Bodrum Macerası Bölüm 4 (Dişi Panter)

“Eyvah, bir şey unuttular sanırım, geri geliyorlar!!!” dediğimde, suratı bembeyaz olmuştu. Çok hızlı bir şekilde kalkıp kıyafetlerini aldı.“ Tamam, dur sakin ol, sadece biraz heyecanlanmanı istedim, gelmiyorlar her şey yolunda” deyince yüzüme sinirli bir şekilde baktı. Böyle bir şeyin şakası bile olmazdı ama zevzekliğim tutmuştu bir kere. Kıyafetlerini giymeye başladı ve girdiğim şoktan çıkıp, “dur yapma, özür dilerim, gereksiz bir şeydi” desem de beni dinlemiyordu. Merdivenlere yönelip alt kata indiğinde peşinden gittim. “Lütfen gitme” diye direttim ama kapıyı çarpıp gitti. Öylece kalakalmıştım. Odaya çıkıp hızlı bir şekilde üzerimi giyindim. Kararımı vermiştim ve bu sefer ben onun yanına gidecektim. Aşağıya inip kapıyı açtığımda karşımda duruyordu. ”Nasıl, hangisi daha heyecanlıydı?” diyerek, yüzünde hınzır bir ifade ile gülüyordu. “Sen gerçek bir cadısın, sana en yakın zamanda bir süpürge almak lazım,” dediğimde kapıyı kapatıp boynuma sarıldı. Çok rahatlamıştım. “Sana gerçekten kızdım, hem dur bakalım daha intikamımı almadım” diye kulağıma fısıldıyor, nefesi kulağıma ılık bir meltem gibi çarpıp, teninin kokusuyla adeta başımı döndürüyordu. Heyecanım daha da artmıştı.” Seri bir şekilde merdivenleri çıkıp bu sefer zaman harcamıyor hızlıca birbirimizin kıyafetlerini çıkarıyorduk. Tamamen çıplak kaldıktan sonra beni itip yatağın üstüne fırlattı. Avını parçalayacak bir dişi panter gibi bana bakıyordu.Yatağın üzerine çıkmış, ben üzerime oturacağını sanırken ayağa kalkmıştı. İçine girmek için sabırsızlandığım manzarayı bana izletiyor, eliyle amını okşuyor ve sonra arkasını dönüp beni çıldırttığını bildiği kalçalarını elleriyle iki yana ayırıyordu.
Son olarak yüzünü dönüp üzerime oturacak gibi yapıp tekrar ayağa kalktığında ise eskişehir escort dayanamayıp “ tamam artık gel” diye fısıldasam da bir taraftan gülüyor, bu oyunu oynamaya devam ediyordu. Beklediğim an gelmişti ve yavaş yavaş üzerime oturdu, artık kaskatı kesilmiş sikimi eline aldı ve tam için alacakken tekrar dışarıya çıkarıp iyice ıslanmış amının sularıyla üzerinde kaymaya başladı. Bir müddet sonra yine eliyle tutup içine alacakmış gibi yapıyor kafasını amının etrafında gezdiriyor ama çok az sokup yine arasına sıkıştırdığı sikimin üzerinde ileri geri kayıp duruyordu. Belli ki bu, intikamın ikinci perdesiydi ama beni çıldırttığı kadar bu durum daha da iştahımı kabartmıştı. Son olarak, dizlerini yerden kesip ayaklarının üzerine kalktı, yine kafasını içine aldığında, ”hadi ama” dedim. O ise gülerek ”şşşş konuşma, kendini bana bırak ve manzaranın tadını çıkar” deyip çok yavaş bir şekilde üzerine oturmaya başladı. O kadar ağır hareket ediyordu ki içinin ıslaklığı ve sıcaklığında ömrümden ömür gidiyordu adeta. Aletim yavaş yavaş amının derinliklerine gömülürken sonuna kadar içine girmek için sabırsızlanıyordum. Artık Funda da hızlanmaya başlamış üzerimde seri bir şekilde inip kalkıyordu.
İnlemelerimiz odanın duvarlarında yankılanıp, hoş bir melodiye dönüşüyor, bu otantik temmuz akşamında, tek vücut olan çıplak bedenlerimizin bronzluğunda kayboluyordu adeta. Tekrar dizlerinin üzerine doğru oturduğunda göğüslerini emmeye başladım, kendinden geçip çığlıklar atmaya başlayınca bu sefer benim göğüslerimi ısırıyor, sanki sevişmiyor adeta birer düşman gibi birbirimizle savaşıyorduk. Her oturup kalktığında bacaklarıma çarpan kalçalarından çıkan ritmik ses çığlıklarıyla bütünleştikçe bu anın bitmesini hiç istemiyordum.
Artık kontrolü ele eskişehir escort bayan alma zamanıydı. Fundayı sert bir şekilde kucağımdan indirdim ve belinden kavrayıp dizlerinin üzerinde domalttım. Manzaranın güzelliğine dayanamayıp yine kafamı kalçalarının arasına gömüp yalamaya başladım. Onu iyice yatağın kenarına çekip aşağıya indim Sonra sikimin başını amına dayadım ve birkaç saniye sürttükten sonra çok hızlı bir hareketle içine girdim. Derin bir nefes çekip “hayvansın!!” diye bağırdıkça sert darbelerle içine girip çıkıyordum, arada kafasını çevirip yüzüme şehvetli bir şekilde baktığında, onunla göz göze gelmek beni daha da kamçılıyordu. Fundanın ise nefesi iyice sıklaşmış ve sonunda çığlıklar atıp titreyerek boşalmıştı. Yüzükoyun yatağa uzandığında ben de onun üstüne uzanmıştım. Sanki orgazmı bitmemiş hala derin derin nefes alıp veriyor ben ise sikim içinden çıkmış olmasına rağmen rahat durmuyordum. Bu sefer göt deliğini zorlamaya başladım. O pozisyonda bile içine almaya çalışıyor ama acıdan kıvranıyordu. Kafası içine girince çığlık attı ama yine de durumdan memnun görünüyordu. Ben ise zorlamaya devam ediyor o gülerek altımda kıvranıyor bu sefer kaçmaya çalışıyordu. Son anda altımdan kurtuldu ve sikime saldırıp ağzına alıp boğazına kadar dayadı. Aletimi her çıkarışında gelen balgamları üzerine tükürüp eliyle dağıttı “arkama geç ve beni götümden bağırta bağırta sik” derken bile gülüyordu. Sonra önümde domaldı ve elleriyle kalçalarını ayırıp bekledi. Önce dilimle yokladıktan sonra deliği iyice kıvama gelmiş ve açılmıştı. Tüm spermlerimi akıtmak için sabırsızlandığım o dar deliğin içine yavaş yavaş kafasını soktuğumda yine kıvranmaya başlamış kalçasını sağa sola çeviriyor, acıyla karışık zevk çığlıkları atıyordu. Tamamı escort eskişehir soktuğumda , “ohh” diye bağırmış “daha hızlı” diye bana komutlar veriyordu. O muhteşem ve dar deliğini bana siktirirken kendinden geçiyor daha sertçe içinde kaymaya devam ediyordum. Hiç beklemediğim bir anda kendini çekip sırt üstü yatağa uzandı, yüzüme bakıp “gözlerini görmek istiyorum artık” deyince bacaklarını omuzlarıma dayadı. İyice gevşemiş arka deliğine girmemle dudaklarıma yapışmam bir olmuştu. Arada bir gülüp gözlerimin içine bakıyor, oradan içime işliyordu adeta. Ben göt deliğini içinde kayboldukça ikimizde zevkten inliyorduk. O ise daha yok mu der gibi iki ayaklarını belime dolayıp kendine doğru bastırırken dayanamayıp iliklerime kadar göt deliğine patlamıştım. Günlerin verdiği birikimle içinde bir nehir gibi aktığımı hissettim. Boşalırken tüm inlemelerimi siteden duymayan kalmamıştı sanırım. Soluklarımız birbirine karışmış yine dudaklarını öpmeye başlamıştım. “Hadi içimden çık ve sırt üstü uzan, ziyan etmeyelim” dediğinde bahsi geçen şeyi anlamamıştım. Dediğini yapıp sırt üstü uzandığımda döllerin hepsini sikimin üstüne ve göbeğime akıtmaya başladı.
Tıpkı bir şelale gibi akan spermlerimin tamamını boşalttıktan sonra elleriyle üstüme dağıttı ve bu sefer yalayıp yutmaya başladı, bir damlasını bile ziyan etmeyene kadar üzerime bir krema gibi yaydığı her dölü yutmuştu. Son olarak sikimi eliyle sıkıp içeride kalanları da emerken dilini üstünde gezdiriyor ve bir anda köküne kadar ağzına alıyor inmekte olan sikim ağzının içinde yeniden büyüyordu. Bu müthiş an bittiğinde gelip yanıma uzandı ve dudaklarımdan öpmeye başladığında, dudaklarının lezzetiyle karışan döl tadı kendimi garip hissetmemi sağlamıştı. Tatlı yorgunluğun verdiği haz ile bir süre birbirimize sarılıp dinlendik. O ara telefonum çaldığında Seda aramıştı ve nasıl olduğumu soruyordu. Ben ise uyuma numarası yapmış ve nerede olduklarını sormuştum. Havaalanına yaklaşmışlardı ve ikinci bölüm için yeterince zamanımız kalmıştı.

Bodrum Macerası Bölüm1

5 Temmuz 2016
Kapıyı açtığımda üzerinde pareosu ve altında görünen bikinisiyle bir tanrıça gibi karşımda duruyordu. Göz göze geldiğimiz anda bile elim ayağım kesilmiş, kekelemeye başlamıştım. Bu-buyurun diyebilmiştim sadece. “Havuza gidecektik, Seda evde mi acaba?” diye sordu, gözlerini hiç kaçırmadan. Eşime seslendim “Funda Hanım geldi!!”

29 Mayıs 2016
Üç dört ay önce xhamster da tanışmıştık Funda ile. Ben İstanbul’da, o ise Almanya’da yaşadığı yetmezmiş gibi ikimizde evliydik. İmkânsızlıklar üzerine kurulmuş gibi görünüyordu her şey. Sırf bu yüzden, bana gönderdiği seksi resim ve videolarının hıncını bazen eşimden bazen ise elime aldığım sikimden çıkarıyordum. Funda, seksi bir esmer güzeliydi, öpmeye doyamayacağım ateşli dudaklara sahipti. Kalçaları aklımı başımdan alıyordu, ancak rüyalarımda domaltıp sikebildiğim o harika ve dolgun kalçaları içimden bir şeyleri koparıyordu resmen. Onu, yakından görebilme fikri bile beni heyecanlandırmaya yetiyordu. Bir gün bir araya gelirsek yapacaklarımızdan konuşuyorduk ama o bu konuya daha realist yaklaşıyor bunun mümkün olmayacağını söylüyordu. Muhabbetini seviyordum, espri anlayışının yanında, aynı zamanda süpürgesi olmayan bir cadılığı da yok değildi. Hayalimi gerçeğe dönüştürecek kıvılcımını ateşleyen ise bana verdiği, Temmuz da Bodrum’a geliyoruz haberiydi. Öğrendiğim bu haberden sonra bütün dengem alt üst olmuş ve o tarihte Bodrumda olabilmek için önceden ayarladığım tatil planlarını değiştirmem gerekecekti. Güzel bir sitede triplex bir villa kiralamışlardı. Bir gün yine yazışırken kalacağı sitenin adını bana yazmış ama olabilecekleri hiç hesaplamamıştı. Ne pahasına olursa olsun, o tarihlerde orada olmayı planlıyordum. Geçen yıl yine Bodrum’da tatil yapmış olmamız eşimi ikna etmekte sorun olabilirdi. Neyse ki onun da çözümünü bulmuştum. O sitede bir arkadaşımın yazlığı olduğunu ve bu yıl gidemeyeceğini söyleyecek, Almanya’da ki ablası ve eşini de çağırıp, terasında mangal, rakı eşliğinde keyif yapabileceğimizi söyleyecektim. Bu zaten hayalini kurduğumuz bir tatil modeliydi ve ablasına düşkünlüğü yüzünden Sedayı ikna etmem kolay olmuştu. Sonrasında internet üzerinden yazlığı ayarlamış, tarihi denk getirmiştim ama en büyük sorun Fundanın henüz bundan haberi olmamasıydı. Bitmek bilmeyen uzun bir Haziran ayından sonra tatil zamanı gelip çatmıştı. Bodrum’a gittikten bir gün sonra da Almanya’da ki misafirlerimiz gelecek, 4 gün kaldıktan sonra daha önceden planladıkları ve benim yüzümden erteledikleri sakarya escort Antalya ya geçeceklerdi. Tatile çıkmadan bir gece önce Funda ile yazıştığımda ise tatil heyecanından bahsedip durmuştu ama ben ona, bizimde orada olacağımızı söylememiştim.
Ertesi gün motoru çalıştırıp yola koyulduğumuzda, Bodrum tabelasını hiç göremeyeceğimi düşünmüştüm. Nihayet sitenin kapısına gelip eve valizleri taşıdığımızda ilk iş olarak terasa çıkıp bir umut havuzu yoklamaya başlamıştım bile. Henüz Funda görünürde yoktu. Ben zamanımı boşa harcamayacak evde yol yorgunluğunu atmaktansa havuz başında dinlenmeyi tercih edecektim. Seda ise tam tersi klimanın serinliğinde dinlenmek için evde kalmıştı. Hesaplarıma göre bizden önce gelmiş olmaları gerekiyordu. Belki de Bodrumun eşsiz koylarından birine gitmişlerdi ama ben her ihtimale karşı yorgunluktan uzandığım şezlongda uyumamak için direniyordum. O gün Fundayı görme şansım, eşimden gelen telefonla bozulmuştu. Karnı acıktığı için dışarıya çıkıp yemek yemiş, ertesi gün gelecek misafirler için alışveriş yaptıktan sonra yorgun bir şekilde eve dönmüştük. Ben ise terasta bira açıp gelen geçeni gözlemeye başlamıştım. Sigara üstüne sigara içtim ama saat iyice geç olmuştu, biraz da yıldızları izleyip, yatağa geçip uzandım. Tam uyumak üzereyken bitişikten gelen karyola ve sevişme sesiyle yerimden fırladım. Hatta, kadının attığı çığlıklara, Sedanın bile uyanıp “Yuh, karıya bak ne azgın ha” deyince İkimizde gülerek birbirimize baktık, daha sonra gelen seslerden azmış ama yorgun bir şekilde yatıp uyuduk. Ben ara ara heyecandan uyanıyordum. Sonunda sigara içme bahanesiyle kalktım ve telefondan xhamster da on line olup olmadığını kontrol ettim ama nafile. Muhtemelen siteye girme fırsatı henüz olmamıştı.O gün erkenden uyanıp havaalanına gidecek, Sedanın ablası Defne ve bacanağım Barış abiyi karşılayacaktım. Uyumak için tekrar yatağa dönüp 3 saat deliksiz bir uykudan sonra sabahın ilk ışıklarıyla teras’a çıktım. Yeni doğmakta olan güneşin, Egenin eşsiz denizine düşen yansımalarını izlerken, bitişikteki villanın terasından bir çift gözün bana doğru baktığını hissettim. Üzerinde transparan geceliği, şaşkın ve tedirgin gözlerle korkuluklardan başını uzatmış bana bakıyordu. Gecelikle yakalanmış olmanın verdiği bir telaş değildi bakışlarında ki tedirginlik. Bizi uykumuzdan uyandıran çığlıkların sahibi kadını görünce, kısa süreli bir şoka girmiştim. O çığlıklar Funda’ya ya aitti. O beni görmeyi ummuyordu elbette ama ben de sakarya escort bayan koca sitede onu yan terasta görmeyi hiç ummamıştım. Villalar ikiz ve bitişikti, bu sitede belki de 100 adet villa vardı ve ben %1 olan şansımı tam 12 den vurmuştum. Funda ise donuk bir ifade ile 5-10 saniye yüzüme baktıktan sonra hiç tepki vermeden içeriye yöneldi. Sanırım kırmızı çizgilerini ihlal etmiştim. Benim için ok yaydan çıkmıştı ve onunla birlikte olmak için her yolu deneyecektim. Eşlerimiz bu kadar yakınımızdayken nasıl olacaktı, bu konuda ise hiçbir fikrim yoktu. Su akar yolunu bulur deyip üzerime bir şeyler giydikten sonra arabaya indim ve tekrar telefonu açıp xhamster’a girdim. O ise çoktan “Sen manyak mısın ne yapmaya çalışıyorsun?” Diye yazmıştı. Hızlı bir şekilde “merak etme istemediğin bir şeyi asla yapmam ama dün gece o seslerin senden geldiğini anlayamamam seni yeterince tanımadığımın da bir göstergesi olsa gerek ki böyle bir hata yapmışım. Hem benimde eşim yanımda, hatta şu an arabadayım, havaalanına gidip 2 misafir daha alacağım, bu gün havuzda mı olacaksınız?” Diye sorduğumda ise “evet” cevabını aldım. Bu cevap bana çok da kızmadığını gösteriyordu. İnşallah Seda denize gitmek istemez diye de geçirdim içimden. Misafirleri alıp geldikten sonra onların yorgunluğunu bahane edip havuza inmeyi teklif ettim ve kabul ettiler. Güzel bir kahvaltıdan sonra havuza indiğimizde Funda ve eşi şezlongda yüz üstü uzanmış güneşleniyorlardı. Üzerindeki kırmızı bikini vücut hatlarını öyle bir ortaya çıkarmıştı ki çıplak olsa bu kadar tahrik olmazdım. Eşinin kıskanç olduğunu bildiğim için güneş gözlüklerimi takmıştım, onu seyrettiğimi Seda da fark etmemeliydi. Öyle çarpıcı bir fiziğe ve kalçalara sahipti ki dikkat çekmemesi mümkün değildi. Biraz Barış abi ile muhabbet ettikten sonra kendimi havuzun serin sularına bıraktım. Sonra, Seda, Barış abi ve Defne de havuza girdi, tabiki 10 dakika sonra Funda ve eşi de. Daha sonra Funda ve eşinin aralarında Almanca konuşmaları Barış abinin dikkatini çekmiş olmalı ki hemen yanlarına yaklaştı ve selam verdi. Benim duyamadığım mesafedeydiler ve yüzme bahanesiyle biraz daha yaklaşınca boşuna çaba sarf ettiğimi anladım. Çünkü Türkçe konuşmuyorlardı. Daha sonra Defne yanlarına gitti sonra da bizi çağırdılar ve tanıştırdılar. İlginç olduğu kadar aşırı heyecanlanmıştım. 5 aydır muhabbet ettiğim kadın ile Barış abi sayesinde resmi olarak tanışmıştım. Bu tanışma faslı iyi mi olmuştu, kötü mü zamanla anlayacaktım. Sorulması gerekeni escort sakarya hemen sordum. “ siz Almanya’dan tanışıyor musunuz yoksa?” Fundanın kocası Necatiden aldığım “Hayır“ cevabı beni rahatlatmıştı. Kendisi ile çok da yüz göz olmak istemiyordum, çünkü aklımdan karısı ile sevişmek geçerken samimi olmamız pek işime gelmemişti. En iyisi biraz muhabbet ettikten sonra oradan ayrılmak olacaktı ki öylede yaptım. 10 dakika sonra Seda yanıma geldi ve “sana bir haberim var şok olacaksın, o tanıştığımız çift var ya bizim yan komşuymuş.” Ben ise bildiğim bu detay için çok şaşırmış gibi yaparak “hadi canım bak sen şu tesadüfe” diye tepki verdim. “He bitmedi sana sormadan bir şey yaptık” diye de ekledi. Akşam mangal için Fundaları bize davet etmişlerdi. Bu coğrafyanın ikliminden midir nedir bilmem ama hangi ara bu kadar samimi oldular anlayamadım. Biraz sahte tripler atıp “yapacak bir şey yok” diye de eklemeyi ihmal etmedim. Hemen yine kafamda planlar yapmaya başladım ama 6 kişinin içinde 2 kişinin ortadan kaybolması hiç kolay bir durum değildi. Akşam denizden batmakta olan güneşe karşı mangalı yakıp etleri atmaya başlayınca Funda ve eşi de çoktan aramıza katılmıştı. Rakılar açılmış muhabbetin dibine vurulmuştu ama ben adeta sessizliğe bürünmüştüm. Hep kafamda birlikte olma planları yaptığım kadının karşımda oturması beni daha çok çıldırtıyordu. Arada hafiften ısırdığı alt dudağını izledikçe şortumun içinde sürekli hareketlenmeler oluyordu. Bazen göz göze geliyor hemen gözlerimizi kaçırıyorduk ki, Barış abi “Rakımız bitti” diye bağırdı. Bacanağım sağ olsun arada bir beni Fundanın eşine övüyor,” bu bacanak var ya böyle sakin durduğuna bakma çok fırlamadır” diye eklemeyi de ihmal etmiyordu. Gülsem mi ağlasam mı? Adam niyetimi öğrense beni terastan aşağıya kesin atardı.
İlgi odağı olmamak ve rakıyı almak için mutfağa geçtiğimde sıkıştığımı anlayıp tuvalete uğramak için bir alt kata indim. Sikim iyice sertleşmişti ve taşaklarım resmen ağrımaya başlamıştı, elime alıp boşalıp rahatlasam mı acaba diye düşünmeden edemiyordum. Tam o anda merdivenden gelen ayak sesleri ile toparlandım, belli ki biri tuvalete geliyordu. Hızlıca ellerimi yıkayıp kapıyı açtığımda Funda karşımda duruyordu.Tuvalete girecekti ve ben yolunu kapatıyordum. Geçmek ister gibi yaptı ama kapının önünde hareketsiz durup geçmesini engelledim. Hafif kaşlarını çatıp gözlerime bakmaya başladı. Öyle seksi bakıyordu ki beni ayakta boşaltabilirdi. Ahşap merdivenden inen biri olursa ayak seslerini duyabilirdim. Bu benim için küçük görünen ama belki de bir daha bulamayacağım kadar büyük bir fırsattı, 5-6 saniye bakıştıktan sonra, Funda’nın son olarak alt dudağını ısırmasıyla……………..

to be continued

Kocam sikemeyince

Öfkeyle, nereye gittiğimi bilmeden hızlı adımlarla yürüyüp duruyordum. Dağ evinde çıplak kocamın önündeki pörsümüş erkekliği, bir yandan işyerinden gelen telefonla görüşmeye çalışırken, bir yandan bana çaresizce bakışları gözümün önünden gitmiyordu. Hırstan gözümden yaşlar dökülüyor, etrafımdaki güzellikleri s*s perdesinin arkasından görüyordum.

