turbanli_esim_ortagimla_aldatti

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Türbanlı Eşim Ortağımla AldattıSelam okurlar Ben Kahraman.Konya’nın lüks bir semtinde yaşıyorum. 30 yaşında evli biriyim. Eşim Zeynep 26 yaşında 178 boyunda türbanlı çok fazla güzel olmayan ama çok sexi bir kadındır. İnternetten tanışarak evlendik. İlk başta ailelerimiz karşı çıktı ama ikimizin de dindar olan ailesi benim dürüst dindar ve hoşgörülü yaklaşımım işimin ve gelirimin çok iyi olması zeynep’in de başörtülü ve dindar olması sebebiyle fazla üstelemediler ve evlenmemize izin verdiler. Ortağım Mehmet’le beraber bir şirketi yönetiyoruz ve idare ofisimiz fabrikanın dışında 3 odalı bir bürodur. Bu arada ortağım da evli ve 29 yaşında uzun boylu yakışıklı bir tiptir. Eşimle evlendiğimiz sıralarda cinsellik konularını hiç açmaz ikimiz de utanırdık. Evlenene kadar eli elime bile değmedi. Gerdek gecemizde benim acemiliğim yüzünden çok zevkli bir sex yapmadık. Benim aletim 14 cm. civarında fazla büyük olmadığı için eşimle ilişkimizde onun tam olarak tatmin olmadığını hissediyordum. Fakat aile terbiyesinden dolayı bişey demiyordu bu duruma. Evde bilgisayar ve internet olduğu için eşim evde sıkılmazdı. Evliliğimizin 2. yılından sonra eşimde değişimler başladı. Yani sessiz sakin bir yaşantısı olan eşim cıvıllaşmaya sürekli internetten edindiği yeni yeni şeylerden bahsetmeye başladı. Hatta dışarıyı pek sevmeyen eşim sürekli dışarılara çıkmaya güzel ve davetkar elbiseler giymeye başladı. Bir gece sevişirken benim aletin büyüklüğü-küçüklüğü söz konusu olduğunda ben ona ‘’erkeklerin aleti ayaklarının büyüklüğü ile doğru orantılıdır’’ dedim. Benim ayaklarıma baktı ve ‘’hımmm doğru galiba senin ayaklarının büyüklüğü ortalamanın biraz altında kalıyor Ortağının ne kadar büyük ayağı ver’’ deyip gülmeye başladı. Onun sözü benim beynimde şimşekler çaktırdı. Neyse bir gün dışarıda ki işlerimi halledeceğim sırada eşim aradı ve ofise geldiğini söyledi ve ben de ofise gittim. Büroda sekreter yemek almak için dışarıya gitmiş Zeynep ve Mehmet oturmuş sohbet ediyorlar. Aklıma Zeynepin o günkü söylediği sözlerden sonra bu durum beni bayağı tedirgin etti. Türlü türlü şeyler düşündüm. Daha sonra ki günlerde bir akşam Zeynep yarın büronuza geleceğim dedi. Ben de şüphelerden arınmak için bir müddet sonra bir arkadaşıma beni arattırıp Zeynep’e acil büroya gitmem gerektiğini bi evrak vermem gerektiğini söyleyip evden çıktım ve elektronikçi bir arkadaşıma rica edip ortağımın ve benim odama görünmez bir aydın escort yerine gizli bir kamera koydurdum. Ertesi gün Zeynep ofise geldiğinde oturmuş muhabbet ederken daha önceden ayarladığım üzere şirket sahibi bir arkadaşım büroya geldi ve ben onla ilgilenmem gerektiğini söyleyip Zeynep’i ortağımın odasına gönderdim. Ve kamerayı açtım. Önceleri çok suspus oturan Zeynep ortağımın karşısında gerçekten çok rahat davranıyordu ve hiç ummadığım bir şekilde ortağıma ‘’senin ayakların ne kadar büyük yaa’’ dedi. Mehmet bu söze anlam veremediği için ne demek istediğini sordu. Zeynep’te gülerek kusura bakma geçen Kahraman ‘’erkeklerin ayakları cinsel organları ile doğru orantılıdır dedi de onun için senin ayaklarını incelemiştim’’ dedi. Bu söz Mehmet’i ve beni çok şaşırttı. Ama Mehmet de boş değil heralde ki ‘’doğrudur eşim hep şikayetçi zaten çok acı verdiğini söylüyor’’ dedi. Ben bu konuşmaları duyduğumda çıldıracak gibiydim. O sıra Zeynep ‘’Ya Buse de zevkten anlamıyor heralde bizim Kahraman böyle olacak ki her gece onunla uçarız gerçekten yanlış anlama çok merak ediyorum onu (aletini)’’dedi. Mehmet’’ Valla benim için sorun değil yenge ben gösteriririm ama şu anda biri girebilir içeri’’ dedi. Zeynep te ‘’amaaan içeride Kahraman şimdi çok meşguldür hem sadece bakacağım’’ dedi. Bunun üzerine Mehmet oturduğu yerden kalkıp Zeynep’in başucuna geldi ve sadece fermuarını açıp sikini dışarı çıkardı. Hayretler içerisindeydim. Konuşmalardan dolayı sertleşmiş siki en az 22 cm vardı. Zeynep sahte utangaçlıklar içerisinde yavaş yavaş elini koca yarağa götürdü ve ‘’gerçekten mükemmelmiş kocamın siki de böyle olsaydı benim amcığım daha bakire gibi dapdaracık olmazdı’’ dedi. Bu konuşmalar beni iyice deliye çevirdi. İçeride benim türbanlı abdest ve namazında dindar karım başka bir erkekle açık saçık konuşuyor ve onun yarağını eline almış inceliyordu. Ben de müdahale etmiyordum. Daha sonra bu karımın açık konuşmalarını davet anlayan Mehmet ‘’elinledaha fazla tutarsan dayanamayacağım’’ dedi. azgınlığı had safhaya ulaşmış karım da ‘’Kocamın kini hiç ağzıma almadım ama internette karılar ağzına yarak alıyorlar ben de merak ediyorum. Merakımı giderebilirmiyim’’ diyen Zeynep Mehmetin de zevkten gözleri dönmüş bir halde kafa sallamasıyla o koca yarağı yavaş yavaş ağzına almaya başladı. Ben bütün olanlara inanamıyordum. Ama müdahale etmek de istemiyordum çünkü hem o anda sikim şimdiye kadar olmadığı aydın escort bayan şekilde büyümüşi hem de kıskançlıkla beraber zevk dalgalarına kapılmıştım. Zeynep Mehmet’in yarağını ağzına alıp bir iki git gel yaptıktan sonra Mehmet dayanamamış olacak ki ağzından yarağı hemen çıkardı ve masanın üzerine fışkırmaya başladı. İkisinin de gözlerinden zevk dalgası yayılıyordu. Ben de senin amcığı çok merak ediyorum dedi Mehmet Zeynep’e. Zeynep te ‘’şimdi olmaz artık daha fazla riske atmayalım kendimizi yarın saat 10 da kocam toplantıya gidecek sen o zaman bize gel orda tüm meraklarımız gideririz’’ dedi. Ben artık tamamen zıvanadan çıkmıştım ve bu konuşmaları dinlerken elim gayri ihtiyarı pantolonumun içinde ki sikime gitmiş ve boşalmıştım. O sırada unuttuğum şirket sahibi diğer arkadaşıma baktım ki o da benim arkamda bütün olanları izlemiş ve bana garip garip bakıyordu. Ben de olanları kimseye anlatmamasını rica ettim. Kameradan toparlandıklarını görünce arkadaşımı gönderdim ve yanlarına gittim. Hiç bişey yokmuş gibi davranıyorlardı. O sırada eşim annesine gideceğini akşam orda oturacağımızı söyleyince onu kaynanamgile götürdüm ve çok merak ettiğim yarın ki fasıl için kamera sistemini evin her tarafına kurdurdum. Ertesi gün ortağımı şüphelendirmemek için saat 09:45 gibi bürodan çıktım ve toplantıya hasta olduğumu bahane edip toplantıda kilere gelemeyeceğimi söyledim. Büronun yakınlarında bekledim. Ortağımın çıkıp arabaya binip gittiğini gördüm. Ben de biraz sonra eve gittim. Kapıdan sesleri dinledim ve uzaktan (yatak odasından) sesleri geliyor olacak ki sesler çok az geliyordu. Yavaşça kapıyı açıp içeri girdim ve daha önce hazırladığım plan doğrultusunda dış kapının yanında ki odaya girdim. Yine kapıyı yavaşça kapatıp televizyonu duyamayacakları kadar düşük seste açtım. Mehmetle Zeynep gülüşüyorlardı ve Zeynep ‘’Bak daracık amcığımı merak ediyordun sen kendin soyarak bak’’ dedi. Mehmet te Zeynep’in eteğini çıkardı ve külotunu da okşayarak çıkarıp amcığına dokundu ‘’OHHHH Nefis amcığın var Zeynep bunu yalamak istiyorum ‘’ dedi. Zeynep te ortağımı yatağımıza yatırıp kendi de (internetten görmüş olacak ki) 69 pozistyonda ortağımın üzerine çıktı ve amcığını Mehmetin dudaklarına teslim edip kendi de kocaman sertleşmiş ortağımın yarağını kırk yıllık hasretmiş gibi emmeye somurmaya başladı. Zevkten ‘’ohhhh ne güzel yarağın var Mehmet bunu her zaman yalamak istiyorum erkeğimm’’ dedi. escort aydın Bu sözler mehmeti çileden çıkarttı heralde ki boşalıyorum diye bağırmasına karım aldırış etmedi ve tüm döllerlini yalayıp yuttu benim namus timaseli türbanlı karım. ‘’Amcığının yalanmasıyla iyice zevke gelen eşim inmemiş olan yarağı tekrar yalamaya başladı ve mehmetin üzerinden inip ‘’Hadi erkeğim busenin alamadığı siki sok amcığıma delirt beni sik erkeğim’’ diye zevk içinde inlemeye başladı. Mehmet te ‘’Buse ancak Kahramanın sikinden zevk alır galiba ben sana sokuyum gel orospum’’ dedi. Zeynep ‘’ohhh ben senin orospunum hadi kullan beni kocama boynuz taktır canım kocacım benim’’derken Mehmetin sokmaya başlamasıyla birlikte bağırmaya başladı. Ben de daha fazla dayanamadım ve kıskançlığın verdiği zevkle boşalmaya başladım. Sonra tv. Yi kapatım geldiğim gibi yavaşça çıktım tekrar. Bu arada Mehmetin Buse hakkında söylediği söz aklımdan gitmedi. Ve ben de Mehmet’in karısını sikmeyi kafaya koydum. Ertesi gün kameradan kayda aldığım Mehmetle Zeynep’in şikiş kasetini cd ye çoğalttırdım ve Mehmetin toplantısı olduğu bir zamanda onların evine gittim. Buse beni görünce şaşırdı. Hayırdır Kahraman abi bişey mi oldu’’ dedi. Ben de ‘’birazdan olacak merak etme içeriye girmeliyim sana çok önemli anlatacaklarım var’’ dedim. İçeriye girince vcd ye cd yi koydum ve ona olanları izletmeye başladım. Gözleri faltaşı gibi olmuştu. Ne yapacağını şaşırmıştı. Bana döndü. Ne olacak şimdi dedi. Ben de ne olacağı var mı ben de mehmetten onun karısını sikerek intikam alacağım her şey düzelecek dedim. O da olmaz dedi. Ben de istesen de istemesen de olacak yoksa çok kötü şeyler olur dedim. Gönülsüz olduğu görünce onu alıp yatağa fırlattım ve karşı gelme dedim. Ben onu soyup yalamaya başladıkça o direniyordu. Amcığını yalamaya başlayınca tepkisi azaldı. Sokacağım sırada ‘’beni alta alıp kendisi sikimin üzerine çıktı ve sikim amcığında zıplamaya başladı. ‘’Sik beni erkeğim mehmetten orospu karından intikamını al ohhh acı çekmeden sikilmek çok güzel erkeğimmm’’ dedi. Daha sonra olanları mehmetle zeynepe de anlattık ve önce şaşırdılar ama birbirleri ile sikişme imkanları artık rahat olacağı için ikisi de hınzırca gülümsedi ve bizim yanımızda Zeynep mehmete hadi aslanım çıkar şu koca yarağı da kocamın önünde düz beni dedi. Biz de buse ile sevişmeye başladık ve bundan sonra ortağımla beraber karılarımızı ortak kullanmaya başladık. Artık yapacağımız şeyleri hep beraber yapıyoruz. İki dairesi olan Dublex bir villa satın aldık ve aynı yerde kalıyoruz hem kimse şüphelenmiyor hem de rahat rahat isteyen istediği karıyı sikiyor. Mail adresim: kahramancinar Gönderen: Kahraman

