu…

Fazla merak-4

Fazla merak-4
Çatlamayın gari meraktan,
Karım Ayşe tutuğunu koparanlardandır. Adnandan hamile kalma fantazimi anlatınca meğer onun en çok yaşamak istediği annelik iç güdüsünü ortaya çıkarmışım. Ayşeye istiyorsan düzgün bir adamdan hamile kal diyince – Hayır benden senden olsun istiyorum diyip yaşlı gözlerle gene bana sarıldı. Kızım saçmalama bu halde seni nasıl hamile bırakırım, hem doğursan bile çocuğa yazık değil mi -Ya ne güzel işte, iki annesi olur bak senin sütün daha şimdiden geliyor hem senden alacağı genlerle çok güzel bir kızımız olur. Ayşe saçmalamaya devam ettikçe bende başladım. -Hadi kız oldu tamam, ya oğlan olursa diyince, -onu da senin gibi kız büyütürüz deyince. Bende nasıl olsa olamaz diyip fazlada uzatıp tadımızı kaçırmamak için kabul etmiş gibi görünüp konuyu kapattım.
Ertesi sabah işe giderken evden biraz geç çıkmıştım. Apartmanın giriş katında sanırım dün gece yediğim lor turşusunun sahibini gördüm. Karım Ayşemin dün anlattığı tipteki adamın tarifine çok uyuyordu. Aklımdan adamın acaba yarrağı nasıldır, kalınmıdır, uzunmudur diye düşünürken, Adnanımdan telefon geldi yol boyunca samimi ama dikkatli bir şekilde konuştuk.
Beni çok özlemişmiş beyefendi, karısıyla yatarken hep benim götümü düşünüyormuş Adnanla konuşurken bile yine götüm kaşınmaya başlamıştı, tabi içime giydiğim g-stringimin ağındaki ipleride kıçımın arasına kaçıp tahriş olmuş bebek popoma sürtünerek devamlı uyarıyordu. İş yerinde sekreterim kapının önünde bekleyen misafirleri sıralamış bana daral bir iş günü yaşatacaktı. Öğle paydosunda ofisimin penceresinin karşısındaki inşaatta çalışan işçilere iç geçirip orospu ruhum yüzünden acaba şu adamlar bana toplu tecavüz etse nasıl zevkli olur diye düşünürken telefondan karım Ayşe arayıp öğleden sonra doktordan randevu aldığını mutlaka beraber gitmemiz gerektiği söyledi bu çocuk işini sıkı tutuyordu aslında haklıydı kadın olarak hem geleceğini hemde ilişkimizi düşünüyordu ileride bizi bağlayacak ortak bir nokta olsun istiyordu. Doktora gitmek için bende erken çıktım ama takım elbisemin altındaki seksi kadın iç çamaşırlarını değiştirme fırsatı bulamamıştım. Ayşeyle doktorda buluştuk, O benden önce gidip tahlilleri yaptırıp muayene olmuştu sanırım benden de biraz bahsetti ki doktor mutlaka eşinizlede konuşmam gerek diye ısrar etmişti. Sıramı beklerken içeriden çıkan hamile kadına bende imrenerek baktım içimden keşke bende içimde Adnanın çocuğunu taşısam bebeğime süt verebilsem diye iç geçirdim. Hemşire kız doktorun yanına girebileceğimi söyleyince kalktım ve doktorun odasına girdim. Doktor başını bilgisayardan kaldırmadan buyur etti rutin sorularla bilgilerimi ekranına yazmaya başladı orta yaşlarda çok yakışıklı olmasa bile yinede fiziği yerindeydi içimdeki orospu ruh yine ortaya çıkmak üzereydi. Doktorum kısaca eşimin korunmayı bırakırsa büyük ihtimalle hamile kalabileceği söyledi ama benimde sperm kalitemin de önemli bir faktör olduğunu ekledi, masasının kenarında duran plastik kabı işaret ederek içerideki özel odada doldurup getirmemi söyledi. Beni ister istemez gülme tuttu. Doktorun gülmeme tepkisi olmayınca -Umarım doktor bey büyüteciniz vardır diyince bu sefer ciddi ve dikkatli bir şekilde bana doğru dönüp neden ihtiyac duydunuz diye sordu. Bende on yaşında oğlan çocuğu boyutundaki pipimin görülebilmesi için diye yanıt verdim. Doktor o zaman sizi muayene etmem gerekiyor diye ayağa kalktı paravanı işaret edip kapıyı kilitledi. Üzerimdeki iş kıyafetlerini sessizce çıkarıp seksi iç çamaşılarımla mahçup bir şekilde durup başım önde beklerken bana bakarken doktorun gözleri şaşkınlıktan patlamak üzereydi. -Tamamen soyunabilirsiniz diyince arkamı döndüm ve sütyenimi çıkarabilmem için yardımıza ihtiyacım var dedim. siyah dantelli sütyenimin kopçasını çözerken bir ara ellerinin titrediğini hissettiğim doktor gözlerini kalçalarımdan ve kocaman iri memelerimden alamıyordu. Doktorun tekrar önüne doğru hızlıca dönünce neredeyse bana bakarken eğilmiş adamcağızın burnu memelerimin arasına girecekti. Biliyormusun doktorcuğum diyip memelerimi avucumda hafifçe ovalayıp parmak uçlarımla meme başlarını hafif sıkıp sızan önce şeffaf sonra çok açık beyaz renkli süt sızıntımı gösterdim. Doktor sanki kilitlenmişti mal mal durup donup kalmıştı siyah gstringimide yavaşça indirdim düzgün traşlanmış üçgen pubis kıllarımın altında yapışık olan pipimi, Ama siz kadınsınız diyince parmağımın ucuyla tutup,gösterdim kalkınca da ancak 3-5 cm olabiliyor diyip bu yüzden büyüteciniz hazırmı diye sordum. Doktorum -Valla sizdeki kadınlık hormonu sanırım karınızdan on kat fazladır böylesi dişi bir vücut eşinizde ve tanığını bir çok kadında yok. Doktorum kendilerinin tüp bebek merkezleri olduğunu, bu yöntemle çocuk yapmamıza yardımcı olabileceklerini söylerken -eminmisiniz diye sorunca biraz lafı ağzında geveledi sizden sperm alabilirsek neden olmasın diyince bende -Doktorum prostat masajıyla size materyel verebilmem için bana yardımcı olmanız gerekecek sanırım diyip domalıp kıçımı doktora döndüm, adamcağız şaşkın halde dururken kıçımın içinden kremli tamponu yavaşça çıkardım. Doktorun gördüğü tek rakibim olan jennifer iriliğindeki kalçalarımdaki muhteşem manzara etkisini göstermeye başlamıştı. Pantolonundaki kabarıklıktan belliydi kıçımı hafifçe sallayarak hadi Doktorum elini çabuk tut deyince adamcağız ellerine muayene için lastik eldiven giymeye başlamıştı. Doktorcuğum istersen o lastiği eline değilde seninkine taksan inan daha çok yardımcı olursun deyince adamcağızı ter basmıştı. Aklıma beni kapıda uzun zamandır bekleyen karım Ayşe gelince saf doktoru artık benim yönlendirmem gerekiyordu. önce güzelce ve kadınsı hareketlerle Doktorun önüne diz çoktüm
Öncelikle bana prostat masajı yapacak olan doktorun yarrağının tadına bakmalıydım. Paketi hızlıca açtım içine don giymeyen doktorun mantar kafalı kıllı yarrağıyla gözgöze gelmiştik. Erkeksi ve ekşi ter kokusu burnuma hemen gelmişti önce ucunu ustaca dilleyip prostat salgısının yarrağın deliğinde birikmesini bekledim. Dilimin ucuyla yaladım sonra taşaklarından sıkıca tutup tamamem ağzımda vakumlamaya başladım. Emerken göz teması benim için çok önemliydi hizmet kalitesi açısından önemli bir kriterdir. Fazla mesai yaparsam acemi doktor topu erken ateşleyebilirdi. Yavaşça ağzımdaki yarrağı çıkarıp salyalarımı temizledim doktorumun yarrağı çok iri değildi ama bol damarlı ve sert olması yeterliydi. Biraz memelerimdeki sütten de istifade etmesi için doktorumun başını okşayarak ağzına bir meme ucumu verdim. zavallı adam çölde susuz kalmış gibi emmeye başladı bunca tahrikten sonra artık benimde götüm sulanmaya ve iyice kaşınmaya başlamıştı. Doktorumun önüne domalıp yarrağını deliğime ayarladım. Doktor içime yavaşça girince bende ilk yarrağının kafasındaki kertiğinin anüsümde yarattığı ilk sürtünme etkisiyle derin bir oh çektim bu an benim için özel hislerden biridir çünkü ilk yakılan sigaradan sonrakiler gibi alışınca
zamanla azalır. Doktorum bir eliylede tuttuğu plastik kabı içine pipimi denk getirmeye çalışıyordu. uzun bir pompalamadan sonra sanırım doktorumun içime fışkıran döllerinin barsak duvarıma çarpma hissi benide tetikledi ve kaba ancak mikroskopla görülebilecek bir damla kadar pipimden sıvı aktı umarım çişim değildi çünkü bazen mesanem çok dolu olunca domalıkken içimdeki yarağın basıncıyla biraz idrar kaçırabiliyordum. İşimiz bitince ikimizde giyinip telaşla toparlanırken utamcından doktorun çöpe attığı prezervatifini ziyan olmasın diye sonra Ayşemede bu değerli sıvıyı ikram ederim diye hızlıca çaktırmadan cebime attım. Karım Ayşede kilitli kapıya dayanmış bana sesleniyordu. Doktor kapıyı hızla açınca sanırım kapıya kulağını dayamış Ayşem neredeyse dengesizce içeri pat diye düşecekti. Doktor bey elindeki kabı karıma gösterip sonunda eşinizden laboratuar için numune alabildik diyince beni yine gülme tuttu. Ben size sonuçları en kısa zamanda bildireceğim diyince bende Doktora size çok zahmet verdik ödememizin nakit kısmını buraya yaptık ancak minnettarlık kısmını için mutlaka karımla sizi eve bekliyoruz diyince adamcağız yine kızardı. Kolkola Ayşemle evin yolunu tutarken meraklı beni yine sorgulamaya başladı -İçeride neden o kadar çok kaldın diyince cebimdeki hediyemi dikkatli bir şekilde çıkarıp Ayşeye gösterince -Kız sen tam orospusun umarım kızımız sana çekmez inşallah
Hikayemin devamınımda…….
pembedelisi@mail.com

Ben Karım ve Diğerleri 12.Bölüm

Ben Karım ve Diğerleri 12.Bölüm
Karımın Hakan’a olan bu sempatisi nedense beni kıskandırmıştı. İlk kez bir kadın tarafından ikinci planda kalmıştım ve bu kadın benim karımdı. Fakat karımın bu güne kadar bana yaşattıkları aklıma geldiğinde, bunun onun hakkı olduğuna kendimi inandırmıştım.

O hafta 10 günlük bir yurtdışı seyahatim olacaktı, İngiltere’den Hint kökenli bir şirketle iş görüşecektik. Asuman’ı da yanıma alarak Londra’ya uçtuk. Gitmeden karıma tadını çıkarmasını ve yaşadıklarını ben gelince harfi harfine bana aktarmasını söylemiştim. O da bana, “Nasıl olsa Asu yanında, canın çektikçe sik karıyı, sana tapıyor çünkü. Ben de öyle, ama kusura bakma bu çocuğu da çok istiyorum!” demişti.

İlk iki gün çok yoğun geçmiş ve otele pelte gibi dönmüştük. İşler iyi gidiyor ve ibre bize dönüyordu. Bunda karşı şirketin genel müdürü olan melez (baba Afgan, anne İngiliz) müdire Nasima’nın da rolü vardı. Karizmam burda da yardımcı olmuştu ve Asu’nun dediğine göre karının dibi düşmüştü.

Yemekten sonra Asu odasında küçük bir sofra oluşturmuş ve hazırlanıp beni beklemeye başlamıştı. Asu’nun odasına geçtiğimde beni kısa ve şeffaf bir gecelikle karşılamış, birer içki aldıktan sonra kucağıma oturup dudaklarıma ve boynuma öpücükler kondurmaya başlamıştı. Geceliğinin altından iri memelerini ağzıma veriyor ve bir eliyle de pantolonumun kemerini çözüyordu. Asu pantolonumu çıkarıp, sikimi iyice emerek kazık gibi yapmıştı. Ben de bu esnada alttan külodunu yana kaydırmış, amcığını avuçlamıştım. Amcığı sulanmış ve beni tepretmeden kucağıma oturarak yarağımı amına almış, deli gibi amını siktiriyordu.

Bu kadının vücudunun yumuşaklığı her zaman beni tahrik etmiştir. Kucağımda her oturup kalkışında, başta memeleri olmak üzere, her tarafı oynuyor ve müthiş zevk alıyordum. Asu kucağımda boşalmış ve domalarak arkasını dönmüştü, manzara muhteşemdi. Yavaşça arkadan başımı gömmüş ve büzüğüyle tabak gibi amını yalamaya başlamıştım. Asu, “Hadi erkeğim, boş bırakma deliklerimi, eminim karın da şimdi o genç çocuğa siktiriyordur! Ama neyi merak ediyorum biliyormusun, acaba götten de verecek mi? Çünkü biliyorum ki karın senin haricinde hiç kimseye götten vermez!” dediğinde, ben daha fazla azdım ve amından çıkardığım yarağımı ıslatmadan Asu’nun götüne basarak Asu’yu anırttım. Bu da orospunun işine gelmiş olacak ki, ha bire beni tahrik ediyordu. Günün verdiği yorgunluklada daha fazla uzatmadan Asu’nun götüne boşaldım ve defalarca boşalan Asu’ya sarılarak uyuduk.

Doğrusu karımı hiç düşünmek istemiyordum, döndüğümde nasıl olsa anlatacak bir sürü şeyi olacaktı. Londra’daki beşinci günümüzde işi bağlamış ve imzaları atmıştık. Resmi görüşmeler bitince, Nasima bana daha fazla yakınlaşmış ve tatlı sohbetler başlamıştı. Evlenip ayrılmış olan bu melez güzel, 1.70 boyunda, esmer, dolgun göğüslü, at gibi bir kadındı. Çok güzel olduğu söylenemezdi, ama seksi bir kadındı. İki ırkın da özelliklerini taşıyor, İngiliz asaletiyle, Afgan dişiliği ön plana çıkıyordu.

Asu’nun fırlamalığı üzerindeydi, işi kapmamızın verdiği mutluluk ve benimle beraber olması Asu’yu rahatlatmış ve son gün kokteylinde aldığı alkolle de iyice gevşemişti. Bir ara Asu, Nasima’yla koyu bir sohbete dalmış, kahkaha atıp duruyordu. Ne konuştuklarını az çok tahmin ediyordum. Ve yanılmamışım ki, elinden tuttuğu Nasima’yı yanıma getirmiş ve “Patron, bu kadın sana bayılmış, ama birtürlü açılamamış! Al, bu gece eti senin, kemiği benim! Dilediğin gibi sik!” deyince şaşırmıştım. Bu kadar sert bir kadının, konu seks olunca nasıl yelkenleri indirdiğine hayret etmiştim. Çünkü işi kapıncaya kadar bizi çok terletmişti.

Kokteylde aldığımız alkolün etkisiyle iyice gevşeyip salondan ayrılmış ve otele gelmiştik. Yolda Nasima eve uğrayıp üstünü değiştirmek istemiş, ama onu da son zamanlardaki gibi tabi kokusuyla sikmek istediğimi söylemiştim. Odaya girdiğimizde, benden kısa olan bu kadın topuklularınıda çıkarıp ayak uçlarında yükselerek boynuma sarılıp uzun bir süre dudaklarımı ve dilimi yalayarak ayakta sevişmiş ve elbisesini çıkardığımda karşımdaki vucut beni şaşırtmıştı. Taş gibi bir vucudu vardı. Meme uçları mosmor olmuş ve fındık iriliğine ulaşmıştı. Elimi amına attığımda adeta yanan bir amcık ve kıvama geldiği belli olan bir ıslaklık oluşmuştu. Parmağımla amını biraz sevince, dayanamayıp üzerindekileri bir çırpıda çıkarmıştı.

Nasima bir tek külotla kalmış, beni de hızla soyup, boynumu ve göğsümü yalamaya başlamıştı. Külodumu indirip yarağımı görünce, çok beğendiğini belirterek sikimi yalamaya başlamış ve direk gibi yapmıştı. Nasima’yı yatağa yatırıp, boynunudan başlayarak memelerine inmiş, fındık iriliğinde mosmor olmuş meme uçlarını emerek Nasima’yı iyice kudurtmuştum. Bu esnada elim boş durmuyor, amını okşayıp seviyordum. Vücudunun teri dilimde farklı bir tat bırakıyor ve ben aşağı doğru iniyordum. Son zamanlarda kadınların ten kokuları sevişmeden önceki külodun içinde kalan amlarının hafif idrar kokusu, hatta büzüklerindeki kekremsi koku beni çok tahrik ediyor ve bu halleriyle amlarını götlerini yalamak hoşuma gidiyordu.

Nasima’nın esmer tenindeki beyaz şeffaf külodu çıkardığımda, am dudaklarının da meme uçları gibi mosmor olduğunu gördüm. Dilimle içine doğru girdiğimde, ciğer gibi bir kırmızılıkla karşılaştım. Amının kokusu ve tadı harikaydı. Alkolün de etkisiyle adeta yiyip bitiriyordum. Nasima ilk orgazmını yaşamış ve başımı bacaklarının arasında adeta ezip, titrereyerek boşalmıştı. Amcığına attığım dil darbeleri tekrar havaya sokmuş, bu kez bacaklarını açarak benim yarağı içine istiyordu. Sikimin başını sokunca zorlanmış, yanan bir amcıkla altımda kıvranıyordu. Ben soktukça bacaklarını açmış, havaya kaldırarak omuzlarıma atıp, yay gibi kıvrılmıştı. Amının kasları okadar kuvvetliydi ki, adeta bir vantuz gibi sıkıyor, amının her noktasını siktiriyordu. Ben de daha fazla dayanamamıştım. İkimiz de aynı anda gelerek, döllerimi içine fışkırtmıştım. Sikimi çıkarıp yanına uzandığımda, Nasima zevkten gözleri kayarak bana sarılmış, bir müddet öyle kalmıştık.

Herhalde biraz uyumuş olmalıyım ki, gözlerimi açtığımda Nasima’nın duşta olduğunu anladım. Örtündüğü havluyla yanıma gelip, harika bir seans olduğunu söyledi. Ama doymadığı belliydi, sikimi okşuyor ve inmiş sikimi bacaklarının arasına alarak git gel yapıp, tekrar kaldırmak istiyordu. Böyle bir afetin yanında tahrik olmamak mümkün değildi. Sikim tekrar kalkmaya başlamış ve amına girip çıkarak, bu afeti tekrar havaya sokmuştu. Nasima beni sırt üstü uzatarak üzerime çıkmış ve yarağıma oturarak çılgın gibi amını siktiriyordu. Bir ara fazla kalkınca sikim çıkmış ve göt deliğini zorlamıştı. Anladığım kadarıyla götünden istemiyordu, ama israr etmedim ve akışına bıraktım.

Nasima üzerimde tekrar boşalmış ve dönerek önümde domalmıştı. İpler elime geçmiş ve ben sikimi taşaklarıma kadar sokarak Nasima’nın sikilmedik yeri kalmasın istiyordum. Bana bu şekilde sadece Asiye verirdi çünkü. Sikimi çıkarıp arkadan amını ve büzüğünü yalayınca, Nasima kudurmuştu. Ben de sanki yanlışlıkla yapar gibi yarağımı büzüğüne bir dokundurmuştum. Bana doğru dönüp, “Oradan çok günah, yapmasan olmaz mı?” deyince, ısrar etmedim ve tekrar amına bastım. Arkadan amındaki sikim büzüğüne de baskı yapıyor ve Nasima’nın hareketlerinden sanki bir daha iste gibi bir durum ortaya çıkıyordu. Sikimi bir çıkardığımda, Nasima sanki götüne ister gibi biraz aşağı inip kalçalarını daha fazla açmıştı. Sikimi tekrar büzüğüne sürtünce titrediğini ve istediğini anlamıştım.

İşaret parmağımı iyice ıslatıp büzüğüne sokunca, Nasima gevşemişti ve ben de işareti almıştım. Sikimin başını iyice ıslatıp büzüğüne dayamış ve çektiğim parmağımın yerine sikimi dayayarak başını sokmuştum. Nasima’nın biraz canı yanmış, ama yavaş yavaş tamamını sokunca zevkten kudurmaya başlamıştı. Karımdan sonra siktiğim en sıkı ve harika büzüktü, sikimi sımsıkı sarmıştı. Boşta kalan elimi de üç parmağım girecek şekilde alttan amına da sokunca, Nasima kudurmuş ve ben daha hızlı bir şekilde basmaya başlamıştım o harika büzüğe. Daha fazla dayanmam mümkün değildi, ikimiz de yine aynı anda boşalıp, üzerine yığıldım. Sikimi çıkarmadan üzerinde pelte gibi uzandım. Sikim küçülüp kendiliğinden çıkıncaya kadar içinde kaldım. Sonra kalkıp birer duş alarak tekrar yatağa uzandık.

