Nijeryalı Zenciler.-2

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Nijeryalı Zenciler.-2
İki gün sonraydı yine beni siken yavşak zenciyi gördüm nerede mi?

Kapımda.

Adam geldiğini haber vermiyor kapının önünde öylece duruyordu, kapıyı sonuna kadar açtım, hemen içeri girdi kapıyı kapattım. Ama o anda kucağındaydım zaten. Ben hemen dudaklarına yapıştım, kalın dudakları emdikçe adam beni daha çok sıkıyor sikine bastırıyordu. Elbiseler üzerinden sikiyordu beni. İnsan birkaç saniyede sikişe hazır olur mu bilmiyorum en azından benim için mümkün değildi, ama hazırdım işte. Bir ara yatağı işaret ettim ben oraya taşıdı, hoyrat bir şekilde yatağa fırlattı, hemen soyundu, yanıma uzanmadan elbiselerimi ve iç çamaşırlarımı çıkarttı, sessiz sessiz uğraşıyordu benimle.

Sonra sikini amıma dayadı ve öyle bir abandı ki, bir anda avaz avaz bağırdım, benim bağırmam geçmemişti ki o gidip gelmeye amımın derinliklerini dövmeye başlamıştı bile. Yine de güzel geliyordu bana, köpekler gibi anlaşıyor sessiz sessiz sikişiyorduk. Böyle harika bir sikiş olamaz diye düşünüyordum ne kadar süre geçti bilmiyorum ama telefon çalmaya başladı adam hemen durdu. Bana şaşkın şaşkın bakakaldı, ben kendime çektim ama çalan telefon onu durdurmuştu. İçimden çıkmaması için kalçalarına dolamaış oladuğum ayaklarımla kendime çektim ve telefonu açtım hemen kapatacaktım ama kocamın sesiydi.

Celal hemen ne yaptığımı sordu, hiç yalan söylememiştim o ana kadar, zaten konuşmadığımız için bu konunun gündeme gelme ihtimali yoktu, ama şimdi şaşırmıştım. Amımda azman zenci yarrağı üzerimde azman bir zenci, telefonda kocam ne yaptığımı soruyordu.

Bu gün çok iş yaptığımı söyledim, şimdi de vücudumu gerdirecek hareketler yapıyorum dedim, yüzüm gevşedi biraz gerginliğim azalınca zenci hareketlenmeye başladı, yine gidip gelmeye başlamıştı, bana sıkı sarılmaya devam ediyordu. Odada sadece vıcık vıcık olmuş amımdan gelen sesler vardı. Umarım duymuyordu diye düşünmüştüm.

Celal ise dikkat etmemi çok gerdirmemin lif kopmalarına neden olacağına ilişkin seminer veriyordu.

Tanrım bu durumdan öyle bir tahrik oluyordum ki, kocamın gözü önünde sikişiyor gibi hissettim. Zenci eski temposuyla sikmeye devam ediyordu.

Her darbede kocama belli olacak korkusuyla, beni hiç umursamadan siken zenciye işaretler ediyordum ama nafile adam motor gibiydi, ben neredeyse boşalacağım ama kocam devam ediyordu, sonunda geç geleceğini söyledi ben yalnız kalacağım öyle mi deyince oyalan bir şeylerle mecburum dedi.

Hı hı diye onayladım ama boşalmak üzereydim o yüzden konuşamıyordum, iş yerindeki sıkıntıyı ve mecburiyetini anlatmaya başladığında zenci dudaklarıma yapıştı dilini ağzıma öyle bir soktu ki Mmmm diye ses çıkarmışım.

Celal “Ne oldu” diye sormuştu telefonda yanıt bekliyordu ama zencinin dili ağzımdaydı

“Ne oldu” diye yineledi bir süre sonra dilini çekince yiyorum diyebildim ağzım doluydu

“Konuşamadım” dedim

“Ne yiyorsun?”

“Çikolata” dedim.

Artık boşalıyordum. Ağzımdan ufak bir inleme çıkmıştı bile.

“İyi afiyet olsun” dedi ve kapattı.

Telefonu bi kenara atar atmaz, zenciye sarıldım ve yılan gibi hareketlendim ki ben bile şaşırdım. Bununla birlikte zenci de hızlandı, o anda boşalmaya başladım

Gerçekten harikaydı. Aynı anda değil boşalmamıştık.

Önce ben boşaldım ama o gecikmedi benimle beraber o da boşaldı, bir süre daha devam etmişti. Rahatlamış ve mutlu olmuş hissediyordum.

O yine üzerimden kalktı. Giyindi çıkmak üzereyken yapıştım koluna, arkadaşını istediğimi söyledim ama anlamıyordu. Pencereyi işaret ettim, anlamadı çekerek pencereye yaklaştırdım. Şansım yerimdeydi arkadaşı karşıdaydı yine, tülden o bizi görmüyordu, onu işaret ettim zenci şaşkın şaşkın bakıyordu, ne anladı bilmiyorum ama çekip gitti, ben hala orgazmı yaşıyor gibiydim.

Hemen pencerenin yanına yaklaştım oradaydı zenci. Ben ise çırılçıplaktım. Bacaklarımın arasından biraz önceki Nijeryalının dölleri sızıyordu.

Biraz uzaklaştım pencereden onun buraya bakmaya başladığını hissettiğim an pencerenin önünden geçtim. Sonra da geri döndüm, tül zaten pencereyi çok kapatmıyordu ama tül arkasından izledim ki adamın aleti kocaman olmuştu.

Ben şaşkın nasıl devam edeceğimi bilemedim ama o görsün diye biraz uzaktan pencere hizasına geldim. Onun ayaklarını görüyordum sadece. Sonra düşündüm ki o da benim ayaklarımı görüyordu her halde, hemen bir kitap aldım az daha yaklaşarak yere oturdum şimdi tam karşımdaydı.

Elimi amıma attım vıcık vıcıktı banyo yapmadığım aklıma geldi, ama şimdi yine orgazmın eşiğindeydim.

Dönüp adama baktım eliyle sikini kavramış ya kalkmasın diye uğraş veriyordu ya da masturbasyon yapıyordu anlayamadım ama çok geçmedi orgazm olmaya başladım, ne olursa olsun deyip zenciye dönüp gel işareti yaptım. Mal gibi bakıyordu anladı mı bilmiyorum.

Sonra banyoya gittim. Artık kendimi sakınmıyordum sere serpe dolaşıyordum evin içinde perde filan da kapatmıyordum. Bu rahatlık bana ayrı bir haz veriyordu iç çamaşırı denen şeyleri unutmuştum bile, akşama kadar zenciyi bekleyip durdum anlamsız zamanlarda kapıyı açıp bakıyordum geldimi diye, evin içinde deli danalar gibi dolaşıp duruyordum, gece yine muhteşem sikli zenciyi rüyamda gördüm, bana sarılmış ama siki bir türlü kalkmıyordu, ben uğraşırken uyandım, kabus gibi 🙂

Sabah erkenden yine turlamaya başladım kocam daha çıkmamıştı evden, kahvaltı hazırladım ama gözüm penceredeydi, evde meğerse ekmek kalmamış kocam alıp geleyim dedi, fırladı gitti, çok geçmeden geldi kahvaltısını yaptı ben sonra yapacaktım.

Sadece çay içtim, giderken bana sakın kapıyı açık unutma dikkat et merdivende bir zenciyle karşılaştım tam bir hayvan gibi yürüyordu, genişliği merdiveni kaplamıştı yol isterken bakışından ürktüm vallahi dedi. O anda kalbimin çarpmasını tahmin edemezsiniz, kocamın gitmesini online bahis hiç bu kadar istememiştim. Kapıyı açıp kocamı yolcularken baktım evet o zenciydi merdivenin başında iki tarafa kollarını sarkıtmış duvara yarı dönük sanki merdivenden aşağıya bakıyormuş gibi duruyordu. Beni sikmeye gelmişti bu sefer, amımın ıslandığını hissettim Bana ne oluyordu böyle

Kocam kapıyı hemen kapat dedi, yanından geçerken baktım kocam zencinin yanında çocuk gibiydi. Kocam merdivenlerden inmeye başladığında, zenci bana doğru yürümeye başladı, ben geri çekildim kapıdan geçti, ama ne geçiş eğildi biraz, ben hemen kapıyı kapattım, arkamdan sarıldı ayaklarım yerden kesildi, tabii nefesim de, kalbim yerinden fırlayacaktı sanki. Kocama el sallamak zorundaydım bunu bekliyordu. Zenci kollarıyla sarılmış elleriyle amımı göğüslerimi mıncıklıyor yarrağını götüme dayamış kalça hareketleriyle sikiyorken ben elinden kurtulmak istiyordum pencereye yaklaşmaya çalışıyordum, beni gevşetti hemen pencereye hamle yaptım pervaza tutunmuştum ki ellerini kalçama sarmış, eteğimin altında külotumu indirmişti bile.

O anda amım yırtılıyor sandım beni sikmeye başlamıştı bile, gözümden şimşekler çıktı, içim yırtılıyor sandım, ama ben hala pencereyi kendime çekmeye çalışıyordum sonunda başardım, arkamda zenci beni sikiyor ben pencereden bakıyordum. canım çok yanıyordu. zenci hamle yapıp bastırdıkça ağzımdan çığlıklar kaçıyordu. Kocam apartmandan hala çıkmamıştı, tam karşımda iskele üzerinden diğer zenci bize bakıyordu. Onun da siki kalkmıştı, eliyle önünü tutuyordu, derken kocam çıktı hemen yukarı bakarken bir inilti çıktı benden ama kocam duymadı, “herhalde”. El salladım, o da salladı.

Zenci bir daha hamle yaptı, kocam yürüdü gitti ben bu sefer kendimi içeri çekmeye çalışıyordum ama nafile taş gibiydi herif. Pervaza dayamış beni sikiyordu. Vücudumun üst kısmı pencerenin dışında idi. Bacaklarım evin içinde açabildiğim kadar açıktı. Siteden geçenler, komşularım hepsini görüyordum. Ellerimle pencere pervazına tutunmuştum. İnlememek çığlık atmamak için zor dayanıyordum.

Her darbede biraz ileri gidiyor göğüslerim ahenkle sallanıyordu. Arkamdaki zenciyi karşı iskelede çalışan arkadaşından başka görebilecek yoktu.

Artık daha fazla dayanamayacağımı düşünürken arkamda zencinin hırıltılar çıkarmaya başladığını duydum. Boşalacaktı.

Bunu düşünürken bir anda dizlerim titremeye başladı. Ayakta duramıyordum. Karnımın hizasından pervaza dayalı olmasam düşecektim. Düşmemi hayvan elleri ile kalçalarımdan tutan zenci engelliyordu.

Nasıl bir hırıltıyla boşaldı anlatamam hakikaten hayvandı adam. Boşaldı boşaldı yarrağının nabız atışları azaldı, bitti ama arada bir refleks yine itiyor kalan döllerini de boşaltıyordu. Ben öylece duruyor dudağımı ısırıyordum, sonunda sakinleşti. sikini çıkarmıyor, öylece amımda bekliyordu. Ağrılar azalmaya başladı. Amımda harika bir sik vardı ve adamın siki gevşediğinde ancak bir sik olduğunu anladım. Hafif hafif kıpırdamaya başladım gözümdeki yaşları sildim o duruyordu amımı öyle bir doldurmuştu ki birkaç gidiş gelişten sonra orgazm olmaya başladım. Ben boşalırken adamın yarrağı yine sertleşmeye başladı. O da gidip geliyordu ben hareketi kestim ve kendimi içeri atabildim.

Adama arkamı dönmüş pencere önünde ayakta belki bir saattir bağırta bağırta sikiyordu

Sonra beni gevşetti. Ben öylece bekledim hemen sikini çıkardı amımdan. Dönüp baktığımda hayretler içinde kaldım bu yarrak bu kadar yakından çok daha iri geldi bana. Hemen adamı koltuğa oturttum evde birşey yoktu ama birşeyler ikram edeyim dedim. Gider diye de acele ederek iki bardak kaptım bir de kola şişesini alıp yanına koştum kola doldurdum bardağa verdim. Kendime koymadım bile aslında bilmiyorum nedenini ama mutfağa gidip gelirken başım dönüp durdu neyse üzerinde durmadım, o kolasını içerken ben sikini kavradım, tanrım ne kadar büyüktü, ama asıl şaşırdığım yarrağının yarısı nemlenmiş yarısı hala kupkuruydu, yani yarısıyla sikmişti beni, öpüp yalamaya başladım siki, yine siksin istiyordum amım bu siki rahatça almalıydı içine. Onunla aynı anda orgazm olmalıydım. Ben okşadıkça yarrak kafasını dikleştirmeye devam etti. Tam sertleşmeden amıma girsin istiyordum, kucağına çıktım yarrağın üzerine oturdum. Amıma girmede yine de zorlandı, gözümden yaşlar gelerek neredeyse yarısına kadar aldım içime ama o yine sikini had sahfada kaldırmış, keyfini çıkarıyor öylece oturuyordu, bana bırakmıştı insiyatifi.

Denedim olmadı, bastırdım olmadı kalkıp oturuyor her seferinde biraz daha girsin diye zorluyordum ama nafile. Zenci kımıldadı ellerini omuzlarıma sardı öyle bir bastırdı ki yarrak amıma kaydı en derin yerlerimi doldurdu.

Ağlıyor muyum, sikiliyormuyum işkence mi yaşıyorum anlamıyordum, ama onu istiyordum. Kalkıp oturmayı sürdürüyordum ama olmuyor, canım çok yanıyordu. Sonunda dayanamadı, ben kucağındayken ayağa kalktı kollarım vücudum ve ayaklarım beni sardığı kollarının içinde hapis sadece amım götüm sikinin hizasında. yürümeye başladı, benim gözlerim yanıyordu artık yaş gelmeyi hiç kesmedi. Sonunda küçük odaya geçti kapıyı kıçıyla kapattı, bu odada pencere yoktu belki ondan getirdi ama yatak da yoktu, koltuk da. Beni duvara dayadı, öyle bir sikmeye başladı ki, artık kendimi tutamıyor haykırıyordum, ağlıyordum. çığlıklarım kesilmiyordu. Sikti sikti uzunca bir süre, sonra hızlanmaya başladı artık adam tüm vücuduma baskı yapıyordu resmen duvarla birlikte beni eziyordu, nefes almakta zorlanıyordum. Hızlandıkça amımın uyuştuğunu hissettim daha doğrusu hissetmemeye başladım, harika bir sikiş olmaya başladı. Erkeğim, zencim sonunda hayalimdeki gibi sikiyordu beni. S

Hızlandı hızlandı motor gibiydi adam yorulmuyordu. Belki bir saate yakın sikti ve ben asyabahis güvenilir mi son onbeş dakikasında ancak sikiştiğimi anladım tadına vardım. Harikaydı. İkimiz de bağırarak boşaldık,

Boşaldıktan sonra tekrar içimden çıkan yarrağa baktım inanılmazdı. Uzun kalın ve damarlı.

Ona daha çok bağlandığımı hissettim. Yarrağına hayranlık besliyordum.

Hemen toparlandı. İrkildi o an anlayamadım ama sonra farkettim dışardan biri bağırıyordu, hemen çıktı gitti. Biraz kıpırdamadan durdum. Amıma baktım ağzı kocaman açıktı ve zencinin dölleri dışarı sızıyordu bu durum beni çık tahrik etmişti.Elimi amıma götürdüm. Üç parmağım rahatlıkla giriyordu. Zenci dölleri ile bulanmış parmaklarımı içime soktum. G noktamı bulmuştum. Bir anda yeniden boşalmaya başladım. Sanki bir laç dakika önce boşalan ben değilmişçesine boşalıyordum..

Kendime geldiğimde yerde uzanmıştım, saate baktım olamaz 3 saat sikmiş beni, aklıma koydum inşaat bitmeden rahat rahat sikişecektim onunla. Düşündüm de 4 gündür iki zenciye de siktirmiştim kendimi, artık bağımlıydım onlara ve yarraklarına.

Telefonun sesiyle düşüncelerimden sıyrıldım, kocam arıyordu akşam biraz gecikecekti ama yemeğe de gelecekti, benim yememi istiyordu.

Öff daha yemek yapmamıştım. neyse bir çabayla yemek hazırladım pencereye çıkıp dışarıyı seyretmeye başladım, zencilerin üçü de görüş alanıma girdiğinde bana bakmadan geçmiyorlardı. İkisi sikmişti beni ne de olsa. Onlara bakıyor gülümsüyordum. onların bana gülümsediğini gerçi hiç görmedim ama güzel bakıyorlardı işte.

Akşam kocam geldi sofraya oturdu saat sekizi geçiyordu. Sofraya rakı da koydu içip duruyordu biraz da fazla hızlı gidiyordu ben bir kadeh içtiğimde o üçüncüyü bitirmişti bile, işlerin sarpa sardığını söylüyor ama detayları anlatmıyordu, benim aklım zencilerde olsa bile onu dinlemeye çalışıyordum ama ketumdu işte, anlatamıyordu. Şişeyi bitirene kadar sofradan kalkmadı, sonra sendeleyerek kalktı koltuğa oturdu. Oturmadı yıkıldı resmen. İlk defa onu bu kadar içkili ve kederli görüyordum. Koltuğa oturuşunun beşinci dakikasında sızmıştı bile. İçki beni öforik hale getirmişti ama o sızmıştı. Kızmıştım biraz . Uyandırmak istedim uyanmadı. Yatağa yatırmak için koluna girdim zorlayarak ve sürükleyerek yatağa kadar taşıdım. Yatağın kenarına uzandırdım her an düşecekmiş gibi kaldı kenarda ben de kalan tarafa uzandım elimi amıma attım şimdi sikişmek güzel olurdu diye düşündüm, ama bu saatte gelmezlerdi ki, biraz hüzün bastı sonra ışıkları kapatmak için kalktım, bir kadeh daha içmek istedim rakımı alıp balkona çıktım. Aşağıda malzeme kamyonunun yanında idiler işte. Malzeme indiriyorlardı. Gelirlermiydi acaba. Onlara bakarken beni farkettiler. El salladım.

Döndüm ve şıkları söndürdüm. Yatak odasına giderken kapıda tıkırtılar ve ayak sesleri duydum kapıya yönelip vizörden baktım. Üç zenci de oradaydı, içimi heyecan kaplamıştı.

Kapıyı açtım. Ne yapıyordum ben böyle. Ne olduğunu anlamadan içeri girdiler. Kapıyı bu sefer onlar kapattı elimle sus işareti yaptım ama umursayan olmadı zaten sessizlerdi üçü de. Hemen yanımdalardı üçü de beni aralarına aldılar azman yarrağı olana hemen sarıldım, ilk siken o yavşak gülüşlü de arkama geçti ikisinin arasındaydım, ikisi de beni yalıyorlardı, sikişe hazır olmuştum hemen bu kadar çabuk azmadım ömrü hayatımda. İkisi de benden uzundu ve sikleri yukarda kalıyordu ve ikisinin de sikleri kalkmıştı. Ben azmanı bacaklarımın arasına alıp sıkıştırdım. Önce o siksin istiyordum hatta sadece o siksin istiyordum. Ama diğeri de arkama dayanmış beni bırakmıyordu o anda üçüncüye baktım soyunmuştu bile.

Birden sokak lambası sönüverdi onları zor seçmeye başladım ama bayağı bir faaliyet vardı sonunda beni bıraktılar, ilk soyunan bana sarıldı, amımı avuçladı sonra beni kucaklayıp yatak odasına götürdü hayır dedim dinlemedi. Yatak odasının kapısını geçti Celal’i görünce orada durdu benim bir bacağımı kavradı beline kadar kaldırdı sikini amıma dayadı ve soktu.

Ortam mı beni hazırladı, kocamın varlığı mı, yoksa artık manyak mı oldum nedir, neredeyse orgazm olacaktım beni o halde sikmeye başladı ben de onu kendime çekmeye çalışıyordum. Bu arada diğerleri geldiler onlar da beni okşamaya yalamaya başladılar o anda zenci de ben de orgazm oldum. Ben daha boşalırken, azman yarraklı zenci kolumdan çekti içimdeki sik çıkarken şloop diye bir ses çıktı, bana eğilerek sarıldı ve havalandırdı. Yatağa oturdu ve yattı sırt üstü hemen yarrağını amıma dayadı bastırmaya başladı bu sefer içime giriyordu, galiba kaydırıcı birşey sürmüştü acı dayanılmaz bir haldeydi ama bağıramıyordum, yarağını avuçladım dışardaydı çoğu, bu sefer diğerleri de geldiler, onlar sırtımdan bastırarak azman siklime yapıştırdılar beni. Ben azmanımın memelerini yalıyordum göğsünü yalıyordum, öpüyordum, artık tamamen kopmuştum. Dudaklarına ulaşma şansım olsa sömürecektim ama yoktu bu şansım.

Diğer iki zenci de hem bastırıyor hem okşuyorlardı. bir halimle bana girmekte olan azman siki avuçlamış ne kadar girdiğini kontrol ediyordum nedense işte yapıyordum, bana girmesi ve benim bunu kontrol etmem hoşuma gidiyordu. Azmanımın yarrağı kaygandı gerçekten de. Anında irkildim biri de götümü yalamaya başladı, Tanrım bu ne güzel şeymiş böyle yaladıkça ben tamamen kendimi sıkıyor gevşetiyor arası gidip gelmeler yaşıyordum. Neden sonra sikini götüme dayadı ve sokmaya başladı şimdi bir elimle azmanı tutmuş diğer elimle götüme giren yarrağı yakalamıştım o da kaygandı. ama zor giriyordu. götüme soktukça sokuyor gittikçe derinlere giriyordu, harikaydı ama amım hala yanıyordu. bir ara ısırdığım dudağımdan kan tadı geldi.Isırmaktan vaz geçtim. Şimdiye kadar hiç bağırmamıştım ve iki zenci de beni sikiyordu aynı anda pinbahis artık arkamdaki zencinin kasıkları götümü dövmeye başladı, yine de götümün acısı amım kadar değildi, arkamdaki zenci kafamı tuttu azmanımın göğsünün yanına çekti ve üzerime yattı. herhalde rahat nefes almam için diye düşündüm. ve hızla sikmeye başladı. O siktikçe ve götüme vurdukça amımdaki de girmeye başladı artık çok acıyordu ama ilk günkü gibi çok gelmedi bana. Tanrım azman da hareketlendi o alttan diğeri üstten vurmaya başladılar aynı anda vuruyorlardı ve her seferinde içim daha derinlerde dövülüyordu. Bir süre sonra üçüncü zenci de geldi dudaklarımdan öpmeye başladı. Bu zenci ilk olacaktı, dudakları çok güzeldi, elimi götümdeki sikten ayırmak zorunda kaldım ezilmeye acımaya başlamıştı. Ama azmanı bırakma niyetinde değildim, ama artık yarıdan fazla girmişti ve girdikçe canım daha çok yanıyordu. dudaklarımı öpen zenci çekildi ve ağzıma sikini dayadı ben deyalamaya başladım ağzıma almaya çalıştım büyüktü ama denedim. Sonra üçüncü zenci de arkamdakinin kalçasına doğru abandı başladı beni ağzımdan sikmeye o abandıkça sik boğazıma kadar giriyor boğuluyor gibi olunca gevşetiyor geri çekiyordu. Salyalarım akıyordu. Sikini soktuğunda ilk başta girmiyor biraz zorlayınca iyice derine kadar sokabiliyordu. Fakat o anda nefesim kesiliyordu ve kusma refklesi oluşuyordu. Artık sikilecek deliğim kalmamıştı. Azman sikli birşeyler fısıldadı sonra hep birlikte hızlandılar, hızlandılar elimi çektim artık hepsini alıyordum amıma, kıçım bayağı bir baskı halindeydi ben de zor nefes alıyordum. Öldürecekler beni diye düşündüm. Dışarıyı görmem mümkün değildi ama harika bir sikiş yaşıyordum. Amıma giren de eskisi kadar acı vermiyordu, ama yine de canımı çok yakıyordu. hepsi de hızlandılar. artık bana vuran kasıklardan gelen şlaap şlaap sesleri yüksek doza ulaştı. Bu arada amıma girip çıkan yarrak da hızla girince gaz sesi gibi ses çıkarmaya başladı. Her iki zenci 20 25 santimden hızla ve baskıyla vurduğundan kalçam da ezilmeye ağrımaya başladı. Hızlanma devam etti, arttı, arttı çok şiddetli hıza ulaştıklarında artık kendimi tutamadım boşalmaya başladım. Kendi sıvılarım amımdaki yarrak yüzünden dışarı çıkamıyordu.

Götümü siken ve büyük yarraklı aynı anda boşalmaya başlamışlardı. Her kasılma fışkırmalarını içimin o ana kadar hissetmediğim derinliklerinde hissediyordum.

Ağzımı siken de yarrağını çekti ve suratıma boşaldı, birazı da ağzıma tabii ki tadı garipti ama birazını yuttuğumu hatırlıyorum. Çok uzun bir orgazm yaşadım, çok uzun hemde. hayatımda şu birkaç gündür orgazm rekorları kırılıyordu. Sonra yığılıp kaldılar tabii ben de.

Sessizce kalakaldık. Ağzımı siken çekilince sokak lambasının yanık olduğunu farkettim. Diğer ikisi boşalmış ama çıkarmamışlardı. İki zenci arasında ve yarrakları içimde yatmak beni hemen tetikledi sarsılmalar yaşadım orgazm devam ediyordu galiba. Benim orgazmım hiç bitmedi diyebilirim ama yine de sakince yatıyordum. Onlar da sessizce duruyorlardı dikkat ettim ikisi de kocama bakıyorlardı. Ben tekrar sikilmek, devam etmek istiyordum. Daha doğrusu hiç bitmesin istiyordum, hazır amım azmanıma alışmışken. Amımdaki ve götümdeki yarrakları tekrar hareketlendirmek için gidip gelme hareketi yapamadığımdan bacaklarımı ve o bölgedeki kaslarımı sıkıp gevşetmeye başladım. Benden başka hareket etmeye çalışan yoktu, arkamdakinin siki ilk hareketi yaptı başladı gidip gelmeye. Azman da aynı şekilde hareketlendi bu sefer, yavaş başladılar ben bulutlardaydım artık orgazmın birinden diğerine uçup duruyordum, sonra ikisi de hızlandı bu sefer çok uzun sürdü, ama daha şiddetli vuruyorlardı bana, harika sikiyorlardı, doyamıyordum onlara.

Azmanım başladı ses çıkarmaya ıııııh diye davudi bir ses çıkarıyordu. Diğeri de ıhlamaya başladı her vuruşlarında ıh diye ses çıkarıyorlardı üçüncüye baktım ayakta duruyor eliyle sikini sıvazlıyordu. Elimi uzattım tekrar ağzıma istedim hemen geldi bu sefer o abanmadı ama ben sonuna kadar girmesi için zorluyordum. Uzunca bir süre bu şekilde sikiştik sonra yüksek bir tempoda boşaldık. Sonra sikler benden çıktı. Kocam hala uyuyordu.

Herkes kalktı toparlanmaya başladı. Ben de kalktım salona geçtik, ben hala gecelikleydim. Geceliğim kendi sıvılarımdan, terden ve spermden ıslanmıştı. Azmanın elinden tuttum durdu kucağına atladım, beni tuttu, yarrağını tekrar istiyordum. Hemen de anladı sikini amıma dayadı ben bastırdım içime almaya başladım bu sefer çok hafif bir acı vardı. Başladım sikin üzerinde zıplayıp hoplamaya harikaydı bu sefer, sadece kafasının girmesine izin veriyor sonra kendimi yukarı çekiyordum. Tempoya alışınca o da beni kavrayıp sikine bastırıyor sonra beni kaldırıyordu sonra tekrar tekrar. İşte bu sikilme harikaydı bir anda boşalmaya başlamıştım ki o bile şaşırdı bu sefer benden yüksek ve tiz bir ses yükseldi ben bile şaştım. Halıların üzerine resmen boşalıyordum. Daha önce neden yaşamamıştım peki.

Ne yaşadığımı anlamadım bir süre ama hala vücudumda sıçrama tarzında arada bir boşalma yaşıyordum. Neden sonra düşünmeye başladım, bunlar kocamın sızdığını nasıl anladılar diye kafa yordum bulamadım, sonradan aklıma geldi pencereleri kapatmıyordum ne pencereyi ne de perde veya tülleri benim kocamı sürüklerken görmüş olmalılar. Evet buna karar verdim başka birşey olamazdı. zaten hazırlıklıydılar sikeceklerinden eminlerdi kayganlaştırıcı sürmüşlerdi en azından ikisi. Ağzımı sikenin sürmediğine eminim. Duş aldım yatağa uzandım, uykum yoktu ama uzandım. Sikmeleri bana göre çabuk bitmişti, masturbasyonu bile düşündüm, elimi amıma attım, hafif bir sızı hissettim, gerçi boğazım götüm de sızlıyordu ama çok güzel sikmişlerdi hala düşünüyordum.

O an karar aldım kendimi bir daha siktirdiğimde kameraya alacaktım. İlerde bu yaşadığımı seyretmek istiyordum ya da ölümsüzleştirmek. Uykum olmadığından kalkıp kamerayı buldum. Hiç çalıştırmamıştım, boş boş baktım kullanma kılavuzunu buldum başladım okumaya, hiç bir şey anlamadım uykum gelmişti yattım uyudum.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

KÜÇÜK SAPIKLIKLARIM. 10

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

KÜÇÜK SAPIKLIKLARIM. 10
Sabaha kadar uyku tutmadı. Bir anlık azgınlık ile başladığım bu oyunun geldiği nokta huzursuz etti. Çamaşırını benim bulduğumu belli etmem kaynanam ile yatakta bitecek bir sürece gidecek. İş ciddiye binince karımı ve kaybedeceklerimi düşünüyor 55’indeki bir karıyı sikmeye değecek bir risk değil diyerek vazgeçiyorum.

Sabah geç geldim geç kalktım oyunu ile yine işe kaçıyorum ve akşam da İzmir’e. Çalışma odasına hiç girmedim oyunu tutuyor. Ben evden çıktıktan bir saat sonra kaynanam çalışma odasına girip benim hiç görmemiş gibi dokunmadığım çamaşırını alıp çıkıyor. Benim ona aradığı yarağı yedirmek ve aynı anda koca memeliyi sikmemi sağlayacak başka bir planım var ve adımlarımı atmaya başladım bile. Kamera sistemini kurduğum anlardaki hatalı stratejiden vazgeçiyorum. Karımı seviyorum ben anasını sikecek değilim.

Ama beni oyalayacak iş başka yerden geliyor. Askerdeki yeğen arıyor. Babasına benzemez sağlam sikicidir. Haftasonu için izin aldım, bizim yazlığı kullanamam sizinkini verir misin demişti. Yandaki küçük bahçeli evi de alıp birleştireceğim için eve mimarlar ustalar girecek. Çabuk hallet işini diyorum. Ofise gidince kayıtları açıyorum. Şerefsiz sağlam otuzbir malzemesi bırakmış bana.

Haftasonu kankası geliyor önce yazlığa. Yanında üç kız ile. Yeğen birliğinden çıkıp gelene kadar içmeye başlıyorlar bile. İçerlerken kankası orta boy kalın sikini çıkartıp yanındaki kızın ağzına dayıyor. Bir iki dakikada boşalıyor. Kızlar alkışlıyor. Yeğen geldiğinde üç kız birden sarılıp öpüyor. Kankası bir içki tutuşturup eline, kızlara hadi siz içerde hazırlanın diyor.

On dakika erkek geyiği yaptıktan sonra kızların yanındalar. Gözlerim bayram ediyor üçü de manken gibi gencecik kızlar. Çırılçıplak bahis siteleri canlı yatağın üstündeler.

– Kızlar kankam lezbiyen şovlara bayılır. Başlayın bakalım

İki kanka ellerinde viski ve arada kızlara da uzatıp elden ele dolaştırdıkları sarma sigara ile seyre oturuyorlar. Vay pezevenk bu yaşa geldim benim aklıma gelmedi böyle sefa.

Kızlar şova başladığında gördüklerim yüzünden ofistekileri gönderiyorum. Üç kızın birbirinin dillerini emerek başladığı şov sıra ile birini ortalarına alarak devam ediyor. Aynı anda iki kızın amını, göğüslerini yalaması ve parmakları ile bızırını ezmesi ile boşalanın yerine bir diğerine saldırıyorlar. Bizimkiler çıkarmış yaraklarını sıvazlıyor. Yeğen bana çekmiş sağlam bir siki var.