Neden sonra kendime geldim. Dağlık arazide giderek yukarılara yükselen eğimli dar patikada hızlı yürüyüş temposu iyi gelmişti öfkeme… Soluk soluğa kalmıştım. Etrafıma bakındım. Nereye gelmiştim böyle?

Cennetten bir köşeydi sanki… Her taraf yemyeşil bitki örtüsüyle kaplıydı. Yeşilin her rengi üstüme üstüme geliyordu… İsmini bilmediğim ağaçlar, yerlerde otlar, etrafı çevreleyen dağlarda yankılanan türlü türlü kuş cıvıltıları… Su sesi geliyordu kulağıma kuş cıvıltılarının arasında… İleride sıklaşan ağaçların arasından geliyordu şırıltı… Köyün içinden akan dere olmalıydı bu, kaynağı burasıydı demek ki…

Biraz daha ilerledim. Vadinin tabanında akan dereyi gördüm… Patika yolun biraz altında, dağdan taşıdığı millerle kumdan çakıldan minik bir düzlük oluşturmuş, kayaların arasından şırıl şırıl akıyordu. Hayranlıkla, huzur içinde suyun sesini dinledim. Derin bir nefes alıp yeni yeni ayırdına varmaya başladığım çamların, dağdan esintiyle gelen kekiklerin, dağ çiçeklerinin, çimenlerin kokularını ciğerlerime çektim.

Derenin kenarına kadar ilerledim. Tertemiz, berrak bir suyu vardı. Eğilip elimi soktum, önce tadına baktım birkaç yudum alıp… Sonra avuçlarımla tekrar tekrar su alıp yüzüme çarptım. Yürüyüş temposuyla terleyen yüzümü yıkadım. başımı kaldırıp etrafıma, dört bir yana bakındım dikkatlice…

Yeryüzündeki tek insan, Havva gibiydim şu dağın başında… Kuş cıvıltılarından başka bir kul yoktu etrafta… Üzerimdeki askılı tişörtü çıkarıp kenara koyuverdim. Derenin serin suyunu bolca alıp yüzüme yüzüme çarptım. Gözlerimi kapatarak yüzümü, saçlarımı ıslatan suyun boynumdan çıplak göğüslerimden bedenime, okşayarak, süzülerek inişini hissettim. Su damlaları bir erkeğin nazik okşayışları gibi iri memelerimin arasından kendine yol bularak iniyordu aşağılara…

Yalnız olmanın verdiği rahatlıkla, üzerimde sadece bir kısa kloş etek ve spor ayakkabılarımla huşu içindeydim bu ısisız vadide… Tam rahatlamış, huzur içinde etrafımdaki güzellikleri izlemeye başlamıştım ki, ileriden bana seslenen kocamın dağda yankılanan sesini duydum.

“Güüll…” diye bağırıyordu…

Canım sıkıldı. Başımı çevirip baktım. Arkamdan beni aramaya çıkmış olan kocam nefes nefese bana doğru geliyordu. Patika yoldan inip yuvarlana yuvarlana yanıma, derenin kenarına kadar geldi. Dili bir karış dışarıya çıkmış, eğilip dizlerinden destek almaya çalışıyordu.

“Aşkım, ne arıyorsun bu dağ başında buralarda? Sana yetişmeye çalışıcam diye koşturmaktan bittim valla…” Sinirlerim geriliverdi bir anda yine… Tersledim,

“Gelmeseydin sen de… Ne diye geldin?”

“Merak ettim Gül… Öfkeyle çıkıp gidiverdin.” Etrafına bakındı tedirgin tedirgin… “Yalnız başına… Kadın halinle…” Gözlerini açarak ilk defa görmüş gibi hayretle çıplaklığıma baktı… “Böyle çırılçıplak… Ne yapıyorsun sen karıcım?” Acıyla güldüm,

“Merak etmiş…” Öfkem kabardı yine, sesim giderek yükselmeye başladı. “Niye merak ediyorsun ki? Burda da yalnızım, evde yatakta da yalnızım ben… Sen… Sen işinle evlisin. Ben kadınım ama sen erkek misin? Sikmeyi bile beceremiyorsun, erkek müsveddesi… Bıktım artık senin kalkmayan sikinle uğraşmaktan… Anlıyor musun? Bıktım… Bıktım…”

Gözlerimden yaşlar akıyordu bunları yüzüne haykırırken… Yaklaştı, beni kollarının arasına almaya, yatıştırmaya çalıştı.

“Yapma karıcım, üzme beni… Biliyorsun iş stresi, şu bu… Geçici işte… Üzme beni… Seni deli gibi seviyorum. Geçecek bunlar… Bir çaresine bakarız… Yıpratma kendini… ”

“Dayanacak halim kalmadı benim… Gencecik kadınım ben… İhtiyaçlarım var… Geçecek geçecek diyorsun, bunca zamandır geçmedi işte… Hep aynı, hep aynı… Her şey para demek değil ki… Sevişmek istiyorum. Yanıyorum. Ateşimi söndür istiyorum. Ama nerde?”

Öfkeden deliye dönmüştüm, kendimi kaybetmiştim adeta… Her zamanki, ölçülü ev kadını gitmiş, başka bir Gül gelmişti sanki.. Bir elimle kloş mini eteğimi tutup yukarı kaldırdım. Külot yoktu altımda… Diğer elimle çıplak kadınlığımı avuçlayıp ona gösterircesine sıktım,

“Şuna bak… Yanıyor bu… Amım yanıyor… İçine girilsin istiyor. Erkek gibi erkek olsan, doyurursun bunu… Aç bırakmazsın… Neden kalktık geldik buraya? İşinden, şehirden uzaklaş diye… Stres bitsin, sikin kalksın diye, cinsel yaşamımız düzelsin diye… Ama sen ne yapıyorsun? Burada bile iş düşünüyorsun.”

“Yapma Gül… Yaşadığın lüks hayatı, arabaları, yazlığı, her şeyi unutuyorsun. O iş sayesinde oluyor bunlar… Bu kadar büyütme” Artık ikimiz de burun buruna, bağırmaya başlamıştık birbirimize…

“Senin olsun hepsi… Al başına çal. Her şeyim var ama, erkeğim yok. Şimdiye kadar aldatmadım seni, boynuzlamadım, ar namus dedim. Ama bitti artık. Dayanamıyorum. Ayrılalım. Erkek istiyorum ben… Kadınlığımı yaşatacak erkek istiyorum. Bana seksi yaşatacak, beni adam gibi sikecek,sikilmeye doyuracak erkek istiyorum, anlıyor musun beni?”

“Azgın fahişe… Bir sürü vibratör aldım sana… Oynayıp duruyorsun işte onlarla… Şimdiye kadar şikayetin yoktu, benim yanımda sokup çıkarıyordun kızışmış amcığına… Şimdi ne oldu?”

“Aptal herif… Gerçek erkeğin sikinin yerini tutar mı onlar? Sen ne anlarsın? Erkeğin altında ezilirken orgazm olmanın zevkini vermez o sahte plastikler… Öpüşmezler sikişirken… Sevip okşamazlar, bedenime sarılmazlar, öpüp koklamazlar… “

“Abartma işte azgın fahişe…”

“Fahişe ha? Bunca zaman o küçük pipinin kahrını çeken, seni boynuzlamayan ben fahişeyim ha? Ama gör sen, broşanıcam senden, gidip istediğim gibi gerçek erkek bulacağım kendime… Bir işaretime bakar. Senin yanında bile asılıyorlar, en yakın arkadaşların hatta… Haberin yok senin… Gidip erkek bulucam. Hatta erkek değil, erkekler… Birden fazla… Erkekler bulacağım. Koca yaraklı erkekler… Doya doya sevişicem onlarla… Kadınlığımı, gençliğimi, güzelliğimi yaşayacağım. Cinselliğin tadına varmak istiyorum artık… Seksin… Sevişmenin… Sikişmenin… ”

Sustum sonunda…. Bir şey söylemeden bakıştık. Öfke patlaması yaşıyordum. Kocam da şaşırmış, ne diyeceğini bilemeden bakakalmıştı yüzüme… İlk defa böyle bir patlama yaşıyorduk evliliğimiz boyunca… Kısa bir sessizlik oldu. Derenin şırıltısı… Kuşların cıvıldamaları… Rüzgarın sesi… Konuşmadık bir an… Kinle bakışıyorduk. Sonra o sessizliği tok bir erkek sesi bozdu,

“Biz yardımcı olalım mı gençler?”

“Ayy…” diye bir çığlık koparıp korkuyla başımı sesin geldiği yöne, patika tarafına çevirdim kocamla aynı anda… Patika yolun kenarında iki adam… Ellerinde birer tüfek, sırtlarında çanta, gözleri bizde, daha çok bende, sırıtarak bakıyorlar… Sırtlarındaki yelekler, pantolonlar, ayaklarındaki kalın botlardan ava çıktıkları belli oluyor.

Nasıl bu kadar rahat olabildim, nasıl böyle çıplak kalmaya cesaret edebildim diye kendi kendime kızarak aniden eğildim, yerdeki tişörtümü alıp arkamı döndüm erkeklere, sırtıma geçirdim. Tekrar onlara döndüğümde nerdeyse burun buruna geldim adamlarla…

Bir anda patikadan aşağıya inmiş, yanımızda bitivermişlerdi ben tişörtümü giyene kadar… Kocam beti benzi atmış bir halde adamlarla benim arama girip beni perdelemeye, korumaya çalışarak,

“Ne.. Ne diyorsunuz siz arkadaşlar? Ne işiniz var burada?” diye kekeledi.

Korkuyla erkeklik gösterisi arasında kalmış bir tavrı vardı. Ve ben bile etkilenmemiştim onun söylediklerinden… Korktuğu o kadar belli oluyordu ki… Nitekim öndeki adam escort bursa tınmadı bile,

“Siktir lan…” diyerek eliyle kocamın kolundan tutup yan tarafa savurtuverdi. Bu ani hareketi beklemeyen kocam yerdeki çakılların üzerine seriliverdi boydan boya…

Adamla göz göze geldik. Bende de korku, ama daha çok öfke vardı. Bu iki yabaninin çıplak bedenimi görmesine sebep olmuştum. Kendime, kocama, adamlara öfke doluydum.

Adamlarsa yiyecek gibi bakıyorlardı bana, tişörtün saklayamadığı, inip kalkan göğüslerime, mini eteğimin meydanda bıraktığı çıplak bacaklarıma… Lider tavırlı olan önümde, diğeri yan tarafıma geçmişler beni seyrediyorlardı. Elimde olmadan ürperdim, göbeğimi açıkta bırakan tişörtün eteklerini tutup çekiştirdim, örtmeye çalıştım. Ben göbeğimi örtmek için alttan çekince bu kez memelerim çataldan aşağı açıldı. Kendi haline bıraktım ben de…

Esmer, sakalları uzamış, iri yapılı, ayı gibi bir şeydi önümdeki adam… Önü açık, göğsünün kılları görünen kareli gömleğinin kollarını sıvamıştı. Tüfeği tutan kürek gibi elleri, kalın bilekleri göze çarpıyordu.

“Deminki muhabbetiniz yarım kaldı bayan…” dedi o kalın sesiyle… Alaycılık vardı biraz sesinde, çokça istek, şehvet… Gözlerindeki bakışlar tamamlıyordu o şehveti… Dişisini görmüş vahşi hayvan bakışları vardı o gözlerde…

“Ne muhabbeti? Ne diyorsunuz siz?” dedim.

“Kocanla yaptığın muhabbetten bahsediyorum. Hani sikemiyordu seni kocan… Kendine erkek bulacaktın gidip… Amcığın yanıyordu hani… Yarak istiyordu… Sikilmek istiyordu… O muhabbet diyorum…”

Elindeki tüfeği bir anda indirip namlusuyla eteğimi kaldırıverdi. Korkuyla irkildim, eteğimi indirmeye, iki vahşinin gözleriyle sikmeye başladığı kadınlığımı örtmeye çalıştım. Kendimi bir adım geriye attım. Arkama baktım telaşla, arkamda dere var, gidecek yerim yok. Yan tarafa bir adım atayım dedim, ikinci adam sırıtarak önüme geçip engel oldu hareketime… Önümde de koca ayı… Kaçacak yerim yok. Çaresiz kaldım.

“Kocamla benim aramda bunlar… Sizi ilgilendirmez. Bırakın gidelim.” dedim öfkeyle…

“Yoo… Artık bizi de ilgilendiriyo. Kamu malı oldunuz, halka açıldınız bağıra bağıra… Biz centilmen adamlarız bayan… Kulak misafiri olduk, derdinizi duyduk, zor durumda olduğunuzu öğrendik. Size yardıma geldik. Sizin derdinizi hallediverelim gari dedik, öyle mi Rıfat? Yalan mı diyom?”

“He valla… Doğru söylüyon ağam…” dedi yardakçısı… Sırıtıyordu. Bana bakıyordu direkt, nerdeyse salyaları akacaktı açık ağzından… “Yardım edek size bağyan… Heç merak etme, bi çırpıda hallederiz derdini, tasa etme… Senin dermanın oluruz. Sike doyururuz seni…”

Bunu söylerken elini pantolonun önüne atmış, kabarıklığını okşuyordu hayvan… Arsız, yüzsüz herif, bir anda siz’li konuşmaktan vazgeçmiş, sen demeye başlamıştı cümlenin ortasında… O anda kocam yerden kalkıp aramıza giriverdi. Kollarını açıp beni heriflerin sikici gözlerinden korumaya çalıştı.

“Bakın, sorun istemiyoruz tamam mı? Bırakın çekip gidelim. Başımıza bir şey gelecek olursa fena halde başınız ağrır. Siz kim olduğumu bilmiyorsunuz benim…” diye efelendi. Yardakçısının ağam diye hitap ettiği ayı gülerek sordu,

“Peki sen bizim kim olduğumuzu biliyo musun beyfendi?”

“Nerden bileyim kim olduğunuzu bu dağ başında? Ne önemi var şimdi bunun?” dedi kocam…

“Bak iştee… Ne güzel, kimse kimseyi tanımıyo… İşimizi görüp gidicez, sizin derdinizi de halledicez. Güzel karını bir güzel sikicez…”

“Ne diyorsun ulan sen?” diye bağırarak yakasına sarıldı kocam, kendini kaybetmiş gibiydi. Daha cümlesini bitiremeden, ağanın elini kaldırmasıyla kocamın suratına okkalı bir Osmanlı tokadı yerleştirmesi bir oldu. Kendi etrafında şöyle bir dönen kocam yere yığılıp kaldı. Elleriyle yüzünü tutuyor, burnundan kan broşanıyordu.

“Kal orda şehir züppesi…” diye hırladı tepesinde ağa… “Kalkarsan gebertirim. Hasan benim adım… Dediğimi yaparım, ona göre ayağını denk al… Biz seksi karının ifadesini alırken, karnını doyururken sen orda uslu uslu oturacaksın, tamam mı? Anlaştık mı? Başını salla, anladığını anlayam ben de… Yoksa gebertirim şuracıkta seni, leşini köpekler yer…”

Kocam kanlı ağzı burnuyla başını salladı evet anlamında çaresizce… Ben ise ümitsizce bakınıyordum. Ne kaçacak yerim vardı, ne de yardım edecek birileri… Bu dağ başında yapayalnızdım bu ayılarla… Hasan bana döndü kocamı azarladıktan sonra,

“Şimdi gelelim sana küçük hanım…” dedi. “Vakit geldi. Şu derdin neymiş bana da anlat bakalım. İyice anlayalım, ona göre çare bulalım derdine…” derken elindeki tüfeği adamına uzatıyordu. Üstündeki avcı yeleğini çıkarıp attı. Sikici bakışlarla beni baştan aşağıya süzerken gömleğinin düğmelerini açtı, onu da çıkardı.

Belden yukarısı çıplaktı şimdi. Ayağında pantolon ve kalın botlar kalmıştı. Kıllı bedeni kas yığınıydı. Her hareket ettiğinde kasları yumru yumru görünüyordu kalın bedeninde… Geniş göğsü, dümdüz karnı, nerdeyse belim genişliğinde pazuları, kocaman pençeleri… Tıpkı bir ayı gibiydi karşımda…

Ani bir kararla yan tarafa atıldım birden, karşıma Rıfat çıktı yine… Durdum, ikisi yan yana geçişimi, kaçışımı engelleyecek şekilde karşımda duruyorlardı. Arkamda dere vardı, sesini duyuyordum.

Ben de arkamı döndüm, dereye doğru atıldım. Su dizlerime geliyordu ilk anda… Buz gibi suyu bacaklarımda hissedince titredim. Erkekler arkamda duraklamışlar, beni izliyorlardı. Niye takip etmiyorlar diye düşünerek ilerledim, karşı kıyıya geçmeyi, kaçmayı düşünüyordum.

İki adım daha atınca su birden derinleşiverdi. Bir anda belime kadar suya gömülmüştüm. İki üç metre genişliğindeki derenin bu kadar derin olması bir anda şaşırttı beni… Suyun akıntısı da güçlüydü. Tam ortadaki bir kayaya tutunmak zorunda kaldım. Su nerdeyse beni götürecekti, öyle şiddetli akıyordu burada… Hasan seslendi arkamdan,

“broşa uğraşma güzelim… Balım… Geçemezsin. Bizi bile zorlar bu su, ilerde köprüden dolanırız. Hadi gel bu tarafa sultanım… Amın götün donacak yoksa, hasta olacaksın.”

Kayaya zorlukla tutunmuş vaziyette, hırsla dört bir yana bakındım. Dişlerim takırdıyordu suyun soğukluğundan… Doğru söylüyordu, su geçilecek gibi değildi. Kendimi bıraksam diye düşündüm, hemen vazgeçtim.

Hangisi daha kötü diye düşündüm bir an… broğularak ölmek mi? Yoksa bu ayıların gönlünü yapmak mı? Ölmek? Yo, bu genç yaşımda, hele broğularak ölmek… Geriye dönmeliydim. Belki… Bir umut… Yalvarsam, yakarsam, bırakmalarını istesem, ayaklarına kapansam…

Korka korka ellerimi bıraktım. Akıntıya karşı koymaya çalışarak bir iki adım attım. Hasan kıyıdan tüfeğinin namlusunu uzatıyordu tutmam için… Ucundan yakaladım, ondan destek alarak şiddetli akıntıyı alt etmeye çalıştım, kenara yaklaştım.

Suyun zemini iri kayalarla doluydu, yosun kaplı, kaygan… Spor ayakkabının tabanı yosunlu kayada kayıverdi birden… Boylu boyunca kapaklandım suyun içine… Nefes boruma kaçan suyun etkisiyle öksürmeye başlamıştım ki, Hasan iki adımda yanıma geldi, elini uzatıp yakalayıverdi elimi, tutup hızla kendine çekti. Kaldırıp kucakladı. Kuş gibi kaldırıp kollarının arasına aldığında hala öksürüyordum.

Yine iki adımda dere kenarına çıktık. Buz gibi suyun etkisiyle dişlerim resmen trampet çalıyordu. Titriyordum. Belden yukarısı çıplak adam ıslak ayaklarıyla hiç etkilenmemiş görünüyordu soğuk sudan… Beni kucağından indirip ayaklarımı yere bastırdı.

Üstümdeki sırılsıklam olmuş askılı tişört ıslak bedenime yapışmış, tüm hatlarım meydanda, sanki hiçbir şey giymemişim gibi duruyordu. Meme uçlarım tüm ayrıntılarıyla tişörtün ıslak kumaşından görünüyordu. Hasan elini uzattı, ıslak tişörtün yakalarından tutup cart diye yırttı, bir anda çıkarıp attı.

Neye nilüfer escort uğradığımı şaşırmış, aptal aptal bakınıyor, memelerimi kapatmaya çalışıyordum. Hasan eğilip yerdeki kalın oduncu gömleğini alıp sırtıma geçirdi. Gömleğini battaniye gibi sardı ıslak ve çıplak bedenime… Kollarıyla da kendine çekip sımsıkı sardı beni…

Ohhh… İyi gelmişti. Ayının ter kokan gömleğinin sıcaklığı içimi ısıtmıştı bir anda… Başımı kıllı göğsüne gömmüş, gözlerim kapalı, kendimi kollarına bırakmıştım. Neden sonra, dişlerimin takırdaması geçince kendime geldim, kollarından sıyrılıp kurtuldum, kendimi geriye çektim biraz… Üç erkeğin gözleri benim üzerimdeydi. Üçü de hayran hayran bana bakıyorlardı.

Baktım, üstümdeki oduncu gömleğinin önü tamamen açıktı. Benim kavun irisi memelerim meydanda, uçları parmak gibi kabarmış vaziyette, memelerim inip kalkıyor… Elimle gömleğin yakalarını tutup örtmeye çalıştım ne kadar örtebilirsem… Tabi bu arada iki tecavüzcü adayım da göreceklerini çok yakından görmüşlerdi.

“Offf…” diye inledi Hasan. Uzattığı elinden kaçınmama rağmen göğüslerimi zorla avuçlayıp okşadı… “Harikasın yavrum. Senin gibisini görmemiştir bu dağlar… Taş gibi memelerin var anam avradım olsun”

“Dokunma bana…” diye tısladım, memelerimi avuçlayıp acıtan eline vurdum. Güldü,

“Az önce sarılıyodun bana yavrum? Dokunma demiyodun, içime gircektin.”