Yatakta yaptığımız sohbette, Nasima, uzun süredir bir erkekle beraber olmadığını ve beni gördüğü andan itibaren çok beğendiğini, ama bir türlü belli edemediğini, bu konuda Asu’ya müteşekkür olduğunu söyleyip, “Kesinlikle tekrar istiyorum ve Türkiye’ye gelmeyi dört gözle bekleyeceğim! Bundan sonraki sözleşmede bu yarağın hakkını da vereceğim!” dedi. Birbirimize sarılıp uyuduk.

Kayınpederimin Sayesinde Yediğim Yarraklar!

Kayınpederimin Sayesinde Yediğim Yarraklar!
ALINTI

Evleneli bir yıl olmuştu ve 19 yaşındaydım. Kocamın ailesiyle birlikte oturuyorduk. Kocamla kaçarak evlenmiştim. Yakışıklı ama serseriydi. Kendi ailemin maddi durumu çok iyi olmasına rağmen kaçtığım için beni reddetmişler, görüşmüyorlardı.
Gerçekten de maddi imkanlarımız çok ama çok kısıtlı idi. Bir yıl çok büyük maddi güçlüklerle geçti. Kocam girdiği işlerden bir haftada çıkan, çalışmak istemeyen tembel biriydi. Gün geçtikçe de kocama olan sevgim azalır olmuştu. Üzgündüm, sürekli ağlayarak geçiriyorum günlerimi…
Para sıkıntıları, sorunlar, borçlar yetmezmiş gibi bir de kocam askere gitmez mi? Bense kayınpederlerin yanında kaldım. Tüm sorunların yanında bir de kocaya, erkeğime hasret, yalnız geçen geceler eklenmişti dertlerime… İşsiz kocamla gece gündüz, her türlü sevişmeye alışmışken, birden yatakta tek başıma kalmak en büyük sorun haline gelmişti şimdi..

Kayınpederim bir bakanlıktan emekli idi. Aynı bakanlıktan emekli olan arkadaşı Ali bey, bir inşaat firması kurmuş ve kendisine bir sekreter arıyormuş. Kayınpederim de ona,
”Bizim gelin çalışsın, oğlan asker, zor durumdayız, bir sürü borç bırakıp gitti eşek sıpası!” diye dert yanmış. Ali bey de,
”Tamam gelsin, başlasın hemen!” demiş.
Kayınpeder bana iş bulduğunu söylediğinde, en azından elime geçen parayla kendi ihtiyaçlarımı alırım, kocama para gönderirim, bir güvencem olur gibi düşüncelerle hemen kabul ettim tabi ki.
Kayınpeder beni aldı, Kızılay’da bir binaya gittik. Büronun kapısını 50 yaşlarında, biraz kel, bıyıklı, orta boylarda biri olan Ali bey açtı. Çok sevecen bir şekilde karşıladı bizi. Oturduk konuştuk. Ben incecik, narin yapılı biriydim, uzun saçlarım vardı. O gün işe girebilmek için güzel de giyinmiştim.

Biraz oturup konuştuktan sonra, Ali bey kayınpederime,
”Biz gelininle anlaşırız, sen merak etme üstad!” dedi ve kayınpederimi uğurladı.
Ben o günden itibaren çalışmaya başladım. Ali bey ne derse harfiyen yerine getiriyordum. Öğlen yemeklerini bazen beraber, bazen de odamda yiyordum. Güzel geçiyordu günlerim. Elim parasal yönden biraz düzelmiş, eve de yardım ediyordum. Kayınpeder halinden çok memnundu. Ben akşamları eve gelince bana hiç iş yaptırtmıyordu bile, evdeki görümceme yaptırıyordu tüm ev işlerini işleri. Böyle aradan 4 ay geçmişti.
Ali beyin eşi birkaç yıl önce vefat etmişti. Hoş arada sırada bayan arkadaşının da geldiğini görmüştüm. Bayan arkadaşı gelince, Ali bey beni dışarıdaki işlere gönderirdi. Olayın farkına varmıştım, ama herkesin özel hayatı, beni ilgilendirmez diyordum, ama çok merak ediyordum yalan yok.

Ali beyin arada sırada da beni süzdüğünün farkındaydım, ama hiçbir şey söylemiyordu bana. Bir gün bana seslendi,
”Hümeyra, bu gün arkadaşım Mustafa gelecek, şu parayı al da biraz çerez, kavun, beyaz peynir, meyva falan al. Haa, rakı da az, bir de soğuk rakı al!” dedi.
”Peki!” dedim, dediklerini karşıdaki marketten aldım ve hemen geldim. Mutfağa gidip hazırladım, bürodaki masaya getirdim.

Ali bey akşam üstü arada bir demlenir, benle sohbet eder, ben de kola içerek ona eşlik ederdim. Yine öyle olacak zannettim.
Neyse, aradan 10 dakika geçti geçmedi kapı çaldı. Mustafa bey geldi. Kendisi de Ali Bey ile hemen hemen aynı yaşlardaydı. Kapıyı açınca bana gülümsedi, yanağımı okşadı. Ben kapıyı kapatmak için arkamı döndüğümde eli kalçama dokundu.

”Yok yok, mutlaka eli yanlışlıkla çarptı, öyle bir şey yapmaz” dedim kendi kendime.
Güldüm, içeri buyur ettim ve odama çekildim. Büro ile odam arasında da bir koridor vardı. Bir ara benden bahsettiklerini duydum. Kapıların açık olmasına rağmen tam anlaşılmıyordu konuştukları, ama benden bahsediyordu Mustafa bey. Ne diyordu diye merak ediyordum… Sonra beni çağırdılar yanlarına. Gittiğimde Mustafa bey,
”Hümeyra, gel otur, bizimle bir duble rakı da sen iç, hem biraz da laflarız!” dedi.
Hayatımda hiç içki içmemiştim. Ama sırf hakkımda ne konuştuklarını çok merak ettiğimden kabul ettim. Rakıdan bir yudum aldım ve tadını da kokusunu da beğenmedim. Yüzümün ekşidiğini görünce, Mustafa bey,
”İlk defa mı içiyorsun?” diye sordu. Ben,
”Evet, tadı berbat!” deyince,
”O zaman bir seferde fondip yap!” dedi.

Dediği gibi yaptım, bir dikişte bitirdim bardaktaki rakıyı. Ama halen ağzımdaki anason tadı vardı ve yine yüzüm ekşimişti. Mustafa bey kendi çatalıyla ağzıma önce biraz beyaz peynir verdi, üstüne de bir parça kavun yedirdi.
Ağzımdaki anason tadı şimdi yerini kavun tadına bırakmıştı, ama kafamın hafiften dönmeye başladığını hissediyordum. Ve işin garip tarafı, vücudum gevşemiş, dilim çözülmüştü, sebebini bilmediğim bir şekilde neşeliydim. Bana sormadan Ali bey bir duble daha rakı doldurup verdi elime,
”Al bakalım, bu seferkini yavaş yavaş yudumla!” dedi.
Ben rakıdan yudumladıkça, Ali beyle Mustafa bey sırayla ağzıma beyaz peynir ve kavun veriyorlar, kah sırtımı sıvazlıyorlar, kah başımı okşuyorlardı. Doğrusu gösterdikleri bu ilgi çok hoşuma gitmişti. Sonunda ikinci dublem de bitmiş ve kafam çok güzel olmuştu. Ali bey,

”Bak sana bir teklifimiz olacak Hümeyra…” dedi.
”Buyrun?” dedim merakla…
”Daha çok para kazanmak ister misin?” deyince, hemen atladım,
”Tabi ki isterim!” dedim. Mustafa Bey kendi yanına mı alacaktı beni acaba diye düşünüyordum bir yandan da…
”Bizim dediklerimizi yaparsan eline çok iyi para geçer! Ailece zor durumda olduğunu biliyoruz. Kayınpederin bana (Eti de senin, kemiği de!) demişti, hatırlıyor musun?” dedi. Evet gerçekten te öyle söylemişti. Ali bey,
”Eğer daha çok çalışırsan, sana daha çok para veririz!” dedi.
”Tamam, çalışırım!” dedim.
”Söz mü?” dediler,
”Söz! Ama ne iş yapacağım?” dedim.

”Kabul ediyor musun, önce onu söyle?” dediler.
”Tabi ki kabul ediyorum, neden etmeyim? Sonuçta hafta sonlarım boş geçiyor!” dedim.
”Evet, hafta sonu çalışması var. Bir iki saat de akşamları fazladan çalışırsın!” deyince,
”Tamam!” dedim.
”O zaman mesai çizelgen için şunu imzala! İstersen oku!” dediler. Onlara çok güvendiğimden ve ayrıca arada kayınpeder de var diyerek, ne yazdığını okumadan hemen imzaladım. Ali bey kayınpederimi de aradı, durumu izah etti, o da seve seve kabul etti, fazladan para alacaktım sonuçta. Ali bey güldü, kağıdı aldı, kasaya koydu ve Mustafa beye,
”Güzel! Bak hiç zor olmadı!” dedi. Mustafa bey de güldü, rakısını içmeye devam etti. Ben halen anlamamıştım, fazladan ne iş yapacağımı sordum. Ali bey gülerek,
”Bizim özel isteklerimizi yerine getireceksin! Bizi memnun et, biz de seni fazla fazla memnun ederiz!” deyince,
”Nasıl yani?” dedim. Mustafa bey bir kahkaha attı,
”Üstad sen harikasın valla, nerden bulursun bunları yaa!” dedi. Ali bey gayet ciddi bir şekilde,
”Bak Hümeyra, biz seni bir güzel sikeceğiz!” deyince, bir refleksle,
”Hayır, olmaz!” dedim.

”Nasıl olmaz? İmza attın! Ayrıca kayınpederine telefon ederim, senin gelin çalışmak istemiyor, hem de eli uzun, birkaç kez hırsızlık yaparken yakaladım onu derim!” dedi.
Ne yapacaktım şimdi ben? Gözümün önüne kocam geldi. İpsiz, sapsız, beni bu zor durumlara düşüren kocam… Kayınpederim geldi, çalışıp eve para getirmem için her şeye razı çaresiz adam… Para getirdikten sonra benim ne yaptığım umurunda olur muydu?
İki kart zampara gözlerini dikmiş, vereceğim cevabı bekliyorlardı. Acaba kabul etse miydim? Üstelik benim özel durumum da vardı işin içinde… Ne zamandan beri sevişmemiş, aylardır yarak da görmemiştim. Bazı geceler rüyamda boşaldığım bile oluyordu. Ali Beyin getirdiği kadınlarla yan odada sevişmeleri aklımdan çıkmıyordu. Saatlerce kadınları bırakmıyordu herif, ne kadar güçlüyse…

Bir de beni hırsızlıkla suçlayacak olması da cabası… Hepsini alt alta toplayınca bir anda kararımı verdim. Tüm cesaretimi topladım ve
”Tamam kabul ediyorum, istediğinizi yapacağım!” dedim. Mustafa bey, Ali beye,
”İşte bu dostum! İlk sen buldun, ilk sen bak tadına!” dedi.
Ali bey elimden tutarak beni kaldırdı ve misafirleri kabul ettiği odaya götürdü. Ayakta gömleğimin düğmelerini açtı. Dudaklarımı, boynumu boğazımı öperken, bir eli göğüslerimde geziniyor, göğüslerimi sıkıyor, diğer eli de kalçalarımı okşuyordu. Sonra beni kanepeye oturtup, kendisi soyunmaya başladı,
”Hadi durma, soyun sen de!” dedi. Sıkıla sıkıla soyundum. Kanepeye uzandım. Kapı yarı açık kalmıştı bu arada… Ali bey sikini eline almış, yüzüme doğru sallayarak,
”Hadi biraz em de kendine gelsin!” dedi, sikini ağzıma dayadı.

Kocamla sevişiyormuşum gibi hissetmeye çalıştım. Gözlerimi yumdum ve bir güzel emdim sikini, taşaklarını yaladım. Meğerse ne kadar çok özlemişim yarak yalamayı…
Ali bey sikini biraz yalattıktan sonra aşağı tarafıma geçti, bacaklarımı ayırdı ve kalçalarımı okşayarak, dilini amıma soktu. Amımın dudaklarını emiyor, klitorisimi yalıyordu. Bu konuda kocamdan daha tecrübeliydi. Deliriyordum. Aylarca süren açlıktan sonra bir anda seks yapmak, amımın dillenmesi çıldırtmıştı beni… Amım müthiş sulanmıştı.

O ara kapıda Mustafa beyi gördüm. Bize bakıyor ve yarağını sıvazlıyordu. Şaşırdım. Benimle tek tek sevişeceklerini zannetmiştim. Ama az sonra o da içeri soyunuk bir şekilde geldi, kalkık yarağını ağzıma verdi. Resmen ağzımı sikiyordu, ağzımda gidip geliyordu. Ben artık kendimi olayın akışına kaptırmıştım, çünkü çölde susuz kalmış bedenimin buna ihtiyacı vardı.
Ali bey amcığımı yalıyor, arada bir parmaklarını sokuyordu amıma… Boşalacağımı hissettim, iyice dolmuştum çünkü. Kaç aydır yarrak yüzü görmezken, şimdi iki tane vardı. Ali bey kalktı ve Mustafa beyle yer değiştirdiler, şimdi Ali beyin yarağı ağzımda, Mustafa bey benim amcığımı yalıyordu.

Mustafa bey amımı yalarken bir ara parmağını göt deliğine soktu, işte o zaman sarsıla sarsıla orgazm olup, işercesine boşaldım. Mustafa beyin yüzü püsküren zevk sularımdan sırılsıklam olmuştu. Mustafa bey bir, “Woawww!” çekti.
”Ne kadar istekliymişsin sen böyle yavrum? Şuna bak, suları nasıl fışkırıyor zevkten…” dedi.
Sonra doğruldu, bacak arama yanaştı. Yarağını önce amımın dudakları arasına sürttü, sonra birden sonuna kadar kökledi amıma.
Kaç aydır yarak girmediği için amcığım daralmıştı. Bundan dolayı canım yanmıştı, ama bir o kadar da hoşuma gitmişti. Yarağı içimi doldurmuştu. Bir taraftan Ali bey ağzımı sikerken, Mustafa beyin amcığımı sikmesi tarif edilmez bir zevk veriyordu bana. Doğrusu Mustafa bey işini iyi yapıyordu, bir taraftan da,

”Uzun zamandır sikilmediği belli, amı öyle dar ki, sikimi mengene gibi kıstırıyor üstadım!” diyordu.
Bu Ali beyi daha da şehvetlendirmişti ki, iyice sokuyordu yarağını ağzıma, boğazımın derinliklerine kadar giriyordu. Sonra aniden ağzıma boşaldı. Midem bulanmadı hiç, sikini emmeye yalamaya devam ettim, ama yutmadım, döllerini geri sikine tükürdüm. O sırada Mustafa bey de,
”Offf, harika bir amcığın var!” diyerek içime boşaldı… Ali bey,
”Ağzı da öyle dostum… Öyle güzel yalayıp emiyor ki orospu, denemeden bırakma. Ağzının zevkine de var.” dedi.

Biraz dinlendikten sonra beni kaldırıp banyoya götürdüler, bir güzel yıkadılar, kuruladılar. Sonra da büroya geçtik, üçümüz de çırılçıplak bir şekilde… Beni aralarına oturtmuşlardı, sürekli iltifat ediyorlardı. Harika bir kadın olduğumu, böyle gidersem çok para kazanacağımı ve bir kadının ne kadar çok sikilirse o kadar güzelleşeceğini falan söylüyorlardı.
Rakılarını yudumluyorlar, bir taraftan da meze olarak göğüslerimi öpüyorlar, amcığımı kurcalıyorlardı. Ben de iki elimle onların yaraklarını sıvazlıyor, tekrar kaldırmaya çalışıyordum. Doymamıştım çünkü, bir kez sikilmiştim daha… Evlendiğimizin ilk günlerinde kocam beni sabaha kadar siker inletirdi de, bana mısın demezdim.

Sonra Mustafa bey masayı biraz ittirip yer açtı ve yarağını iyice emmemi söyledi. Kalktım ve önünde çömelerek yarağını ağzıma aldım. Tıpkı Ali beyin sikini ve taşaklarını da yalayıp emdiğim gibi, güzelce yaladım emdim.
O sırada Ali bey de kalktı ve arkama geldi, ben Mustafa beyin yarağını yalarken, belimden tutup beni önünde domalır hale getirdi. Sonra götümün yanaklarını iki elimle ayırmamı istedi. Dediğini yaptım. Mustafa bey de saçlarımı eline dolamış, yarağını ağzıma vermeye devam ediyordu.
Birden göt deliğimde garip bir ıslaklık hissettim. Meğersem Ali bey göt deliğime bir parça kavun koymuş, parmağıyla da kavunu götüme yedirmeye çalışıyordu. Tabi kavun parçasının hepsi götüme girmiyor, birazı göt deliğimin ağzında eziliyor, suyu amıma akıyordu. Ali bey de amımdan yukarı doğru yalayarak göt deliğime geliyor ve ezilen kavun parçalarını yiyor, sonra da göt deliğimi yalıyordu… Bu işlemi birkaç kez yaptıktan sonra,
”Mis gibisin yavrum, amın da götün de harika! Hele bu göte hiç giren olmamış, bakir kalmış burası!” deyince, eyvah şimdi götümü sikecek diye iç geçirdim.

Ama itiraz hakkım yoktu, zaten onların seks kölesi olmuştum, artık geriye dönüş yoktu. Derken göt deliğimde bir yanma hissettim, hemen ardından Ali bey göt deliğimi yalamaya başladı. Bu sefer de göt deliğime biraz rakı döküp yalıyordu.
Bir süre sonra göt deliğim iyice uyuşmuştu artık, nerdeyse götümü parmaklamasını bile hissetmiyordum. Ali bey yarağını yavaş yavaş sokmaya başladı parmaklarıyla alıştırdığı götüme. İlk başlarda çok hafif acı hissettim. Ama sonra yarrağının tamamını götüme köklemesiyle gözlerimden yaşlar geldi. Mustafa bey de yarağını ağzımdan çıkartmış, yarağıyla yüzüme vuruyor,
”Hadi doğru dürüst yala şunu kaltak, daha seninle işim var! Senden iyi bir fahişe çıkacak, eminim buna!” gibi şeyler söylüyordu.
Ali bey fazla geçmeden böğürerek boşaldı götümün derinliklerine, ılık ılık hissediyordum döllerinin içime fışkırmasını. Boşalması bitince yarağını götümden çıkarıp banyoya gitti. Sonra Mustafa bey yere yattı ve yarağını eliyle dik tutarak,
”Hadi otur üstüne!” dedi.

Amcığımın dudaklarını ayırıp yarağına oturdum. Rahatça girmişti amıma. Üstünde zıplatıyordu beni.
”Ohhh orospu, ağzını sikmek ayrı zevk, amını sikmek ayrı bir zevk veriyor! Orospummm!” diyor, bu kelimeler beni daha da azdırıyor, yarağının üstünde sanki dans ediyordum, kalçalarımı kıvırıyor, içimde yarağını gezdiriyordum.
İçimi büyük bir heyecan kaplıyor, zevkten bacaklarım titriyordu. Evet ikinci kez boşalıyordum ve bunu hisseden Mustafa bey daha hızlı pompalıyordu alttan. Az sonra ikimiz aynı anda boşaldık.

Biraz öyle kaldıktan sonra, beni üstünden kaldırıp,
”Benden bu kadar!” diyen Mustafa bey de banyoya gitti. Bense ter ve döller içinde kalmıştım…
Kanepeye oturup biraz kendime geldikten sonra, kalktım ben de banyoya gittim. Ali bey banyodan çıkmak üzereydi, beni görünce,
”Gel bakalım, madem biz terlettik, biz yıkayalım seni!” dedi.
Duşun altına girdiğimde amımdan ve götümden döller süzülüyor, bacaklarımdan aşağı akıyordu artık. İkisi birden güzelce yıkadı beni, göğüslerimi, amcığımı, götümü bolca köpükleyerek. Sonra kurulanıp içeri girdik, üstümüzü giyindik, masayı toparladık. Saate baktım, nerdeyse 21:00 olmuştu,
”Eyvah, evden merak etmişlerdir beni!” dedim. Ali bey,

”Yok ben kayınpederine söyledim bu akşam geç geleceğini! Merak etme, seni eve kadar bırakacağım!” deyince biraz rahatladım. Mustafa bey,
”Ben çıkıyorum üstad!” dedi, yanıma geldi dudaklarımdan öptü,
”Harika bir yaratıksın sen!” dedi ve elime bir miktar para sıkıştırdı, gitti. Parayı çantama koyarken baktım, bir maaşım kadardı! Ali bey,
”Hadi yavrum, biz de çıkalım artık!” dedi, büroyu kapatıp çıktık, arabaya bindik. Arabayı çalıştırmadan cüzdanını çıkarıp, bir o kadar para da o verdi ve
”Bu akşam harika geçti, inan bak hiç pişman olmayacaksın! Al şu parayı, ama hepsini verme kayınpederine! Haa, bir ara seni Cavit’le tanıştıracağım, hafta sonu onunla birlikte olacaksın. Ben gelmeyeceğim, ikiniz olacaksınız sadece, hiç acıma ona, iyice gevşesin, ihale işi var, onu çok memnun et, ihaleyi bize versin daha çok kazanacaksın!” dedi.