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Yaşlı teyze 3

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Yaşlı teyze 3Teyze döllerimin hepsiniiçmiş ve devam etmek istiyordu. Ayağakalkıp koca memeleri hamur gibi yoğurup uçlarını sömürdüm biraz olsun meme hasretimi dindirdim. Teyze koca memeleri yüzüme bastırmayı ihmal etmedi. Bu sefer ben onu sandalyeye oturtup bacakları omzuma aldım ve genişlemiş amını okşayıp parmaklayıp yalamaya başladım. Yaladıkça zevk inlemeleri arttı. Sok demeye vaşladı, tabi orgamz etmeden almayacaktım altıma, Parmaklar birr iki derken dört oldu, Keyfe geldi orospum, bir sigara da o yaktı, baktım elim içeri giriyor beş parmağımı birleştirip daldırdım içine. Gözleri kocaman açıldı, elim yavaş yavaş bileğime kadar girdi, uff uff demeye başladı, sakinleşmesini beklerken bızırını üstten diğer elimle oynamaya başladım, rahatladığını hissedince elimi içerde yavaş yavaş ileri geri yapmaya başladım. Her ileri geri yaptığımda elim daha da derine giriyordu. Rahmine değdiğimi hissedince daha derine inmeden daha hızlı ileri geri yapmaya devam ettim. Artık iyice kontrolü kaybetmeye başladı. Devam et devam et, geliyorum derken üstüme doğru hatay escort çişini saldı orospum. Fışır fışır işiyor bi yandan inliyordu. Yavaşladığımda sigarasından son fırtı çekip yüzüme üfledi ve ohh rahatladım dedi. Batırdın, heryerimi amına koyum sıçsaydın bari dedim. Güldü kaltak, Temizleriz hadi duşa girelim dedi. Üstümüzü soyunup duşa girdik. Heryerimi köpükledi duruladı. Bi yandan sikimi çekiştirip durdu. Ben temizlenince arkasına dayadım, bi yandan kendini köpüklüyor bi yandan koca götünü 22lik kobraya bastırıyordu. Köpükten kobraya da sürdü hafif eğilince kararmış deliğine denk getirdi. Mesaj alındı alet yuvaya kaymaya başladı. Folloş götü iki denemede dipledim. Ohh deldin yine aslanım devam et derken biyandan ileri geri salanıyordu. Çişin acısını koca götünü daha da genişleterek çıkarıyordum. Ellerim sarkmış koca memelerinde arkadan ha bire köklüyorum, banamısın demiyordu, yılların sikişgeni. Hadi durulan da yatağa geçelim sikik karı dedim. tamam yiğidim dedi çıkardım aleti suya tutup yatağa geçtim. Karı ne azgın amına koyum ben onu escort hatay değil saki o beni yoracak diye düşünmeye başladım. Yarak hastası, kapıyı açmaya direndi, şimdi de bırakmıyordu. Bornozu gögüslerine sarmış doğru düzgün kurulanmadan geldi direk üstüme çullandı. Ohh erkeğim doyur beni bu gece burda kal demeye başladı. Bornozu üstünden atıp koca memeleri suratıma yapıştırdı. Bi yandan 22liği amına sürtüp duruyor. Ezdin amına koyum çekil dememle daha dur diye aşağı kayıp kobranın kafasını ısırmaya başladı. Yavaş ananı sikiyim Koparcan mı kaltak dedim. Yiyecem onu böyle yarrak yenmez mi diyordu. Bi yandan yalıyor bi yandan alttan taşşakları sıkıyordu. Baktım kalkacağı yok saçından tutup yana attım. Yastğın birini değirmen taşı gibi götünün altına koyup misyonere getirdim. Kafasını genişlemiş amına sürttükçe sapla hadi yiğidim sikicim demeye başladı. Bi anda kökledim, ohh aslanım geçir dedi sadece. Karı 22liği bi anda aldı. banamısın demedi. Hiç beklemeden baya bi saydırdım. Genişlemiş amından fosur fosur sesler geliyordu. Baktım böyle boşalamayacam, hatay escort bayan çıkarıp hiç ıslatmadan götüne geçiriverdim. Yandım anam dedi ama kara deliği yarıya kadar aldı hemen. Biraz da göte çalıştım ama o da bollaştı azsonra. Elimi amına atıp göte çalışmaya devam ederken elimi tuttu ve amına bastırmaya başladı. Çok gecmeden vıcık vıcık amında elim yine kayboldu. Soktukça elimde sikimi hissetdiyordum resmen. Ohhh yiğidim doldurdun heryerimi durma devam et diyordu bi yandan. Hem elimle Hem keser sapıyla sikiyordum anca kesiyordu orospuyu. İyice hızlandım ve bu daralmada sikimde boşalma hissi olmaya başladı sonunda. O arada yine tutamadı hafif kaçırmaya başladı. Ben de dayanamadım ve elimi çekip götüne yüklenirken götüne fışkırmaya başladım. Karı sikime boşalıyor ben götünü dolduruyordum. Sonunda o da ben de rahatladım. Sikimi yavaş yavaş çıkrdığımda amı götü kocaman açılmış döl dolu içi görünüyordu resmen. Kendimi yanına attım. Rahatladım sonunda Orospu bisüre hızlı hızlı nefes almaya devam etti. Sonra sakinledi ve göğsüme uzanıp, yarağına kurban olurum beni bırakma demeye başladı. Ulan ne yarak delisi karıymış iliğimi kuruttu bu yaşta, nasıl bu kadar yarak hastası olunur, bu am göt nasıl bu kadar genişlemiş düşünürken artık sormaya karar verdim.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Değişen Hayat-2

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Değişen Hayat-2Ali 18 yaşına girmesine az kalmış ve belli eder bir heyecanı vardı. Beni birçok defa çıplak görmüştü, dahası bende onu sürekli mastürbasyon yaparken yakalamıştım. İlk seferlerde utangaç tavırları sergiliyordu. Daha önce de anlattığım kadarıyla, beyaz tenli ve Kızıl saçlı olduğumu biliyorsunuz. Zamanla vücudum daha farklı şekillenmeye başladı. 1.70 boylarındayım, 85 kilodayım, göğüslerim büyük bu yüzden sahibem bana sürekli dekolte giyindirip öyle dışarı çıkmamı ister. Bu şekilde sürekli taciz edilebilir bu da sahibemin çok hoşuna gidiyor. Kalçalarım biraz büyük ve vücudum biraz yağlı olduğundan sahibem vücudumu sıkmak ve bazı yerleri tokatlamaktan zevk alırdı. Oğlu Ali ise annesi gibiydi, vücut hatlarımız neredeyse aynıydı. Emel ise 15 yıldır dul bir hayat yaşıyordu, tek başına büyüttü Ali’yi. Ben her ne kadar kocam sayesinde cinsel hayatım güzelleşti ise Emel tek başına keşfetti her şeyi. Daha önce sahibe köle ilişkisini yaşadı bu yüzden tecrübeliydi, zaten beni eğitirken bunu belli ediyordu. Söylediğine göre ilk defa bir Türk afyon escort kadınını eğitmeye başladı. Benim gibi iri göğüsleri ve dolgun vücudu vardı. Seksi giyinmeyi severdi. Ben veya kendisi bir başka erkekle birlikte olacaksak kesinlikle kondom taktırırdı. Emel oğluna çok düşkündü ve o ne isterse hemen yapardı. Beni eğitirken de oğlunu benim içinde önemli bir yere koymamı sağladı. Ben de Ali’yi o kadar çok önemsiyordum ki ondan sonra gelenler çocuklarımdı. Artık bunun parçasıydım.Emel iş yerime geldi, ofisime geçtik. İçeri girince kapıyı kapattım diz çöktüm ve ayaklarını öptüm. Yerime oturdu, bende hemen önüne oturdum ve bacaklarına sarıldım. “Yarın Ali’nin doğum günüsü var, ona vereceğim hediye sensin. Bundan sonra o da senin efendin olacak, ben olmadığımda ona hizmet edecek ve o ne isterse yapacaksın. Anlıyor musun?” diye sordu. Evet dedim. “Ali kıskançtır ve sende onun isteyeceği üzere o emretmediği sürece başka erkek yok. Yarın için kıyafet aldın mı?” sorusunu sorunca daha almadığımı söyledim. O da hemen çıkıyoruz deyip birlikte alışverişe escort afyon çıktık.Biraz dolaştıktan sonra bir yerden hizmetli kıyafeti aldık, iç çamaşırcıya gittik bana siyah jartiyerli aldım. Tasmam bile hazırlanmıştı ve Ali için hazırdım. Arabaya döndük, oradan ayrıldık. Emel ile birlikte onun evine girince, Ali ordaydı. Beni görünce gözleri parladı. Emel Ali’ye, çok mu beğeniyorsun Melek’i diye sordu. Titrek bir dille evet diyebildi. Beni aldı odaya gönderdi. 10 dakika sonra yanıma Emel geldi, hemen diz çöktüm. Çıplak olarak soyunmamı istedi, değini yapmaya başladım. Ali odaya girdi, artık çıplaktım. Bir anda beni öyle görünce ilk defa tuhaf hissetim. Ali ben hazırım dedi. Emel’e baktım, bana dönüp şimdi onunla olacaksın dedi. Ama efendim dediğimde yüzüme vurdu. Tokattı yedikten kendime gelmiş gibi hemen özür diledim. Ali yanıma kadar geldi, tokat yediğim yeri sevdi. Sonra dudağıma öpücük kondurdu. Hemen dudaklarıma yapıştı. İlk karşılık vermesem de daha sonra saçlarımın çekildiğini hissedince deli gibi öpüşmeye başladım. Ali’nin afyon escort bayan parmakları amımdaydı, Emel beni ona hazırlamıştı ve bundan dolayı Ali dokunur dokunmaz amım ıslanmıştı. Ali gülümsedi haklısın anne, bu beni seviyor dedi. Emel başımdan tuttu ve beni aşağı doğru indirdi, dizlerimin önüne gelince, Ali sikini çıkardı. Kıllı bir siki vardı, dilimle başını yaladığımda ilk başta bir tuhaf oldum, sidik ve sperm tadı vardı. Emel başımı bir an tekrar tuttu ve ittirdi. Ali inlerken tüm siki ağzımın içindeydi. Sikini dibine kadar ittirince yüzüm hep sikinin kıllarıyla temas etti. Geri çekildiğimde ise, bu sefer Ali iki eliyle kafamı iyice tuttu ve pompalamaya başladı. Böğürmeye başladım, bir müddet sonra kusacaktım ki durdu. Ağzımdan çıkınca tüm ağzım salyalarımla olmuştu, hemen köpek pozisyonunu almamı istedi, arkama geçti kalçalarımı sıkıyordu. Sahibeme baktım, benim gözlerime bakarak “o kondom takmayacak tabi ki onun bir farkı var dedi.” Kalçalarımı sıktıkça kızardı, kalçalarımı iki yana ayırıp, amıma sikini koydu ve hızlıca sikmeye başladı, deli gibi zevk alıyordu beni o şekilde sikmesi de beni çok azdırıyordu. Bu şekilde sikerek içime boşaldı. İçimde küçüldüğünü hissetmeye başladım. İçimden çıkınca duş almaya gitti Ali, ben ise Emel ile baş başa oda da kalmıştık.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

sinif macerasi

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Benim adım Alper. Öncelikle bütün okuyuculara tesekür edrerim.Ben esmer,uzun boylu,65 kilo,kahverenkli gözlüyüm .Bu olay benim basıma geçen sene geldi.Yani orta okul sonda.Bizim sınıfta bi kız var. Kız o yasta olmasına ragmen gogusleri kocaman kıza ilk baktıgınız zaman gözünüz, gögüslerine nevşehir escort carpar.Hı bu arada kızın adı Eda, kız balık etli,kısa boylu,tam bi sex makinası.Bir gün Türkçe dersindeyiz,zil çaldı herkes dısarı cıktı.Sınıfta ben,Eda,Ugur kaldık.Eda hadi şişe çevirmece oynayalım dedi.Bizde escort nevşehir tamam dedik.Oyuna basladık, şise döndü,Ugur soracak, Eda yapacak Ugur dorulukmu?cesaretlikmi? dedi.Eda cesaretlik dedi.Ugurda bundan cesaret alarak. Alperle iki dakika öpüş dedi.Eda yok olmaz dedi.Bizde nevşehir escort bayan ama böyle yapacaksan bizle konusa dedik.Oda tamam dedi. Ben bunla iki dakika öpüştüm.Sonra elimi amına attım bişe demedi. Ugurda sütyenini cıkarttı memelerini oksadı. Sonra Edyla ben arka sıraya gectik. Ugurda kapıyı tutuyordu, Eda sakso cekti ve ben bosaldım.Sonra eteginin arasından kilodunu kaydırdı ve götüne bastım baktım bagırdı, ama fazla degil sonra hadi toparlanalım dedi.Toparlandık hersey ekisi gibiydi ama bundan sonra edayla yatakta sikiştik.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Hasta Olan Annemin Bakıcısını En Sonunda Siktim

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Sevgilerle sevgi dolu seks hikayesi okurları sizlerle paylaşacağım hayatta yaşanan gerçek seks hikayemdi umarım sizler de tek iken ya da partnerlerimizle farklı zevkler peşindeyken değişik zevkler yaşar hikayemi beğenirsiniz belki de sizler de buna benzer durumlarla karşılaşır aynı zevkin doruklarına varırsınız.ben bu paylaştığım hikayem den çok zevk almıştım ve zevk al arakta yaşamaya devam etmiştim ta ki bizim bakıcı işten ayrılana kadar.

Öncelikle siz sevgili okurlarıma kısa özetle kendimi anlatayım. ismim Ferhat 4 yaşındayım evin tek erkek çocuğuyum babam yıllar önce rahatsızlığın dan dolayı vefat etti bende ömrümü evlenmedim anneme adadım en sonun da annem rahatsızlandı yatalak olduğu için ve benden çekindiği için anneme bakıcı tutmak zorun da kaldım memleketini bırakıp Azerbaycan tekirdağ escort dan bizim memlekete göç eden ve kalacak yeri olmayan dul bir bayanı işe alarak anneme bakması için anlaştık artık işi bırakana kadar bizim aileden biri gibi olacaktı.

Eşyalarını alarak bizim eve yerleşti bizim Türk kadınlarından daha vicdanlı ve şefkatli bir bayandı anneme bebek gibi bakıyordu anneme bakmasının yanı sıra evimiz ter temiz ve kıyafetlerim hep ütülenip dolbıma diziliyordu annem de bende ona minnettardı anneme bir bebek gibi bakıyordu biraz zaman geçtikten sonra bize olan ilgisinden dolayı hoşlanmaya başladım. Hatta kendisine açılıp birliktelik yaşamayı istediğimi söyleyecektim sonuçta dul bir bayan ben ise bekar bir adamdım.

Her ikimizin de arzu ve istekleri vardı bu şekil escort tekirdağ de teklifimi kabul ederse maaşına da zam yapacaktım sonuçta hakkı çok geçmişti üstümüze daha sonra onu kenara çekip fikrimi sundum düşünmem lazım olur mu olmaz mı dedi bende neden olmasın ki dul bir kadınsın senin de arzu ve isteklerin illaki oluyordur dedim peki tamam deneyelim ama işime sebep olmaz değimli yaşadığımız ilişki dedi. Hayır sebep olmayacak sana söz hatta maaşına bile zam yaparım dedim kabul etti.