“Donuyordum ondan… Sana bayıldığımdan değil geri zekalı…”

Bu kez tokat benim yanağımda patladı. Kocama vurduğu kadar olmasa da yine canım yanmıştı. Ay diye bağırıp yanağımı tuttum. Kıvılcımlar çakıyordu gözlerimde, yanağım kıpkırmızı yanıyordu. Islak, uzun saçlarımdan tutup başımı çekti, dudaklarını hırsla, sertçe dudaklarıma bastıra bastıra öptü. Sonra da geri çekti, gözlerimin içine bakarak,

“Terbiyeli ol. Yoksa başına geleceklerden ben sorumlu olmam. Ayağını denk al kadın…”

Adamın kuvvetli pençeleri etime geçtiği yeri morartırcasına sıkıyor, canımı yakıyordu. Çırpındım umutsuzca, kaçmaya çalıştım, beceremedim. Pençelerinden kurtulamadım. Beni tuttuğu gibi sürükledi, biraz ilerideki çimenlerin üzerine yatırdı zorla…

Ben altında çırpındıkça hoşuna gidiyor, gevrek gevrek gülerek çaresizliğimle alay ediyordu. Arada bir eğilip tüm ağırlığını üstüme veriyor, altında ezerek dudaklarıma yumuluyor, öpüyordu. Çıplak göğsünün kıllarını meme uçlarımda hissediyordum öpmek için eğildiğinde…

Yoruldum sonunda… Çırpınmaktan vazgeçtim, kollarım iki yana düştü hareketsiz… Üzerimdeki ayı her yerimi ayrı mıncıklıyor, bıyıkları, sakalları yüzüme, yanaklarıma, boyunlarıma bata bata öpüyordu her yerimi… Gömleğin yakalarını iki yana açmış, meydana çıkan memelerimi avuçluyor, sıkıyor, uçlarını parmaklarının arasında ovalıyordu. Kasıklarım karıncalanmaya başladı birden… Meme uçlarımdan bir elektrik akımı tüm vücuduma yayılıyordu sanki…

Hasan ellerimi tutup başımın üzerinde birleştirdi, bastırdı. Kasıklarını kasıklarıma bastırıyor, kıpırdamama fırsat bırakmıyordu. Pantolonunun önündeki sertliği hissettim durunca… Taş gibi batıyordu karnıma, göbeğime…

Ben hareketsiz durunca bacaklarıyla bacaklarımı aralayıp arasına girdi, sertliğini kadınlığıma yapıştırdı. Zaten kısacık etek biz broğuşurken sıyrılmıştı belime kadar, altım çıplak vaziyetteydim. Pantolon kumaşının üzerinden penisinin sıcaklığını hissettim organımın dudaklarında…

“Ihhh…” diye inledim. Kendime inanamıyordum. Bu kadar kaçınma, mücadele, çırpınmanın sonunda zevk alıyordum. Ayının sikinin sıcacık teması beni zevkten inletiyordu.

Son darbe oldu bu… İnlememi duyunca daha bir hırslandı adam… Dudaklarımı kemirmeye, memelerimi acıtarak yoğurmaya, bedeninin ağırlığını arttırmaya başladı. Başımı yana çevirdim gözlerimdeki isteği, şehveti görmesin diye… Daha kötü oldu.

İki erkek bizi izliyordu biraz ötemizde… Elini pantolon fermuarını açıp içeriye sokmuş, sikini avuçlayan Rıfat ve burnunun kanları kurumaya yüz tutmuş kocam… Gözleri açılmış, heyecanla bize bakıyorlardı. Benim çıplaklığıma, Hasan’ın altında kıvranmama…

“Zevk alıyo ağam… Orospu zevk alıyo…” dedi diğeri… Kocamın yanında hem de… Sanki kocam farkında değilmiş gibi… Üstümde beni yiyip duran azgın köpek zevk aldığımı hissetmiyormuş gibi…

“He gardaş… Zevklenmeye başladı kahpe… Yarağın tadını aldı ucundan… Gör bak, neler yapacak bu orospu, nasıl alcak benim yarağı… Sen ne diyosun züppe? Zevk alıyo de mi? Bunca yıldır siktiğin karın senin… Sen daha iyi bilirsin? Söylesene ulan…” Kocam gözleri parlayarak cevapladı adamı,

“Evet… Daha iyi bilirim. Zevk alıyor…”

“Sikeyim mi karını ulan? Senin önünde sikeyim mi ha? Cevap ver züppe…” Rıfat gülerek kocamın ensesine bir tokat attı hafifçe,

“Söyle ulan, ağam siksin mi karıcığını?” Kocam gözlerini bir an bile ayırmamıştı benden…

“Evet…” dedi heyecanla…

“Ne evet? Siksin mi, söylesene…”

“Evet… Siksin… Karımı siksin… Amına koysun… Karımın da istediği buydu zaten… Siksin karımı… Siz bakmayın, numara yapıyor. Amcığı sulanmıştır bile orospunun… Siksin karımı… Sen de sik… İkiniz de sikin kahpeyi… Ben doyuramadım yarağa, siz doyurun bari… Sesi kesilsin, yarak diye diye bağırmasın”

Kahkahalarla güldü ikisi de… Kocam da pantolonunu indirmiş, kalkmış sikini okşuyordu şimdi… Bana… Bu dere kenarında, elin ayısının zorla sikmek üzere olduğu karısına baka baka…

Hasan elini araya sokup pantolonun fermuarını indirdi, sikini çıkardı dışarıya herhalde ki, hemen arkasından suda buz kesmiş kasıklarımın, kadınlığımın üstünde çıplak erkekliğinin ateş gibi sıcaklığını duydum.

İster istemez bacaklarım aralandı biraz daha… Ateş gibi yanan sikini benim yanmaya başlayan amımın dudaklarına sürttü. Evet, az önce buz gibi dere suyunun içinde donan amım şimdi yanıyordu. İstiyordu. Islanıyordum git gide…

Başımı kaldırıp görmeye çalıştım onu… İçime girmeye çalışan erkekliğine baktım. Kıllı bedeninde traş ettiği kasıkları, bileğim kalınlığındaki erkekliği, mor renkteki amıma dayanmış kocaman başı… Başım dönmeye başladı.

O demir gibi, ateşten yanan sikinin gövdesini sürtüp durdu bir süre… Kabaran klitorisimin üzerinde ıslak ıslak gidip geldi kalın yarak… Kıvrandım… Kalçalarım hareketlenmeye başladı. Altımdaki çimenler sırtımı, üstümdeki ayının kılları ön tarafımı okşuyordu sürekli… Zevkten inliyordum artık, kıvranıyordum… Dayanamıyordum. Biraz daha açtım bacaklarımı, içime alabilmek için araladım. Biraz daha…Üstümdeki ayı durdu,

“Ne dersin sultanım? Ağzına layık mı yarrağım? Amın kabul eder mi? Sikeyim mi seni? Bak, kocandan izin aldım. Sik karımı diyo pezevenk kocan… Sen de istiyo musun sikmemi?”

“Evet…” dedim belli belirsiz… Hala duruyor, hareket etmiyordu. Huzursuzca kıpırdandım. Sesimi yükselttim bu kez, istekle, sabırsızlıkla bağırdım. “Evet… Sik beni… İstiyorum işte… İstediğimi biliyorsun hayvan… Sikini istiyorum senin… Yarrağını… Sok artık…”

Sokmadı. Siki kadınlığımın üzerinde dururken eğilip dudaklarımı öptü nazikçe… Titredim. Zevkle ürperdim. Başımı kaldırıp dudaklarını aradım ben de… Alt dudağımı hafifçe ısırdı vahşi herif… Bu hareketi kanımı daha çok kaynattı. Belden yukarımı kaldırıyor, memelerimi onun göğsüne sürtmek, dudaklarını öpmek için kıvranıyordum. Düpedüz gözlerimden yaş geliyordu artık,

“Ohhh… Hadi erkeğim… Hadi sik beni… Becer… Yalvartma beni artık… Sok şu sikini içime… Yarağını sok. Hadi… Hadi… Sikk…”

Am dudaklarımı zorlayan erkekliğin başı içime girdi. Yumruk gibiydi kapımda… Hissediyordum onu… Kalınlığını… Sonra bir anda amıma gömdü sikini… Aahhh… İnsafsızca, vahşice gidip gelmeye başladı vajinamda…

Canım yanıyordu kalın yarak içimi yardıkça… Ama daha gürsu escort fazla da zevk alıyordum. Artık aldığım zevki saklayamıyordum onlardan… Feryat figan, bağıra bağıra sikiliyordum mağara ayısının altında… İlk orgazmımı yaşattı bana… Durmadan devam etti. İçinden sular fışkıran amımda gidip geldi.

Ellerimi bırakmıştı çoktan… İnip kalkıyordu üstümde durmadan… Az önce broşalmama rağmen zevkten kıvranıyordum. Amımda durmaksızın, dinlenmeksizin gidip gelen sikin sürtünmeleri öldürüyordu beni… Boynuna sarıldım. Bedenimi onun kıllı bedenine yapıştırdım. Memelerim ezildi. Boynunu ısırdım zevkten… O da acıyla, zevkle inledi. Hoşuna gitmişti dişlerimi omuzlarında hissetmek…

Kendine yakışanı yaptı. Ayı gibi böğürdü broşalmaya yaklaştığında… Kulağımı yalarken zevkten hırıldıyordu. Bacaklarımı beline doladım. Altında yuvarlandım. Ne istediğimi anladı hemen, yana devrilip beni üstüne çekti.

Bir kısa zaman dilimi bekledim hareketsiz… Hemen gelmesini istemiyordum. Sonra ellerimi göğsüne koydum, oturup kalkmaya başladım üstünde… Çılgın bir tempo tutturmuştuk ikimiz de… Gözlerim kısılmış, dudaklarımı ısıra ısıra amımdaki yarağın zevkine varıyor, her hücremde hissediyordum kalınlığı…

Ben kalın yarağın üstünde inip kalkarken dudaklarımı öptü biri… Gözlerimi açtım. Rıfat… Soyunmuş, çırılçıplak yanımıza gelmişti… Ben de öptüm. Diliyle yaladı dudaklarımı… Öpüştük. Ayağa kalktı sonra… Kalkmış sikini ağzıma dayadı. Onun siki de epey hatırı sayılır bir uzunluğa sahipti. Damarlarını okşadım dilimle, ağzımın içine alıp emdim. Alttan Hasan sona yaklaşmış, memelerimi avuçlarken, hızla, hırsla vajinamın içine içine vurduruyor, darbeleri beni sıçratırken, ben ağzımın içinde Rıfat’ın sikini emiyordum.

Hasan sonunda amıma broşaldı. Son bir kasılmayla döllerini içime püskürtürken ben ikinci kez gelmeye başladım. Gözlerim kaydı, Rıfat’ın ağzımdaki sikini çıkarıp beline sarıldım düşmemek için… Rıfat saçlarımı kavramış, tükürüklerimden ıslanan sikini sıvazlayarak otuzbir çekiyordu hızla… O da spermlerini yüzüme attırdı kısa sürede… Dalga dalga yüzüm gözüm bembeyaz spermleriyle kaplandı.

Kendimi sırt üstü yan tarafa, çimenlerin üzerine bıraktım. Hasan yattığı yerde kalmıştı. Rıfat diz çökmüş, kendine gelmeye çalışıyordu. Kendime hayret ediyordum. Kocamla sıcacık yatağımızda yeni evliyken bile beraber broşalmamıştık hiç… Erken gelirdi hep… Beni sik gibi bırakırdı tek başıma… Bugün üç kişi birden aynı anda broşalabilmiştik. İki erkeği mutlu edebilmiştim. Kendim de bulutların üzerine çıkmıştım adeta…

Ben bunları aklımdan geçirirken kocamın gölgesi düştü üzerime… Siki elindeydi. O da sıvazlıyordu sikini… Yüzüne baktım. Yalvarırcasına, aç kalmış bir kedi yavrusunun gözleriyle bakıyordu bana… Haline acıdım zavallının… Bacaklarımı araladım, elimle amımın dudaklarını ikiye ayırdım. Hasan’ın dölleri süzülüyordu am dudaklarımdan…

“Sen de sikmek istiyorsun galiba kocacım…” dedim.

“Evet… Lütfen… Bırak gireyim içine…” diye yalvardı, elindeki yarı sert minik sikiyle…

“Ama beni az önce siktiler aşkım…” Elimi uzatıp Hasan’ın elini sıktım mutlulukla, teşekkür edercesine… Minnetle… Kocama döndüm, “Koca yaraklı biri az önce sikti beni… Amımda senin değil, yabancı bir erkeğin dölleri var… İçime broşalttı taşaklarını… Bak, beyaz beyaz nasıl akıyor spermleri…” Gözleri oramdaydı… İstekle parlıyordu o gözler… Ne istediği öylesine belliydi ki… İstediğini vermeliydim ona…

“Evet karıcım… Dölleri akıyor…” dedi fısıltıyla…

“İstersen temizle onları, öyle sik beni kocacım… Beni siken koca yaraklı erkeğin döllerini yalaya yalaya temizle amcığımı… Sonra sikmene izin veririm belki…” Kocam önümde diz çökünce Hasan yan tarafımda güldü,

“Ulan züppe? Yapacak mısın karının dediğini yoksa?”

“Yapcak valla ağam… Bakışlarını beğenmedim ben bunun…” diye atıldı Rıfat da…

Kocamsa aldırmadı bile onların alaylarına… Dizlerinin üstünde yaklaştı, bacaklarımın arasına girdi. Hala amıma bakıyordu şaşkın şaşkın… Sonra başını eğdi, kasıklarıma kapandı, dilinin ucuyla klitorisime dokundu. En hassas yerimdi ve kocamın dili titretti, ürpertti beni… Sonra da o dilini amımın dudaklarında boydan boya gezdirmeye başladı.

Sündüre sündüre emiyordu amımı… Daha aşağıya indi, diliyle kadınlığımın her tarafını yalıyor, Hasan’ın hala içimden oluk oluk süzülmekte olan döllerini temizliyordu. Dudaklarını olduğu gibi am dudaklarımın üzerine kapattı bir kadınla dudak dudağa öpüşürcesine, vantuz gibi emdi, yaladı yuttu…

Saçlarından tutup başını çektim yukarıya… Doğrulup kalktığında ağzı burnu ıslaktı kocamın… Gözleri parlıyordu. Amımdaki yabancı bir erkeğin spermlerini yalayıp yutmak sikinin iyice sertleşmesine yaramıştı. Bense adeta bir sokak köpeği gibi amımı yalayan kocamın dilinin etkisiyle uçuşa geçmiştim tekrar…

“Mımmm… Hadi gir artık içime kocacım… Sen de sik beni… Sikilmiş karını sen de sik bebeğim… Sikemiyorsun ama, amcığımı çok güzel yalıyorsun… Hakkını yemeyeyim…” dedim istekle…

Dediğimi yaptı. Diğer erkeklerin yarısı büyüklüğündeki sikiyle ıslak amımda gidip gelirken boynuna sarılıp bir bebek gibi kendime çektim kocamı… Öyle tahrik olmuştum ki… Az önce sikilmiş amıma kocamın da girmesi, beni sikmeye çalışması beni öylesine tahrik etmişti ki… Kasılmaya başladım. Sonunda kocam da broşaldı içime… Yanıma devrilip kaldı.

Yattığım yerden kalktım, derenin kenarına gidip suya girdim. Elimi yüzümü, erkeklerin spermleriyle kaplı bedenimi yıkadım, temizledim bir güzel… Geriye döndüm, Hasan’ın gömleğini alıp kurulandım. Sonra da gömleği yere serip plaj havlusuna yatar gibi çırılçıplak uzandım sırt üstü, ellerimi başımın altına koydum… Doymuş, rahatlamış, huzur doluydum. O seks yapamamanın verdiği gerginlik bitmişti artık…

Erkekler de suya girip temizlendiler. Sonra da giyinmeye başladılar. Gözleri bendeydi yine… Hiç sakınmadan çıplak yatışıma bakıyorlardı hala doymamış, aç gözlerle… Bacaklarımı aralayıp tüysüz kadınlığımı okşadım bir güzel… Sonra da,

“Eeee? Şimdi ne yapıyoruz bakalım?” dedim beklentiyle… Hasan ile Rıfat bakıştılar bir an, sonra bir kocama, bir bana baktılar. “Burada bitecek mi? Bu kadar mıydı?” dedim gülümseyerek, şımarık bir edayla…

“İstersen benim çiftliğe gidelim sultanım, orda devam ederiz.” dedi Hasan. “Cip şu ilerde… Daha rahat ederiz orda, di mi Rıfat?” Rıfat gözleri bende,

“He valla ağam, ben de doymadım daha bu güzelliğe… Bi güzel dadına bakaydım iyiydi.” Kocama döndü, “Avradın hasıymış senin karı beyim… Cins kısrak gibiymiş yemin olsun. Zaptedene aşk olsun… Ama merak etme, ağam doyurur senin kısrağı…” Hasan gülerek,

”Hadi sen de bizimle gel boynuzlu pezevenk… Gel de doymaz karını nasıl doyurduğumu gör, nasıl siktiğimi seyret… Arada sen de sebeplenirsin sayemizde… ”

Hasan elimi tutup kalkmama yardım etti. Ayağa kalkınca sarılıp dudaklarımdan öptü, memelerimi, kalçalarımı sıkıp bıraktı. Üç erkeğin arasında çırılçıplak bekledim. Rıfat iki parça giysimi, ayakkabılarımı toplayıp geldi etraftan…

Tişörte baktım, iki parça olmuştu Hasan yırtınca, giyilecek hali kalmamıştı. Hasan gömleğini uzattı tekrar… Çıplak bedenime onun erkek kokusu sinmiş gömleğini geçirdim, kokusunu içime çektim. Eteğim hala ıslaktı, kurumamıştı, giymedim. Hasan’ın gömleği anca kalçalarımı örtüyordu, yeterliydi. Kendisi de cipten atletini alıp giydi. Yola çıktık hep beraber…

Çiftlik yoluna sapan üstü açık cipin önünde, Hasan’ın yanına kurulmuş, saçlarım uçuşarak giderken beni nelerin beklediğini hayal etmeye çalışıyordum. Rıfat ile kocam arkadaydı.

Hasan’ın bir eli direksiyonda, bir eli üstümdeki tek giysi olan oduncu gömleğinin altında, bacaklarımı okşuyor, çıplak amımı karıştırıp duruyordu. Arkama, deri koltuğa yaslanıp bacaklarımı araladım. Kendimi memnuniyetle koca ayımın pençelerine, ıslak amıma girip çıkan dolma gibi parmaklarına bıraktım.

Artık mutluydum.

Paylaşmak[ALINTI]