”Tamam!” dedim, parayı aldım çantama attım.
Çok sevinmiştim, bir iki saat içinde bu kadar çok para kazanmıştım… Eve geldik. Arabayı park etti. Ben anahtarımla açacakken, Ali bey zili çaldı. Kayınpeder kapıyı açtı,
”Buyurun girin içeri!” deyince, Ali bey,
”Yok yok girmeyim, Hümeyra’yı getirdim, kendi elimle teslim edeyim dedim, sonuçta emanet!” dedi. Ben içeri girdim ve Ali beye,
”Bir yorgunluk kahvesi yapsaydım size, bugün çok çalıştınız, çok yoruldunuz!” dedim. Ali bey güldü,
”Senin bu gelin harika biri, sanki kendisi hiç yorulmadı! Hadi yarın görüşürüz!” dedi gitti.

Ben de odama gittim, paranın az bir kısmını çıkarttım cüzdana koydum, sonra içeri girip,
”Baba, al!” dedim. “Ali bey haftalık fazla mesai parasını peşin verdi.” Kayınpeder parayı görünce öyle bir sevindi ki, hiç sormayın.
”Hafta sonu için tekrar mesai varmış!” dedim.
”Aman olsun kızım, aman olsun… İkimiz iki taraftan borçları kapatırız! Sakın, yapmam etmem deyip Ali Beyi küstürme. Kim verir bu zamanda bu kadar para? Bak iki saatte iyi para almışın!” dedi. Oysa kendime daha çok para kalmıştı.
”Yok baba olur mu, iş olsun yeter ki, yaparım ben!” dedim.
”Yemek yedin mi kızım sen? Hemen bir şeyler hazırlasınlar!” dedi.
”Aç değilim, çok yorgunum, hemen yatayım!” dedim.
”Tamam tamam, hemen yat dinlen!” dedi.
Odama girip çırılçıplak soyundum, yattım. Bacaklarım, amım, götüm, ısıra ısıra emdikleri memelerim sızlıyordu. Ama sekse, sevişmeye öyle doymuştum ki, umurumda bile değildi vücudumun sızlaması… Bugün neler yaşadım diye gözden geçirirken, uyuya kalmışım…

***
Sabah erkenden kalkıp işe gittim. Büroyu havalandırdım, çöpleri çıkarttım. Yarım saat sonra Ali bey geldi büroya,
”Günaydın fıstık!” diyerek götümü avuçlayıp, sabah kahvesini istedi ve direk odasına geçti. Hemen kahvesini yaptım götürdüm. Beni çekti kucağına oturttu ve
”Bir öpücük ver bakayım! Dün çok yordun bizi ya! Seninle çok işimiz var! Hele o götün sabaha kadar gözümün önünden gitmedi!” dedi. Dudaklarımı öptükten sonra göğüslerimi sıktı,
”Hadi biraz emeyim şunları da, işimizi yapalım!” dedi.
Gömleğimin düğmelerini açıp, sütyenimin askılarını indirdim. Memelerimi öptü, kokladı, yaladı ve emdi, sonra da,

”Hadi git şimdi işinin başına!” dedi. Öğlene kadar odasından çıkmadı. Öğlen de,
”Yemeğini sen burda ye, sonra da alışverişe çık, al şu parayı, kendine güzel seksi bir şeyler al, akşamüstü gelirim ben!” deyip, bana AVM’de bir mağaza tavsiye etti.
Öğlen yemeğimi yedikten sonra, büroyu kapatıp AVM’ye gittim. Dediği mağaza çok lüks bir yerdi, çok kaliteli, seksi ve pahalı iç çamaşırları falan satıyordu. Ordan kendime iki takım seksi iç çamaşırı aldım, aynı renklerde topuklu terlik aldım, pahalı bir parfüm aldım, bir de beyaz saten gömlek aldım. Büroya döndüm. Akşamüstü Ali bey geldi.
”Hoş geldin patron!” dedim. Güldü,
”Hoşbulduk fıstık, aldın mı güzel bir şeyler?” deyince, paketleri açıp gösterdim. “Çok güzel, aferin sana, bunları giyince tam bir oruspu olacaksın!” dedi. Ben de gülerek,
”Ama sizin orospunuz!” dedim.
”Hadiii git başımdan, azdırma beni şimdi!” dedi.
Paketleri odama götürdüm dolabıma sakladım, sonra işimi yaptım. Akşam da erkenden beni eve gönderdi,
”Yarın için iyice dinlen, öğlene doğru gel!” dedi.
Ertesi günü öğlene doğru işyerine gittim, açtım büroyu. Normalde Cumartesileri öğlene kadar Ali beyle ‘Fazla mesai!’ yapacaktım hesapta, ama bugün öğleden sonra Cavit beyi memnun edecektim. Tam etrafı temizliğe girişmiştim ki, kapı açıldı Ali bey geldi ve gülerek,
”Hayırdır, ne yapıyorsun?” dedi.
”Ortalığı toparlıyordum, bugün Cavit bey gelecek dedin ya?” dedim. Yine güldü ve
”Bırak şimdi ortalığı, sen kendine bak! Cavit birazdan seni almaya gelecek!” dedi.
”Tamam!” deyip, hemen üstümü başımı düzelttim, makyajımı tazeledim. Hazırdım. Ali bey,
”Yanına dün aldıklarını da al!” dedi. O sırada Ali beyin telefonu çaldı. Konuşup kapadıktan sonra, “Cavit aşağıda seni bekliyor, hadi git! Unutma bak, onu perişan et, tamam mı? İhaleyi bizim almamız lazım, eğer senden memnun kalıp ihaleyi bize verirse, sana çok büyük ikramiye var!” dedi.
”Sen bana bırak, hallederim!” dedim, dudağından öptüm ve seksi iç çamaşırların olduğu paketleri alıp aşağıya indim.
Aşağıda simsiyah, lüks bir Jeep bekliyordu beni. Kapıyı açtım, öne oturdum. Külotuma kadar sıyrılan mini eteğimi düzeltme gereğini bile hissetmedim. Kısa bir tanışma faslından sonra yola çıktık.

”Gölbaşına gidiyoruz!” dedi.
”Tamam!” dedim.
Yolda havadan sudan, ordan burdan konuştuk. Güzelliğimden, Ali ve Mustafa beylerin beni nasıl beğendiklerinden bahsetti. Övgü dolu sözler söylemişler benim hünerlerim için. Sohbet ede ede, göl kenarında güzel bir villaya geldik. Arabayı villanın garajına soktuktan sonra içeri girdik.
Harika bir villaydı. Elindeki poşetleri mutfağa koydu. Bahçeye ufak bir çilingir sofrası hazırladı. Etleri ızgaraya koydu. Ben de yardım ettim. Bu arada Cavit bey de Ali beylerin yaşlarındaydı. Çok güzel seks fıkraları anlatan, samimi, içten biriydi, sevecendi, nazikti. Ayrıca yaşına göre çok karizmatikti.
Izgaradaki etler pişince, oturduk yedik. Sonra sofrayı kaldırdık, içeri girdik. Duvarda kocaman dev ekran bir TV vardı. Ses düzeni harikaydı. Bira, kuruyemiş ve meyve getirdi, sehpanın üstüne koydu. Sonra bir porno film koydu. Evet, sanırım bizim sikiş başlamak üzereydi. Bana,

”Yere oturalım rahatça şöyle, hadi gel!” dedi.
”Önce üstümü değiştireyim…” dedim, paketleri aldım ve giriş kattaki ilk gördüğüm odaya girdim. Üzerimi değiştirdim.
Üstümde şimdi kırmızı dantelli bir beybidoll vardı. Göğüslerim gözüküyor, ucunda kurdele vardı. Altımda yine kırmızı, dantelli tanga külodum vardı. Ayağımda ise topuklu, üstü tüylü bir terlik vardı. Kıyafetim kırmızı rujumla tamamlanmıştı. Saçlarımı açmıştım. Evet, bu halimle tam bir orospuydum.
Salona döndüğümde porno çoktan başlamış, Cavit bey de üstünü çıkartmış, sadece baksırla yerdeki beyaz uzun tüylü peluş halının üzerine oturmuştu. Beni görünce bir ıslık çaldı ve
”Üfff, sen gel bakayım kucağıma otur!” dedi. Cilveli hareketlerle gittim kucağına oturdum. Beni uzun uzun öptü, göğüslerimi öptü, kulak memelerimi emdi,
”Harika kokuyorsun!” dedi.
O benim kulak mememi emerken, ben de onun göğsündeki kılları okşuyor, kılları hafif hafif çekiyordum. Sonra elini bacağıma atıp, bacaklarımı araladı. Ben de bir ayağımı sehpanın üstüne koydum, iyice ayırdım bacaklarımı.

Eli şimdi tangamı kenara çekmiş, amcığımı okşuyordu. Ben de onun baksırını sıyırıp, ayaklarından çıkardım, yarağını aldım elime, sıvazlamaya başladım. Yarağının başı iyice şişmiş, morarmaya başlamıştı.
Dayanamayıp toparlandım, hemen yarağına yumuldum. Yarağının başını yavaş yavaş dudaklarıma sürtüyor, dilimi gezdiriyordum. Bunu yaparken de taşaklarını okuyordum. Yarağını ağzıma alıp emmeye başladığımda, o da kasılıp inlemeye başladı. Keyif aldığı her halinden belliydi. Yarağı ağzımda iyice büyüyordu. Boşalmamak için kendini tutuyordu belli ki. Kısa bir an yarağını ağzımdan çıkarıp,
”Hadi boşal ağzıma, yutayım döllerini, sik ağzımı hadi aşkım!” deyip yeniden soktum ağzıma ve emmeye devam ettim.
Birden gırtlağıma kadar sokup yanardağ gibi patladı. Yutuverdim hepsini. Sonra ağzımdan çıkarıp yarağının başını öptüm ve
”Sen harika bir erkeksin, yarağın çok müthiş, döllerinin tadı da bir başka!” dedim.
Sarıldı bana. Bu söylediklerimi daha önce hiçbir kadından duymamış. Biraz dinlendikten sonra beni yatırdı yere, tanga külodumu çıkardı, gömdü başını amcığıma. Kokluyor, öpüyor, yalıyor, parmaklarını sokup çıkartıyor amıma. Arada bir de baş parmağını götümün deliğinde gezdiriyor, başparmağını götüme sokmaya çalışıyordu.
O böyle yaptıkça ben de zevkin doruklarına çıkıyordum. Sonra yeniden kalkmakta olan yarağını gösterdi ve sırtüstü yattı, beni üstüne ters aldı, 69 olduk. Ben onun yarağını emerken, o da göt deliğime diliyle masaj yapıyordu. İki parmağını amıma sokmuş, sanki parmağıyla kavanozdan bal çıkartıp yalıyormuş gibi, resmen zevk sularımla ıslattığı parmaklarını emiyordu.

Yarağı yeterince sertleşince beni üstünden indirdi, yere yatırdı, yan çevirdi, bacağımı araladı, arkadan amıma soktu yarağını. Gidip geliyordu. Bir taraftan da meme uçlarımı parmaklarıyla kıvırıyordu, ufalıyordu. Harika bir şeydi bu.

Bir süre sonra yarağını amımdan çıkarıp, sırtüstü yattı ve kalkıp yarağına ters oturmamı söyledi. Kalkıp dediği gibi oturdum, yarağını amıma alarak.
”Yavaş, kıracaksın!” dedi.
Kalktım, tekrar aynı pozisyonda, ama bu sefer ağırlığımı vermeden, elimle yarağını tutup yavaş yavaş amıma sokup sokup çıkartmaya başladım. O ise ellerini başının altına kenetlemiş, yarağının amıma giriş çıkışını seyrediyordu.
Sonra isteği üzerine yüzümü ona döndüm. Başladı sırayla memelerimi emmeye, bir taraftan da amıma pompalamaya devam ediyordu. Bu durum beni iyice azdırıyordu. İkimiz de aynı anda boşaldık.

Kan ter içinde kalmıştık. Banyoya gidip güzelce yıkandık. Banyodan çıkınca, o salona gitti, ben de iki dakika müsaade isteyip paketleri bıraktığım odaya gittim. Bu sefer dantelli siyah iç çamaşırı takımı giydim. Üstüme de beyaz saten gömleği giyip, düğmelerini de kapatmadım. Salona gittim.
Yine ıslık çaldı, müthiş olduğumu söyledi. Yanına oturdum. Bana da bira açmıştı. İlk defa bira içecektim. Biralarımızı içtik, biraz çerez, biraz meyve yedik. Biranın tadı rakıdan daha güzel geldi bana.
İlk şişeler bitmişti, ikinci biraları da açtı. Kendimize gelmiştik biraz. Bacaklarımı okşadı. Saten gömleğimi çıkarmadan, dantelli südyenimin üstünden taşan göğüslerimi öptü. Sonra bacaklarımın üstüne yattı ve o halde südyenimden kurtardığı memelerimi emmeye başladı. Ben de yine göğsündeki kılları çekiştiriyordum. Epeyce emdi memelerimi. Göz göze geldik.
”Doydun mu memelerime?” deyince,
”Doymak mümkün mü? Sabaha kadar emsem bu memelerini ve amını, doymam ben!” dedi.
Baktım yarağı yine kalkmıştı, elimi atıp okşadım biraz. Müsaade isteyerek kalktı, çekmecelerin birinden vibratör ve krem aldı geldi. Dört ayak üzerine domalmamı istedi. Domaldım hemen. Vibratörün titreşimini çalıştırıp, amıma soktu. Titreşim amımdan bütün vücuduma yayıldı sanki. Sonra,

”Götüne girmek istiyorum, izin var mı?” diye sordu.
”Tabi erkeğim, neremi istiyorsan sikebilirsin!” dedim.
”Harikasın, iyice aç bacaklarını o zaman!” dedi.
Açtım bacaklarımı iyice. Göt deliğimi epeyce bir yaladı, parmaklarıyla genişletti. Sonra kremi de sürdü göt deliğime ve daha ne olduğunu anlamadan öyle bir soktu ki yarağını götüme, çığlığı bastım. İlk defa Ali bey sikmişti götümü, ama hiç bu kadar acımamıştı.
Cavit bey şimdi götüme yarağını köküne kadar sokup çıkarttıkça, benden elimde olmadan anırır gibi sesler çıkıyordu. Amımda vibratör titreşiyor, götüme de gerçek yarak girip çıkıyordu ve ben zincirleme orgazm olup boşalıyordum. Cavit bey ise parmaklarını ağzıma sokmuş, şuursuzca götümü sikiyordu…

Sonunda o da boşalmış ve yarağı götümün içindeyken üstüme kapaklanmış kalmıştı. İkimiz de burnumuzdan soluyorduk ve yine terden sırılsıklam olmuştuk.
Dizlerimin ağrıdığını söyleyince, yarağını götümden çıkarıp üstümden kalktı. Beni de kaldırdı, gidip yıkandık tekrar. Ama bacaklarım titriyordu. Salona geldiğimizde bana,
”Bitirdin beni aşkım, müthiş bir kadınsın, seni sürekli sikmek isterim, ama bu günlük bu kadar yeterli, hadi giyin de çıkalım!” dedi.
Çok sevinmiştim buna, bir daha sikmek isteseydi dayanamazdım sanırım. O salonda giyinirken, ben de odaya gidip normal kıyafetlerimi giyindim. Salona geldiğimde çantama tomarla para koyarken gördüm. Birbirimize teşekkür edip, öpüştük, villadan çıktık. Arabaya bindik hareket ettik, ama bir süre götümün üstüne oturamadım, çok canım yanıyordu.
Beni büronun önünde indirdi, kendisi devam etti. Ben de iç çamaşırlarımın olduğu paketleri bürodaki dolabıma koyup çıktım. Bir taksiye bindim, eve gittim. Eve girer girmez, görümceme,
”Başım ağrıyor, çok yorgunum!” dedim ve odama gidip yattım.
Kayınpederim evde değildi, muhtemelen kahvehaneye gitmişti. Aradan birkaç saat geçmişti, görümcem geldi uyandırdı,
”Yenge yemek hazır, hadi gel babam çağırıyor!” dedi.
Kalktım, elimi yüzümü yıkadım, yanlarına gittim. Kayınpeder belli ki para istiyordu, fazla mesaiden geldiğimi biliyordu. Hemen çıkartıp geçen günkünden biraz daha fazla para verdim. Kayınpederim,
”Aferin kızım sana, bak isteyince nasıl çalışıyor insan!” dedi ve parayı cebe indirdi.
Kayınpederimin ağzı kulaklarına varıyordu, çalıştığım ve para getirdiğim için çok memnundu. Hoş ben daha çok memnundum bu durumdan. Hem evde oturup sıkılmıyordum, hem bir sürü para biriktiriyordum. Hem de bol bol yarak yiyordum ve erkeksizliğimi gideriyordum.

Evdekiler de beni daha çok seviyorlar ve artık bana ev işleri yaptırmıyorlardı.
Yemekten sonra sofrayı da görümcem topladı, bulaşıkları yıkadı, çay demleyip getirdi, meyva hazırlayıp getirdi. Aslında görümceme de çok üzülüyordum, normalde benim yaptığım evişlerini zavallı kızcağız yapıyordu şimdi.
Yine de keyfime diyecek yoktu, onlarla oturdum biraz TV seyrettim, sonra odama gidip yattım. Ertesi gün Pazar’dı, iş te yoktu, ‘Fazla mesai!’ de yoktu

cuckold (alıntı)

cuckold (alıntı)
Kocamın Patronu
Yasemin — Kocamın Patronu

Merhaba, adım Yasemin.

25 Yaşında 2 senelik evli genç bir kadınım. 1,70 boylarındayım. Düz ve uzun sarı saçlara, ince bir bele, dolgun kalçalara sahibim. Pembe ve geniş meme uçlarıyla gögüslerim büyük ve şekillidir. Bembeyaz vücudum, uzun bacaklarım ve küçük bakımlı ayaklarımla yolda erkeklerin dönüp tekrar tekrar baktığı güzellerden birisiyim.

Eşimin iyi bir işi var ve iyi kazanıyor. Oldukça konforlu bir evde lüks içerisinde yaşıyoruz. Ancak çok çalıştığı için kocalık görevlerini yerine getiremiyor ve akşamları yorgunluktan sızıp kalıyor.

Geçen öykümde azgınlıktan yanan vücuduma engel olamayıp kendimi başka erkeklere siktirme kararı verdiğimi ve yine çok azdığım bir günde eve gelen doğulu musluk tamircilerine kendimi nasıl hoyratça siktirdiğimi yazmıştım.

Bu olayın üzerinden yine haftalar geçmiş, vücudum yeniden alev alev yanmaya başlamıştı. Evde çırılçıplak dolaşıyor, internette yüzümü gizleyerek erkeklere çıplak şovlar düzenliyordum. Kameranın karşısındaki irili ufaklı siklerin benim için boşalmasını büyülenerek izliyordum. Bazen çok azdığımda dayanamayıp gizli numaradan tanımadığım adamlarla konuşup telefonda bellerini getiriyordum. Hemen hepsi de buluşmak için yalvarıyor. Bazıları yüksek ücretler teklif ediyor, bazıları beni bekar evlerinde grup olarak sikmek istiyor ama hepsi de ekranda gördüklerine sahip olmak için yarışıyorlardı. Bense bazen dayanamayacak kadar azıyor ama bütün vücudumun yanmasına ve bacaklarımın titremesine rağmen evli bir kadın olduğum için kendimi tutuyordum. Ancak ekranda izlediğim yarakların geceleri rüyama girmesine engel olamıyordum.

Yine böyle bir günde bacaklarımı ayırmış, ıslanmış bacak aramı karşımdaki adam için parmaklıyordum. Herifin öyle büyük ve sert bir yarağı vardı ki büyülenmiş bir şekilde ne isterse yapıyordum. Azgınlıktan karşımda sıvazlanan büyük sikin kölesi olmuştum. Herifin istediği şekilde domalıyor, arka deliğimle ya da amımla oynuyor, büyük göğüslerimi dimdik olmuş meme uçlarımdan sıkarak yoğuruyordum. Aniden çalan cep telefonumun sesiyle irkildim. Arayan kocamdı. Merhabalaştıktan sonra sesimdeki titremeyi farketmişti.

“Hayrola aşkım sesin tuhaf geliyor hasta mısın yoksa?” diye sordu.

“Hayır hayatım temizlik yapıyordum da nefes nefese kalmışım” diye cevapladım. Bu arada iki parmağımla pembe amımı dudaklarından ayırmış karşımdaki adama ıslak amcığımın içini göstermeye çalışıyordum.

“Aşkım sana zahmet olacak ama akşama yemeğe misarifimiz olarak patronumuz Mahmut Bey gelecek. Biliyorsun bu benim için çok önemli şöyle içkili güzel bir sofra hazırlamamız mümkün mü?” diye sordu. Sesinden oldukça heyecanlandığı belli oluyordu. Eşim patronundan çok çekinir ona çok saygı duyardı.