Annemin bakımı bittikten sonra uykuya daldı bizim bakıcıyı odama alarak sevişmeye başladık daha sonrasın da yatağa uzatarak utanma her şey daha güzel olacak sana söz veriyorum diyerek memelerini okşamaya başladım kendinizi de çoktan dır ilişki yaşamıyor çünkü yanımız dan hiç ayrılmadı belli tekirdağ escort bayan ki çok azmıştı hem utanıyor hem de çok istekliydi memelerini yalamaya başladım daha sonra yavaş yavaş üzerimizi soyduk bakıcının utangaçlığı geçti bana ısındı aletimi çıkartıp ağzına verdim o ne büyük aletin var dedi çok güzel emmeye yalamaya başladı taşaklarını bile çılgınca yalıyordu beni bir güzel yaladıktan sonra kıvama getirdi.

Yeter hadi sok içime dayanamıyorum diyerek üzerim den çıktı. Onu domal tarak arkadan amının deliğine sikimi sokup zevk suyu gelmişti saçlarını at kuyruğu gibi toplamıştı saçını elime dolayarak git gel yapıyor arkadan bir elimle de götünü deliğine parmağımı sokuyor poposuna tokatları yapıştırıyordu ah çok acıyor diye bağırdıkça kendisini daha şiddetli siki yordum çok sürmeden orgazmı oldu benim de boşalmama az kalmıştı bir kaç kez git gel yaptım hızla kendisini çevirerek yüzüne boşaldım artık tek annemin bakıcısı değil benim de içrede kadınım olmuştu her fırsatta her köşe de bana veriyordu hiç beni geri çevirmiyordu.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

ilk fetisim

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ilk Fetisim Ben 1. 81 Boyunda 70 kiloda antalyada yasayan ve fizigime güvenen bir gencim, fazla uzatmadan konuya gireyim. Bundan yaklasik bir yil önceydi, rock müzik dinledigim için hep rock bara takilirim bir gün bara gelen full siyah giymis 18`lik bir hatun gördüm adi ayse(isim takma) çan tipi mini etek fileli çorap siyah makyaj anlayacaginiz mükemmel… Neyse tanistik ve konu kisa sürede cinsellige geldi, bende fetisist olduumu söyledim gözleri diyarbakır escort fal tasi gibi açildi. Ertesi gün bekar olan arkadasimin evine götürdüm yalnizdik o gün ise altina örümcek agi desenli siyah naylon çorap giymisti. Aniden dudaklarina yapistim hiç itiraz etmedi mükemmel öpüsüyordu beni soymaya basladi sonra kendisi soyundu altinda askeri kamufulaj bulunan süper bir tanga vardi ve onuda çikartti bayagi killi bir vajinasi vardi, escort diyarbakır tabiki hemen yalamaya koyuldum (ilk yalayan benmisim) inlemeye basladi ve bazen kisik bazende siddetli çigliklar atiyordu bacaklarindan asagiya dogru indim sonunda ayaklarina geldim… Hiç abartmiyorum gördügüm en güzel ayaklardan biriydi 39 numara siyah öjeli mükemmel seyler. Önce topuklarindan emmeye basladim, yavasça ayak çukuruna ve parmaklarina, en küçük diyarbakır escort bayan parmaktan baslayarak en büyügüne kadar yavas yavas yaladim ve sonunda 5`ini birden agzima aldim mükemmellerdi her iki ayaga yaklasik 40 dakika muamele yaptim. Ve en sonunda bacaklarini aralaladi, bende yerimi aldiktan sonra pompalamaya basladim ilk etapta bakire olmamasina ragmen oldukça dardi bir süre sonra genisledi tam bosalacaginda omuzlarimi emmeye basladi ve bosaldi bende hemen ardindan patladim inanamiyordum spermlerim boynuna ve agzina kadar gelmisti neyse mutlu son ikimizde fetisisttik. Ileride latex etek v. B sex deneyimlerimide paylasacagim bye:-)) antalyali fetisist bayanlarin maillerini bekliyorum.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

köpek gibi yengemi arzuluyorum

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

|slm millet ben murat izmir de oturuyorum size anlatacagım anım yengemle aramda geçti. Size biraz yengemden bahsedeyim.Yengem 30 yasında normal boyutlarda gögüsleri ve epeyce büyük bir götü var.O götü gördügüm zaman her zaman kendimden geçiyorum keşke sunu bir sikebilsem diye iç geçiriyorum.Neyse fazla uzatmayalım bir aksam yengem beni velerine ccagırdı bende hayrola diye sordugumda uydularının bozuldugunu söyledi.bende birazdan geliyorum diyerek tlf nu kapattım yaklasık 15 dk sonra yengem gilin evine geldim odaya girip uyduya bakmak istedim. Yengem yanımda bana bakıyordu uyduya baktıgımda uydunu kitlendiginin farkına vardım yengeme baktıgım da biraz telaşlı oldugunu farkettim nedenini sordugum da ise bana abimin eve gelebilecegini beni edirne escort acele etmemi söyledi.Bende gelsin yenge ne olacakki diyerek uydunun fişini çektim ve tekrar taktım.Uydu eski haline dönmüstü uydu acılırken yengem bana camasır makinesinde bir sorun var diyerek odadan cıkarttı ben çıkınca aceleyle odaya tekrar döndü ben de birşeyimi acaba diyerek tekrar odaya girdim girince gözlerime inanamamıştım yengem uydudan yabancı kanallarda porno filme bakıyormuş ve uyduda o esnada kitlenmiş.Beni görünce yengem oldugu yere oturarak neden girdin diye sorduben hiç birsey diyemedim ve koltuga oturdum. Yengem bana yalvarmaya başladı lütfen kimseye söyleme diye bir yandan porno film oynuyor bir yandan yengem bana yalvarıyor ne yapacagımı şaşırmış escort edirne durumdaydım.birden aklıma yengemi sikebilecegim geldi.Tamam yenge kimseye söylemem ama bir şartla dedim yengem kısık bir sesle nedir istedigin diye sordu bnede gördüklerimi kimseye söyleme ama benimle olursan dedim.Ben öyle deyince yengem beni evden kovdu bende sen bilirsin benim için hava hoş ben sikecek birini bulurum ama sen bundan sonra abimden kork dedim. Ben öyle deyince lütfen murat baska birsey söyle onu yapayım ama benden bunu isteme dedi.Bende başka bir yolun olmadıgını eger istiyorsa hemen burda kendini sike bilecegimi söyledim oda caresiz olarak kabul etti çünkü abimden çok korkuyordu.Kabul edince hemen üstüne atladım ve dudaklarına yapıştım.Ben öperken edirne escort bayan yengem bana hiç karşılık vermiyordu sadece öylece uzanmış benim kendini sikip gitmemi bekliyordu ama hiç birsey benim umrumda degildi ben sadece hayel ettigim yengemi sikmek istiyordum bve istedigimi kötü bir uydu yapmıstı.yavas yavas yengemin gögüslerine oradanda amına indim amı müthişti onu bir an önce sikmek istiyordum yarragımı cıkarıp amına dayadım.amı bir fırın gibi yanıyordu ve o an abi ne kadar sanslı oldugunun farkına vardım yengemi siktikc kendim den geçiyordum ve sonunda dayanamayarak yengemin göbegine dogru bosaldım harika birseydi bu yengem hala birsey demiyor sadece beni seyrediyordu yanından kalkarak evden ayrıldım ve hiç bir sey olmamıs gibi eve gittim.Sabah abim yengemin hasta oldugunu onu hastaneye götürür müsün dedi bende büyük bir memnuniyetle kabul ettim ve yengemi telrar siktim ve hala sikiyorum ama daha bana karsılık vermedi ama verecek bir gün biliyorum.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Baba, Oğul, Kutsal Zevk

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Baba, Oğul, Kutsal Zevk

O yaz Tuba 19 yaşına girmişti. Güzel bir kızdı. Hem de çok güzel. Erkeklerin hoşuna gittiğini, buluğa erdiği andan beri biliyordu. Bu konuda güzelliğinin önemli rolü olduğunu da biliyordu gerçi, ama asıl nedenin ona karşı duyulan cinsel istek olduğunu çok erken fark etmişti. Güzelliğinden daha önemliydi bu nedense…

Evde olduğu zamanın çoğunu aynanın karşısında geçiriyordu. Babası da annesi de çalıştıkları için, okul dışında kalan zamanlarda evde yalnız başına ve özgür olabiliyordu. Böyle zamanlarda en büyük merakı, yapmaktan en hoşlandığı şey, soyunup aynanın karşısına geçmek ve vücudunun güzelliklerini doya doya seyretmekti.

Kumral saçları, sırtının ortasına kadar iniyordu neredeyse… Koyu mavi, hatta neredeyse lacivert gözleri çok dikkat çekiciydi doğrusu… Küçücük, ucu yukarı kalkık burnuyla küçük ağzının kıvrık, etli dudakları, yüzünün göz alıcı hatlarını süslüyordu.

Boynu uzun, küçük birer portakal iriliğindeki sivri uçlu memeleri taş gibi sert, beli incecik, birden genişleyen kalçaları yusyuvarlak, bacakları bitmeyecekmiş kadar uzun, ayakları küçük, bir bebeğinkiler kadar düzgün ve biçimliydiler.

Doğrusunu söylemek gerekirse, onu gören her erkeğin başını döndürecek kadar güzeldi. Bunların üstüne bir de, kaynağını bilemediği ama varlığından kesinlikle emin olduğu o güçlü cinsel çekicilik ekleniyordu işte.
Üstelik her geçen gün daha da güzelleşmişti. Kalçaları giderek dolgunlaşmıştı. Öyle ki, aynaya sırtını dönüp kendini seyrettiğinde, kıçının güzelliği onun bile başını döndürüyordu. Bembeyaz, adeta şeffaf gibi görünen teni pürüzsüzdü.

Koltuk altları ve kasıkları dışında, vücudunda hiç tüy yoktu. Bunlar da, yumuşacık tüylerdi zaten. Ama Tuba, annesinin epilasyon kremiyle, tüm tüyleri temizliyordu. En büyük hazinesi olduğunun bilincine erkenden vardığı küçük amı da, her yeri gibi çok güzeldi.

18 yaşını bitirdikten yalnızca üç gün sonra, bir arkadaşının evinde verilen partide, ilk kez sikilmişti. Erkek ondan yalnızca bir yaş büyüktü. Doğrusunu söylemek gerekirse, ikisi de bu işin nasıl yapıldığı konusunda pek bilgi sahibi değillerdi. Yalnızca içgüdüleriyle ve kulaktan duyma bilgilerle donatılmıştılar.

Ama olay Tuba’nın inanılmayacak kadar hoşuna gitmiş ve bu da yaşamında yeni bir evrenin başlamasına neden olmuştu. Eline geçen her fırsatı değerlendirmek, neredeyse hiç durmadan sikişmek istiyordu Tuba.

Bunu elde etmenin hiç de zor olmadığını da çabucak anlamıştı. Güzellik ve çekiciliğiyle zaten tüm erkeklerin ilgi odağıydı. Hepsi sikmek istiyordu onu. Tuba’ya düşen ise bunlar arasından istediğine, canının çektiğine vermekti yalnızca. Hayatından memnundu yani.

Düzenli olarak doğum kontrol hapı kullanmaya başlamıştı. Erkekleri fazla üzmeden, kolayca verdiği fark edilmeye başladıktan sonra da, giderek daha çok sikilir olmuştu. Sikildikçe daha çok zevk alıyor, sikildikçe daha güzel vermeyi, daha güzel sikişmeyi öğreniyor ve bu da sikilmekten daha da büyük bir zevk almasına neden oluyordu.

En büyük özelliği, belinin çok çabuk ve çok sık gelmesiydi. İlk fark ettiklerinden biri de, akranlarından biraz daha büyük erkeklerin seks konusunda daha iyi olduklarıydı. Bunun nedeninin tecrübe olduğunu da kavramıştı hemen. Bu yüzden, tercihini okulun büyük sınıflarındaki erkekler yönünde kullanıyordu artık…

O yıl okul tatile girdiğinde aklını ondan iki sınıf büyük Hataylı bir oğlana, Ali’ye takmıştı Tuba. Diğerlerinden çok değişikti Ali. Bir kere esmerdi. Simsiyah, kıvırcık saçları vardı. Gözleri de simsiyahtı. Onu çok yakışıklı buluyordu Tuba. Tek dezavantajı, Ali’nin kendi sınıfındaki bir kızla, Sevim’le takılmakta olmasıydı.

Bu yüzden, aylarca fırsat kollamasına rağmen kendini ona siktirmeyi başaramamıştı. Aslında Ali’nin fazla direnemeyeceğini, birbirlerine yakın oldukları zamanlarda üstünde dolaşan bakışlarından anlıyordu ama, Sevim, bir polis gibi başındaydı oğlanın her an.

Tatilin ikinci günü sokakta rastladığı bir arkadaşından Sevim’in ailesiyle birlikte tatile gittiği öğrendi Tuba. İki hafta sonra o da, annesi ve babasıyla, 3 haftalığına tatile gidecekti zaten. Acaba Ali de gitmiş miydi bir yerlere?

Eve döner dönmez telefon etti Hataylı oğlanın evine. Doğrusunu söylemek gerekirse şanslıydı. Telefona cevap veren Ali’nin kendisiydi. Anlattığına göre, annesi Hatay’a gitmişti. Babası ise bazı işleri halletmek üzere İstanbul’da kalmıştı. Bir hafta sonra da, baba-oğul birlikte gideceklerdi.

İşte aradığı fırsat geçmişti Tuba’nın eline. Ertesi gün saat onda buluşmak için sözleştiler hemen. Tuba o saatte Ali’nin evine gidecekti. Dudaklarında mutlu bir gülümsemeyle telefonu kapadı.

O gece yatağında yatarken, Ali’yi düşündü hep. İstediğini elde etmeye çok az kalmıştı. Baş başa kaldıklarında, Hataylı oğlanın kurtuluşu olmayacaktı. Mutlaka siktirecekti ona kendini Tuba.