Kızlar zirveyi bunca yıllık porno kültürüme katkıda bulunacak şekilde bitiriyor.

image
Bir üçgen oluşturuyorlar. Bu sayede her biri bir diğerinini amını yalayıp parmaklayabiliyor. Kameranın altındaki saate bakıyorum bu yalama parmaklama seansı neredeyse bir on dakika sürüyor. Hepsinin elleri ve bacak araları am suları ile ıslanmış. Bizim şerefsizler sadece seyrediyor ben olsam atlamıştım üçünün de arasına. Demek ki ilk değil itler için.

İçtiklerinden zor ayağa kalkan yeğen kızlara yaklaşıyor. Önünde dikilmiş uzun sike üç kız birden saldırıyor. En fazla iki orospuya aynı anda emdirmiştim. Sırayla ağızlarında siki kaybederken boşta kalanlar taşakları dilliyor, üçü birden sike saldırmaya çalışıyor. Yeğen seyrettikleri üzerine bu saldırıya daha fazla dayanamıyor ve üçünün suratına doğru fışkırıyor.

image
Seyrettiklerim bana da fazla geliyor. Elime boşaldıktan sonra atlaya atlaya seyrediyorum görüntüleri. Kızlar ile ertesi sabaha kadar üçe bir sevişiyorlar hep. Bir erkeğe üç kız makrobet saldırırken diğeri içiyor ve gösteriyi izliyor. Alkol ve sarma sigaradan kopmuş kızlar sik istediklerinde yatağın üzerinde domalarak erkek çağırıyorlar. Bunca yıldır grup seks yaptığımı zanneden ben şaşıyorum. Hayvani sınırsız bir seks ortamı var. Yeğenden bu orospuların telefonunu almalı. İnce vücutları ve dar amları ile orospudan çok kalın sikleri zor alan üniversite öğrencileri gibiler.

image
Zirveyi ertesi sabah yaparak evi anlaştıkları temizlik şirketine bırakıp çıkıyorlar. Üç kız iki erkek bu sefer aynı yatakta sevişiyorlar. Bir erkek sikini kızlardan birinin götüne sokarken mutlaka başka bir kızı parmaklıyor veya memelerini emiyor. Yeğen en ufak tefeklerini sikirken iki eli diğer iki kızın amında. Kankası ise bir diğerinin ağzına vermiş durumda. Yataktaki herkes sevişme anında mutlaka birden fazla kişinin ilgisi altında. Sadece bir defasında bir kızı iki kişi aynı anda sikiyorlar. Favori sahnem ise üç kızı yatağa domaltıp iki erkeğin döne döne kızları önce amlarından sonra götlerinden sikmesi. İki hayvan da neredeyse yarım saatte altı deliğe de girip öyle boşalıyorlar. Tüm görüntüleri arşive atıyorum.

image
İstanbul’da iken gecenin bir yarısı aklıma geleni uygulamak için kankamı arıyorum. Uluslararası ticaret yaptığından gelen tüm yabancı konukları ağırlamak konusunda engin bir bilgi ağına sahiptir. Durumu özetliyorum. İhtiyacım olan en kalitelisinden swinger bir çift. Telefondan bakıcıyı defalarca iki kişi siktiklerini ve karının nemfomanyak olduğunu anlatıyor. İkiyi alan üçü de alır diyerek anlaşıyoruz.

Artık iyiden iyiye sırdaş olduğumuz koca memeliyi arıyorum. Hayatı aynen devam ediyormuş. Kardeşi nişanlandığı makrobet giriş muhazakar aile bazı nedenlerden yurtdışına kaçınca nişanı bozmuş. Staj yapacak yer arıyormuş. Şirketi arasın diyorum. Bir şeye ihtiyacı olursa da beni arasın. Ben de karım ile aram bugünlerde biraz bozuk ikinci çocuk konuları gibi bir hikaye uyduruyorum. Bir saatlik konuşma sırasında bir aydır sevişmiyoruz yalanıma iyice dökülüyor, benim okul müdüründen ayrıldığımdan bu yana orgazmım yok diyor. Neredeyse bir sene yani. Onunla telefon ile konuşurken bir elim dikilmiş sikimde. Yazlıktaki ve yattaki görüntülerini seyrediyorum. Teklifimi direk sunuyorum. İzmir’de zengin bir çift ile iş yaptığımı, karısının bana kur yaptığını ve çok içtiğimiz bir gece adamın bana swinger ilişki imasında bulunduğunu anlatıyorum. Sessiz kalıyor. Sen bir düşün diyorum yine de. Adam yakışıklı ben seni karım veya sevgilim olarak tanıtırım. Böylece ikimiz de başımıza bir bela almadan rahatlamış oluruz. Duygu olmadan yapılan seks gibi kadın cümleleri kuruyor bana OK sen düşün konuşuruz diyorum.

İki saat sonra tekrar arıyor. Sorduğu onlarca sorudan bu işin kafasına yattığı belli. Adam ile yarın gece içerek sorularına cevap vereceğini söylüyorum. Ertesi gece adamın önündeki kabarıklık belli mayolu bir resmini gönderiyorum. Aradığında da sorularının cevaplarını alıyor. Onlar için de ilk deneyim olacak, adam kırk beş yaşlarında yakışıklı, anlaşırsak bire bir görüşmeye devam edebiliriz. Diğer önemli şartı dördümüzün aynı odada olmaması, zaten onlar da aynısını düşünüyor deyince güveni artıyor. Bir hafta sonrası için sözleşiyoruz. İzmir de bir konferans var ayağına atlayıp gelecek. Ben de o tarihlerde Berlin’de olurum yalanı ile dikkat çekmemeye karar veriyoruz. Bir tane erotik resmini gönder seni merak ediyorlar demem üzerine iki saat sonra güzel bir foto geliyor. Bir hafta iyi beslenmeliyim. Ama önce küçük kızı çağırıyorum gece için, dar amcığı sikimi çıkardığımda bile açık kalana kadar iki kere sikiyorum

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Aktif Sevgilimin Fantezisi

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Aktif Sevgilimin Fantezisi
Sevgilimle grup seks yapmaya başladık ama henüz bir pasifi davet etmedik. İkimiz de eşcinseliz. Ben Alaz 20 yaşında (Pasif) o ise Baran 24 yaşında (Aktif). Yaklaşık 3 senedir çıkıyoruz ve son 1 senedir grup deneyimlerimiz oldu. Fakat gelenler hep Oral P olan Aktif veya AP’idi. Yaşadığımız bu grup seks deneyimlerinden elbetteki bahsedeceğim. Fakat bu gün o gün değil henüz 😀 Her neyse henüz aramıza hiç full pasif birisini almadığımız için ben de bunun üzerine eğer bir pasif gelirse neler yaparız diye sordum. Galiba uzun zamandır beklenen bir soruymuş ortada bir pasif olmasa bile gelecek olan pasifle ilgili fanteziler hazırmış ve şu cevabı aldım:

“İzleyici olarak başla kenardan bak sadece, beni azdırmasını, yalayarak sikimi kaldırmasını, toplarımı yalamasını, o yaladıkça keyiflenmemi, onun da daha da hırslanarak her yerimi güvenilir illegal bahis siteleri emmesini izle. Sonra elimle gel diye seni çağırdığımda ikiniz aynı anda yalayın sikimi. Dilleriniz değsin zaman zaman, dudaklarınız arasında sikim varken. Ardından o tükürsün sen kökle, sonra sen tükür o köklesin yarrağımı. Öpüşün bir müddet, french kiss yapın. Sonra saçlarınızdan tutup çekip sikime getiriyim sizi ve biriniz toplarımı biriniz sikimi yalamaya devam etsin. Ardından pasifin arkasına geç onun deliğini yalamaya başla. Islat ve kocan için hazırla… Yeterince yaladıktan sonra parmaklamaya başla. Bu esnada diğer pasif benimle öpüşüyor sonra sikimi yalıyor sen onu hazırlakarken oyalanıyor. Sonra bir sigara yakıyorum kenardan izliyorum. O dar götünü parmaklarken sakso çekiyorsun misafirimize. O sırtüstü yatarken parmaklarını mobilbahis giriş içinden çıkartıp bir dildo sokuyorsun ama yavaş yavaş sokuyorsun. Yavaşça ittiriyorsun ve sen ittirdikçe inliyor. Sonuna kadar itiyorsun ve öylece duruyor sen saksona devam ediyorsun. O yatağın ucunda ayakları ağaşı sarkık duruyor. Sen üzerinde 69 pozisyonunda yalıyorsun ve o da seni yalıyor. Ben de senin arkana geçip sikimi deliğine sürtüyorum. Derken hizalıyorum ama girmiyorum. Hemen sonra götüne sertçe bir tokat atmamla köklemem bir oluyor ve sen hangisinin acısını hissedeceğini şaşırıyorsun. Belli bir süre seni pompaladıktan sonra sen zevkten boşalıyorsun onun ağzına. O da doğrulup sikimin üzerine tükürüyor ağzındaki tüm dölü. Bense yatağın diger ucuna geçip deliğindeki dildoyu ağır ağır çıkarıyorum ve tamamı çıkınca kocaman bir boşluk oluşuyor hepsibahis götünde. Eğilip yalıyorum bir iki onun güzel götünün tadına bakabilmek için. Ardından sikimin tamamını sokuyorum ve pompalıyorum sen de arkadan toplarımı yalıyorsun ve git gide hızlanıyorum. Çıkarıyorum birden sikimi ve senin ağzına sokuyorum sonra o da yattığı yerden kalkıyor ve benimle öpüşürken ikimiz de aynı anda senin yüzüne boşalıyoruz. Sonra yüzünde döllerle sikimi temizliyorsun. O da eğilip senin yüzündekileri yalıyor bir süre ve bana doğru geliyor eğilip sikimi öpüp kapıyı çekip gidiyor. Ben de kendimi yatağa atıyorum ve oğlandan aldığım hazzı düşünerek sana sarılıp uyuyorum.”

Bu bir fantezi fakat güzel ve istekli bir pasif ile neden gerçeğe dönüşmesin? Yeterince istekliysen ve gay couple’a üçüncü olmak istersen DM’den ulaşabilirsin her zaman. Tercihen 30 yaşını geçmemiş ve çok iri yapılı olmayan pasifleri görmek isteriz 🙂 Eğer bu yazıyı sever ve beğenirseniz sizler için yaptığımız grup seksleri anlatmaya başlayacağım. Umarım fantezi de olsa hoşunuza gider. Kendinize iyi bakın. Aktifleri siklerinden pasifleri ise deliklerinden öpüyorum :*

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Hamamda Aldatma

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Hamamda Aldatma
Merhaba değerli okurları ben Ankara’dan Tülin.

45 yaşında bakımlı ve güzel bir bayanım. Geçen yıl kemerde tatil için güzel bir otele 2 çocuğumla beraber gittim. Kocam herzaman çalıştığı için tatile herzaman çocuklarımla yalnız çıkarım. Otobüsle gece yolculuğundan sonra otele ulaştık. işlemlerimizi yaptırdıktan sonra odamıza yerleştik. küçükler uykuları olduğunu söyleyip yattılar. Bende siyah bikinimi giyip güneşte uzanmak için sahile gitmeye karar verdim. Aşağı inince oteli öğrenmek amacı ile dolaşmak istedim. Restaurant nerdedir, barlar nerdedir diye… daha alt kata inince spa ve hamam levhasını gördüm. Masajı sevdiğim için ilgimi çekti ve fiyatları öğrenmek için hemen oraya yöneldim. Spanın girişinde güzel bir bayan vardı. Onunla selamlaştıktan sonra bilgi almaya başladım. Nerede ne mevcut anlattıktan sonra gezmek için yanından ayrıldım. Hamam bölümüne geçtikten sonra kapının dışına gelen gülüşme sesleri dikkatimi çekti ve kapıyı yavaşça açtım. Ortadaki göbek taşının üstünde turist bir kız yarı çıplak bir vaziyette uzanmış, genç ve yakışıklı sayılabilecek belinde peştamalıyla bir erkekte üstüne köpükler güvenilir bahis atıp vücudunu ovmaktaydı. Kapının açıldığını duyunca gülüşme meraklı bir bakışa yerini bıraktı ve ben ne zaman müsait olacağını şaşırarak sorabildim. Genç adam hemen kendini toplayıp bana dışarıdaki soyunma dolaplarından birine bikinimi koyabileceğimi, oradaki temiz peştamallardan bir tanesini örtünmemi ve 5 dakika sonra müsait olacağını söyledi. ( )

Bende şaşkınlığımı üstümden atıp hemen soyunma odasına geçtim. Temiz bir peştamal aldıktan sonra üstümdeki minik 2 parçadan oluşan bikinimi çıkarıp peştamalı sardım ve hamam tarafına geçtim. Az önceki turist kıza çırılçıplak vaziyette su döktükten sonra sarması için yeni bir peştamal vererek hamamdan gönderdi. Bende kurnanın yanına oturup göbek taşını temizlemesini ve benim için hazırlamasını bekledim. Temiz bir peştamal serdikten sonra başımın altına koymak için katlanmış bir peştamal koydu ve beni çağırdı. Ben tam uzanırken bana üstümdeki peştamalı çözmemi söyledi. Bende denileni yapıp yüzü koyun taşa uzandım. Peştamalı üstüme hafifçe örterek su dökmeye başlayınca sıcak suyun etkisi ile rahatlamaya internet casino başladım ve gözlerimi kapatarak kendimi genç adamın hareketlerine bıraktım. üstüme bolca köpük yaptıktan sonra benimle konuşmaya başlanmıştır. Karşılıklı tanışma sonrasında ben az önceki kızın sesinin dışarıdan duyduğumu ve ne olup bittiğini merak ettiğimi söyledim. isminin Ahmet olduğunu öğrendiğim genç adam bana biraz suskunluktan sonra dokunduğu yerler için turist kızın bu sesi çıkardığını söyledi. Bende o süre bana da tıpkı şeyi yapmasını istedim. Ahmet benim emin olup olmadığımı anlamak istercesine bakıp kısaca peki o süre dedi.

Sırtımda dolaşan elleri biraz sonra bacaklarımda dolaşmaya başlamıştı. Bu da çok aşırı hoşuma gitti. Biraz sonra baldırlarımdan yukarıya yavaşça elleri çıkınca heyecanlanmaya başladım. Ahmet benim sessizliğimden cesaret alarak elini amcığıma attı ve okşamaya başladı. Bense zevklenmeye ve yavaşça inlemeye başlamıştım. şimdiye kadar kocamdan başkasının eli o bölgede dolaşmamıştı. Ahmet bana sırt üstü yatmamı söyleyince hemen dönüp sırt üstü yattım ve olacakları beklemeye başladım. gene köpük yaptıktan canlı poker oyna sonra göğüslerimi ovmaya başlanıyor. artık ben kesik kesik inlerken Ahmet başucuma çömelmiş bana zevk vermekle meşguldü. (

Gözlerimi Ahmet’e çevirince peştamalının altında hiç bir şey olmadığını ve yarağının kalktığını gördüm. Bu beni iyice azdırmıştı ki tam o sırada elimi Ahmet’in yarağına attım. diğer bir erkeğin yarağını ilk kez tutuyordum. Ahmet yavaşça kalkıp hamamın kapısını kilitledikten sonra yanıma geldi. Ben zaten çoktan hazırdım. Ahmet önüme diz çöküp yarağını zaten hazır olan amıma birden soktu. Ben yediğim yarağın tadıyla inlemeye başlamıştım çoktan. Ahmet’in benden önce başka bayanlarla beraber olduğu geç gelmesinden göze çarpan olmuştu. Amıma her yüklendikçe ben zevkten inliyordum ve belim gelmeye başlamıştı. çığlıklarım dışarı duyulmasın diye Ahmet eli ile ağzımı kapatmıştı.

Biraz sonra Ahmet gelmeye başladığında ben kaç defa belimi getirdim bilmiyordum. Bu sikişme tam olmuştu ve benim adım atacak halim kalmamıştı. Ahmet beğenip beğenmediğimi sorunca kendisine bir öpücük verdim ve üstüme biraz su döküp dışarıya kendimi attım. bundan sonra bende kocamı aldatmıştım ama aldatmaya değdiğini ve güzel bir başlangıç olduğunu biliyordum. bundan sonra bundan sonra daha sorunsuz olabilecektim ve yeni maceralar yaşamak istiyordum. Bu duygularla sahilin şeklini tuttum.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

%100 Gerçek Ensest Anilarim Bolum: 8 Ozge Yengem –

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

%100 Gerçek Ensest Anilarim Bolum: 8 Ozge Yengem –

Yengemin artık kocası gelmiş, mutlu huzurlu evcilik oyunlarına devam ediyorlardı. Dayımın yengemi sikemediğini adım gibi biliyordum. Kadının hakkını veremiyordu ki. Ama yengem dayımı tercih etti yapacak bir şey yok. Ben okulda İlayda, okul çıkışı barda bulduğum kızlarla günümü gün ediyor, eğlenceme bakıyorum. Sikmişim yengesini de aşkını da. Dayım sikemeyince ya bana gelecek, yada başkasına siktirecekti kendini. Başkasına siktirmesine imkan yoktu. Benimle zor baş etti, başkasını da kuyruğuna takmak istemezdi.

Barda vur patlasın, çal oynasın eğleniyordum. Bir grup benim yaşlarımda genç yanıma geldi;

-Selam moruk sen bizim koleje yeni gelen arkadaşsın değil mi?
-Yenisi mi kaldı be oğlum kaç oldu.
-Haha haklısın dostum, ne haber?
-İyidir de tanıyamadım?
-Ben c sınıfındayım. Kantinde görmüştüm seni oradan tanıdım.
-Hadi ya hiç görmedim hacı seni.
-Siktir et moruk keyfine bak, arkadaşları tanıştırayım. Merve ve Nur.
-Memnun oldum kızlar, geçin oturun oğlum o zaman tekim zaten.
-Tek canın sıkılmıyor mu oğlum ya?
-Sorma arkadaşlar ekti bugün. Tek tabanca kaldım.
-Sıkıntı yok biz geldik değiştiririz havanı.
-Eyvallah da senin isim neydi dostum?
-Berkant ben.
-Memnun oldum
-E hadi oturmaya mı geldik?

Kızların elinden tutmuş, piste doğru yürüyordu. Arkalarından gidip dans ediyor, içkilerimizi içiyorduk. Kızlardan Nur olan kalçalarını bana sürtüyor, ayak üstü siktirmek istercesine hareketler ediyordu.

Berkant;

-Moruk gel turlayalım sarhoş olmadan.
-Bana uyar. Hadi çıkalım.

Kızları kolumuza taktık. Arabama doğru yöneldim;

Berkant;

-Kuzey! Kuzey gel gel benim arabayla gezelim.
-Tamam geldim.

Üstü açık bir araba vardı altında. Berkant’ın yanında oturuyor, kızlar arkamızda oturuyordu.

Nur;

-Kuzey buraya gelsene.

Kafam biraz güzeldi ama sarhoş değildim. Arkaya Nur’un yanına geçip oturdum. Merve de Berkant’ın yanına geçti. Nur bana sarılmış arka koltukta vücudumu okşarcasına ellerini gezdiriyordu üzerimde. Berkant dikiz aynasından bakıp göz kırptı, rahat ol diyordu herhalde. Bir elimi Nur’un bacak arasına attım. İnce çorap giymiş ince bacaklarını okşuyordum. Elini pantolonun üzerinden sikime atıp sıktırmaya başladı. İrkilmiştim yüzüne baktım. Dudaklarıyla uzaktan öpücük atıyordu. Merve’ye gitti gözlerim. Berkant’ın bacaklarını okşuyordu. Sessizliği bozdum;

-Berkant nereye gidiyoruz hacım biz?
-Bro bizim yazlık var biraz ileride oraya.
-Anladım dostum sür.

Nur yanımda gülüyordu. Onu sikeceğim hoşuna gitmişti anlaşılan. Bacaklarının arasından yukarıya doğru okşayarak çıkmaya başladım. Boynuma sokuldu, öpüyordu. Ben okşamaya devam ederken ellerimi çekti. Bacaklarını büzdü, elini elbisenin altına atıp, külotunu çıkarttı, elinde sallayarak araçtan aşağıya fırlattı.

Bu arada kızları tarif etmem gerekirse; ikisi de siyah uzun saçlı, bizden birkaç yaş büyüklerdi sanırım en fazla. Bizim sınıftan, okuldan değillerdi, okuduklarını da sanmıyorum zaten. Merve ile Nur zayıftı ikisi de, harika göğüsleri ufak, tam çıtır, kadınlık evresinin ortalarındaydı.

Merve bu hareket karşısında yalnız bırakmadı arkadaşını, Külotunu sıyırıp Berkant’ın ağzına soktu. Kahkaha atıyordum. Baran incecik külotu ağzına almış, koklayıp cebine atmıştı. Nur elimi tuttu. Bacaklarını açıp, amına doğru götürdü elimi. Tertemiz amı olmalıydı, hiç elime bir şey batmıyor, aksine yumuşacık amına değiyordu parmaklarım. Bir bacağını koltuğun üzerine koydu. Diğerini yere doğru uzattı. Elimi amına doğru baskı yapıyor, parmaklamamı istercesine zevk alıyormuş gibi kafasını geriye atıp hafif, inleme sesleri çıkartıyordu. Ona doğru yanaştım. Bacağını ayırdım, elimi amından çıkartıp ağzına soktum. Parmaklarımı yalıyordu. Ağzında parmaklarımı emdikten sonra, ıslak parmaklarımı amına hizaladım. İki parmağımı amına soktum. Hafif inlemelerine devam ediyordu.

Berkant;

-Eve kadar sabır edemediniz mi? Geldik işte karşıdaki yazlık.

Nur inlemeye devam ediyor, ben ise onu yavaş yavaş parmaklıyordum. Elini pantolonumun üzerinde, sikimde gezdiriyordu. Merve arkamıza, yanımıza geldi. Berkant gülüyordu. Merve yanıma oturup aramıza katıldı. Dudaklarımı öpüyor, Nur ile birlikte sikimi okşuyordu. Yazlığa geldik. Nur’un amından parmaklarımı çıkarttım. İki kızı da kollarımın arasına alıp, Berkant’ı takip ederek yazlığa girdik. Berkant ışıkları açtı. Nur kucağıma atlamıştı, dudaklarımı somuruyordu. Ellerimle kalçalarından kavradım. Kuş kadar hafifti, elimi amına, götüne sürtüyor, kalçalarını ikiye ayırıyordum. Salonda duran çekyata atmıştım Nur’u, Merve ise Berkant’ın pantolonunu çıkartıyor, Berkant elinde bira şişesini fondipliyordu.

Berkant boxer ile kaldı, Merve önüne diz çöküp onu da çıkarttı. Berkant’ın sikini ağzına alıp iştahlı bir şekilde yalıyordu. Nur, bacaklarını ayırmış, saçlarımdan tutup amına getiriyordu, amını dudaklarıma yanaştırıp, hareketler etmeye başlamış, yalamamı istiyordu. Hayatım da gördüğüm en taze am olabilirdi bu, kapkara am dudakları vardı, iki dudaklarımın arasına alıp sündürüyordum o amının dudaklarını. Berkant Merve’nin saçlarından tutuyor, sikini ağzından çıkartmadan yanımıza yürüyordu. Ben Nur’un amını yalamaya devam ediyordum. Berkant yanımıza oturunca, Nur ayağa kalktı. Beni çekyata oturtup pantolonumun kemerini çözmeye başladı, sikimi çıkartıp eline alıp okşadı,

dilini çıkartıp, taşşaklarımı yalıyor, onları emiyordu.

Berkant Nur’un saçını bastırıyor, sikimin hepsini ağzına sokmaya çalışıyordu.

Merve ile Nur öpüşmeye başladı. Bir birlerini soyuyor, tüm kıyafetlerini çıkartıyordu. Ben koltuğa doğru kaykıldım. Sikimi okşuyordum. Berkant çekyattan kalkıp çıplak bir şekilde mutfakğa gitti, elinde viski şişesi ile geldi. Bu süre içerisinde kızlar birbirini yalıyordu. İki bardak viski doldurdu. Birini bana uzattı. Fondip yaptık, elimi Nur’a uzatmıştım ki Merve gelip tuttu sikimden, Nur da yanıma gelip, karnımı öpmeye, yalamaya başladı. Berkant bize bakıp 31 çekiyordu. Merve sikimi somurarak emmeye başlamış, Nur’da ona canlı bahis siteleri yardım ediyor, birbirleriyle öpüşüyorlardı. Merve sikimi Nur’a bırakmıştı yalaması için. Nur önümde domaldı. Götünü Berkant’a uzattı. Berkant Nur’un götüne yumulmuş, amını parmaklıyor, götünü yalıyordu. Merve ağzıma oturmuş bana amını yalatıyor, git gel yapıyordu. Berkant Nur’un amını götünü yaladıktan sonra, Nur kalkıp sikime oturmuştu.

Nur sikimde zıplıyor, Merve bana amını yalatıyordu. Merve’nin amı hafif kıllıydı ama rahatsız etmiyordu. Nur’a göre Merve daha çok sulanıyordu sadece. Ağzım onun zevk sularıyla dolmuştu. Berkant arkamıza doğru geldi. Merve’nin ağzına verdi sikini, yalatmaya başladı. Nur üzerime kapanmış deliler gibi inliyor, hızlı bir şekilde zıplıyordu. Merve’yi üstümden attım. Nur’u domaltıp sikmeye başladım. O ara Berkant da Merve’yi domaltmış sikiyordu

Berkant;

-Nasıl bro ortam?
-Hahaha çok iyi,
-Sizin çocukların ortamına benzemez ama idare et.
-Manyak mısın oğlum harika
-Hahahaha

Berkant Merve’yi götünden sikmek için amından sikini çıkarttı. Koluyla beni dürttü, Ben Nur’u sikmeye devam ediyordum. Merve’nin götüne sikini dayayıp bastırmaya başladı. Merve;

-Berkant hayır dur lütfen hayır Berkant olmaz hayır Berkant yalvarırım dur.

Berkant iyice yükleniyor, gözü dönmüş gibi sikini sokmaya çalışıyordu. Kızın o feryadına daha fazla dayanamadım. Nur’un amından sikimi çıkarttım Merve’nin kolundan tutup çektim altıma. Berkant iyice sarhoş olmuş ne yaptığının farkında değildi artık.

Nur berkantın sikini yalıyordu ama Berkant Merve’nin götünü sikmek istiyor altımdan almaya çalışıyordu kızı.

-Bro dur biraz da ben sikeyim bekle Allah’ını seveyim.

Nur Berkant’ın saçlarını yoluyor, hakkından geliyordu. Amını yalatıyordu. Berkant sarhoş olmuş, yarım ağızla konuşamıyor. Nur’un amını yalıyordu. Merve’yi kucağıma alıp amına soktum. Ağlamaya devam ediyor götünü tutuyordu. Belinden sarılıp karşı koltuğa geçtim,

-Şşş ağlama iyi misin?

Hayır dercesine başını sallıyordu. Elimi götüne attığımda kan geliyordu.

-Kanaman var. Gel banyoya gidelim.
-Bu hayvan Nur’a zarar vermesin?

Nur eliyle gidin işareti yapıyor Berkant’a amını yalatmaya devam ediyordu.

-Gel sen Nur hakkından geliyor onun.

Kucağımda taşıyordum. Amından sikimi çıkarttım, banyoya gitmiştik.

-Domal Merve?
-Ne için?
-Sikmeyecem kızım bakacam çok mu açılmış.
-Of

İki kalçasını eliyle ayırmış, domalmıştı

-Merve ıkın biraz.
-Canım acıyor.
-Ikın dedim.

Ikınmasıyla birlikte göt deliği meydana çıkmıştı. Hayvan Berkant o kadar zorlamış ki götünü yırtmıştı kızın.

-Yırtılmış, bir süre sıçamayacan
-Of hayvan herif ya kaç kez söyledim olmaz arkadan diye vermedim kimseye diyorum anlamıyor da orospu çocuğu.
-Otur şuraya pansuman yapalım.

Kalkık sikim inmişti artık amına koyayım. Kızın o haline çok acımıştım her ne olursa olsun böyle muamele görmesine üzüldüm. Hem de Berkant gibi zengin piç kurusunun tekinden.

-Bekle sen pansumanını yap geliyorum ben.

Aşağıya indim Berkant Nur’u çatır çatır sikiyordu. Nur ne oldu gibisinden elini salladı. Elimle iyi dercesine hareket yaptım. Yukarıdayız dedim. Eliyle onay işareti yaptı. Numaradan inlemeye başladı.

Yerden Merve’nin kıyafetlerini aldım. Üzerimi giyindim çıktım banyoya kızın yanına.

-Al giyin bunları. Yanında yedek külot vardır umarım.

Yanıma gelip sarıldı bana;

-Ne yumoş kalbin var senin öyle.

Eliyle sikimi okşuyor dudaklarımı öpüyordu. Dudaklarını öptüm.

-Hadi giyin bırakayım sizi eve, birazdan boşalır dana. Nur’u sikiyor aşağıda.
-Ama sen boşalmadın? İstersen ağzımla boşaltabilirim. Oturamıyorum yoksa biliyosun.
-Yok boşalmak gibi bir keyfim kalmadı şu halinden sonra. İstersen hastaneye gidelim.
-Bilmem oturamıyorum ki…
-Hadi önce hastaneye gidelim o zaman.

Arkamı döndüm, elbisesini giyiyordu. Tam kapıdan çıkacakken;

-Kuzey gerçekten çok merhametli bir insansın.
-Abartma bir şey yapmadım hadi çabuk giyin.

Aşağıya indim. Berkant viski içiyordu. Nur’a gelmesi için el işareti yaptım. Çırılçıplaktı. Yanıma geldi boynuma sarıldı, dudaklarımı, boynumu öpüyordu.

-Kızım dur bir dakika amına koyayım o kadar sikini yaladın adamın öpüp durma. Hadi hazırlan gidiyoruz.
-Nereye?
-Merve’yi hastaneye bırakacağım, oradan da sizi eve.
-Merve nasıl oldu?
-Sen bir giyin de konuşuruz onu hadi dalmak üzere bizim dana.
-Tamam.

Şaşkın gözlerle bana bakıyordu sanki ilk kez yardım eden bir insan görmüştü gariplerim. İçimi bir acıma duygusu kaplamıştı az önce siktiğim kızlara karşı. Berkant çekyatta sızmış, horluyordu. Çırılçıplak yatıyordu. İçimden sikine tekme atasım geliyordu.

Kızları kapıdan çıkarttım.

-E araban bar da kaldı ne ile gideceğiz?
-Hay amına koyayım bekleyin.

İçeriye gidip Berkant’ın ceplerini karıştırdım. Arabanın anahtarını alıp çıktım evden. Kızlara anahtarı gösterdim;

-Aha bununla gideceğiz. Geçin arabaya.

Nur geçti oturdu bir sıkıntı yoktu. Sıkıntı Merve de vardı. Kız oturamıyordu.

-Ne oldu çok mu acıyor?
-Of yanıyor oturamıyorum.

Ağlıyordu. Arabadan indim. Yanına gittim, kalçalarından öptüm.

-Bak arkada koltuklarımızdan tut. Üstü açık araba zaten ayakta gidersin tamam mı?
-Tamam, yavaş sür ama düşmeyeyim.
-Merak etme sen.

Bacaklarından tutup yardım ettim. Dediğim gibi binmişti. Arabayı çalıştırdım aklımda önce hastaneye gitmek var dı.

Nur;

-Oğlum sen ne yufka yüreklisin lan?
-Sikeyim o yufka yüreği ne geliyorsa başımıza ondan geliyor ya zaten. Siz kimsiniz ya? Ne işiniz var bu zengin piçle?
-E bizim işimiz bu, escortuz biz.
-Merve yeni mi başladı escortluğa, kız daha arkadan vermemiş bir kez. Ayrıca sizi gören de eskort demez. İş mi bulamadınız amına koyayım.
-Yok kolay yoldan güzel para kazanıyoruz diyelim.
-Gördük kazancınızdan çok gideriniz olacak şimdi. Kızın götü parçalandı be.
-Olur öyle arada, manyak mı çok piyasada hem alıştık biz artık.
-Merve hiç öyle demiyor ama, yazık kıza nasıl ağlıyor.
-Oda alışacak.

Hay ben sizin hayatlarınızın amına koyayım dedim içimden. Hastaneye bıraktım kızları.