Paylaşmak insanlarda bulunan en güzel vasıflardan birisidir. Peki bir insan ne kadar paylaşımcı olabilir? Delicesine sevdiği, uğrunaPaylaşmak insanlarda bulunan en güzel vasıflardan birisidir. Peki bir insan ne kadar paylaşımcı olabilir? Delicesine sevdiği, uğruna her şeyini feda ettiği hatta kölesi gibi taptığı dünyalar güzeli karısını başka erkeklere sunacak kadar paylaşımcı olabilir mi? Bu sorunun cevabını bizzat yaşamış birisi olaraktan ben vermek istiyorum “evet olabilir”. Adım Alper.30 yaşındayım ve 6 yıldır devam eden mutlu bir evliliğim var. 1.85 boyunda, 80 kiloda yakışıklılık sıfatlarına mensup biriyim. Eşim Feyza ise 28 yaşında 1.74 boyunda 60 kiloda, kumral, beyaz tenli, her erkeği baştan çıkaracak kadar seksi bir kadın. Omuzlarına dökülen saçları, sert ve dolgun göğüsleri, diri ve geniş kalçaları ile bütünleşmiş bir seks abidesi dersem mübalağa etmiş sayılmam. Aslında herkes gibi bizimde normal ve mütevazı bir yaşam şeklimiz vardı. Bu mütevazı yaşamımızın bir anlık zevk için böylesine bir serüvenin içerisine atılacağını inanın hiç düşünmemiştim. Düşünmememdeki en önemli etken ise Feyza’ya olan sonsuz güvenim ve “nasıl olsa böyle bir şey yapmaz” düşüncesi idi. Eşim oldukça otoriter, kuralcı, titiz ve bakımına önem veren bir kadındır. Bu vasıflara sahip bir kadından yatakta mucizeler beklemek hayal olur. Haftada 2-3 defa gerçekleştirdiğimiz seks ilişkilerimizde de ondan beklediğimi alamıyor ve yeterince tatmin olamıyordum. Benimle bir kere olsun ne anal ne de oral seks yapmıştır. Bunu istediğim zamanlarda şiddetle karşı çıkar “Alper saçmalama ya hayır dedim sana” diyerek tepkisini dile getirir bende ısrar etmezdim. Benim ise minicik dahi olsa sekste herhangi bir kuralım yoktur. Bir kadından tiksinmek gibi bir kavramım ise asla olmadı. Dolayısıyla ben Feyza’nın deliklerini saatlerce yalayıp onu zevkten zevke uçururken ondan bir karşılık bulamazdım.Benim yalama faslım bittikten sonra da tek pozisyonda sikişir ve boşalırdık. Yine sevişme hazırlığında olduğumuz bir akşam, onunla bazı şeyleri konuşmamızın zamanı geldi diye düşündüm. Oturma odasındaki çek yatın üzerinde tüm güzelliğiyle oturmuş tv seyrederken ona sarıldım ve hırsla dudaklarını, boynunu öpmeye-yalamaya başladım. Elimi eteğinin altına sokarak amını yavaş yavaş, bastırarak okşamaya başladım.”Canım seni yeterince azdıramıyor muyum? Neden sekste bu kadar kuralcısın?” diye sordum. Gözlerini gözlerime dikerek “Kuralcı değilim.Bence bir ilişkinin olması gereken düzey bu” diye yanıt verdi.”Ama aşkım her gün internette ne kadınlar görüyorum ve beraber oldukları erkeklere neler yapıyorlar. Ellemeye kıyamayacağın bebek gibi kadınların amına-götüne her yerine boşaltmışlar. Benimde hakkım değilmi bunları yaşamak?” diye sordum. Cevabı ise oldukça netti; “Ya ben bunları yapamam. Bana ters gelen şeyleri isteme benden. Sende beni anlamaya çalış lütfen” dedi.”Seksi neden bu kadar kısıtlıyorsun ki? Bana zevk vermek seninde hoşuna gitmezmi? Ben senin zevkini arttırabilmek için senin için her şeyi yapmaya hazırım.Benim kurallarım yoktur hayatım yeterki sana neyin zevk verdiğini bileyim. Pasif erkekmi istiyorsun tamam gel döv, ez, parçala beni. Aktif erkekmi istiyorsun müsaade et seni bir orospu gibi inlete inlete sikeyim. Yoksa beni sikmek mi istiyorsun?” dedim ve arkamı dönerek “iyi gel hadi sik beni o halde. Bari seni yalarken bana fantezi anlat yaa” dedim. “Ne gibi fantezi?” diye sorunca afalladım. “Dilediğin fanteziyi anlat. Hatta başka erkeklerle sikişiyormuş gibi bile anlatabilirsin” dedim. Bunu söylediğim anda 17 cm.lik sikimin inanılmaz sertleştiğini ve neredeyse boşalacak gibi olduğumu farkettim. “Ne yani karının başka erkeklerle sikiştiğini mi duymak istiyorsun?” diye sordu bana. Tepkisinin ne olacağını bilemediğim bir durumdu ve tüm cesaretimle “Evet karımın başka erkeklerle nasıl sikişeceğini duymak istiyorum” dedim. “Başkalarını hayal etmemi de istermisin?” diye manalı bir şekilde sordu. “Evet canım bunu istiyorum” diye kestirmeden gittim. “Sapıkmısın sen yaa. İstersen Haydar Dümen’e bir telefon et pek normal değilsin sen” dediğinde inanın suratım inanılmaz bir şekle girmişti. “Seninle seks konularında bir kere olsun anlaşamadık ki. Bir kere olsun bana itiraz etmesen olmaz, bence sen telefon etmelisin” diye yanıtladım. “İğrenç bir adamsın sen” dedi bana. O anda ağzından çıkan bu kelime beni ateşlemişti. Kendimden geçmiş bir şekilde karımın boynunu yalayıp, çürütürcesine emmeye başladım. “Pislik, adi adam” diye devam etti. İnanamıyordum fakat karımın beni aşağılaması hoşuma gitmişti bir an. Ağzımdan nasıl olduysa “Evet aşkım devam et” diye bir cümle dökülüverdi. Karımı çek yatın üzerine yatırdım, bluzunu-sütyenini yukarıya doğru sıyırarak dolgun göğüslerini avuçlarımın arasında yoğurmaya başladım. “Senin kadar aşağılık birisini daha tanımadım” diye sözlerini sürdürdü. Sikimin tüm damarları şişmiş, zonk zonk atıyor, neredeyse şortumu delecek gibi çelik kesilmişti. Şortumu ve külotumu çıkartarak sikimi onun ellerine teslim ettim. Eliyle önce bir yokladı. Benim ereksiyonumun boyutuna bakarak ne kadar zevk aldığımı algılamış olmalı ki sikimi aşağı yukarı sıvazlayarak “zavallı kocacığım benim, aşağılanmak hoşuna gidiyor öylemi? Seni köpek gibi horlamamdan zevk alıyorsun demek” dedi bana. Hırsla göğüslerini patlatacak gibi emmeye, meme uçlarına ufak ısırıklar atmaya başladım. “Cevap ver bana pislik adam hoşuna mı gidiyor?” dediği anda elindeki sikim zonklayarak “evet kariciğim çok hoşuma gidiyor” dedim. Ayaklarımı eşime doğru tamamen uzattım ve şehvetle escort bursa yalayarak göğüslerinden aşağı kaydım. Göbek çukurunuda güzelce yaladıktan sonra kafamı eteğinin içine sokarak külotunun üzerinden karımın amının o güzel kokusunu tüm ciğerlerime doldurdum. Bu inanılmaz harika bir kokuydu. Ben bu kokunun esiriydim. Dünyadaki hiç birşeyi bana inanılmaz zevk veren bu kokuya değişmezdim. Am kokusu! Öyle tatlı bir şey ki bir kene misali buraya yapışıp ömrümü burada geçirebilirdim. Külotunun üzerinden karımın amını yalıyor, ısırıyor ve her şeyin tadını çıkartarak yapmak istiyordum. Evlendiğimiz günden beri belk**e ilk defa karımı bu kadar çok arzuluyordum. “Demek karının bu güzel amcığını başkalarına siktirdiğini anlatmasını istiyorsun? Hemde onlarla sikişir gibi hayal etmemi istiyorsun öyle mi?” dediğinde kısa süreli bir şok geçirdim. Ben bu konunun kapandığını düşünüyordum. Külotunu aşağı sıyırarak karımın amının dudaklarını benim etli dudaklarımla birleştirdim. Karım inanılmaz derece ıslanmış, amı tüm ihtişamı ile kabarmıştı. Bir kadın asla bir erkek gibi boşalamazdı fakat ıslaklığının boyutu onun ne kadar zevk aldığını ele verirdi. Ve karım şu anda bir şelale gibi çağlıyordu. “Cevap ver bana aşağılık köpek” dediği anda “Evet aşkım bunu çok istiyorum” dedim. Karımın eteğini parçalarcasına çıkardım. Başımı bacaklarının arasına gömmüş dilimle karımı sikiyor, güzel göt deliğini hem kokluyor hem yalıyordum. Büzüğünü bir şeker misali ağzımın içinde eritiyordum. Dudaklarımla kanırta kanırta emiyor, sündürüyor, ve neredeyse yiyecek gibi dişliyordum. İnanamayacağınız kadar çok azmıştım. O anda benim ağzıma etse inanın itiraz etmezdim.”Peki sen bunu hak edecek ne yaptın pislik adam? Sana bunları anlatmam için bana yalvardın mı?” dediği anda “Yalvarıyorum aşkım anlat hadi. Ne istersen yapmaya razıyım yeterki anlat karıcığım” dedim. O anda beklemediğim bir şey yaptı. Bacaklarını kendisine çekip ayaklarını ağzıma soktu ve “Yala ayaklarımı köpeğim, hem yala hemde yalvar bana, bir köpek gibi yalvardığını duymak istiyorum” dedi. Bir yandan boşalmak istiyor bir yandan bu zevki bitirmemek için kendimi tutuyordum. Bunun sonuna kadar gitmem gerektiğini düşündüm ve kendimi frenledim. Bacaklarını ayak bileklerinden kavradım. Bütün parmaklarını tek tek ağzıma sokup çıkartıyor, ayaklarının altına dilimi boydan boya sürüyor, topuklarını ağzımın içinde yumuşatıyordum. Bir yandan da “Lütfen aşkım, yalvarıyorum anlat hadi. Duymak istiyorum artık ne olur” diye karıma yalvarıyordum. “Aşkım deme bana. Sen benim köpeğimsin bundan böyle. Neyimmişsin?” “Kulun-kölen, köpeğinim” “Aferim sana uslu köpek, itaat edersen bende seni memnun ederim.” Diyerek sikimi sıvazlamaya başladı. Sonra amını eliyle aralayarak “şimdide sikilmesini istediğin deliklerimi yala bakalım.” dedi. Avına atılmış aslan gibi yumuldum amcığına. Aşağı-yukarı dilimi hem amına, hemde götüne sürtüyordum. “Yala sadık köpeğim yala. Sen yalarken bende başka yaraklar hayal ediyorum. Senin istediğin de bu değilmiydi zaten? Sana boynuz takmamı istemiyormuydun?” “Evet canım bunu istiyorum. Dilediğin erkeği hayal edebilir, onunla sikişebilirsin” “Ediyorum zaten pezevenk, sanamı soracaktım! Hem zaten bu sikinlemi sikeceksin sen beni? Benim amım daha iyilerine layık” Bu kadar aşağılanmakta doğrusu fazlaydı. Ama itiraz edemezdim yoksa bu zevk biterdi. Ben yaladıkça karım kendinden geçiyor, gözlerini kapatmış kendi hayal dünyasında benim tanımadığım birisi ile sikişiyordu. Ara sıra dudaklarını ısırıyor, “Evet sevgilim devam et, sik amcığımı vs.vs.” gibi kelimeler dökülüyordu ağzından. “Kimi düşünüyorsun karıcığım” diye merakla sordum. “Sevgilimi düşünüyorum, onun beni çatır çatır siktiğini hayal ediyorum” dedi. “Kimmiş bu sevgilin? Ben tanıyormuyum?” diye sordum. “Seninle evlenmeden önce çıktığım çocuk” dedi. “Murat’ımı?” diye sorduğumda “Evet onu” diyerek merakımı giderdi. Karımın benden önceki mazisini bilirim. O da benimkisini bilir. Murat’la 1 yıla yakın bir beraberlikleri olmuş fakat kesinlikle cinsellikle ilgili bir şey yaşamamışlardı. En fazla masum öpüşmeler, elele tutuşmalar falan. Hem benim siktiğim karı-kızın hesabını yapacak olursak karımın bunları yaşaması devede kulak gibi bir şey sayılırdı. Ben salya sümük yalamaya devam ederken karım iyice açılmış “Hadi Muratım sok sikini amıma, bak senin için yanıyor bu amcık, seni ne kadar çok istiyor bir bilsen, gel sik beni sevgilim” diye zevkten inliyordu. Ben hala karımın elini sikmeye devam ediyordum. Karım kendini kaybetmiş, beni saçlarımdan çekerek amına yapıştırmış kalçalarını oynatarak ağzıma-yüzüme amını sürtüyor “Boşal sevgilim, içime akıt döllerini” diyerek sarsılmaya başlamıştı. Başımı bacakları arasında öyle bir sıkıştırdı ki neredeyse boynumu kıracaktı. Bende kendimi tutamadım ve elinde volkan gibi patlamaya başladım. Yanına yatarak, dudaklarından öptüm ve “güzel miydi?” diye sordum. “Evet çok güzeldi” diye memnun bir şekilde cevap aldığımda bunun devamının geleceğini anladım. Sonraları sevişmelerimiz bu şekilde sürüp gitti. Her seferinde bunu yaşar olduk. Karım her geçen gün Murat’ı daha fazla arzuluyor beni daha fazla aşağılıyordu. “Murat olsa şöyle sikerdi, Murat olsa onun sikini yalardım, belki beni götten sikmesine bile izin verirdim” gibi laflar kullanıyordu. Bende hem şaşkınlık, hem kıskançlık, hem pişmanlık, ve en ağır basan duygum zevk içinde kıvranıyordum. Verir miydi acaba? Ben daha bırakın sikimi parmağımı bile sokamamıştım onun o güzel deliğine. Demek ki Murat olsa verecekti… Belli bir zaman sonra daha fazlasını nilüfer escort arar oldum. Buna da artık alışmıştım ve karım ne söylese zevk vermez olmuştu. Sikim arasıra kalkıyor, bazen zevk alamıyor sertleşemiyordum. Karım elinden geleni yapıyor Murat’a siktirmediği yerini bırakmıyor ama nafile benimkinde tık yok. Karım baktı olacak gibi değil “Daha ne yapayım yaa, fantezi istedin anlatıyorum işte kalkıp Murat’a telefonmu edeyim gel beni sik diye?” dediği anda sikim tavana vurdu. Karım bunu ne kadar çok istediğimi sikimden anlamış olmalı ki “oooo beyefendi çok hoşunuza gitti galiba?” diye imalı sordu. Bunu gizleyemezdim. Hayır desem bile herşey gün gibi ortadaydı. İçimde hem pişmanlık hem zevki yaşıyordum fakat her zaman olduğu gibi zevk ağır basıyordu. Aslında ben karımı başkasının sikmesinden zevk almıyordum, karımın sinsiliği ve beni kullanması hoşuma gidiyordu anlaşılan. “Evet çok hoşuma gitti” dedim. “Eeee arayalımda gelsin bari” dediği anda “Telefon numarası varmı?” diye sordum. “Olmasa arayalım demezdim herhalde. Bende esk**en kalma numarası vardı. Geçenlerde sen kafama onu sokunca telefonunu çaldırdım ve onun sesini duyunca kapattım.” dediği anda kızsam mı, takdir mi etsem bilemedim. “Ne diyorsun arayım mı?” diye sorduğunda ısrarından çok istediğini anladım. “Git ara hadi ama eve çağırma sakın” dedim. “Ne yapayım ya?” “Sadece telefonda konuşun işte” dedim. “Vay adi adam bende şimdi gidip onu arayıp telefonda çatır çatır sikişmezmiyim” diyerek yataktan fırladı. Kalbim duracaktı sanki. Gül gibi karım gidiyor ve telefonda eski sevgilisi ile seks yapacaktı. Bende onları dinleyip elimi sikecektim öyle mi? Ne yapıyordum ben. Bana bir dur diyen olsa keşke. Ama artık ok yaydan fırlamıştı. Karımla bu kadar yüz göz olduktan sonra onun üzerinde söz sahibi olamazdım. Artık hiçbirşey eski günlerdeki gibi olamazdı. Bazı şeyleri yaşamıştık ve hiç yaşanmamış farzedemezdik. Hem şimdi onu engellesem bile artık kafasına sokmuştum. Ne yapar eder Murat’la beni aldatırdı. Hem o değilmiydi geçenlerde Murat’ı arayıp sesini duyunca kapatan. Yarın ben evde yokken arar ve bu sefer kapatmaz konuşurdu. En azından bu şekilde olunca herşeyden haberim oluyordu. Bu da bir züğürt tesellisiydi işte. Bunlar anlık düşüncelerimdi. Karımın peşinden alelacele kalkarak gittim. Numaraları çevirdi ve son numaraya geldiği anda bana tekrar sordu “Arıyorum bak, sonra pişman olma?” dedi. “Dur arama!” dedim. Yüzüme kızgın bir ifade ile baktı. “Vazgeçtim canım arama. Buna daha hazır değilim galiba” dedim. Ahizeyi yerine koydu ve hışımla söylenerek yatak odasına gitti. Bende hemen ardından gittim. Yatağa oturmuş bekliyordu. Hiçbir şey demeden hemen bacaklarının arasına girdim ve siyah donunu yana sıyırarak amını emmeye başladım. Sırt üstü uzandı ve saçlarımdan çekip beni amına bastırarak “Ne zaman hazır olursun?” dedi. Artık olaylar benim istememden çıkmış karımın isteği haline dönüşmeye başlamıştı. Fakat o hala sanki ben istiyormuşum ve bu beni çok memnun edecekmiş te, benim için fedakarlık yapıyormuş gibi davranışlarını sürdürüyordu. Bir yandan da sürekli bana bunu hatırlatıp, beni tahrik etmeye çalışarak bu zamanın bir an evvel gelmesine zemin hazırlıyordu. Ama unuttuğu bir şey vardı. O kurttu ben ise tilki…Ama onun bu davranışı beni çok tahrik ediyordu. Sikim yine kazık gibi olmuştu. Dil darbelerim amının en hassas yerlerini döverken sikimde havayı sikiyordu. Karım gözleri kapalı bir şekilde yine hayal dünyasına dalmıştı. Ben onu yalarken o da inliyor “oooh Murat’ım, sevgilim sabret sevgilim az kaldı. Yakında siktireceğim kendimi sana. Bütün deliklerimi senin koca yarağının hizmetine vereceğim sevgilim, hemde çok yakında” diye söyleniyordu. İş yine zıvanadan çıkıyordu işte. Karım konuştukça benimde iştahım kabarıyor, o güzel deliklerine sondaj yapıyordum. “Siktireceğim sana Murat’ım, kocam istesede istemesede siktireceğim sana kendimi” dediği anda “git ara hadi” dedim. Faltaşı gibi açılmış gözleriyle bana bakarak “bu sefer geri dönmem bilmiş ol” diyerek hışımla fırladı. Kalkmış sikimle peşinden gittim. Kendinden emin, kesin bir kararlılıkla numaraları çevirdi.Ellerinin ve ayaklarının titrediğini farkettim. Bir yandanda karşı tarafın telefonu açmaması için içimden bildiğim bütün duaları okudum. Karımın ince beline kollarımı doladım. Bende merakla kulağımı ahizeye yaklaştırdım. “Alo” karım da bir tedirginlik bir heyecan. “Alo” diyen Murat’ın ta kendisiydi. Karım bir iki kez yutkunduktan sonra zorlada olsa bir “Alo” koyverdi. Karşısındaki kadın sesini alan Murat daha kibar bir şekilde “Buyrun hanımefendi, kimi aramıştınız?” diye konuşmasını sürdürdü. “Beni tanıdın mı?” “Afedersiniz tanıyamadım, kimsiniz?” “Feyza”… Elbetteki karşıdan şaşırmayla karışık ılımlı bir tepki ve sohbet koyulaştı. Karım karşıdan aldığı ılımlı tepkinin de etkisi ile daha rahat ve sakin hareket etmeye başladı.Uzun bir muhabbet ve eski günleri yadetmeden sonra konu eşimin yaklaşımıyla yavaş yavaş cinselliğe kaydı. Murat eşimin evli olduğunu biliyordu. Kendisi 29 yaşındaydı ve hala bekardı. Murat eşime “yalnızmısın?” diye sorduğunda eşim “Hayır kocam var yanımda” diye cevap verdi. Bunu bir çırpıda söylemiş ve inanın bende en az Murat kadar şaşırmıştım. Murat şaşkınlık ve heyecanla sadece “Şaka yapıyorsun” dedi. Karım “Hayır şaka değil, şu anda kalkmış sikiyle yanımda duruyor. İstersen telefonu vereyim tanışın” dedi. Telefonu bana uzattı, ne yapacağımı bilemedim. Benim heyecanım onların ikisinin heyecanının toplamına eşitti. Telefonu aldım ve mahcubiyet gürsu escort ve utangaçlıkla bir “merhaba” deyiverdim. Murat’ta kısa ve net “merhaba, nasılsınız?” dedi. Karım iyice bana sokulmuş eliyle sikimi sıvazlıyordu. “Teşekkür ederim iyiyim siz nasılsınız?” diye sordum ve lafı fazla uzatmadan telefonu Feyza’ya uzattım. Feyza “İnandın mı aşkım?” diye sordu. Murat “Evet ama nasıl olur?” diye bir açıklama istedi. Karım baştan sona herşeyi tane tane anlattı. Benim cinsel zevklerimden bahsetti ve kendisinin de buna en uygun kişinin esk**en beri çok arzuladığı Murat’ın olduğunu söyledi. Artık olaylar şekillenmişti. Murat karımın ne istediğini biliyordu. Ve vakit kaybetmeden telefonda seks yapmaya birbirlerini azdırmaya başladılar. Karım bulunduğu yere oturdu. Zaten üzerinde siyah bir külottan başka bir şey yoktu. Murat’la telefonda am-göt-sik muhabbeti almış başını giderken bende onun amcığını büyük bir iştah ile yalıyordum. Karım kısa sürede birkaç kez orgazmı yaşamıştı ve mutluluktan uçuyordu. Bana yapmadıklarını telefonda Murat’a yapıyor, onu yalıyor, emiyor, yasak falan dinlemiyordu. O gece hepimiz birkaç defa boşalmış belki ben hariç herkes mutluydu. Seks hayatımız bir hayli renklenmişti. Benim istediğimde bu değilmiydi zaten. Hala soruyorum kendime. Gerçekten ben bunu istemişmiydim? Telefonu kapattıktan sonra karıma içimdeki korkularımdan bahsettim. Onu çok sevdiğimi, ne olursa olsun onu kaybetmek istemediğimi, benim haberim olmadan asla Murat’la konuşmamasını falan tembihledim. Bana söz verdi ve asla habersiz bir şey yapmayacağını, ne olursa olsun ona güvenmemi istedi benden. “Sana güveniyorum canım” derken bu kelimenin içimden gelmediğini, sadece laf olsun diye söylediğimi hissettim. Ertesi gün… Aldığımız zevkin boyutundan bir türlü dinginleşememiştik. Ve elbette ki yine sevişmeye başladık. İkimizde ihtirasın en güçlü rüzgarının ortasında savruluyorduk. Karımın azgınlığının sebebi elbetteki ben değildim. Artık benim yerimin neresi olduğunu hepiniz biliyorsunuz. Hatırlatmamı isteyenler varsa söylüyorum karımın iki bacağının ortasında onu yalamakla meşgulüm. Eşim “Oooh Alper, dün telefonda Murat beni ne güzel sikti. Kalın ve damarlı bir siki varmış. Onu içime almayı ne çok istiyorum bir bilsen. Şimdi gelsede beni burada sikse ne iyi olurdu.” dediği anda bunun bir fantezi olmadığını, isteklerini dile getirdiğini biliyordum. Söyleyecek bir söz bulamıyordum. Fakat ben konuşmasam bile söylediklerinin arkasından amına, götüne attığım dil darbeleri çok şeyi anlatıyor olmalıydı. Ve karımın elindeki sikimin zonklamaları, sikimin başında biriken damlalar zaten benim yerime konuşuyordu. Karımın aldığı zevkin boyutuda bitmek tükenmek bilmeyen, ağzımın içine doldurduğum kadınlık sıvılarıydı. Artık atı alan Üsküdar’ı geçmişti ve bu saatten sonra dön demek mantıksızlıktan başka bir şey değildi. Murat sikecekti karımı. Hemde benim isteğimle, benim gözümün önünde, benim yapamadıklarımı karıma yapacaktı bunu biliyordum. Feyza altımda bir dansöz gibi kalçalarını sallarken “Hadi Muratı’ım gel sik beni. O kalın yarağını sok içime. Kocamın sikemediği amcığımı sikte görsün” diye nefes nefese söyleniyordu. Elindeki sikim tekrar zonklamaya başladı. Neredeyse boşalacaktım. Gözlerini açıp bana bakarak “Murat beni sikerken seyretmek hoşuna gidermiydi?” diye sordu. “Bilmem ki” diye cevap verdim. “Sikin öyle demiyor ama?” diye tekrar sorduğunda “Anladığın şeyleri duymak hoşuna gidiyorsa eğer bilki evet” deyiverdim. “O zaman çağıralım da gelsin. O beni siksin sende seyret ve 31 çek.” diyerek güldü. Ne istediğimi biliyordu. Ve bunu bugün olmasa bile bir gün kabul edeceğimin farkındaydı. “hadi git ara Onu” dediğim anda canına minnet bir şekilde telefona koşarak gitti. “Çağırmamı istermisin kocacığım?” dediği anda “hayır” diyebildim sadece. Konuya hemen girmişler ve hepimiz yerimizi almıştık. Karım tamamen azmış “Sik sevgilim, ooooh evet, götümü sikmek istermisin?, götüme patlamak istermisin? Boşal aşkım, fışkırt içime, eveeet evet” diyerek hem beni hem Murat’ı azdırıyordu. Ben karımın amını yalarken karım Murat’a “Yarın akşam bize gel ve bunları yaşayalım” dedi. Ben çok şaşırmış, itiraz etmek istemiştim fakat hislerim karşı koyamıyordu. Hesapta bu yoktu! Belki de vardı… Bir yandan da benim saçlarımı okşuyor onay bekliyor gibiydi. Sesimi çıkarmadığımı görünce adresi vererek, saat 22:00 da onu beklediğini söyledi ve telefonu kapattı. Sonra bana “kızmadın değil mi kocacığım?” diye sordu. Kızsam sanki umurunda olurmuydu. Kendi kişiliğimi kaybetmiştim artık ve söz hakkım yoktu. Karım yerinden kalkarak beni sikimden tuttu ve çekerek yatak odasına götürdü. Büyük bir şehvet ve arzu ile sevişmeye başladık. “Görmek istediğin herşeyi yarın göreceksin, madem bu sana zevk veriyor al işte bende senin zevk alabilmen için elimden geleni yapıyorum, istediğin bu değilmiydi?” dedi ve beni kendi silahımla vurmaya çalıştı. Benim olan tek şeyi o gece büyük bir ihtirasla siktim. Ne yazık ki onu yarın başka biriyle paylaşacaktım. Cumartesi…Bu gün işyerimde bütün gün sikim havada gezdim. Akşam olacakları düşündükçe yerimde duramıyor, karışık duygular yaşıyordum. Ağlasam mı, gülsem mi bilmiyordum. Bazen umursamaz davranmaya çalışıyor “Amaaaan ne olacaksa olsun” diyorum hemen ardından aslında ne kadar umursadığımın farkına varıyorum. Bu benim hayatımdı ve ben hayatımın içinde olan şeyleri umursamazlıktan gelemezdim. Sadece 5 saat kalmıştı. Eşimi aradım ve birşeylere ihtiyacı olup olmadığını sordum. Sesinden ne kadar mutlu olduğu belli oluyordu. Karımın böylesine rahat olacağını, bir orospu gibi davranıp kendisini başkalarına siktireceğine bana trilyon verseler kabul ettiremezlerdi. Oysa ki eşim elden bedavaya gidiyordu. Hatta Murat karımı siksin diye nerdeyse üste para bile verecektik

ÜNİVERSİTE – 14

Seriyi baştan okumak sizi daha anlamlı gelecektir.