Sabah erken kalkıp, özenle hazırlandı. Öldürücü olmak, Ali’nin aklını başından almak istiyordu. Önce uzun uzun duş yaptı. Giymek için de, beyaz penye şortunu seçti. İki yıl önce alınmıştı bu şort. O zaman boldu. şimdi ise üstünde daracık duruyordu. Çok yıkanmaktan incelen ve yarı yarıya şeffaflaşan kumaşı, kıçının yuvarlaklarını sımsıkı sarıyor, biraz da aralarına giriyordu. İçine külot giymediği için, teninin pembeliği, olduğu gibi belli oluyordu kumaşın altından.

Tuba, biraz oturup kalktıktan sonra, zaten oldukça kısa olan paçalarının buruşup, daha da yukarı çıkacağını ve özellikle arkadan bakanların, kıçının yuvarlaklarının bacaklarıyla birleştiği yerleri görebileceğini biliyordu.

Önü düğmeliydi şortun. Ama, dar geldiği için son düğmeyi kapatamıyordu Bu nedenle de, göbeği açıkta kalıyordu. Tuba, göbeğinin çok güzel ve tahrik edici olduğunun da farkındaydı. Bunu gözlerden gizlememek için de, kısa kollu açık mavi, penye kumaşı incecik bir büstiyer giymişti. Memeleri, sanki çıplakmış gibi belli oluyordu kumaşın altından.

Bisikletle gidecekti Ali’nin onlarınkine çok yakındaki bir sitede bulunan evine. Bu nedenle incecik bez ayakkabılarını geçirmişti ayaklarına. Ama oraya ulaşır ulaşmaz, kurtulmayı planlıyordu ayakkabılarından. Ayaklarını mutlaka göstermeliydi Ali’ye.

Bisiklete binmek, şortunun üstünde istenen etkiyi yapmıştı tabii. Ali’nin yedinci kattaki evine çıkmak için bindiği asansörün aynasına arkasını dönüp, durumu kontrol etti Tuba.

Beklediği gibi, kıçının yuvarlakları ortadaydılar. Üstelik pedal çevirmek yüzünden biraz terlemişti de. Bu da, ince penye kumaşın kalçalarına iyice yapışmasına neden olmuştu. Kısacası, işler yolunda gidiyordu.

Tuba’ya kapıyı Ali açmadı. Karşısındaki, 50 yaşının üstünde gösteren, Ali’den daha kısa boylu, şakakları hafifçe kırlaşmış siyah kıvırcık saçlı, simsiyah bıyıklı, gömleğinin açık düğmelerinden kıl içindeki göğsü görünen biriydi. Donup kalmıştı sanki Tuba.

Tanrım, bir yetişkin, gerçek bir erkekteki karşısında duran. Onun kapkara gözlerine baktıkça, dizlerinin bağının çözüldüğünü hissediyordu sanki. Dahası, adam da donup kalmıştı biraz. Tuba onun alev alev yanan gözlerinin, tepeden tırnağa üstünde dolaştığını hissediyordu. Böyle ne kadar konuşmadan, birbirlerine baktılar, bilmiyordu.

– “Burası Ali’nin evi değil mi..?” diye sorabildi neden sonra.

– “Evet… Ben de Ali’nin babasıyım… Gir içeri…”

Kenara çekilip, ona yol verdi adam. Tuba onun önünden geçerken başı dönüyordu sanki. İçeri salona doğru yürümeye başladı. Adam da hemen peşindeydi. Tuba onun gözlerinin, kıçının şorttan taşan yuvarlaklarına kilitlenip kaldığını hissediyordu adeta. Hissetmek ne kelime, o kapkara gözlerin bakışları, kıçını yakıyordu sanki.

Salonda Ali karşıladı onu. Oturup konuşmaya başladılar. Ama adam, yani Ali’nin babası da hala oradaydı. Ortalıkta dolaşıyor, dışarı çıkmak üzere olan birinin tipik davranışları içinde, bir şeyler aranıyordu. Tuba onun kapkara gözlerinin, yakaladığı her fırsatta ona kilitlendiğinin farkındaydı.

Ortadaki masanın başında, iskemlelere oturmuşlardı Ali’yle. Önce bacak bacak üstüne atmıştı Tuba. Sonra, aklına gelip, ayakkabılarını çıkardı. Şimdi çıplak ayakları da adamın gözleri önündeydi. Ali bir akşam önce televizyonda seyrettiği bir filmi anlatıyordu ona. Ama Tuba onu dinlemiyordu bile.

Tüm aklı, üstünde dolaşan ve değdiği yeri yakan bakışlardaydı. Bir ara ayağa kalkıp, şöyle bir dolandı ortalıkta. Sonra tekrar Ali’nin yanına döndü. Ama bu sefer iskemleyi ters çevirdi ve ata iner gibi oturdu. Kollarını iskemlenin arkalığına dayamış, belini bükerek, biraz öne eğilmişti. Böyle yapınca, kıçını, olduğu gibi ortaya çıkardığını biliyordu. Ne kadar doğru yaptığını da, hemen anladı tabii.

Adam şimdi, yalnızca arkasında dolaşıyordu. O kara gözlerini, kıçının şortundan taşan yuvarlaklarından alamıyor olmalıydı.

Yaklaşık yarım saat kadar sürdü bu. Sonra adam oğluna bir şeyler söyledi ve çıkıp gitti. Son anda göz göze gelmişlerdi Tuba’yla. İnsanın içine işleyen bakışlarla bakıyordu adam. Tuba’nın anlatamayacağı bir biçimde ürpermesine neden olan bakışlarla.

Gözlerini adamın kapkara gözlerinden kurtardığında da, bambaşka bir şeyi fark etti. Adamın pantolonunun önünde meydana gelen kabarıklığı. Siki kalkmıştı adamın. Kocaman olup, pantolonunun önünü kabartmıştı. İşte bu, gerçekten de baş döndürücü bir şeydi Tuba için.

Tüm vücudunu ateş basmış gibiydi. O anda adamın önüne diz çöküp, onun için kalkmış sikini ağzına alıp emmeyi ne kadar isterdi aslında. Ama bunun, en azından o an için imkansız olduğunu kavrayabiliyordu.

Sonunda yalnız kaldılar Ali’yle. Böylece de, Tuba’nın ayakları biraz yere bastı. Öyle ya, oraya aslında Ali için gelmişti. Babası hiç de hesapta yoktu. Sırf Ali için hazırlanmış, özenle, güzelliklerini teşhir edecek biçimde ve onu tahrik etmek umuduyla giyinmişti. Yeniden konuşmaya başladılar. Durmadan Hatay’ı anlatıyor, tatilde yapmayı planladıklarından söz ediyordu Ali. Halbuki Tuba’nın aklı başka yerdeydi. Bir an önce kendini siktirmek istiyordu ona.

Ama Ali’yi hala tam istediği yere getirememişti galiba. Hataylı oğlan, sokağa çıkıp, biraz bisiklete binmeyi önermişti. Böylece eline önemli bir fırsat geçirmiş olacağını düşünerek, fazla itiraz etmedi Tuba.

Yakındaki korunun dar yollarında pedal basarlarken hep Ali’nin önünde olmaya dikkat etti. Böylece şortundan taşan kıçını, ona bol bol göstermiş oluyordu. Öğleden sonra tekrar eve döndüler.

Ali televizyonu açtı ve içeri gidip, elinde bir kasetle döndü sonra da. Yüzünde şeytanca bir gülümseme vardı Hataylı oğlanın. Bu da Tuba’yı meraklandırmıştı tabii.

– “Bak sana ne seyrettireceğim…” dedi sonra Ali.

O kasedi videoya yerleştirirken, Tuba da merakla kutusunu almıştı eline. Bir porno filmiydi bu. İşler sonunda yoluna giriyor, istediği noktaya geliyordu galiba.

– “Nerden buldun bunu Ali..?” diye sordu.

– “Babamın…”

– “Baban porno filmlere mi meraklı..?”

– “Hem de nasıl… Annem de öyle… Akşamları ben yattıktan sonra, daha doğrusu benim yattığımı sandıklarında, birlikte porno filmi seyredip sikişiyorlar biliyor musun..?”

– “Doğru mu söylüyorsun..?”

– “Doğru tabii… Kaç kere seyrettim onları…”

– “Hadi çalıştır videoyu da, biz de seyredelim o zaman… İyice meraklandım…”

– “Şu anda ben de meraklandım doğrusu… Bu filmi seyretmedim ben de. Babam genelde bunları kiralıyor ve bir kaç gün evde duruyor filmler. Fırsat bulduğumda, ben de seyrediyorum hepsini. Ama bu filme fırsatı, ilk kez şimdi buluyorum…”

Videoyu çalıştırdı Ali. Birlikte, televizyonun tam karşısındaki geniş kanepeye oturup, seyretmeye başladılar. Ali bir köşeye oturmuştu, Tuba da öbürüne. Ali’nin ayakları yerdeydi. Tuba ise bacakları karnına çekili, yüzü Ali’ye dönük, çıplak ayakları kanepenin üstünde oturuyordu. şortunun incecik ağının kıçının yarığına iyice girdiğini ve amının neredeyse görünmek üzere olduğunu biliyordu.

Konusu, kocasının izniyle, durmadan başka erkeklerle sikişen bir ev kadının maceralarıydı filmin. Kocası evin çeşitli yerlerine video kameralar yerleştirmişti ve akşam eve geldiğinde karı-koca birlikte bu videoları izleyip, sikişiyorlardı.

Doğal olarak Ali’nin ilgisi, filmin kahramanı olan kadının üstünde toplanmıştı. Kimi zaman sesli olarak yaptığı yorumların tümü de, kadınla ilgiliydi tabii.

Tuba ise erkeklerden alamıyordu gözünü. Özellikle de onların kocaman siklerinden. Hepsi de yetişkin, gerçek erkeklerdi bunların. Onları görmek, aylardan beri kendini siktirmek için uğraştığı Ali’yi gözünde küçültmüştü sanki.

Sonra, Ali’nin şortunun önünde meydana gelen kabarıklığı far ketti. Alabildiğine kalkmıştı Hataylı oğlanın siki. Parlak şortunun kumaşı altından, tüm hatlarıyla belli oluyordu. Böyle kalkmış bir sike, bu kadar yakın olmak, birden başını döndürdü. Filmden çok, oraya ilgi duyuyordu artık. O siki istiyordu.

Ali’den bir hareket gelmediğine göre, ilk o davranmalıydı herhalde. Sağ ayağını yavaş yavaş Ali’ye doğru uzatmaya başladı. Sonra da iyice uzatıp, ayağının bir bebeğinki kadar yumuşak ve düzgün parmaklarını, Hataylı oğlanın şortunun altında yatmakta olan sikin üstüne koyuverdi.

İkisi de titrediler bu temasla. Öylesine sıcaktı ki sik, Tuba parmaklarının yandığını hissediyordu. Bir an için göz göze geldiler. Sonra Ali’nin gözleri televizyonla Tuba’nın gözleri arasında gidip gelmeye başladı.

İkisi de susuyordu artık. Tuba, ayağının hafif hareketleriyle, parmaklarını Hataylı oğlanın sikinin üzerinde dolaştırmaya başlamıştı şimdi. Aslında parmaklarını sikten ayıran şort kumaşından şikayetçiydi. Sonra Ali yardımcı oldu ona. İki eliyle şortunu belinden tutup, dizlerinin üstüne kadar indiriverdi Hataylı oğlan…

Tuba, onun bunu yapabilmesi için ayağını biraz çekmişti tabii. şimdi de gözlerini, artık tüm ihtişamıyla önünde olan sikten alamıyordu bir türlü. Ali’nin esmer vücudunun başka yerlerinden daha da koyu renkliydi. Büyüklüğü Tuba’nın başını döndürüyordu. Yirmi santime yakın bir uzunluktaydı. Ali biraz daha büyüyüp olgunlaştığında, sikinin de daha büyüyeceği kesindi.

Kasıklarındaki simsiyah kıllar, kocaman taşaklarını da kaplamıştı. Tıpkı bir mantara benzeyen ve mosmor kesilmişti. Ayağını tekrar uzatıp, parmaklarını yeniden ona dokundurdu Tuba. Böyle çıplak bir sike dokunmak, çok daha güzel, çok daha zevkli, çok daha uçurucuydu.

Sonra parmakları, tekrar hareketlendiler. Ali’nin siki bir nabız gibi atıyor, en ucundan en dibine kadar üstünde gezinen parmaklarının altında zonkluyordu. Birden fışkırtmaya başladı Ali. Beli geliyor, Tuba’nın ayağına, kendi karnına, üstündeki t-shirt’e, her yere bulaşıyordu.

Tuba inleyerek fırladı yerinden. Kanepede dizlerinin üstünde durup, başını Ali’nin kasıklarına gömdü. Sonra da, her yere bulaşmış olan belleri yalamaya başladı. Çok güzeldi tadı. Zevkten gözleri kararıyordu. Sanki bulutların üstüne çıkmıştı. Neredeyse beli gelecekti onun da…

Yalayabileceği bel kalmadığında, küçük eliyle Ali’nin hala taş gibi sert ve dimdik olan sikini en dibinden tutup, onun şimdi daha da morarmış olan başını yalamaya başladı. Hataylı oğlanın vücudunun hareketlerinden, karın adalelerinin kasılmasından, yaptığının, onun da çok hoşuna gitmekte olduğunu görebiliyordu.

Sonra ağzını açıp, o mosmor başı dudaklarının arasına aldı. Kısa süre içinde geliştirdiği sik emme sanatını Hataylı oğlana göstermek istiyordu.

Ağzının içindeki sik, ateş gibi yanıyor, nabız gibi atıyordu. Emdikçe, ucundaki delikten, içinde kalmış bir kaç damla bel de gelmişti ağzına. Bu Tuba’yı çılgına çevirmişti. Başı yukarı aşağı oynamaya başladı. Artık Ali’nin sikini, yumuşak hareketlerle ağzına sokup çıkarıyordu.