-Bu benim numaram bir canlı casino şeye ihtiyacınız olursa ararsınız. Ben bara gidip arabamı alacam. Bunu da barda bırakacam.

Nur;

-Ne o? Bir kere siktiğin insana aşık mı oldun? Yoksa pezevengimiz olup para mı isteyeceksin
-Anlamadım?
-Neyi anlamadın aslanım? Siktirdiğimiz adamları mı bulacaksın? Kar mı istiyorsun?

O sinirle hastanenin önünde kızın boğazını sıktım;

-Anladım insanlık nedir, iyilik nedir görmemişsin, gelen giden ayrı sikmiş, hoş hala da sikmeye devam ediyorlar. Senin gibi ucuz kaşarlara ne aşık olacak kalp var, nede sizin paranızı yiyecek adamlık. İnsanlık yaptık, acıdık, getirdik. Bu lafın bir adam etse şuracıkta boğar atarım ama, konu sen olunca elime bulaşan pisliğe değmez.

Boğazından tutup attım yere.

Merve;

-Kuzey özür dilerim bakma sen ona kuzey!

Arkamdan sesleniyordu. Gaza basıp gitmiştim oradan. Bardan arabamı aldım. İçeriye gidip bir şeyler içmek istiyordu aslında canım, moraller iyice bozulmuştu, saate baktığımda gece 3 olmuştu. Dedim en iyisi siktir git tekelden al birkaç içki otur sahile zıkkımlan. Arabama atladım, tekele uğrayıp bira, votka, çerez, sigara aldım. Arabama bindim evimizin önünde ki sahile gittim.

Bizim evin balkonuna baktığımda yengemlerin odasının ışığı yanıyor, dayım ile yengem balkonda sarmaş dolaş oturuyordu. Bariz görebiliyordum. Bu gece olup bitenleri unutmuştum bile. Yengemin yaptıklarını sindirmeye çalışıyordum. İçimi çektim, kumsala gidip oturdum, bir ateş yakıp votkamı biramı açıp doldurdum içmeye başladım. Dalgaların sesini dinliyor, yengemi siktiğim günleri, Ankara da yaşadıklarımızı, ona aldığım hediyeyi verirken yaşadığı mutluluk, kadınlığını tekrar yaşatmam, her şey film şeridi gibi gözlerimin önünden gelip geçiyordu. Elimde ki votka, bira karışımı şişeyi fondip yapıp fırlattım denize. Kendime yediremiyordum, onca haksızlık yapılmasına rağmen nasıl dayımla tekrar oluyor, nasıl karnında ki çocuğumu düşürüyordu. Bana yaşattığı bu acıyı ben de ona yaşatmalıydım. Bana güvenmedi, inanmadı ya. Ödetmeliydim buna ama nasıl? Aysel yenge intikam aracım olur muydu? Onu çatır çatır sikerken görse bizi, duysa seslerimizi? Tüm bu yaşadıklarımızı hatırlar mıydı? Evde yüzüme dahi bakmıyor, gerekmedikçe konuşmuyordu benimle. Artık zamanı gelmişti Aysel yenge ile yakınlaşmam lazımdı. Bunları düşünürken sahilde uykuya daldım. Gözümü açtığımda güneş ışıkları yüzümü okşuyor, gözlerimi yakıyordu. Cep telefonum çalmaya başladı arayan İlayda idi;

-Alo canım günaydın? Gelmedin beni almaya merak ettim? Bir sorun mu var?

Hassiktir. Saate baktım. 8,15’ti. Elimi yüzümü sildim elimle.

-Alo aşkım orada mısın? Kuzey sesin gelmiyor?
-Alo günaydın canım, uyuya kalmışım geliyorum hemen.
-Yok ben yoldayım, çık kapıya 5 dakikaya oradayım.
-Tamam öptüm.

Ayakta zor duruyordum başım çatlamak üzereydi. Eve koşmaya çalışıyordum vaktim azdı. Kapıdan girdim. Millet kahvaltı ediyordu.

Babam;

-Aslan neredesin sen?
-Kumsalda uyuya kaldım baba. Çok acil çıkmam lazım İlayda geliyor.
-Tamam aslanım iyi dersler.

Yengem ters ters yüzüme bakıyordu. Suratına dahi bakmadım. Baran önüme geçti.

-Dur koçum dur, yengen geliyor.

Yengem;

-Baran buraya gel!

Arkamı döndüm sertçe;

-Bağırma çocuğa! Sesimi yükseltmiştim. Babam, kardeşlerim, annem şaşkın suratla yüzüme bakıyordu. Kaşlarım çatık bir şekilde gidip giyindim. İndim aşağıya kapıyı çarpıp çıktım.

İlayda;

-Tatlım günaydın
-Günaydın canım hadi gidelim geç kaldık.
-Sorun değil bir tanem, ilk ders spor. Hoca anlayış gösterir.
-Olsun bin hadi.

Öptüm dudaklarından. Arabaya geçtik. Onun arabası ile gidiyorduk okula.

-Dün ne yaptın canım?
-Hiç kumsalda oturup içtim öyle. Sen?
-Şu sıralar çok içiyorsun. Bir sorun mu var kuzey?
-Hayır canım stres işte Üniversite için.
-Stres yapma. Güzel bölüm kazanacağız.

İçimden kazanıp siktir olup gidecen, gitmeden siksem bari seni diyordum.

Bu tarz konuşmalarla okula gelmiştik. Aradan indim. İlayda’ya sarılıp. Kantine doğru yürüyorduk. Bizim çocuklar oturmuş sohbet ediyordu. Karşımdan Berkant hızla gelmeye başladı.

-Orospu çocuğu.

Suratıma çok sağlam bir yumruk yemiştim. İlayda çığlık atmış ben yere düşmüştüm. Berkant üzerime atladı.

-Ne yaptığını sanıyorsun ulan sen? Bir gün takıldık diye adamlık dersimi veriyorsun aklın sıra? Amına koyduğum.

Yerde suratımı yumrukluyordu. Bizim çocuklar koştu Berkant’ı tutup itti.

-Ne oluyor abi neyin kavgası bu?

Berkant üzerime gelmeye çalışıyor. Ferhat ile Zeki onu tutuyordu. Ayağa kalktım. Yere düşen defter ve kitaplarımı aldım. İlayda’nın elindeki kitapları da aldım. Berkant’ın üzerine yürüyordum. Mete tuttu beni

-Mete çekil kardeşim yoksa arada kaynayacaksın. Bırakın beyler şu orospu çocuğunu.

Ferhat ile Zeki Berkant’ı bıraktı. Berkant bana doğru koşmaya başladı. Kitapları tutup suratına çok şiddetli bir şekilde vurdum. Bir ses çıktı ama ne ses, kitaplardan değil. Berkant’ın burnundan gelmişti o ses. Kırılmıştı. Eliyle burnunu tutuyor, bağırıyordu. Yakasına yapıştım.

-Senin gibi adam olmaktansa orospu çocuğu olmayı tercih ederim.

Kulağına yaklaştım.

-Eğer o kızın götünü parçaladığın gibi, senin götünü sikerken parçalamamı istemiyorsan çeneni kapatır, siktir olup gidersin karşımdan. Ha benden şikayetçi olur, müdüre hanıma, başkasına dün gece hakkında tek bir kelime edersen. Bak yemin ediyorum. Ömrümde ilk kez bir erkeğin götünü kanata kanata siker, oda yetmez elime ne buldum o koca götüne sokarım.

Ayağımla suratına bir tekme atıp döndüm arkama. Okulda çocuklar bizleri seyrediyordu. Çok geçmeden müdüre hanım geldi.

-Heey ne oluyor ayol burada ne bu gürültü?

Yerde yatan Berkant’ı görünce çığlık atarak;

-Ay kim öldürdü ayol bu çocuğu muavin efendi, ambulansı ara çabuk.

Araya girmiştim. Dudağım patlamış ağzım kanıyordu.

-Hocam, arkadaşla şakalaşıyorduk, dozunu kaçırdık özür dileriz. Kafamızı şu duvara çarpınca bu hale geldik.

-Ah ah kıyamam evlatçıklarım dikkat etsenize. Hem boğuşacaksınız madem, spor salonunda atsaydınız bu enerjinisi. Kalk kaçak casino yürü sende revire gidiyorsun.
-Yok ben iyiyim hocam.
-Kuzey yürü dedim, düş önüme.

Berkant yarı baygın ambulansı bekliyor, arkamı dönüp gözüm üstünde işareti yapıyordum.

Müdüre Hanım;

-Siz kavga etmediğinize emin misiniz? Ağzınız burnunuz yer değiştirmiş.
-Eminiz hocam Berkant’a sorun isterseniz.
-Soracağım tabii ki ama önce kendine gelmesi gerekiyor.

Ambulans ile götürdüler Berkant’ı bir sıkıntı çıkmadı. Revirde bana pansuman, onun yamuk burnunu ameliyat ettiler sadece. Oda aynı ben gibi boğuşurken duvara vurduk dediği için olay büyümedi.

Arkadaşlarımın yanına gittim. Kantinde oturuyorduk. İlayda ağzımı tutuyordu.

-Kıyamam ya acıyor mu?
-İlaydacığım ellemesen acımayacak. Ellerini öptüm.

Mete;

-Abi ne bu sizin davanız?

Ferhat;

-Aynen, niye saldırdı bu sana?

Zeki;

-Adamı zor tuttum Kuzeyin oğlu söyle neden parçalayacak kuduz köpek gibiydi bu hım?

-Yok bir şey arkadaşlar. Önemsiz bir konu ya bunun arabasına vurdum da dün. Onun hırsını alıyordu sanırım.

Mete ile Ferhat’a göz kırptım.

-Haa o olaya mı sinirlenmiş salak ya

İlayda;

-Kuzey ne zaman oldu bu hiç bahsetmedin?
-Aşkım bu kadar önemsiz bir konuyu konuşmak bile istemedim ama Berkant çok üzülmüş arabası için sanırım.

Zeki;

-Ne arabası? Neyse o kitapların bir gün işe yarayacağını biliyordum. Ne güzel vurdun la öyle
Berkant’ın yere düşme taklidini, ağlama taklidini yapıyordu Zeki biz de gülüyorduk.

Zil çaldı derse gireceğimiz sırada Mete ile Ferhat kolumdan asıldı?

-Abi anlatacak mısın konunun aslını?
-Burada olmaz beyler kızların yanında, okul çıkışı bir yere gidip oturalım anlatayım.
-Tamam,

Derse girdik, İlayda ile sarmaş dolaş dersi dinliyor, patlayan dudağım acıyordu. Okul bitti, zil çaldı çıktık.

Mete;

-Kardo gel kafeye gidiyoruz.
-Siktir et kafeyi, alkol alıp sahile gidelim.

Ferhat;

-Bana uyar, uzun zamandır içmiyordum şöyle.

Mete;

-Hadi abi o zaman zeki gelmeden.

Zeki;

-Hop gençler!

Mete;

-Bin kuzey bin. Bu şom ağızlı gider Melisaya anlatır konuştuklarımızı amına koyayım.

Mete’nin arabasına atlayıp gazladık. Zeki arkamızdan el kol hareketi yapıyor koşuyordu ama yetişemezdi. Araba da bana sorular soruyorlar, gidene kadar bekleyin amına koyayım diyordum. Alkolümüzü aldık, çerezimizi aldık, gittik sahilde banka oturduk.

Mete;

-Anlat artık çatlatma adamı neydi sizin meseleniz?
-Ya olay şu;

-Şimdi ben bara gittim, oturdum biramı içiyordum. Bu dalyarak geldi yanıma bizim okuldanmış tanıyormuş beni C sınıfındaymış. Yanında iki tane de kız vardı

Ferhat;

-Kız mı?

Mete;

-Hayda oğlum o çocuk sağlam kızlarla takılmaz ki.

-Bir durun da anlatayım oğlum ya. Neyse geldi bu kızlarla oturdu yanıma. Tanıştık falan, dans ettik, içtik, gezdik yazlığı varmış bu göt verenin. Yazlığına gidip kızları sikmeye başladık.

Mete;

-Yuh

Ferhat;

-Oha harbiden oğlum İlayda ile sevgili değil misin sen? Ne sikmesi tanımadığın kızları?

-Bu kadar süt oğlanlığı yapacaksanız ben gidiyorum amına koyayım.

Mete;

-Dur şurada oğlum ya Ferhat bekle abi dinleyelim anlat Kuzey.

-Hacı kızları sikerken bu tuttu kızı götünden sikmeye çalıştı. Kızın götünü yırttı, o an zaten şevk falan kalmadı bende. Bıraktım kızla ilgilendim. Bu şerefsiz sızınca aldım kızları arabasını da aldım hasteneye götürdüm kızı, diğer kızdan birde ayar yedik zaten bilsem iyilik yapmazdım amına koyayım.

Mete;

-Hacı bu piçten uzak dur. İçimiz de en zengin züppe bu yani

Ferhat;

-Aga bu eskort kızlarla takılır, genelde canlarını yakar onların. Annesi babası aldattığından beri böyle manyak oldu çıktı bu.

-Annesi babasını mı boynuzladı la?
-Aynen hem de yatak odasında Berkant bastı bunları.
-Vay amına koyayım

Mete;

-Aga annesi de sikilmeyecek gibi değil hani.

Ferhat;

-Valla öyle, on numara hatun birde gençleri seviyor. Oğlu yaşındaki gençlerle yatıyor.

-Ha sizde cesaret edip yürümediniz kadına?

-Nasıl cesaret edelim amına koyayım manyak bir oğlu var.

Bakışlarım değişmişti.

Mete;

-Kuzey siktir git amk

-Ferhat;

-Yok oğlum saçmalama.

-Hadi amına koyayım eğlenecez biraz sadece.

Mete;

-Yok abi, ben muhatap olamam Berkant ile.
-Berkant ile muhattap ol diyen kim? Annesini ayarlayacaz.
-Kim yapacak bunu sen mi?
-Beni Berkant siker.
-Kim yapacak peki.
-Uzun…

Ferhat elinde ki çekirdeği attı;

-Ya siktir git amına koyayım ben yokum abi hem ben daha hiçbir kızla birlikte olmadım.

Mete ile kahkaha atıyorduk Ferhat alınmıştı gidiyordu. Arkasından bağırdım;

-Oğlum gel şuraya hem milli olacan fena mı? Mete?
-Aynen yılların birikimi hepimizden iyi sikersin kadını.
-Herhalde oğlum ne siker bu karıyı var ya boyu kadar yarrağı çıkartıp, karıyı yarrakla döver amına koyayım.

Mete ile kahkaha atıyorduk.

Ferhat;

-Oğlum o kadın bana vermez. Hem orospu değil ki parayı verip sikesin.
-Ayarlıyacaz canım ayarlıyacaz. Bekle sen ama bak kimse bilmeyecek ona göre özellikle İlayda.
-Saçmalama amk.

Ferhat;

-Kuzey?
-Efendim kardo?
-Oğlum gel vaz geçelim şu işten boşver.
-Aga sen bu karıyı sikemeyeceksen boşverelim. Ama yok siker hakkını veririm diyorsan bana bırak halledecem.
-Amına bile koyarım.
-Güzel o zaman şimdi aklımdakileri bir toparlıyayım siz de bu karının numarası var mı?

Mete;

-Ben bulurum bizim galeriye gidip geldi, illaki vardır numarası babamın telefonunda.
-Tamam, hadi kalkalım.

Cep telefonum çalıyor babam arıyordu.

-Oğlum neredesin?
-Arkadaşla sahildeyim baba ne oldu?
-Çiftliğe mal gelmiş, bir bakıver.
-Veysel abiler yok mu baba ya gitmeyeyim oraya.
-Oğlum Veysel abin, güven abin inek almaya afyona gitti yoklar iki gündür.
-Ne zaman gelecekler?
-Pazartesi.

Bugün günlerden Cuma olduğuna göre iki gün evde Aysel yenge, güllü nenem, kayınbabası vardı.

-Baba ben hafta sonu orada kalacam hem havam değişir, hem mallarla ilgilenirim.
-Tamam paşam nasıl istersen.

Beyler beni eve atıverin. Bu konuyu düşünecem Ferhat sikecen o karıyı ona göre.

Eve gidip üstümü değiştirdim. Çantama birkaç kıyafet koyup atladım arabama. Aklımda Aysel yenge vardı tabi ki belki de onu etkileyebilir, en azından o güzel frikiklerini izleyebilirdim. Kafam koydum enin sonun Aysel yengeyi sikecektim. Belki de o gün bu gündü.

Devam edecek…

11. BÖLÜM SONU.

ARKADAŞLAR DEĞERLİ YORUMLARINIZI ESİRGEMEYİNİZ LÜTFEN…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

%100 Gerçek Ensest Anilarım Bolum: 23 Ozge Yengem

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

%100 Gerçek Ensest Anilarım Bolum: 23 Ozge Yengem
Çocuk oturduğu banktan koşarak kaçtı. Gülizar’ın kolundan tutuyor, yüzüne bakıyordum;

– Kızım ne yapıyorsun sen burada bu çocukla? Yaşın kaç başın kaç daha senin?

Kolundan sarsıyordum Gülizar’ı, ağlayarak konuşuyordu;

– Abi özür dilerim. Biz sadece öpüşüyorduk valla yanlış bir şey yapmıyordum.
– Bugün öpüşürsün yarın daha büyük şeyler olur, bu ne hız? Daha yaşın kaç kızım manyak mısın sen? Yürü gidiyoruz.
– Nereye abi?
– Ağlama konuşacaz.

Gülizar’ı kolundan tutup arabaya bindirdim. Arabadakiler konuşmuyordu. Zeki lafa girdi;

– Kız zilli, napıyodun sen orada?

Zeki’ye bağırdım;

– Önüne dön lan!
– Nededim hacı gülle, huydur çeker…
– Zeki!
– Tamam sustum.

Bir kafede indik arabadan. Arkadaşlarım Ferhat’ın yazlığına, kızların yanına gitti, daha sonra kendi arabamla geleceğimi söyledim. Gülizar ile kafeye oturduk;

– Anlat bakayım kim bu çocuk?
– Okuldan erkek arkadaşım.
– Kızım erkek arkadaşın tamam da erken daha bu tür şeyler için, hem yaşın kaç senin
– 16 sayılırım, hem annem de 16 yaşında evlenip hamile kalmadı mı bana?
– O durum farklı, senin de sonun annen gibi mi olsun istiyorsun?
– Haklısın sonuçta babamdan ayrılıp, sana gönül verip, direksiyon hocasıyla oluyor şuan.
– Sen nereden biliyorsun?
– Evde gördüm onları, beni görmediler bende çıktım gittim evden.
– Ne zaman nasıl gördün?

Kahvelerimiz gelmiş içiyorduk, sigaramı yaktım Gülizar’ı dinliyordum;

– Dün, okuldan eve gelmiştim anahtarımla kapıyı açıp girdim içeriye, üst kattan sesler geliyordu, sessizce gidip baktım. Annem o adamla ilişkiye giriyordu.
– Şu direksiyon hocasıyla mı?
– Evet
– Boş ver sen anneni. Görmediler değil mi seni?
– Annem görmedi ama adam gördü, aslında şey.
– Ney?
– Göz göze geldik, yüzüme bakıp gülüyordu, şeyini eline alıp bana gösterdi. Gülmeye devam ediyordu.
– Kızım ne diyorsun sen? O orospu çocuğunu gebertirim.

Ayaklanmıştım kolumdan tuttu Gülizar;

– Abi dur, böyle yapacaksan anlatmayayım devamını.
– Devamı damı var?
– Evet.

Sandalyeye geri oturdum;

– Anlat bakayım ne oldu?
– Ben kapıdan çıktım gittim. Annemden numaramı almış bak bu mesajı gönderdi bana.

Telefonu elinden aldım mesaja bakıyordum;

– “Tatlım dün bakmakla yetindin ama istersen annenin yerinde sende olabilirsin, mesaj atman yeterli.”

Sinirden deliye dönmüştüm.

– Sen ne yaptın?
– Anneme söyleyecektim aslında ama kararsızım.
– Hayır söyleme. Ben halledeceğim. Şimdi eve bırakayım seni. Bu adam eve geldiğinde evde bulunma bize git.
– Tamam abi.

Masadan kalktık taksiye binip eve gittik. Arabama binip Ferhat’ın yazlığına gittim. Bahçede oturuyorlardı. Sinirden arabayı yumrukluyor, tekme atıyordum.

Zeki;

– How, hoow kuzeyin oğlu dur anasını siktin arabanın! Ferhat, Mete kuzeyin oğlu delirdi gelsenize bir dakika.

Bahçeden koşarak geldiler yanıma. Sakinleştirmeye çalışıyorlardı. Cennet geldi yanıma;

– Tatlım ne bu sinir ne oldu?
– O orospu çocuğu Gülizar’a göz koymuş.
– Kim?
– Kim olacak Özge’nin yeni sikicisi.
– E zaten böyle olmayacak mıydı?

Zeki;

– Fıstık gibi genç kız oğlum. Tabi göz koyacak adam.

Zeki’nin yakasına yapıştım;

– Ne diyorsun lan sen?
– Ya dur amına koyayım, adam orospu çocuğunun teki, Gülizar tam genç kız olma evresinde

Araya Mete girdi;

– Kuzey dur ya, Zeki doğru söylüyor bırak yakasını, Özge kör mü bu kadar abi? Farkında değil mi düşünmüyor mu kızını?

Cennet;

– Düşünmez, şuan sadece kendi zevkini düşünüyor. Gülizar ergenlikte bu tür durumlar onu tetikler, başka arkadaşlarıyla yakınlaşır.

Zeki;

– Parkta bir erkek ile öpüşürken gördük, Kuzey gitti aralarına.

Cennet;

– Gülizar da annesinin kızı. Kusura bakma Kuzey ama Gülizar’ı zapt etmen kolay olmayacak.
– Ya şu adam kıza zarar vermesin, aklını çelmesin başka bir şey istemiyorum.
– Merak etme tatlım. Partiye geldiği zaman kendin söylersin.

Arkasını dönüp Merve ile Nur’un yanına gidiyordu.

– Partiye mi geliyor?

Zeki ferhat’ın kulağına eğildi;

– Aha Kuzey kestane çizecek.

Mete yaklaştı aralarına;

– Zeki ihale sana da kalabilir?
– Sanmam hacı gülle, bu sinirle kuzey bu adamın kestaneyi “çat” ikiye böler.

Gülüyorlardı. Ben şaşırmıştım. Cennet’in yanına gidip oturdum. İçkimi elime aldım;

– Partiye nasıl gelecek bu adam?
– Barda telefonla onunla konuşmuştum. Direksiyon dersi almak istediğimi söyledim. Bir iki saat ders verdi. Dedim ya sana adam hiçbir şey görmemiş açın teki. Bir kere takıldım ve partiden bahsettim. Ağzı kulaklarında kabul etti. Tabi sizlerin ve Özge’nin orada olduğunu bilmiyor. Karşılaştıklarında sürpriz olur.

Zeki;

– Abo dişi Şeytan. Kuzeyin oğlu neden bu kadına aşık olduğunu anladım hacı gülle. İki şeytan bulmuş birbirini.

Mete;

– Akıl akıldan üstündür Zeki’cim.
– Hee o zaman ben hiç kafamı yormayayım var mı buz isteyen?

O gün bu konuları konuşmakla geçirdik. Esma sultan Cennet’i arıyordu. Hep birlikte olduğumuzu duyunca hoparlörü açmasını istedi. Cennet telefonun hoparlörünü açıp masaya koydu. Esma sultan konuşuyordu;

– Gençler yarın sabah 8’ de iskelede olun. Büyük bir gemi, zaten orada olacağım, görür karşılarım sizi. Kuzey misafirlerin ne alemde?
– Hazırlar esma sultan yarın getireceğim hepsini.
– Süper. O zaman yarın partide görüşürüz.

Masadan kalktım Aysel yengemi arıyordum;

– Alo yenge sabah 7 de almaya geleceğim seni hazırsın değil mi?
– Hazırım kuzum. Özge’lere gidiyorum dedim. Kuzeyin sınavı güzel geçmiş kutlayacaz dedim.
– İyi yaptın. Sabah almaya gelirim seni.
– Tamam canım.

Özge’yi arıyordum cennet aldı telefonu elimden;

– Alo Özge’cim sabah 7,30 da seni almaya geleceğim. Geliyorsun değil mi? Tamam harikasın tatlım görüşürüz.

Cennet bana bakıp gülümsüyordu;

– İki yengeyle baş edemezsin değil mi?
– Harikasın sen ya.
– Öyleyim. Bir birlerini gemide görsünler sadece.

Kırıtarak yanımdan uzaklaştı. Arkasından yanına gittim. Bir şeyler içip yatacaktık artık.

Ferhat;

– Yarına saklayın kendinizi yatın uyuyun inleme sesi istemiyorum amına koyayım!

Zeki;

– Aga bak bana gene kestane çizdirecekseniz ben hiç gelmeyeyim!

Cennet;

– Zeki kestanesi çizilecek olan var ama bu sefer sen çizmeyeceksin.
– Keyifle izleyecem.

Ben;

– Keyifle derken?
– Tabii keyifle hacı gülle, Özge’yi siken, Gülizar’ı sikmek isteyen adamın kestanesi çizilecek sonuçta. Sen keyifle izlemeyecek misin?
– Viski mi elime alıp seninle birlikte izleyecem Zeki…
– Benden uzak dur hacı gülle, gaza geliyorsun benim kestaneye göz koyuyorsun.
– Hadi lan ordan.

Eve girip yataklarımıza uzandık. Yastığa kafamı koyar koymaz o anı düşünmeye başladım. Cennet elini vücudumda gezdiriyor, konuşuyordu. Uykuya dalmıştım. Sabah gözümü açtığımda Zeki Cennet ile ortamızda yatıyordu.

Ben;

– Zeki ne oluyor amına koyayım.
– Çok güzeldiniz aranıza gelmek istedim.

Cennet;

– Günaydın Zeki’cim
– Günaydın şekerim.

Ben;

– Zeki kazaya kurşun gidecen bak, sabah sabah.
– O batan şey yatağın yayı değil miydi hacı gülle?
– Valla yatağın yayı değil o bence, sert birşeylere sürtüp duruyorum. Yatak yumuşak amk.
– Ya amına koyayım!

Yataktan kalktı Zeki;

– Hadi uyanın gidelim saat 7 ye geliyor.
– 7 mi?
– He hacı gülle yengeni alıp gelek
– Sen nereye geliyon lan
– Sıkıldım oğlum geleyim lan bende.
– İyi hadi yürü.

Zeki ile çıktık arabama bindik. Aysel yengemi aradım beklediğini söyledi. Köye vardığımızda yanına ufak bir çanta hazırlamış Zeki elinden aldı çantayı bagaja attı. Yengem yanıma bindi Zeki de arkaya bindi sahile doğru sürmeye başladım arabayı;

Ben;

– Sorun yok değil mi?
– Yok canım.

Zeki Aysel yengemi süzüyordu. Cennet arıyordu.

– Yoldayız.
– Biz geldik sayılır.
– Tamam görüşürüz.

Sahile vardığımızda 8 olmuştu saat. Büyük bir gemi vardı, yengemin kapısını açtım. Çantasını elime aldım. Tekneye doğru yaklaştığımızda Esma sultan el salladı bana.

Aysel yengem;

– Bu kadın kim?
– Tanışırsınız.
Esma sultan;

– Günaydın tatlım, diğerleri nerede?
– Geliyorlar. Biz geçelim mi?
– Tabi geçin siz.

Gemiye bindirdim Aysel yengemi, baya büyüktü. Güverteye doğru ilerledikçe müziğin sesi artmaya başladı.

Aysel;

– Kuzey korktum biraz
– Neden yenge?
– Ne göreceğimi bilmiyorum.
– Çok şey göreceksin ama korkma ben varım yanında. Hem ateşinin dinmesi lazım. Köy yerinde bulamazsın böyle şeyleri.

Aysel yengem altına bir eşofman, üstüne tişört giymiş gelmişti. Süslenmeyi pek sevmeyen kadındı. Elimi kalçalarına atıp amının arasını avuçluyordum. Belime sarılmış ilerliyorduk. Güverteye çıktığımızda bir sürü insan, kızlı erkekli striptiz yapıyor, içiyor, oturuyor eğleniyorlardı. Aysel yengemin gözleri büyümüştü;

– Oha be ortama bak!
– Nasıl ama?
– Harika görünüyor…

Aysel yengem ile bir yere geçip oturduk. İçecek birşeyler ve atıştırmalık verdiler. Yengem gözlerini alamıyordu çevreden. Cennet arıyordu;

– Tatlım karşılamaya gel
– Tamam.

Aysel yengeme bahis siteleri beklemesini söyledim. Geldiğimiz yere gidip Özge’yi karşılayacaktım. İlerlerken, arkama baktığımda bir adam ve birkaç kadın Aysel’in yanına oturmuş konuşuyordu bile. Özge’yi görmüştüm. Artık ona aşık gözlerle değil, intikam dolu gözlerle bakıyor, adeta nefret ediyordum.

– Günaydın.
– Günaydın canım.

Elinden tutup çektim yukarıya. Cennet Özge’nin koluna girdi. İlerliyorduk Özge ortamı görünce çok şaşırdı;

– Parti baya büyükmüş

Cennet;

– Evet, çok eğleneceğiz.

Aysel yengemin yanına doğru ilerledik. Karşılaşmışlardı;

Özge;

– Aaa Aysel sende mi buradasın?
– Evet kuzum. Kuzey çok ısrar edince kıramadım geldim.
– Çok sevindim hoş geldin. Ama hiç haber vermedin bana.
– Dün söyledi Kuzey de bugün gelip aldı. O yüzden.

Yan yana oturdular sohbet ediyorlardı. Cennet kolumdan çekti. Saat 9 a geliyordu.

Cennet;

– Özge’nin ki geldi.
– Şuan karşılaşmasınlar. Başka bir bölüme alalım.
– Tamam.

Cennet adamı karşılamak için gitti. Zeki Ferhat ve Mete ile yanıma geldi.

Zeki;

– Hişt kuzeyin oğlu nasılsın?
– Gergin

Ferhat;

– Beyler gelin içeride ne göstericem size.

Ferhat kolumuzdan tutup çekti bizi. Geminin içinde büyük bir odaya girmiştik, içeride millet çıplak dans ediyor, sevişiyor, seks yapıyordu.

Zeki;

– Vay anasını sikeyim harem gibi.

Mete;

– Gibisini boşver. Ben giriyorum içeriye.

Mete içeriye girdi. Arkasından Zeki;

– Hişt hacı gülle bekle.

Ferhat bana bakıyordu;

– E girip bakalım bir.

İçeriye girdik. Birkaç tane kadın yanımıza gelip sarılıyor, okşuyordu. Genç yaşlı demeden sevişenler vardı. Kimisi hiç oralı bile değil eğlencesine bakıyordu. Bir kadın dikkatimi çekti. Kızıl saçlı küçük memeleri olan orta yaşlı bir kadın bikini vardı üzerinde. Yanına gidip selam verdim oturdum. Kadına sarıldım hiç kimsenin hiçbir şey umrunda değildi. Kadının bikinisi çözdüm ve memelerini okşamaya başladım. Yanında ki kocasıymış hemen yanına geldi karısının ve diğer memesini avuçlamaya başladı. Kadının bacaklarını açtım. Okşuyordum. Telefon çaldı cennet arıyordu;

– Yanımıza gel tatlım.

Bizim çocuklar içeride oturuyordu gidiyoruz diye el işareti yaptım yanıma geldiler. Zeki içeride kalmış, gelmek istememişti.

Ferhat;

– Ne oldu abi?
– Parti başlıyor moruk…

Cennet’in yanına gidip oturdum. Yanımızda, özge ve Aysel de vardı. Dans edenler soyunuyor, köpükler tepelerine boşalıyordu.

Özge;

– Kuzey normal parti olduğuna emin misin?
– Hah haklısın şuan normal değil. Cennet arkadaşı çağırır mısın?

Cennet;

– Tabi tatlım.

Özge;

– Arkadaş?
– Görürsün birazdan.

Cennet yanımızdan kalktı. Aysel ve Özge meraklı gözlerle etrafı izliyordu. Mehmet hocanın koluna giren Cennet yanımıza getiriyordu. Özge’nin koluna vurup adamı işaret ettim. Özge ağzı açık bir şekilde ona bakıyor bir şey demiyordu. Mehmet de çok şaşırmış bize bakıyordu. Ayağa kalkıp Mehmet’in yanına gittim.