Pertim çıkmıştı resmen. Nefes alış verişim düzelene kadar sadece uzandım. Yanımda Zehra uzanıyordu. Biraz sakinleştikten sonra Doğruldum koltuğa oturdum ayaklarımı sehpaya uzatıp bir sigara yaktım. Zehra da yanıma benim gibi oturup bir sigara yaktı. Başını omzuma koydu. Sessizce sigara içtik. Daha sonra kalktı birer bardak soğuk su getirdi ve tekrar başını omzuma koydu. Bardağın etrafındaki soğuk su damlacıklarını suratıma sürdüm serinlemek için.

Suratım resmen yanıyordu. İkimizin de vücudundan ateş çıkıyordu. Zehra sessizliği bozdu.

-Z: Çok güzeldi. Çok rahatlattın beni.

-: Bende çok rahatladım. Hırçınsın biraz(gülerek)

-Z: (şuh bir kahkahayla) Sende öylesin. Yatakta özgür olmayı seviyorum. Zaten en doğal halimiz yatakta olmuyor mu?

-: Haklısın. Yani sen aslında böylesin ama dışarıda değişiyorsun.

-Z: Aslında dışarıda da rahat b kızım ama bastırıyorum kendimi. Güvendiğim insanların yanında daha rahatımdır. E tabi bir insana güvenmek zaman istiyor.

-: Peki ama ben güvenilecek biri miyim ki?

-Z: Tabi öylesin.

-: Az önce sevgilimi ev arkadaşıyla aldattım. Hem de onun evinde.

-Z: Ama bunu kimseye söyleyemezsin.

-: Evet

-Z: İşte buna bursa eskort güveniyorum.

-: Gerçekten göründüğün gibi birisi değilsin.

-Z: (gülerek) biliyorum tatlım.

-: Demek Tuğçe de öyle göründüğü gibi değil. Bunu ondan biraz daha bilgi alabilmek için sormuştum.

-Z: Tabi ki değil.

-: Zengin olan sevgilisini elinde tutmak için masum numaraları. Ama çok zengin çok takılan sevgilisini elinde tutmak
için fanteziler falan.

-Z: Aferin tatlım aynen öyle.

-: Buradan şu çıkar. (Gözlerime baktı ne diyeceğimi merak ederek.) Benden önceki çocuk benden daha zengin.

-Z: (kahkahalar eşliğinde) Aynen öyle akıl küpü.
Bunu söyledikten sonra dudaklarıma yine şehvetli bir öpücük kondurdu. Aslında onu daha fazla sikmek isterdim ama. Halim yoktu dinlenmeliydim. Biraz enerji depolamalıydım.

-: Yemek söyleyelim mi?

-Z: Evet dinlenelim biraz.

Yemek sipariş ettik. Yemekten önce de yerken de yemekten sonra da epey sohbet ettik. Bana Tuğçe hakkında bilmediğim bir sürü şeyi anlattı üniversite hakkında, okul dedikodular en büyük olaylar falan epey konuştuk.
Tuğçe akıllı bir kızdı aslında. Kendisine durumu iyi olan biriyle sevgili olmak istemesi çok ta abes karşılanacak bir durum değil günümüzde. bursa escort bayan Lakin izlediği yollar yöntemler farklıydı. İlk sevgilisi durumu iyi bir çocuktu ama çokta parlak olmadığı için kendine dokundurtmamıştı. Çocuğun ailesinin durumu bozulunca da tekmeyi koyuvermişti. Diğeri okulun hem zengin hem yakışıklı playboy unu ise elinde tutmak için teslim olmuştu ona. E tabi o piçte sıkılınca tekmeyi bastı buna. Ben vardım sonra. Benim durumumu biliyordu. O yüzden bana da çok ileri gitmese de birçok zevki yaşatıyordu. Aslında düşündükçe kafam çalışmaya başlamıştı. Spora gidiyordum fiziğim fitleşmişti. E iyi de giyiniyordum okuldaki kızların benle daha fazla ilgilenmeye başladığının da farkındaydım. O da benim gözümü dışarı kaydırmamak için, beni elinde tutmak için zaman geçtikçe benimle daha fazla şey yaşıyordu. Olgunlaşmak denen şey biraz da böyle işte. Tecrübe kazandıkça üzerine düşünüp dersler çıkardıkça büyüyor insan her anlamda. Bu iş olsun aşk olsun seks olsun fark etmez.

İzmir e geldiğimden beri yaşadığım olayları düşünüyordum. Yeşim, Yeşimle sevişirken kuzeninin bizi izlemesi, Tuğçe ve onun ev arkadaşı Zehra. Daha neler yaşayacaktım kim bilir diye düşünüyordum.
Ben bunları düşünürken escort bursa Zehra duş almış gelmişti. Üzerinde önünü bağlamadığı bornozuyla yine yanıma oturdu. Çok güzel kokuyordu. Bornozun açık kalan yerlerinden görünen ıslak bedeni bir hayli seksiydi. İçim tekrar harekete geçmişti. İkimiz de sert sevişmek istiyorduk. Üstelik o içindeyken ki azdırıcı konuşmalarla beni iyice tahrik ediyordu.

Üstelik sevgilimin ev arkadaşıyla sikişme fikri bile başlı başına bir tahrik unsuruydu. Ona sert ve patron gibi davranmaya karar verdim. Yanımda uzanmış telefonuyla uğraşırken saçlarının arkasından tuttum suratını yaklaştırıp dudaklarına yapıştım. Şehvetle dudaklarını kemirirken saçlarını bırakmıyordum. O da inleyen sesler çıkararak karşılık veriyordu.
-Z: Erkek işte erkek.

Saçlarından sıkarak onu biraz yukarı kaldırdım ve göğüslerini yalamaya başladım. Göğus uçlarını ağzıma aldım. Hafif hafif ısırıyordum. Ellerimle hala saçlarını kavrıyordum. Daha sonra saçlarından bastırarak kafasını sikime eğdim. Ve hemen beni ağzına aldı. Sikim iki defa boşalmış olmanın verdiği yorgunlukla çok zor sertleşti. Ve daha fazla enerjim ve gücüm kalmadığından ağzına patlamaya karar verdim.

-Z: Ah sen böyle davran bana ben ne zaman istersen gelir görevimi yaparım erkeğim.

Bunları söylerken bi eliyle ağzına aldığı sikimi sıvazlıyor diğeriyle de karınımı okşuyordu. Çok dayanamadım. Ve canım yanarak ağzının içine fışkırdım tekrar.

Sohbet etmek ve görüşleriniz için bana mesaj atabilirsiniz.

YASAK DUYGULAR 8

Mutfakta yemek hazırlarken kendimi garip hissediyordum. Perdelerimi tamamen kapatmak zorunda kalmıştım çünkü ilk defa mutfağımda, sadece iç çamaşırlarım ile yemek hazırlayacaktım.
Aslında beni gayet heyecanlandıran bir eylemdi bu. Daha önce, böyle yapacağımı hiç düşünmemiştim. Ama yapıyordum işte. Yumurtaları kırdığım sırada oğlum içeri girdi. Üzerini giyinmiş, saçlarını taramıştı. Hazırlanmıştı. İlk defa, bu kadar hızlı bir şekilde. Onu böyle motive edebileceğimi bilmiyordum. Bu yöntem gerçekten de inanılmaz etkiler yapıyordu. Bu, beni bile şaşırtmıştı. Daha öncesinde hiç bu kadar dediğimi yapan, hemen tepkiler gösteren biri olmamıştı. Resmen ne istersem yaptırabiliyordum ona. Elimde sihirli bir değnek vardı sanki ve yapmam gereken tek şey sallamaktı. Sonrası, sihir gibi işliyordu zaten.
“Gel bebeğim, otur hızlıca yemelisin. Geç kalmak istemezsin.” dedim ona doğru dönerek göz kırptığım sırada.
Hemen oturdu, sadece kalçalarıma bakıyordu. Kalçalarıma iyi bakmıştım. O yüzden onun bu bakışları beni şaşırtmıyordu. Ancak bir yandan da… Hoşuma da gidiyordu…
Hemen önündeki tabağa, ısınmış tostunu koydum. İkiye bölmüştüm.
“Hadi canımın içi, hızlı ye. Çay mı içeceksin, yoksa portakal suyu mu?” diye sordum.
O sırada hafifçe eğilmiş olduğumdan, gözleri sütyenimin üst kısmından gözüken göğüslerime dikilmiş bir haldeydi. Sanki hipnoz olmuş gibi, yanıt vermiyordu. Tezgahın önüne döndüğümde, tekrar gözleri kalçalarıma takılmış durumdaydı.
“Canım?” diye sordum bir anda uyanmış gibi oldu. Kafasını hafifçe salladıktan sonra, gözü tekrar önündeki tabağına dönmüştü.
“Portakal suyu mu, çay mı?” diye sordum bir daha gözlerinin içine bakarak.
“Hmm… Portakal suyu…” dedi, resmen içi geçiyordu. Bana bakarken, bu kadar etkileneceğini bilmiyordum. Halbu ki plajda da görmüştü kaç kere. Bir de giydiğim bikiniler genelde dar olurdu. Ona rağmen böyle bir etki bırakmak şaşırtmıştı beni de. Sanırım aradaki fark tamamen psikolojikti. Sonuçta plajda pek çok izmit eskort çıplak beden vardı ben de oradaki normal insan profilinden biriydim. Ancak, mutfakta iç çamaşırları ile kahvaltı hazırlayan bir anne… İşte sıra dışı olan buydu.
Buzdolabının kapısını açtım ve uzanıp portakal suyunu aldım. Kapağını açtıktan sonra, üst raftan aldığım bardağa doldurdum. Bardağı elime alıp, masaya doğru yürürken, belime bakıyordu, bacaklarıma… Ve de göğüslerime, önündeki yemeğine dokunmamıştı bile. Amacımı kaçırmaya başlamıştım ve bu durumu hiç istemiyordum.
Bardağı masaya koydum, koyarken, direk göğüs dekolteme kaymıştı gözü. Gerçekten de etkimde kalmıştı, sanki hipnoz olmuştu. Bu durum, çok garip geliyordu. Ancak içimde bir şeylerin de harekete geçtiğini hissediyordum. Daha önce hissetmediğim bir takım duyguların, bir ateşin ilk kıvılcımı o anda çakmıştı sanki. Daha önce bana hiçbir erkek böyle hayran bir şekilde bakmamıştı. Bu bakışlardan, asla ama asla tereddüt etmezdim. Çünkü onun kalbindeki sevginin saflığını, sıcaklığını gayet iyi biliyordum. O daha doğar doğmaz şekillenen bir durumdu bu. O daha, doğar doğmaz böyle olacağını biliyordum. O kutsal bağ, o zamandan beri vardı.
“Ama böyle olmaz…” dedim suratımı asarak.
Hemen o anda dikkati yüzüme çevrildi. Bana bakıyordu, tam da gözlerimin içine.
“Nasıl olmaz… Anne… Ne olmaz…”
Tedirgin olmuştu. O anda aklında başka bir şey olduğu için ne söylediğimi duyduğunu bile sanmıyordum.
“Bebeğim, bak yemeğini yiyip okula gitmen gerekiyor. Sınava hazırlanacaksın ve ödevini vereceksin. Unuttun mu? Hadi o tostu bitir…”
O anda yemeye başladı. Ağırdan alıyordu ama yine de. gözleri istemsiz olarak kalçalarıma kayıyordu.
“Sen de… Yemeyecek misin… Anne…”
Düşünceli oğlum benim, her zaman beni de düşünürdü. Daha bebekken bile bir şey yerken benim de yememi isterdi. Ben yediğimde, bana gülümseyerek bakar, birden kahkaha atardı. Onun bu haline bayılıyordum.
“Canım sen ye, ben atıştırırım. Şimdi canım gölcük escort istemiyor.” dedim.
Bir şey demedi, önüne döndü ve yemeğini yemeye devam etti. O sırada portakal suyundan da bir yudum almıştı. Ama yine de çok hızlı yemiyordu.
“Tamam bakalım… Bu böyle olmayacak…” dedim ve ona doğru yürümeye başladım.
“Ne olmayacak anne…” dedi sessizce.
“Hayatım yetişemeyeceksin böyle yersen, nasıl olacak yani? Geç kalacaksın bak kaç kere söyledim?” diye sordum.
Yüzünü yere eğdi.
“Ben… Pek aç gibi değilim…” dedi.
“Hayır, okulda zihninin iyi olmasını istiyorum.” dedim tam onun dizlerinin dibine dizlerimin üzerine çöktüm.
“Anne… Ne yapıyorsun…” dedi. Sesindeki o şaşkınlık hoşuma gitmişti.
“Şşşt… Sen yemeğini ye, eğer hızlı yersen, ben de seni hızlıca rahatlatacağım. Hadi, gitmen gerekiyor.” dedim ve kemerini açtım.
“Biraz bana doğru dön bebeğim, ama dikkat et. Tabağının üzerinde ye, yere dökülmesini istemeyiz değil mi?” dedim neşeli bir sesle.
Cevap vermedi, sadece dediğimi yapıyordu. Bu da gerçekten hoşuma gitmişti. Sanki onun erkekliğine dokunduğum anda onu istediğim herşeyi yaptırabildiğim bir köleye çeviriyordum. Erkeklerin bu özelliği gerçekten çok hoşuma gidiyordu. Hiçbir kadın böyle hareket etmezdi ama erkekler çok basit düşünebiliyordu. Hem de aşırı düzeyde…
Bana döndükten sonra düğmesini ve fermuarını açtım. Daha sonra hemen boxerının üzerinden erkekliğini okşamaya başlamıştım. Zaten biraz sertleşmişti bile. Doğaldı bu, önünde diz çökmüş, sadece iç çamaşırları ile duran annesini görünce etkilenmesi son derece normaldi. Aksi türlüsü, anormal bir durum olurdu zaten.
“Tamam bebeğim, hadi yemeye başla.”
O sırada gerçekten de iştahlı bir şekilde yemeye başladı. Bana bakmıyordu, sadece yemeği ile ilgileniyordu.
Ben de erkekliğini boxerından kurtardım ve elimle sıkıca kavradım. Zaten biraz sulanmıştı, hemen başının o taraflarda baş parmağımı gezdirdim ve oradaki sıvıyı alıp tüm yüzeye dağıttım. darıca escort İyice kaygan olmasını, beni iyice hissetmesini istiyordum.
Yemeğini yerken, bir anda duraksadı ve bana baktı. Bakışlarındaki hayranlığı hissedebiliyordum.
“Önüne dön, yemeğini ye. Hadi.” dedim ve işime devam ettim. Elimde bir anda sertleşmişti, ne kadar hızlı sertleştiğine ben bile inanamıştım. Dediğimi yapmaya devam ettiğinde benim ellerim de hız kazandı. Bir anda damarlarına dolan kanı hissedebiliyordum. Kalp atışının hızlandığını, heyecanlandığını hissedebiliyordum.
Ellerim iyice hızlanmışken bir anda bana döndü, dikkatlice bana bakıyordu. Tam kızmaya kendimi hazırlamıştım ki tabağının boş olduğunu gördüm. Yüzümde bir gülümseme belirdi. Oğlum, sözümü dinliyordu. Hem de çok hızlı bir şekilde yapıyordu bunu.
“Ahhh….” diye inlediğinde geriye doğru yaslandı. Duvara iyice yaslandığında, bacaklarını bana doğru uzatmış ve iyice açmıştı. Ona doğru emekleyerek yaklaştım ve şimdi daha yakındım. Dirseklerimi bacaklarının üzerine koydum ve ona mastürbasyon yapmaya devam ettim.
“Oh….” inlerken, gözlerini kapatmıştı. Kim bilir neler hayal ediyordu. Gerçi tam önünde iç çamaşırlarımla, yarı çıplak bir halde duruyordum. Dantelli çamaşırlarım, bedenimi daha çok ön plana çıkarmıştı. Onun gördüğü şekilde ise nasıl göründüğümü hayal bile edemiyordum. Şu anda hiç aklına gelmeyen bir durumu yaşıyor olmalıydı. Annesi, sadece iç çamaşırları ile önünde diz çökmüş onu tatmin ederken o da kahvaltısını yapıyordu. Dünya’da gerçekten çok az insanın sahip olabileceği bir ayrıcalıktı bu.
Birden kasılmaya başladı. Eliyle omzumu sıkıca tutup beni kendine çekti. Gözlerini sıkıca kapatmıştı.
“Ohh… Çok güzel… Anne…”
Geliyordu, hissedebiliyordum. Erkekliğinin şiştiğini, avucumu daha çok doldurduğunu hissedebiliyordum.
O anda aklıma geldi, peçete almayı unutmuştum. Ve ilk kasılmasında havaya doğru fırlayan beyaz sıvı, saçlarımın üzerine geldi. Hemen gözlerimi kapattım.
Sıkıca tutmuştum, rahatça boşalmasını sağlıyordum. Pantolonuna gelmesin diye iyice ona doğru eğilmiştim.
Ve olmuştu.
Yüzüme, göğüslerime boşalmıştı.
Gözlerini açtığında, göğsü hızlıca inip kalkıyordu.
Yüzünde bir gülümseme vardı…
Benim de öyle…

Prostat Masajı Hikayemiz

Prostat Masajı Hikayemiz
Merhabalar.

Sizlere prostat masajı ile nasıl tanıştığımın hikayesini anlatacağım.

Kız arkadaşımla normal bir seks hayatımız vardı. Oral, anal ve vajinal seksin her türlüsünü yapıyorduk. Kız arkadaşım anal sekste biraz zorlanıyordu. Bazen acı duyuyordu. Anal sekse tam olarak alışamadı aslında. Ama anal temizliği vs artık öğrenmişti. Onunla her anal seks yapışımız sonrası onun çıkardığı seslerle ilgili ( aaahh, duuur, çıkar, acıdı vb. ) dalga geçerdim. O da sana da öyle birşey girse görürdün sen, sana sokacağım birşeyler ( salatalık, havuç vb. ) göreceksin vb şeyler söyler güler geçerdik. Arada bana oral yaparken göt deliğime dokunmaya çalışır beni huylandırırdı. Ben de huylanırdım, garip gelirdi doğrusu. Kız arkadaşımla konuşurken beni parmaklamak istediğini merak ettiğini falan söyler olmuştu. İzlediğim porno filmlerde erkeğin göt deliğinin yalanması, erkeğin bir kadın tarafından parmaklanması gibi şeyleri görür anlam veremezdim ama böyle birşeyin hayatın içinde olduğunu biliyordum. Kız arkadaşıma da istiyorsan senin için yapabilirim senin parmağından ne olacak parmakla geçsin merakın, sonuçta benim götüm tuvaletimi yaparken senin parmağının 3-4 katı açılıyor ben birşey kaybetmem diyordum. Bu konu uzun zaman arada böyle küçük küçük açıldı açıldı kapandı. Son zamanlarda bu konuyu araştırmaya başladım. Prostat orgazmı diye birşey olduğunun öğrendim ve konu hakkında yazılanları okuyunca çok etkilendim. Bunu yapan ( kadın ) ve yaptıran ( erkek ) epey insan olduğunu öğrendim. İlk aklıma gelen ne kadar gay varmış oldu. Bu sefer gaylık kavramını araştırdım. Bir erkeğin gay olması için başka bir erkekten duygusal ve fiziksel olarak hoşlanması ve bir erkekle cinsel ilişkiye girmesi gerektiğini öğrendim. ( Bu konuda bilgisiz olduğumun da farkına vardım. ) Gay olur muyum endişemi atlatmıştım. Prostat masajının doğru yapıldığında sağlık açısından faydalı olduğunu öğrendim vb. epeyce bir araştırma yaptım uzatmayayım.

Kız arkadaşımla birgün sevişirken göt deliğimin çevresini tıraş edip iyice yıkadım. Sevişme sırasında ona götümü yalatacaktım. Ancak terlediğimizden dolayı yeni yıkamış olmama rağmen o bölgede bir terleme oluşmuş. Kız arkadaşımı misyoner pozisyonunda sikerken sikimi çıkardım ve ağzına götürüp yalattım. Sonra götümü ağzına yanaştırdım. Birkaç dil attı, acı bir tat geldi ağzıma dedi ve bende yalatmayı bıraktım. Ama dilinin birkaç saniyeliğine değmesi bile içimi gıdıkladı. Sonra ben uzandım o da bacaklarımın arasına geçip bana oral yapmaya başladı. Götüme dokunsana dedim. İşaret parmağı ile götüme hafifçe dokundu biraz ve hoşuma gitti. Ama ben kendime yedirip iyi oluyormuş vb demedim. Bu bizim ilk deneyimimizdi.