Aylardır rüyalarını süsleyen şey, işte gerçekleşmişti. Sonunda, Hataylı oğlanın sikine ulaşmıştı. Sonra bir lav dalgasının damağına yapıştığını hissetti. Tekrar beli geliyordu Ali’nin. Beli geliyor ve ağzının içine, bademciklerinin, küçük dilinin üstüne, gırtlağına fışkırıyordu.

Hırsla emmeye başladı Tuba. Sanki Hataylı oğlanın içini boşaltmaya çalışıyormuş gibi emiyordu. Birden kafasının içinde bir top patlamış gibi oldu. Vücudu sarsılıyor, beli geliyordu onun da.

Ama, ağzından bir an bile bırakmadan sürdürdü Ali’nin sikini emmeyi. Doymak bilmiyordu. Sonunda elde etmeyi başardığı şeyin bitmemesini istiyordu. Dili kıvır kıvırdı. Ağzının içini dolduran sikin çevresinde dolaşıyor, uzanabildiği her yerini okşuyordu. Bir taraftan da sürekli başını hareket ettiriyordu.

Hiç bir yumuşama belirtisi göstermeyen sik, bir en ucuna kadar çıkıyordu ağzından, bir alabildiğine gömülüyordu içeri. Ali’nin vücudu da zevkle kıvranıyordu kanepenin üstünde. Tuba, bunu kendi başarısının şaşmaz bir ölçüsü olarak algılıyordu tabii.

Sik emmeyi gerçekten de iyi bildiğini anlıyordu artık. Öylesine iyi ki, şimdi ağzının içindeki sikin sahibini mest etmeye yetiyordu işte. Sonra sağ elini de devreye soktu Tuba. Ali’nin iri birer torba gibi sarkan kıllı taşaklarını avucuna alıp, okşamaya başladı.

Onu zevkten uçuran bellerin üretim yeriydi bu yumuşacık torbalar. Bunu bilerek, sanki kırmaktan korkar gibi, yumuşacık dolaştırıyordu parmaklarını onların üstünde.

Bu sefer Ali de biraz hareketliydi. Kalçalarının başta hafif, ama sonra giderek hızlanan hareketleriyle, Tuba’ya yardımcı oluyor, sikini onun bir vantuz gibi emen ağzına sokup çıkarıyordu. Üstelik şimdi, yüksek sesle inlemeye, ara sıra konuşmaya bile başlamıştı.

– “Offf çok güzel emiyorsun Tuba…” diyordu, “Tam bir orospu gibi emiyorsun sikimi… Ohh şimdiye kadar kimse böyle güzel emmemişti… Ohhh ağzın am gibi…”

Tuba’nın beyninde küçük patlamalara neden oluyordu bu sözler. Aldığı zevki on kat daha büyütüyordu. Bu nedenle, daha da hırsla emiyordu Ali’nin sikini. Dünyası bir anda küçülmüş gibiydi. Yalnızca ağzının içindeki sik ve beyninde yankılar yaratan inlemeler, sözler vardı bu dünyada.

Biraz sonra ağzının içinde patlayacak olan volkanın müjdesini veren o ilk damlaları dilinin üzerinde hissettiğinde, heyecanı son kertesine çıktı. Başını son bir hareketle Ali’nin kucağına bastırıp, sikinin alabildiği kadarını aldı ağzının içine. Artık iyice şişmiş olan kocaman başı, bademciklerine dayanmıştı şimdi.

O anda da fışkırtmaya başladı Ali. Peş peşe gelen salvolar halinde, alev alev yakan erkeklik sıvısını, Tuba’nın boğazına boşaltıyordu. Tüm vücudu titriyor, dalgalanıyor, ağzından hayvansı inlemeler çıkıyordu. Tuba’nın vücudu da, dalga dalga sarsılıyordu.

Bu seferki daha güzeldi. Ali’nin belleri, mide borusunu yakarak midesine inerken, onun da tekrar beli gelmeye başladı. Sonra öylece yığılıp kaldı Hataylı oğlanın kucağına.

Tekrar kendilerine geldiklerinde, Ali kalkıp banyoya gitti. Halbuki Tuba’nın canı sikilmek istiyordu. Gerçekten sikilmek. Peşinden de bir daha ve bir daha. Ama geri döndüğünde, üstünü değiştirmiş, temiz şeyler giymişti Ali. Hiç de devam etmeye niyetli görünmüyordu.

– “Babam birazdan gelir…” dedi sonra da.

Aslında bu sözü “artık devam edemeyiz” anlamına söylemişti ama, bu Tuba’nın onun babasını, o müthiş görüntülü, o “gerçek erkek” görüntülü adamı ve sabah olanları hatırlamasına neden olmuştu yalnızca. Bu da içindeki ateşin daha da büyümesine oldu. Kim bilir ne kadar zevkli bir şey olurdu onun tarafından sikilmek.

Ertesi gün tekrar buluşmayı kararlaştırdılar. Sabah telefonlaşacaklardı. Eğer Ali’nin babası yine dışarı çıkacak olursa, Tuba onlara gidecekti. Yoksa Ali, Tuba’nın evine gelecekti.

O gece yatakta, gün boyu olanları düşündü Tuba. Ali’yi sonunda elde etmiş olması, küçük bir zaferdi tabii. Ama düşündükçe, Hataylı oğlanın babasının görüntüsü gözlerinin önüne geliyor ve geri kalan her şeyi silip atıyordu. Sonra da ertesi gün Ali’ye kendine gerçekten siktirebileceği aklına geliyor ve sabırsızlanıyordu. Ama aklına takılan bir soru vardı hep. Kim daha iyi sikerdi acaba? Ali mi, babası mı?

Sabah kötü bir sürpriz bekliyordu onu. Kahvaltıda annesi, birlikte yazlık evlerine gideceklerini söyledi ona. Hemen itiraz etti tabii Tuba. Ama bir faydası olmadı bunun. Annesi ısrarlıydı. Tatile gitmeden önce yazlık evde yapılacak işler vardı ve onun yardımına ihtiyacı olacaktı. Odasındaki telefondan Ali’yi aradı hemen. Böylece de, ikinci kötü sürprizi yaşadı aynı gün içinde.

– “Aksiliğe bak…” dedi Ali o gün buluşamayacaklarını öğrenince, “Ben de öbür gün Hatay’a gidiyorum. Babam dün akşam söyledi. Buradaki işleri biraz daha uzayacakmış. Bu nedenle beni yolluyor annemin yanına. O daha sonra gelecek…”

Tuba, hırsından neredeyse ağlayacaktı. Ali’nin anlattıklarını, sesini bile çıkaramadan dinliyordu. Bundan daha kötüsü olamazdı doğrusu. Birbirlerini iki aya yakın göremeyecekler demekti bu. O zaman da, korkunç Sevim yine sahnede olacaktı tabii.

Halbuki, inanılmayacak kadar büyük bir istekle, Ali’nin sikini istiyordu Tuba. Üstelik Hataylı oğlanın sesi kulağına geldikçe, bu istek daha da artıyordu içinde. Babası herhalde yanında değildi. Banyoda filan olmalıydı.

– “Dün olanlar, gözümün önünden gitmiyor…” diyordu Ali, “Gece yalnızca bunu düşündüm. Tanıdığım bütün kızlardan daha iyiydin biliyor musun…? Tam bir orospu gibiydin. Sana bayılıyorum… Sevgilim oldun benim artık… Hem sevgilim, hem de doymak bilmez orospum…”

Bu sözler, aslında Tuba’ya yapılabilecek en büyük iltifattı. Mutluluktan ve zevkten başının dönmesine neden oluyordu Ali’nin söyledikleri. Sonunda yaz bitiminde yeniden görüşmek üzere sözleştiler ve Tuba telefonu kapadı.

Yazlık evdeki üç gün, oldukça çabuk geçti. Önemli olan gecelerdi Tuba için. Yatakta saatlerce Ali’yi düşünüyordu. Oradaki son gecesinde ise düşünceleri Hataylı oğlandan, onun sert görünüşlü babasına kaymaya başladı.

Tuba birden, aslında onu oğlundan daha çok istediğini fark ediverdi. Kendini ona siktirmek istiyordu. Hem de çok istiyordu. Üstelik, o da Tuba’ya ilgisiz kalmamıştı. İlgisiz kalmak ne kelime, gözlerini ayıramamıştı Tuba’nın üstünden. Bacaklarında ve kıçının yuvarlaklarında dolaşan yakıcı bakışların etkisini, şimdi bile hissedebiliyordu Tuba. Üstelik siki de kalkmıştı adamın.

“Acaba beni sikmek ister mi?“ diye düşündü Tuba. Acaba kim daha iyi sikerdi? Ali mi, babası mı? Sonra da kararını veriverdi birden. Bunu mutlaka öğrenecekti. Hala İstanbul’daydı adam. Onu bulacak ve kendini siktirmek için her şeyi yapacaktı. Her şeyi.

Cuma akşamı, annesiyle birlikte döndüler İstanbul’a. Cumartesi sabahı, annesiyle babası daha uyurlarken kalktı Tuba. Duş yapıp, özenle hazırlanmaya başladı. Adamı iyice çıldırtmak istiyordu. Üç yıllık bir blucin pantolonu keserek yaptığı şortu geçirdi ayağına.

Bunu her zaman giyemiyordu. Makasın ayarını biraz kaçırmıştı. Bu nedenle de, aşırı kısa olmuştu şortun paçaları. Hele arka tarafları bir alemdi. Kıçı neredeyse olduğu gibi meydanda kalıyordu. Ağının kalınlığı, yalnızca bir parmak kadardı. Üstüne de, iyice küçülmüş bir atlet fanilası giydi. Memelerinin başları, ince kumaşın altından birer düğme gibi belli oluyordu.

Çıplak karnı, olduğu gibi meydandaydı. Omuzları ve kolları da. Ayakkabıların önemi yoktu. Nasıl olsa onları, adamın evine girer girmez çıkaracak, çıplak ayakla kalacaktı. Sonra sessizce çıktı evden ve bisikletine atlayıp, Ali’nin evine doğru pedal basmaya başladı. Bir taraftan da, adamın evde olmasını diliyordu içinden.

Kapı açıldığında sevinçten uçacaktı neredeyse. Evdeydi adam. Bir anda karşı karşıya kaldılar. Yeni uyanmış olmalıydı. Saçları biraz dağınıktı. Yalnızca bir boxer şortu vardı üstünde. Esmer ve kaslı vücudunun her tarafı, kapkara kıllarla kaplıydı.

Tuba, dizlerinin bağının çözüldüğünü hissediyordu. Üstelik bu duygu, adamın değdiği yeri yakan gözlerinin tepeden tırnağa üstünde dolaştığını gördükçe, daha da artıyor gibiydi. Asansörde kendini son biz kez kontrol etmiş, göbeğinin görünebilmesi için, şortunun üst düğmenini açmıştı.

– “Ali yok…” dedi adam neden sonra, “Hatay’a gitti. Sana haber vermedi mi..?”

– “Önemli değil…” diye yanıtladı Tuba onu, “İçeri girebilir miyim..?”

Kenara çekildi ve geçmesi için ona yol verdi adam. Sonra kapıyı kapayıp, o da peşinden geldi. Aynı şeyi bir kez daha yaşıyordu Tuba. Adamın gözlerinin bacaklarında ve kıçının yuvarlaklarında dolaştığını ve bunun kanını tutuşturduğunu hissediyordu.

Kapıdan girer girmez ayakkabılarını çıkarmıştı. Adamın önünde, çıplak ayak parmaklarının ucunda ve özellikle de, kalçalarını hafifçe çalkalayarak yürüyordu. Böylece kıçının yanaklarının kımıl kımıl oynadıklarını biliyordu. Salonun ortasına kadar gelince durup yüzünü adama döndü tekrar.

Gözüne ilk takılan da, onun şortunun önünde meydana gelen müthiş kabarıklık oldu. İçi eriyordu Tuba’nın. O anda en çok istediği, biran önce adamın sikine ulaşabilmekti. Ama kendini tuttu yine de. Her şeyi onun yapmasını istiyordu çünkü.

Bu usta ve gerçek erkeğin onu, kendi bildiği, kendi istediği biçimde sikmesini istiyordu. Bugün burada, bu adama sikileceğini biliyordu. Adam ise onu sikip sikemiyeceğini bilmiyordu daha. Önce onu iyice tahrik etmeli, sonra da kendini sikilmeye bırakmalıydı.

Bir süre öylece birbirlerine baktılar.

– “Sen otur…” dedi adam, “Ben bir duş yapayım geliyorum…”

Sonra da, arkasını dönüp salondan çıktı. Onun adını bile bilmiyordu Tuba. Yalnızca Ali’nin, dört gün önce bu salonda, şimdi önünde ayakta durmakta olduğu kanepenin üstünde sikini emdiği Hataylı oğlanın babasıydı işte. Ama bunun hiç önemi yoktu. Tuba onun adını öğrenmek istemiyordu ki. Yalnızca kendini ona siktirmek istiyordu, o kadar.

Gidip açık pencerenin önünde durdu. Tam aşağıda bir çocuk parkı ve onun bitişiğinde de daha büyük çocukların basketbol oynadığı bir alan vardı. Salonun dip tarafındaki yüksek bar taburesini alıp pencerenin önüne getirdi ve biraz uzağa yerleştirdi. Sonra da üstüne oturup öne eğildi ve dirseklerini pencerenin içine dayadı.

Güya oturmuş dışarıyı seyrediyordu. Ama niyeti, hiç de bunu yapmak değildi tabii. Seyretmek yerine, seyrettirmekti amacı. Bacaklarını iyice aralamıştı. Yere yalnızca, biçimli ayaklarının parmak uçları değiyordu. Öne eğilirken, belini de iyice aşağı bükmüş, kalçalarını daha da ortaya çıkarmıştı. Böylece şortunun paçalarının iyice sıyrılacağını ve kıçının neredeyse yarısının meydana çıkacağını biliyordu. Öylece beklemeye başladı.