– Evet kavalyen de geldi Özge’cim. Nasıl? Beğendin mi?

Özge;

– Kuzey sen ne yapıyorsun?

Cennet;

– Geçenlerde siz evde seks yaparken gördük, bizde düşündük ki, Özge için en iyi hediye erkek arkadaşını buraya getirmek.

Özge;

– Benim erkek arkadaşım değil kendisi.

Ben;

– Kıyamam ya yarrak beğenmiyor orospu.

Özge çok şaşırmış bana bakıyordu;

– Kuzey? Nasıl konuşuyorsun sen benimle?
Ben etrafıma bakıyordum, cennete döndüm;

– Orospuya orospu demek ayıp mı oldu? Özge orospusun canım. Ne oldu? Bunun yarrağından sıkılıp başka yarrak mı çekti canın? Merak etme bugün yarrağa da, ama da doyacak buradaki herkes.

Parmağım ile Mehmet’i işaret ettim.

– Ama bu şerefsiz sadece yarrağa doyacak.

Kolundan tutup çekiştiriyordum. Özge arkamdan ayaklandı;

– Kuzey dur nereye götürüyorsun?
– Gelip görebilirsiniz.

Aysel ayaklandı koştu yanıma. Görmek istiyordu belli ki, biraz ilerledik. Özge koşarak arkamızdan geldi. Mehmet kolumdan kurtulmak istiyor, ne yapıyorsun denize mi atacaksın diye saçmalıyordu. Bir odanın kapısının önüne geldim. Cennet kapıyı açacaktı elinden tuttum, izin vermedim.

Mehmet;

– Ne var bu odada? Kuzey bırak geri döneyim ben.
– Çok geç dostum. Hareket ettik bile. Ayrıca Özge’nin amından sıkılmadın mı artık. Cennete getirdim seni. Sikeceğin götün haddi hesabı yok burada. Özge’nin ki kadar da geniş olduğunu sanmıyorum.

Mehmet Özge’ye bakıyordu. İçeride ki çıplak kadınları gördükten sonra bu söylediklerime inanmaması mümkün değildi.

Mehmet;

– Bana fark etmez, bugün onu sikerim yarın başkasını. Bu işler böyle yürüyor.

Özge ağlamaklı gözlerle bakıyordu. Gidip boğazını sıktım Özge’nin;

– İşte sen bu kadar ucuz bir orospusun, seni seveni böyle insanla aldatacak kadar ucuz orospusun hem de.

Boğazından tutup geriye doğru ittirdim.

Mehmet’i kolundan tuttum. Kapıyı açtım ve içeriye soktum. İçeride genç, yaşlı demeyen erkekler grup seks içerisinde, herkes çıplak, birbirlerinin sikleri ağızlarında, kimisi arkasında göt sikmekteydi. Mehmet ve kapıda Aysel ile Özge donup kalmıştı manzara karşısında. Mehmet bir süre sonra geri döndü ve sert yüzümle karşılaştı.

Ben;

– Özge’yi sikerken Gülizar’a gösterdiğin o sikin var ya? O sik bugün etkisini burada yitirecek. Ha birde mesaj atmıştın değil mi?

Elini kapının ağzına tuttum ve sertçe kapıyı kapattım. Eli kapıda sıkışmıştı, çok fena bağırdı, içeride ki herkes müziği kapatmış bize bakıyordu. İçeride ki gençlere cennet el işareti yaptı gelin diye. Arkama baktığımda Ferhat, Mete ve Zeki bizi izliyordu. İçeriden gelen gençler Mehmet’in koluna girdi ve içeriye götürüyordu. Mehmet hayır diye bağırıyor, geri gelmek istiyordu. Arkalarından cennet içeriye girdi. Aysel ile Özge donmuş bir şekilde olayları izliyordu.

İçeride üçlü koltuklar vardı. Aysel ile Özge’yi iki yanıma aldım, ortalarında oturuyordum. Zeki, Ferhat ve Mete de karşımızda oturuyorlardı. Cennet ortada mehmet’e striptiz yapıyor, mehmeti soyuyordu. Etrafı bir çok biseksüel erkek ile doluydu. Ben özgenin kolunu sımsıkı tutuyordum;

– Kızına yarrağı kalkan bir erkeği, evine aldın. Bizim yatak odamızda defalarca sikiştin. Oda yetmedi sana olan sevgimi, aşkımı sana nefrete çevirdin.

Aysel pür dikkat bizi dinliyor, Özge ağlıyordu.

– O timsah göz yaşlarını sil, parti daha yeni başlıyor. Ucuz orospum.

Özge yüzüme bakıp ağlıyordu. Cennet seksi hareketleriyle Mehmet’in yarrağını kaldırmaya çalışıyordu. Cennet üstünde ki kıyafetleri çıkartmış, Mehmet’in sikini avuçluyor, kollarını vücudunda gezdiriyordu. Mehmet ayakta, şaşkın gözlerle etrafa bakıyordu. Bir gay gelip mehmet’in kafasını yukarıya kaldırdı, boğazından tutuyordu. Cennet aşağıya eğildi, oral seks yapacak sanıyordu Mehmet, yan taraftan başka bir Gay gelip, mehmet’in kalkmış sikini ağzına almaya başladı. Mehmet’in yüzünde zevk ifadeleri oluşuyordu. Bir süre gay boğazını tuttu ve cennet gelip boğazladı Mehmet’i. Mehmet olayın şaşkınlığı ile kafasını aşağıya eğdiğinde, Gay’in ağzında sikini gördü. Eliyle adamı ittirip, kenarıya kaçtı. Özge ile Aysel pür dikkat izliyordu. Ayağa kalktım. Mehmet’in saçlarından tutup bir tokat attım. Kolundan tutup ortaya fırlattım Mehmet’i. Gaylere el ettim. Hepsi ayaklandı. Yanıma geliyordu. Elleri siklerinde ortada duran mehmet’e yaklaştı. Aradan sıyrılıp Özge ile Aysel’in ortasına geri döndüm. Arkamda Cennet vardı. Gayler resmen Mehmet’e tecavüz ediyordu. Sikini ağızlarına alıyorlar, kendi siklerini Mehmet’in ağzına veriyorlardı. Yanımda aysel’in nefes alış verişleri hızlanmıştı. Elimi saçlarına atıp okşadım. Saçından tutup kendime çevirdim ve dudaklarını öpmeye başladım. Özge şaşkın gözlerle bize bakıyordu. Aysel gülümsedi. Özgeye döndüm;

– Ne o? Canın mı çekti?

Özge hiçbir şey demiyordu. Aysel’i elinden tutup kaldırdım. Altımdakileri sıyırıp çıkarttım. Aysel’i çömelttim ve sikimi ağzına verdim. Aysel iştahlı bir şekilde sikimi yalarken, Özge nefret dolu gözlerle bizi izliyor, Mehmet’in bağırmalarını dinliyordu.

Adamlar mehmet’i yüz üstü yatırmışlar. Birisi üstüne çıkıp, götüne sikini sokmaya çalışıyordu. Mehmet adamların sikini ısırıyor, siklerini çekmeleri için, ama kimse umursamadan mehmet’e tokat atıp siklerini ağızına sokuyordu. Özge’nin yanına Cennet geldi. Ben aysele sakso çektirirken. Cennet özge’yi okşamaya başladı;

Özge;

– Çek elini ne yapıyorsun? Ne oluyor be?

Cennet özgenin engel olmasına karşı çıkıyor, Özge’nin memelerini avuçluyor, içine elini sokup çıplak memelerini okşuyordu. Cennet önüne geçti Özge’nin ve dudaklarına yapıştı. Özge karşı koymaya çalışıyor ama Cennet daha güçlü kalıyor, karşı koyamıyordu. Özge’yi saçından tutup çektim. Saçlarını asılıyordum;

– Hep yarrak mı yiyeceksin? Doymadın mı yarrak yemeye hah? Hadi am yala birazda.

Kafasını ittirdim. Ayseli ayağa kaldırdım ve altındakilerin hepsini çıkarttım. Bembeyaz süt gibi amı karşımdaydı. Elinden tutup bedava bahis koltuğa yatırdım. Bacaklarını arayalayıp havalattım. Amını biraz yaladıktan sonra Özge’nin gözlerinin önüne serdim.

Aysel;

– Yok hayır kuzey istemiyorum.
– Yavrum ben istediğini vericem sana bekle.

Ferhat’a el ettim yanıma geldi. Sikini açmasını söyledim. Ferhat afalladı. Bir daha tekrarlayınca, pantolonunu ve boxerını çıkarttı. Ferhatı belinden itip yengemin yanına ittim. Sikini alıp yengemin ağzına vermesini söyledim. Aysel yengem şaşkın gözlerle bakıyordu. Ferhat eliyle sikini tutup aysel’in ağzına dayadı. Aysel ağzını açıp ferhat’ın sikini emmeye başladı. Aysel’in amını okşayıp ayağa kalktım. Özge’nin saçlarından tutup çektim. Aysel’in amına bastırıyordum kafasını;

– Yalan lan ucuz orospu.

Özge yalamamak için direniyor, ağlıyordu. Cennet Özge’nin kafasından tutup dudaklarını öpmeye başladı. Özge’nin üzerindekileri soyuyordu. Özgenin saçlarını bıraktım. Aysel’in üstündekileri soymak için elinden tutup çektim kendime. Ferhat Aysel’in ağzından sikini çıkartmış eliyle sıvazlıyordu. Mete ile Zeki’ye el işareti yaptım gelin diye. Ayaklanıp yanıma geldiler. Soyunmalarını söyledim. Mete pantolonunu çıkartıyor Zeki şaşkın gözlerle bize bakıyordu.

Ben;

– Zeki soyun kardo.
– Yok hacı gülle şimdi değil.
– Sen bilirsin.

Mete ile Ferhat Aysel yengemin ağzına veriyordu. Aysel zaten dünden razı gibi hiçbir şikayeti yoktu. Özge sadece ağlıyordu. Kafamı ona çevirdiğimde Cennet Özge’nin dudaklarını öpüyor, memelerini emiyordu. Özge karşı koymaya çalışıyordu. Tam Özge’ye yaklaştım Zeki aramıza girdi. Zeki Özge’nin saçlarından tutup boynunu yalamaya başladı.

Zeki;

– Orospu burada gül gibi çocuk dururken, sen kendini şu gavata mı siktirdin?

Özge’nin saçlarından tutup erkeklerin arasında götü sikilen Mehmet’e çevirdi kafasını. Mehmet’in o halini izliyor, daha çok ağlıyordu Özge.

Zeki;

– Bak bak nasılda üzülüyor, kıyamam artık seni değil sikmek, görmek dahi istemez bu, ama korkma yarrağa doyarsın bugün. Daha kaç kişi var dışarıda seç beğen siktir kendini. Önce bir biz sikelim Kuzey nerene aşık olmuş görelim değil mi?

Zekinin bu tavrı karşısında şaşırmış, onları izliyordum. Zeki sikini eline aldı ve Özge’nin saçlarından tutup sikini dudaklarına değdirdi. Cennet Özge’nin altındakileri çıkartıyor, amına ulaşmaya çalışıyordu. Özge ağzını açmıyor, Zeki’nin sikini ağzına almıyor, ağlıyordu.

Zeki;

– Aç ağzını orospu, şu gavat kadar da değerimiz yok mu?

Özgeye bir tokat attı. Özge ağzını açmamakta diretiyordu. Bir tokat daha attı. Özge ağlayarak ağzını açtı. Zeki Özge’nin boğazına kadar sikini sokup çıkartıyor. Özge öğürüyordu. Zeki bana döndü.

– Hacı gülle. Senin sikin benimkinden büyük, bu neden öğürüp duruyor?

Şaşkınlığımı üzerimden atıp cevap verdim;

– Bilmem Zeki, alışkın halbuki başka yarrak yemeye. Zorla sen.

Zeki ağzında git gel yapıyordu Özge’nin. Cennet bacaklarını açmış, Özge’nin amını yalıyor, parmaklıyordu.

Cennet;

– Orospuya bak. Ne kadar siktirdiyse kendini genişletmiş amını. Kolum girer bu deliğe. Parmaklarım kesmiyor değil mi tatlım?

Özge daha çok ağlıyordu. Özge dört parmağını sokup çıkartıyordu Özge’nin amına.

Cennet;

– Hemen sulanıyor, kız ne kadar orospusun sen böyle. Amına parmak değse sulanıyorsun.

Zeki Özge’nin ağzından sikini çıkarttı.

Zeki;

– Kız zilli, kay kenarıya da yarrak yesin biraz. Parmakların doyurmaz onu.

Cennet ayağa kalkıp kenarıya geçti. Zeki Özge’nin bacaklarından tutup kendine çekti. Özge sırt üstü uzanmıştı. Bacaklarını ayırıp amına sokmaya başladı, git gel yapıyordu. Cennet altındakileri çıkartıp Özge’nin suratına geçti. Özge kafasını sağa sola sallıyor Cennet’in amından kaçırıyordu suratını. Özge saçlarından tuttu Özge’nin. Suratına tükürdü. Özge’nin suratı ekşimişti. Cennet üzerine eğilip tükürdüğü suratı yalamaya başladı. Elini amına götürüp dudaklarını ayırdı. Bir eliyle Özge’nin saçlarını çekiyor. Kafasını amına bastırıyordu. Özge’nin ağzı Cennet’in amındaydı artık. Dudakları Cennet’in amının dudaklarını okşuyordu.

Cennet;

– Yala hadi, hep yarrak mı yalayacaksın? Bu amı çok sikti Kuzey. Yala sikinin tadı kalmıştır amımda. Sen anlarsın çok yedin değil mi? Yetmedi şu götü sikilen Mehmet’e de siktirdin kendini? Başka kim sikti amını?

Zeki;

– Ben! Sikiyorum ya işte hacı gülle.

Özge ağzını açmıyor, Cennet amını Özge’nin dudaklarına sürtüyor, suratına sürtüyordu amını. Mehmet’in ağzına veriyorlar, domaltmışlar sikiyorlardı. Yanlarına gittim. Mehmet’in götüne tokat attım. Önüne doğru gittim. Ağzına veren adam kenarı çekildi. Mehmet’in saçlarından tuttum kaldırdım kafasını. Salya sümük ağlıyordu.

Mehmet;

– Yapma ne olur yapma! Söyle dursunlar, yeter artık götüm yırtıldı al Özge senin olsun yanına bile yaklaşmayacağım!

Mehmet’e çok sert bir tokat attım. Ses yankılanmıştı adeta. Elim acımıştı.

Ben;

– Sikilmiş amın, götün davası olmazmış. Napayım lan ben Özge’yi ortamı görmüyor musun?

Kafasını bizimkilere doğru çevirdim. Aysel’in amını siken Ferhat. Ağzına veren Mete. Özgeye amını yalatan Cennet, götünü siken Zeki.

– Gördün mü manzarayı? Bu kadın senin o küçük sikine tapacak mı sandın? Oda yetmedi o bamyanı Özge’nin amından çıkardın. Benim kuzenime, elimde büyümüş çocuğa, sikini salladın. Birde mesaj attın. Ne demiştin?

Mehmet ağlıyordu. Çok sert bir tokat daha vurdum yüzüne.

– Konuş lan ne dedin?

Mehmet hıçkırarak ağlıyordu.

– Bakmakla yetinme istersen mesaj at dedim
– Kaç yaşında lan o kız daha?
– Bilmiyorum
– 15 yaşında

Çevremiz deki adamlar pür dikkat bizi dinliyordu. Bu konuşmaları duyunca götünü siken dayı, Mehmet’i daha sert sikmeye başladı. Cennet Özgeye amını yalatmayı bırakmış, Özge’nin saçlarını çekip bizi izletiyordu. Mehmet’in saçlarından tutup kaldırdım ayağa. Saçından asılarak Özge’nin yanına götürdüm. Diğer adamlar bize bakıyordu.

Ben;

– Şimdi tekrar söyle sen Gülizar’a ne yaptın?

Zeki Özge’yi sikmeyi bırakmış, kenarı kaçılmış. Cennet Özge’yi saçlarından tutup ayağa kaldırmıştı. Mehmet Özge’nin yüzüne bile bakmıyordu.

Ben;

– Özge iyi dinle bak ne yapmış Gülizara.

Özge gözlerini açmış şaşkın surat ifadesiyle Mehmet’e yumruklar atıyordu;

– Kızıma ne yaptın! Pislik söyle ne yaptın kızıma!

Ben;

– Şşh sakin ol! Amını siktirmekten gözlerin kızını görür müydü senin orospu?

Bir tokat daha atmıştım Özgeye. Mehmet konuşmaya başladı.

– Seninle seks yaparken kapıda gördü bizi. Sikimi ona salladım görmesi için. Evden çıkınca mesaj attım. Bakmakla yetinme, istersen mesaj at bana diye.

Özge ağlıyordu;

– “ sen benim kızıma mı göz koydun?”

Mehmet ağlıyordu. Cennet elinde bele bağlamalı dildo ile gelmiş, elinde onu sallıyordu. Özge’nin suratına doğru tutup, dildoyu gösterdi. Cennet Özge’nin beline eğildi ve beline bağladı dildoyu. Özgenin önünde Zenci yarrağı gibi dildo sallanıyordu.

Zeki;

– Aha şimdi sıçtın hacı gülle.

Mehmet’in yanına geldi Zeki. Yüzüne bakıyordu.

– Bak gerçek anlamda sıçtın. Millet buralar kokacak kaçın!

Cennet Özge’nin kulağına bir şeyler fısıldıyordu. Mehmet şaşkın gözlerle Özge’nin önünde duran dildo’ya bakıyordu.

Mehmet’in saçlarından tutup yere fırlattım. 2 tane adam gelip Mehmet’i zorla domalttı.

Ben;

– Şimdi seni bizim odamda sikerken. “kuzeyden intikam alır gibi sik beni” demiştin sen bu adama değil mi? Hadi benden intikam alır gibi sik şimdi. Tüm bu olanların intikamını al, kızına kalkan sikinin intikamını al

Özge ağlıyor yüzüme bakıyordu. Cennet Özge’nin omuzlarından tutup çömeltti. Özge’yi Mehmet’in götüne yaklaştırdı. Mehmet bağırıyordu ama nafile. İki tane adam mehmeti kollarından tutmuş bırakmıyordu. Bir başka adam daha geldi. Sikiyle Mehmet’in yüzüne vuruyordu.

Cennet Özge’nin önünde duran dildoyu eliyle tuttu. Zeki yanımıza geldi ve Mehmet’in kalçalarını ikiye ayırıp göt deliğini meydana çıkardı. Sikilmekten kızarmış, deliği genişlemişti. Özge iyice yaklaştı Mehmet’e Cennet dildoyu Mehmet’in götüne sokmaya çalışıyor Özge ağlıyor, yapamıyordu. Cennet Özge’nin saçlarından tutup kaldırdı. Suratına tükürüp bir tokat attı;

– Daha kendi kızını koruyamıyor, amını siktirmekten gözün bir şey görmüyor kaç kenarı orospu.

Belindeki dildoyu söküp kendi beline bağladı. Mehmet’in götüne öyle bir soktu ki. Mehmet çığlık atıyor, Ortalığı yırtıyordu. Ferhat ile Mete Aysel yengeye boşalmış, yanımıza gelmişlerdi. Özge koltukta oturup olup biteni izliyor, ağlıyordu. Yanına gidip kolundan tutup kaldırdım. Cennet’in yanına oturttum.

– Otur şuraya orospu, bak öğren bunları, yarın bir gün kızına başka adamın yarrağı kalkarsa, aynısını yaparsın.

Zeki;

– Yihhu! Diyerek Mehmet’in götüne tokat attı.

Cennet, dildoyu sokup çıkartıyordu Mehmet’in götüne. Mehmet’in canı yanıyor, çırpınıyor ama bir şey yapamıyordu. bedava bonus Aysel Özge’nin yanına oturmuş sırtına yaslanmış bizi izliyordu. Cennet bir süre Mehmet’i dildoyla siktikten sonra kalktı ve götüne tekme attı. Adamlar Mehmet’i sürükleyerek götürdü. Dildo’yu belinden söküp fırlattı Özge’nin suratına.

– Al izlerken azdıysan amına sokarsın…

Cennet üzerini giyiniyordu. Aysel de giyiniyordu. Özge büyük bir şoka girmiş olan biteni izliyor, boş gözlerle etrafına bakıyordu.

– Şimdi sen çok azmışsındır tüm bu olanlar karşısında. Zeki de yeterli gelmemiştir. Öyle değil mi Zeki?

Zeki;

– Valla ben sikerken Ferhat Mete Kuzey diye sayıkladı ama bilemem tabii
– Sayıklama huyu var ya. Orospu işte. Gelin bir posta sikelim ısınırız.

Özge’nin belinden tutup yatırdım sırt üstü. Hala şokta boş gözlerle bize bakıyordu. Götüne sikimi sokmuştum. Mete ağzına veriyor, ama Özge yalamıyordu. Boş boş bakınmaya devam ediyordu.

Ferhat Özge’nin memelerini emiyor, ısırıyordu. Ben çok sert git gel yapıyordum götünde;

– Ne oldu? Hoşuna gitmedi mi? Tamam gel daha farklı yarrak yedireyim sana.

Elinden tutup kaldırdım. Üzerini giyinmek için kıyafetlerini aldı yerden. Üstünü giyindi. Aysel Özge’nin koluna girdi, dışarıya çıktık. Müziğin, içkinin olduğu yere doğru gidiyorduk. Özge kusmaya başladı. Yanına gittim. O durumuna her ne kadar üzülsem de sırf Gülizar’ı bile düşünmediği, tek düşündüğü kendi zevki olduğu için, üzüntüm, nefrete tekrar dönüşüyordu.

Esma sultanın yanında Berkant vardı. Berkant koşarak yanımıza geldi bizi görünce;

Berkant;

– Vay kankalar naber?

Ben;

– Neredesin lan sen öldük sandık…

Zeki;

– Hişt hacı gülle, annenle nasıl gidiyor? Pompito ya devam mı?

Berkant çıplak, esma sultan jartiyerliydi.

Berkant;

– Gördüğün gibi kanka devam.

Özge tiksinerek bakıyordu resmen. Aysel yengem ağzını açtı;

– Ne? Annenle mi seks yapıyorsun sen?
– Evet ne oldu ki? Kuzey sağ olsun aramızdaki buzları eritti.
– Yok artık.

Zeki:

– Oooo yenge hanım görmen lazım, esma’yı yani annesini bir siktik, bir siktik ama bak bir siktik. Berkant hızını alamadı bizi kovaladı evden. Tek sikti.
– Of sus iğrenç
– Ne iğrenç sanki senin oğlun büyüyünce seni düşünüp 31 çekmeyecek banyoda. Senin gibi annem olsa, iç çamaşırlarını saklar koklayarak 31 çekerdim tabi ergenlikte. Bak şuan senin gibi annem yok ama senin gibi kadını sikiyorum. Öyle değil mi zilli?

Zeki Aysel yengemin götünü avuçlamıştı. Özge’nin suratına baktığımda benzi sararmış, tekrar kusuyordu. Yanında Cennet ona yardım ediyordu.

Berkant gülüyordu;

– Hahaha senin yenge değil mi bu? Ne iş?
– Uzun hikaye. Kendisi yarrak meraklısı çıktı. Bende hasret gidersin dedim.
– İyi yapmışsın, gel o zaman kanka ortam hazır siz yoksunuz.

Zeki:

– Hacı gülle o ortamda kestanesini çizdiğim dayı yok değil mi?
– Yok Zeki onlar gay’lerin odasında.
– Ha orda Özge’nin sikicisi var ama ben o dayıyı görmedim?
– Yeni gitti ondandır.
– Oh iyi bari
– Özge’nin sikicisi Gay mi?
– Artık gay kanka içeriye girmeden önce adam gibi madamdı. Şimdi tam madam oldu.

Ferhat;

– Önce bir şeyler mi yesek? Özge’nin mide boşaldı zaten.

Özgenin yanına gittim;

– Lan bana bak, bana bak dedim.

Yüzünü tutup kendime çevirdim.

– Hamile kalmadın değil mi o gavattan? Ha? Bak sen hamileyken seni bırakır, Gülizar’ı siker sonra. Söyle hamileysen bakalım çaresine yada dur. Sen alışkınsın gider aldırırsın. Orospu sürtük.

Saçından tutup geriye ittim.

Aysel:

– Özge çocuk mu aldırdı?
– Evet hamile bırakmıştım, çocuklarımın yüzüne bakamam, dayına bunu yapamam dedi. Gitti aldırdı. Şimdi nasıl bakacak acaba çocuğunun yüzüne. Benimle evlenmesine haftalar kala, elin adamının yarrağını yerken kızına yakalanıyor. Elin adamının siki kızına kalkıyor. İşte böyle bir orospu senin bu abinin kardeşi.

Aysel iyice şok olmuştu. Özge hüngür hüngür ağlıyordu. Cennet saçlarını okşuyordu Özge’nin. Berkant’ın tarif ettiği yere doğru geçtik. Ferhat acıktığını bir şeyler yemek istediğini söyledi Mete ile yemek bölümüne gittiler. Aysel de gitti yanlarında.

Ben;

– Özge açmısın?

Hayır dercesine kafasını sallıyordu.

– Tamam canım yarrak yiyerek doyarsın birazdan.

Cennet elinde içki tepsisiyle yanıma geldi. Yanıma birkaç kadın gelmiş vücudumu okşuyordu. Birisinin saçından tutup özgenin apış arasına çömelttim. Özgenin ayaklarını yalıyordu. Özge bu durumda irkilmişti. Ama ağlamaktan hali kalmamıştı. Cennet onu okşuyor, soyuyordu. Özge ağlamayı kesmişti artık. Diğer kadında özgenin yanına gidip memelerini emmeye başladı, altındakini çıkartıp amına soktu kafasını, deli gibi yalıyordu. Özge titriyor, üşüyor, irkiliyordu. Kadının kocaları gelmişti yanlarına, ve birkaç erkek daha. Onlara bakıp 31 çekiyorlardı. Ben yanlarından kalktım içkimi kafama diktim. Adamın teki özgenin dudaklarını öpüyor, diğeri amını yalıyor, kadınlar ayaklarını, koltuk altlarına kadar yalıyordu Özge’nin. Özge ağlamıyor artık zevk alıyordu. Öyle ya o kadar kişi beni de yalasa bayılırım zevkten. Bir içki daha alıp onu da diktim kafaya. Özge’yi görebilecek uzak bir yere doğru yürüdüm ve çömeldim. Özgeyi birisi kucağına almış, sikini götüne sokmuş, diğeri amına pompalıyor, sikini yalatıyor, kadınlar memelerini emiyor, amını okşuyor. Cennet saçlarını okşamakla yetiniyor. Başında duruyordu.

Bu manzarayı izlerken hüngür hüngür ağlamaya başladım. Göz yaşlarım öyle bir akıyordu ki, ağzıma giriyor, tuzlu göz yaşımın tadını alıyordum. Artık Özge’yi ağlamaktan net göremiyor, her şey bulanıklaşıyordu. Elimle yüzümü siliyor, Özge’nin yabancı erkekler, kadınlar tarafından sikilmesini izliyordum.

O günler geliyordu aklıma. Yengeme ilk ilgi duyduğum günler. Aşık olduğum, deliler gibi sahiplendiğim günler. “dayın gibi beni yarı yolda bırakma, sahip çık” dediği günler. Her şeyi geçtim de, kadınlığını ona tekrar hissettirdiğim, ona tekrar özgüven kazandırdığım günler geliyordu aklıma. Ankara da dönme dolapta öpüştüğüm, evde yalnız kalınca sabahlara kadar seks yaptığım, alış veriş merkezine soktuğumda o güzel kıyafetleri denerken yüzünde oluşan mutluluk olan kadın. Yoktu ya artık. O yengem, o Özge yoktu. Biliyordum. Böylesine güzel bir kadını asla boş bırakmazlar, illa ki sikmek isteyen sıraya girer ama Özge de beni seviyor, aldatmaz, başka yarrak yemez diyordum. Kendimden bile çok güveniyordum ona. Sonra düşündüm. Sen bu kadar severken aldattın onu. Hemde Aysel ile, İlayda ile. Merve ve Nur ile bu kadın bir kişiye kendini siktirmiş çok mu? çok hem de o kadar çok ki. Ben bekarım. Evlenmedim. Boyumca seksi deliler gibi arzulayan genç kızım yok. Kendisi de dedi. Demedi mi? “başka kızlar tanıyacaksın onlarla olacaksın ama beni unutma” diye. Unutmadım lan ben. O kadar kadın siktim. Tap taze İlayda’dan bile vazgeçtim sırf yengem için. Hoş oda orospu çıktı, nasılsa bozulacak diye bekaretini vermedi mi? Oda aldatırdı. Kadınlara ne kadar istediğini verirsen ver, ne kadar mutlu edersen et. Eğer içinde başka yarrak yeme merakı varsa, yer. Ulan bu kadın başkalarının, ailemin, çocuklarımın yüzüne bakamam dedi. Çocuğunu, senin canından, kanından olan çocuğu aldırdı. Senden hamile kalmak istiyorum dedi o kadar içine boşaldın. Beni yok saydı içine başka adamı boşalttı.

Ben bunları düşünürken bir el omzuma dokundu. Göz yaşlarımı sildiğimde Berkant’ın eliydi bu.

Berkant:

– Kalk kanka ağlama. İnan ki değmez. Ben de annemi ilk babamı aldatırken gördüğümde o adamdan yediğim tokat değil de. Annemin o hali, davranışı o kadar yaktı ki canımı. Ağlamaktan perişan olmuştum. Eyvallah o gün tüm o biriken hırsımı almıştım ondan. Bak şimdi? Bak karşıya!

Esma sultan yanında kocası 31 çekiyor, iki adamın sikini ağzına almış yalıyor, bir adamın kucağında zıplıyordu.

Berkant;

– Gördün mü kanka manzarayı. Ben buna her gün şahit oluyorum evde. Artık bende katılıyorum aralarına tek fark o. Yoksa her gördüğümde çok öfkeleniyor, kızıyordum. Ne hissettiğini anlıyorum kanka. Üzülme. Değmez gerçekten değmez gelip geçiyor, unutuyorsun. Özge şimdi bunun tadını aldı. Hatasını anladı. Bak özgeye hiç tepki veriyor mu?

Özge hisleri kaybolmuş bir kadın gibi, şişme oyuncak gibi sikiliyordu.

Ben;

– Çok aşıktım lan ben ona. Her şeyi karşıma aldım. Kendi dayım ona zarar verdi diye komaya soktum adamı. Bu ne yaptı? Yeni tanıştığı adama götünü verdi. Hemde kendi kızının gözleri önünde.

Aysel yenge ve Ferhat ile Mete yanımıza gelmişti. Ben Aysel yengemi elimle göstererek konuşuyordum;

– Ulan şu kadın Özge den bin kat daha ateşli, daha benden başka kimseye kendini siktirmedi.

Aysel;

– Siktirdim.
– Oha lan sende mi kime siktirdin?
– Yemek almaya gittik ya. Ferhat ile Mete bir posta daha sikti.

Gülüyorduk. Cennet Kuzey diye bağırıyor eliyle gelmemizi istiyordu. Paniklemiş bir hali vardı. Ona doğru baktığımda Özge’nin çevresinde ki insanlar kenarı çekilmiş. Özge baygın yatıyordu. Yerimden fırlayarak yanlarına koştum. Arkamda bizimkiler koşuyordu.

Ben Özge’nin kafasından tutup kaldırdım.

– Ne oldu Özge’ye? Neden bayıldı şimdi?

LÜTFEN DEĞERLİ YORUMLARINIZI ESİRGEMEYİNİZ!…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Sevgilimi ve Annemi

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Sevgilimi ve Annemi
İlk aşk ve ilk aşk acısı unutulmaz derlerdi de inanmazdım.

Benim başıma bu aşk; acıdan daha derin dertler ve yaralar açtı. Küçük

bir sahil beldesinde tanışmıştık Yaz aşkıydı bizimkisi Ben İstanbul da

oturuyordum o da o sahil beldesinin bağlı olduğu ilçede. Küçük bir

Marmara ilçesinin tatlı sevimli kızıydı. Onu sevdiğimde 15 yaşında bir

kızdı. 1.68 boylarında buğday tenli kumral. Genç kızlığa yeni adım atıyor

vücudu her geçen gün daha da kadınsılaşıyordu. Ve bu gonca açan gülü terk

fark eden ben değildim. Ama ilk fark edenlerdendim. Ve bu ilk fark

etmem sayesinde onunla 1 senedir çıkıyorduk. Aramızdaki ilişki o kadar

seviyeliydi ki onun ellerini bile tutarken ikimizin de yüzü kızarırdı zaten

bundan bile ileriye gidemedik hiçbir zaman. Onun kendini bana karşı

koruması ona olan sevgimi ve saygımı daha da artırıyordu. Bu devirde böyle

kız ne kadar şanslıyım diye kendimi kandırıyordum. Kendimi

kandırıyordum çünkü bu aslında benim beceriksizliğimdi. O çocuksu saf ve masum

tavırlarına kanıyordum. Onu görmek istediğim bu haliyle kabulleniyordum.