Sonraki sevişmemize kadar ben ona konu ile ilgili yaptığım araştırmalardan bahsettim. Bunun çoğu insan tarafından yapılan birşey olduğunu ve normal olduğunu öğrendiğimi söyledim. Neyse sonraki sevişmemizde ben onu her zamanki gibi inlete inlete uzun uzun siktim ve ikimizde boşalıp rahatladık. Ardından ikinci posta için o bana ( ben yatakta uzanıyorum o bacak aramda ağzı sikime geleceke şekilde domalmış şekilde ) oral yaparken parmaklayayım mı dedi muzipçe. Bende hadi dedim parmakla. Şaşırdı biraz ama tamam dedi. Kayganlaştırıcı krem ile parmağını ve göt deliğimi kremledi. Götümü kremlerken dokunması bile çok ayrı bir keyif verdi. Sonra bak emin misin bunun dönüşü yok bekaretin gidecek diye hınzırca benle dalga geçti ve eminim dedim 🙂 işaret parmağını yavaşça şaşkınlık içinde içime soktu. Bu hayatımda benim götüme giren ilk şeydi. O kadar haz aldım ki anlatamam. Ama o şaşkındı. Biraz tek parmağı ile yaptıktan sonra ikinci parmağını da sokmasını istedim. İşaret ve orta parmağını birlikte soktu. Götümün biraz daha açılması ( açılması için zorlanması ) benim çok hoşuma gitti. Herhangi bir acı duymadım. Sonuçta incecik parmakları vardı. ( Bir erkeğin bir kadını parmaklaması ile bir kadının bir erkeği parmaklaması bir değil. ) İki parmağı ile götümü parmaklarken aletimle de oynamasını istedim. İki tarafdan da acayip keyif alıyordum. Parmaklarını ikinci boğumlarına kadar sokuyordu. Arada elimle ne kadar girdiğini kontrol ediyordum. Çünkü merak içindeydim. Bu işin böyle bir keyif verebileceği aklıma bile gelmezdi. Kız arkadaşım biraz daha yaptıktan sonra üçüncüyü de sokmasını istedim. Gözlerindeki şaşkınlığı çok belli oluyordu ama yavaşça üçüncüyü de soktu. Alıştırarak gittiği için yine herhangi bir acı çekmedim. Artık kontrol ondaydı. Ben zaten koptum olaydan. Aldığım keyif beni ortamdan soyutladı resmen. Arada kaç tane girdi, dibine kadar soktun mu vs soruyordum. Derken aklıma yine filmlerde gördüğüm birşey geldi. Ayaklar. Bu arada ( özellikle ben ) mükemmel ayak fetişistleriyiz. Dur dedim çıkar parmaklarını. Ayak baş parmağını sokmanı istiyorum. Şaşırdı kaldı. Uzat dedim ayağını. Uzattı ayağını. Parmağını ben yağladım. Hadi dedim sok. Ben düz yattığım için ayak parmağı ile götümü tam hissedemiyor ve göremiyordu da. Dolayısıyla zorluyordu götümü. Parmağını da kasılı tutmadığı için ayağını ittiriyor deliğe girmiyor ve parmağı acıyordu. Bırak uzat ayağını ve parmağını dik tutdedim. Ben kalktım. ayağını uzattı ve ben çömelerek ayak baş parmağının üzerine oturdum. Acayip keyifliydi. O hayranı olduğum mükemmel güzellikteki ayaklarının en yakışıklı parmağı olan baş parmağı götümdeydi. Ayak baş parmağının götüme girmesi ile ben yine uzandım ve kız arkadaşımın götüme ayak baş parmağını sokmasını istedim. Biraz daha soktu ve sokarken de sikime eliyle otuzbir çektiriyordu. Ardından prostat masajına el parmakları ile devam etti ve sikimle ben oynamaya başladım. Aldığım hazzın tarifi yoktu. Artık zirveye yaklaşıyordum. Kız arkadaşım da iki parmak üç parmak derken sürekli bir hareket içindeydi. Neticede ben hayatımda yaşamadığım kadar zevkli bir orgazmla oluk oluk boşaldım. Resmen iliklerim aktı. İnanılmaz bir zevk yaşadım. Kız arkadaşım yaşadığım orgazmdan, aldığım zevkten dolayı çıkardığım seslerden dolayı şaşkınlık içindeydi. Sevdiği erkeğin götünün parmaklanmasından dolayı böylesine bir zevkle boşalması onu epeyce şaşırtmıştı. İlk prostat orgazmımı böylece yaşamış oldum.

Bir sonraki sevişmemizde yine rutin vajinal seksimizi yaptık. Ardından ben kız arkadaşımdan prostat masajı yapmasını istedim. Ancak bu sefer artık daha profesyoneldik. Banyoya gidip anal temizlik yaptım. Nasıl anal temizlik yapıldığını kız arkadaşıma öğretirken araştırıp öğrenmiştim. Anal temizliğimi yaptıktan sonra yatağa gelip uzandım. Kız arkadaşım yine bacaklarımın arasına oturdu. Ona daha rahat bir pozisyon ayarlayabilmek için popomun altına yastık koydum ve bacaklarımı havaya kaldırarak göt deliğimi iyice ön plana çıkardım. Bu sefer kayganlaştırıcı olarak anal seksin vazgeçilmezi vazelini tercih ettik. Kız arkadaşım parmakları ile vazelini göt deliğime sürdü. Ardından yine önce işaret parmağını sokarak deliğimin kayganlaşmasını sağladı. Ardından orta parmağını da soktu. Ben üçüncüyü de sokmasını istedim. Üçüncüyü de soktuğunda artık zevkten garip sesler çıkardığımı kendim de farkeder olmuştum. Kız arkadaşım bu arada sürekli eliyle sikime otuzbir çektiriyordu. Benim için iyice keyifli olmaya başlamıştı. Kız arkadaşıma dördüncüyü de sok dedim. Dördüncüyü sokarken onun yüzünde şaşkınlık ifadesi benim içimde ise zevk fırtınası vardı. Ona ne kadarı giriyor diye sordum. Şaşkınlıkla beraber hepsi dedi. Dört parmağı avuç içi yana bakacak şekilde parmak diplerine kadar içimdeydi. Bu görüntüyü merak ettiğim için ayna ile baktım ve görüntü harikaydı. Kız arkadaşımın mükemmel güzellikteki uzun tırnaklı ve ojeli parmakları dibine kadar içimdeydi. Kız arkadaşım hem parmaklıyor hem eliyle oturbir çektiriyordu. Bu sırada kız arkadaşıma senin götüne de salatalık sokalım mı diye sordum. Bana neden sokuyoruz ki sana sokalım dedi. Tamam ama ben alırsam sende alacaksın götten dedim. Tamam dedi. ( tabi sonradan sözünü tutmadı o ayrı :)) Gidip bir salatalık ( yaklaşık 15 cm ve normal kalınlıkta ) getirdim ve prezervatif geçirerek kız arkadaşıma verdim. Hayatımda götüme ilk kez kız arkadaşımın parmaklarından başka birşey girecekti. Çok heyecanlıydım. Alabilecek miydim? Zevk verecek miydi? Ben bunu domalarak denemek istiyordum. Kız arkadaşımın önüne başını yere koyarak iyice domaldım. O salatalığı vazelinledi ve deliğime dayayıp ittirmeye başladı. İlk girişinde zorlandım. Yavaş olmasını söylüyordum o da yavaş yavaş ittiriyordu. Salatalık göt deliğimin büzük kısmını geçince sikimden aşağıya işermiş gibi istemsiz bir zevk sıvısı sızmaya başladı. Sikimi sağarmış gibi bir eliyle okşayan kız arkadaşım ve ben şaşırmıştık. Resmen biyolojik bir etki ile zevk suyu gelmişti sikimden. Salatalık büzüğü geçince biraz rahatladım. Deliğim de alıştığı için kız arkadaşıma sok, sok, sok diye direktif veriyordum ki kız arkadaşım biraz daha sokarsam içine kaçacak dedi. Nasıl yani. İnanamadım. Elimi arkama attığımda salatalığın sadece sapına dokunabiliyordum. Hepsi götüme girmişti. Kız arkadaşım biraz ileri geri yaptıktan sonra salatalığı çıkardı. Benim yine yüz yukarı uzanmamı istedi. Eski pozisyonumuzu almıştık.Parmaklarını yine deliğime sırayla sokmaya başladı. Beni daha da zevke getirmek için ayağını ağzıma doğru uzattı. Hayranı olduğum o zarif ayakları önümdeydi. Ayak parmakları ile dudaklarımı okşadı. Ben tabi mesajı aldım ve ayak parmaklarını yalayıp emmeye başladım. O ise hem parmaklıyor hem otuz bir çektiriyordu. Hangi zevke bölüneceğimi şaşırmış haldeydim. Kız arkadaşıma diğer ayağını deliğime dayamasını istedim. Parmaklarını vazelinledik. Ayağını deliğime sokmasını istedim. ( Bu arada kız arkadaşımın ayağı öylesine zariftir ki anlatamam. 38 numara ve taraksız uzun ince harika ayaklara sahiptir. ) Girmeyeceğini tahmin edebiliyorduk ikimizde ama deliğin zorlanması ve prostata yapılan baskı arttıkça verdiği haz da bir o kadar artıyordu. Kız arkadaşım ayağını ittirmeye başladı. O ittirdikçe ben zevk deryalarında yüzüyordum. Bir yandan da ağzımdaki ayağını yalıyordum. Parmaklarının hepsi göt deliğimin en dışındaki çeperi geçmişti. Yani dışardan bakıldığında parmakları görünmüyordu. Ben yine ayna ile baktım inanılmaz bir görüntüydü. Ayak parmakları görünmeyecek kadar girmişti içime ama ayağı tamamen girmedi. Kız arkadaşım ayağını götüme sokuyor olmaktan dolayı rahatsız olmuştu. Ben daha fazla devam edemeyeceğim dedi. Ayağı daha fazla girer miydi bilmiyorum ama devam etse benim için çok zevkli olacaktı o kesin. Çünkü deliğin zorlanması çok acayip bir haz veriyor. Kız arkadaşım ayak olayından hoşlanmadığı için modu düştü. Bende ona eliyle devam etmesini söyledim. Yine parmaklarını soktu ve diğer eli ve ayağının biriyle sikimi oynuyordu. Böylece biraz daha devam ettikten sonra dört parmağı da içimdeyken ben zirveye ulaştım. Ama bu zirve hakikaten de zirveydi. Bir önceki prostat masajı deneyimimizden bile çok gürül gürül boşaldım. Boşalmam bittiğinde spermlerimi görünce ikimizde şaşkına döndük. Çünkü iki kere üst üste orgazm olmuş kadar boşalmıştım. Boşalmam bitince kız arkadaşım parmaklarını içimden çıkardı. Ben yattığım yerden kalkamadım. Kendime gelmek için biraz dinlendim ve kalkıp banyoya giderek temizlendik. Bu da bizim ikinci prostat orgazmı deneyimimiz oldu.

Şimdilik hikayemiz bu kadar. İlk sevişmemizde kız arkadaşımdan deliğimi biraz daha zorlamasını ( parmaklarını ve avuç içini, baş parmağına kadar sokmasını / ayağını biraz daha zorlamasını vb ) ve sikime hiç dokunmadan ( boşalma süresini uzatmak için ) prostat masajı yapmasını istiyorum. Kendisi prostat masajına daha tam olarak alışamadığı için bu fikirler onun biraz garibine gidiyor ama bakalım yaşayıp göreceğiz.

Güzide & Ömer – Fantaziden Gerçeğe 2

Güzide & Ömer – Fantaziden Gerçeğe 2
Güzide & Ömer – Fantaziden Gerçeğe 2
Kocamla artık sınır tanımadan sevişiyorduk. Sikilmedik deliğim kalmamıştı. Götüm tamamen açılmıştı. Kocamın menilerini rahat rahat yutuyor ona da yutturuyordum. Fakat aklım kocamın bir bayan arkadaşımla beni tatile gönderme fikrine kafamı takmıştım. Biliyordum ki Sevtap bu konuda en iyi tercih olabilirdi. Sevtap dul bir kadındı. Anladığım kadarı ile değişik yaraklar tatmıştı. Bu konuda yol yordam biliyordu. Ayrıca Sevtap işyerinde en yakın olduğum kişilerden birisi idi. Samimiyetimi daha da ilerletmeye karar verdim. Artık onunla daha sık görüşüyordum. Bazen ona seks konusunda daha özele inen sorular soruyordum. Mesela, başka erkeklerle sikişmek nasıl bir duyguydu? Hiç götten sikişmişmiydi? Hiç meni yutmuşmuydu? Sikişti ise nasıldı? Hoşlanmışmıydı? Bazen biraz kendimden anlatıyordum. Aslında başka erkeklerle sevişmenin nasıl bir şey olduğunu çok merak ettiğimi, kadın kadına sevişenlerin zevk alıp almadığını, porno film seyretmekten zevk aldığımı vb. şeylerden bahsettim. Böylece arkadaşlığımız epey ilerlemişti. Zaman zaman bize geliyordu. Kocamla da daha samimi olmuştu. Aradan epey bir zaman geçmiş ve yaz gelmişti. Bir gün Sevtap’ı canı sıkkın gördüm. Sorduğum da İngiltere’den bir arkadaşının haftaya Bodrum’a geleceğini, ancak ayarladığı herşeyin mahvolduğunu. Beraber gitmeyi planladığı bayan arkadaşının annesinin hastalanması nedeniyle gelemeyecek olduğunu ve annesinin yalnız başına gitmesine izin vermediğini, sanki arkadaşı ile giderse sikişmeyecekmiş gibi, zaten herifler iki kişi geliyorlar biri de onu sikecekti diye dert yanıp duruyordu.
“Kızım üzülme her şeyin bir çaresi vardır.”dedim.
“Nasıl yani, sen mi benimle geleceksin? Sen … nasıl gelebilirsin ki ?” diye sordu.
“Dur bir şeyler ayarlarız üzülme sen” dedim.
Akşam kocama harika bir sofra hazırladım. Mümkün olduğunca seksi giyindim. Kocam ağzından bir kere kaçırmıştı. Bakalım tepkisi ne olacaktı. Ondan Sevtap ile birlikte Bodrum’a gitmek için izin isteyecektim. Tabiki benim de oraya gidince sikişeceğimi kesinlikle düşünecekti. Bırak düşünmeyi bunu ayarladığımızı düşünecekti. Şansımı denemeye kararlıydım. Eve gider gitmez sofra hazırladım. Sonra da acaip seksi bir şekilde giyindim. Kısa bir siyah etek, fileli siyah çorap jartier kocam bayılır jartiere tabi incecik ip külot. Gögüslerimi yukarıda toplayan ve neredeyse meme başları hariç tümünü yukarıdan bakınca görebileceğiniz derin sırt dekolteli bir bluz ve sivri yüksek topuklu siyah ayakkabı.
Kocam eve gelince “oooooo bu ne güzellik bu ne güzel sofra böyle kırmızı şarapta masada harikasın kadınım da özür dilerim bugün önemli bir gün olduğunu düşünmüyorum.
Yoksa benim bilmediğim özel bir şeyi mi kutluyoruz?” diye sordu.
“Hayır özel hiç bir şey yok kocacım için bugün içimden öyle geldi.” dedim.
“Sen benim külahıma anlat o hikayeleri bunun altında bir bit yeniği var ki öyle basit bir şey değil ve sen bir şey isteyeceksin.” dedi.
“Hadi canım sen de deyip kalçalarımı kıvırtarak mutfağa gittim. Yemekleri alıp geldim. Bu arada o duşunu yapmış. Tıraşını olmuş ve sofraya gelmişti. Canım kocam beni öyle güzel hazırlanmış görünce o da güzelce giyinmişti. Masaya oturduk.
“İlk kadehimi seksi ve güzel karıma kaldırıyorum.” diye söze başladı. “Bakalım bugün karıcığım benden ne isteyecek.” diye devam etti.
Ben de “Aşkolsun erkeğim sana hep bir şey istemek için mi sofra hazırlıyorum.” diye sordum. “Yok ama bu sefer bir şey isteyeceksin gözlerinden bunu okuyorum. Hem de biraz zor olduğunu düşünüyorsun ki önce beni şarhoş edip sikişecek sonra da isteyeceksin. Hadi hayırlısı” deyip tekrar kadeh kaldırdı. İki seferde kadehlerimizdeki içkiler bitmişti. Bu kadar kısa zamanda bir kadeh içkiyi bitirdiğim vaki değildir. Biraz şarhoş olmak ve cesaret toplamak istiyordum. Bayağı sıkı bir şey isteyecektim. Bana Bodrum’a Sevtap’la birlikte gitme izni vermesini isteyecektim. Aslında normal olarak bakarsan bunda herhangi bir sıkıntılı taraf yok gibi gözükebilir. Ama kocam kesinlikle biliyor ki eğer ben Sevtap ile Bodrum’a hem de Bodrum’a gidersem bir kaç tane yarak yemeden dönmeyecektim. Bunu ben de biliyorum o da … Böyle aradan epey zaman geçti kadehler kadehleri kovaladı. Ancak erkeğim şarhoş olmuyordu. Aksine ben şarhoş olmuştum. Dansa kalktık. Zaten kocamla sarmaş dolaş olunca benim bütün duygularım şehvete dönüşüverdi. Oracıkta sevişmeye başladık. Epey yerde al takke ver külah derken kocam her tarafımı sikmişti. En sonunda çok şiddetli bir şekilde orgazm oldum. Kocam spermlerini ağzıma boşaltı. Bu sefer acaip çok gelmişti. Hepsini yuttum. Boğazımdan sıcacık olarak aktı gittiler. Sonra kocam beni dudaklarımdan öpmeye başladı.
“Söyle bakalım ne isteyeceksin”dedi.
Ben de “Sevtap’nin İngiltere’den gelecek erkek arkadaşı ile Bodrum’da buluşma planı yaptığını ancak annesinin onun yalnız başına gitmesine izin vermediğini onunla gidecek olan bayan arkadaşının ise annesi hastalandığı için gidemeyeceğini; bu yüzden Sevtap’ın çok üzgün olduğunu, benim de arkadaşımın bu haline çok üzüldüğümü” anlattım. Kocam “İyi de sen ne yapabilirsin ki” diye sorunca “ben de onunla beraber gitmek istiyorum.” deyiverdim. Kocamdan Bodrum’a gitmek üzere izin istemiştim. Ama iş tam bir fiyaskoydu. Çok üzülmüştüm. Kocamin yanıtı kesin bir hayırdı. “Yavrucum sen benden sikişmek için izin istiyorsun. Biliyorsun ki o tam bir orospu sen anlattın. Oraya gidince rahat durmaz. Kesin arkadaşı ile gelecektir. Tabii kii o arkadaşının yarağını tadabilmek için senin herifin erkek arkadaşı ile sikişmen gerekecek değilmi” diye sordu. Ben de sadece basımı sallayarak onayladım. Kocama yalan söyleyemezdim. Evet sikişme izni istiyordum. Ama cevap farklı olmalıydı. Oysa bana söyledikleri hep gerçekten söylermiş gibiydi. Hani benim başka erkeklerle sevişmeme izin verecekti. Hele erkek yabancı olursa bu konuda hiç endişe duymayacağını söylemişti. Demek hepsi…Aman allahım kendi söylediklerim aklıma geldikçe utancımdan kıpkırmızı oluyor. Kendime lanetler ediyordum. Benimle adeta oynanmış gibi hissediyordum. İşe birtürlü konsantre olamıyordum. Kafam karışmıştı. Sevtap’nin yanıma geldiğini duymamışım bile. Sevtap “Kız senin neyin var böyle” diye seslenince irkildim.
“Hiç sorma, kahve söyleyelim de sana anlatayıım.” dedim. Kahvelerimiz gelince anlatmaya başladım.
“Hani sen Bodrum işin suya düştü. diye üzülüp duruyordun. Ben de sana yardım edebileceğimi seninle gelebileceğimi düşünmüştüm. Dün akşam kocamdan seninle birlikte Bodrum’a gitmek için izin istedim.”
“Kızım, ben olsam ben de izin vermezdim. Biliyorsun benim niye oraya gittiğimi. İnternette tanıştığım biriyle macera yaşamaya gidiyorum. Yani anlayacağın Bodrum’a yalnız giden bir karı varsa kesin vuruşmaya gidiyordur. Bunu Ömer’in bilmemesi imkansız. Bi de biliyorsun ben dulum… Baksana sen niye gelmek istiyorsun ki…bir dakika benim düşündüğüm şey olmasın sakın. Benim arkadaşın yanında gelen herifin yarağının tadına bakmak istiyorsun. Öyle değil mi? dedi. “Yok kızım sadece sana yardım etmek istemiştim.” diye yanıtladım. Ama bana inanmadı. “Vay be yanımızda orospunun hası varmış da haberimiz yokmuş. Sen onu benim külahmıma anlat. Hem zaten kocan yüzde doksandokuz izin vermez.” dedi.
O akşam eve gittiğim de kocam beni bekliyordu. Yüzünde bir gülümseme vardı. “Yavrucum ben sana dün biraz kötü davrandım. Aşkım bugün biraz düşündüm de Bodrum’a gitmene izin veriyorum. Bunlarda sana yol hediyem deyip bir kutu prezarvatifi elime tutuşturdu. O anda resmen eridim. Bodrum’a kendimi siktirmeye gidiyordum. Kocama orada senin yüzünü kara çıkarmayacağım bak görürsün nasıl bir orospu olarak geri döneceğim diyordum. O gece kocamı sabaha kadar uyutmadım. Beş altı sefer boşalttığımı hatırlıyorum. Ona bir süpriz yapmalıydım. Ama ne…. Kocam ertesi akşam bitap bir şekilde eve geldi ve yemeğini yer yemez uyudu kaldı.