“Tabi aşkım ne demek… Hemen şimdi mutfağa girip bir şeyler hazırlarım… Sen hiç merak etme aşkım… Mahmut Bey bu akşamdan çok memnun kalacak.” Dedim.

Canım sıkılmıştı. Kendi kendime “durduk yere iş çıkarıyorsunuz vallahi” dedim. Karşımdaki adamı boşalttıktan sonra bilgisayardan ayrılırken MSN deki herif telefonumu ya da adresimi öğrenmek için yalvarıyordu.

Böyle durumlarda her zaman yaptığım gibi kocamın kredi kartıyla yakındaki pahalı restorandan yemekler ve mezeler ısmarladım. Ayrıca rakı ve bira da sipariş ettim. Bu restoran siparişleri sayesinde eşim benim çok iyi yemek yaptığımı zannediyor.

Banyoya girdim ve sıcak suyla uzun bir banyo yaptım. Koltukaltlarımı, bacak aramı tekrar traş ederek iyice temizledim. Azgınlıktan yanan vücuduma dokunmaya doyamıyordum. Banyodan sonra düz saçlarımı kurutarak uzun uzun taradım. Küçük ve bakımlı ayaklarımın tırnaklarına sadece cila sürmeye karar verdim. Uzun topuklu bir terlik giyeceğim için ayaklarımın çok güzel görünmesini istiyordum. Bundan önce bütün vücuduma, göğüslerime, bacaklarımıa ve ayaklarıma uzun uzun güzel kokulu kremlerle masaj yaptım. Gece koyu kırmızı elbisemi giymeye karar verdiğim için kırmızı küçücük tangamı giymiştim. Üzerimde sadece tangamla; tırnaklarımı cilalamış, kurumaları için ayaklarıma üflerken aniden kapı çaldı. Aceleyle üzerime kocamın ortalıkta bıraktığı gömleği giydim ve ortadan bir iki düğmesini ilikleyerek kapıya doğru acele seğirttim. Tırnaklarımın cilası bozulmasın diye sekerken dolgun ve beyaz kalçalarım gömleğin altında sağa sola sallanıyordu. Kapıyı açtığımda siparişleri getiren 18-19 yaşlarında çocuğu karşımda buldum. “Bu da kürt olmalı” diye düşündüm. Genç olmasına rağmen iri yarı kıllı ayı gibi bi şeydi. “Bileğim kadar siki vardır bunun” diye düşünmeye başlamıştım ki. Çocuğun “siparişleri getirdim abla” diyen sesini duydum. Sesi heyecandan titiriyor, gözlerini ince beyaz gömleğin altında belli belirsiz seçilen pembe meme uçlarımdan alamıyordu. Meme uçlarım dimdik olmuş, göğüslerimin büyük bölümü önü açık gömlekten rahatça seyredilebiliyordu.

“Ay canım siparişleri mutfağa bırakıver… Kusura bakma böyle ev haliyle…” diyerek cilveli kıkırdadım.

Mutfağın kapısına arkamı dönerek bahşiş arama bahanesiyle çantamı karıştırıyor, eğilip doğrularak arkamdaki çocuğun küçücük tangamdan taşam kalçalarımı izlemesini sağlıyordum. Bembeyaz ve uzun bacaklarımı bazen ayırıyor bazen birleştiriyordum. Parayı vermek için arkamı döndüğümde terlemiş gözleri faltaşı gibi açılmış çocuk, gözlerini kalçalarımdan zorla ayırarak şaşkın bana baktı.

“Birazcık cesaretin olsa beni yere yatırır burada çatır çatır sikerdin” diye düşündüm. “Hiç itiraz etmeden bacaklarımı açardım sana”.

“Al aşkım bu da senin için” diyerek çocuğa parayı ve kredi kartını verdim. Ağzımdan yanlışlıkla “aşkım” kelimesi çıkmıştı. Pos makinasına şifreyi girerken yüzüm utancımdam kıpkırmızı olmuştu. Çocuk kekeleyerek teşekkür etti ve gitti.

“Bu akşam sikini yara yapmasa bari” diyerek kıkırdadım.

Yatak odasına geçerek sırıksıklam olmuş tangamı bir diğeriyle değiştirdim. Masayı hazırladıktan sonra Aynanın karşısına geçerek hafif bir makyaj yapmaya koyuldum. Büyük ve yeşil gözlerimi öne çıkaracak bir far sürdüm. Hokka gibi küçücük burnumun altında yarı açık duran tombul dudaklarımı koyu kırmızıya boyadım. Hafif bir allık sürdükten sonra kırmızı elbisemi giydim. Uzun topuklu ve bir tek ince kırmızı bant ile ayaklarımda duran terliklerimi de giydikten sonra aynanın karşısına geçtim. Omuzlarımdan dökülen düz sarı saçlarım, geniş dekolte ile yarısı dışarıda dimdik duran sütyensiz büyük göğüslerimi, bacak aramın 3-4 parmak altına uzanan ve ince belime yapışmış ama aşağı doğru genişleyen elbisemin etekleri ile düzülmeye hazır bir fahişe gibi duruyordum.

Odayı gerektiği gibi ışıklandırdıktan ve masayı son bir kez gözden geçirdikten hemen sonra kapı çalındı. Gelen kocama sarılarak öperken arkasında duran iri yarı adamı inceliyordum. Kocamın patronu Mahmut Bey neredeyse kocamın iki katı 40-45 yaşlarında göbekli hafif kel, kıllı bir adamdı. Sonradan görme bir kro olduğu her halinden belliydi. Ben kocamı öperken arsızca gözlerimin içine bakıyordu. Daha tanışmadan beni ayaküstü gözleriyle sikmeye başlamıştı. Elimi Mahmut Beye uzattım ve kendisinin bu kadar genç olduğunu beklemediğimi belirttim. Sırıtarak her yerimi inceliyordu. “Siparişleri getiren çocuğun yerinde bu olsaydı beni çoktan çatır çatır sikmişti” diye düşündüm. Kocam çok heyecanlı patronunu memnun etmek için dört dönüyordu. Halbuki beni gördükten sonra herifin neşesi yerine gelmiş görünüyordu. Geniş geniş sırıtarak “Böyle güzel karın vardı da bizi daha önce niye tanıştırmadın Berk Bey” diyerek küstahça güldü. Kocamın ağzı kulaklarına varıyordu.

“Çok teşekkür ederim Mahmut Bey! Eşim ve ben size ağırlamaktan mutluluk duyarız” gibi laflar sarfediyordu. Ben kıvıra kıvıra Masaya servis yapıyor, eğilerek herife bembeyaz göğüslerimi uzun uzun seyrettiriyor, adamın bakışları altında iyice orospulaşıyordum.

Bir kaç kadeh içtikten sonra yanaklarım kıpkırmızı olmuş bütün vücudum yanmaya başlamıştı. Mahmut Bey yemek boyunca masanın altından ayaklarıyla bacaklarıma dokunmuş hatta bir kaç kere bacak aramı denk getirmeye çalışmıştı. Bense herife hiç bakmadan memnun gülümsüyordum. Kocam heyecandan hiç bir şey görmüyor sürekli kendinden bahsederek kendini patronuna sevdirmeye çalışıyordu.

Bir ara adam kravatını gevşetince ister istemez adamın kıllı ve erkeksi göğsüne bakmaktan kendimi alamadım.Bakışlarımdaki açlığı hemen anlayan Mahmut Bey,

“Yasemin Hanım ayıp olmazsa biraz gömleğimi gevşetecem, çok sıcak oldu içerisi… Malum rakı” diyerek arsızca gözlerimin içine baktı. Nasıl olsa kocamın yanında bir şey olmaz diye düşünerek yeşil gözlerimi şehvetle adama dikip,

“Aaa lütfen Mahmut Bey! Kendinizi evinizde hissedin rahat olun canım” diyerek cilveyle kıkırdadım.

Kocamsa ikimizden de neşeli “Burası sizin de eviniz olur Mahmut Bey lütfen rahatınıza bakınız” diyordu. Küçük sikli beceriksiz kocamın yanında bu herife karşı inanılmaz kadınsı bir istek duyuyordum.

Kravatını çıkarıp gömleğinin üstten 5-6 düğmesini çözen adamın geniş ve kıllı göğsüne bakmaktan kendimi alamıyordum. İçtikten sonra kendimi iyice kaybetmiş adama sürekli cilveli bakışlar atıyor, şişkin bacakarasına ve kıllı göğsüne bakarak herifi iyice tahrik ediyordum. “Nasıl olsa kocam var” diye düşünerek herifi iyice azdırmaya karar verdim. Kocamın lavaboya gittiği anı fırsat bilerek bacaklarımı ayırdım ve umursamazca adamın karşısında rakımdan bir yudum aldım. Herif sırıtarak kırmızı tangamı izliyor ve eliyle sikini düzeltiyordu. Adamı cilveli bakışlarla azdırmaya devam ediyordum ki kocam içeriye girdi.

“Yahu Berk Bey” dedi patron. “Bugün çok önemli evrakları Kartal daki ofiste unuttum… Naapsak yahu” diye sordu.

“Yarın da lazımdı evraklar nasıl yapacaz bilmem ki” diye ekledi. Kocam hemen heyecanlandı,

“Dilerseniz ben hemen alıp geleyim Mahmut Bey” dedi. “Yarın ofiste size teslim ederim”

“Yahu sana da ayıp olacak Berk Bey bu saatte”, “Üzülüyorum vallahi” diye ekledi Mahmut Bey.

Herifin niyetini anlamıştım. Karşımdaki ayı gibi görünen bu kro aynı zamanda çok ta zekiydi. Beni sikmeyi o anda haketmişti. Amcığım sırılsıklam olmuştu.

Eşime ofisin anahtarlarını verirken, “Eh ben de kalkayım o zaman” dedi Mahmut Bey “Sen ofise giderken Yasemin Hanımı rahatsız etmeyeyim” dedi. gözlerime bakarak adeta beni sikmek için onay almak istiyordu. Hiç düşünmeden,

“Aaa vallahi darılırım Mahmut Bey daha size ikram edeceklerim var, tadına bakmadan giderseniz çok üzülürüm” diye cilveyle kırıttım.

Kocam ikimizden de hevesli,

“Lütfen Mahmut Bey” dedi. “Ben hemen ofise gider gelirim. Eşim size en iyi şekilde ağırlayacaktır. Hem burası sizin eviniz sayılır.” Dedi. Aceleyle, heyecandan kendini kaybetmiş bir şekilde arabanın anahtarlarını aramaya koyuldu.

Patron arsızca yerine yerleşerek “Eh madem öyle Yasemin Hanımın ikramının tadına bakmadan gitmek ayıp olur” diyerek sırıttı. Herif gözlerini yeşil gözlerimden bir an olsun ayırmıyordu. Mahmut Beye kendimi siktireceğimi anlamıştım. Hafif çakırkeyif, yanaklarım kıpkırmızı, çok azmış durumdaydım, adama bacaklarımı ayırmak için sabırsızlanıyordum. Kocam hiç bir şey anlamadan sevinerek çıktı.

Arabanın sesini dinleyerek, uzaklaştığından emin olana kadar sesizce bakıştık. Bacak bacak üstüne atmış kıçıma kadar sıyrılmış eteğimle, ayağımın ucunda topuklu terliğimi hızlı hızlı sallıyordum. Herif benim sikilmek için sabırsızlandığımı anlamıştı. Yarım ağız sırıtarak,

“Korkmayın Yasemin Hanım kocana yanlış anahtarları verdim… Kapıyı açamayıp beni arayınca geceyarısı ona çilingir arattıracam… Daha epey bi vaktimiz var yani” deyip, rakısından bir yudum daha aldı…

Herife sinirleneceğime elimde olmadan cilvelenip kırıtıyordum…

“Yasemin Hanım şöyle oynak bi müzik yok mu sizde gülüm?” “Rakı böyle eğlencesiz kuru kuru gitmez biliyo musun?” dedi. Kalçalarımı sallayarak müzik setine gittim. Radyo kanalı ararken siparişleri getiren çocuğa yaptığım gibi hafif eğilerek adama bembeyaz bacaklarımı ve tangamdan taşan kalçalarımı sergiliyordum. Oryantal müziği bulunca ister istemez kıçımı adama karşı sallamaya başlamıştım. Arkamı döndüğümde herifin gömleğini tamamen çözdüğünü gördüm. Bacaklarını ayırmış karşımda kıllı göğsü ve göbeğiyle yayılmış bir halde şehvetle beni izliyordu.

Mahmut Bey’in karşısında göbek atmaya başlamıştım. Saçlarımı sallıyor, memelerimi öne eğilerek çalkalıyor, kendi etrafımda dönerek açılan eteğimden bembeyaz kalçalarımın tombul ve gergin yanaklarını herife sergiliyordum. Kadınsı bir içgüdüyle kendimi daha iyi sitirmek için adama her türlü orospuluğu yapıyorudu.

Neden sonra patron eline kadehi ve meze tabağını alarak kanepeye geçti. Elindekileri sehpaya koyarken,

“Hadi bakalım gülüm, hazırlan da yanıma gel artık… Müziği de kapatma biraz sonra bas bas bağıracaksın, komşulara ayıp olmasın di mi” diyerek sırıttı.

Sikilme fikri aklımı başımdan aldığı için ne denirse yerine getiriyordum.

“Hemen Mahmut Beyciim” diyerek kırıta kırıta banyoya seğirttim. Suları bacaklarıma kadar akan amcığımı iyice temizledim. Yatak odasına geçerek kasıklarıma, boynuma, göbeğime bacaklarıma parfüm sürdüm. İnce askılı pembe kombinezonumla, pembe tangamı giyerek sabırsızca kocamın patronunun yanına koştum.

Biraz sonra herifin dizinin dibinde oturmuş, patrona elimle meze yediriyor bazen elimle kıllı göğsünü okşuyor, öpüyor ama sürekli olarak kumaş pantolonun üzerinden sikini sıvazlıyordum. Oldukça kalın olduğunu hissettiğim yarak elimin altında zonkluyordu. Çok erkeksi bir kokusu vardı. Patron kalçalarımı, memelerimi yoğuruyor, her yerimi hoyratça sıkıp acıtıyordu.

Önünde diz çöküp pantolonunu ve iç çamaşırını çıkarttım. Bileğim gibi bir yarak yüzümün dibinde dikilmişti. Heryeri kıllı olan bu adam taşaklarını ve sikini traşlamış pırıl pırıl yapmıştı. Belli ki bütün zamanını orospularla alem yaparak geçiriyordu bu kro. Elimle sikini sıvazlarken bir yandan da taşaklarını emiyor, kokluyordum. Çok garip ama dayanılmaz erkeksi bir kokusu vardı. Bacakaram sırılsıklam olmuştu. Diğer elimle bacakaramı kurcalıyordum. Patronun taşaklarına tükürdüm ve yalamaya devam ettim. Arada sikinin gövdesini ve başını ağzıma sığdırmaya çalışıyordum. Herifin yarağı dimdik ve parıl parıl parlıyordu. Mahmut Bey zevkten ayı gibi homurdanıyordu.

Bu sırada Eşimin patronunun telefonu çaldı. Arayan kocamdı. Kapıyı açamamış olmalıydı. Patron önce sehpadaki kumandayla müziğin sesini kıstı.

“Alo! Berk Bey valla bu saatte zor ama bi çilingir bulursan çok iyi olur ya!” “Yani bu saatte sana da zahmet veriyoruz ama hakikaten şirketimizin çok değerli bi çalışanısınız yani… Siz de olmasanız…”

Mahmut Bey kocamla konuşurken bir yandan saçımdan tutmuş yüzümü sikine ve taşaklarına sürtüyordu.

Telefonun karşısından kocamın “hiç önemli değilleri” “önemli olan işimiz” olduğu sözlerini duyuyordum.

Mahmut Bey telefonu kapattıktan sonra beni kucaklayarak yatak odasına götürdü. Üstümdekileri çabucak çıkardı. Bacaklarımı ayırmış, sırtüstü yatmış dimdik duran göğüslerimle adama bakıyordum. Herif kafasını ıslak amıma gömerek yemeye başladı… Yalıyor, ısırıyor canımı acıtıyor ama yaptıkları çok hoşuma gidiyordu. Sonunda ayak bileklerimden tutarak bacaklarımı kaldırdı ve kalın sikini kutuma dayadı. Biraz sonra “şak şuk” sesleri içinde beni güzelce sikiyordu. Sikiyle içimi dolduruyor, kalın aletini çok güzel yerlere değdiriyordu. Zevkten gözlerim kaymış inliyordum. Herif beni sikerken ayak tabanlarıma başparmağıyla masaj yapıyor, bembeyaz bakımlı ayaklarımı ısırıyor yalıyordu.

Patronu yatağa yatırıp tekrar sikini emmeye başladım. Eliyle kıçımdan hoyratça çekerek beni 69 pozisyonuna getirdi. Hem amımı yalıyor hem parmağıyla göt deliğime masaj yapıyordu. Ben de zevkten kendimden geçmiş herifin sikini, taşaklarını somuruyordum. Mahmut Bey başparmağını arka deliğime sokup çıkarıyordu.

“Kocan seni hiç götten sikmiyor mu lan orospu?” diye sordu. Artık iyice kabalaşmıştı ama ağzımdaki siki bırakmamak için alttan alıyordum. Zaten kocam beni önden bile sikemiyordu… Nasıl arkadan sikecekti ki?

“Hayır Mahmut Beyciim arkamdan hiç almadım daha önce” dedim “Ayy ayyy” diye de çığlık atmak zorunda kaldım çünkü arka deliğime iki üç parmağını birden zorluyor olmalıydı.

“Seni götünden sikeyim öyleyse” dedi… “Git krem mrem bi şey getir bakalım” dedi. Ağzımdaki siki bırakmak istemiyordum, aceleyle çekmeceden bebek yağını getirdim. Beni domaltıp kafamı yatağa bastırdı. Kalçalarımı iyice havaya dikmiş erkeğimin işini kolaylaştımaya çalışıyordum. Sikine ve arka deliğime bebek yağı sürdükten sonra yavaş yavaş zorlamaya başladı.

“Şimdi deliğini serbest bırak bakalım” “Hah şöyle rahat bırak göt deliğini” diyerek alıştıra alştıra kocaman yarağını arka deliğime ittirmeye çalışıyordu.

Bir elimleamımı parmaklıyor, bir elimle arka deliğime girmeye çalışan siki tutuyordum. Herifin siki dimdikti. Yavaş yavaş içine kaydıkça garip bir zevk alıyordum.

“Ayy Mahmut Bey yavaş” “Ohh biraz bekleyin lütfen” “mmm devam et Mahmuuut” gibi şözler ağzımdan ister istemez dökülüyordu.

Biraz sonra kocamın patronu arka deliğimi alıştırmış, hoyratça götümü sikiyordu. Kalçalarımı sıkıyor, tokatlıyor, her yerimi morartıyordu. Taşakları ıslak amcığıma çarptıkça garip bir zevk alıyordum.

“Mahmut Beyciim çok güzel” “Aaaay ay çok acıdı” “Ohh Aaaaah daha hızlı” gibi çığlıklar atıyordum. Herif dakikalarca götümü siktikten sonra böğürerek götüme boşaldı. Boşalmasına rağmen hala gidip geliyor belli ki götümü sikmeye doyamıyordu.

Duş alıp temizlendikten sonra patronun sikini tekrar kaldırmış, adamı sırtüstü yatırmış kucağında hopluyordum ki, yine telefonu çaldı. Patronun bir eli telefonda bir eliyle de sertleşmiş pespembe memeuçlarımı sıkıyordu. Zevkten kilitlenmiş hiç bir şey anlamıyordum. Karşıdaki kocamdı. Kapıyı açtırmış, dosyaları almış geliyordu. Gururlu bir şekilde anlatışını telefondan duyuyordum.

“Aferin Berk Bey” dedi patron “Şu saatte bu işi de hallettin ya! Sana itimadım sonsuz artık bilesin” “Ben de eşinizin ikramlarının tadına doyamıyorum hala evinizdeyim valla” diye ekleyerek bir yandan da küstahça sırıtıyordu. Kocamı ve beni aşağılıyordu ama ben kalçalarımı sağa sola oynatarak içimdeki sikin tadını çıkartmaktan başka hiç bir şey yapamıyordum.

“Kocamın teşekkürlerini, saygılarını, bilmukabelelerini” dinlerken, patron telefonu kapattı ve aniden sertçe pompalamaya başladı. Koca kafalı yarak içimde gidip geldikçe çığlığı basıyordum.

“Hadi bakalım Yasemin Hanım ” “Kocan gelmeden bitirelim senin işini” diyerek beni yeniden domalttı. Hoyratça hem kutumu hem arka deliğimi sikiyordu. Zevkten bacaklarım titriyor kaç kere boşaldığımın hesabını yapamıyordum. Mahmut Bey gözlerimden yaş getirene kadar beni sertçe becerdikten sonra sarsılarak boşalmaya başladı. Hemen herifin sikini ağzıma dayayarak bütün tohumlarını yalayıp yuttum. Sonra sikine ağzımla ve dilimle masaj yaparak erkeğimi hem temizledim hem de sakinleştirdim.