Çıkmaya başlamamızın birinci yılını doldurmuştuk. Bu bir sene boyunca

bana karşı olan soğuk hareketlerini kendisini bana karşı koruması olarak

algılamaya hala devam ediyordum. Ta ki aramıza giren o 3. Kişiye kadar.

Yazın sonlarıydı. Bulunduğumuz yazlık sitenin serseri abilerinden

birinin arkadaşı askere gitmeden 1 ay evvel ona ziyarete gelmişti. Askere

gitmeden önce tatil yapmak için. Adı recep di uzun boylu esmer iri yapılı

oldukça yakışıklı biriydi. Daha o bizim siteye gelmeden evvel namı

gelmişti. Onu evinde ağırlayacak olan arkadaşı, recep in mevzularını ve

maceralarını ballandırarak anlatıyordu. Biz de sitenin gençleri olarak

dinliyorduk. Bu hikayelerden ilk etkilenecek olanın kız arkadaşım derya

olacağını tahmin edemiyordum. Çünkü onların arkadaş grubu ile bizim

arkadaş grubumuz birbirinden farklıydı. Recep siteye geldiği ilk günden beri

hareketleri cazibesi yakışıklılığı ve maço tavırları ile herkesi

etkilemeyi başarmıştı. İlginçtir yanında kaldığı arkadaşının grubu ile değil

de yaşça ondan küçük olmamıza rağmen bizim grubumuzla takılmayı

seçmişti. Akşamları bizimle sahilde oturuyor bizimle eğleniyor bizimle

takılıyordu. Grubumuzdaki kızların ondan etkilenmeye başladıklarını

hissediyordum. Ama derya gibi aklı başında kendini erkeklere karşı korumasını

bilen bir kızın ondan etkileneceğini değil tahmin etmek aklıma bile

getirmiyordum. Aramıza katılması daha bir hafta olmasına rağmen atletik ve

iri yarı vücuduyla maço tavırları ile bir anda sitenin en popüler genci

olmuştu. Peşinden bir çok kız koşuyordu, hatta duyduğuma göre evli ve

çocuklu kadınlar bile. Benim salak aklım hala derya ya güveniyordu. O

masum ve çocuksu kız böyle bir serseriye tutulmazdı. Akşamları sahildeki

oturmalarımızda ya da grup olarak bir pastaneye gitmelerimizde derya

her zamanki gibi benim yanımda oturuyordu. Ama sohbet içersinde hep recep

le konuşuyor onunla bakışıyordu. Recep de ona belden aşağı espriler

yapıyordu. Şakalaşma bahanesi ile onun bedenine dokunuyordu. Deryanın bu

şakalara ve esprilere tepki vermesini beklerken o sadece recep e

tebessüm ediyordu. Belli ki hoşuna gidiyordu. Ben bir senedir sadece onun

ellerini tutmuşken recep 2 haftada onu etkilemeyi başarmıştı Bütün kızlar

onun sadece tek bir parmak hareketine bakarken o sadece derya ile

ilgileniyordu. Onun altına yatmaya hazır diğer kızlar umurunda değildi çünkü

o derya yı altına almak istiyordu. Ama ben hala ona inanıyor ve

güveniyordum. Ne kadar aptaldım ki bir çok şeyi göremiyordum bile. Akşamları

sahilde oturduğumuz zamanlar recep ile derya uzun bakışmalarının ve

tebessümlerinin ardından bir anda recep aramızdan ayrılıyor o gittikten 5

dakika sonra da derya ”geç oldu arkadaşlar babam bu gece bana fazla izin

vermedi” diyerek kalkıyordu. Halbuki her gece 12 ye kadar yanımızda

kalırdı. Ama daha saat 10.30 iken yanımızdan kalkmıştı. Ben de salak gibi

ona istiyorsan evine bırakayım diye teklif ediyor o ise yok zahmet etme

zaten hemen şurası ben giderim diyerek beni ret ediyordu. Nereden

bilecektim ki evime gidiyorum dediğinde recep in kollarına gittiğini. O gece

kalan 1.30 saatini onun kollarında geçiriyordu. Ama etrafımdaki

arkadaşlarım benim gibi salak değildi onlar olup biteni anlıyordu. Ve beni

“oğlum bu recep deryayı her gece götürüyor uyan artık “diye ikaz ediyordu.

Ben ise her zamanki saflığımla olmaz öyle şey diyerek deryaya olan

inancımı sürdürüyordum. Kaldığımız sitenin yanında küçük bir koruluk vardı.

Terk edilmiş bir dinlenme tesisiydi. Genç aşıklar orayı yiyişme mekanı

olarak kullanırdı. Ben çok istememe rağmen bir kez olsun deryayı oraya

götürmeye ikna edememiştim. O gün deryayı o koruluktan çıkarken gördüm

bütün öğleden sonra onu aramama rağmen bulamamıştım. Hızlı adımlar ile

oradan uzaklaşırken body sinin askısını omzuna takmaya çalışıyor

altındaki mini pileli kot eteğini eliyle düzeltiyordu. Hızlı adımlar ile

koşarak koruluğa girdim. Derya çoktan uzaklaşmıştı. Koruluğun içinde recep

bir bankın üzerinde oturuyordu elindeki keyif sigarasını tüttürüyordu.

Şortunun iplerini bağlıyordu. Ona burada ne olduğunu deryanın demin

burada ne aradığını sordum. Bana “ulan sen bana hesap mı soruyorsun

“diyerek girişmeye başladı. o gün hayatımın dayağını yedim. Her yerimi dövüp

morarttı. En sonunda özür dileyerek “hayır abi yanlış anladın” diyerek

canımı zor kurtardım. O gün den sonra yüzümdeki yara bereleri soranlara

düştüğümü söyledim. Recebin askere gitmesine ve siteden ayrılmasına 10

gün kalmıştı. O 10 gün boyunca derya ile recebi kimse görmedi ben

dahil. Sonunda çekip gittiğinde “oh be kurtuldum” diye seviniyordum. Zaten 5

gün sonrada okullar açıldığı için biz de İstanbul’a döndük. Ben

İstanbul a döndüğüm zamanlar hafta sonları onun yanına giderdim. Geçen sene

hep öyle yapmıştık. Bu sene de birkaç hafta sonu öyle geçti. Ben

feribotla onun yanına gidiyor bir kafe de buluşuyorduk. Derya benim yanımdayken

gene saf masum iyi aile kızı gibiydi. Ona dokunmaya çalıştığımda beni

hep ret ediyor kendini erkeklere karşı koruduğunu söylüyordu. Ona

kasıtlı olarak recebi soruyordum bana onun komando olarak güneydoğuya

gittiğini başka da bir bilgisinin ve ilgisinin olmadığını söylüyordu. Ama onun

adı geçtiği zaman gözlerinin içinin güldüğünü fark ediyordum. İlişkimiz

tekrar eski rayına girmişti mutluydum. Ta ki recep in acemiliğini

bitirip de izin almaya başladığı günlere kadar. Derya da bu sene keşfettiğim

en büyük özellik artık buluşmak için dışarı çıktığımız zamanlar mini

etekler topuklu ayakkabılar ve ten rengi külotlu çoraplar giymesiydi. Ne

de olsa artık 17 yaşına geliyor genç bir kadın olmaya başlıyor

kıyafetlerinin değişmesi normaldir diyordum. Zaten böyle göz alıcı giyinmesi de

benim hoşuma gidiyordu. Tabi bu kıyafetleri bana güzel görünmek için

değil de recep için giydiğini anlayamıyordum. Recep in bu yaz yanında

kaldığı arkadaşı Kaan ın bize anlatmış olduğu recebin düzdüğü kadınlara

ten rengi külotlu çorap giydirme alışkanlığını ve kendisinin lakabının

külotlu çorap delen olduğunu hatırlayınca jeton düşmeye başladı. Hafta

sonları gündüz derya benimle buluştuktan sonra akşamları izine gelen

recebin yanına gidiyor ve külotlu çoraplı, mini etekli, topuklu ayakkabılı

haliyle onun altına yatıyordu. Gene bir buluşmamızda onu 1.30 saat

kadar kafede bekledim gelmedi. Kafedeki kız arkadaşlarından birine onu

sorduğumda bana “ Ya hala anlamadın mı derya recep ile birlikte anla artık

bunu. Bırak kızın peşini zaten bırakmazsan başına işler gelir sen iyi

birisin derya seni kırmamak için bir şey söylemiyor” dediğinde ilk aşk

acısını yaşamıştım. Yüreğim kanıyordu İstanbul a döndüğüm de uzunca bir

süre depresyonda kaldım. Ondan bir haber alabilmek için bazen

arkadaşlarına soruyordum. Duyduklarım ise hep deryanın recep ile birlikte

olduğuydu. Artık biliyordum ki yazın ortasından beri recep deryayı düzüyordu

ve halada düzmeye devam ediyordu. Ben bir sene boyunca sadece deryanın

elini tutabilmişken. Recep külotlu çorap fantezilerini deryanın

üzerinde gerçekleştiriyordu. O seneden sonra bir daha asla yazları tatile

oraya gitmedik. Bir daha deryadan ve recepten haber almadım. Bu olay ben

de çok derin aralar açtı artık kendine güvensiz biriydim. Kimseye

inanmıyor herkesten çekiniyor içime kapanıyordum. Dışarıdaki insanların hep

bana zarar vereceklerini düşünüyordum. Bir daha hiç kız arkadaşım olmadı

aynı acıyı gene yaşamak istemedim. Ne de olsa onu da biri benden

mutlaka alacaktı. Tüm lise hayatım böyle geçti. Hayattaki tek arkadaşım ve

sırdaşım annem olmuştu. Her şeyimi onunla paylaşıyor ve dertleşiyordum.

Artık üniversiteye başlamıştım. Hayatımdaki sevgi boşluğunu gidermek

için part-time çalışıyordum. Maddi olarak ihtiyacım yoktu ama manevi

olarak ihtiyacım vardı. Annemin halkla ilişkiler müdüresi olduğu bir

müzayede salonunda çalışıyordum görevim personel alımlarıydı. Annem müzayede

salonunun olduğu cihangirdeki sergi salonunda görevli iken ben de

şirketin merkezinin olduğu akmerkezdeki ofisteydim. Birbirimizin mesaileri

ile alakamız yoktu. Personeli ve sergi yerleri çok olan bir şirketti.

Babam işi nedeniyle Rusyaya çok sık gidiyordu sene de neredeyse birkaç

gün yanımıza gelebiliyordu. Bu annem için oldukça zordu. Annem de fizik

olarak derya ya çok benziyordu 1.68 boyunda buğday tenli ve kumraldı.

Vücudu oldukça düzgündü bacakları ince bileğinden başlayıp geniş

kalçalarına kadar uzanırken sütün gibi ve dolgundu. kalçaları geniş göğüsleri

büyüktü. Kumral uzun saçları omuzlarına dökülürdü. Bu yaştaki genç ve

güzel bir kadının hayatında oğlundan başka hiç kimse yoktu. Sadece bazı

geceler şirketteki bayan arkadaşları ile dışarı çıkar ya da sergilerin

resepsiyonlarına katılırdı onun dışında sosyal hayatı da yoktu.

Hayatında aşk tutku ve şehvet olmayan iki insan, ana-oğul birbirimize destek

oluyorduk. Çok önemli bir serginin arifesindeydik. Sergilenecek tablolar

çok değerliydi. Güvenliğin üst düzeyde olması gerekiyordu. Elimizdeki

personel bu ihtiyacı karşılayamayacağı için personel alımı yapmak

zorundaydık. Bu da benim görevimdi. İşe başvuranların dosyalarını

inceliyordum. Bu uzun bir işti. Akşam evde annem ile bakıyorduk işe başvuranların

dosyalarına. Dosyalardan birine baktığımda aklımda şimşekler çakmaya

başladı dosya recebe aitti aradan 5 sene geçmişti ve gene karşımdaydı.

Dosyadaki resminde yüzündeki o hınzır gülümseme ve sert ifade vardı.

Resim hemen annemin ilgisini çekti. Cv sini okumaya başladık. Güneydoğuda

komando olarak askerliğini yaptığı yazıyordu. Serginin halka ilişkiler

müdireliğini annem yapacağı için onunda görüşlerine ihtiyacım vardı.

Annem geçmişinin bu iş için yeterli olacağını düşündü. Geçmişinin mi

yoksa resminin mi annemi etkilediği konusunda kuşkularım vardı. Bir şey

söylemedim. Ertesi gün recebi ofise çağırdım. Acaba beni hatırlayacak mı

diye düşünüyordum. İçeri girdi her zamanki kural casino siteleri tanımaz ve saygısız

hareketler ile beni tanımamıştı. Zaten neden tanısın ki derya bana aşk

acısı ona ise zevk vermişti. Belki çoktan deryayı bile unutmuştu.

Kimbilir onun gibi kaç kadın kız geçmişti altından. Şartlarda anlaştık. Onu

işe aldım. Bunu neden yaptığımı bilmiyordum. Bana çektirdiği onca acıdan

sonra. Belki başıma geleceklerden zevk alacağımı o zaman tahmin

etmiştim. Annemin müdiresi olduğu sergi salonunda göreve başladı. Sergi

açılmış her şey ve özellikle de güvenlik eksiksiz bir şekilde devam ediyordu.

Mutlu ve gururluydum. Bu sergi annemim hayatını değiştirmeye

başlamıştı. Annem işe giderken her zamanki gibi döpiyes giyerdi. Diz boyunda

etek, büstiyer ya da gömlek ve üstüne ceket, topuklu ayakkabı ve külotlu

çorap. Giydiği külotlu çorapların rengi genelde vizon, siyah, füme ve

kahve rengi olurdu. Pek fazla ten rengi giymezdi. Ama son birkaç gündür

giydiği eteklerin boyu kısalmaya giydiği külotlu çoraplarının rengi de

ten rengi olmaya başlamıştı. Oldukçada neşeliydi. Şarkılar mırıldanıyor

espriler yapıyordu. Sanki hayatındaki bir boşluk dolmuştu. Hem de önemli

bir boşluk. Nedenini tahmin edemiyordum. Zaten onun mutlu olması da

beni mutlu ettiğinden sormuyordum da. O akşam saat 8 i geçmesine rağmen

hala eve gelmemişti. Merak ediyordum ki telefon çaldı. Annem cepten

arıyordu arkadan müzik sesi ve kahkahalar geliyordu. Şirketteki bayan

arkadaşları ile dışarı çıktığını ve bu gece geç geleceğini söylüyordu. onun

adına sevinmiştim. Gezmesi eğlenmesi mutlu olması beni de mutlu

ediyordu. Ama aklıma soru işaretleri takıldı. Her zaman gittiği yerlerde böyle

yüksek sesli müzikler olmazdı. Annemin her zaman dışarı birlikte

çıktığı arkadaşlarını aradım. Hepside evindeydi. Annem kimle dışarı çıkmıştı

ve bana neden yalan söylemişti. Aklıma gelen isim belliydi recep. Onu

beklerken kanepe de uyuyakalmışım. Saat 3.30 gibi bir arabanın sert fren

sesi ile uyandım. Annemin topuklu ayakkabısının topuğunun merdivenlere

vururken çıkardığı sesleri duyunca onun geldiğini anladım. Kapıyı açıp

da beni karşısında görünce şaşırdı “sen daha uyumadın mı canım” diye

sordu “yo hayır şimdi yatmaya gidiyorum” dedim. Annemin yüzünde bir

mutluluk ifadesi vardı. Külotlu çorabı baldırlarından başlayarak kaçmıştı.

Eteğinin başladığı yere kadar devam ediyordu. Büyük bir ihtimalle

kaçık, eteğinin içinden de devam ediyordu. Şarkılar mırıldanarak odasına

gitti. Ertesi sabah içimdeki kuşkular ile uyandım. Bu öğleden sonra sergi

salonuna gitmeye karar verdim. Sadece müdürlerin girebildiği odadan

sergi salonuna bakınıyordum. Sergi tüm muhteşemliği ile devam ediyordu

bugün önemli konuklarda vardı salonda. Halkla ilişkiler müdiresi olarak

annem sergideki misafirler ile ilgileniyor. Recep ise security olarak

güvenliği sağlıyordu. Akşam üstüne doğru serginin kapanma saati

yaklaştıkça konuklar azalmaya başladı. Annem ile recep arasındaki bakışmaların ve

karşılıklı tebessümlerin arttığını fark ettim. Recep anneme doğru

yürüdü onun iri cüssesinin dev gölgesi annemin üzerine düştüğünde konuşmaya

başladılar. Recep ona bir şeyler anlatıyor annemde gülümsüyordu. İkisi

ayakta konuşurken recebin iri elinin annemin ince belini sardığını

gördüm. Eli annemin belindeydi. Elini daha da aşağıya kaydırdı. Ve annemin

eteğinin üzerinden onun yuvarlak ve geniş kalçalarını iki kere

parmaklarını sıkıp açarak avuçladı. Annem ise ona sadece gülümsedi. Recep

anneme doğru eğilerek kulağına bir şey fısıldadı. Annem de olur anlamında

başını salladı. Recep depoya doğru yürüdü 5 dakika sonrada onun

arkasından annem depoya indi. Artık aklımda kuşku kalmamıştı emindim. Hızla ve

içimdeki garip duygular ile eve döndüm saat 9 gibi annem de eve geldi

odasına geçip soyundu ve banyoya girdi. Çamaşır sepetindeki kıyafetlerini

karıştırdım. Bugün giydiği ten rengi külotlu çorabı gördüm. Külotlu

çorabın arkası parçalanmıştı. Sanki bir ayı pençesi orayı parçalamış gibi.

Demek ki recep annemi depoda arkadan pompalamıştı. Bütün bu yaşananları

anneme soramazdım ama recebe sorabilirdim. Ertesi gün onu ofise

çağırdım mesai saatinden sonra. Bütün gün ona kafamda soracağım soruları

planlamıştım.

-nasıl yeni işinden memnun musun

-evet memnunum

-mesai arkadaşların ile aran nasıl

-(Pis pis gülerek) oldukça iyi

-sana bir şey söyleyeceğim bizim şirkette çalışanların birbiriyle

duygusal ilişkiye girmesi yasaktır

-Ben de duygusal ilişki filan olmaz sadece pompalarım

-nasıl yani yoksa birimi var

-evet var bundan sana ne

-ben personel sorumlusuyum bilmem lazım çok önemli bir sergi devam

ediyor şu an

-o zaman öğren sergi salonunun halkla ilişkiler müdiresine basıyorum

birkaç haftadır

onun annem olduğunu bilmiyordu demek. Zaten annemde bunu söyleyerek

kariyerini riske etmezdi.

-ama nasıl olur o evli ve çocuklu bir kadın

-Bak koç erkek erkeğe muhabbet edelim. Vermeyen kadın yoktur düzemeyen

erkek vardır. Benim altımdan çok geçti öyle elletmem filan diyen en çok

2 hafta naz yaparlar 3 hafta koynuma girerler

-bunu kimsenin bilmemesi lazım serginin devamlılığı açısından

-benim için hava hoş zaten doyduktan sonra bırakırım o hatunu

-madem erkek erkeğe konuşuyoruz anlatsana biraz şu kadını

-Vayyy ne oldu müdür ayakları, bakıyorum hoşuna gidiyor böyle şeyleri

dinlemek

-Şeyyy evet

-valla koç ben daha ilk günden o karıyı kestim gözüme. Hasta olurum ben

öyle olgun kadınlara. Zaten karılarda bana hasta olur. Eee şeytan tüyü

var ben de tabi. Önce birkaç kez yokladım hatunu baktım onunda niyeti

var bir gece dışarı çıkardım. Benim askerde bir arkadaşım vardı şimdi

bir barda güvenlik şefi. Onun oraya götürdüm hatunu bir güzel elledim

yaladım hatunu ama basmadım o gece. Önce bir ön keşif yaptık anlayacağın.

Biraz ortama girince hemen çözüldü zaten. Sote bir mekanda yumuldum

kaşara öyle ağır başlı hanımefendi ayaklarında ama az numarada yok

zillide. Baktım o gece her yola geliyor bu ertesi gün serginin deposuna attım

hatuna götten vurdum orada.

O anlattıkça içimde garip bir zevk uyanıyordu. Annemden basit bir

kadınmış gibi bahis etmesi hoşuma gidiyordu. Devam etti anlatmaya

-şimdiye kadar da hiç götten yememiş kaltak ilk ben kırdım yani

mührünü.

-Eeee nasıldı peki sadece bir kere mi yaptın

-bir o gün düzdüm depo da 1 saat o kadar sizin bu gerzek şirket

politikaları yüzünden karı işgilleniyor. İstanbul a da yeni geldim hatunu

atacak şöyle kaliteli bir ev de yok anlayacağın

-eğer istiyorsan sana ev bulurum

-Valla iyi olur koç yaparsan bir kıyak

-Bir arkadaşımın evi var şile de küçük ama güzel bir daire

garsoniyerlik yani

-İyi olur valla şöyle doya, doya tadına bakamadım karının daha ya bende

unutmam bu kıyağını

Ne yapıyorum ben kendi ellerimle adama ev ayarlıyorum annemi becersin

diye. Kelimeler sanki iç güdüsel olarak dökülüyordu ağzımdan. O akşam

muhabbetimiz uzun sürdü bir meyhaneye gittik. Derdim onun ağzından laf

almaktı. Ben çaktırmadan lafı esk**en tatil yaptığımız o yere oradaki

insanlara getirdim. Sadece 1 kereliğine oraları gidip görmüşüm gibi

anlatarak. Derdim onun ağzından derya ile ilgili laf almaktı. Sonunda lafı

oraya getirdim. Recepte skorlarını ballandırarak anlatmaya başladı. ilk

kez deryanın bekaretini korulukta nasıl aldığını. Askerden izine geldiği

zamanlar onu nasıl becerdiğini, derya ya ten rengi külotlu çorap

giydirmeye nasıl alıştırdığını, el değmemiş bir kızken onu nasıl her yola

gelen bir kaşar haline getirdiğini ayrıntıları ile anlattı. Bu sefer onu

dinlerken acı çekmiyor zevk alıyordum ve bu yaptıklarını anneme de

yapacağını düşününce hissettiğim zevk bir kez daha artıyordu.

Recep e şile deki evi ayarladım. Ama bir süprizim vardı. Evin içine

kimsenin göremeyeceği güvenlik kameraları yerleştirdim. Orada

yaşanacakları bende kendi evimden internet vasıtası ile seyredecektim. Cumartesi

öğleden sonra annem beni cepten aradı bu gece eve gelemeyeceğini sergide

işlerin yoğun olduğunu söyledi. Ben de “tamam anneciğim kolay gelsin”

diyerek telefonu kapadım. 1 saat sonra bilgisayarı açıp şiledeki evin

kameralarının kayıt ettiği görüntüleri seyretmeye başladım. Önce kapı

açıldı annem ile recep kol kola salona girdiler annemin üzerinde gri bir

döpiyes vardı. Eteği oldukça miniydi pileliydi. Üzerinde beyaz bir

büstiyer vardı omuzdan askılı göğüsleri büstiyerden taşacak gibiydi.

Büstiyerin üzerinde gri bir ceket vardı. Ceket de dardı göğüs hatlarını

tamamen belli ediyordu. Parlak ten rengi külotlu çorabını giymişti. Uzun

topuklu sivri burunlu bilekten bağlı ayakkabılarını da. Yıllar önce derya

yı da buna benzer kıyafetler ile gördüğümde recep onu tokmaklıyordu

şimdi de annemi. Kol kola salona girdiler. Salonun ortasına geldiklerinde

recep annemi kollarına alıp yumulmaya başladı. Dudaklarına asılıyordu.

Ellerini ahtapot gibi onun bedenine doluyordu. Anneme olan açlığı

belliydi annemin de recep e olan açlığı. Uzunca bir süre ayakta öpüştüler

dudaklarının birbirlerine değerken çıkardığı sesler annemin inleme

sesleri ve recep in “ohhh yavrum harikasın” “taş gibisin bebeğim” demeleri

bilgisayarın hopörlerinden kulağıma geliyordu. Ayakta öpüşürken

birbirlerini soyuyorlardı. Recep hemen çırılçıplak kalmıştı kaslı gövdesi ve

şaha kalkmış dev yılanı ile, annemin ise sadece ceketini çıkarmıştı. Onu

elbiseleri üzerinde becermek istiyordu tıpkı yıllar önce derya ya

yaptığı gibi. Recep in yılanı gerçekten çok büyüktü. Neredeyse annemin

karnına kadar geliyordu. Derya ile annemin boyları aynı oldukları için bunu

içlerine nasıl aldıklarını gerçekten çok merak ediyordum. Zaten merakım

çok uzun sürmeyecekti. Recep iri ellerine aldığı yılanını annemin

eteğinin içine soktu ve annemin külotlu çorabı ile kaplanmış naylonsu

yumuşak kasıklarının ve baldırlarının arasına sıkıştırıp kasıklarını ileri

geri hareket ettirerek sürtünmeye başladı. Ellerini annemin arkasına

sarıp eteğini avuçlayarak beline kadar topladı. Annemin geniş kalçaları,

külotlu çorabının ve tangasının içinden görünüyordu. Tangasının ipi ikiz

tepelerin arasındaki mutluluk vadisini kapatıyordu. Recebin dudakları

annemin dudaklarından ayrılıp daha aşağıya doğru kaymaya başladı.

Yalayarak. Annemin boynunu emiyordu. İki dudağının arasına alarak. Dudakları

boşta kalan annemin ağzından mutluluk iniltileri duyuluyordu. Pembe

ojeli ellerinden birini recebin saçlarının üzerine koymuş onun saçlarını

karıştırarak başını boynuna bastırıyordu. Öbür eli ile de recebin kaslı

gövdesini okşuyordu. Recebin elleri de boş durmuyordu annemin külotlu

çoraplı arkasının yanaklarını ve baldırlarını avuçluyor öbür elide

büstiyerinin üzerinden annemin iri göğüslerini yoğuruyordu. Dudakları

annemin boynundan aşağıya inerek çıplak omuzlarına gelmişti. Büstiyerinin ve

sutyenin askılarını dişliyordu. Dişleyerek önce büstiyerinin askılarını

kopardı iki askısı da kopan büstiyer annemin bedeninden süzülerek

ayaklarının dibine düşüverdi. Annemin üst tarafında sadece krem rengi

dantelli canlı casino desenleri olan şeffaf sutyeni kalmıştı. Sutyeni o kadar şeffaf dı ki

göğüsleri dantel desenlerinin altından belli belirsiz görünüyordu.

Recep annemin bu iç çıldırtıcı sutyenini görünce iyice aşka gelip” bebeğim

muhteşemsin” diyerek iki eliyle annemin sutyeninin üzerinden

göğüslerini yoğurmaya başladı o kadar sert yoğuruyordu ki annemin bir göğsü

sutyeninden dışarı çıktı. Annemin çıplak göğsünü recep hemen dudaklarının

arasına alıp yalamaya başladı sanki yiyordu. Annem recebin başını minik

elleri ile göğsüne bastırırken öbür eliyle de kaslı kollarını okşuyordu.

Annem receb in kollarında inliyordu. Receb annemin bir göğsünü ağzına

alıp emmeye devam ederken elleri ile annemin belinden başlayarak,

kalçalarını okşayarak, külotlu çorabını baldırlarına kadar sıyırdı. Annemin

tangasını sert bir şekilde parçalayarak mabedinden söküp aldı. Bu

sertlik annemi ayyy diye inletti. Sonra tekrar kalçalarını okşayarak çorabı

anneme geri giydirdi. Recep iri ellerinin arasındaki annemin minicik

tangasını yüzüne götürdü ve koklamaya başladı kaslı gövdesine sürterek

yılanına taktı annemin tangasını. Recep annemi omuzlarından bastırarak

önünde diz çöktürdü. Annemin yüzünün önünde recebin dev yılanı, yılana da

asılı duran minik tangası vardı. Recep anneme “hadi bebeğim göster

kocana marifetlerini” diyerek ondan yılanını ağzına almasını emretti. Annem

yılanın başına önce küçük bir öpücük kondurdu. Annemin pembe rujunun

izi yılanın başına çıktığında recep derin bir “ohhhh” çekti. Annem daha

sonra yılanın gövdesinde minik dilini gezdirmeye başladı. Yukarıdan

aşağıya doğru minik elleri ile yılanın gövdesini okşuyordu. Recep hayvani

sesler çıkarmaya başladı. Önünde diz çöküp ona sakso çeken annemin

başını iki elinin arasına aldı. Annemin çıplak omuzlarına dökülen saçlarını

bir eli ile toplayarak topuz yaptı. Ve yılanını yavaşça annemin

ağzından içeri sokmaya başladı. Yılanın başını annemin pembe rujlu dudakları

kavrıyordu. Yılanın başı ve gövdesinin bir kısmı annemin ağzının içinde

kayboldu. Recep azgın bir boğa gibi hırıltılar çıkartarak “ohhh yavrum

devam et daha önce hiç kimse böyle sakso çekmedi” diyerek kasıklarını

ileri geri hareket ettirerek annemin ağzına vermeye devam etti. Annemin

büzüşen pembe rujlu dudaklarının arasından yılan girip çıkmaya devam

ederken. Annemin yanakları çukurlaştı. Onu vakumluyordu. Gözlerini yukarı

doğru dikip önünde diz çöküp yılanını ağzına aldığı recebe bakıyordu.

Recepde başını aşağıya eğip önündeki anneme “ devam et bebeğim ohhh”

diye inliyordu. Recep annemin omuzlarına doğru eğilerek sutyenin

askılarını omzundan indirdi. ve sırtından kopçasını çözdü. Annemin sutyeni

göğüslerinden aşağıya süzülerek yere düştü artık annemin göğüsleri

çıplaktı. Recep ellerinin arasında topuz yaptığı annemin saçlarını çekerek onu

ayağa kaldırdı. Recep önünde yarı çıplak bir halde duran anneme sarılıp

“yavrum harikasın böyle sakso çekmeyi nereden öğrendin uçurdun beni

kocan seni yalnız bırakmakla büyük salaklık etmiş” diyerek dudaklarına

öpücük kondurdu. Annem onu dinlerken eline aldığı recep in dev yılanını

sıvazlıyordu. “daha önce hiç bu kadar büyüğünü görmemiştim” recep de

“daha sana neler yapacağım göreceksin bebek” diyerek annemin gucci marka

el çantasını eline aldı. Çantanın içinden paketi açılmamış ten rengi bir

külotlu çorap çıktı. Recep peketi hemen parçalayarak açtı. “senin gibi

yavruların en çok bu özelliğini severim o minik çantalarınızda her

zaman çok şey saklarsınız” “ o çorab paketinin orada olacağını nereden

biliyordun” “seni külotlu çorabını parçalayarak düzeceğimi biliyordun

yavrum yanında getireceğinden emindim” “hayatımda hiç senin kadar deli

hınzır bir çocuk görmedim kadınların isteklerini nasılda biliyorsun” “gel

yavrum yılanımla sana daha neler öğreteceğim” diyerek annemin minik elini

iri elinin arasına alıp annemi kanepeye oturttu. Kendi de yanına. Demin

paketini açtığı külotlu çorabı annemin eline verdi. Annem recep in

isteklerini çok iyi biliyordu ve bu isteklerini yerine getirmeyi de. Elini

çorabın içine sokarak çorabı genişletti. ve genişleyen çorabın ayak

kısmını recebin yılanına giydirdi külotlu çorabın bir bacağı receb in

haşmetli yılanında bir prezarvatif gibi duruyordu. Annem minik manikürlü ve

ojeli elleriyle külotlu çorap giydirdiği recep in yılanını okşuyordu.

Recep de yanına oturttuğu annemin omuzlarına kollarını atarak onu

kendine doğru çekmiş annemin dudaklarına yumulup öpüyordu. Bir eli ile

annemin külotlu çoraplı bacaklarını baldırlarını ve kalçalarını okşuyor öbür

eliylede çırılçıplak kalmış göğüslerini yoğuruyordu. Recep in annemi

düzmek için acelesi yoktu. Ne de olsa annem artık onun oyuncağıydı.