Karıma yaptığım süpriz bana pahalıya patlamıştı. Haberi verdiğim gece karım beni tam perişan etti. Sabah olduğunda sikim artık ağrıyordu. O kadar çok boşalmış ve sikişmiştim ki… Ertesi akşam yemekten sonra uyuya kalmışım.
O gün işte ben de ruh gibiydim. Sevtap yanıma geldiğinde “Bana çok yorgun görünüyorsun. Ne oldu. Kız… Sabaha kadar şikiştin mi yoksa? diye sordu. “Ne yalan söyleyeyim. Kocamı çok seviyorum. Dün acaip onu canım istedi. Sabaha kadar herifi resmen sömürdüm. Sabahleyin işe ruh gibi gitti. Kaç kez boşaldığını hatırlamıyorum. Fakat sabah bitkin görünüyordu. Hem sana mutlu bir haberim var anneni ara benim de seninle Bodrum’a geleceğimi söyle.” dedim. Şok olmuştu. Neredeyse küçük diliini yutacaktı. “Nasıl yani kocan onsuz, üstelik benim gibi bir orospuyla “gerçi benim yaptıklarımı nereden bilecek ki” Bodrum’a gitmene izin verdi. İnanmıyorum.” diye mırıldanıyordu. Elini tutup “Evet, verdi. Hem de senin nasıl kaşarlı bir orospu olduğunu çok iyi biliyor. Oradan sikişmeden gelmeyeceğimi de biliyor. Üstelik bunları da hediye etti” diyerek ona prezarvatifleri gösterdim. Tamamen şok olmuştu. “Ne kızım sen benim sana anlattıklarımı kocana anlattın mı yoksa? Ulan bilmeliydim senin ağzında bakla ıslanmayacağını.” diye bana çıkıştı. “Ne kızıyorsun kızım. Kocamın benim kimlerle arkadaşlık ettiğimi bilmeye hakkı var. Ayrıca ben kocamdan hiç birşeyi saklamadım. Saklamayacağım da…” dedim. “Ben sana yapacağımı bilirim. Görürsün bak sana öyle bir şey edeceğim ki…” diye söylendi. Ardından da “Tamam, tamam …o kadar da kötü bir şey yapamam sana hem baksana benim için kendini feda edip Bodrum’a sikişmeye geliyorsun.” diye tamamladı. Ben de “valla kendim için bir şey istiyorsam namerdim.” deyince gülüşmeye başladık. Bana sarıldı, dudaklarıma bir öpücük kondurdu. Sarsıldım. Sevtap’nin dudaklarını dudaklarımda kısa bir an da olsa hissetmek bütün vücudumu sarsmıştı. Sonra “bana bak kızım herifleri doğru dürüst tanımıyoruz bile baktık hoşlanmadık başkalarını buluruz tamam mı.” dedi. Ona “Patron sensin. Orospulukta senden öğreneceğim çok şey olmalı.” diye cevap verdim. “Tamam bana bak benim sözümden dışarı çıkmak yok tamam mı? dedi. Ben şimdi arabamı bakıma götüreceğim diyerek ayağa kalktı ve dudaklarımdan tekrar öperek odadan çıktı.
Evimizden hiç şarap eksik olmaz. Kocam gittiği yerlerden şaraplar alır gelir. Akşam ona güzel bir balık ziyafeti vermeye karar vermiştim. Sevtap arabasının işinin bittiğini ve artık yola çıkmaya hazır olduğumuzu söylemek için aradığında onu da akşam yemeğine davet ettim. Hiç tereddüt etmeden kabul etti. Oysa reddetmesini beklemiştim. Çünkü yemeğin akşam özel olmasını istiyordum. Bazen yalnız olduğumuz zamanlarda evde çırılçıplak yemek yeriz ve bütün geceyi böyle geçiririz. Bundan ikimiz de fazlasıyla zevk almaktayız. Ben çıplak olmayı gerçekten çok seviyorum. Çıplaklar kampına gitmeyi çok isterim. Ama bu güne kadar bu mümkün olmadı. Hep ağzımızda dolanıp kalıyor. Neyse kocam geldiğin de balığın kokusunu alınca beni kucakladı. Dudaklarımdan öyle bir öptüki nefessiz kaldım. Sonra ben mutfağa o üstünü değiştirmeye içeri gitti. Hemen geri mutfağa geldi. “Misafir mi var” diye üzgün bir sesle sordu. “evet” deyince “Aslında bu gece çırılçıplak oturur, şarap içeriz diye düşünmüştüm. Sahi kim geliyor?” diye sordu. Ona süpriz olacaktı. Söylememeye karar verdim. Kesin Sevtap’yi karşısında görünce çok şaşıracaktı. “Gelince görürsün. Bu kadar meraklı olmak iyi değildir.” dedim. Sesini çıkarmadan içeri gitti. Üzerine bir tişört ve altına bir şort giymişti. Elimle bacak arasını yokladım. Külot giymemişti. Sikini elimle okşamaya başladım. Hemen hareketlenmişti. Öperek ona salata hazırlamasını söyledim. O salata hazırlamaya başlayınca üzerime askılı bir bluz ve altıma bir şort çektim. Pembe şortum kısacıktı. Götümün kıvrımları gözüküyordu. üzerimdeki akılı bluzun göğüs dekoltesi de fena sayılmazdı. Bu arada kırmızı şaraplardan bir tanesini açmış yavaş yavaş içmeye başlamıştık. Kocam hazırladığı salata tabağını içeri götürdüğünde kapı çaldı. Sevtap’ydi gelen. İçeri aldım. Yorugunluktan bitap düşmüş bir görüntüsü vardı. “Kız valla sana çok teşekkür ederim. Serviste işim uzadı sen aradığında daha serviste işim bitmemişti. Araba yarın sabaha kaldı Bittim. Perişan oldum. Terden sırılsıklam oldum. Lanet olası taksilerde klima yok. Bunlara klimayı mecbur kılmak lazım.” diye söyleniyordu. Sarıldık “Hoşgeldin. İstersen geç bir duş al. Sonra da benim kıyafetlerimden bir şeyler giyersin.” dedim. “Hiç fena olmaz.” dedi. Kocamı görünce onunlada tokalaştırlar ve öpüştüler. Kocam “rahatına bak, biz mutfakta olacağız bir ufak şey kaldı. O arada sen de hazır olursun.” dedi. Elindeki şarabı bana verdi. Ona banyonun yerini biliyorsun havlular dolabın sağ gözünde.” dedim. Banyoya gitti. Kocamla biz mutfakta yemek mi hazırlıyorduk sevişiyormuyduk pek belli olmuyordu. Neyse sofra hazırlanmıştı. Sevtap de bizim yatak odasından çıktı geldi. Kocam o arada boş bulunup bir ıslık patlattı. Yani karı benim gibi açık giyinmişti. Sütyen giymediği kesin belliydi. Muhtemelen külotda giymemişti. Sofraya oturduk. Havadan sudan işten konuşuyorduk. Sonra Sevtap arabasını Bodrum’a gitmeden önce bakıma soktuğundan bahsedince kocam “İngiltere’den arkadaşların geliyormuş artık dört bayan güzel eğlenirsiniz? deyince Sevtap şaşkınlıktan dilini yutmuş gibi bana baktı. “Ya evet” diyebildi. Kocamın gelenlerin erkek olduğundan haberi olmadığını benim onunla işyerinde dalga geçtiğimi düşünmeye başladığı gözlerinden okunuyordu. Kocam “Sevtap bana bak benim karım öyle bensiz simdiye kadar bir yere gitmemiştir. Hele Bodrum’a sümme haşa…oralarda karıma göz kulak ol. Bodrum kurt yatağıdır. Yalnız kuzuları kapıverirler bak…. ” diyordu. Sevtap’nin gözlerindeki ateşi görebiliyordum. Ama kocamın oyununu devam ettirmesini beklemeye ve sessiz kalmaya karar vermiştim. Sanki suçlu gibi gözlerimi aşağıya dikmiştim. Kocam, “karım sana emanet nasıl aldıysan öyle tek parça geri istiyorum. Biliyorsun biz de emanete ihanet en büyük günahtır.” dedi. Sevtap her ne kadar orospu olsa da bu konularda çok hassastır. Emanet denilince dünya yıkılsa umurunda olmaz canını verir de emanete helal getirmez. “Ama bak senin için bir şey diyemem sen özgür bir kadınsın. Belki oralarda bir erkekle tanışırsın. Yani sonrasını biliyorsun…sevişirsin…. sikişirsin … buna benim diyecek bir şeyim olamaz. Ama bak Güzide’yi Bodrum’lara götürüp te sikişmeden getirirsen bozuşuruz ona göre…” dedi. Sevtap önce kocamın gözlerine şaşkınlıkla bakıyordu. Son söylediklerini anlamamıştı. Kocam “Sevtap anladın mı, karımı oralarda yalnız başına bırakıpta yarakların tadına baktırmadan sakın buraya dönme.” deyince Sevtap önce bana baktı. Gülümsediğimi görünce “Çok fenasın Ömer bir an bütün tatilimin dadılık yaparak geçeceğini düşünmeye başlamıştım. Sen hiç merak etme Güzide benim nasıl bir orospu olduğumu sana anlatmış, belki de az anlatmıştır. Geri geldiğinde yatağında artık tam bir orospu bulacaksın.” dedi. Ben araya girdim. “Kadehimi Sevtap orospusuna kaldırıyorum.” dedim. Kahkahalarla gülüşerek kadehlerimizi kaldırdık.
Yemeğimiz bitmişti. Koltuklara geçmeyi teklif ettim. Kocamla ben üçlü koltuğa geçmiştik. Sevtap de tekli koltuğa oturmuştu. Artık konu tamamen sekse gelmişti. Biz kendi fantazilerimizi falan açıkça anlatmaya başlamıştık. Kocamla hemen oracıkta sikişmek istiyordum. Bir ara Sevtapın kocamın bacak arasına baktığını farkettim. O ara elimi kocamın şortundan içeri sokmuş oynuyordum. Dimdik olmuştu. Elimi çektim. Şaraplarımız bitmişti. Kocam yeni bir şişe şarap almaya gittiğinde Sevtap yanıma gelip “Kız zilli ne kadar şanslısın, harika bir kocan var. ” diyordu. Ben de “Biliyorum kızım. Ona gitmeden bir hediye vermek istiyorum. Ama bir türlü bulamadım. Şöyle değişik ver orijinal bir şey olmalı çok hoşuna gitmeli. Mesela…”diyordum ve Sevtap’nin gözlerinin içine bakmaya başladım. “Mesela, mesela…….” Bana niye öyle bakıyorsun diyordu. “Yok canım…ben mi…inanmıyorum…sen gerçekten ciddimisin? ….üçümüz beraber mi ?……büyük bir zevkle…..” dedi. Ona yatak odasına gitmesini bir süre sonra çırılçıplak odaya gelmesini söyledim. Kocam elinde bir şişe şarapla geri geldiğinde “Sevtap nerede?”diye sordu. “Yatmaya gitti.” dedim. Şarap kadehlerimizi doldurduktan sonra birer yudum aldık ve öpüşmeye başladık. Sonra ben kocamı çırılçıplak soydum. Kendim de soyunup kanapeye uzanmasını sağladım. Amımı ağzına dayadım. Böylelikle Sevtap’nin çırılçıplak içeri girdiğini görmemişti. Sikini yalamaya başladım. Sevtap yanıma gelince yalamak üzere kocamın sikini ona teslim ettim. O da teslim aldığı yarağa en güzel muamelesini çekmeye başladı. Kocam ilk önce anlamadı. Ben dikilince hala sikinin başka bir ağzın içinde olduğunu farketmişti. “Hey ne oluyor orada.” harika diyordu. Sonra Sevtap’ın onun yarağını nasıl yaladığını görmesi için üzerinden kalktım. Sevtap felaket yalıyordu. Vakumlu pompa gibi kocamın sikini emiyordu. Sevtap’nin kalçalarından tutarak amını kocama doğru yönlendirdim. Altmışdokuz pozisyonunda idiler. Sevtap kocamın sikini emerken ben de kocamın taşaklarını yalıyordum. Kabak gibi kılsızdı… Arada bir ben yalıyordum. Artık kocam boşalmak üzereydi. Sevtap somuruyordu. Sevtap’nin tepkilerinden kocamın onun ağzına spermlerini doldurduğunu anlamıştım. Ağzını kocamın sikinden uzaklaştırınca kocamın sikini yalamayı sonraya bırakıp Sevtap menileri tamamen yutmadan ben de tatmak için Sevtap’nin dudaklarına yumuldum. Şimdi onunla öpüşüyorduk. Kocamın önünde sevişmeye başladık. Birbirimizi okuşuyor. Yalıyorduk. Kocam manzara karşısında yeniden dimdik olmuştu. Eline vazelin kutusunu aldığını gördüm. O sikine sürerken ben de Sevtap’nin götünün deliğine vazelini sürdüm.
Sevtap ” Ne yapıyorsun: diye sordu.
Ben “Göt deliğini vazelinliyorum.” dedim.
Sevtap “Niye” diye sordu.
Ben “Kızım sen ne biçim orospusun hiç götünü siktirmedin mi” diye sordum.
Sevtap “Ne götümü mü sikecek. Hayır olmaz deyince. Kaçmaması için kollarımla belinden bacaklarımda kafasından sıkıca yakaladım. Kıpırdayamıyordu, bir de orospuymuş, hiç götten yarak yememiş orospu olur muydu. Demek kısmet kocamaymış. Kocama dönüp
“Erkeğim bak işte sana hiç sikilmemiş taze bir göt deliği, şunu bir güzel sik bakayım.” dedim. Kocam “Kadınım, göt sikmekten büyük zevk aldığımı bilirsin. Bunu da gözlerinin önünde sikmekten büyük zevk alacağım.” dedi. “Hadi erkeğim daya şu sikini orospunun götüne dedim. Kıvranıyordu. Ama nafile ona öyle bir kelepçe atmıştım ki sorma gitsin kıpırdayamıyordu. Sevtap’ye “Kıpırdama, orospu, benim götümde sikildi. Merak etme çok acımayacak. Sadece bir kaç gün götünde sızı ile dolaşacaksın…sakin ol yoksa daha da çok acır. Bundan kurtuluş yok götünü serbest bırakırsan daha az acır. Nasıl olsa kocam sikini dibine kadar sokacak. Zorla sokmaktansa gel gevşe rahat rahat girsin dibine kadar.” deyince biraz gevşedi. “Acımayacak değil mi? ” diye sorarken kocamın yarağını göt deliğine doğru yaklaştırışını izliyordum. Göt deliğine temas ettiğinde bir süre bekledi. Sonra yavaş yavaş bastırmaya başladı. Sikinin ucu göt deliğini araladıkça Sevtap bağırıyordu.” AAAAhhhhhhhh, acıyor.” Ben de orospu karının bu arada amını yalıyordum. Sonunda göt deliği öyle bir açıldı ki kocamın yarağının başı içinde kayboldu. Sevtap “Dur dur girdi. Yeter çık artık acıyor.” diyordu. Kocam “Hop dedik esas bundan sonra zevk almaya başlayacaksın acılı kısmı bitti. Şimdi sikimi dibine kadar götüne sokacağım. Kıpırdama.” dedi. Sessizce bekledi. Yarrağın göt deliğinin içinde kaybolduğunu gördüm. Kocamın taşakları artık Sevtapnin kalçalarına ulaşmıştı. Sevtap’nin amını ve kocamın taşaklarını görebiliyordum. Onları yalamaya başladım. Sonra kocam Sevtap’nin götüne pompalamaya başladı. Sik götün içinde bir kayboluyor. Bir görünüyordu. Bazen ta dışarı kadar çıkıyordu. Göt deliği acaip açılmıştı. Sonra oradan tekrar içeri dalıyordu. Bir süre sonra Sevtap amımı yalamaya başlamıştı. Anlaşılan rahatlamıştı. Yeniden partimize dönmüştü. Bu arada ben onu bıraktım. Altından kalktım. Göt deliğimi vazelinleyip Sevtapnin yanında domaldım. Kocam Sevtapden çıkıp sikini benim götüme daldırdı. Bir ona sokuyor bir bana sokuyordu. Bu arada biz de dudak dudağa öpüşüyorduk iki orospu. Sevtap orgazm olup kendini kanapenin üzerine yüzüstü bıraktı. Kocam şimdi benim götümde sondaj yapıyordu. Ben orgazm olurken kocam menilerini götüme boşaltmaya başladı. Hemen Sevtap domaldıktan sonra kocamm Sevtap’nin de göt deliğine menilerini akıttı. Sevtap’nin götü ne güzel açılmıştı.
Hepimiz banyoya gidip temizlendikten ve çişimizi yaptıktan sonra beraberce üçlü koltuğa geri döndük. Kocam güzel bir slow müzik CD’si koydu. Şaraplarımızı yudumluyorduk. Birbirimizi öpüyorduk. Kocama hediyeyi gökte ararken yolda bulmuştum. Artık Bodrum’da sikişirken kocamı düşünerek üzülmeyecektim. Benim bir tanecik kocam harika zaman geçirdiğini söylüyor. Bodrum’da en güzel sikişleri yaşamamızı diliyordu. Benim dudaklarımı öpmekten mosmor etmişti neredeyse. Sevtap kocamı dansa kaldırdı. Dans etmiyorlar adeta sevişiyorlardı. İki çıplak bir araya geldiğinde başka ne yapabilirdi ki… Sonra kocam tekrar şarap almaya gittiğinde Sevtap yanıma oturdu. Güzide’cim benim böyle bir gece için sana çok teşekkür ediyorum. İnan Bodrum’da seni uçuracağım.” diyordu. “Götümü siktiğiniz içinde ayrıca seni öpmek istiyorum.” dedi. Öpüsürken “hadi gel dans edelim.” dedim. Hem öpüşüyor hem de dans ediyorduk. Ellerimiz birbirimizin okşamadık yerini bırakmamıştı. Kocam bu arada kadehlerimizi yeniden şarapla doldurmuştu. Kocamıın iki yanına oturduk. Bir yandan müzik dinliyor, şarap içiyor, birimiz kocamı dudaklarından öperken diğerimiz de sikini yalıyorduk. Arada bir ara verip kadehlerimizi tokuşturuyorduk. Kocamın siki yeniden taş gibi olmuştu. Bizi değişik pozizyonlarda sikiyordu. Birimizi sikerken öbürü öpüşme okşama fasıllarını hallediyordu. Amlarımızın suları birbirine karışmıştı. Birimizi amını sikerken pozisyon müsaitse diğeri hem siki hem de amı yalıyordu. Kocam da coşmuştu sanki bir türlü boşalmıyordu. Aslında zaten iki kere boşalmıştı. Üçüncüsü için epey bir zamana ihtiyacı vardı. İkimiz de korunmuyorduk. O yüzden ne kadar az boşalır ve ne kadar uzun sikerse o kadar iyi idi. Bir kaç kez orgazm olduğumuzu hatırlıyorum. Sabahın ilk ışıkları pencereden içeri sızmaya başladığında kocam spermlerini ikimizin de ağzına boşaltmıştı. Sevtap ile bir süre yalaştıktan sonra kocama baktık uyuyup kalmıştı. Biz de hemen oraya kıvrılıverdik. Sabah saatin sesi uzaklardan geliyordu. Ama ben duydum ve herkesi uyandırdım. Bir panik ve telaş içinde banyoya koştuk banyo maalesef küçüktü. Biri duş alırken bir tuvaletini yapıyordu.” Sevtap hani acımayacaktı. Götümü mahvettiniz. Tuvaletimi yaparken acıyor.” diyordu. Kahkalarla gülüştük. Sevtap “Gülün gülün siz.” diyordu. Kocam “biz de bir daha götünü sikmeyiz.” deyince “İyi be sen götüme sikin tadını öğret ondan sonra da bir daha sikmem de. Ben anlamam yine sikeceksin.” dedi. Ben “Sen üzülme sevgilim. Ben kocama senin götünü daha çok siktiririm. Hem Bodrum’da daha başka yarakların da tadına bakacak göt deliğin.” dedim. “Evet, ya hadi gidelim de izin kağıtlarımızı alalım. Daha hazırlık yapmamız gerek.” dedi.
İşe geç kalmıştık. Müdür bizi kesin fırçalayacaktı. Müdür bey odasına ikimizi de çağırmıştı. İçeri girerken plan B’yi uygulamaya karar verdik. Müdür nerede kaldınız deyince hiç sormayın başımıza geleni hemen öyle kısacık anlatamayız. Müsaade edin de oturalım. Öyle anlatalım. Mevzu uzun… dedik. İkimizde diz üstü etek giymiştik tam karşısına geçip oturduk. Ama öyle bir falsolu oturduk ki otururken alta ne var ne yok göründü. Bacak bacak üstüne aterken yine ta amıma kadar gördüğünü anlamıştım. Taş kesilmişti. Çünkü acele ile çıkarken külot giymemiştim. Sevtap’de de külot yokmuş. Hanımlar ne içersiniz diye sordu. Müdür bey manzaranın güzelliği karşısında bizim geç gelmemizi unutmuştu. Bize koca birer fincan kahve söyledi. Sıcak gelmesini de özellike çaycıya tembih etti. Herifler zaten kırk saatte getirirlerdi. Bir de sıcak gelirse en az bir birbuçuk saat herif amımızı seyredecekti. Konuşma uzadıkça uzadı. Müdür, tekrar tekrar bir şeyler söylüyordu. Telefonlara ters tarafta olmasına rağmen hep sol eliyle bakıyordu. Koltuğunda iyice geriye kaykılmıştı. Orospu çocuğu çavuşu tokatlıyordu. Sevtap ile birbirimize baktık ve koltuklarımıza iyice yaslanıp bacaklarımızı hafifçe araladık. Hava ne kadar sıcak diyordu. Terlemeye başladı. Sonra kızardı. Bir yandan da belli etmemeye çalışıyordu. Ama artık iyice ipin ucunu kaçırmıştı. Biz ise farkında değilmişiz gibi bacaklarımızı biraz daha araladık. Herif sonunda patladı. Yalnız nereye patladı onu göremedik. Tamam kızlar ben sizin zaten geçerli bir mazeret olmadan işe geç kalmayacağınızı biliyorum. Hem ben sizin çalışmalarınızdan çok memnunum. İzin dilekçelerinizi bana gönderin dedi. Efendim kaçar gün yazalım deyince kaç gün izniniz var ki diye sordu. Kırkbeş gün olduğunu söyleyince o çokmuş maksimum bir seferde otuz gün olabilir. Hem kırkbeş gün ben burada sizsiz ne yaparım.” dedi. Otuzar gün izni kapmıştık. Yarın sabah Bodrum’a gidiyorduk. Servise gittik. Araba hala hazır değildi. Sevtap sinirlenmişti. Bağırmaya başlayacaktı ki. Onu sakinleştirdim. Servis müdürünün ofisine çıktık. Adam bize çay falan söyleyince yanına gittim. Masasının üzerine oturdum. Adam amımı rahatlıkla görebiliyordu. Sonra ona dedim ki “bunun bir yolu olmalı bu araba bu gün hazır olmalı biz yarın yola çıkıyoruz.” “Mümkün değil beş günden önce hazır olmaz sormadığımız yer kalmadı. Bu parçayı hiç bir yerde bulamıyoruz. Sipariş verdik beş gün sonra burada olacak.” diyordu. Ben mutlaka bir yolu olmalı deyip yanındaki sandalyeye ilişiverdim. Pantolonunun üzerinden sikini okşamaya başladım. Bir daha bakayım. Falan demeye başladı. Sonra masanın altına girdim. Pantalonunun fermuarını açıp sikini yalamaya başladım. Çok çabuk ağzıma boşaldı. Ama bize beş günlük bir araba vermeyi ve arabayı bize Bodrum’da bizzat kendisi teslim etmeye söz verdi. Arabayı oradan alıp çıktık. Akşam kocam bana ve kendine yeni bir telefon almıştı. Niye diye sorduğumda sonra bu telefonun özelliklerini öğreneceksin dedi. Kullanım klavuzumu da çantama koydu. Sevtap o gece evine gitti. Hazırlığımı yapıp kocamla seviştik ve yattık.
Sabah erkenden dörtte Sevtap kapıya damlamıştı. Kocam bizi yolcu ettikten sonra eve gitti.
…devam edecek…