Mahmut Bey giyinirken ben bacaklarım tamamen ayrılmış, her yerim yapış yapış, çırılçıplak zevk içinde uzanıyordum. Öyle güzel sikilmiştim ki yerimden kıpırdayamıyordum.

“Kocan da sikiyor mu seni böyle Yasemin Hanım” diye arsızca sordu patron. Zevkten gözlerim kaymıştı. “Nerdeee Mahmut Bey keşke sizin gibi sikebilseee” diye herife cilvelendim. Kro herif küstahça bir kahkaha attı,

“Hadi kalk giyin senin boynuzlu gelir biraz sonra” dedi. İstemeyerek temizlenip giyindim. Biraz sonra biz içeride kahvelerimizi içerken eşim geldi.

“Hala buradasınız demek Mahmut Bey” ” Sizi evimizde gördüğüme çok memnun oldum gerçekten” dedi.

“Valla eşiniz öyle tatlı ki, ona doyamadım Berk Bey” dedi patron. Bana arsız arsız bakarak sırıttı “Bu akşamdan çok memnun kaldım. Seni de yorduk vallahi” “Ama Yasemin Hanıma da söyledim, bir maaş ikramiyeyi hakettin, yarın ikramiyeni muhasebeden al” diyerek evden ayrıldı.

Kocam çok heyecanlanmış, çok sevinmişti. Hemen eşime sarıldım,

“Kocacığım istediğimiz plazma TV yi alabiliriz artık değil miii?” diye sordum. “Tabi aşkım hemen yarın ikramiyeyi alınca televizyonu evde bil” dedi.

Gece sevinçle beni sikmeye çalıştı. Yarım saate yakın emmeme rağmen küçücük sikini kaldıramayınca kocam derin bir uykuya daldı.

Erol Bey

Erol Bey
“Patron ne biçim bakıyor kız sana öyle..?” dedi Mehtap, “Gözlerini ayırmıyor valla üstünden…”
“Öyle mi?” dedi Şule, “Hiç farkında değilim doğrusu…”
Tabii ki doğru değildi bu. Bal gibi farkındaydı durumun. Yaklaşık 2 saattir, yani şirketin yeni aldığı bu çiftliğin açılışı nedeniyle verilen partiye geldiği andan beri, gözleri hep üstündeydi Erol Bey’in. Farkındaydı ve bu çok da hoşuna gidiyordu.
“Aman Mehtap…” dedi kadına, “Nelerle uğraşıyorsun sen de…”
Kocasının iş arkadaşlarından birinin karısıydı Mehtap. Esmer ve sıradan bir kadındı işte. Öylesine tanışıyorlardı aslında. O açıdan kadının böyle konuşmasını biraz da garipsemişti.
Demek ki başkalarının da dikkatini çekecek boyuta gelmişti Erol Bey’in bakışları. Gözleriyle kalabalığın arasında kocasını aradı. İlerlerde bir grupla birlikte dikiliyordu Nedim. Hararetli hararetli bir şeyler konuşuyorlardı. En azından o farkında değildi yani.
Kocası, Erol Bey’in şirketinde alt düzey bir yöneticiydi Şule’nin. Bu yeni çiflik açılışı söz konusu olduğunda da doğal olarak onlar da davet edilmişlerdi işte. Sapanca’ya yakın bir yerlerdeydi çiftlik. Parti de oradaydı tabii. Nedim işi sağlama almış ve bol bol içki içmeyi planladığı için, onlara yakın oturan bir iş arkadaşın üzerine yıkılmıştı gidip gelmek için. Böylece araba kullanmak zorunda kalmayacağını hesaplamıştı tabii.
Hava çok sıcak olduğu için akşam 7’de başlıyordu parti. Şule özenle hazırlanmıştı. Daha önceden de kocasının patronuyla böyle birarada oldukları olmuştu ve her seferinde aynı şeyi yaşamıştı. Adam gözlerini üstüne dikiyordu sürekli. Siker gibi bakıyordu adeta. Böylece de, dilden dile dolaşan şöhretinin pek de haksız olmadığını kanıtlıyordu sanki. Adamın çapkınlığı dillere destandı. Uçan kuşun bile elinden kurtulamadığı söylenirdi hep. Sarışınlana düşkün olduğu da. Bir de, yanında çalışanların çoğunun karısını sikmiş olduğu anlatılıyordu. Şaşırtıcı tarafı, Erol Bey’in 60 yaşının üstünde olmasıydı ama. Yine de zımba gibi bir görüntüsü vardı. Kilolu değildi. Orta boyluydu. Saçları ve çenesinde bıraktığı keçi sakalı kırlaşmıştı ama. Bu da ona çok hoş bir hava veriyordu doğrusu. Fizik durumunun bu kadar iyi olması da normaldi tabii. Öyle çok parası vardı ki adamın. Şule, Erol Bey’in onu sikmek için can attığının farkındaydı yani. Bir gün bunu mutlaka yapacağından da emindi neredeyse. 27 Yaşındaydı Şule. Sarışındı ve çok çekici bir kadındı. Adamın zevkine uyuyordu yani. Tek bilinmeyen bunun ne zaman gerçekleşeceğiydi.
Ve o kadar çok merak ediyordu ki, onun hakkında anlatılanların ne kadarının gerçek olduğunu. Fırsatını bulduğu anda adama vereceğinin de farkındaydı. Nasıl olsa ilk olmayacaktı kocasından başka birine vermesi. Sonuncusu olmayacağı da kesindi.
Biraz da bu düşüncelerin etkisinden kalarak, tam bir afet haline gelmeye özen göstermişti hazırlanırken. Siyah ve incecik bir giysi seçmişti kendine. İp gibi askıları olan ve kalçalarının bitimine kadar vücudunu saran bir şeydi bu. Eteği biraz bollaşıyordu ama iyice kısaydı. Ayaklarına da alabildiğine yüksek topuklu, altları incecik, yalnızca bir kaç deri banttan oluşan terlik benzeri ayakabılarını geçirmişti. Ayaklarının çok güzel olduğunu biliyordu Şule. Özenle de bakıyordu onlara. Yumuşacıktılar. Tırnaklarını ten rengi bir ojeyle boyuyordu her zaman. Odadan çıkmadan aynada kendine son bir kez bakmıştı giyinmesi bittiğinde. Acayip olmuştu doğrusu. Giysinin altına ne sutyen ne de külot giymemiş olduğu bile belli oluyordu. Bunların ikisinden de hiç hoşlanmazdı zaten. Ancak mecbur olduğu zamanlarda kullanılacak bir şeylerdi onun için. Ve bugün kendini mecbur hissetmiyordu.
Saat 6 gibi yola çıktılar. Şule arkada tek başına oturmuştu, kocası da önde arabayı kullanan arkadaşının yanına. Bir saatten fazla sürdü yol. Sıkıntıdan patlamıştı doğrusu.
Ama daha partinin verildiği açık alana girdikleri andan itibaren keyfi gelmişti yerine. Çünkü Erol Bey’in o siker gibi bakan gözleri daha o anda dikilmişti üstüne ve bir daha da hiç ayrılmamıştı. Bunu son derece tahrik edici buluyordu Şule. Zaman zaman gözgöze geliyorlardı. Bu anlar daha da tahrik ediciydi doğrusu. Ateşler çıkıyordu adamın gözlerinden.
“Biliyor musun, onun için manyak diyorlar…” dedi Mehtap neredeyse fısıldarcasına, “Kadınlara acayip şeyler yapıyormuş, öyle söylüyorlar…”
“Öyle mi..?” diye sordu kadına, “Ne gibi yani..?”
“Bilmiyorum ki, yalnızca böyle söylüyorlar işte…”
“Her duyduğuna inanmamak lazım Mehtap’cım… Belki dedikodudur, belki de gerçektir ama, bize ne bunlardan canım…”
Biraz bozulmuş gibiydi kadın. Anlaşılan Şule’nin iyice meraklanıp üstelemesini bekliyordu ki, anlatmak istediklerini anlatabilsin. Biraz sonra da “ben bi dolaşayım” diye mırıldanarak yürüyüp gitti. Şimdi dirseklerini dayadığı yüksek kokteyl masanının başında yalnız kalmıştı Şule.
Gözlerini çevrede dolaştırıp Erol Bey’i aradı. Ama görünürlerde yoktu adam. Mehtap onu lafa tutarken kaybolmuştu ortadan. Canı sıkıldı. Eğer adamla bir daha gözgöze gelibilseydi, onun o siker gibi bakışlarına, verir gibi bakarak karşılık vermek istiyordu halbuki. Yalnız da kalmıştı hazır.
“Şule’ydi değil mi?” dedi bir ses o anda tam arkasından, “Başımı dördürüyorsun haberin vardır diye düşünüyorum…”
Hızla arkasına döndü Şule ve bir anda Erol Bey’le burun buruna geldi. Tam gözlerinin içine bakıyordu adam. Gerçekten de alev alevdi kahverengi gözleri.
“Öyle mi?” dedi, “Ne yapıyorum ki?”
“Bir şey yapman gerekmiyor… Sana bakıyorum ve yetiyor bu…”
Gelip yanında durdu adam. O da bir dirseğini masaya dayamıştı. Dışardan bakanlar için sıradan bir görüntü vardı ortada yani. Şule birden Erol Bey’in öbür elini belinde hissetti. Hafifçe titredi bu temasla. Ne yapıyordu bu adam böyle.
“Özellikle de kalçaların döndürüyor başımı…” dedi Erol Bey, “İnanılmaz tahrik edici bir kıçın var…”
Konuşamadı bile Şule. Bir anda toptan hücuma kalkmıştı adam. Tam gaz geliyordu üstüne. Kendini toplamaya çalışıyordu ki belindeki elin yavaşça aşağı kaymaya başladığını hissetti. Kalçalarına iniyordu Erol Bey’in eli.
“Görüyorum ki sen de farkındasın bu güzelliğin… Baksana don bile giymemişin…”
Yavaş yavaş uçmaya başladığını hissediyordu Şule. Tanrım ne biçim bir adamdı bu böyle. Birinin onları görmesi ihtimalinden bile çekinmiyor gibiydi.
“Seninle başbaşa kalmamız gerek…” dedi Erol Bey, “Bu güzelliği yakından incelemek istiyorum çünkü… Anlıyor musun Şule…?”
Bereket tam o sırada birileri onlara doğru gelmeye başladı. Bu da Erol Bey’in elini çekmesine neden oldu. Yoksa ipin ucu kaçacak gibiydi Şule için. Sonra masanın çevresi iyice kalabalıklaştı. Bu da kendini toplaması için bir fırsat gibi geldi Şule’ye. Bu arada davetlilerin bir kısmı da ayrılmıştı partiden. Kalanlar çoğu şirket çalışanlarıydı, bir kaç tane de yabancı misafir vardı.
İşte tam o anda patlattı bombayı Erol Bey.
“Şimdi buradan hep beraber ayrılıyoruz ve doğruca benim eve gidiyoruz…” dedi herkese, “Bundan sonrası ancak orada devam eder… Herkesin arabası vardır her halde…”
Hala Şule’nin yanındaydı. Artık ona dokunmuyordu ama gerçekten çok yakınındaydı. Başını çevirip adama baktı.
“Bizim arabamız yok…” dedi birdenbire, “Başka birinin arabasıyla geldik buraya…”
Bunu neden söylediğini bile bilmiyordu o anda. Birden çıkmıştı öylece ağzından. Ama Erol Bey’in gözleri parlamıştı birden.
“Hadi bakalım, herkes arabalara…” dedi ortaya.
Sonra da Şule’nin elini tuttu sımsıkı.
“Sen…” dedi, “Benim arabamda geliyorsun…”
Bir an diyeceğini bilemedi Şule. Ama hayır diyemiyeceğini hissediyordu. Kocasının patronuydu adam ve onu kızdırmaması gerekirdi bir kere. En azından bunu biliyordu. Ama belki de ondan daha da önemlisi, kendi de reddetmek istemiyordu bu teklifi. Erol Bey’in eli kalçalarını okşamaya başladığı andan itibaren, zaten pek de olmayan direncini tümüyle yitirmişti.
“Ama kocam…” diyecek oldu yalnızca.
“Sen onu merak etme…” dedi Erol Bey, “Arkadaşları onunla ilgilenirler…”
Yine de çevreye bakınıp kocasını aradı gözleriyle Şule. Yanında Bilgin Bey vardı Nedim’in. Erol Bey’in vekilharcı olarak bilinen Bilgin Bey. Tanrım adam ya herşeyi düşünüyordu, ya da yakın adamları onu sürekli izliyor ve bir şey yapmaya kalkıştığını hemen farkedip ortamı hazırlyorlardı yani. Güçlüydü Erol Bey ve bu gücü kullanıyordu.
Çiftlik kapısına geldiklerinde Erol bey’in simsiyah Audi’si onları bekliyordu. Kır saclı ve uzun boylu şoför arka kapıyı açmıştı bile. Önce ona yol verdi adam, peşinden de kendi girdi içeri. Kapıyı kapadığında, dış dünya ile bağlantıları koptu sanki. Camları da siyahtı Audi’nin. Dışardakilerin bir şey görmesine imkan yoktu. Ama Şule onları görebiliyordu yine de. Bilgin Bey’in kocasını kendi otomobiline doğru götürdüğünü farketti bu nedenle de. Bu arada şoför de yerine geçmişti. Kayar gibi hareket etti Audi.
Kalbi gümbür gümbür atıyordu Şule’nin. Birşeyler olacağının farkındaydı. Ama ne olacağını bilmiyordu. Ne zaman olacağını da. Arabanın sol tarafında oturmuş bekliyordu yalnızca.
Ama çok beklemesine gerek kalmadı. Yalnızca bir kaç yüz metre gitmişlerdi ki, Erol Beyin elini bacaklarında hissetti. Tam dizinin üstünden tutmuştu adam. Ve eli ateş gibiydi sanki.
Tüm vucüdunun titremesine neden olmuştu bu temas. Bacakları elinde olmadan aralandılar ve adamın eli yavaş yavaş yukarılara çıkmaya başladı. Çok ustaydı doğrusu. Gayet kararlı ve kendinden emin bir hali vardı adamın. Ve hiç acele etmiyordu. O ateş gibi yanan parmaklar, milimetre milimetre hareket ederek, artık vıcık vıcık olmuş ***** yaklaşıyordu.
“Sakin sakin gidelim Turan…” dedi şoföre, “Acelemiz yok biliyorsun…”
Böylece de Şule’nin aklına şoförün gelmesine neden oldu. O kadar heyacanlanmıştı ki, sanki unutmuştu onu. Dikiz aynasına baktığında gözgöze geldi şoförle. Tanrım, onları seyrediyordu adam.
Ne yapacağına karar vermeye çalışıyordu ki, Erol bey’in parmakları amını buluverdi. Tüm vücudu sarsılmaya başladı. Derin bir inleme çıktı ağzından, beli geliyordu. Epeydir tırmanan içindeki gerilim, bir anda boşalıverdi. Tek dokunuşta belini getirmesine neden olmuştu adam.
Şimdi iyice sokulmuştu ona Erol Bey. Ağzı neredeyse kulağının dibindeydi. Alçak bir sesle konuşmaya başladı.
“Senin gibi her an patlamaya hazır kadınlara bayılırım ben biliyor musun..? Tüm akşam boyu aklımda hep seni sikmek vardı… Ve şimdi sikicem… Bunu biliyorsun değil mi?”
Orta parmağını birden soktu Şule’nin ***** sonra da. Bu az kaldı yeniden belinin gelmesine neden oluyordu. Tanrım ne biçim bir adamdı bu Erol bey böyle?
Sonra gözleri yine dikiz aynasına takıldı. Şoförün gözleri hala oradaydılar. Bakışlarından ateşler saçarak seyrediyordu adam.
“Ama şoför…” dedi fısıldayarak.
“Turan mı..?” dedi Erol Bey, “O alışıktır böyle şeylere… Seyrediyor değil mi..?”
“Ah evet…”
“Yoksa bu hoşuna gitmiyor mu..? Düşünsene seni seyrediyor… Siki kalkıyor… Belki otuzbir de çekecek baka baka… Hoşuna gitmiyor mu bu ha..?”
“Ohhhhhhhhhhhhhhhhh…” diye inledi Şule.
Neler söylüyordu böyle adam.
“Biliyorum hoşuna gideceğini zaten… Sik kaldırmaktan zevk aldığın her halinden o kadar belli ki… Bu yüzden aklımı çeliyorsun zaten… Böyle kadınlara bayılırım ben…”
Parmağı artık sonuna kadar girmişti içine ve Şule her an yeniden belinin gelebileceğini hissediyordu. Elini Erol Beyin önüne doğru uzattı ve parmakları, adamın hala pantolonunun içinde olan sikini buluverdiler. Aynı anda da biraz daha uçtu Şule, sanki mümkünmüş gibi. Offf ne kadar büyüktü adamın siki.
Sanki her şey onu iyice uçurmak için çalışıyormuş gibiydi. Müthiş bir adamdı Erol Bey. Beyninin derinliklerinde gizi şeylerin üstünü, iki laf ederek açıyordu. Amındaki parmak müthiş zevk veriyordu. Siki kocamandı adamın.
Ve şoför Turan dikiz aynasından her şeyi seyrediyordu.
Bir taraftan da bu kocaman siki biran önce çıplak olarak istiyordu eline. Telaşlı parmaklarla adamın fermuarını indirmeye çalışıyor ama bunu başaramıyordu.
“Bir dakika…” dedi Erol Bey, “Bırak ben yapayım…”
Bunu yapmak için amındaki parmağını da çekmişti tabii ve bu da hiç hoşuna gitmemişti Şule’nin. Oturduğu yerde sabırsızlıktan adeta kıvranarak adamı bekliyordu. Ve Erol Bey yine onu şaşırtan bir şey yaptı. Önce kemerini çözdü, sonra da donuyla birlikte pantolonunu ayak bileklerine kadar indirdi ve ayakkabılarını da çıkarıp tamamen sıyırdı. Şule, onun pantolonunu özenle katladığını ve yanındaki koltuğa koyması için şoföre uzattığına gördü. Sonra gözleri asıl beklediğini, adamın sikini yakaladı.
Ohhhh tanrım gerçekten de kocaman bir şeydi bu.
Yukarı kıvrık bir yay gibi duruyordu. Ağzının sulandığını hissediyordu Şule. Acaba Viagra filan mı kullanıyordu adam. Bu yaştaki birinden böyle bir sik beklemiyordu doğrusu.
Tekrar elini uzatıyordu ki, Erol Bey bileğini tuttu.
“Acele etme…” dedi sonra da, “Hele şundan da bir kurtulalım bakalım…”
Ne demek istediğini ilk başta anlamamıştı Şule ama, adam iki eliyle tutup üstündeki giysiyi çıkarmaya çalıştığında onun niyetini kavradı. Kısacık bir süre içinde, ayakabıları dışında çırılçıplak kalmıştı. Onları da kendi çıkardı ayaklarından. Artık tam anlamıyla çırıl çıplaktı. Arabanın arka koltuğunda, kocasının patronunun yanında ve seyretmekten biran bile vazgeçmeyen şoförün gözlerinin önünde çırıl çıplaktı. Bu o kadar tahrik ediciydi ki, az kaldı beli geliyordu yine. Amı vıcık vıck olmuştu. Koltuğun deri kaplamasını ıslatıyordu.
Kendini daha fazla tutamadı ve sağ eli bir pençe gibi yapıştı Erol Bey’in sikine. Offfff ateş gibiydi. Taş kadar sert ve ateş gibi yakıcı. Mutlaka Viagra kullanıyor olmalıydı adam.
Şimdi arka koltuğun tam ortasında oturuyordu Erol Bey. Burası,şoförün her şeyi görebilmesi için en rahat yerdi aynı zamanda. Şule, adamın bunu gayet bilinçli yaptığına emindi. Nitekim şoförün de dikiz aynasını yeniden ayarladığını farketmişti. Şu anda parmakları o kocaman sikin çevresine dolanmış hafif hafif sıvazlayan elini görüyor olmalıydı Turan.
Bu çok uçurucu geliyordu Şule’ye.
“Ağzın da elin kadar becerikli mi bebeğim..?” diye sordu birden Erol Bey, “Dudakların çok tahrik edici görünüyorlar doğrusu… Onları sikimin üstünde hissettmek istiyorum…”
O söylemese de yapacaktı zaten bunu Şule, Adamın kucağına doğru eğildi ve en dibinden tuttuğu o kocaman sikin başını yalamaya başladı. Ohhh çok güzeldi tadı. Mis gibi de kokuyordu üstelik. Bir taraftan da şoförün gözleri önüne nasıl müthiş bir manzara koymuş olduğunu düşünüyordu. Daha fazla dayanamadı. Ağzı açıldı ve Erol Bey’in sikini yarıya kadar aldı içine.
Her zaman sik emmekten büyük bir zevk almıştı Şule. Şimdi de öyle oluyordu yine. Bir taraftan başını yavaş hareketlerle yukarı aşağı oynatıyor ve o kocoman sikin ağzına girip çıkmasını sağlıyor, bir taraftan da hırsla emiyordu. İçini boşaltmak istercesine büyük bir hırsla emiyordu. Erol Bey ise öylece oturuyordu orada. Kendini tümüyle Şule’nin ağzına bırakmış gibiydi.
“Ağzın elinden çok daha becerikliymiş bebeğim…” dedi birden, “Eğer 20 yıl önce olsaydı, top gibi patlatmıştın beni…”
Sesi, şoförün rahatlıkla duyabileceği kadar yüksekti.
Şule, giderek tüm kontrolü kaybetmek üzere olduğunun farkındaydı. Erol Bey’in onu eninde sonunda sikeceğine hazırlamıştı kendini aslında. Hazırlamak ne gelime bunu büyük bir istekle bekliyordu ama, bu kadar çabuk ve bu kadar uçurucu olacağını aklına bile getirmemixti. Ama öyle olmuştu işte. Adam sandığından çok daha değişik biri çıkmıştı.
Şimdi o kocaman sikin başı neredeyse bademciklerine değerken, Mehtap’ın partide söylediği o sözler çınlıyordu kulaklarında. “Biliyor musun, onun için manyak diyorlar. Kadınlara acayip şeyler yapıyormuş, öyle söylüyorlar”, demişti kadın. Ve Şule onun ne söylemek istediğini anlıyor gibiydi artık. Gerçi Mehtap kulaktan dolma şeyler söylüyordu ama, Erol Bey’in kadınlara acayip işler yaptığı kesindi. İşte arabanın arka koltuğunda ağzına vermişti Şule’nin. Bunu şoförünün gözleri önünde ve hatta özenle ona göstere göstere yapıyordu.
Her şey uçurucuydu yani.
Hem de öylesine uçurucuydu ki, Şule benliğinin üstünden bir örtünün kaldırılmakta olduğunu hissediyordu adeta. Hep içinde olan, hep yapmak istediği ama kendi kendine bile söylemekten çekindiği yönlerini açığa çıkarıyordu adam. Tanrım nasıl da seyrediyordu şoför. Ve nasıl da hoşuna gidiyordu bu Şule’nin. Birden sarsıla sarsıla yeniden belini getirmeye başladı.
Yalnızca adamın sikini yalayıp emiyordu ve beli geliyordu.
“Ohhh çok acayip bir kadınsın bebeğim…” dedi Erol Bey, “Sikimi ağzına alıyorsun ve belin geliyor. Seninle neler yapıcaz biliyor musun?”
Yalnızca inleyebildi Şule. Kendi de şaşırmıştı doğrusu böyle aniden belinin gelmesine.
“Hadi gel sikimin üstüne otur şimdi…” dedi sonra Erol bey, “Hadi bebeğim… Biraz da o müthiş götünü seyretsin Turan…”
Nerdeyse bir daha geliyordu Şule’nin beli. Adeta telaşla doğruldu ve sonra ata biner gibi kucağına çaktı adamın. Elini bile değmesine gerek kalmadı. O kocaman ve kazık gibi sikin başı amının dudaklarına dokunduğu anda bıraktı kendini. Yağ gibi kaydı sik içine.
Artık kendini tutamıyordu. Yeniden beli gelmeye başladı. Kıvranıyordu Erol Bey’in kucağında. Başını adamın boynuna gömmüştü. Derin derin inliyordu.
Biraz kendini toplayınca hareketlendi yeniden. Çılgın bir dansa başlamıştı içindeki sikin üstünde artık. Kalçaları yukadı aşağı, sağa sola, öne arkaya kıvrılıp bükülüyor, oynuyordu.
“Turan’ı mahvettin….” dedi Erol Bey birden. “Neredeyse duracak araba… Gözünü alamıyor götünden bebeğim…”
Tanrım durmak bilmiyordu adam. Tam kendini toplayacakken bir şey söylüyor ve yeniden uçuruyordu onu.
“Ohhhhhhhhhh…”diye inledi başını arkaya atarak.
Şimdi iki taraftan ellerini uzatıp kalçalarına yapışmıştı Erol bey. Onları ayırıyor, adeta şoförün biraz daha fazla görmesini sağlamak için çırpınıyordu. Sonra bir elinin parmağı hafif hafif götüne dokunmaya başladı. Bunun doğal sonucu Şule’nin biraz daha çıldırması oldu yalnızca. O küçük delik, adamın parmağının altında kendiliğinden açılıp kapanmaya başladı.
“Götün sikilmek için deliriyor bebeğim…” dedi Erol Bey, “Tam sikilecek kıvamda… Kıpır kıpır… Yumuşacık…”
Neredeyse aynı anda da parmağırı sokmaya başladı yavaşça.
“Ooooooooooooooooooouuuuuuuuuuuu…” diye inledi Şule.
Yine geliyordu beli.
Bu sefer yığılıp kaldı Erol Bey’in kucağına. Derin derin nefes alıyordu.
Tekrar kendini toplamasına, daha doğrusu kanının bir daha tutuşmasına neden olan şey de, götündeki parmak oldu. Yavaş yavaş sokup çıkarıyordu Erol Bey parmağını. Tıpkı küçük bir sik gibi girip çıkıyordu içine. Tüm vücudunun en duyarlı zevk merkezlerinden biri olan götü, giderek açılıyordu. Ohhh bir bilseydi adam onun götünden sikilmekten ne kadar çok zevk aldığını.
Bunları bilmiyordu adam gerçi ama, parmağını saran küçük *** deliğinin giderek açıldığının farkındaydı tabii. Giderek daha hızlanan hareketlerle sokup çıkarmaya başlamıştı artık parmağını.
“Götünü istiyorum bebeğim…” dedi Şule’ye, “Hadi götünü ver bana…”
İkiletmedi onu Şule. Tanrım, mümkünmüş gibi o daha çok istiyordu bunu çünkü. Titreyen bacaklarının üstünde yükseldi ve Erol Bey’in siki çıktı amından. Sonra elini uzatıp onu tuttu ve adamın hala parmağını çıkarmadığı götüne dayamaya çalıştı.
“Öyle değil bebeğim…” dedi adam, “Sırtını dön bana… Siktiğim götün güzelliğini de seyretmek istiyorum…”
Yine ikiletmedi onu Şule. Telaşla ayaklarını yere basıp ona sırtını döndü ve kalçalarını, beklemekte olan o kocaman sikin üstüne indirmeye başladı. Biran önce istiyordu onu içine. Biran önce götünden sikilmek istiyordu.
Erol Bey’in siki götüne değidiği anda, tüm vücudu titremeye başladı Şule’nin. Tanrım gerçekten de ateş kadar sıcaktı. Hafifçe oturdu üstüne. Am sularıyla o kadar ıslanmış o kadar kayganlaşmıştıki, bir anda giriverdi içine. Daha fazla dayanamadı Şule. Kendini bırakıverdi ve o kocaman sik, taşaklarına kadar gömüldü götüne. Gözlerinde şimşekler çakmaya başladı aynı anda da.
Tanrım yine beli geliyordu.
Bir süre öylece oturdu adamın kucağında. Kımıldayamıyordu bile. Derin derin soluyor, kendini toplamaya çalışıyordu.
“Yaslan göğsüme şimdi bebeğim…” dedi Erol Bey, “Arkaya yaslan ve ayaklarını koltuğa bas bacaklarımın iki yanında… Böyle yap ki, biraz da amını seyretsin Turan… Ben götünü sikerken o da amını seyretsin bebeğim…”
Yine delirecek gibi oldu Şule. Gerçekten de manyak ediyordu Erol bey onu. Kendi kendine bile itiraf etmediği tüm yönlerini çıkarıyordu ortaya. Aynen yaptı adamın dediklerini. Şimdi tabak gibi açıktı şoförün aynadan bakan gözlerinin önünde. İçine dibine kadar sik girmiş götünü ve onun üstünde şişip vıcık vıcık olmuş, dudaklarını susamış bir ağız gibi açmış amını gösteriyordu ona. Tel tel gerilmişti yine tüm vücudu. Ve Eroy Bey de, bir an bile gevşemesine izin vermiyordu zaten.
Gözlerini dikiz aynasına çevirdi şoförün gözlerini görmek için. Ama bunu başaradamadı tabii. Adam aynayı asıl görmek istediği yere, ***** ayarlamıştı anlaşılan. Bu nedenle Şule de aşağıyı görüyordu. Ve manzara müthişti. Sikini dışarı çıkarmıştı şoför. Sol elini çevresine dolamış. Yavaş hareketlerle otuzbir çekiyordu. Ve siki kocamandı. En az Erol Bey’inki kadar kocaman hem de.
Bu manzara Şule’nin daha da uçmasına neden oldu.
İyice yaslanmıştı Erol Bey’in göğsüne. Ayaklarını adamın iki yanında koltuğa basmış ve onlardan güç alarak çılgınca kıvranmaya başlamıştı artık. Götü elinde olmayan hareketlerle kasılıyor, bir açılıp bir kapanarak adamın sikini sanki sağıyordu. Gözlerini de dikiz aynasından ve şöforun oradan görebildiği sikinden ayıramıyordu bir türlü.
Tanrım ne kadar büyük bir zevki bu.
Bir sik götünün içindeydi, öbürü de sahibinin elinde. Onun için kalkmış iki sik. Onun için boşalmaya hazır iki sik. Bütün bunlan beyninin içinde patlamalara neden oluyordu. Şimdi Erol Bey’de hareketlenmişti. Kalçalarının yukarı aşağı hareketleriyle, o kocaman sikini ötüne sokup çıkarıyordu artık. Giderek de hızlanıyordu. Şimdiye kadar dayanmış, belini getirmemişti adam. Ama şu anda o da hazırdı sanki.
Şule’nin ise peşpeşe beli geliyordu artık. Tüm vücudunu sarsan zevk dalgalarının biri bitirken öbürü geliyordu. Ve giderek de araları kısalıyordu bunların. Tanrım, o kadar çok zevk alıyordu ki.
“Ne yapıyor Turan..?” diye sordu birden Erol Bey, “Görebiliyorsun değil mi bebeğim…?”
“Ohhhhhh mütniş…” diyebildi Şule yalnızca.
“Anlatsana bana ne yapıyor… Seyrediyor mu seni..? Hadi söyle bana amını seyrediyor mu?..?”
“Evet, ohhhh evet…” dedi Şule, “Hem seyrediyor, hem de otuzbir çekiyor… Siki elinde… Kocaman… Ohhhhh”
“Fırsatını bulsa seni nasıl siker biliyor musun..?”
“Ooooooohhhhhhhhhhhhhhhhhh…”
“İzin versem şu anda hemen atlar ve sikini ***** sokar o da… İçin sikle dolar bebeğim… İster miydin sen de bunu…? Hadi söyle bana… İster miydin iki sikin birden içine girmesini..? Biri *****, biri götüne…” İster miydin..?”
Derin bir inlemeyle tekrar ve çok şiddetle belini getirmesine neden oldu bu sözler. Tanrım adam yalnızca götünü değil beynini de sikiyordu. Ohhh beynini de sikiyordu.
Sonra daha da hızlandı Erol Bey’in hareketleri. O Kocaman sik artık bir piston gibi girip çıkıyordu götüne. En ucuna kadar çıkıyor, sonra taşaklarına kadar tekrar giriyordu.
Birden müthiş bir şey oldu.
Erol Bey sikini köküne kadar geçirdi ve inleyerek belini getirmeye başladı. Alev kadar yakıcı erkeklik sıvıları, götünün içini yangın yerine çevirmişti Şule’nin. Bu yetmiyormuş gibi, neredeyse aynı anda şoför de fışkırtmaya başlamıştı. Kalın bel sütunları sikinin tepesinden fışkırıyor ve her yere gidiyordu.
Gözleri karardı Şule’nin.
Öylece yığılıp kaldı Erol Bey’in kucağında.
+++++++++++++++
Onu tekrar kendine getiren de Erol Bey’in sesi oldu.
“Toplanmamız lazım bebeğim…” diyordu adam, “Nerdeyse geliyoruz eve…”
O zaman hala onun kucağında oturmakta olduğunu farketti Şule. Adamın artık inmiş siki de, hala götündeydi. İsteksizce doğruldu. Tanrım ne kadar da çok fışkırtmıştı içine. Götünden beller sızıyordu. Bereket ki Erol Bey arka camın önünde duran bir kağıt peçete kutusunu uzattı ona. Her şeye hazırlıklıydı yani.
Silinmeye başladı. Tüm kasık bölgesi vıcık vıcıktı aslında. Amından akan sular her yerine bulaşmıştı. Kendini çok da yorgun hissediyordu. Ama müthiş zevkli bir yorgunluktu bu.
Sonra giysisini üstüne geçirdi ve ayakkabılarını giydi. Tabii saçını başını da düzeltmesi gerekiyordu. Bir taraftan da gözucuyla Erol Bey’i seyrediyordu. O da silinip temizlenmiş sonra da yeniden giyinmişti bile.
“Yarın sabah bebeğim…” dedi Şule’ye, “Kocan İstanbul dışında geçici bir göreve gidecek… Sen de hazırlan, Turan saat 11 gibi gelip seni alır… Daha işimiz bitmedi seninle… Daha yeni başlıyor aslında…”
Sesini çıkarmadı Şule. Audi evin kapısına yanaştığı sırada kendini iyice toplamıştı. Birmikte indiler ve evin içinden geçip geniş arka bahçeye çıktılar. Davetlilerin çoğu gelmişti bile. Şule etrafına bakınıp durumun farkına varan kimse olup olmadığını anlamaya çalıştı. Görebildiği tek şey, bahçenin uzak köşesinde duran ve gözlerine ona diken Mehtap oldu yalnızca. Pis bir sırıtma vardı kadının yüzünde.
Sonra kocasını gördü ve ona doğru yürüdü.
“Sana müthiş bir haberim var…” dedi kocası onun konuşmasına izin vermeden, “Galiba terfi ediyorum… Bilgin Bey getirdi beni buraya ve yol boyu patronun benimle ilgili özel düşünceleri olduğunu anlattı… Çalışmalarımdan çok memnunmuş… Çok heyecanlandım doğrusu… Zaten Bilgin Bey beni kendi arabasına çağırdığında da heyecanlanmıştım… Seni bile unuttum baksana… Nasıl geldin sen buraya..?”
“Geldim işte bi şekilde…” dedi Şule.