Kanepede yiyişirlerken sohbet te ediyorlardı öpüşmelerinden ve

inlemelerinden fırsat kalınca.

-ımhhh recep yavaş ol morartıcaksın her yerimi. Senin gibi deli bir

çocuk hiç görmedim daha önce neler yaptırıyorsun bana böyle

-ohhhhhhh yavrum taş gibisin yaaaa bundan sonra aboneyim sana kocan

artık benim. Geçen gün depoda hoşuna gitti değilmi arkanın kocası olmam

-ayyyyyyy terbiyesiz şey ya ımmhhh sende şeytan tüyü var biliyormusun

kadınlara istediği yaptırıyorsun.

-offfffffff bebek muckkkkkk bende şeytan tüyü olmasa şimdi kollarımda

olmazdın. Uyuz kocanın yaşatamayacaklarını yaşatacağım sana

-ımmhhhhhh deli çocuk kimbilir altından kaç kadın geçti şimdiye kadar

-ohhhhhhhhhh yavrum senin gibisi geçmedi harika muamele çekiyorsun okşa

yılanımı sev onu artık senin kocan o.

Recep iltifatlar yağdırarak annemin dudaklarına yumuldu ve onu öperek

kanepeye sırt üstü yatırdı. Bacaklarını dizlerinden kırarak annemin iki

yanına koydu.Belini altında yatan anneme doğru eğdi. Annemin külotlu

çorabının sarılı olduğu yılanını annemin iki göğüsünün arasına

yerleştirdi. “ hadi bebeğim o güzel göğüslerinin arasına sıkıştır yılanımı” annem

onun emrini yerine getirerek göğüslerini elleri ile yandan bastırarak

recep in yılanını göğüslerinin arasında sıkıştırdı. Recep de kasıklarını

ileri geri hareket ettirerek yılanını annemin dolgun ve yumuşak

göğüslerinin arasında gezdiriyor ve inliyordu. O kasıklarını ileri doğru

hareket ettirdikçe uzun yılanın başı annemin göğüslerinden çıkıp çenesine

değiyordu. Her seferinde çenesine vuruyordu. Recep bir eli ile annemin

yanaklarını sıkarak ağzını açtı ve annemin dudaklarının arasından

göğüslerinden çıkan yılanın başını ağzına verdi. Hem annemin göğüslerini

beceriyor hem de ağzına veriyordu. Bir elini tekrar annemin saçlarını

toplayarak topuz yapmak için kullanırken öbür elini de altında yatan annemin

eteğinin içine sokarak külotlu çoraplı kalçalarını okşuyordu. hayvan

gibi inliyordu daha da sertleşip zorbalaşıyor anneme fahişe muamelesi

yapıyordu yıllar önce derya ya yaptığı gibi. Yüzündeki ifade

sertleşiyordu. “ahhhhhhh harikasın ohhhhh kocan sana bunları yapmadı mı daha önce he

ohhhhhh” kasıklarının hareketi hızlanmıştı. Ve son bir kaç sert

hareketin ardından durdu. Yılanının başını annemin ağzından, gövdesini de

göğüslerinin arasından çekti. Yılana sarılı olan külotlu çorabın ucunda

annemin pembe rujunun izi çıkmıştı. Ve recep in durmadan akan tohumları

ile külotlu çorap ıslanıyordu. Külotlu çorabın naylonsu ve ipeksi dokusu

çağlayan gibi akan tohumları artık ememiyordu. Çoraptan süzülen bir kaç

damla annemin eteğine düştü. Annem ise üzerindeki hoyrat erkeğin

boşalmasını seyrediyordu hızlı hızlı nefes alarak. Neredeyse 1 saattir

ağzında olan yılan onu epeyce yormuştu. Ama recep in yorulmaya niyeti yoktu.

Yılanına sarılı olan ve tohumları ile ıslanmış olan külotlu çorabı

yılanından çıkardı avuçlarının arasına aldı anneme “ağzını aç bebek

çocuklarımın tadına bak” diyerek emretti. Annem ağzını açtığında avcunun

içindeki külotlu çorabı onun ağzına dayadı. Ve sıkmaya başladı. Naylonsu ve

ipeksi dokunun emdiği, recep in tohumları annemin ağzına doğru akmaya

başladı. Annem recep in çocuklarını içiyordu. Recep avucundaki külotlu

çorabı öyle sert sıkıyorduki hemen hemen tüm kutsal tohumlarını anneme

içirdi. Boşalan recep annemin yanına uzandı. annem de başını onun geniş

omuzlarına dayadı. Recep kollarını anneme dolayarak onu iyice koynuna

soktu. Azgın boğanın biraz dinlenmesi gerekiyordu. Dev yılanı sönmüştü

ama ölü hali bile devasaydı. Annem ölü yılanı minik elleri ile

seviyordu bu haliyle daha zararsızdı. 1.90 lık recep in dev cüssesine uzanan

annemin narin bedeni ufak kalıyordu. Ve bu narin bedende hiç durmayan

recep in elleri gene dolanıyordu. Külotlu çoraplı bacaklarında ve

göğüslerinde. Annemin bedeninde okşanmadık yer bırakmıyordu annemin dağılan

kumral saçları recep in kaslı gövdesini kaplamıştı. Annem onun kaslı

gövdelerini okşarken uzun ve büyük yara üzerinde gezinmeye başladı manükürlü

ve ojeli parmakları.

-bu ne izi (parmağı ile gösterek)

-askerdeyken oldu

-vuruldun mu

-evet

-senin için zor olmalı

-öyleydi ama hepsi vatan için o iz benim madalyam

-ımhhh kahraman ve maço erkek (recep e doğru bakarken gözlerinde

hayranlık tutku ve şehvet dolu bir ışıltı vardı)

-sünepe kocan tv başında uyuklarken senin gibi güzel kadınlar geceleri

rahat uyusun diye savaştım

-bunu biliyorum ve sana olan minnettarlığı ödemek istiyorum sert çocuk

-ödüyorsun yavrum zaten şimdi zevk vererek

-çok zor bir hayatın geçmiş olmalı hiç sığınacak sakin bir liman

aramadın mı

-benim gibi erkekler için nerede akşam orada sabah bebek

-daha önce hiç senin kadar deli birini tanımamıştım kovboy gibisin

biliyormusun bizim gibi kadınlar hep senin gibi erkeklerin karşımıza

çıkmasını bekleriz.

annemin elindeki recep in yılanı yeniden yavaşca canlanmaya başlıyordu.

-bilmezmiyim fıstık senin gibi kaç tanesi geçti altımdan

recep in yılanı yeniden dirilmişti. annemin bedeninde dolanan elleri

onu daha da hoyratça yoğuruyordu. Annemi altına yatırdı kendide üstüne

çıktı. Annemi uzunca bir süre öpüp yalayıp inlettikten sonra üstünden

kalktı. Annemin boylu boyunca uzandığı kanepenin ayak ucuna gitti. Annemin

bir bacağını ellerinin arasına aldı ve annemin sivri uçlu, bilekten

bağlı, uzun topuklu ayakkabasını yalamaya başladı dudakları annemin ayak

bileklerine oradan da baldırlarına kadar ilerledi. Dili ile annemin

külotlu çoraplı bacaklarını yalıyordu. Külotlu çorabın ufak bir parçasını

dişlerinin arasına alıyor naylonsu ve ipeksi dokuyu annemin teninden

ayırıyor sonra gene tekrar bırakıyordu. Yüzünü annemin naylonsu

bacaklarında kasıklarında baldırlarında ve kalçalarında gezdirdi. Öpüyor

yalıyordu. Yarım saat boyunca annemin bacaklarının her yerini yaladı. ama bir

türlü doymuyordu annemin külotlu çoraplı bacaklarına “Ohhh bebeğim

harika bacakların var sutun gibi, külotlu çorapda çok yakışıyor sana”

“Immhhh erkeğim recep im tüm bedenim senin. Feda olsun senin gibi yiğit bir

erkeğe istediğin gibi kullan beni” “bu güzel bacakların için seni

seçtim fıstık bu güzel külotlu çoraplı bacakların yılanımı delirtiyor”

gerçektende kaçak casino annemin müdiresi olduğu galeride bir çok güzel kadın olmasına

rağmen. Recep in bir tek annemle ilgilenmesini neden buydu demekki. Tıpkı

yıllar önce derya ile ilgilenmesinin nedeni gibi. Annemin de deryanın

da bacaklarının sutun gibi olması. Recep iyice sertleşen yılanını

annemin kaygan ve naylonsu, külotlu çorapla kaplanmış bacaklarında sürtmeye

başladı. Herhalde şimdiye kadar recep in yılanının değmediği yer

kalmamıştı annemin bedeninde. Bir kadına tamamen sahip olmayı ve hükmetmeyi

çok iyi biliyordu. İri bedeni ile annemin üstüne yattı artık mabedine

girmenin zamanı gelmişti. Recepin iri gövdevisin altında annemin bedeni

görünmüyordu bile. Sadece recep in omuzlarının altından uzun saçlarını ve

recep in kalın belinin iki yanından sarkan bacaklarını görebiliyordum.

Annem bacaklarını onu beline dolamıştı. Bir yırtılma sesi geldi bir

anda. Recep annemin külotlu çorabının mabedine denk gelecek kısmını

parçalamıştı. Eteğini beline topladı. Ve iri gövdesi ile annemin üzerine

abanmaya başladı. Kasıkları her seferinde daha da hızlanıyordu.annem

inliyordu.“ohhhhhhhh ahhyyyyyy çok büyük yavaş lütfen ohhhhhh” diye. Yıllar

önce benim elimi sürmeye kıyamadığım deryanın, bekaretini alan o yılan

şimdi annemin içinde gidip geliyordu. Annemin iniltilerini yakarışlarını

duyuyordum. Recep içine her vurduğunda, onun beline sardığı bacakları

sallanıyordu. Annemin manikürlü ellerini görüyordum recep in sırtında

üzerindeki boğanın sırtını sıvazlıyordu. Üzerindeki boğa ise altındaki

narin bedenin üstüne hoyratça abanıyordu. Annemin zevk iniltileri odayı

inlitiyordu. Yılanı ile annemi inleten recep annemin zevk iniltileri ile

daha da aşka geliyor. Erkeklik ve maçoluk egosunu annemi inleterek

tatmin ediyordu. “ne oldu bebek daha önce hiç kimse düzmedi mi seni böyle

ohhhhhhhh” “ayhyhyyyyyy recep devam et lütfen hep içimde kal ayyyyyyyy”

zaten recebin annemin içinden çıkmaya niyeti yoktu. vurmaya devam

ediyordu. Hoyratça pompalıyordu annemi. İri bedeninin altında eziyordu.

Annemin üzerinden kalktı recep. ama yılanı hala annemin içinde onu

inletmeye devam ediyordu. Annemin bacaklarını havaya dikip omzuna aldı. Anneme

bacak omuza yapıyordu. Zaten annemin üzerinde istediği her pozisyonu

uygulamaya niyetli olduğu belliydi. Annem de zaten onun her isteğini

seve, seve kabul ediyordu. Annemin bacaklarını omuzlarına alıp

pompalarken, yüzünü annemin külotlu çoraplı bacaklarına sürüyordu. Elleri ile de

annemin yuvarlak göğüslerini avuçluyordu. O kadar sert sıkıyorduki

avuçlarını annemin büyük göğüsleri onun parmak aralarından taşıyordu. Artık

recep annemin üzerinden kalktığı için annemin yüzünüde görebiliyordum.

Gözleri yarı kısıktı, dudakları aralık, inliyordu şu an bulutların

üzerinde uçtuğu her halinden belli oluyordu. Ve onu uçuran recep de tüm

hoyratlığı ile annemi pompalamaya devam ediyordu. Yıllar önce deryayıda

böyle düzmüştü şu an annemi becerdiği gibi. Recep yılanını da annemin

namusundan çıkararak kanepden kalktı. içinde onu pompalayan sert yılanın

mabedinden çıkması ile annem recep e “ ne oldu aşkım” diye sordu recep

“ korkma bebek daha tadına doyamadın değil mi merak etme daha sabaha

kadar düzeceğim seni” diye cevap vererek kanepeye oturdu. Annemi elinden

tutrarak kanepeden kaldırdı ve kucağına oturttu. Recep annemi iri

gövdesinde kucağına oturtur oturtmaz hemen alttan pompalamaya ve annemi

inletmeye başlattı. Bu sefer annemin külotlu çoraplı bacaklarını ve

kalçalarını daha rahat okşuyordu. dudakları annemin göğüslerinin üzerindeydi.

Yalıyordu. Annem” ohhhhh aşkım mahvettin beni devam et ayyyy” diye

inlemeye devam ediyordu. Recep gerçekten çok güçlü bir erkekti 1 saat

evvel tüm tohumlarını anneme içirmiş olmasına rağmen hala dimdik yılanı ile

uzun süredir annemi pompalamaya devam ediyordu. Artık mönitör başında

annemi düzerken seyretmekten ben helak olmuştum. Kendime bir kahve yapıp

geri geldiğimde gene pozisyon değiştirmişti recep. Bu sefer annemi

kanepenin üzerinde domaltmıştı. Kendiside arkasına geçmişti. Annemin

eteğini beline topladı külotlu çorabının annemin arka mabedine denk gelecek

kısmını parçaladı. Yılanını annemin geniş ve yuvarlak kalçalarına

sürtüyordu. Annem ise başını arkaya doğru çevirmiş önünde domaldığı recep in

yılanını kendisi için nasıl hazırladığını seyrediyordu yüzündeki sokak

kadınlarında olan şehvet dolu ifade ile. Recep yılanını annemin delik

deşik ettiği külotlu çorabının kapladığı baldırlarında ve kalçalarında

gezdirirken anneme “ hazırmısın bebeğim kocanı arka kapından içeri

almaya” diye soruyordu. Annem ise başını çevirerek uzun kumral saçlarını

havada savurduktan sonra “her zaman aşkım arka mabedimin kapısının

anahtarı sende artık” diyerek onu cevapladı. Recep annemin küçük el

çantasından onun el kremini çıkardı ve dev yılanını kremledi. Kremlenen yılan

parıldıyordu. Zırhını giymiş bir şövalye gibi. Ve şövalye birazdan kale

duvarlarını delecekti. Yılanını önce annemin arka yanaklarının

ortasındaki vadiye dayayıp sürtmeye başladı. Vadinin içindeki mutluluk mabedine

giren kapıyı kırmadan önce annemi yılanına alıştırmak istiyordu. Annem

de arkasında gezinen bu yılanın sertliği ve sıcaklığını hissederek

inceden inceye inliyordu. Daha bir kaç gün öncede annemi arkadan

pompalamıştı. Ama mabedin kapısı böyle bir ziyateçi için hala dardı. Hayatında

ikinci kez mabedin kapıları açılacak ve içine misafir kabul edecekti.

Recep daha önce yılanına sardığı annemin öbür külotlu çorabını yerden

aldı. Ellerinin arasında onu küçük bir top haline getirdi. Ve annemin

ağzının içine tıktı. Bunu neden yaptığını birazdan anlayacaktım. Çünkü recep

dev yılanını annemin gizli vadisinden içeri büyük bir hızla sokup

mutluluk mabedinin kapısına abanmaya başlayınca annem acı içinde haykırmaya

çalışıyordu. ama sadece çalışıyordu. Çünkü ağzına tıkılmış olan külotlu

çorap onun bağırmasını engelliyordu. Yüzü kıpkırımzı olmuştu. Recep her

seferinde daha hızlı pompalıyordu. Yılanı milim milim annemin içine

giriyordu. Her vuruşunda annemin yanaklarını tokatlıyordu. Kasıkları

annemin yuvarlak ve geniş kalçalarına çarpıyordu. Yılanını her sokup

çıkarışında annemin göğüsleri sallanıyordu. Dev yılanının neredeyse tamamını

annemin içine sokmuştu. Annemin ağzına tıkadığı külotlu çorabı çıkardı.

Ve dudaklarına yumulmaya başladı. Dört ayak üstüne domalttığı annemin

üstüne o da dört ayak üstüne çıkmıştı. Annemin saçlarını çekiyor

memelerini yoğuruyordu. İkiside zevk içinde inliyor haykırıyordu. Recep in

bedeni gittikçe kasılmaya ve vuruşları hızlanmaya başladı. Son bir kaç

sert ve hızlı vuruşun ardından annemin üstünden kalkıp içinden çıktı.

Kanepenin ayak ucundan kalkıp baş ucuna doğru yürüdü. Mos mor olmuş ve

damarları patlayacak hale gelmiş yılanını önündeki annemin ağzına verdi.

Annemin pembe rujlu dudaklarının yanından recep in tohumları akıyordu.

Yılanını annemin ağzından çekti. Eline aldı. bir kaç kez sıvazlıyarak

tohumlarını annemin yüzüne attırmaya başladı. Recep in tohumları yüzüne

fışkırırken, annem gözlerini kırpıştıryordu. Recep hala yılanının zehrini

boşaltamamıştı. Hala dimdik olan yılanını annemin yüzünde gezdirmeye

başladı. Yanaklarında, burnunda, boynunda, gözlerinde. Tüm zehrini

annemin üstüne akıttıktan sonra yılanı sönmeye başladı. Annemin yüzü onu

tohumları ile kaplanmıştı. Boşalan recep kendini karşı kanepeye atıp bir

sigara yakmaya başladı annem ise bulunduğu kanepeye yığılıp kaldı. Recep

in tekrar dirilip annemi becermeye başlaması fazla zaman almayacaktı.

Ama onu bu sefer salonda değil yatak odasında düzmek istiyordu annemi

elinden tutup yatak odasına götürüyordu. Ne yazık ki yatak odasındaki

güvenlik kameralarında sorun vardı orada annemi kaç kere becerdiğini neler

yaptığını göremedim. O gece annem ve çok geç saatte geldi. Yorgundu. Ne

de olsa üzerinden defalarca bir aygır geçmişti. Hemen duş alıp yatıp

uyudu. Ertesi sabah onu ilk kez bu kadar multu görmüştüm. Babamın

yıllardır doyuramadığı içindeki aç kadını recep doyurmuştu. Onun neşeli ve

mutlu olması beni de mutlu ediyordu. bütün pazarı aşk şarkıları

mırıldanarak geçirdi. Pazartesi akşam üstü recep beni cepten aradı evin

anahtarını vermek için beni bir birahaneye davet etti. Kendi gibi maço

arkadaşları ile dolu bir birahaneydi. İçeri girdim masada 3 kişiydiler.

Selamlaştık. Recep bana “eyvallah koç, al emanetini bu kıyağını hiç

unutayacağım” dedi. Arkadaşları hemen araya girdi “ne emaneti usta o” “hafta

sonu elime bir hatun düştüde onu çitiledim biraz, arkadaş sağolsun ev

ayarladı bana” hemen abhaza muhabbetine başlamışlardı. Bana da bir bira

söyleyip sohbete dahil ettiler

-vay be usta valla helal olsun daha istanbul a geleli bir ay olmadı

hemen hatun buldun kendine

-eeeee ne sandınız oğlum. Abiniz buldu mu manitayı götürür hemen

-nasıldı abi hatun anlatsana biraz

-oğlum karıyı görseniz bir afet her yol var kaşarda götten veriyor

sakso çekiyor. Manyak muamelasi var

-öffffff be abi ne ballısın hep de sana rastlar böyleleri

-ne balı oğlum karıya iki ayar çektim yarrak manyağı yaptım işi

bileceksin. Uzaktan baksan evli barklı çocuklu kadın ancak için gider. Biraz

ayarı çektin mi cup hemen koynunda

-kim abi bu karı

-var ya oğlum benim çalıştığım sergi yerindeki entel karılardan bilmem

ne müdiresi

-üffffff abi o mu. Manyak bir şey o ya 10 posta vurulur o karıya bee

-ne sandınız oğlum abiniz. malın iyisini götürür

Recep cebinden telefonunu çıkarıp annemin ona saf ve arzulu duyguları

ile yazdığı mesajları gösterince üçüde annemin mesajları ile dalga

geçmeye başladı.

-abi sen bu karıyı fena yapmışsın be şu hale bak tutuşuyor hatun

-abi senin yıllar evvel çaktığın bir kız vardı adı derya hatırladın mı

-unutulur mu lan o kaymak gibi kızdı koynumda büyüdü o

-bayağı bir zaman bir pompaladın abi sen onu

-3 sene düzdüm oğlum ben onu. el değmemiş kızdı benden önce. 3 sene de

her yola getirdim kızı ne önü kaldı ne arkası

-şimdi o kız izmirde üniversitedeymiş benim arkadaşlar anlatıyorda

manyak bir şey olmuş kız ya tam kaşar senin anlayacağın yani. Acayip

muamele çekiyormuş

-nereden açtın lan şimdi o mevzuyu

-abi senin şimdi tokmakladığın karı o kıza çok benziyorda o yüzden

söyledim.

-doğru söylüyorsun lan tipleri çok benziyor. Hiç fark etmemiştim. Şaka

maka şimdiye kadar en güzel vurduğum hatunlarda o ikisiydi.

Biramı bitirmeden oradan ayrıldım onların sohbetlerini daha fazla

dinlemek istemiyordum hayatım boyunca değer verdiğim ik dişiyi annemi ve ilk

aşkımı düzen adamın onlar hakkında yaptığı belden aşağı yorumlar bana

zevk veriyordu. Belk**e bundan utandığım içindi. Daha fazla duramadım

orada yıllar evvel deryayı şimdi de annemi beceriyordu. Serginin devam

ettiği 1 ay boyunca annemi düzmeye devam etti. Sergi biter bitmez recep

i işten çıkardım. İstanbulu terk edip izmire gittiğini duydum. Belki de

orada deryayı tekrar tavlayıp becerecekti. Bilemiyordum. Ama emin

olduğum tek bir şey vardı eğer bir gün karım olurda her gün parlak ten rengi

külotlu çorap giymeye başlarsa biliyordum ki onu da recep bir şekilde

tavlamış ve düzüyor olacaktı. Tıpkı 5 sene önce deryayı şimdi de annemi

yaptığı gibi.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bölüm 3

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bölüm 3
Tatilimin 4. Gün başlarken günah havuzunda zevk suları içip sarhoş oluyordum…uyandığımda her yerimiz sperm ve am suyu kokusu sarmış yapış yapış olmuştuk.. çişim geldiği için kalkan sikimi Gonca eliyle tutmuştu kaçmasın diye sanırım… öperek uyandırdım;
-hadi bakalım kahvaltı hazırlayında kendimize gelelim sonra denize kaçalım dedim…
Şortumu ayağıma geçirdim…! Önce aylanın kapısından baktım tüm ihtişamı ile 49 yaşında azgın bir kadın tüm sexiliği ile uyuyordu….oda duş almamış sanırım odanın içi parfümle karışık am ve göt kokuyordu…yandaki odadan küçük Velet’in ağlama sesine kapıyı vurarak içeri girdim Özgür götünü dönmüş horluyor Derya’dan iz yoktu … aşşağı indim karşımda beyaz şortu gri badisiyle sütyensiz olduğu için sallanan iri memeleri badisinden taşacak gibi sallanıyordu… görüşte sikine sahip olacak kişi yoktur sanırım… onu süzerken baştan aşşağıya;
-günaydın canım dedi!! Samimi şekilde bende arkasından beline sarılarak boynunu öperek kulağını yalayıp günaydın canım nasılsın rahatladın mı dediğimde
-evet teşekkür ederim dediğinde elimi şortundan içeri yavaşça sokarak kılları çeke çeke bırakıp amını avuçlamaya başladım. Güzel ama evli bir kız olması umrumda değil di. Bir kadın erkeğe ne yapmasını biliyorsa kadındır bu da tam öyle bir kadındı…domaldığında götü hedef tahtası gibi oluyordu kıllı ama mis gibi kokuyor öyle olması beni çıldırtıyordu memelerini sıktığımda süt fışkırıyordu. Özgür’ün uyanması görmesi umrumda bile değildi sonuçta onun ile yada onsuz sikiyordum karısını derya da karşısında ki erkeği hertürlü baştan çıkaracak güzelliğe sahip bir kızdı… şortu zorlayan sikimi serbest bıraktım küçük emrah misali kafası bana bakıyordu gözünden yaş gibi gelen zevk suyumla… aletimi Derya’nın mutfakta kıllı amına sürterken sikiş için birden sırtıma Goncam atladı
-yakaladımmmmm sizi diyerek… beni yatakta göremeyince bulacağı tek yerin bu fahişenin yanı olduğunu düşündüğünü söyledi kahkaha ile canım ben sana kıyamadım uyandırmadım ama su içmeye geldiğimde Derya’yı gördüm çok sexsiydi bak yarrağıma diye amının suyu bulaşmış olan elimi gösterdim…
-kız fahişe neden ilgilenmiyorsun erkeğimle diye itti Derya’yı ve diz çöktürüp sikimle suratını tokatlamaya başladı…yala amına koyduğumun kaşarı yala şunu heh em şunları diye taşşaklarımı ağzına sokmaya çalışıyordu…üçümüzde tır çarpmış gibi mosmorduk..
-ayıp ama yaaa ayıp diye birşey var diyen ayla teyze mutfağa girdiğinde kızı Goncanın memelerini sömürüyor gelini Derya’ya saksı çektiriyordum… masaya oturup sigara yaktı bizi izleyip kafa sallıyordu… sen hazırlan bugün dün siktirmedin götünü bugün patlatacağım seni dediğim de bu kaşarlardan sıramı kalır orospulara baksana diye serzenişte bulunuyordu …
-aylaaa kız ayllaaaa DİYE ses duyunca hemen toparlandık komşusu kapıya gelmiş kız perdeleriniz hala kapalı korktum kız diye içeri daldı bermuda şortu dar beyaz tişörtü ile beni yarı çıplak şortumun önü çadır şeklinde…
-hoş geldin…. ayol dedi gülerek
-hoş bulduk Meryem kaçak iddaa abla derken yanaklarını öptüm ama aletim karnına değiyordu malum dul bekar kaşarlardandı ayla teyzenin kankası Meryem… Gonca elimden tutup çekti
– mahalle mahalle değil laşar fabrikası amk diye beni salona sürükledi….
-ayol ne yaptık beee sanki derken kız bunlar sevgilimi oldu aylaaa… diye sordu …
Meryem abla özgür ile Derya’nın düğününe gelmeden öncede tanırdım ama samimiyetimiz yoktu düğünde ona dansta ben eşlik etmiştim bana verecekti Düğün gecesi çok yaklaşmıştım ama yeni yetme oğlu anladı diye kayamamıştım… içerde kendimize çeki düzen verdik tişört giyip mutfağa geçtik
-ay niye giyindin ki azıcık erkek kokusu sinsin içimize kııız diye kahkaha ile konuşmaya başlamıştı…
-ayla teyze küçük kaşarla bu sahiplendiler birbirlerini bize iş düşmez bundan geceden beri vuruşuyorlar ayol yakında kızdan da torunu alırım kucağıma dediğinde
-kız gonca doğrumu ablaaaam diye boynuna atladı
Gonca uzak durun bak delirtmeyin dedi bana dönerek sende lütfen dediğinde
– ben vereni sikerim biliyorsun dedim Meryem’e bakarak – hem senin oğlan nerde yakalar bizi düğündeki gibi dediğimde o askerde anasının kuzusu , abisi beni yanlız başıma bıraktı buralarda diye söylenirken bacaklarını hafiften açıp kapatıyordu…!
Gözleri dikimde şehvetli sözlerle ortama değişik yön veriyordu…
-kız gonca sadece sana mı çaktı bu kaşar ne oldu dediğinde vay amk siz herşeyi paylaşıyormusunuz böyle dediğimde 3 birden evet deyiverdi… ben kıllı severim canım yoksa şansın az dediğimde e goncada ağdalı onla nasıl yattın dedi şortunu aralayıp kontrol etti masanın altından ve kız senle beraber yaptık ağdayı benimki daha çabuk uzuyor sanırım dedi…
-walla Meryem abla sen barı durya dedi gonca bu orospular zaten bana fırsat vermiyor dediğinde
-kız aylaaa kaşar aylaaa diye omuzuna çimdik attı ayla teyzenin
Raftan bardak almak için kalktığında kıvırtarak hareket etmeye başladı ve komşuda pişer bizede düşer goncaaam nankör olma ablacııım diye iç çekerek oturdu masaya
-Kahvaltıdan sonra sahile gidelim serin serin otururuz kız olmazmı .dediğinde
-heh abla sanada fırsat olur sergilersin her yerini artık dediğinde gonca
– azıcık paylaşımcı ol yavrum dediğinde hah geldi paşam deyip Özgür’e selam verdi
Bizi yanlış anlama ama zevk almasını bilen insanlarız dedi Derya’nın yanında Özgür’ün sikini avuçladı. Paşam ablasını mutlu eder sağolsun dediğinde bana göre ortam yine sikiş kokmaya başlamıştı. Şortumdan çıkmak üzere olan sikimi farkeden Meryem abla bak canavara oda istiyo bak deyip yanımıza geldi madem herkes herşeyi biliyor kaldığınız yerden devam edin bari diyerek şortumu sıyırdı ooooo deyip! kim ne yapıyordu? Devam etsin izleyelim bari dedi… salona geçelim bari dedik gonca mırıldanıyor amk kaşarı hemen kokusunu aldı yaaa diyordu… salon içki parfüm ve apış arası kokuyordu….
—ooooo burası buram buram seks kokuyor çakallar insan haber verir amk derken şortunu indiriyordu Özgür’ün Derya’yı hiç görmemiştim kaçak bahis Meryem’le seviştiği gibi, ayla teyze ise tanıdığım herkezmi sapık yahu deyip homurdanarak koltuğa otururken eli kıllı amını kaşıyordun şortunun içinde . Ben Derya’nın ağzına sokarken Goncamla dillerimizi sikiştiriyorduk ağzımızda Meryem’in hafif sarkmış memeleri ve armut göbeği önemli değildi zaten o karpuz gibi kalçaları müthişti.. kalk kız sen kocanla ilgilen diye itikleyip taşşaklarımdan başlıyor en.son başınıdili ile yuvarlayarak emiyor
-hmmmm özlemişim kızlar küçük Meryem’i mi sikecen sen bakalım deyip ağzına alıyordu . İşini biliyordu Meryem … koltuğa oturttu beni müsaadenizle kızlar deyip sulanmış amcığını ovarak sikimi yavaşça sokmaya başladı alev gibi yanıyordu kutusu… Gonca gelerek yüzüme yasladı amcığını hazırla beni tatlım diyerek Derya ile Özgür standart Sinema keyfi gibi geçmiş bizi izliyorlardı ayla ile beraber… Meryem oturup köküne kadar amını sıkarak yukarı çıkıyordu sanki amıyla sakso yapıyordu.. sik beni doyur oh geçir geçir parçalaaa ohh diye diye 15 dk felan siktim üstümden kaldırıp domalttım yeni uzayan kılları götünü Harika görüntüye sahip olmasını sağlamıştı dilimle amından akanları alıp götüne sokuyordum dilimi.Alev alev am dururken götmü sikeceksin olmaz felan deyince yarrağımla önce amına götüne cila çektim sonra löp diye göte geçirince bir yandım anam çekti hiç biri bağırmamıştı ama Meryem feryat figan çıkar orospu çocuğu senin amına koyayım dedikçe çekip köklüyordumgöt deliği amından daha sıcaktı….
-al al oh al amk al diyerek boşaltım yanan göt deliğinin içine
-yandım anam parçaladı götümü piç deyip ters döndüğünde pört pört diye ses çıkararak dışarı geliyordu döllerim…
-erken boşaldın deyince Gonca!
-hayatım darmış orospuya boşluğuma geldi şimdi temizleteyim senide doyurulan deyip sikimi Meryem’in ağzına dayamak istedim ama itti siktirgit piç deyip sızlanıyordu… bak birde sikmem seni yalvarsanda dediğimde önce peçete ile temizleye sonrada dili ile yalattım… Özgür götünden kalçasına akmış olan spermleri yalıyordu çaresizce onu izleyen Derya ya üzülüyordum…. gonca ile ikisinin elinden tutup koltuğa oturduğumuzda Derya’nın yüzü gülmüştü yine evde mi sikişelim gittiğimiz yerde mi dedim farketmez dediklerinde onların anlaşmaya başlamalarını görmek.Bir erkek olarak gurur vermişti bana çoğu insanın pırnolarda izlediğini yaşamak değişik duygular beslememe sebep oluyordu.deryaya sen akıllı ol be seninle ilgilenirim diye fısıldadım kulağına gonca rahatsız olsada duyduklarından olumsuz davranmıyordu… Meryem’in her konuşması beni tahrik etmeye başlamıştı… yattığı yerden sızlanarak bana laf sokuyordu..bu güne kadar kimseye siktirmedim bu orospu çocuğu parçaladı amk piçi diye dövünüyordu… ilk olmayı severim bundan sonra seni dilersen sikerim götünden farketmez dediğimde sigara paketini fırlatmıştı hışımla… hadi hazırlanın denize gidelim dediğimde ayla teyze aman siz gidin ben sıkılırım deyince zort diye götüründen ses gelen güvenilir bahis Meryem de hiç halim kalmadı ne haliniz varsa görün dedi walla hevesiniz yoksa ben goncamla odamıza çıkıp sevişecez o zaman deyince erken daha akşam üstü gideriz 2-3 gibi dediler… okeyleştik odaya çıkarken Derya’ya döndüm gelmek istermisin diye sorunca Gonca somurtsada Derya havalara uçmuştu…
-kanka ben kızları emzirip gelirim diye yukarı çıkarken Özgür’ün yüzü eli kolu bağlanmıştı karısını sikiyorlarmış gibi asılmıştı…sen Meryem’i sik piç karın emin ellerde asma suratını yavşak deyip yukarı çıktık Derya’ya üzülme canın her çektiğinde şimdiki gibi bizi ziyrete gelirsin sevişiriz dediğimde gonca da Hı hı diye onaylamak zorunda kaldı… sonuçta biri sikecek bu kızı Gonca….! Neden başkası ile birlikte olsun hem oda isterse dediğimde şimdiden terkeder gelirim deyip ağlamaya başladı… sokıntılarını anlıyorum ama sende kendini dizginlemelisin her gün sex olmaz haftada 3-4 ideal sen hergün biri seni siksin siksiz kalmak istemiyorsun bu olmaz dediğimde sakinleşti bak çocuğuda ağlattın diye ucundan zevk suyu gelmiş sikimi gösterdiğimde gülmeye başlamışlardı… Gonca da ketum görünsede çok anlayışlı bir kızdı eğer döllerim tutar hamile kalırsa onunla yaşamaya devam eder hatta evlenebilirdim bu bakışlarımdan ona hissettirdiklerime göre davranmasına da sebep oluyordu… güzel iki aşık gibi sevişip sikişiyorduk diğerleri gibi orospu muamelesi yapmıyor yapamıyordum… gözlerimi kapatmış Gonca ile bu şekilde sevişirken derya çoktan sikimi almış kendini sikiyordu… bu rüya bitmesin istiyordum bellike böyle olmamın sebebi ortamdan kaynaklıydı6-7 dk da bir her 40 saniyelik durmasında Derya’nın boşaldığını anlayabiliyordum artık bunu doyursa doyursa İstanbul’da ki arkadaşım doyururdu yoksa bizde hal kalmayacak o belliydi .mustafa minyon tipli bir çocuk ama aleti damarlı kalın ve büyüktü onunlada biseksüel ortamda tanışmıştım ben sikemiştim onu ama benim onunkini alabilmem namümkündü….sakso çekerek boşalttım kaliteli spermi vardı sağlep gibi… onu durdursa durdursa derya durdurur du bıltırırdı sanırım…o kadar çok iştahlı sikişiyordu ki derya durdurmak istemedim goncanın boynunu emerken boşalayım mı siye sormam hoşuna gitmişti
-boşal aşkım godoş abim senin çocuklarını sahiplensin hiç olmazsa dediğinde ters çevirip üstüne abandım memelerinin ucunu ısıra ısıra eme eme löp löp akıttım döllerimi içine sikimi çıkarmıyordum git gele devam ediyordum gözlerinin içine baka baka sokup çıkarıyordum bana da bir çocuk ver der gibi… sikim inmiyordu öyle zevk halindeydim ki inmesi gereken sikim inmemekte intçıydı…sperm bulaşmış sikimi Derya’nın ağzına soktum yala oh yaşa derken goncam gel tatlım inmeyecek herhalde deyip ona abandım derya ile öpüşüyor goncayı sikiyordum. 4 meme 2 am ve 2 göt gücüme güç katmış gibiydi derya amını temizletip yaşatmak için önümüzde domaldı kendi spermimi temizlemek daha zevkliydi götünü dilliyor amında goncayla dillerimiz buluşuyordu… Gonca da kendini tam verdiğinde amının sıcaklığı artıyordu…keşke hiç inmese sürekli sikip sikip boşalsam diye hastalık derecesinde sex bağımlısı adayı olmak üzereydim goncam ikinci kez titrediğinde bende döllerimi akıtıyordum içine doğru sıcak sıcak…..