Adamın geri döndüğünü, arkasında bir hareket sezinlediğinde anladı Tuba. Ama dönüp ona bakmadı. Pencereden dışarıyı seyrediyor numarasını sürdürdü bir süre daha. Adam, birden karşısına çıkan manzara karşısında donup kalmış olmalıydı herhalde. Sessizlik uzayınca, pozisyonunu bozmadan başını çevirip baktı Tuba.

Salona giren kapının tam önünde, donup kalmış gibi duruyordu adam. Beline bir havlu sarmıştı. Orada öylece durup Tuba’yı seyrederken yine siki kalkmış, bir çadır direği gibi, havlunun önünü kabartmıştı.

Onu böylesine tahrik etmenin sarhoşluğunu yaşıyordu Tuba. Ama öte yandan adamı seyrederken o da aşırı derecede tahrik oluyordu. Sessizce gülümsedi ona. Ama bunun baygın bir gülümseme olduğunu biliyordu.

– “Burası hep böyle hareketli midir..?” diye sordu adama, tekrar başını dışarıya çevirirken.

Böylece onun yanına gelmesini sağlamaya çalışıyordu aslında. Eğer adam bunu biraz daha yapmazsa, kendini tutamayıp yerinden fırlayacağından ve üstündeki havluyu sıyırıp, onun için kalkmış olan o kocaman sikine saldıracağından korkuyordu. Ama buna gerek kalmadı bereket versin. Adam gelip arkasında, ayakta durdu.

– “Çok güzelsin…” dedi sonra da, “Müthiş güzelsin…”

Tuba bir an için bayılacağını sandı. Beynine birer ok gibi saplanmıştı bu sözler. Başını çevirip, yeniden adama bakmaya korkuyordu.

– “Sen de çok yakışıklısın…” diye yanıtladı adamı, ağdalanmış bir sesle, “Her yanından erkeklik fışkırıyor gibi…”

Sonra adam ona biraz daha sokuldu. Şimdi, taburenin en kenarında duran kalçalarına dokunacak kadar yakındı. Vücudunun tüm sinirleri tel tel gerilmişti Tuba’nın. Sonra adamın elini sırtında hissediverdi birden. Vücudu elektrik çarpmış gibi sarsılıverdi bu temasla.

Beli biraz daha aşağı büküldü. Hafif hafif okşamaya başladı adam sırtını. Sanki hala yokluyor, onu sikip sikemeyeceğini anlamaya çalışıyor gibiydi. Ama Tuba’nın ağzından kaçan küçük inleme, tüm tereddüdünü silip alıverdi bir anda. Bir adım daha sokuldu ona. Belindeki havlunun önünü bir çadır gibi kabartan siki, Tuba’nın kalçalarına değmeye başladığında da, ikisinde de ip kopuverdi.

Neredeyse beli geliyordu Tuba’nın bu temasla. Taburede biraz daha geri kayıp, kıçının adamın kucağına yapıştırdı hırsla. Sik dayanmıştı kalçalarına. Onun alev alev yakan sıcaklığını, aradaki blucin şortla havluya rağmen hissediyordu.

Tanrım, ne büyük bir zevkti bu. Adam da, aynı hırsla karşılık vermiş, kasıklarını, hemen önündeki muhteşem kalçalara dayamıştı. Sonra öne eğilip, dudaklarını, Tuba’nın atlet fanilasının örtemediği sırtına dokundurdu. Bu temas çıldırttı Tuba’yı. Sanki bir kor değmişti sırtına. Adam uzun saçlarını kaldırıp ensesini öpmeye başladığında ise neredeyse bayılacaktı. Tanrım, neler yapıyordu bu adam böyle. Tuba’nın vücudunda varlığını bile bilmediği hassas noktaları bulup çıkarıyor, onu adeta bulutların üstüne uçuruyordu.

Geri çekildiğinde, başını çevirip, zevkten yarı kapanmış gözlerle ona baktı. Bir süre gözleri öylece kilitli kaldı. Sonra adam yeniden eğilip, yüzünü Tuba’nınkine yaklaştırdı. Kalın dudakları aralanmıştı. Tanrım onu öpecekti adam. Tuba’nın dudakları, elinde olmadan aralanıp büküldüler. Adamın ağzı iyice açılıp dudaklarının üstüne kapandığında da, gözleri kararıverdi.

Çılgın gibi öpüşmeye başladılar. Zevkten uçuyordu Tuba. Adam onun küçük etli dudaklarını, dilini emiyor, kendi dilini ağzının içine sokup, ulaşabildiği her yeri yalıyordu. Sonra Tuba onun dilini emmeye başladı. Tıpkı bir siki emer gibi.

Bu arada adamın kalçaları da hareketlenmişti. Küçük hareketlerle sikini, Tuba’nın kalçalarına bastırıp çekiyor, sanki onu aradaki tüm kumaşları hiçe sayarak sikiyordu. Bu da Tuba’nın tüm kontrolünü kaybetmesine neden olmuştu. Taburenin üstünde öne eğilmiş vücudu, adamın altında kıvranıp bükülüyordu.

Sonra birden ondan uzaklaştı adam. İşte bu, tam bir soğuk duş gibi gelmişti Tuba’ya. Gözlerini açıp ne olduğunu anlamaya çalışırken, adamı birden önünde buluverdi. Ellerini aşağı uzatıp, fanilasının iki taraftan yakaladı adam. Tuba doğrulup, kollarını yukarı kaldırdı ona yardımcı olmak için.

Kısa bir an sonra, belden yukarısı çıplak kalmıştı. Sonra adam onun önünde çömelip, dudaklarını çıplak memelerinde dolaştırmaya başladı. Öpüyor, emiyor, yalıyor ve Tuba’yı zevkten kıvrandırıyordu.

Memelerinin pembe başları emilirken, yine uçacak gibi oldu. Adam bir kolunu kaldırıp dudaklarını kaymak gibi koltuk altına yapıştırdığında ise neredeyse çıldıracağını sanmaya başladı. Ama bu kadarla yetinmedi adam. Dudaklarının yerini bir süre dili aldı. İştahla yalıyordu artık Tuba’nın koltuk altını. Ve durmaya da niyeti yoktu tabii.

Bir süre sonra, dudakları, yan taraftan aşağıya, beline doğru inmeye başladılar. Sonra da öne doğru kayıp karnına geldiler. O değdiği her yeri yakan dilin göbek çukuruna girdiğini hissetmek, Tuba’yı mahvetti. Öylesine büyük bir zevkti ki bu, bir anda beli gelmeye başladı. Tüm vücudu dalga dalga sarsılıyordu.

Adam ne olduğunu anlamıştı tabii. Ama durmaya niyetli değildi. Şimdi de daha aşağılara inmiş, Tuba’nın bacaklarını iyice birbirinden ayırıp, başını onların arasına sokmuştu. Dudakları ve dili, şortun paçalarıyla aynı hizadan başlayarak, şimdi o baş döndürücü güzellikteki bacaklarında dolaşıyordu. Giderek de daha aşağılara iniyordu bu arada.

Sonunda bir ayağını eline alıp öpmeye, yalamaya başladığında, Tuba yine bulutların üzerine çıkmakta olduğu fark etti. Tanrım neler yapıyordu adam böyle. Onu zevkten çıldırma noktasına getirmişti yine. Sonra ayak parmaklarını teker teker yalamaya, birer birer dudaklarının arasına alıp emmeye başladı adam ve sarsıla sarsıla, bir daha belini getirdi Tuba…

Gözleri kararmıştı. Yeniden etrafını görmeye başlaması, adamın parmaklarının, şortunun düğmelerinde dolaştığını hissetmesiyle oldu. Kalçalarını tabureden hafifçe kaldırıp onun ağı amından akan sularla iyice ıslanmış şortunu sıyırmasına yardımcı oldu.

Şimdi çırılçıplaktı artık. Tüm güzelliğiyle, çırılçıplaktı adamın önünde. Sonra adam yine arkasına geçti ve dudaklarını tekrar ensesine yapıştırıp, onu öne eğilmeye zorladı. Tuba dirseklerini yine pencerenin içine dayadı. Tıpkı, adam duştan sonra salona ilk girdiğinde olduğu gibi oturuyordu artık. Vücudu öne eğik, beli aşağı bükülmüş, taburenin en kenarına gelmiş olan kalçaları alabildiğinde meydanda. Tek fark, şimdi çırılçıplak olmasıydı.

Sonra adamın öpen, emen, yalayan ağzı, sırtında aşağıya doğru yolculuğa başladılar. O değdiği yeri yakan dilin kalçalarına ilk dokunuşunu hissettiğinde, yine delirme noktasına geldi Tuba. Tanrım, şimdi de kalçalarını emiyor, yalıyordu adam…

Ve dudakları giderek de o muhteşem yuvarlakların arasına yaklaşıyordu. Sonra o ateş gibi sıcak dilin yakıcı temasını, hiç beklemediği bir yerde hissetti Tuba. Götünün küçük deliğinde…

Tekrar belini getirmeye başladı. Kalçaları tümüyle kontrolden çıkmış bir halde, taburenin üstünde dalgalanıyor, çalkalanıyor, kıvranıyor, titriyordu. Amından bir çeşme gibi akan sular, taburenin üstünü kayganlaştırmıştı. Bu vıcık vıcıklığı hissetmek, çıldırtıcı geliyordu Tuba’ya.

Tekrar durulduğunda, adam götünü yalıyordu. Üstelik şimdi arada bir dudaklarını oraya yapıştırıp hırsla emiyordu da o küçük pembe deliği. Tanrım ne kadar büyük zevkti bu. Adam, vücudunun şimdiye kadar farkında olmadığı bir hazinesini daha bulup ortaya çıkarmıştı.

Tuba, götünün de buna tepkisiz kalmadığını fark ediyordu bu arada. Sanki bir gonca gül gibi açılmaya başlamıştı götü. Artık adamın dilinin ucu, hafif hafif götünün içine kayıyordu. Bu ise hem Tuba’yı zevkten çıldırtıyor, hem de götünün biraz daha açılmasına neden oluyordu. Tekrar geldi beli…

Birden onu bıraktı adam. Sonra da elinden tutup tabureden kaldırdı ve kanepeye doğru çekti. Tanrım, bir kaç gün önce oğlunun sikini ağzına alıp emdiği, bellerini yalayıp yuttuğu kanepenin üstünde sikecekti adam onu. Bu da müthiş tahrik edici geliyordu Tuba’ya. Nedenini bilmiyordu ama, müthiş tahrik edici geliyordu işte.

Geniş kanapenin üstüne sarmaş dolaş yıkıldıklarında, kollarını adamın boynuna dolayıp, dudaklarını yeniden onun ağzına verdi. Adamın sağ eli ise aynı anda bacaklarının arasına girmiş, alev alev yanan amını avuçlamıştı. Yine zevkten uçacak gibi oldu Tuba.

Sonra adam, orta parmağını içine sokuverdi. Yine beli geldi Tuba’nın. Öylesine sulanmıştı ki küçücük amı adamın o kalın ve kıllı parmağı, şimdi rahatlıkla girip çıkıyordu içine. Tıpkı küçük bir sik gibi.

– “Sikecek misin beni..?” diye sordu inleyerek, dudaklarını onun vantuz gibi emen ağzından kurtardığında.

Cevap vermedi adam. Şimdi biraz aşağı kaymış ve Tuba’nın kütür kütür memelerini yalamaya başlamıştı tekrar. Parmağı hala girip çıkıyordu amına. Ağzı, dokunduğu her yeri öpüyor, emiyor, ateş gibi yakan dili, ulaşabildiği her yeri yalıyordu.

Adamın kalın dudakları, amının iyice açılmış dudaklarına yapışıverdğinde çıldıracak gibi oldu. Yeniden beli gelmeye başladı bu temasla. Tüm vücudu sarsılıp, dalgalanıyordu. Kendinden geçmek üzereydi.

Sonra adam iki eliyle bacaklarını iyice birbirinden ayırdı ve dizlerinin arka taraflarından tutup havaya kaldırdı. Şimdi kasıkları tabak gibi açılmıştı adamın ağzının altında. O ateş gibi yanan dil, amının dudaklarının arasında, bızırının üstünde dolaşıyor, zaman zaman da biraz aha aşağılara gidip, götünün küçük deliğine bastırıyordu.

Artık durmadan beli geliyordu Tuba’nın. Ali’nin babasının, daha adını bile bilmediği bu kırkının üstündeki Hataylı’nın ustalığıyla büyülenmiş, kendini, kelimenin tam anlamıyla vermişti ona. Amından şarıl şarıl sular aktığını hissediyordu.

Ama adam bunların hepsini yalayıp yutuyor, zaman zaman da dudaklarını amının dudaklarına yapıştırıp emerek, sanki içini boşaltmaya çalışıyordu. Zaman ve mekan kavramını tümüyle yitirmişti Tuba.

Neden sonra adamın durduğunu ve başını kasıklarından uzaklaştırdığını fark etti. Şimdi bacaklarının arasında, dizleri kanepeye dayalı duruyordu. Artık sikileceğini anlamıştı.

– “Güzel sik beni n’olur…” diye inledi, “Ohhhh hadi sik beni… Sok sikini içime…”

Adam tek eliyle belindeki havluyu çözdü. Ve Tuba onun kocaman sikini, ilk kez o an gördü. Tanrım, gerçekten de kocamandı. Kapkara kıllarla kaplı ve kocaman. Bir an için korktu. Acaba canını acıtır mıydı bu kadar büyük bir sik?

Aralık gözlerle adamın ona iyice sokuluşunu seyretti. İki eliyle bacaklarını dizlerinin altından tutup yukarı kaldırdı adam yeniden. Sonra da kollarının üstüne aldı bacaklarını. şimdi onun altında, ikiye katlanmış gibiydi Tuba.

Adam ellerini uzatıp onu iki omuzundan sımsıkı kavrayarak üstüne eğildiğinde, o kocaman sikinin ateş gibi yanan şişmiş başı da amına değmeye başladı. Bir an için zevkten çıldıracağını sandı Tuba. Küçük bir çığlık kaçırdı ağzından.