Prostat Masajı Hikayemiz

Prostat Masajı Hikayemiz
Merhabalar.

Sizlere prostat masajı ile nasıl tanıştığımın hikayesini anlatacağım.

Kız arkadaşımla normal bir seks hayatımız vardı. Oral, anal ve vajinal seksin her türlüsünü yapıyorduk. Kız arkadaşım anal sekste biraz zorlanıyordu. Bazen acı duyuyordu. Anal sekse tam olarak alışamadı aslında. Ama anal temizliği vs artık öğrenmişti. Onunla her anal seks yapışımız sonrası onun çıkardığı seslerle ilgili ( aaahh, duuur, çıkar, acıdı vb. ) dalga geçerdim. O da sana da öyle birşey girse görürdün sen, sana sokacağım birşeyler ( salatalık, havuç vb. ) göreceksin vb şeyler söyler güler geçerdik. Arada bana oral yaparken göt deliğime dokunmaya çalışır beni huylandırırdı. Ben de huylanırdım, garip gelirdi doğrusu. Kız arkadaşımla konuşurken beni parmaklamak istediğini merak ettiğini falan söyler olmuştu. İzlediğim porno filmlerde erkeğin göt deliğinin yalanması, erkeğin bir kadın tarafından parmaklanması gibi şeyleri görür anlam veremezdim ama böyle birşeyin hayatın içinde olduğunu biliyordum. Kız arkadaşıma da istiyorsan senin için yapabilirim senin parmağından ne olacak parmakla geçsin merakın, sonuçta benim götüm tuvaletimi yaparken senin parmağının 3-4 katı açılıyor ben birşey kaybetmem diyordum. Bu konu uzun zaman arada böyle küçük küçük açıldı açıldı kapandı. Son zamanlarda bu konuyu araştırmaya başladım. Prostat orgazmı diye birşey olduğunun öğrendim ve konu hakkında yazılanları okuyunca çok etkilendim. Bunu yapan ( kadın ) ve yaptıran ( erkek ) epey insan olduğunu öğrendim. İlk aklıma gelen ne kadar gay varmış oldu. Bu sefer gaylık kavramını araştırdım. Bir erkeğin gay olması için başka bir erkekten duygusal ve fiziksel olarak hoşlanması ve bir erkekle cinsel ilişkiye girmesi gerektiğini öğrendim. ( Bu konuda bilgisiz olduğumun da farkına vardım. ) Gay olur muyum endişemi atlatmıştım. Prostat masajının doğru yapıldığında sağlık açısından faydalı olduğunu öğrendim vb. epeyce bir araştırma yaptım uzatmayayım.

Kız arkadaşımla birgün sevişirken göt deliğimin çevresini tıraş edip iyice yıkadım. Sevişme sırasında ona götümü yalatacaktım. Ancak terlediğimizden dolayı yeni yıkamış olmama rağmen o bölgede bir terleme oluşmuş. Kız arkadaşımı misyoner pozisyonunda sikerken sikimi çıkardım ve ağzına götürüp yalattım. Sonra götümü ağzına yanaştırdım. Birkaç dil attı, acı bir tat geldi ağzıma dedi ve bende yalatmayı bıraktım. Ama dilinin birkaç saniyeliğine değmesi bile içimi gıdıkladı. Sonra ben uzandım o da bacaklarımın arasına geçip bana oral yapmaya başladı. Götüme dokunsana dedim. İşaret parmağı ile götüme hafifçe dokundu biraz ve hoşuma gitti. Ama ben kendime yedirip iyi oluyormuş vb demedim. Bu bizim ilk deneyimimizdi.

Sonraki sevişmemize kadar ben ona konu ile ilgili yaptığım araştırmalardan bahsettim. Bunun çoğu insan tarafından yapılan birşey olduğunu ve normal olduğunu öğrendiğimi söyledim. Neyse sonraki sevişmemizde ben onu her zamanki gibi inlete inlete uzun uzun siktim ve ikimizde boşalıp rahatladık. Ardından ikinci posta için o bana ( ben yatakta uzanıyorum o bacak aramda ağzı sikime geleceke şekilde domalmış şekilde ) oral yaparken parmaklayayım mı dedi muzipçe. Bende hadi dedim parmakla. Şaşırdı biraz ama tamam dedi. Kayganlaştırıcı krem ile parmağını ve göt deliğimi kremledi. Götümü kremlerken dokunması bile çok ayrı bir keyif verdi. Sonra bak emin misin bunun dönüşü yok bekaretin gidecek diye hınzırca benle dalga geçti ve eminim dedim 🙂 işaret parmağını yavaşça şaşkınlık içinde içime soktu. Bu hayatımda benim götüme giren ilk şeydi. O kadar haz aldım ki anlatamam. Ama o şaşkındı. Biraz tek parmağı ile yaptıktan sonra ikinci parmağını da sokmasını istedim. İşaret ve orta parmağını birlikte soktu. Götümün biraz daha açılması ( açılması için zorlanması ) benim çok hoşuma gitti. Herhangi bir acı duymadım. Sonuçta incecik parmakları vardı. ( Bir erkeğin bir kadını parmaklaması ile bir kadının bir erkeği parmaklaması bir değil. ) İki parmağı ile götümü parmaklarken aletimle de oynamasını istedim. İki tarafdan da acayip keyif alıyordum. Parmaklarını ikinci boğumlarına kadar sokuyordu. Arada elimle ne kadar girdiğini kontrol ediyordum. Çünkü merak içindeydim. Bu işin böyle bir keyif verebileceği aklıma bile gelmezdi. Kız arkadaşım biraz daha yaptıktan sonra üçüncüyü de sokmasını istedim. Gözlerindeki şaşkınlığı çok belli oluyordu ama yavaşça üçüncüyü de soktu. Alıştırarak gittiği için yine herhangi bir acı çekmedim. Artık kontrol ondaydı. Ben zaten koptum olaydan. Aldığım keyif beni ortamdan soyutladı resmen. Arada kaç tane girdi, dibine kadar soktun mu vs soruyordum. Derken aklıma yine filmlerde gördüğüm birşey geldi. Ayaklar. Bu arada ( özellikle ben ) mükemmel ayak fetişistleriyiz. Dur dedim çıkar parmaklarını. Ayak baş parmağını sokmanı istiyorum. Şaşırdı kaldı. Uzat dedim ayağını. Uzattı ayağını. Parmağını ben yağladım. Hadi dedim sok. Ben düz yattığım için ayak parmağı ile götümü tam hissedemiyor ve göremiyordu da. Dolayısıyla zorluyordu götümü. Parmağını da kasılı tutmadığı için ayağını ittiriyor deliğe girmiyor ve parmağı acıyordu. Bırak uzat ayağını ve parmağını dik tutdedim. Ben kalktım. ayağını uzattı ve ben çömelerek ayak baş parmağının üzerine oturdum. Acayip keyifliydi. O hayranı olduğum mükemmel güzellikteki ayaklarının en yakışıklı parmağı olan baş parmağı götümdeydi. Ayak baş parmağının götüme girmesi ile ben yine uzandım ve kız arkadaşımın götüme ayak baş parmağını sokmasını istedim. Biraz daha soktu ve sokarken de sikime eliyle otuzbir çektiriyordu. Ardından prostat masajına el parmakları ile devam etti ve sikimle ben oynamaya başladım. Aldığım hazzın tarifi yoktu. Artık zirveye yaklaşıyordum. Kız arkadaşım da iki parmak üç parmak derken sürekli bir hareket içindeydi. Neticede ben hayatımda yaşamadığım kadar zevkli bir orgazmla oluk oluk boşaldım. Resmen iliklerim aktı. İnanılmaz bir zevk yaşadım. Kız arkadaşım yaşadığım orgazmdan, aldığım zevkten dolayı çıkardığım seslerden dolayı şaşkınlık içindeydi. Sevdiği erkeğin götünün parmaklanmasından dolayı böylesine bir zevkle boşalması onu epeyce şaşırtmıştı. İlk prostat orgazmımı böylece yaşamış oldum.