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ah benim tatlı komşum..

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ah benim tatlı komşum..
İlhan’la apartmana, yandaki daireye ilk taşındıkları zaman tanıştık. Eşyalar yerleşirken yardımlar, kahve, çay götürmeler derken samimi olduk iyice… Onlar da bizim gibi otuzlu yaşlarda, beş yıllık evlilerdi ve çocukları yoktu. Ben tekstil işinde çalışıyordum. Her sabah işe giderken mutlaka İlhan’la karşılaşıyorduk. Akşam yedi civarı yine evin önünde denk geliyorduk birbirimize… Günaydın iyi akşamlarla başlayan tanışıklığımız evlere gelip gitmeler, çaylar, yemekler derken iyice ilerledi.

Kocam da benimle aynı yerde, fakat vardiyalı çalışıyor. Onun işi akşam başlıyor. Genelde işten geldiğimde kocam uykuda oluyor. Kalkıyor, akşam yemeğimizi yedikten sonra o işe gidiyor, sabah gelirken ben evden çıkıyorum. Bir tek hafta sonları izinli olduğumuz günlerde beraber oluyoruz. Kısacası berbat bir evlilik için gereken ne varsa bizim yaşantımızda… Pek de mutlu değildim.

İlhan’ın karısı çalışmıyordu. Düzenli bir işi vardı, evden işe, işten eve yaşantılarına imreniyordum. Birkaç ay içinde iyice kaynaştık. Yakışıklı, hoşsohbet adamdı İlhan. Tam beğendiğim tipte biriydi. Her karşılaştığımızda espriler yapar, beni güldürürdü. Zamanla ben de ona karşılık verir oldum, birlikte gülmeye başladık. Önceleri selamlaşmadan ileri gitmeyen karşılaşmalarımızda ayaküstü ufak sohbetler yapmaya, şakalaşmalara başlamıştık. Bazen takıldığım olurdu,

“Bugün çok şıksın, kesin çapkınlıktan geliyorsun sen… Senin gibi yakışıklı herifler rahat durmazlar, mutlaka bir kırığın vardır senin…” falan derdim. Önceleri şaşırıp bocalamasına rağmen zamanla o da bana ayak uydurmuş, takılmalarıma gülmeye başlamıştı. O da bana takılıyordu,

“Bu mini etekle otobüse binmeseydin Gül hanım” derdi gülerek. “Öyle güzel bacakların var ki, rahat bırakmazlar seni kalabalıkta…” Ben içten içe bacaklarımın güzelliğine yaptığı komplimandan memnun, gülerek şakalaşmalarımıza devam ederdim.

“Hadi anlat nerden geliyorsun, aramızda kalacak valla, karına söylemem” diye kızdırırdım onu… Öyle alışmıştım ki onun sohbetlerine, şakalarına… İş dönüşü gözlerim hep onu arıyordu. Akşamları kocam işe gidince bazen onlara geçerdim. Karısına ev işlerinde yardım ederdim. Oturur üçümüz beraber güzel vakit geçirirdik. Yatma zamanı geldiğinde ayaklarım geri geri giderken evime geçerdim. Yalnız yatağımda İlhan’ı hayal eder, kendimi parmaklar dururdum. Nasıl sevişiyor acaba? Karısıyla neler yapıyordur şimdi? Senaryolar yazardım kafamın içinde, hayalimde oynatırdım o filmleri… Mastürbasyonumun son anlarında koca gövdesiyle beni altına alıp ezdiğini hayal ederken çırpına çırpına orgazm olurdum.

Böyle böyle günler geçti. Geçen ay İlhan’ın baldızının düğün hazırlıkları için ailesi çağırdı, mutlaka gidilmesi gerekiyordu. Karısını göndermek zorunda kaldı. Gitmesinden bir gün önce akşam onlara gittim yine… Hazırlık yapıyorlar, valiz hazırlıyorlardı. Ben de bir yandan eşyalarını toplamasına yardım ediyor, bir yandan yine şakalaşıp güldürüyordum onları…

“Nasıl bırakıyorsun bu adamı buralarda? Baksana şunun gözüne, mutlaka eve kadın atar bu adam, güven olmaz bunlara…” falan diye kızdırmaya çalışıyordum. Karısı ise yola çıkacağı ve ailesini göreceği için heyecandan hiç oralı bile değildi.

“Ben kocama güvenirim. Kesinlikle öyle şey yapmaz.” diyordu sürekli… Sonunda bombayı patlattı, “Aman Gül, kocam sana emanet, gözün gibi bak kocama…” deyince bir kahkaha patlattım.

“Sen merak etme, ben ona bakarım” dedim. İçimden neden kahkaha attım ki diye pişman oldum. Yanlış anlayacaklardı beni…

Ertesi sabah ben işe giderken onlar otogara gidiyorlardı, uğurlayıp yolcu ettim. Akşam işten dönüşümde gözüm onu aradı ama yoktu. Kocamı işe gönderdim, pencereye oturup İlhan’ın evine gelmesini bekledim nedense… Sanki kocamı bekliyordum. Gece saat onikiye doğru evin önünde bir taksi durdu. İlhan indi taksiden… Sarsak, dikkatli adımlarından alkollü olduğunu anladım. Yukarıya bakınca benim baktığımı gördü, perdeyi kapatıp içeri girdim. Merdivenlerde ayak seslerini duyduğumda kapıyı açıp karşısına çıktım. Yanına gittiğimde alkol kokusu geldi burnuma, epey içmiş olmalıydı,

“Ooh, beyimiz bekar ya, artık yüzünü gören cennetlik… Ne bu İlhan bey? Daha ilk akşamdan alkol almalar… Hemen karına telefon açıyorum” dedim.

“Yaa, saçmalama Gül…” dedi peltek peltek… “İş yemeğiydi, arkadaşlarla birkaç kadeh attık işte fırsattan istifade…” O konuşurken gözlerinin içine bakıyordum. Doğru söylüyordu sanırım.

“Karın giderken bana emanet etti seni, ondan konuşuyorum böyle… Aç mısın İlhan? Bir şeyler hazırlayayım istersen…” dedim ilgiyle… İstemedi. Anahtarlarını çıkarmaya çalışıyor, bir türlü beceremiyordu. Çantasını elinden alıp anahtarlarını çıkardım, kapıyı ben açtım. İçeriye beraber girdik. “Hadi, doğru banyoya…” dedim o anaç tavuk edasıyla… Sendeledi. Ben de koluna girip banyoya kadar ona eşlik ettim. Avuçlarımda pazularının gerginliğini hissetmek daha kötü yaptı beni…

“Yardım etmemi ister misin?” diye sordum banyonun kapısında… Utangaç bir tavırla teşekkür etti, istemediğini söyledi. Nabız atışlarımın yükseldiğini hissediyordum, şakaklarımda damar atıyordu. Evde ikimiz yalnızdık. Yardım istemediğini söyleyince canım sıkıldı biraz… Oysa onunla vakit geçirebilmeyi, sohbet etmeyi umuyordum. Sonrası… Kim bilir…

“İyi o zaman, ben çıkayım.” dedim kırıldığımı belli etmemeye çalışarak… “Yardım lazım olursa, bir ihtiyacın olursa yerimi biliyorsun” derken gözlerinin içine davetkâr bakışlarla baktım. Aptal adam… Sen de ben de, yalnızız işte… Neden gönderiyorsun beni o yapayalnız evime… Dört duvarın arasına… “İyi geceler” diyerek banyodan ve evden çıktım.

Eve girdim ama dediğim gibi dört duvar üzerime geliyor, beni boğuyordu. Saatin tiktaklarından başka bir ses yok evin içinde… Televizyonu açtım, aptal aptal bakındım. Yok. Duramıyordum. Mutfağa gidip soğuk bir bira açtım. Yudumlarken yan daireden, mutfaktan gelen tıkırtılar işittim. İlhan uyumamıştı. Durdum, düşündüm. Yok duramayacaktım.

Gidip üzerime dar bir body, altıma her zaman giydiğim kırmızı kareli mini eteğimi giydim. Ev halim her zamanki gibi, külot giyme alışkanlığım olmadığından külot yoktu altımda… Çekmeceden külot bakarken, kırmızı jartiyer çoraplarım gözüme ilişti. Çorapları elimde evirip çevirip bakarken külot giymeyi boş verdim, ayağıma o kırmızı jartiyer çoraplarımı geçirdim. Yüksekçe topuklu ev içi terliklerimi ayağıma giyip İlhan’ın kapısına dayandım, zili çaldım.

Sanırım gecenin bu saatinde kim bu densiz diye düşünüyordu kapıyı açarken… Beni görünce şaşırdı. Bir şort, bir tişört giymişti üzerine… İçeriye daldım davet etmesini beklemeden… Direkt olarak gidip televizyonun karşısına oturdum. Bacaklarımı hafif aralık bıraktım. İlhan da gelip karşıma oturdu. Havadan sudan sohbet etmeye başladım. Sehpanın üzerinde duran koca kahve fincanına bakarak,

“Sana bir kahve pişireyim diye gelmiştim ama anlaşılan sen işini görmüşsün” dedim.

“Ya, evet, şekersiz kahve yaptım. Bir de duşa girince kendime geldim. Dünya varmış.” dedi.

Baktım, uzunca siyah saçları hala ıslaktı. Elimi uzatıp o ıslak saçlarını okşamamak için kendimi zor tuttum. Bende laf çok, onun yanında olabilmek için, biraz daha yanında kalabilmek için ondan bundan bahsetmeye, onu konuşturmaya çalıştım.

Kafesinden kurtulmuş muhabbet kuşu gibi kocamın gece vardiyasına geçtiğini, evde yalnız başıma uyuyamadığımı, işimin çok yorucu olduğunu falan anlatıp durdum. O da ha, hı diyerek bana katılıyordu ama gözleri bacaklarımdan ayrılmıyordu.

Baktım, benim kırmızı jartiyer çoraplarım görevini yapmış, İlhan’ın dikkatini bacaklarıma toplamıştı. Kırmızı görmüş boğa gibi bana çaktırmamaya çalışarak kırmızı çorap içindeki bacaklarımı süzüp duruyordu karşımda… Kimbilir aklından neler geçiriyordu bakarken…

Konuşmaya devam ederken bacaklarımı araladım. Mini eteğimin de yardımıyla çorabımın dantellerini görüyordu mutlaka şu anda… Ve altımda külot olmadığını… Şortunun önündeki kabarıklık dikkatimi çekti sonra…

Fakat hepsi bu kadar… Ne kalkıp harekete geçti, ne de monolog sohbetime katıldı. Karısı gidiyor diye bir gece önce yatakta kocasını iyice doyurmuştu anlaşılan… Bu gece bir şey yapmak için hem erkendi, hem alkollü olması engeldi. Külotsuz olduğuma kadar göstermiştim adama, daha ne yapmam gerekiyordu üstüme atlaması için? Gidip orospu gibi kucağına oturacak halim yok a… Erkek olarak ilk hareketi onun yapması gerekir diye düşünüyordum.

Bacaklarımı araladım, amımı gösterdim. Bacak bacak üstüne attım, baldırlarım eteğimden sıyrıldı, çorabımın dantelini ucundan gösterdim. Göz süzmeler, frikikler, gerdan kırmalar… Sadece öküz gibi bakıp duruyordu. Baktım olmadı, yarım saat kadar sonra kalktım. İğneli, kinayeli bir tavırla,

“Eh, bana müsaade İlhancım. Senin uykun var gibi, ben kaçayım. Gerçi yarın izinliyim, uykum da yok ama kalkayım ben…” dedim yarım ağızla… Açıkça “gitme, kal” demesini bekledim ama istediğim olmadı. Onun yerine işi saflığa vurdu iyice,

“İyi geceler Gül. Eşine benden selam…” demez mi kapının önünde…

“Ne selamı ayol? Adamı kırk yılın başında bir görüyorum zaten…” diyerek kahkahayı bastım. O da güldü. Her türlü mesajı vermiştim alttan alttan… “Uykum yok, kocam yok, yalnızım, kocamla uzun süredir yatmıyorum, beni sikmiyor, azdım, kudurdum, gel beni sik işte” Fakat duvardan ses geldi, İlhan’dan tık yok. Karısını mı aldatmak istemiyor, sekse mi doymuş, sarhoş mu? Üçgen omuzları, yapılı gövdesiyle kapı gibi herif… Şortunun önü kabarık, sikinin büyüklüğü dışarıdan internet casino belli oluyor, sapına kadar erkek işte… Eh, ben de gencecik, güzel, yuvarlak hatlı, üstümde mini eteğimle, kırmızı çoraplarımla tam sikilmeye hazır, civelek afeti devran… Bir türlü istediğim olmuyor. Kapının önünde elim kapının tokmağında,

“İstersen anahtarı ver, gündüz evin temizliğini yaparım eşin yokken…” diyebildim sadece…

Ah, bir harekete geçebilsen, eşin yokken daha neler neler yaparım sana ama… Gidip anahtarı getirdi, elimi uzatıp alırken parmaklarım değdi, titredim. Kös kös kendi evime girerken arkamdan bakıyordu. İçeriye girip kapıyı kapattım, sırtımı kapıya dayadım. Öküz, öküz, öküz… İçimden kapıyı yumruklamak, üstümü başımı yırtmak geliyordu ama çaresizce yatağıma gittim. Üstümde ne varsa çıkarıp attım, çırılçıplak yatağa uzandım. Uyuyana kadar akla karayı seçtim. Gözlerimi kapatıp onun beni nasıl becerdiğini, kırmızı çoraplı uzun bacaklarımı okşadığını, memelerimi emdiğini hayal ede ede kendimi parmakladım. Ancak orgazm olduktan sonra uyuyabildim.

Ertesi gün erken geldim işten… Kocam uyuyordu. İlhan’ın eve geçtim. Ortalığı, mutfağı, salonu topladım. Dağınık yatağını okşaya okşaya düzelttim. Her şeyi yerli yerine koydum. Çamaşır çekmecesindeki baksır külotlarını sevdim. Gardrobu açıp yanımda getirdiğim parfümümden bol bol sıktım. Akşam gelip kapağı açtığında benim kokumu duymalıydı. Kışkırmalıydı.

Televizyonun önünde DVD.ler duruyordu. Anlaşılan onu da uyku tutmamış, ben gittikten sonra film seyretmişti. Düğmesine bastım, içindeki CD kaldığı yerden devam etti. Vurdulu kırdılı bir macera filmiydi. Durdurup çıkardım. Hemen eve gidip kocamın benden sakladığı porno CD’lerden birini alıp getirdim, makineye taktım. Akşam filmini kaldığı yerden seyretmek isterse porno seyretmek zorunda kalacaktı İlhan bey… Belki harekete geçirirdi bu onu… Seçtiğim film beni en çok azdıran, tahrik eden filmlerden biriydi. Kocam işteyken geceleri mastürbasyon yapa yapa seyrederdim hep…

İlhan gelmeden işimi bitirdim, eve geçtim. Benim koca hala uyuyordu. Banyoya girdim, bir güzel temizlendim, kokulandım. Koltuk altlarımı, amımı parfümledim. Misler gibi, pırıl pırıl yaptım kendimi… Yeni aldığım askılı, diz üstü eteği olan elbisemi üzerime geçirdim. Yine çamaşır yoktu içimde, ne sütyen, ne külot… Bu kez incecik, siyah jartiyer çorabımı giydim bacaklarıma… Topuklu terliklerimin üzerinde harika görünüyordum gardrobun aynasında…

Her zamanki saatinde İlhan’ın kapısının açıldığını duydum, gelmişti. Heyecan içinde bekledim. Ona biraz zaman tanımalıydım. Evin temizliğinin yapıldığını görmeliydi. Onun için neler yaptığımı… Üstünü değişmek için gardrobu açtığında benim parfüm kokumu almalıydı. Belki yemek yerken gece yarım kalan filmi izlemek ister, televizyonu açardı. Benim koyduğum porno filmi izlerdi belki… Bekledim… Bekledim… Dakikalar geçmek bilmiyordu, avuçlarım terliyordu heyecandan… Kendimi gerdek gecesindeki yeni gelin gibi hissediyordum..

Yarım saat geçti, bir saat… Duramadım, gidip kapısını çaldım. Baştan aşağıya süzdü beni kapıyı açtığında… Gözleri parladı. Normaldi gözlerinin parlaması… Onun için hazırlanmış, makyajımı yaparken aynada ben de kendimi beğenmiştim. Gözlerinin göğüslerime takıldığını gördüm. İçimde sütyen olmadığını anlamıştı mutlaka… Salona geçtik. Bacak bacak üzerine atıp oturdum. Gözleri hala üstümdeydi.

“Elbisemi beğendin galiba İlhan… Yeni aldım, söylesene gerçekten, yakışmış mı?” dedim, eteğimi çekiştirerek… Yutkundu,

“Çok güzel, çok yakışmış Gül…” dedi. “Zaten güzele ne yakışmaz? Harika olmuşsun. Elbise, çorapların, terliklerin… Hepsi on numara… Çok güzel, çok seksi görünüyorsun.”

Onun beğenerek bakması beni iyice coşturmuştu. Şakımaya, aklıma gelen her şeyden konuşmaya devam ettim. İlhan zavallım, gözlerini benden, bacaklarımdan ayıramıyordu. Bacak bacak üstüne atmış vaziyette otururken, bacağımı değiştirdim. Diz üstü eteğim iyice sıyrıldı. İçimde külot olmadığını görmüş müydü acaba? Becerebilmiş miydim? Sanırım görmüştü. Vurgun yemiş gibi gözlerini bacaklarımdan alamıyordu çocuk…

Terliğimin birini ayak parmaklarıma takıp konuşurken ayağımı sallamaya başladım. İnce siyah çorabın altında kırmızı ojelerim görünüyordu. İlhan ipnotize olmuş gibi ayaklarıma bakıyordu sürekli… Hoşuma gidiyordu onun sikecek gibi bakması, amım sulanmaya başlamıştı. Sonunda,

“İlhaaannn…” dedim gülerek, imalı imalı… İrkilip zorlukla başını kaldırıp yüzüme baktı. Şaşkın şey… Gülümsedim… Yüzü kızarmıştı. Utandığından mı, ayaklarıma, bacaklarıma, külotsuz amıma bakıp tahrik olmaktan mı bilemedim.

“Şey, gözüm dalmış Gül..” dedi mahcup mahcup… Gülümsedim,

“Görüyorum canım gözünün daldığını…” derken bacağımı indirip hafif araladım. Tekrar bakışları orama yönelmişti. Evet, kurbanım hazırdı. Bir çorap, bir külotsuz am görüntüm yetmişti. Biraz sonra kalktım,

“Aç mısın canım? Hadi, bize gel, beraber yiyelim. Kocam işe gidecek biraz sonra… Oturur, yemek yeriz, konuşuruz. Sohbete kaldığımız yerden devam ederiz.” dedim davetkâr, fakat buyurgan, itiraz kabul etmeyen bir tavırla…

“Gelirim” diyebildi sadece, yutkunarak… Sohbetin devamının ne olduğu belliydi. Benim çoraplı frikiklerime, göz ziyafetine devam… Hem de ikimiz yalnız… İster yatır sik, ister otuzbir malzemesi yap… Kabul etmemek için homo olması lazım… Neşeyle evime geçtim, sofrayı kurdum. Ben mutfakta uğraşırken kocam da kalkmıştı. Uykulu uykulu dolaşıp duruyordu evin içinde, giyiniyordu… Biraz sonra kapı çalındı, kocam açtı kapıyı,

“Ooo… İlhancım, hoş geldin, görüşemiyoruz epeydir… Allah kavuştursun, eşin gitmiş…” dediğini duydum.

İçim kıpır kıpır oldu. Gelmişti. Masaya geçip oturdular, ben eksikleri tamamladım, yemeği servis ettim. İlhan bir yandan gözleri uykudan şişmiş kocamla konuşmaya çalışıyor, bir yandan çaktırmadan beni süzüyordu sürekli… Ben de podyumda yürüyen manken gibi kıvırmalarla, çekmeceden bir şey alma bahanesiyle eğilip kalkmalar, çeşitli frikiklerle onu can evinden vurmaya devam ediyordum. O her fırsatta frikiklerime bakarken kocam haldır huldur yemek yiyordu, bana aldırdığı bile yoktu. Ne bu mini etek, çorap olayı bile dememişti, bana aldırdığı, beni gördüğü yoktu ki adamın…

Yemeğe başladık. Heyecandan elim titriyordu. Çatalımı yere düşürdüm. Baktım onlardan tarafa gitmiş. Eşimden almasını istedim. O homurdanınca İlhan eğilip almaya çalıştı. Olmadı, masanın altına girmek zorunda kaldı. O zaman ben de harekete geçtim, bacaklarımı araladım, eteğimi kasıklarıma kadar çektim. Örtünün altında amcığıma varıncaya kadar her yerimi görmüş olmalıydı İlhan… Elinde çatalla çıktığında yüzü kızarmıştı. Göz göze geldik. Ona neleri kaçırdığını anlatabilmiştim sonunda…

Yemek bitti, kocam işe gitmek için kapıya yöneldi. İlhan da,

“Dur ben de geleyim, ben eve geçerim” diyerek onunla beraber çıkmak üzere davranmıştı ki atıldım hemen,

“Nereye gidiyorsun canım? Benimki gibi işe gitmiyorsun ya, otur çay demledim, bir bardak içer öyle gidersin…” Gözünün içine bakıyordum bunları söylerken, yalvarıyordu gözlerim… Kocam da,

“Tabi ya İlhancım, madem bekarsın, çayını iç, öyle git. Kovalayan yok ya seni… Hadi hadi, otur bakalım.” diyerek beni destekledi.

İlhan çaresiz içeriye geçti, ben de kocamı uğurlayıp yanına geldim. İçim içime sığmıyordu. Oh allahım… Yalnızdık evde… Ne benim kocam, ne onun karısı… İkimiz… Masaya, sandalyesine oturmuştu, çayını getirdim. O çayını yudumlayıp sigarasını içerken ben sofrayı toplamaya başladım. Gidip geliyor, eğiliyor, kalkıyor, her yerimi sergiliyordum İlhan’a…

Önündeki tabağı almak için eğiliyordum, sütyensiz memelerimi nerdeyse uçlarına kadar görüyordu. Yere düşen peçeteyi almak için yere uzanıyordum, arkamdan jartiyer çorabımın dantellerini, çıplak baldırlarımı, belki de külotsuz amımı gösteriyordum. Peçeteyi alıp doğruldum, ona doğru döndüğümde gözlerinin kalçalarıma dikilmiş olduğunu gördüm. O da suçüstü yakalamışım gibi telaşlandı, elinin yanında duran kül tablasını yere devirdi. İçindeki izmaritler, küller kucağına, yere saçıldı. Üzüntülü üzüntülü,

“Hay Allah, kusura bakma Gül, ben toplarım şimdi…” dedi, eğilirken ben engel oldum,

“Saçmalama İlhan, lütfen otur sen, ben hallederim” dedim.

O sandalyesinde bacaklarını iki yana açmış küllere basmamak için dururken ben elimi bacağına koyarak, bacağından destek alarak önünde eğildim, yerdekileri toplamaya başladım. İkiye ayrık bacaklarının arasında kıpırdanıp dururken, göğüslerimi rahat rahat görebiliyordu.

İçini çektiğini duydum. Süründüğüm egzotik parfümün kokusunu almış olmalıydı. Elim hala bacağında duruyor, hareket ettikçe nerdeyse sikinin yanlarına kadar gidip geliyordu elim… Az kaldı tutup elimi şortun yanından içeriye daldırmak üzereydim. Siki kalkmıştı. Şortunun önü Kızılay çadırı gibi dikilmişti. Uzattıkça uzatıyor, adamı daha da delirtiyordum. Sonunda kalktım,

“Ay, bittim” dedim nefes nefese… Sanki seks yapmıştık, göğsüm inip kalkıyordu. Gözlerini ayıramıyordu benden, memelerimden… “Hadi içeri geçelim İlhan, çaylarımızı alır, orda içeriz.”

Elimizde çay bardaklarıyla salona geçtik, ben kendimi koltuğa attım. Geriye yaslandığımda eteğim sıyrıldı, çoraplı baldırlarımı gösterdim adama… O da karşımda oturuyor, açılan yerlerimi görebilmek için deli oluyordu.

“Öf ne sıcak…” dedim. “Pencereyi açmaya da gelmiyor, sivrisinek ısırmış gece, baksana şuna, bütün gün kaşıdım durdum, hala kaşınıyor hart hart…” diyerek eteğimi çektim. Çorabın bittiği canlı poker oyna yerde sol bacağımın içini kaşımaya başladım.

“Evet, bu sene baya sivrisinek var. Ama böyle kaşıma, daha kötü olur” dedi karşıdan gözleri bacağımda…

“Ne yapayım, kaşınıyor. Baksana şuna, nasıl kızarmış?” diyerek yanıma çağırdım, kaşınan yerimi gösterdim. Kalkıp geldi, tepemden sinek ısıran yerimi görmeye çalıştı. Jartiyer çorabımın dantelini, onun bittiği yerde başlayan, yaz ortası olmasına rağmen bembeyaz süt gibi bacağımın çıplak tenini görüyordu şimdi… Tabi yukarıdan meme uçlarıma kadar görülebilen sütyensiz göğüslerim de cabası…

“Erkek sinekti herhalde, ısıracak yeri bulmuş…” dedi yutkunarak… Güldüm,

“Ya, sorma, ağzının tadını biliyor hayvan… Nerden buldun da ısırdın, ta bacağımın içi…” dedim. İçimden de “sen erkek değil misin, ısırsana sen de aptal herif” diyordum.

Isırmadı. Önü kabarık şortuyla döndü, yerine oturdu, çayını yudumlamaya devam etti. Bir eliyle boynunu tutuyordu bu arada sürekli… Ne olduğunu sordum, tutulduğunu söyledi.

“Gel yanıma, ovayım biraz, iyi gelir” dedim.

“O kadar önemli değil Gül, geçer bir iki güne…” diyerek gelmek istemedi, ben kalkıp yanına gittim.

“Dön bakayım arkanı” dedim. Döndü, iki elimle omuzlarını, boynunu ovalamaya başladım. İyi geliyordu sanırım, hoşuna gidiyordu, inlemeye başladı. Sevişirken zevk alır gibi inlemesi hoşuma gitti. Başını arkaya, göğsüme yasladım. Alnını, şakaklarını ovmaya başladım. Boynunu, omuzlarını ovalıyordum, parmaklarımla kasılmış, sertleşmiş etini tutup sıkıp sıkıp bırakıyor, sonra okşarcasına aynı yeri okşuyordum.

“Nasıl, iyi geldi mi?” diye sordum. Gözleri kapalı,

“Hem de çok iyi geldi, eline sağlık…” dedi. Yavaş hareketlerle omuzlarından göğsüne kadar okşaya okşaya, masaj yapa yapa indim. Tişörtün üzerinden yapıyordum,

“İstersen çıkar tişörtünü, daha iyi olur” dedim. Duraklamadan dediğimi yaptı hemen, doğrulup kalktı, tişörtünü üzerinden çıkarıverdi. Gözüm şortunun önündeki kabarıklığa takıldı bir anda… Öyle canım çekti ki onu… Elimi uzatıp kavramamak için kendimi zor tuttum. Dilimi ısırdım. O an göz göze geldik. Benim orasına baktığımı görmüştü. Gülümsedik.

“Hadi dön şimdi, masaja devam edeyim” dedim. Döndü, bana takıldı,

“Öyle güzel masaj yapıyorsun ki… Parmakların harika, sihirbaz gibi… Oldu olacak sırtımı da ov bari…”

“Neden olmasın? Hadi yat, sırtına da masaj yapayım, çok iyi gelir” diyerek yatırdım. Fakat rahat olmuyordu. Bunu ona söyledim.