sahte cift ile (alıntı)

sahte cift ile (alıntı)
Selam arkadaşlar ben konyadan hakan 185 boyunda 85 kg yakışıklı ve atletik vicutlu sayılabilecek kumral bir erkegim karım sevgi 170 boyunda 60 kilo bugday tenli harika vicudu olan cok cekici ve ateşli bir kadındır türbanlı oldugu icin dışardan belli degildir ama harika bir kadındır. Biz sevgiyle 9 yıllık evliyiz ve bir kızımız var..ikimizde sexi cok sever ve fantezilerimizi yaşamak için her şeyi yaparız. Tutucu bir cevremiz oldugu için hem cok dikkatli hemde zor şartlarda yaşadıgımız ilişkilerimiz oldu.. sizlerle yaşadıgımız heycan dolu anlarımızı paylaşmak istedik.Bundan önceki iki anımızda heycan dolu dakikaları paylaştık.. şimdiki bu anımızda tamamen yaşanmıştır..bir okadar heycan yaşadıgımız ve korktugumuz gerildigim bir garip hikayemiz İnternette tanıştıgımız bizim gibi Konyalı bir çiftle cok sıcak bir dostlugumuz başlamıştı. Ama sadece nette ve telde sohbet ediyorduk .. isimleri erol ve gül dü..yaşları 25 22 olan bu çifte kanımız ısınmış ve cok güvenmiştik.. oblarda bizim gibi tutucu bir aile olduklarını söylemişlerdi ve erolun eşi gül de türbanlıydı..artık samimiyetimiz ilerlemişti ve buluşup karşılıklı cay içelim demiştik .hemde birbirimizi daha iyi tanımış olacaktık.
Erol bana yarın akşam gelip gelemeyecegimizi sormuş bende kabul etmiştim.. akşam saat 9 gibi sevgiyle hazırlandık ve heycanlı bir şekilde tarif ettigi evlerine gitmek için yola cıktık evleri zaferin arka sokaklarında biyerdeydi… apartmanın önüne gelince aradım ve bizi karşıladılar.. sıcak bir karşılamaydı ..gül hanım kapalıyım demişti ama o gece öyle bir kıyafet vardıki üzerinde daracık kısa bir elbise vucudunun tüm hatları ortadaydı.. gül biraz kilolu hafif tombulca bir bayandı..eşim sevgi ise harika görünüyordu gecenin försleydisiydi.. türbanlı olmasına ragmen erol bey gözünü alamıyordu.. neyse oturduk sohbet etmeye başladık.. cay kahve ..derken saat 1 olmuştu.. erlol bey gül hanıma hadi viskiyi getirde birer duble içelim dedi ..gül ve sevgi beraber mutfaga gittiler hazırlık için.. bu arada erol sevginin harika bir kadın oldugunu söyledi..cok şanslı oldugumu ve her gece böyle bir kadınla beraber olmanın harika oldugunu söyleyince bende haklısın müthiş bir kadındır eşim..dedim.. gül hanımında güzel oldugunu söyledim.. sevgi ve gül ellerinde viskilerimizle içeri geldiler oturduk ve içmeye başladık 1 ..2.. derken baya içmiştik artık kahkaha atıyorduk.. can gülhanıma hadiya hakanın yanına gec dedi.. gül geldi sol yanıma oturdu.. sevgiye bakarak sende yanıma gelsene dedi..sevgi bana baktı ve kalk işaretimle canın yanına oturdu.. artık oyun başlamıştı .. gül bir anda sarıldı ve öpmeye başladı beni alkolünde etkisiyle bende başladım gülle sevişmeye bir anda artık sarmaş dolaştık.. sonra sevgiye baktıgımda artık onlarda başlamışlardı.. gül bisaniye deyip kendi yatak odalarına gitti ve 2 dakika sonra geri geldi.. cana hadi aşkım oda sizin için hazır dedive can sevgiyide alarak yatak odasına gecti ..ben neden gittiler dedigimde böylesi daha eglenceli olur dedi .. gül azmış bir kadındı ve bende artık volkan gibiydim ve manyak gibi sevişiyorduk .. tam iki saat boyunca gülle hiç ayrılmadam seviştik sikiştik ..ben iki kez boşalmıştım ve artık bitmiştim.. sevgiyi unutmuştum haklıma gelince odaya gitmek istedim gül beni brakmadı..nedenini sordugumda senden ayrılamam felan dedi.. bende yanında kaldım..sonra sevgiyi gördüm odanın kapısında oda bitmişti artık yarraga doyduş gibiydi canda arkasından kucakladıve harika bir kadın bu sevgi dedi.. ben artık hergece beklerim sevgiyi..dedi ..zor ama zaman bulursak geliriz dedim..canda bulursunuz dedi.. artık gece bitmişti ve ev gitmek için yola cıktık.. arabaya bindigimizde sevgide bende cok mutlu ve rahatlamışbir şekildeydik ve kuçaklaşıp öpüştük..eve geldigimizde yogunduk ve hemen yattık.. ertesi gün sevgiyle gece yaptıklarımızı anlatıp sevişiyorduk..acayip güzel bir gece olmuştu..
Biz sevgiyle sabırsızlıkla ikinci randevumuzu hayal ediyorduk..
Cumartesi saat 14,30 gibi tel geldi teldeki can beydi akşam bizi davet etti ve gelmemizi cok istedigini ve sevgiyi arzuladıgını rahatca söyledi.. bende sevgiyi aradım akşama hazır ol gidiyoruz deyince sevgide cok sevinmişti.. saat 9 gibi evlerine geldigimizde kapıyı can actı buyur etti.. artık rahattık ve kucaklaştık sonra sevgiyide hoş geldin aşkım diyerek kucakladı..ve ayak üstü bayabi öptü..bende gece uzun hadiyin dedim ..sonra ayrıldılar . kanapeye oturduk.. gül görünmüyordu nerde diye sordugumuzda annesinin hastalandıgını ve acilen gitmesinin içap ettigini söyledi..bizde sizde gitseydiniz biz sonra gelirdik deyince kayınvalidesiyle konuşmadıklarını söyledi..biz keyfimize bakalım dedi..can mutfaktan bişeyler getireyim içmek için dedi ve gitti.. sevgi bana napıcaz şimdi dediginde bende napalım gitsek olmaz artık geldik keyfimize bakalım dedim.. can içerden soguk limonatalarımızı getirmişti.. buz gibi içtik.. can bey bana bakarak.. hakancım sevgiyi cok begendigini ve onu istedigini bu gece izin verirsem sevgiyle beraber sabahlamak istedigini onu doyasıya sevmek istedigini söyledi.. bende sevgide şaşırmıştık.. o şekilde olmasının yanlış olacagını söyledim bu ilişkiyi eşili bir ilişki oldugunu ve karşılıklı eşlerle yaşanması gerektigini anlattım..can cok ısrar ediyordu .. bunu cok istedigini istersem bir gecede gülün bende kalabilecegini.. zataen bişeylerin yaşandıgını ve bunun sorun olmaması gerektigini söyledi.. sevgi bana bakarak nedersin canım diye sordu ben sevginin bunu istedigini gözlerinden anladım.. sen istersen olur aşkım dedim.. sevgite tamam aşkım degişik bir fantezi olacak.. söz sende gülle bir gece sabahlarsın aşkım deyince..bende tamam dedim .. yarım saat sonra ben cıktım evden güzelim karımı canın evinde ve kollarında bırakıp cıktım dışarı.. otagar civarındaki gazinolarda gece 3 e kadar içtim ve eve gittim.. sabah kalktıgımda saat 12,30 olmuştu..sevgi hala gelmemişti.. hemen telefona sarıldım.. sevgi.. cevap vermiyordu.. sessizdedir diye bikac kez aradım ama cevap vermiyordu..sevgiye kızıyordum busaate kadar neden gelmiyor diye bide tele cavap vermiyor diye.. sinirli bir şekilde üzerimi giyindim tam cıkarken sevgi aradı..hemen actım nerdesin senyaaa diye sert bir şekilde bagırınca tamam aşkım 10 dakikaya evdeyim dedi..
Sevgi geldiginde kapıyıactım içeri girdi ..cok yorgun ve bitkin bir haldeydi.. moralide cok iyi degildi..neoldu dedim neden gec kaldıgını sordum..sevgi başını onzuma yasladı ve aşkım biz neyaptık dedi…başımıza büyük iş aldık deyince ben cok şaşırmıştım..neoldu anlatsene yok o şerefziz bişeymi yaptı diye sinirlenince.. aşkım bak sakin ol ve dinle dedi..
Aslında bu canla gül evli felan degillermiş.. gül hayat kadınıymış.. canın işide kadın satmak yani pezevekmiş.. bizi oyuna getirmişler.. ben sinirlenip şiddetlenince aşkım lütfen dinle otur yanıma dedi.. ilk gece bize evli numarası yapıp bizle ilişkiye girdiklerinde yatak odasındaki kameraya her şeyi kaydetmişler..benim canla sevişmelerimi konuşmalarımı..herşeyi….
Dün sen gittikten sonra yine sevişmeye başladık yatak odasında.. deli gibi seviştik .. can beni resmen yedi bitirdi..3 kez boşaldı ve her seferinde agzıma ve yüzüme boşaldı.. içime hiç boşalmamıştı.. ben neden içime degilde yüzümü başldın diye sordugumda ..birazdan anlarsın dedi.. sonra salona gectik.. bir tana cd getirdi ve calıştırdı televizyonu.. sonya yanıma oturdu ve bana sarılarak seyret aşkım dedi..biranda şok oldum.. gördüklerime…deyince..bende ne gördün aşkım dedim .. aşkım dedi..telvizyonda canla ikimizi seviştigimiz sahneler vardı .. bütün geceyi kaydetmiş dedi.. bu nediye kızınca cana bana bak sevgi hanım dedi beni kızdırma bu kasetteki videoları internette yayınlar tüm hayatınızı karartırım dedi
Ben cok kızmıştım.. ben bu şerefsizi öldürürüm deyip kalktım. Aşkımdur dedi sevgi..aglayarak sarıldı bana .. ve beni bırakmadı..biraz sakinleştikten sonra peki neden geciktigini sordum.. aşkım dedi bana dediki bukasettekileri istiyorsan dedigimiyapacaksın sonra sorun olmaz dedi neymiş dedigimde .. cok zevkli bebegim korkma sen dedi.. sadece bu gece iki misafirim gelecek onları memnun edeceksin dedi bak saat 12 olmuş birazdan gelirler seni almaya dedi.. ban olmaz öyle şey deyince telefonunu gösterdi..bak dedi bu ağabeyyin babayın kaynatayın numaraları..telefonları bende arar bu cd leri gönderirim valla hayatınızı bitirirler deyince susmuştum.. numaraları nerden buldugunu sordugumda telefonundan aldım şekerim sen duştayken dedi.. susmuştum… hadi hadi hazırlan hemen üzerini giyin..şimdi anladınmı içine neden boşalmadıgımı.. müşterime tertemiz gitmen için dedi.. canın telefonu caldı alo geldinizmi.. tamam hemen geliyoruz bekleyin dedi.. elimden tuttu aşagı indik beraber bana sakın acık verme rahat hareket et işini bitir gel cd lerini vereyim dedi..karanlıkta beyazbir araba bekliyordu.. yürüdük .. yanlarına geldi parayı aldı benide araca bindirdi gitti.. iki kişdi arabada yola cıktık cevre yolu gibiydi karanlık kimsecikler yoktu.. nereye gidiyoruz dedim .. köye gidiyoruz canım köy odamıza.. dediler.. sonra biri arka kolduga yanıma geldi.. cok pis kokuyordu.. sarıldı öpmek istedi ben cekilince tokadı vurdu bana.. hadilen uzatma dedi beni arka koltukta sikti..sonra arabayı durdurdular yer degiştirdiler oda işini bitirdi..köye karanlık bir evin önüne durduk aşagı indik içeri girdik.. oturduk ..hadi gidiyoz dediler cıktık başka bir eve geldik.. içeri girdigimde eyvah dedim.. içeride 4 kişi daha vardı ve içkiler mezeler alem yapıyorlardı.. müzik son sesi acıktı.. hoş geldin diyolardı ama hepsi sarhoştu.. beni getirenlerden bitanesi meme tabi yeni gelmiş bu hatun ismi sevgi utangac ama alışır dedi.. sonra oturduk içmeye başladılar beni kaldırdılar oynattılar oturtmuyorlardı her seferinde bana sürtürüp okşuyorlardı yarımsaat içinde üzerimde sadece iç camaşırlarım vardı o şekilde oynuyordum bitaraftanda bahşiş takıyorlardı.. gögüslerim sütyenim ve kilodum parayla dolmuştu.. adamlar sapık azgın öküzler gibilerdi..oynamaya razıydım ..ama saat 3 gibi felan artık oturmuş lardı benide kucaklarından indirmiyorlardı.. sonra biri belikli sözü gecen biri bize biraz müsaade deyip beni kolumdan tutup diger odaya götürdü.. ışıkları yakmadı karanlıkta soyundu ben zaten cıplak sayılırdım ve altına yatırdı öpmeye başlamıştı bile leş gibi rakı kokuyordu.. sonra kilotunu indirdi. Kafamı sikine dogru cekti elimi degdigimde kocaman bişeydi agzıma zorla tıktı yalattı.. sonra bi güzel sikti ..boşaldı .. kalktı bana kızım sende daracık bi ancık varmış .. ilk defa denk geldi böylesi dedi .. sonra tektar sikti boşaldı.. kalktı odadan cıktı ben yorgundum devinemedim bile.. baktım kapı acıldı biri geldi.. anlamadım oda soyundu yanıma yattı.. peceteyle sildi amımı .. sonra oda halletti işini.. bu bu şekilde sahbaha kadar devam etti 7 kişilerdi kim kac sefer yaptı hatırlamıyorum ben aglıyordum ama dinleyen yoktu.. artık aşagım yara olmuştu .. her yerim döl dolmuştu.. adamlar doymuyordu.. ben uyuşmuştum ..ve o an ölmek istiyordum.. iki tanesi beni zorla arkadan siktiler..kan olmuştu heryer.. uyumuşum sonrasını hatırlamıyorum.. beni kaldırdılar arabaya bindirip canın evine yakın biyerde indirdiler.. can beni karşıladı ayakta duramıyordum.. içeri aldı .. halimi görünce.. şerefsizler yalan sölediler iki kişiyiz dedilerdi.dedi.. sonra elime cd yi verdi beni taksiyle gönderdi.. işte olay bu aşkım.. dedi bana Yıkılmıştım.. cok üzüldüm ama olan olmuştu.. artık can bunun hesabını vermeliydi.. ve verecekti

sebnem-devam

sebnem-devam
ilk bölümde şebnemi özel iç çamaşırlarını giymesi için içeri göndermiştik ve erdalla şebnemi beklmeye başladık..çok geçmeden şebnem yalpalaya yalpalaya geldi.içkinin etkisi bariz belli oluyordu fakat bu ilşiki türünü tercih etmesinin sebebi kesinlikle sarhoş olması değildi.erdalın etkileyici fiziği bunda belirleyici etken olmuştu..ki erdalın aletiyle henüz tanışmamıştı daha…
ne yapıcağımızı bilmiyorduk açıkçası.odaya iki adet tekli yatak getirip çakma bir çift kişilik yatak oluşturduk.üçümüzde ayaktaydık ve kimse başlıyamıyordu.sonra ben şebnemi tutup yatağa oturttum ve bende yanına oturdum.sonra erdalda yanımıza oturdu.bir kaç kez anlamsız bakışmadan sonra ben şebnemi yatağa uzanmasını söyledim.herkes dediğimi yapıyodu o an.başka birisi komut verse bende onun dediğini yapıcak durumdaydım zaten.şebnem siyah tangası üstünde de tangasını kapatmıcak kadar uzun tül bir zımbırtı vardı ( adı neyse artık ) 🙂 ben askılarını omuzundan sıyırıp göğüslerini ortaya çıkardım ve sol tarafına yumulmaya giderken erdala da sağdakiylede sen ilgilen dedim..
şebnemin aa hopp noluyo falan demesine kalmadan erdalla ikimiz şebnemin göğüslerini emmeye yalamaya öpmeye başladık..ki şebnemin dayanamadığı şeylerden biridir göğüslerinin çok hard olmamamk kaydı ile sertçe ilgilenimesi..
şebnem bu duygularla coşadursun benim de içim içme sığmıyordu.yıllardan beri hikaye anlattırarak uğraştığım olay sonunda gerçeğe dönüşmüştü.şebnem iki erkeğin altında zevkten kıvranıyordu.bu bundan sonraki hayatımın süperleşeceği anın ilk dakikalarıydı..
beş – 10 dk kadar bu işlem sürdü..sonra ben aşşa doğru kayarak yawaşça sebnemin tangasını aşşağıu doğru sıyırırken erdal da yukarı çıkarak şebnemle tekrar öpüşemeye başladı..ben bi yandan şebnemin vajinasını yalarken bi yandan da öpüşmelerini seyrediyordum.ama şebnem sanki vajinsı yalanmıyormuş gibi bana aldırmıyor gibiydiçolayın heycanına öyle kaptırmış ki kendini erdalla öpüşmeleri deli gibiydi..
sonra bir ara şebnemin elinin aşşa doğru kaydığını gördüğümde kafamı bastıracağını sanrken eli erdalın aletine doğru gi,diyordu.boxerının içine elini daldırdı,onu tuttu ve sıvazlamaya bnaşladı.bunu yaparken amı yalanıyor erdalla öpüşüyor ve göğüsleri ve kalçarı okşanıyordu..ben yalamayı sürdürürken erdal dahada yukarı çıkarken bi yandan da boxerını çıkartıyordu.o büyük aleti bende şebnemde ilk defa görüyorduk.bu kadar büyük olucağını beklemiyordum açıkçası.erdal çok eski arkadaşımdır fakat aramızda hiç bu muhabbetler geçmediği ve beni ilgilendirmediği için böyle bir beklentim yoktu..bu zaman kadar kendi aletimi iri ve kalın zannederken beni utandıran bir görüntü ile karşılaştım desem yeridir.. (bööle durumlarda naapıyoruz ?? boyu değil işlevi diyip konu üzerinde fazla olanmıyoruz 🙂
erdal yukarı doğru çıkışını tamamladı ve aletini şebnemin dudaklarıyla buluşturdu..sevgili nişanlım ilk defa görümüşçesine bi açlıkla sömürmeye başladı resmen.hepsini alamıyordu ama almk için çırpınışı takdire şayandı..o kocaman şeyin etkisini azaltmak için bişe yapıyım dedim ve erdalınkinden küçük aletimi şebneme sokup çıkarmaya başladım.şebnem sırt üstü yatar vaziyette ben bacaklarının arasındsayken erdalda şebnemin suratına doğru yatmış aletini yhalatıyordu..içinde ve ağzında alet bulunan şebnem alkolun de ewtkisiyle hangi alemde nası bi uçuş yaşıyordu o an bilemiyorum ama iniltiler istekli tabırları,açlığı o gece altlerimizi hiç indirmedi..
benden sonra erdala yer değiştirdik.bu sefer nişanlımın bacaklarının arasında başka bir erkek vardı ilk defa..aletini bir kaç sürtmeden sonra şebnemin içine doğru ittirmeye başladı.şebnem off ahh filan hepsini aldı içine ve seri bir şekilde gidip gelmeye başladı.o esneda şebnemin zevki katlamak için ağzımla memelerini emerken ellerimlede vucudunun açıkta kalan yerlerini okuşuyorum.açıkta kalan yer diyorum çünkü iki erkek şebnemi yutmak üzere adeta yüklendik kıza..

ama şebnem memnundu halinden gıkı çıkmıyoru ne desek yapıyordu..erdal pozisyon değiştirip şebnemi kollarından tutup kucağına aldı.şebnem o alete binmeye hazır erdalın karnına doğru oturdu.erdalın üstünde saçlarını geriye atarak onları toplamaya başladı.ki bunu erkeklerde bilir kadın saçlarını toplarken kolları iki yana açılır ve göğüsleri daha net belirginleşir,tüm org. göğüs hatlarını o esneda görebilirsiniz..ki şebnemin göğüsleri 85-90 arası tam istediğim ölçülerdedir..hem bu sexi pozisyon hem erdalın üstünbde oluşu beni daha çok tahrik ettiç boşalmak istemiyorum.boşaldıktan sonraki pasif geçecek olan 5-10 dk.yı yaşamk istemiyorum ve kendimi tutmaya karar verdim..
büyük olmasına rağmen erdal kucağında oturan şebneme alttan geçiremedi (boyu değil işlevi önemli diye demiştim size..:) neyse hikayelerde okuduğum o gerizekalı an benimde başıma geldi.erdalın alleti tuttum ve şebnemin amına doğru götürdüm..şebnemede otur şimdi dedim..kendi ellerimle siktirdim lafı varya o an a cuk diye oturdu..şebnemin inlemelerinin arasında şehvetlice söylenen çok büyük,çok büyük kelimeleri duyuluyordu arasıra.
değişe değişe gece başlayan sewişmemiz sabahın erken saatlerine kadar sürdü.hepimiz için heycanlı güzel bir deneyim olmuştu.ve bu maceranın ilk günüydü daha..
not1:bunu ilk defa yaşıcak çiftler varsa bunu okuyan şunu söylemek isterim bunun tramvaları oluyor,ben naaptım neden yaptım,utanma hissi,birbirinizin yüzüne bakamamama gibi haller oluyor..
ben kendime bunu şöyle anlattım;
sex =zevk ise..kadın açısından söylüyorum hem vajinal zevk ve hem oral sexi aynı anda yaşamakatan keyifli ne olabilir..??
!!!!not2 ve bunu nasıl yaparsınız diyen ahlak zabıtalrına ( ki madem ahlaklısın ne işin var bu sayfalarda ve bu hikayelerle) cevabım bir sonraki bölümde aktarılıcaktır..saygıyla kalın