Bir sonraki sevişmemizde yine rutin vajinal seksimizi yaptık. Ardından ben kız arkadaşımdan prostat masajı yapmasını istedim. Ancak bu sefer artık daha profesyoneldik. Banyoya gidip anal temizlik yaptım. Nasıl anal temizlik yapıldığını kız arkadaşıma öğretirken araştırıp öğrenmiştim. Anal temizliğimi yaptıktan sonra yatağa gelip uzandım. Kız arkadaşım yine bacaklarımın arasına oturdu. Ona daha rahat bir pozisyon ayarlayabilmek için popomun altına yastık koydum ve bacaklarımı havaya kaldırarak göt deliğimi iyice ön plana çıkardım. Bu sefer kayganlaştırıcı olarak anal seksin vazgeçilmezi vazelini tercih ettik. Kız arkadaşım parmakları ile vazelini göt deliğime sürdü. Ardından yine önce işaret parmağını sokarak deliğimin kayganlaşmasını sağladı. Ardından orta parmağını da soktu. Ben üçüncüyü de sokmasını istedim. Üçüncüyü de soktuğunda artık zevkten garip sesler çıkardığımı kendim de farkeder olmuştum. Kız arkadaşım bu arada sürekli eliyle sikime otuzbir çektiriyordu. Benim için iyice keyifli olmaya başlamıştı. Kız arkadaşıma dördüncüyü de sok dedim. Dördüncüyü sokarken onun yüzünde şaşkınlık ifadesi benim içimde ise zevk fırtınası vardı. Ona ne kadarı giriyor diye sordum. Şaşkınlıkla beraber hepsi dedi. Dört parmağı avuç içi yana bakacak şekilde parmak diplerine kadar içimdeydi. Bu görüntüyü merak ettiğim için ayna ile baktım ve görüntü harikaydı. Kız arkadaşımın mükemmel güzellikteki uzun tırnaklı ve ojeli parmakları dibine kadar içimdeydi. Kız arkadaşım hem parmaklıyor hem eliyle oturbir çektiriyordu. Bu sırada kız arkadaşıma senin götüne de salatalık sokalım mı diye sordum. Bana neden sokuyoruz ki sana sokalım dedi. Tamam ama ben alırsam sende alacaksın götten dedim. Tamam dedi. ( tabi sonradan sözünü tutmadı o ayrı :)) Gidip bir salatalık ( yaklaşık 15 cm ve normal kalınlıkta ) getirdim ve prezervatif geçirerek kız arkadaşıma verdim. Hayatımda götüme ilk kez kız arkadaşımın parmaklarından başka birşey girecekti. Çok heyecanlıydım. Alabilecek miydim? Zevk verecek miydi? Ben bunu domalarak denemek istiyordum. Kız arkadaşımın önüne başını yere koyarak iyice domaldım. O salatalığı vazelinledi ve deliğime dayayıp ittirmeye başladı. İlk girişinde zorlandım. Yavaş olmasını söylüyordum o da yavaş yavaş ittiriyordu. Salatalık göt deliğimin büzük kısmını geçince sikimden aşağıya işermiş gibi istemsiz bir zevk sıvısı sızmaya başladı. Sikimi sağarmış gibi bir eliyle okşayan kız arkadaşım ve ben şaşırmıştık. Resmen biyolojik bir etki ile zevk suyu gelmişti sikimden. Salatalık büzüğü geçince biraz rahatladım. Deliğim de alıştığı için kız arkadaşıma sok, sok, sok diye direktif veriyordum ki kız arkadaşım biraz daha sokarsam içine kaçacak dedi. Nasıl yani. İnanamadım. Elimi arkama attığımda salatalığın sadece sapına dokunabiliyordum. Hepsi götüme girmişti. Kız arkadaşım biraz ileri geri yaptıktan sonra salatalığı çıkardı. Benim yine yüz yukarı uzanmamı istedi. Eski pozisyonumuzu almıştık.Parmaklarını yine deliğime sırayla sokmaya başladı. Beni daha da zevke getirmek için ayağını ağzıma doğru uzattı. Hayranı olduğum o zarif ayakları önümdeydi. Ayak parmakları ile dudaklarımı okşadı. Ben tabi mesajı aldım ve ayak parmaklarını yalayıp emmeye başladım. O ise hem parmaklıyor hem otuz bir çektiriyordu. Hangi zevke bölüneceğimi şaşırmış haldeydim. Kız arkadaşıma diğer ayağını deliğime dayamasını istedim. Parmaklarını vazelinledik. Ayağını deliğime sokmasını istedim. ( Bu arada kız arkadaşımın ayağı öylesine zariftir ki anlatamam. 38 numara ve taraksız uzun ince harika ayaklara sahiptir. ) Girmeyeceğini tahmin edebiliyorduk ikimizde ama deliğin zorlanması ve prostata yapılan baskı arttıkça verdiği haz da bir o kadar artıyordu. Kız arkadaşım ayağını ittirmeye başladı. O ittirdikçe ben zevk deryalarında yüzüyordum. Bir yandan da ağzımdaki ayağını yalıyordum. Parmaklarının hepsi göt deliğimin en dışındaki çeperi geçmişti. Yani dışardan bakıldığında parmakları görünmüyordu. Ben yine ayna ile baktım inanılmaz bir görüntüydü. Ayak parmakları görünmeyecek kadar girmişti içime ama ayağı tamamen girmedi. Kız arkadaşım ayağını götüme sokuyor olmaktan dolayı rahatsız olmuştu. Ben daha fazla devam edemeyeceğim dedi. Ayağı daha fazla girer miydi bilmiyorum ama devam etse benim için çok zevkli olacaktı o kesin. Çünkü deliğin zorlanması çok acayip bir haz veriyor. Kız arkadaşım ayak olayından hoşlanmadığı için modu düştü. Bende ona eliyle devam etmesini söyledim. Yine parmaklarını soktu ve diğer eli ve ayağının biriyle sikimi oynuyordu. Böylece biraz daha devam ettikten sonra dört parmağı da içimdeyken ben zirveye ulaştım. Ama bu zirve hakikaten de zirveydi. Bir önceki prostat masajı deneyimimizden bile çok gürül gürül boşaldım. Boşalmam bittiğinde spermlerimi görünce ikimizde şaşkına döndük. Çünkü iki kere üst üste orgazm olmuş kadar boşalmıştım. Boşalmam bitince kız arkadaşım parmaklarını içimden çıkardı. Ben yattığım yerden kalkamadım. Kendime gelmek için biraz dinlendim ve kalkıp banyoya giderek temizlendik. Bu da bizim ikinci prostat orgazmı deneyimimiz oldu.

Şimdilik hikayemiz bu kadar. İlk sevişmemizde kız arkadaşımdan deliğimi biraz daha zorlamasını ( parmaklarını ve avuç içini, baş parmağına kadar sokmasını / ayağını biraz daha zorlamasını vb ) ve sikime hiç dokunmadan ( boşalma süresini uzatmak için ) prostat masajı yapmasını istiyorum. Kendisi prostat masajına daha tam olarak alışamadığı için bu fikirler onun biraz garibine gidiyor ama bakalım yaşayıp göreceğiz.

Güzide & Ömer – Fantaziden Gerçeğe 2

Güzide & Ömer – Fantaziden Gerçeğe 2
Güzide & Ömer – Fantaziden Gerçeğe 2
Kocamla artık sınır tanımadan sevişiyorduk. Sikilmedik deliğim kalmamıştı. Götüm tamamen açılmıştı. Kocamın menilerini rahat rahat yutuyor ona da yutturuyordum. Fakat aklım kocamın bir bayan arkadaşımla beni tatile gönderme fikrine kafamı takmıştım. Biliyordum ki Sevtap bu konuda en iyi tercih olabilirdi. Sevtap dul bir kadındı. Anladığım kadarı ile değişik yaraklar tatmıştı. Bu konuda yol yordam biliyordu. Ayrıca Sevtap işyerinde en yakın olduğum kişilerden birisi idi. Samimiyetimi daha da ilerletmeye karar verdim. Artık onunla daha sık görüşüyordum. Bazen ona seks konusunda daha özele inen sorular soruyordum. Mesela, başka erkeklerle sikişmek nasıl bir duyguydu? Hiç götten sikişmişmiydi? Hiç meni yutmuşmuydu? Sikişti ise nasıldı? Hoşlanmışmıydı? Bazen biraz kendimden anlatıyordum. Aslında başka erkeklerle sevişmenin nasıl bir şey olduğunu çok merak ettiğimi, kadın kadına sevişenlerin zevk alıp almadığını, porno film seyretmekten zevk aldığımı vb. şeylerden bahsettim. Böylece arkadaşlığımız epey ilerlemişti. Zaman zaman bize geliyordu. Kocamla da daha samimi olmuştu. Aradan epey bir zaman geçmiş ve yaz gelmişti. Bir gün Sevtap’ı canı sıkkın gördüm. Sorduğum da İngiltere’den bir arkadaşının haftaya Bodrum’a geleceğini, ancak ayarladığı herşeyin mahvolduğunu. Beraber gitmeyi planladığı bayan arkadaşının annesinin hastalanması nedeniyle gelemeyecek olduğunu ve annesinin yalnız başına gitmesine izin vermediğini, sanki arkadaşı ile giderse sikişmeyecekmiş gibi, zaten herifler iki kişi geliyorlar biri de onu sikecekti diye dert yanıp duruyordu.
“Kızım üzülme her şeyin bir çaresi vardır.”dedim.
“Nasıl yani, sen mi benimle geleceksin? Sen … nasıl gelebilirsin ki ?” diye sordu.
“Dur bir şeyler ayarlarız üzülme sen” dedim.
Akşam kocama harika bir sofra hazırladım. Mümkün olduğunca seksi giyindim. Kocam ağzından bir kere kaçırmıştı. Bakalım tepkisi ne olacaktı. Ondan Sevtap ile birlikte Bodrum’a gitmek için izin isteyecektim. Tabiki benim de oraya gidince sikişeceğimi kesinlikle düşünecekti. Bırak düşünmeyi bunu ayarladığımızı düşünecekti. Şansımı denemeye kararlıydım. Eve gider gitmez sofra hazırladım. Sonra da acaip seksi bir şekilde giyindim. Kısa bir siyah etek, fileli siyah çorap jartier kocam bayılır jartiere tabi incecik ip külot. Gögüslerimi yukarıda toplayan ve neredeyse meme başları hariç tümünü yukarıdan bakınca görebileceğiniz derin sırt dekolteli bir bluz ve sivri yüksek topuklu siyah ayakkabı.
Kocam eve gelince “oooooo bu ne güzellik bu ne güzel sofra böyle kırmızı şarapta masada harikasın kadınım da özür dilerim bugün önemli bir gün olduğunu düşünmüyorum.
Yoksa benim bilmediğim özel bir şeyi mi kutluyoruz?” diye sordu.
“Hayır özel hiç bir şey yok kocacım için bugün içimden öyle geldi.” dedim.
“Sen benim külahıma anlat o hikayeleri bunun altında bir bit yeniği var ki öyle basit bir şey değil ve sen bir şey isteyeceksin.” dedi.
“Hadi canım sen de deyip kalçalarımı kıvırtarak mutfağa gittim. Yemekleri alıp geldim. Bu arada o duşunu yapmış. Tıraşını olmuş ve sofraya gelmişti. Canım kocam beni öyle güzel hazırlanmış görünce o da güzelce giyinmişti. Masaya oturduk.
“İlk kadehimi seksi ve güzel karıma kaldırıyorum.” diye söze başladı. “Bakalım bugün karıcığım benden ne isteyecek.” diye devam etti.
Ben de “Aşkolsun erkeğim sana hep bir şey istemek için mi sofra hazırlıyorum.” diye sordum. “Yok ama bu sefer bir şey isteyeceksin gözlerinden bunu okuyorum. Hem de biraz zor olduğunu düşünüyorsun ki önce beni şarhoş edip sikişecek sonra da isteyeceksin. Hadi hayırlısı” deyip tekrar kadeh kaldırdı. İki seferde kadehlerimizdeki içkiler bitmişti. Bu kadar kısa zamanda bir kadeh içkiyi bitirdiğim vaki değildir. Biraz şarhoş olmak ve cesaret toplamak istiyordum. Bayağı sıkı bir şey isteyecektim. Bana Bodrum’a Sevtap’la birlikte gitme izni vermesini isteyecektim. Aslında normal olarak bakarsan bunda herhangi bir sıkıntılı taraf yok gibi gözükebilir. Ama kocam kesinlikle biliyor ki eğer ben Sevtap ile Bodrum’a hem de Bodrum’a gidersem bir kaç tane yarak yemeden dönmeyecektim. Bunu ben de biliyorum o da … Böyle aradan epey zaman geçti kadehler kadehleri kovaladı. Ancak erkeğim şarhoş olmuyordu. Aksine ben şarhoş olmuştum. Dansa kalktık. Zaten kocamla sarmaş dolaş olunca benim bütün duygularım şehvete dönüşüverdi. Oracıkta sevişmeye başladık. Epey yerde al takke ver külah derken kocam her tarafımı sikmişti. En sonunda çok şiddetli bir şekilde orgazm oldum. Kocam spermlerini ağzıma boşaltı. Bu sefer acaip çok gelmişti. Hepsini yuttum. Boğazımdan sıcacık olarak aktı gittiler. Sonra kocam beni dudaklarımdan öpmeye başladı.
“Söyle bakalım ne isteyeceksin”dedi.
Ben de “Sevtap’nin İngiltere’den gelecek erkek arkadaşı ile Bodrum’da buluşma planı yaptığını ancak annesinin onun yalnız başına gitmesine izin vermediğini onunla gidecek olan bayan arkadaşının ise annesi hastalandığı için gidemeyeceğini; bu yüzden Sevtap’ın çok üzgün olduğunu, benim de arkadaşımın bu haline çok üzüldüğümü” anlattım. Kocam “İyi de sen ne yapabilirsin ki” diye sorunca “ben de onunla beraber gitmek istiyorum.” deyiverdim. Kocamdan Bodrum’a gitmek üzere izin istemiştim. Ama iş tam bir fiyaskoydu. Çok üzülmüştüm. Kocamin yanıtı kesin bir hayırdı. “Yavrucum sen benden sikişmek için izin istiyorsun. Biliyorsun ki o tam bir orospu sen anlattın. Oraya gidince rahat durmaz. Kesin arkadaşı ile gelecektir. Tabii kii o arkadaşının yarağını tadabilmek için senin herifin erkek arkadaşı ile sikişmen gerekecek değilmi” diye sordu. Ben de sadece basımı sallayarak onayladım. Kocama yalan söyleyemezdim. Evet sikişme izni istiyordum. Ama cevap farklı olmalıydı. Oysa bana söyledikleri hep gerçekten söylermiş gibiydi. Hani benim başka erkeklerle sevişmeme izin verecekti. Hele erkek yabancı olursa bu konuda hiç endişe duymayacağını söylemişti. Demek hepsi…Aman allahım kendi söylediklerim aklıma geldikçe utancımdan kıpkırmızı oluyor. Kendime lanetler ediyordum. Benimle adeta oynanmış gibi hissediyordum. İşe birtürlü konsantre olamıyordum. Kafam karışmıştı. Sevtap’nin yanıma geldiğini duymamışım bile. Sevtap “Kız senin neyin var böyle” diye seslenince irkildim.
“Hiç sorma, kahve söyleyelim de sana anlatayıım.” dedim. Kahvelerimiz gelince anlatmaya başladım.
“Hani sen Bodrum işin suya düştü. diye üzülüp duruyordun. Ben de sana yardım edebileceğimi seninle gelebileceğimi düşünmüştüm. Dün akşam kocamdan seninle birlikte Bodrum’a gitmek için izin istedim.”
“Kızım, ben olsam ben de izin vermezdim. Biliyorsun benim niye oraya gittiğimi. İnternette tanıştığım biriyle macera yaşamaya gidiyorum. Yani anlayacağın Bodrum’a yalnız giden bir karı varsa kesin vuruşmaya gidiyordur. Bunu Ömer’in bilmemesi imkansız. Bi de biliyorsun ben dulum… Baksana sen niye gelmek istiyorsun ki…bir dakika benim düşündüğüm şey olmasın sakın. Benim arkadaşın yanında gelen herifin yarağının tadına bakmak istiyorsun. Öyle değil mi? dedi. “Yok kızım sadece sana yardım etmek istemiştim.” diye yanıtladım. Ama bana inanmadı. “Vay be yanımızda orospunun hası varmış da haberimiz yokmuş. Sen onu benim külahmıma anlat. Hem zaten kocan yüzde doksandokuz izin vermez.” dedi.
O akşam eve gittiğim de kocam beni bekliyordu. Yüzünde bir gülümseme vardı. “Yavrucum ben sana dün biraz kötü davrandım. Aşkım bugün biraz düşündüm de Bodrum’a gitmene izin veriyorum. Bunlarda sana yol hediyem deyip bir kutu prezarvatifi elime tutuşturdu. O anda resmen eridim. Bodrum’a kendimi siktirmeye gidiyordum. Kocama orada senin yüzünü kara çıkarmayacağım bak görürsün nasıl bir orospu olarak geri döneceğim diyordum. O gece kocamı sabaha kadar uyutmadım. Beş altı sefer boşalttığımı hatırlıyorum. Ona bir süpriz yapmalıydım. Ama ne…. Kocam ertesi akşam bitap bir şekilde eve geldi ve yemeğini yer yemez uyudu kaldı.