“Burda olmuyor İlhan. Hadi gel, odama gidelim, orası daha rahat…” diyerek kalktım, cevap vermesini beklemeden yatak odasının yolunu tuttum.

Giderken bir çırpıda müzik setinin düğmesine bastım, hoş, romantik bir müzik yayıldı ortama… Her şey tam istediğim gibi gidiyordu. Kendimi bakire kızı yatağa atmak isteyen Nuri Alço gibi hissettim. Sırf orospu damgası yememek için ilk hareketin ondan gelmesini bekliyordum. Bunu sağlamak için de yapmadığım numara kalmamıştı şimdiye kadar… Sanırım o da eşlerimizi, bir şey yaparsak nasıl yüzyüze bakacağımızı düşünerek buna yanaşmıyordu bir türlü… Oysa ben aşmıştım bunları artık… İlhan’la sevişmekten başka bir şey düşünemiyordum.

“Lütfen çekinme İlhan… Yabancı değilsin sen, şuraya uzan…” diyerek yatağı gösterdim.

O yatağa uzanırken ben de pencerenin güneşliklerini çektim. Karşı balkondaki meraklıların ikimizi yatak odasında görmelerini istemezdim doğrusu… Dönüp baktım. Güneşliği çekince iyice loşlaşan yatak odası daha bir güzel geldi gözüme… Beni sikmesini istediğim erkek yatağımda yatıyordu yarı çıplak… Üzerinde sadece bir şortla…

Elektrik düğmesini açtım. Tavandaki kırmızı spotların yumuşak kırmızı ışığı yayıldı odaya… Yanına gittim. Ellerimi omuzlarına koydum. Masaj yapmaya başladım. Ellerimle sırtını, kollarını, belini, her yerini ovalıyordum. İlhan gözlerini kapatmış, kendini bana bırakmıştı. Ellerim parmaklarım okşarcasına kaslı gövdesinde dolaşırken, kimbilir aklından neler geçiyordu şu anda…

“Yeter Gül” dedi sonunda… Uzandığı yerden doğruldu, oturur vaziyete geldi. Yatağın kenarında ikimiz de oturmuş birbirimize baktık. Gözüm aşağıya indi, şortunun önündeki piramite takıldı. Sanırım yeter demesinin sebebi buydu. Öyle sertleşmişti ki aleti… Biraz daha devam etsem boşalacaktı herhalde… Başımı kaldırdığımda göz göze geldik.

Yatak odamda, kocamla seviştiğim yatakta, yabancı bir erkekle oturuyordum. Yarı çıplak, üzerinde bir şortla duran erkeğin yanında, içimde iç çamaşırım olmadan, bir tek elbise ve jartiyer çoraplarıyla duruyordum. Kasıklarım alev alev yanıyordu. Amımın sulandığını hissedebiliyordum. Bakışlarım istemsizce tekrar aşağıya şortuna kaydı. Bir gözlerinin içine bakıyordum, bir şortuna… Onu ne kadar istediğimi anlamıştı aslında…

“Keşke benim de senin kadar hünerli parmaklarım olsaydı… Ben de sana masaj yapardım” dedi kısık sesle…

“Aman canım, hünerle ne ilgisi var, masaj işte, ovuyorsun tamam…” dedim gülerek… “Ama iyi aklıma getirdin, hadi uzanayım, sen de bana yap. Benim de ihtiyacım var” diyerek yüzükoyun yatağa uzandım.

Uzanınca kısa eteğim baldırlarıma kadar yukarıya çıkmıştı. Düzeltmedim. Parmağıyla hafifçe eteğimi kaldırıverse külotsuz amımı, götümü görebilecekti. Onun yerine parmağının ucuyla eteğimi tutup aşağıya çekti. Elini tuttum,

“Hadi İlhan, nazlanma… Ben sana nazlandım mı? Bir güzel masaj yaptım sana, sıra sende…” dedim.

Ellerini sırtıma götürdü, çekine çekine ovalamaya başladı. Parmaklarını hissedince ürperdim.

“Mmmm…” diye inledim. “Harika… Devam et… Güzel yapıyorsun…” dedim kışkırtıcı bir sesle…

O da devam etti. Bazen okşayarak, bazen parmaklarıyla sıkarak bütün sırtımı, kalçamı dolaştı parmakları… Sonra kalktı, yatağa çıkıp tek bacağını üzerimden aşırdı, üstümde durarak, fakat temas etmeden iki eliyle bastıra bastıra belimi, sırtımı ovuyordu. Ben zevkten kendimden geçmiş, belimi aşağıya bastırırken, popomu olabildiğince havaya kaldırmıştım. Bu durumda ister istemez popom önüne temas etti. Eteğim de tekrar açılmıştı böylece… Eliyle tutup elbisemin eteğini çekiştirince mırıldanarak itiraz ettim,

“Bırak canım, açılırsa açılsın. Önemli değil… Çok sıcak zaten… Açılması daha iyi…” İlhan da titreyerek masajına devam etti. Hissedebiliyordum, parmakları titriyordu tenimin üzerinde…

“Ellerin titriyor İlhan…” dedim mırıltıyla…

“Evet…” dedi sadece…

“Neden peki?”

“Sence?”

Hiç sesimi çıkarmadım. Birbirimize işkence yapıyorduk adeta… Sırtımda dolaşan parmakların verdiği zevkle ürperiyor, hafif hafif inliyordum. Sonunda çileden çıkmış olmalı ki, kendini bırakıverdi. Şortunun önünü zorlayan kabarıklık şimdi göt yanaklarımın arasındaydı. Sertliğini duyuyordum.

Tam deliğimin hizasındaydı sert yarağı… Elleriyle omuzlarıma kadar ileri geri yaparken gayrı ihtiyari götümün deliğine sürtünüyordu sert yarak… Öyle zevk alıyordum ki, içimden keşke hiç bitmese diye geçiriyordum. Öyle zevk alıyordum ki, popomu kaldırabildiğim kadar havaya kaldırıyor, sertliği daha çok hissetmek istiyor, içime girmesini istercesine kaba etlerimi sıkıştırıyordum.

“Yeter mi Gül?” diye sordu bir müddet sonra… Bu sefer de ben ona aynı tonda soruyla cevap verdim,

“Sence?” Biraz daha masaja devam etti. Sonunda dayanamadım,

“Biraz durur musun?” dedim. Durdu. Altında döndüm, sırtüstü uzandım. Kalçalarımın iki yanında dizlerinin üzerinde duruyor, bana tepeden bakıyordu. Ben de altında sere serpe yatıyordum. Gözlerinin içine bakıyordum. Nefes alışverişim sıklaşmış, göğüslerim inip kalkıyordu. Öylece birbirimizin gözlerinin içine bakıyorduk konuşmadan… Hafifçe doğruldum, dirseklerimin üzerinde,

“Ne bekliyorsun hala?” dedim.

“Ben… Şey…” diye kekeledi.

“Aptal olma” diye tısladım. “İçinden ne geçiyorsa onu yap… Anında… Hiç düşünmeden yap istediğini…” dedim.

“Gül… Ben… Karım var… Senin kocan…” diyebildi. Boynuna sarıldım, dudaklarını öpücüklere boğarken,

“Aptal… Aptal… Aptal…” diye inledim. “Seni istiyorum. Seni çok istiyorum İlhan… Ve alacağım… Neye mal olursa olsun…” diyerek dudaklarını kavrayıp emmeye başladım.

O da dayanamadı daha fazla, deliler gibi öpüşmeye başladık. Çok güzeldi. Dudaklarının tadına doyamıyordum. Kocamla bunca senedir hiç böyle bir öpüşme yaşamamıştık. Dilini emiyordum, o da benim dilimi… Yanıma uzandı, birbirimize sarılmış, hala öpüşmeye devam ediyorduk. Elleri boş durmuyor, akşamdan beri gösterip durduğum memelerimde ve çoraplı bacaklarımda dolaşıyordu. Biraz önce eteğini indirmeye çalıştığı elbisemi şimdi yukarıya doğru sıyırıyor, uzaktan gördüğü hazinemi okşayıp ellemeye çalışıyordu.

Elimi uzatıp şortunun fermuarını çektim. Aradan elimi soktum. Elim taş kesilmiş sımsıcak sikine değdi. Külot yoktu içinde… O da benim gibi külotsuzdu. Sikinin o kadar kabarık görünmesinin nedeni buydu demek… Parmaklarımın arasında tutup sıktım. Kalın bir şey vardı elimde… Gözlerinin içine baktım,

“Çok şey mi istiyorum İlhanım” dedim şehvetle…

“Merak etme, alacaksın istediğini…” diyerek inledi. “Benim de sende istediğim şeyler var aslında… Seni gördükçe istediğim, hayalini kurduğum şeyler…” Boynuna sarıldım,

“Sen de merak etme… Ne istiyorsan alabilirsin. Hepsi senin onların…” diyerek öpüşmeye başladım. Elbisem belime kadar sıyrılmıştı zaten, bir çırpıda üzerimden çıkardı. Ben de onun şortunu sıyırdım tabi… Koca siki göbeğine doğru yukarı kavislenmişti. Harika görünüyordu. Elimi çoraplarıma götürdüm çıkarmak için, engel oldu.

“Hayır Gül… Seni böyle istiyorum. Üstünde sadece çorapların varken sikmek istiyorum canlı bahis seni…” dedi.

Sanırım çorap fetişi vardı. Çoraplarımın üzerinden bacaklarımı okşuyor, beni, çıplak bedenimi öpücüklerle kuşatıyordu. İkimiz de çıplaktık benim çoraplarım haricinde… Hayran hayran bakıyordu her yerime… Ayağımı kaldırıp sertleşmiş sikinin üzerine koydum. Çoraplı ayaklarımın arasına aldım sikini, okşamaya başladım. Gözlerini kapatıp hazla inledi. Çorabımın kaygan dokusu sikini okşarken müthiş zevk alıyordu sanırım, biraz ayaklarımın ırzına geçti gidip gelerek…

Ayağımın birini alıp kaldırdı, ağzına götürdü. Kırmızı ojelerimin göründüğü çorabımın üstünden ayak parmaklarımı okşadı, tek tek öpücükler kondurdu her birine… Başparmağımı ağzına sokup emdi. Ayak tabanlarımı yaladı. Elini kaygan çorabın üzerinden kaydırarak uzun uzun bacaklarımı okşadı.

Artık delirmek üzereydim. Altından kalkıp yatağa devirdim, üzerine çıktım, geniş göğsünden başlayarak yılan gibi aşağıya kaydım. Sikini ellerimle kavrayıp öpmeye başladım. Bir elimle sikini tutuyor, diğeriyle taşaklarını okşuyor, yalıyordum. Birden hepsini ağzımın içine soktum. Öyle ateşli ateşli yalıyordum ki, ikimiz de zevkten uçuyorduk. Üstünde ters döndüm, kasıklarımı başının hizasına getirdim. Mesajımı almış, istediğimi yapmaya koyulmuştu hemen…

Bacaklarımı aralayıp başını bacaklarımın arasına aldım, o da amımı yalamaya başladı. Elleri çoraplı bacaklarımı okşarken dili amımda çalışıp duruyordu. İçimden akan suları diliyle toplayıp içiyor, diliyle klitorisime, sinir uçlarıma dokunuyor, dudaklarının arasında kıstırıp emiyordu. Zevkten kıvranıyordum. Sonunda dayanamaz hale geldim. Bir anda sikini yalamayı bırakıp sırt üstü yatağa uzandım, dizlerimi karnıma doğru çektim. Sikilmek için yanan amımın dudakları ikiye ayrıldı onu çağırırcasına pembe pembe…

“Hadi İlhan… Dayanamıyorum artık… Sik beni aşkım, nolur…” diye inledim. Yavaşça bacaklarımın arasına girdi. Daha sikinin kafasını am dudaklarımın arasına yerleştirirken ben zevkten inlemeye başlamıştım. Yavaş yavaş içime bir yılanın yuvasına girdiği gibi içime kaymaya başladı siki…

“Ohhhh… İşte bu…” diye inledim altında… “Seni gördüğüm günden beri istediğim bu işte… Bu… Zevk… Hadi İlhan… Nolur sok şunu içime… Hepsini sok… Dibime kadar sok… Bana kadın olmanın zevkini yaşat aşkım… Sikini göm içime… Yarağını sok köküne kadar… Ooohhh…” Resmen yalvarıyordum adama sikmesi, sikini köküne kadar sokması için…

Ellerimi iki yana götürüp el ele tutuştuk, yatağa bastırdı, amımın içinde gidip gelmeye başladı. Bacaklarımı beline doladım. Zevkten geberiyordum altında… İyice hızlanmıştı. Sokup çıkarıyordu sikini içime… Bense kendimi kaybetmişcesine, deli gibi sarsılıyordum zevkten… Ellerimi ellerinden kurtarmış, boynuna sarılmış, sımsıkı yakalamıştım erkeğimi, altında yılan gibi kıvrılıyor, kıvranıyor, kalçalarımı ona doğru itiyordum.

“Ahhh… Harikasın Gül… Amcığın daracıkmış bebeğim… Zevkten ölüyorum… Ohhh..” diye inliyordu kulağıma…

“Sen de harikasın… Çok güzel sikiyorsun beni erkeğim… Aşkımm… Ooohhh… Çok güzel sikiyorsun… Ohhhh…” diye inleye inleye beraber boşalmaya başladık. Gözlerim karardı, kendimden geçer gibi oldum. Erkeğim bütün ağırlığıyla üstüme yığıldı. Kendimize gelebilmek için bir süre bekledik. Yanaklarından tutup dudaklarına bir öpücük kondurdum.

Evet, kocamla da sevişiyordum fırsat bulduğumda… Onunla da orgazmlar yaşıyordum seyrek de olsa… Ama hiç böylesini yaşamamıştım. Hiç böylesine korkunç bir zevk almamıştım. Hiç bu denli kendimi kaybedecek derecede boşalmamıştım. Hiç tatmadığım duygulardı bunlar…

Nedir, İlhan’ın sikinin daha iri olmasından mı kaynaklanıyordu bunlar? Yoksa yasak meyveyi tatmanın hazzı mıydı bunu yaşatan? Yasak meyve, günah işlemenin şehveti, kocamı boynuzlamak, kocamın yatağında yabancı bir erkekle sikişmek miydi bu zevklerin nedeni? Dudaklarını öperken,

“Hep bu anı bekledim İlhan… Hep… Beklediğime de değdi… Beklediğim kadar varmış aşkım… Ne olur, bırakma beni… Seni seviyorum…” diyordum sürekli…

Bir kez daha seviştik… Sonra bir kez daha… Tadına vararak… Hiç denemediğim şeyleri deneterek, yaşatarak bana… Zevkten öldürerek… Sonunda her güzel şey gibi bitti. Kalkıp giyindi, evine geçti. Bense yatağımda yorgun argın, yüzümde bir gülümsemeyle uykuya daldım…

Sabah her zamanki gibi kocam gelmeden kalkıp hazırlandım, işe gitmek için çıktım. Kapının önünde karşılaştık. Gülümsedik birbirimize… Gecenin yorgunluğu ikimizin de yüzünden okunabiliyordu. Bir an karşı karşıya durup birbirimize baktık. Gözlerimizle birbirimize sarıldık, öpüştük, sonra dönüp yola koyulduk.

Çalışırken bütün gün olanları düşündüm…Elim defalarca telefona gitti..Ama arayamadım..Ne diyecektim ki..Benden beklentisi olamazdı. İkimiz de evliydik. Eğer sadece seks ise belki evet olabilirdi ama başka beklentiler içerisine sokmamalıydım onu.. Akşam konuşmaya karar verip biraz da erken eve gittim. Biraz sonra o geldi. Tam kapısını açmaya çalışırken ben dışarıya çıktım. Karşıdan

“Aç mısın?” diye sordum. Başını arkaya doğru çevirip evet anlamında başını salladı. Ben de başımla işaret edip,

“Gelsene…” dedim. Kapıyı kilitleyip bana doğru geldi. O arkamdan içeriye girerken, ben önden gidip kocama seslendim yüksek sesle,

“Erkan, hadi kalk miskin, işe geç kalacaksın” diyerek bağırıyordum. Kocamın duyması için adeta tiyatro oynuyorduk.

“Daha kalkmadı mı Erkan abi?” diye sordu o da yüksek sesle…

“Hayır ya, kalkmadı. Bir de sen baksana şuna İlhan, kalksın bir an önce…” diyerek mutfağa girdim.

Yatak odasına gitti, kocamı uyandırmaya çalıştı. Gece aşığımla seviştiğim yataktan kaldırdı kocamı, duş alması için banyoya gönderdi. Kendisi de mutfağa, yanıma geldi hemen… Mutfak tezgahına dayanmış ona bakıyordum. Gece beni zevkten zevke sürükleyen erkeğime… Önümden geçip masaya oturmak istedi, elinden tutup bırakmadım.

“Gözlerimin içine bak İlhan…” dedim. “Görüyor musun çektiğimi… Benimkisi işte bu… Geceleri yastığa sarılıp uyuyorum, gündüzleriyse bu hayvanın horultularını çekiyorum. Anla beni, lütfen…”

Bir anda dudaklarıma yapıştı. Ben de ona karşılık verdim. Aman allahım… Ne yapıyordum ben? Kocam banyoda, ben mutfakta aşığımla öpüşüyordum deli gibi… Kocam her an banyodan çıkabilirdi. İlhan her yanımı okşuyor, öpülmedik, okşanmadık, sıkılmadık yerimi bırakmıyordu. Masadan birsandalye çekerek bir ayağımı o sandalyenin üzerine koydu. Önümde eğildi. Elbisemin eteğini tutup yukarıya kadar çekti, benim elime tutuşturdu. Kendisi de diz çöküp külodumun kenarından amımı yalamaya başladı. Ellerimle saçlarını okşuyor, başını iyice amıma bastırıyordum. Dayanamaz hale getirmişti beni yine… Öyle zevk veriyordu ki bana… Ayağa kalktı, gözleri mutfağın kapısında, kulağı banyodan gelen su sesindeydi.

“Sonraya bırakalım, şimdi olmaz” dedi. Dudakları ıslaktı, sularımdan ıslanmıştı.

“Hayır, durma, devam et, nolur…” diye yalvardım. Elimi pantolonun önüne götürüp fermuarını indirdim. Elimi içeri sokup külotunun içinden yarağını çıkardım dışarıya… Bu kez ben onu yalıyordum. İçerden, banyodan gelen su sesi kesilmişti. Büyük ihtimalle kocam giyiniyordu. Fazla vaktimiz yoktu. Her an çıkabilirdi kocam…

“Hadi, nolur gir içime… Çabuk…” diye yalvardım. Arkamı döndürdü, kıçımı hafif yukarıya kaldırdı ve arkadan amcığıma hızla bastırdı yarağını…

“Ahhh…” diye inledim acı ve zevk karışımı… Kocamın sesi duyuldu içeriden,

“Noldu hayatım?” diyordu.

“Yok bişi kocacım…” diyebildim kocama…

Karısı mutfakta domaltılmış sikiliyordu oysa… İlhan arkamda hızlanmıştı. Kocam hemen yanımızda, banyoda giyinirken aşığım beni sikiyordu. Heyecan, zevk, adrenalin… Bunları düşündükçe aldığım zevk katlanıyordu. İlhan da aynı şeyi yaşıyor olmalı ki gittikçe hızını arttırıyor, daha şiddetli vuruyordu arkama…

Elini ses çıkarmamam için ağzıma bastırmış, kapamaya çalışıyordu. Boşalmak üzereydim. Kasılıyordum. İlhan da aynı durumdaydı. Zevkten kendimi kaybetmiştim yine, erkeğimin parmağını ısırıyordum. Nerdeyse kanatacaktım ısıra ısıra…

Sonunda titreye titreye boşaldık ikimiz de… Dölleri bacaklarımdan süzülürken eteğimi indirip tuvalete koşturdum. Ter içinde kalmıştım. Kendime çeki düzen vermem, amımdan akan dölleri temizlemem gerekiyordu.

Aceleyle temizlenip kağıt havlu getirdim İlhan’a… Isırmaktan parmağı kanamıştı gerçekten… Kuduz köpek gibi ısırmıştım parmağını sikilmenin zevkiyle kıvranırken… O arada kocam geldi mutfağa, yemeğe oturduk. O arada İlhan’ın fermuarının açık kaldığını fark ettim. Bir pundunu bekledim. Kocam su içmek için buzdolabına gidip bize arkasını dönünce masanın altından elimi uzattım. Şaşıran İlhan’ın yüzüne gülerek fermuarını yukarı çektim.

Kocam işe gitti. Biz yine İlhan’la, sikicimle baş başa kaldık. Bu kez onun evine geçtik. Sabaha kadar seviştik. Doymuyorduk birbirimize… Bana defalarca orgazmı tattırdı. Kadınlığı öğretti. Sabaha karşı toplanıp yorgun argın, fena sikilmiş vaziyette evime geçtim, kendimi yatağa atıp uyudum. Deli gibi sikişmekten hiçbir şey konuşamamıştık seksten başka… Oysa bütün gün ne ciddi konuşmalar tasarlamıştım kafamda… Geleceğimiz, şu, bu… Onun sikini görünce her şey uçup gidiyordu aklımdan… Aklımı başımdan alıyordu erkeğim…

Birkaç gün sonra, daha sikinin tadına doyamadan İlhan da düğün için karısının yanına gitti. Zorlukla ayrıldık. Onların geleceği günlerde bu kez biz yaz tatiline çıktık. Yine kavuşamadık.

Sabırsızlıkla tatilin bitmesini bekliyorum şimdi… Şezlongta üstümde bikinilerle uzanıyorum havuz kenarında ve o geçirdiğimiz zevk dolu geceleri tekrar tekrar yaşıyorum. Beş yıldızlı otel odasında, kocamın altında sikilirken İlhan’la yaşadığım doyumsuz, tarifsiz orgazmlar geliyor gözümün önüne, onların yardımıyla boşalabiliyorum.

Çok özledim onu… Çok…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Lolita Doktor Beril Demir

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Lolita Doktor Beril Demir
merhaba,

ben 36 yaşında bir üniversite hastanesinde plastik cerrah olan çalışan güzel ve bakımlı bir kadınım.
basitçe kendimi anlatırsam; doğal sarışınım, güzel ve sexi vücudumu, düzenli olarak egzersiz ve pilatese borçluyum. bir çok erkek için sex tanrıçası olarak tabir edilebilecek sexi bir vücuda sahibim.
işe gelirsek, hastanemde, yıllardır bir çok tıp fakültesi öğrencisi, asistan ve daha çömez uzmanlara eğitim verme şansım oldu.
çoğunlukla benden daha genç erkek ve genç kızlarla yakınlaşma fırsatına da bu şekilde sahip oldum.
evet doğru duydunuz.
kızlar ve erkekler.
genç erkeklerin kaslı ve yorulmaz bedenleri beni ne kadar çekiyorsa genç ve güzel kızların şehvetli ve narin vücutlarının tadına bakmak da o kadar çekici geliyordu bana.
tanım olarak bisexuel denebilse de esasında her yaşanmışlık benim için sadece cinsel açlığımı doyurmak için bir fırsattı.
yeni ders yılım başlamış, ameliyatlardan arta kalan zamanım eğitim, ders gibi faaliyetlerle tamamen dolmuştu. ders verdiğim 5 sınıf öğrencilerine alıcı gözle bakmaya başlamıştım.
bu ders yılında sınıfımda beril demir diye genç bir tıp fakültesi öğrencisi vardı.
instagramda doktor beril demir olarak yer alan bu l****a tam anlamıyla bir instagram fenomeniydi.
bir yandan da binlerce takipçisine, sayfasında model olarak tanıttığı sexi kıyafet, bikini ve diğer şeylerin reklamını yapıyordu.
23 yaşında ki bu kızın gerçekten büyük memeleri, dolgu yapılmış gibi kocaman dudakları ve duru güzelliği 1 km öteden kendini belli ediyordu.

ilk dersimde bu kız benim gerçekten ıslanmama neden olmuştu. bu l****a benim olmalıydı.

haftalar geçerken perşembe saat 4 civarı hastaneden çıkmaya hazırlanırken kapım tıklandı. gel dediğimde kapıdan tüm seksiliği ile dr beril girdi.
“merhaba hooocaaaam ”
diyerek koca dudaklarını büzüp şirin bir şekilde odama girmek ve bir şeyler sormak için izin istedi. zevkle diyerek içeri aldım onu. üzerinde dar ve deri görünümlü likralı bir jean, dar bir gömlek ve topuklu ayakkabıları ve üzerinde beyaz doktor önlüğü vardı. sürdüğü parfüm canlı bahis şirketleri kaliteli ve tahrik ediciydi. tüm bunlar gerçekten beni keyfilendirmişti.
45 dakika kadar bir takım ders konuları hakkında konuştuk anlamadığı kısımları anlatmaya çalıştım.

tüm süre zarfında hem tüm günümün yorgunluğu hem de bu küçük sexy beril’in seksapel hareketleri nedeniyle canım 1 kadeh viski ve sigarayı istetmişti.
bu süre sonunda
“berilciğim rahatsız olmazsan 1 kadeh burbon ve sigaraya ihtiyacım var biraz ara vereli mi” diye sordum.
genç l****a cilvesi ve sahip olduğu sexy bedeniyle
“ay ben sizi çok yordum ablacım” dedi.
hitabı komikti esasında.
yani çoğunlukla üst alt ilişkisinde hitap abla, abi, hocam iken ablacım lafı bu dudaklardan sexi bir şekilde çıkmıştı.

hediye olarak gelen kaliteli burbonumdan 2 bardağa doldurdum.
masamın önünde duran koltuk takımının ortasında ki sehpaya koydum. hadi gel bakalım tatlı şey diyerek onu çağırdım.
muayene masamı dayanmış duran sexy l****am kalçalarını kıvırarak karşımda ki koltuğa bir manken inceliğinde oturdu. bu sırada ben topuklularımı çıkartarak süper ince ten rengi çoraplı ayaklarımı sehpaya uzattım. bu sırada dikkatimi çeken şey, sexy beril, bacaklarıma pür dikkat bakarken üst dişleriyle alt dudağını hafifçe ısırmıştı.

sanırım onunda bu geçirdiğimiz saatlerden, kesinlikle hoca-öğrenci ilişkisinin dışında keyif aldığının bir göstergesiydi.

çok viski içebilecek bir kız gibi görünmemesine rağmen kadeh kaldırmamla o da bana eşlik etti. gözlerimiz bir birine bakarken ikimizde içimizi tamamen ısıtacak olan visk**en birer yudum aldık. ve bir birimize bakarak gülümsedik.
karşımda ki afet ağıma düşmüştü.

meme uçları hafif kabardığı dar t-shirtünden belli oluyordu. çantamı açarak bir tane marlbora light yaktım. dumanı yavaş ve seksi bir şekilde havaya üflerken onun sexi dudaklarına bakıyordum.
bu arada oda çantasından kırmızı bir ruj çıkartarak hızlı bir şekilde dolgun dudaklarına sürüverdi.
tam bir isterik sex kadını gibi gözükmeye başlamıştı bu genç kız.
tam bu anda aralık duran canlı kaçak iddaa sexi dudaklarından
” ablacım ” lafı çıktı.
“ablacım ben sigara çok kullanmam ama sigarandan bir tane de bana ikram eder misin. sana eşlik etmek istiyorum” dedi.
visk**en bir yudum bile içemeyeceğini zannettiğim seksi l****am, bana sigarayla da eşlik etmek istemiş ve bu arada da viskisini nerdeyse yarılamıştı.
uzanarak verebilecek olsamda sehpadan ayaklarımı indirerek yanına gittim. yanında ayakta dururken ona sigara paketinden bir tane sigara ikram ettim.
narin kırmızı ojeli parmaklarıyla sigarayı kırmızı kocaman sexi dudaklarını arasına koyarak bana sexi bir bakış attı. hafif eğilerek sigarasını sanki bir erkek gibi yaktım ve yerime oturdum.

viski verdiği rehavetle dikkat etmeden koltuğa kendimi bırakarak ayaklarımı sehpaya uzattım. diz üstü eteğim süper ince çoraplarımın bittiği kasıklarımın 2-3 cm altına kadar sıyrılmıştı.
sexy l****am dr beril demir ayağa kalkarak mini buzdolabımdan viskilerimizi tamamladı. şişeyi buzdolabına koyduktan sonra bana dönmeden önce uzun doktor önlüğünü çıkaratarak yandaki koltuğun üstüne attı.uzun bukleli saçlarını masamdan aldığı kalemle gevşek bir topuz gibi topladı.
tüm bu süre resmen bir kalça şova dönmüştü aslında. incecik beli altında daracık deri jean i tarafından sarılmış geniş, şekilli ve büyük kalçaları, yandan gözüken kocaman memeleri ve o seksi, şehvetli suratı davetkar şekilde karşımda duruyordu.

bana hızlıca döndüğünde kalçalarına şehvetle baktığım gözünden kaçmamıştı.
o sexi dudaklarıyla biraz orospu edayla
“ablacım, viskilerimizi tazeledim, birer tane daha sigara içsek mi” dedi.

“yalnız burası çok sıcak oldu, di mi” diyerek gömleğinin düğmelerini açmaya başladı.
sigara içtiğimiz için açtığımız pencereden, güneş gitmiş olmasına rağmen hala sıcak geliyordu.
gömleğini çıkarttığında göbeğini açıkta bırakan, memelerinin tüm diriliğini belli eden, hafif transparan, beyaz bir askılı vardı.
göbeğinde ki pırlantalı piercing, transparan askılısından belli olan bordo dantelli sütyeni ile karşımda canlı kaçak bahis duruyordu. sigara, kül tablası ve zigon sehpayı alarak 3’lü deri koltuğun yanına koydum. koltuğun arkasında ki pencereyi koltuğun üzerinden uzanarak sonuna kadar yavaşça açtım. sanki zor açılıyormuş gibi yaparken bir nevi bende ona kalçalarımı sergiliyorum.
ışıkları gözükme ihtimaline karşı loş hale getirerek koltuğa oturdum. oda yanıma gelerek dizleri bana değecek şekilde oturdu.
sigaralarımızı yakarak zevkle içmeye ve eğlenceli bir sohbete başlamıştık. zaman zaman o zaman zaman ben birbirimiz dizine bazen eline küçük dokunuşlar yapıyor, kahkaha atarken bazen o bazen ben birbirimize eğiliyorduk.
fakat kadın bedeninin gizli dili de ikimiz tarafından da kullanılıyordu artık. hafif hafif bacaklarımızı kapatıp açmamız, şuh kahkaha ve derin bakışlar, dudaklarımızın dumanı üflerken ki şehvetli büzülmeleri, klasik istemeye başlayan kadın beden dildiydi. evet birbirimizi istiyorduk.

bu genç doktor adayı benimle sevişmek için can atıyordu.

bu sırada o tatlı sexy orospu ağzıyla
“ablacım seni öpebilir miyim bir kere” diyerek ilk adımı attı.
bu kadar hızlı olması, aramızda ki konum farkına rağmen bu kadar şuh olabilmesinde içtiğimiz 3 dublenin de etkisi büyüktü.
kırmızı dudaklarıyla uzanarak yanak dudak arası ıslak bir öpücük kondururken kulağıma “ilk defa bir kadından böyle bir elektrik alıyorum, çok azmış hissediyorum kendimi” dedi.sonrasında koltuğun kol koyma yerine başını yaslayarak kendini saldı. uzanarak kalan viskisini fondip yaparak bir sigara daha yaktı ve bacakları aralık şekilde dudaklarında dumanı üfleyerek geriye uzandı.
artık l****am kendini avcıya teslim etmiş ve sex kölem olmaya hazırdı

yavaşça üzerine uzandım, elindeki sigaradan derin bir nefes çekerek kültablasına koydum. dudaklarımı dudaklarına yaklaştırarak dumanı hafifçe üfledim. şehvetle dudaklarını açarak dumanı ağzımdan çekti. ve bu arada dudaklarımız hafifçe birbirine dokundu.
ve bir daha bir daha derken her dumanı verdiğimde artık alenen öpüşmeye başlamıştık. altımda ki körpe beden hızlı hızlı nefes almaya başlamış, gögüsleri zevkle inip kalkıyordu.
l****am titreme başlamış ve sadece öpüşmelerimizin erotizmi ile titreyerek orgazm olmaya başlamıştı.
bunun üzerine geriye yaslanarak bu zevkle kıvrana bedeni izlemeye başladım.

devamı gelecek.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32