Adam başını eğip ağzını dudaklarının üstüne yapıştırdı. Kalçalarını biraz oynattı ve sikinin başı, amının dudaklarına daha sert değmeye başladı. Beyninin içinde fırtınalar koparak, o kocaman sikin içine girmesini bekliyordu Tuba. Adam da zevkten mest olmuştu sanki.

– “Ohhhh amın çok güzel…” dedi, Tuba’nın dudaklarını bırakıp, “Amın çok güzel yavrum… Sikimi içine çekiyor sanki… Beni zevkten delirtecek nerdeyse… Ohhhh…”

Bu kadarı fazlaydı doğrusu. Bayılmak üzere olduğunu hissediyordu Tuba. İki elinin parmaklarını adamın saçlarının arasına sokup, yüzünü kendine doğru çekti. Gözleri kaymıştı zevkten.

– “Hadi sok…” diye inledi, “Ohhh hadi sok sikini içime… Ohhh hadi sik beni… Hadi sik beni… Sik beni… Ohhhhh sik beni…”

Bir anda, tek bir hamlede, dibine kadar geçirdi adam. O kocaman siki, bir anda dibine kadar gömüldü Tuba’nın amına. Tüm karnının içi dolmuştu sanki. O kocaman kıllı taşaklar, bembeyaz, yusyuvarlak kalçalarına yapışıp ezilmişti.

Bir top gibi patlayarak geldi beli. Adamın altında çırpınıyor, kıvranıyor, sarsılıyordu. Amı, dibine kadar içine aldığı o kocaman siki bir mengene gibi sıkıştırmıştı. Gözünde şimşekler çakıyordu Tuba’nın. Sonunda olmuştu işte. Gerçek bir erkeğin kocaman sikini, olduğu gibi almıştı içine. Tanrım, bundan daha büyük bir zevk olamazdı. Gözleri kararıyor, zaman ve mekan kavramlarını iyice yitirdiğini hissediyordu.

Kendine geldiğinde, hala adamın altında, öyle ikiye katlanmış bir halde yatıyordu. O kocaman sik, dibine kadar gömülüydü amına. Hareket etmiyor, onun biraz kendini toplamasını bekliyordu adam. Bu arada da, etli dudaklarını yüzünde gezdiriyor, yumuşak bir şekilde öpüyordu onu.

Sert bıyık kıllarının tenine dokunuşunu hissetmek öyle güzeldi ki. İçindeki fırtına daha tam yatışmamıştı ama, kendini daha büyük bir fırtınaya, daha doğrusu kasırgaya kaptırmak üzere olduğunun farkındaydı Tuba.

Kendinden geçerken iki yanında kanepenin üstüne düşen ellerini götürüp, parmaklarını adamın saçlarının arasına geçirdi tekrar. Havada duran ayakları, tıpkı bir balerininkiler gibi, aşağı büküldü.

– “Sik beni…” dedi fısıldayarak.

Ve adam sikmeye başladı onu. O kocaman sikini, yumuşak ve uzun hareketlerle Tuba’nın küçük amına sokup çıkarıyordu artık. Hiç acele etmeden, zevkini çıkara çıkara sikiyordu. Amı, içindeki siki, kadife bir eldiven gibi, sımsıkı sarmıştı. İçine her girip çıkışında, üstündeki kalın damarları, kıl diplerini, tek tek hissediyor ve zevkten mest oluyordu Tuba.

Sikilmek, hiç bu kadar güzel olmamıştı. Bir taraftan da, bunda adamın ustalığının büyük payı olduğunu kavrıyordu. Onun yerinde şimdi onu siken oğlu olsaydı, elbetteki bu kadar zevkli olmayacaktı. Onu seyrederek müthiş tahrik olmuştu adam.

Siki onun için kalkıp kocaman olmuştu. Sonra vücudunun her tarafını öpüp emmiş, yalamıştı. İşte şimdi de, onu altına almış, sarmaş dolaş bir halde ve kendi de müthiş zevk aldığını belli ederek sikiyordu.

Amı, tüm benliğinin merkezi olmuştu sanki. Öylesine duyarlıydı ki. Dudaklarından başlayıp adamın kocaman sikinin içinde ulaştığı en uç noktaya kadarki her yerinden beynine ulaşan sinirler, her biri bir kaç bin voltluk elektrik akımı taşıyan yüksek gerilim hatlarına dönmüşlerdi.

Beynine ulaştığında da, büyük patlamalara neden oluyordu bu güçlü elektrik dalgaları. Uçmuştu. Bir daha hiç inmemek üzere bulutların üstüne çıkmış gibiydi.

Adamın halinden, onun da farklı bir durumda olmadığını sezebiliyordu Tuba. Tüm ağırlığıyla, adeta eziyordu onu. Bu kalın, esmer ve her yanı kıllarla kaplı gerçek erkek vücudunun altında olmak, onun kocaman sikini olduğu gibi içine alabilmek çıldırtıcı bir zevkti Tuba için. Vücudu kıvranıp bükülmeye başlamıştı yine. Kalçaları, elinde olmayan hareketlerle kanepenin üstünde sağa sola çalkalanıyor, kıvrılıyordu.

– “Ohhh çok güzel sikişiyorsun yavrum…” dedi adam birden, “Amın çok güzel… Ohhh amın aklımı başımdan alıyor…”

Yine beyninin içinde şimşekler çaktıracak sözler söylemişti adam. Birden tüm vücudu kasılmaya başladı Tuba’nın. Amının iç adeleleri de çıldırmıştı sanki. Bir kez daha beli gelirken öyle bir sıktı ki içindeki siki, artık neredeyse sokup çıkaramaz oldu adam.

Durup, yine Tuba’nın sakinleşmesini beklemeye başladı. Sonra da, yine hareketlendi. Ama bu sefer, eskisi gibi yumuşak hareketlerle değil, hırsla sikiyordu. Giderek de daha hızlanıyordu.

O kocaman siki, Tuba’nın küçücük amına, bir piston gibi girip çıkmaya başlamıştı artık. Böyle giderse patlayacak, bellerini içine fışkırtacaktı. Bunu kavramak, Tuba’nın daha da çıldırmasına neden olmuştu sanki.

– “Hadi getir…” dedi fısıltıya benzeyen bir sesle, “Hadi getir belini… Ohhhh tohumlarını fışkırt içime… İçimi doldur n’olursun… Ohhhh hadi… Hadi erkeğim benim… Doldur içimi… Doldur amımı tohumlarınla… Ohhh n’olursun… Çok istiyorum… Ohhhhh… Ohhhhh…”

Amı, içine girip çıkmakta olan sikin giderek artan kasılmalarını iyice hissetmeye başlamıştı. Kendini kontrol etmeye, ondan önce belini getirip bayılmamaya çalışıyordu Tuba. Tüm vücudunun sinirleri tel tel gerilmiş, o müthiş anı bekliyordu.

Bir yetişkinin, gerçek bir erkeğin bellerinin ilk kez karnının içine fışkıracağı anı bekliyordu. Dünyadan tümüyle kopmuştu artık. Onun için bir tek, içine girip çıkan ve tohumlarını ona vermek üzere olan sik vardı şimdi.

Birden bir nara çıktı adamın ağzından. Aynı anda da Tuba’nın karnının içinde yangın çıkmış gibi oldu. Bir volkanın ağzından fışkıran lavlar gibi, değdikleri her yeri yakan tohumlarını, sikini sıkıştıran küçük amın içine boşaltmaya başladı adam.

Kalçalarının hareketleri ise durmamıştı. Hala sokup çıkarıyordu sikini. Böylece de belleri, amının ağzından, karnının en derin yerine kadar, Tuba’nın tüm içine fışkırıyordu. Hem sikiyor, hem de bitmek bilmeyen salvolar halinde tohumlarını boşaltıyordu adam. Gözleri karardı Tuba’nın. Dev bir elin onu tutup savurduğunu hissetti birden. Ta bulutların üstüne kadar.

Tekrar kendine geldiğinde, hala adamın altında yatıyordu. O kollarını çektiği için, şimdi bacakları düşmüştü. Ayakları adamın iki yanında, kanepenin üstündeydiler. Onu zevkten çıldırtan kocaman sik, hala içindeydi. Ama eskisi kadar büyük ve sert değildi artık.

Tam gözlerinin içine, gülümseyerek bakıyordu adam. Kendine geldiğini görünce, uzanıp dudaklarına küçük bir öpücük kondurdu. Halinden, onun da yorulduğu belliydi. Hafifçe kımıldayıp, sikini biraz çıkardı. Bu da Tuba’nın çıldırmasına yetti de arttı bile. İçindeki sik onu öylesine mutlu ediyordu ki, çıkarılmasına asla razı değildi.

Gerçi adamın biraz dinlenmesi gerektiğini anlıyordu ama, yine de onu bırakmak istemiyordu. Amını iyice sıkıştırıp onu içinde hapsetmeyi denedi. Ama tam tersi oldu. Öylesine bel dolmuş, öylesine vıcık vıcık kayganlaşmıştı ki amı, sıkınca içindeki sik, bir anda yağ gibi kayıp, dışarı çıkıverdi. Adam da onun üstünden indi.

Yan yana, sarmaş dolaş, öylece yattılar bir süre. Sonra Tuba hafifçe doğrulup, dirseğini kanepeye dayadı ve onu mest eden, zevkten bayıltan erkeğin vücudunu hayran hayran seyretmeye başladı.

Onu yorduğunu görebiliyordu. Geniş, kaslı ve kıllarla kaplı göğsü, hala körük gibi kalkıp iniyordu. Teninin koyu rengi, Tuba’nın bembeyaz cildiyle, son derece tahrik edici bir kontrast yapıyordu. Yarı inmiş siki, karnının üstünde bir yılan gibi yatıyor ve her tarafına bulaşan bellerle, pırıl pırıl parlıyordu.

Ne kadar da çok, ne kadar da şiddetli fışkırtmıştı tohumlarını Tuba’nın içine. Şimdi onu seyrederken, bellerin hala hafifçe açık duran amından yavaş yavaş sızdığını hissederek, zevkle ürperiyordu Tuba.

– “Çok güzel siktin beni…” dedi adama, “Zevkten uçurdun beni, biliyorsun değil mi…”

– “Sen de çok güzel verdin…” diye yanıtladı adam da onu, “Tanrım ne kadar güzel sikişiyorsun… Amın çok güzel… Sikimi yedi bitirdi sanki… Her yerin çok güzel…”

Tuba, yeni bir heyecan dalgasının beynini sarstığını hissetti. Hiç bir şeyi bilinçli yapmamış, yalnızca içinden geldiği gibi davranmıştı. Ve adam şimdi çok güzel sikiştiğini söylüyordu bir kez daha. Bu çıldırtıcı derecede güzel ve tahrik edici geliyordu ona.

Küçük elini uzatıp, adamın sikini okşamaya başladı. Daha parmakları değdiği anda, ikisi de, elektrik çarpmış gibi titrediler. Hala istiyordu adam onu. Bunu anlamamak için kör olmak gerekirdi. Tuba ise zaten o sikin bir an önce tekrar içine girmesinden başka bir şey düşünemiyordu bile.

Kanepeden yavaşça aşağıya halının üstüne kaydı. Sonra da dizlerinin yere dayayıp, başını adamın kasıklarına götürdü. Ufak ufak kımıldanmaya başlayan erkeklik organından gelen koku, başını döndürüyordu. Bir elinin parmakları adamın taşaklarında dolaşmaya başlarken, öbür eliyle de siki dibinden kavrayıp, ucunu havaya kaldırdı.

Ağzı açılıp, dudakları onun bir mantar gibi başının üzerine kapanıverdi birden. Adamın karın kasları kasıldı. Tuba ise ağzına gelen tadla, kendinden geçer gibi oldu. Tüm sanatını kullanarak, her an biraz daha sertleşip büyümekte olan siki emmeye başladı.

Bir kaç gün önce Ali’nin, şimdi ağzındaki sikin sahibinin oğlunun sikini de, yine bu kanepenin üzerinde emmişti. Ve o sik, sonuçta şimdi ağzını dolduran sikin içinden, tohum olarak çıkmıştı bir zamanlar. Bunu düşündükçe, daha da tahrik oluyordu Tuba.

Artık başı hareketlenip, yukarı aşağı oynamaya başlamıştı. Siki ağzına sokup çıkarıyor, onun her an biraz daha sertleşip büyüdüğünü fark ettikçe de, aldığı zevk biraz daha büyüyordu. Sonra birden taş gibi oldu adamın siki. Tıpkı ilk baştaki kadar sertleşmişti artık.

Tuba, okşayan parmaklarının altındaki iri taşakların dolmaya başladığını da hissediyor ve zevkten uçuyordu. Öbür elini götürüp bacaklarının arasına soktu. Orta parmağı amını bulduğunda, tüm vücudu titredi. Hala açıktı amının dudakları. İçinden sızan beller, her yere bulaşmıştı.

İyice yumuşamış bir kalıp tereyağın içine sokarmış kadar rahatlıkla içine kaydırdı parmağını. Amının içi de vıcık vıcıktı. Alabildiğine ıslak ve alabildiğine kaygan. Aynı anda da, bir kez daha beli gelmeye başladı. Sikle dolu ağzının yerine, burnundan derin bir inleme çıktı birden.

Vücudunun dalgalanmaları durulurken, adamın kanepede doğrulduğunu, ayaklarını yere basıp oturduğu farketti. Şimdi onun bacakları arasındaydı Tuba. Bütün bunlar olup biterken, onun sikini ağzından bırakmamıştı. Sonra adam bir elinin parmaklarını onun uzun saçları arasına geçirip, başını iyice bastırdı sikinin üstüne.

– “Ağzın da, en az amın kadar güzel…” dedi sonra da, “En az amın kadar usta ağzın da… Em hadi… Em sikimi yavrum…”

Yine uçtu Tuba. Tanrım, bu nasıl bir adamdı böyle. Ağzını açıp iki laf söylüyor ve onu çıldırtıyordu. Belki de, evvelce sikiştiği yaşıtlarından hiç duymadığı, orların söylemeyi akıl bile edemedikleri sözleri söylemesiydi bunun nedeni. Ama nedeni ne olursa olsun, sonuç muhteşemdi. Zevk verdiğini bilmek, Tuba’nın da kendini dehşetli bir zevk seline kaptırmasına neden oluyordu işte.