Karıma yaptığım süpriz bana pahalıya patlamıştı. Haberi verdiğim gece karım beni tam perişan etti. Sabah olduğunda sikim artık ağrıyordu. O kadar çok boşalmış ve sikişmiştim ki… Ertesi akşam yemekten sonra uyuya kalmışım.
O gün işte ben de ruh gibiydim. Sevtap yanıma geldiğinde “Bana çok yorgun görünüyorsun. Ne oldu. Kız… Sabaha kadar şikiştin mi yoksa? diye sordu. “Ne yalan söyleyeyim. Kocamı çok seviyorum. Dün acaip onu canım istedi. Sabaha kadar herifi resmen sömürdüm. Sabahleyin işe ruh gibi gitti. Kaç kez boşaldığını hatırlamıyorum. Fakat sabah bitkin görünüyordu. Hem sana mutlu bir haberim var anneni ara benim de seninle Bodrum’a geleceğimi söyle.” dedim. Şok olmuştu. Neredeyse küçük diliini yutacaktı. “Nasıl yani kocan onsuz, üstelik benim gibi bir orospuyla “gerçi benim yaptıklarımı nereden bilecek ki” Bodrum’a gitmene izin verdi. İnanmıyorum.” diye mırıldanıyordu. Elini tutup “Evet, verdi. Hem de senin nasıl kaşarlı bir orospu olduğunu çok iyi biliyor. Oradan sikişmeden gelmeyeceğimi de biliyor. Üstelik bunları da hediye etti” diyerek ona prezarvatifleri gösterdim. Tamamen şok olmuştu. “Ne kızım sen benim sana anlattıklarımı kocana anlattın mı yoksa? Ulan bilmeliydim senin ağzında bakla ıslanmayacağını.” diye bana çıkıştı. “Ne kızıyorsun kızım. Kocamın benim kimlerle arkadaşlık ettiğimi bilmeye hakkı var. Ayrıca ben kocamdan hiç birşeyi saklamadım. Saklamayacağım da…” dedim. “Ben sana yapacağımı bilirim. Görürsün bak sana öyle bir şey edeceğim ki…” diye söylendi. Ardından da “Tamam, tamam …o kadar da kötü bir şey yapamam sana hem baksana benim için kendini feda edip Bodrum’a sikişmeye geliyorsun.” diye tamamladı. Ben de “valla kendim için bir şey istiyorsam namerdim.” deyince gülüşmeye başladık. Bana sarıldı, dudaklarıma bir öpücük kondurdu. Sarsıldım. Sevtap’nin dudaklarını dudaklarımda kısa bir an da olsa hissetmek bütün vücudumu sarsmıştı. Sonra “bana bak kızım herifleri doğru dürüst tanımıyoruz bile baktık hoşlanmadık başkalarını buluruz tamam mı.” dedi. Ona “Patron sensin. Orospulukta senden öğreneceğim çok şey olmalı.” diye cevap verdim. “Tamam bana bak benim sözümden dışarı çıkmak yok tamam mı? dedi. Ben şimdi arabamı bakıma götüreceğim diyerek ayağa kalktı ve dudaklarımdan tekrar öperek odadan çıktı.
Evimizden hiç şarap eksik olmaz. Kocam gittiği yerlerden şaraplar alır gelir. Akşam ona güzel bir balık ziyafeti vermeye karar vermiştim. Sevtap arabasının işinin bittiğini ve artık yola çıkmaya hazır olduğumuzu söylemek için aradığında onu da akşam yemeğine davet ettim. Hiç tereddüt etmeden kabul etti. Oysa reddetmesini beklemiştim. Çünkü yemeğin akşam özel olmasını istiyordum. Bazen yalnız olduğumuz zamanlarda evde çırılçıplak yemek yeriz ve bütün geceyi böyle geçiririz. Bundan ikimiz de fazlasıyla zevk almaktayız. Ben çıplak olmayı gerçekten çok seviyorum. Çıplaklar kampına gitmeyi çok isterim. Ama bu güne kadar bu mümkün olmadı. Hep ağzımızda dolanıp kalıyor. Neyse kocam geldiğin de balığın kokusunu alınca beni kucakladı. Dudaklarımdan öyle bir öptüki nefessiz kaldım. Sonra ben mutfağa o üstünü değiştirmeye içeri gitti. Hemen geri mutfağa geldi. “Misafir mi var” diye üzgün bir sesle sordu. “evet” deyince “Aslında bu gece çırılçıplak oturur, şarap içeriz diye düşünmüştüm. Sahi kim geliyor?” diye sordu. Ona süpriz olacaktı. Söylememeye karar verdim. Kesin Sevtap’yi karşısında görünce çok şaşıracaktı. “Gelince görürsün. Bu kadar meraklı olmak iyi değildir.” dedim. Sesini çıkarmadan içeri gitti. Üzerine bir tişört ve altına bir şort giymişti. Elimle bacak arasını yokladım. Külot giymemişti. Sikini elimle okşamaya başladım. Hemen hareketlenmişti. Öperek ona salata hazırlamasını söyledim. O salata hazırlamaya başlayınca üzerime askılı bir bluz ve altıma bir şort çektim. Pembe şortum kısacıktı. Götümün kıvrımları gözüküyordu. üzerimdeki akılı bluzun göğüs dekoltesi de fena sayılmazdı. Bu arada kırmızı şaraplardan bir tanesini açmış yavaş yavaş içmeye başlamıştık. Kocam hazırladığı salata tabağını içeri götürdüğünde kapı çaldı. Sevtap’ydi gelen. İçeri aldım. Yorugunluktan bitap düşmüş bir görüntüsü vardı. “Kız valla sana çok teşekkür ederim. Serviste işim uzadı sen aradığında daha serviste işim bitmemişti. Araba yarın sabaha kaldı Bittim. Perişan oldum. Terden sırılsıklam oldum. Lanet olası taksilerde klima yok. Bunlara klimayı mecbur kılmak lazım.” diye söyleniyordu. Sarıldık “Hoşgeldin. İstersen geç bir duş al. Sonra da benim kıyafetlerimden bir şeyler giyersin.” dedim. “Hiç fena olmaz.” dedi. Kocamı görünce onunlada tokalaştırlar ve öpüştüler. Kocam “rahatına bak, biz mutfakta olacağız bir ufak şey kaldı. O arada sen de hazır olursun.” dedi. Elindeki şarabı bana verdi. Ona banyonun yerini biliyorsun havlular dolabın sağ gözünde.” dedim. Banyoya gitti. Kocamla biz mutfakta yemek mi hazırlıyorduk sevişiyormuyduk pek belli olmuyordu. Neyse sofra hazırlanmıştı. Sevtap de bizim yatak odasından çıktı geldi. Kocam o arada boş bulunup bir ıslık patlattı. Yani karı benim gibi açık giyinmişti. Sütyen giymediği kesin belliydi. Muhtemelen külotda giymemişti. Sofraya oturduk. Havadan sudan işten konuşuyorduk. Sonra Sevtap arabasını Bodrum’a gitmeden önce bakıma soktuğundan bahsedince kocam “İngiltere’den arkadaşların geliyormuş artık dört bayan güzel eğlenirsiniz? deyince Sevtap şaşkınlıktan dilini yutmuş gibi bana baktı. “Ya evet” diyebildi. Kocamın gelenlerin erkek olduğundan haberi olmadığını benim onunla işyerinde dalga geçtiğimi düşünmeye başladığı gözlerinden okunuyordu. Kocam “Sevtap bana bak benim karım öyle bensiz simdiye kadar bir yere gitmemiştir. Hele Bodrum’a sümme haşa…oralarda karıma göz kulak ol. Bodrum kurt yatağıdır. Yalnız kuzuları kapıverirler bak…. ” diyordu. Sevtap’nin gözlerindeki ateşi görebiliyordum. Ama kocamın oyununu devam ettirmesini beklemeye ve sessiz kalmaya karar vermiştim. Sanki suçlu gibi gözlerimi aşağıya dikmiştim. Kocam, “karım sana emanet nasıl aldıysan öyle tek parça geri istiyorum. Biliyorsun biz de emanete ihanet en büyük günahtır.” dedi. Sevtap her ne kadar orospu olsa da bu konularda çok hassastır. Emanet denilince dünya yıkılsa umurunda olmaz canını verir de emanete helal getirmez. “Ama bak senin için bir şey diyemem sen özgür bir kadınsın. Belki oralarda bir erkekle tanışırsın. Yani sonrasını biliyorsun…sevişirsin…. sikişirsin … buna benim diyecek bir şeyim olamaz. Ama bak Güzide’yi Bodrum’lara götürüp te sikişmeden getirirsen bozuşuruz ona göre…” dedi. Sevtap önce kocamın gözlerine şaşkınlıkla bakıyordu. Son söylediklerini anlamamıştı. Kocam “Sevtap anladın mı, karımı oralarda yalnız başına bırakıpta yarakların tadına baktırmadan sakın buraya dönme.” deyince Sevtap önce bana baktı. Gülümsediğimi görünce “Çok fenasın Ömer bir an bütün tatilimin dadılık yaparak geçeceğini düşünmeye başlamıştım. Sen hiç merak etme Güzide benim nasıl bir orospu olduğumu sana anlatmış, belki de az anlatmıştır. Geri geldiğinde yatağında artık tam bir orospu bulacaksın.” dedi. Ben araya girdim. “Kadehimi Sevtap orospusuna kaldırıyorum.” dedim. Kahkahalarla gülüşerek kadehlerimizi kaldırdık.
Yemeğimiz bitmişti. Koltuklara geçmeyi teklif ettim. Kocamla ben üçlü koltuğa geçmiştik. Sevtap de tekli koltuğa oturmuştu. Artık konu tamamen sekse gelmişti. Biz kendi fantazilerimizi falan açıkça anlatmaya başlamıştık. Kocamla hemen oracıkta sikişmek istiyordum. Bir ara Sevtapın kocamın bacak arasına baktığını farkettim. O ara elimi kocamın şortundan içeri sokmuş oynuyordum. Dimdik olmuştu. Elimi çektim. Şaraplarımız bitmişti. Kocam yeni bir şişe şarap almaya gittiğinde Sevtap yanıma gelip “Kız zilli ne kadar şanslısın, harika bir kocan var. ” diyordu. Ben de “Biliyorum kızım. Ona gitmeden bir hediye vermek istiyorum. Ama bir türlü bulamadım. Şöyle değişik ver orijinal bir şey olmalı çok hoşuna gitmeli. Mesela…”diyordum ve Sevtap’nin gözlerinin içine bakmaya başladım. “Mesela, mesela…….” Bana niye öyle bakıyorsun diyordu. “Yok canım…ben mi…inanmıyorum…sen gerçekten ciddimisin? ….üçümüz beraber mi ?……büyük bir zevkle…..” dedi. Ona yatak odasına gitmesini bir süre sonra çırılçıplak odaya gelmesini söyledim. Kocam elinde bir şişe şarapla geri geldiğinde “Sevtap nerede?”diye sordu. “Yatmaya gitti.” dedim. Şarap kadehlerimizi doldurduktan sonra birer yudum aldık ve öpüşmeye başladık. Sonra ben kocamı çırılçıplak soydum. Kendim de soyunup kanapeye uzanmasını sağladım. Amımı ağzına dayadım. Böylelikle Sevtap’nin çırılçıplak içeri girdiğini görmemişti. Sikini yalamaya başladım. Sevtap yanıma gelince yalamak üzere kocamın sikini ona teslim ettim. O da teslim aldığı yarağa en güzel muamelesini çekmeye başladı. Kocam ilk önce anlamadı. Ben dikilince hala sikinin başka bir ağzın içinde olduğunu farketmişti. “Hey ne oluyor orada.” harika diyordu. Sonra Sevtap’ın onun yarağını nasıl yaladığını görmesi için üzerinden kalktım. Sevtap felaket yalıyordu. Vakumlu pompa gibi kocamın sikini emiyordu. Sevtap’nin kalçalarından tutarak amını kocama doğru yönlendirdim. Altmışdokuz pozisyonunda idiler. Sevtap kocamın sikini emerken ben de kocamın taşaklarını yalıyordum. Kabak gibi kılsızdı… Arada bir ben yalıyordum. Artık kocam boşalmak üzereydi. Sevtap somuruyordu. Sevtap’nin tepkilerinden kocamın onun ağzına spermlerini doldurduğunu anlamıştım. Ağzını kocamın sikinden uzaklaştırınca kocamın sikini yalamayı sonraya bırakıp Sevtap menileri tamamen yutmadan ben de tatmak için Sevtap’nin dudaklarına yumuldum. Şimdi onunla öpüşüyorduk. Kocamın önünde sevişmeye başladık. Birbirimizi okuşuyor. Yalıyorduk. Kocam manzara karşısında yeniden dimdik olmuştu. Eline vazelin kutusunu aldığını gördüm. O sikine sürerken ben de Sevtap’nin götünün deliğine vazelini sürdüm.
Sevtap ” Ne yapıyorsun: diye sordu.
Ben “Göt deliğini vazelinliyorum.” dedim.
Sevtap “Niye” diye sordu.
Ben “Kızım sen ne biçim orospusun hiç götünü siktirmedin mi” diye sordum.
Sevtap “Ne götümü mü sikecek. Hayır olmaz deyince. Kaçmaması için kollarımla belinden bacaklarımda kafasından sıkıca yakaladım. Kıpırdayamıyordu, bir de orospuymuş, hiç götten yarak yememiş orospu olur muydu. Demek kısmet kocamaymış. Kocama dönüp
“Erkeğim bak işte sana hiç sikilmemiş taze bir göt deliği, şunu bir güzel sik bakayım.” dedim. Kocam “Kadınım, göt sikmekten büyük zevk aldığımı bilirsin. Bunu da gözlerinin önünde sikmekten büyük zevk alacağım.” dedi. “Hadi erkeğim daya şu sikini orospunun götüne dedim. Kıvranıyordu. Ama nafile ona öyle bir kelepçe atmıştım ki sorma gitsin kıpırdayamıyordu. Sevtap’ye “Kıpırdama, orospu, benim götümde sikildi. Merak etme çok acımayacak. Sadece bir kaç gün götünde sızı ile dolaşacaksın…sakin ol yoksa daha da çok acır. Bundan kurtuluş yok götünü serbest bırakırsan daha az acır. Nasıl olsa kocam sikini dibine kadar sokacak. Zorla sokmaktansa gel gevşe rahat rahat girsin dibine kadar.” deyince biraz gevşedi. “Acımayacak değil mi? ” diye sorarken kocamın yarağını göt deliğine doğru yaklaştırışını izliyordum. Göt deliğine temas ettiğinde bir süre bekledi. Sonra yavaş yavaş bastırmaya başladı. Sikinin ucu göt deliğini araladıkça Sevtap bağırıyordu.” AAAAhhhhhhhh, acıyor.” Ben de orospu karının bu arada amını yalıyordum. Sonunda göt deliği öyle bir açıldı ki kocamın yarağının başı içinde kayboldu. Sevtap “Dur dur girdi. Yeter çık artık acıyor.” diyordu. Kocam “Hop dedik esas bundan sonra zevk almaya başlayacaksın acılı kısmı bitti. Şimdi sikimi dibine kadar götüne sokacağım. Kıpırdama.” dedi. Sessizce bekledi. Yarrağın göt deliğinin içinde kaybolduğunu gördüm. Kocamın taşakları artık Sevtapnin kalçalarına ulaşmıştı. Sevtap’nin amını ve kocamın taşaklarını görebiliyordum. Onları yalamaya başladım. Sonra kocam Sevtap’nin götüne pompalamaya başladı. Sik götün içinde bir kayboluyor. Bir görünüyordu. Bazen ta dışarı kadar çıkıyordu. Göt deliği acaip açılmıştı. Sonra oradan tekrar içeri dalıyordu. Bir süre sonra Sevtap amımı yalamaya başlamıştı. Anlaşılan rahatlamıştı. Yeniden partimize dönmüştü. Bu arada ben onu bıraktım. Altından kalktım. Göt deliğimi vazelinleyip Sevtapnin yanında domaldım. Kocam Sevtapden çıkıp sikini benim götüme daldırdı. Bir ona sokuyor bir bana sokuyordu. Bu arada biz de dudak dudağa öpüşüyorduk iki orospu. Sevtap orgazm olup kendini kanapenin üzerine yüzüstü bıraktı. Kocam şimdi benim götümde sondaj yapıyordu. Ben orgazm olurken kocam menilerini götüme boşaltmaya başladı. Hemen Sevtap domaldıktan sonra kocamm Sevtap’nin de göt deliğine menilerini akıttı. Sevtap’nin götü ne güzel açılmıştı.
Hepimiz banyoya gidip temizlendikten ve çişimizi yaptıktan sonra beraberce üçlü koltuğa geri döndük. Kocam güzel bir slow müzik CD’si koydu. Şaraplarımızı yudumluyorduk. Birbirimizi öpüyorduk. Kocama hediyeyi gökte ararken yolda bulmuştum. Artık Bodrum’da sikişirken kocamı düşünerek üzülmeyecektim. Benim bir tanecik kocam harika zaman geçirdiğini söylüyor. Bodrum’da en güzel sikişleri yaşamamızı diliyordu. Benim dudaklarımı öpmekten mosmor etmişti neredeyse. Sevtap kocamı dansa kaldırdı. Dans etmiyorlar adeta sevişiyorlardı. İki çıplak bir araya geldiğinde başka ne yapabilirdi ki… Sonra kocam tekrar şarap almaya gittiğinde Sevtap yanıma oturdu. Güzide’cim benim böyle bir gece için sana çok teşekkür ediyorum. İnan Bodrum’da seni uçuracağım.” diyordu. “Götümü siktiğiniz içinde ayrıca seni öpmek istiyorum.” dedi. Öpüsürken “hadi gel dans edelim.” dedim. Hem öpüşüyor hem de dans ediyorduk. Ellerimiz birbirimizin okşamadık yerini bırakmamıştı. Kocam bu arada kadehlerimizi yeniden şarapla doldurmuştu. Kocamıın iki yanına oturduk. Bir yandan müzik dinliyor, şarap içiyor, birimiz kocamı dudaklarından öperken diğerimiz de sikini yalıyorduk. Arada bir ara verip kadehlerimizi tokuşturuyorduk. Kocamın siki yeniden taş gibi olmuştu. Bizi değişik pozizyonlarda sikiyordu. Birimizi sikerken öbürü öpüşme okşama fasıllarını hallediyordu. Amlarımızın suları birbirine karışmıştı. Birimizi amını sikerken pozisyon müsaitse diğeri hem siki hem de amı yalıyordu. Kocam da coşmuştu sanki bir türlü boşalmıyordu. Aslında zaten iki kere boşalmıştı. Üçüncüsü için epey bir zamana ihtiyacı vardı. İkimiz de korunmuyorduk. O yüzden ne kadar az boşalır ve ne kadar uzun sikerse o kadar iyi idi. Bir kaç kez orgazm olduğumuzu hatırlıyorum. Sabahın ilk ışıkları pencereden içeri sızmaya başladığında kocam spermlerini ikimizin de ağzına boşaltmıştı. Sevtap ile bir süre yalaştıktan sonra kocama baktık uyuyup kalmıştı. Biz de hemen oraya kıvrılıverdik. Sabah saatin sesi uzaklardan geliyordu. Ama ben duydum ve herkesi uyandırdım. Bir panik ve telaş içinde banyoya koştuk banyo maalesef küçüktü. Biri duş alırken bir tuvaletini yapıyordu.” Sevtap hani acımayacaktı. Götümü mahvettiniz. Tuvaletimi yaparken acıyor.” diyordu. Kahkalarla gülüştük. Sevtap “Gülün gülün siz.” diyordu. Kocam “biz de bir daha götünü sikmeyiz.” deyince “İyi be sen götüme sikin tadını öğret ondan sonra da bir daha sikmem de. Ben anlamam yine sikeceksin.” dedi. Ben “Sen üzülme sevgilim. Ben kocama senin götünü daha çok siktiririm. Hem Bodrum’da daha başka yarakların da tadına bakacak göt deliğin.” dedim. “Evet, ya hadi gidelim de izin kağıtlarımızı alalım. Daha hazırlık yapmamız gerek.” dedi.
İşe geç kalmıştık. Müdür bizi kesin fırçalayacaktı. Müdür bey odasına ikimizi de çağırmıştı. İçeri girerken plan B’yi uygulamaya karar verdik. Müdür nerede kaldınız deyince hiç sormayın başımıza geleni hemen öyle kısacık anlatamayız. Müsaade edin de oturalım. Öyle anlatalım. Mevzu uzun… dedik. İkimizde diz üstü etek giymiştik tam karşısına geçip oturduk. Ama öyle bir falsolu oturduk ki otururken alta ne var ne yok göründü. Bacak bacak üstüne aterken yine ta amıma kadar gördüğünü anlamıştım. Taş kesilmişti. Çünkü acele ile çıkarken külot giymemiştim. Sevtap’de de külot yokmuş. Hanımlar ne içersiniz diye sordu. Müdür bey manzaranın güzelliği karşısında bizim geç gelmemizi unutmuştu. Bize koca birer fincan kahve söyledi. Sıcak gelmesini de özellike çaycıya tembih etti. Herifler zaten kırk saatte getirirlerdi. Bir de sıcak gelirse en az bir birbuçuk saat herif amımızı seyredecekti. Konuşma uzadıkça uzadı. Müdür, tekrar tekrar bir şeyler söylüyordu. Telefonlara ters tarafta olmasına rağmen hep sol eliyle bakıyordu. Koltuğunda iyice geriye kaykılmıştı. Orospu çocuğu çavuşu tokatlıyordu. Sevtap ile birbirimize baktık ve koltuklarımıza iyice yaslanıp bacaklarımızı hafifçe araladık. Hava ne kadar sıcak diyordu. Terlemeye başladı. Sonra kızardı. Bir yandan da belli etmemeye çalışıyordu. Ama artık iyice ipin ucunu kaçırmıştı. Biz ise farkında değilmişiz gibi bacaklarımızı biraz daha araladık. Herif sonunda patladı. Yalnız nereye patladı onu göremedik. Tamam kızlar ben sizin zaten geçerli bir mazeret olmadan işe geç kalmayacağınızı biliyorum. Hem ben sizin çalışmalarınızdan çok memnunum. İzin dilekçelerinizi bana gönderin dedi. Efendim kaçar gün yazalım deyince kaç gün izniniz var ki diye sordu. Kırkbeş gün olduğunu söyleyince o çokmuş maksimum bir seferde otuz gün olabilir. Hem kırkbeş gün ben burada sizsiz ne yaparım.” dedi. Otuzar gün izni kapmıştık. Yarın sabah Bodrum’a gidiyorduk. Servise gittik. Araba hala hazır değildi. Sevtap sinirlenmişti. Bağırmaya başlayacaktı ki. Onu sakinleştirdim. Servis müdürünün ofisine çıktık. Adam bize çay falan söyleyince yanına gittim. Masasının üzerine oturdum. Adam amımı rahatlıkla görebiliyordu. Sonra ona dedim ki “bunun bir yolu olmalı bu araba bu gün hazır olmalı biz yarın yola çıkıyoruz.” “Mümkün değil beş günden önce hazır olmaz sormadığımız yer kalmadı. Bu parçayı hiç bir yerde bulamıyoruz. Sipariş verdik beş gün sonra burada olacak.” diyordu. Ben mutlaka bir yolu olmalı deyip yanındaki sandalyeye ilişiverdim. Pantolonunun üzerinden sikini okşamaya başladım. Bir daha bakayım. Falan demeye başladı. Sonra masanın altına girdim. Pantalonunun fermuarını açıp sikini yalamaya başladım. Çok çabuk ağzıma boşaldı. Ama bize beş günlük bir araba vermeyi ve arabayı bize Bodrum’da bizzat kendisi teslim etmeye söz verdi. Arabayı oradan alıp çıktık. Akşam kocam bana ve kendine yeni bir telefon almıştı. Niye diye sorduğumda sonra bu telefonun özelliklerini öğreneceksin dedi. Kullanım klavuzumu da çantama koydu. Sevtap o gece evine gitti. Hazırlığımı yapıp kocamla seviştik ve yattık.
Sabah erkenden dörtte Sevtap kapıya damlamıştı. Kocam bizi yolcu ettikten sonra eve gitti.
…devam edecek…