Yine gözlerinin önünde şimşekler çakmaya başlamıştı. Ağzından sikiliyordu ve o da, adam da bundan müthiş bir zevk alıyorlardı. Üstelik onun bu sefer belini ağzında getirmek istediğinin farkındaydı. Bellerini, tıpkı biraz önce amının içine fışkırttığı gibi, bu kez ağzına fışkırtacaktı. Bunu düşünmek bile uçurucuydu. Daha da hırsla, daha da hızlı hareket ederek emmeye, o tapılası siki ağzıyla sağmaya başladı.

– “Ohhhh getireceksin beni yavrum…” dedi adam, “Belimi getireceksin… Ağzına fışkırtacağım bellerimi… Ahhh getiriyorsun beni… Belimi getiriyorsun… Hadi em… Hadi al ağzına tohumlarımı… Hadi yut hepsini… Bellerimi iç hadi… Hadi yavrum ohhhh… Ohhhh…. Ohhhhh…. Immmgghhhh…”

Ve azından çıkan bu son inlemeyle birlikte fışkırtmaya başladı adam. Eliyle Tuba’nın başını sikinin üstüne alabildiğine bastırmış, gırtlağına fışkırtıyordu tohumlarını. Alev alev yakan lav dalgaları gibi, boğazından aşağıya, mide borusuna akmaya başladı beller.

Zevkten delirmek üzere olduğunu hissediyordu Tuba. Karnının içinde bir yerlerde bir bomba patlamış gibi oldu o anda. Kendinden geçip, halının üstüne yığılırken son hissettiği, ağzından çıkan sikin hala fışkırtmakta olduğu bellerin yüzüne geldiğiydi.

Tekrar kendine geldiğinde, adam onu kucaklamış bir yerlere götürüyordu. Nereye götürdüğüne aldırmadı bile. Yalnızca kollarını onun boynuna dolayıp, başını kıllı göğsüne yasladı, o kadar. Adam onu yavaşça yere bıraktığında da, kendini bir anda banyoda buldu.

Öyle yorulmuştu ki. Ama duştan gelen sıcak suyu hissetmek iyi geldi. Sonra adam onu yıkamaya başladı. Önce duşu eline alıp, saçları dışında tepeden tırnağa tüm vücudunu ıslattı. Peşinden de, bayıltıcı kokulu bir sıvı sabunu avuçlarına sıkıp, her yerini ovmaya başladı.

Önce kollarını, sırtını ve memeleriyle karnını, sonra da önünde diz çöküp bacaklarını sabunladı adam. En sonunda da sıra, alabildiğine hassas bölgelerine geldi.

Adamın elleri, parmakları, kasıklarında, kıçının yuvarlaklarında, amında ve son nokta olarak götünde dolaşmaya başladığında, kendini yeni bir heyecana kaptırıverdi Tuba. Yine sikilmek istiyordu. Yorulmuştu ama doymamıştı. Adamın onu bir daha, bir daha ve bir daha sikmesini istiyordu. Tekrar başı dönmeye başlamıştı.

Sonra da o adamı yıkamaya koyuldu. Tıpkı onun yaptığı gibi, kollarından başlayıp, artık iyice inmiş olan ama görüntüsüyle hala ağzını sulandıran sikine kadar her yeri sabunladı. Ellerinin teması, adamı huylandırmış, siki hafifçe baş kaldırmaya başlamıştı bile.

Tümüyle duruladıktan sonra tutup, bir anda ağzına aldı onu Tuba. İlk başlarda dudakları, adamın kasıklarındaki kapkara kıvırcık kıllara değiyordu. Ama bir süre sonra bunu başaramamaya başladı. Hızla sertleşip büyüyordu ağzının içindeki sik. Bu nedenle de, artık hepsini alamıyordu Tuba. Ama, onu çelik gibi sertleştirip kocaman yapana kadar vazgeçmedi emmekten.

Adam onu koltuk altlarından yakalayıp kaldırdığında da, zorla bıraktı sikini dudaklarının arasından. Kapıda asılı bir havluyla, vücudunun her tarafını, özenle kuruladı adam. Sonra da yine kucağına alıp, salona götürdü tekrar.

Ama bu sefer, o müthiş sikişin geçtiği kanepeye değil, yemek masasının üstüne bıraktı onu. Elleriyle omuzlarından itip masaya yatırdı sonra da. Kalçaları masanın tam kenarına gelmişti. Yarı kapalı gözlerle, adamın bacaklarının arasına girip, hemen oradaki iskemleye oturduğunu gördü.

Sonra bacaklarını yukarı kaldırdı adam. Tabak gibi açılmıştı şimdi onun önünde. O kadar zevk verici bir şeydi ki bu. Amına bakıyordu adam. Tuba, onun hiç bir şey yapmasına gerek olmadığını, yalnızca böyle bakmayı sürdürmesi halinde bile, bir süre sonra belinin geleceğini anlıyor ve şaşırıyordu.

Ama adam hareketsiz kalmak niyetinde değildi. Hafifçe öne eğildi ve burnu, Tuba’nın kalçalarının arasına girdi. Sonra da dilini uzatıp, götünü yalamaya başladı. Tüm vücudu sarsıldı Tuba’nın. Zevkten delirmek üzereydi.

Neden götünün yalanmasından böylesine büyük bir zevk aldığını anlamıyordu Tuba. Çılgın bir şeydi bu. Adama kolaylık olsun diye, ama biraz da böylece kendini onun önünde daha çok açacağını düşündüğünden, iki eliyle bacaklarını diz altlarından tutmuş, alabildiğine karnına doğru çekmişti. Böylece elleri boşalan adam da, bacaklarının iç taraflarıyla kalçalarını okşamaya başlamıştı.

Dili ise Tuba’yı mahvediyordu. Kımıl kımıl, değdiği her yeri yakan, ıslak ve kaygan küçük bir sik gibi, götünün deliğinde dolaşıyordu. Ve her geçen an, biraz daha duyarlı hale gelip, biraz daha açılıyordu götü bu dilin altında.

Tuba birden, adamın onu götünden sikeceğini, o kocaman sikini götüne sokacağını anlayıverdi. Bu da, inanılmayacak kadar çok tahrik etti onu. Hiç sikilmemişti götünden. Hatta kızlığı bozulmasın diye arkadan verip duran ve bunu zevkle anlatan arkadaşlarının tam tersine, o küçük deliğe bir sik girebileceğini bile getirmemişti aklına.

Ama şimdi hem adamın yaptıklarından, hem de kendi tepkilerinden bunun olabileceğini anlıyordu. Yalandıkça, açılıyor o küçük delik. Sonunda adam onu diliyle sikmeye başladı. O hafif pütürlü şey, giderek daha çok giriyordu götüne. Kendini tutmasına olanak kalmamıştı yine. Birden beli gelmeye başladı. Ağzından, çığlığa benzeyen inlemeler çıkıyordu.

Sonra adam başını çekip, ayağa kalktı. Şimdi tam bacaklarının arasında duruyordu. Kocaman siki, kıvrık bir yay gibiydi. Gözlerini Tuba’nın gözlerine dikerek, iyice sokuldu ona. Artık sikinin başı Tuba’nın kalçalarına dokunuyor, içini kaplayan sikilme isteğinin daha da büyümesine neden oluyordu.

– “Sok…” diye inledi yalvaran bir sesle, “Sok n’olursun… Dayanamıyorum artık… Sikilmek istiyorum, anlıyor musun…? Hadi sok bana… Nasıl istersen öyle sik beni… Neremden istersen sik… Hadi sok sikini götüme… Ohhh hadi sik beni…”

Hiç konuşmadan ve gözlerini onunkilerden bir an bile ayırmadan, öylece duruyordu adam. Tüm vücudu tel tel gerilmişti Tuba’nın. Amından durmadan sızan sular, adamın tükürükleriyle ıslanıp kayganlaşmış küçük götünün deliğine akıyordu.

Sonra adamın orta parmağını hissetti orada. Daha da açıldı götü. Parmak yağ gibi kaydı içine. Aynı anda da beli gelmeye başladı Tuba’nın. Depreme yakalanmış gibiydi. İçine giren parmak öylesine büyük bir zevk veriyordu ki ona, inanılır gibi değildi. Bir taraftan da, küçük deliğinin alabildiğine açıldığını, o kocaman siki içine alabilmek için sabırsızlandığını hissediyordu.

Bir süre sonra parmağını çekti oradan adam. İyice sokulup, bir eliyle dibinden tutup hafifçe aşağı eğdiğini sikinin kocaman, mosmor başını getirip dayadığında, daha da açıldı götü. Sonra o kocaman sikin başı, yavaşça kaydı içine.

Bunu hissettiğinde, tüm vücudu kıvrandı Tuba’nın. Tanrım, ne kadar büyük bir zevkti bu. Götünden sikiliyordu ve inanılmaz bir zevk alıyordu bundan. O küçük delik, ayrı bir canlışmış gibi, kendiliğinden hareket etmeye başlamıştı. Götünün kasları, hızla açılıp kapanarak, içine giren bu ateş gibi şeyi, sanki yoğuruyordu.

Adam iki elini uzatıp, bacaklarını karnına doğru biraz daha bastırdığında, elleri boşta kaldı Tuba’nın. İkisini birden ona doğru uzattı bacaklarının arasından. Ama aralarındaki mesafe nedeniyle ulaşamıyordu bir türlü. Onun yerine, elleri, yakaladığı hayali etleri sıkıyormuş gibi açılıp kapanıyordu.

Biraz daha sokup, tüm vücudunun yeni bir depreme tutulmasına neden oldu adam. Gözlerini Tuba’nın gözlerinden asla ayırmıyordu. Sonra biraz daha soktu ve biraz daha. Bayılacak gibi olmuştu Tuba. Ve adam tek bir harekette, sikinin dışarda kalan kısmının tamamını götüne sokup, taşaklarını kalçalarının yuvarlaklarına yapıştırdığında da, bir kez daha beli gelmeye başladı.

– “Ender bulunan bir keman gibisin…” dedi adam, Tuba biraz kendini topladığında, “Seni sikmek, böyle müthiş bir kemanı çalmak kadar güzel… Her yerinden ayrı, birbirinden güzel başka bir ses çıkıyor… İnsan doyamıyor seni sikmeye… Tam sikilmek için, hem de her yerinden sikilmek yaratılmışsın, biliyor musun… Üstelik sikildikçe, daha da güzelleşiyorsun…”

Bu sözler, Tuba’nın bir kez daha belini getirmesine neden oldu yalnızca. Artık kaç kez belini getirdiğinin bile fankında değildi. Duyduğu zevk o kadar büyüktü ki, nerede olduğunu, hatta adını bile unutmuştu.

– “Ohhhhh…” diye inledi masanın üstünde kıvranırken, “Ohhhhh çok güzel… Beni delirtiyorsun… Sikerek delirtiyorsun beni… Ohhhhh hadi yine sik beni… Götümü sik… Hiç durmadan sik n’olursun… Ohhhh sik…”

Onu daha fazla yalvartırmadı adam. Tıpkı ilk seferinde olduğu gibi, sikini, uzun ve yumuşak hareketlerle sokup çıkarmaya başladı yine. Tek fark, o aklını başından alan sikin bu sefer götüne girip çıkıyor almasıydı. İnanılmaz büyük bir zevk duyuyordu Tuba. En az amından sikildiğinde aldığı kadar büyük bir zevkti bu.

Adam, geri çekildiğinde neredeyse başına kadar çıkarıyor, ileri geldiğinde ise dibine kadar köklüyordu götüne. Yüzü, aldığı zevkle çarpılmıştı. Tuba, yattığı yerden, zevkten bulanıklaşmış gözlerle seyrediyordu onu. Kendi yüzünün de çarpıldığının farkındaydı. Ağzı alabildiğine açıktı.

Arada bir gözlerini adamın yüzünden uzaklaştırıp aşağıya bakıyor ve küçük götüne girip çıkmakta olan o kocaman sikin görüntüsüyle deliriyordu. Tanrım ne kadar da büyük bir zevkti bu. Hiç beklemediği, yepyeni bir zevki keşfetmişti. Sikilmekten, o kocaman Hataylı sikinin götüne girip çıkmasından başka bir şeyi düşünemiyordu.

Götü öylesine duyarlı bir hale gelmişti ki, inanılır gibi değildi. Kendiliğinden hareketlerle, içine girip çıkmakta olan siki sıkıyor, bırakıyor, adeta sağıyordu. Sonra adam yine hızlanmaya başladı. Şimdi daha hırsla, sanki döver gibi sikiyordu Tuba’yı.

Dayanılır gibi değildi bu. Peşpeşe belini getirmeye başladı. Daha biri tam bitmemişken, bir daha ve bir daha çıkıyordu bulutların üstüne. Her beli gelişinde götü, içine girip çıkan siki sanki koparacakmış gibi sıkıştırıyordu. Ve adam, her an biraz daha hızlanan bir tempoyla, onu sikmeyi sürdürüyordu.

O kocaman sik, hızlı devirde çalışan bir motorun pistonu gibi, götüne giriyor, çıkıyor, giriyor, çıkıyordu. Artık çırpınıyordu Tuba. Aklını kaybedeceğinden korkuyor ve çırpınıyordu. Tüm vücudu dalga dalga sarsılmaya başlamıştı.

Ama adam durmuyordu. Öylesine sert, öylesine şiddetli sokuyordu ki sikini Tuba’nın götüne, her seferinde kalçalarına çarpan kasıklarından şaplama sesleri çıkıyordu. Böyle dibine kadar geçirdiği bir anda da tohumlarını fışkırtmaya başladı içinde. Sonra sikini yarıyarıya çıkarıp, bir daha soktu köküne kadar. Ve Tuba, karnının alev alev yanmaya başladığını hissetti.

Adam bir daha geri çekildiğinde de, siki çıkıverdi götünden. Az önce içini yakan o ateş gibi gibi tohumlar havaya fışkırıp Tuba’nın karnına, memelerine, boynuna ve hatta yüzüne gelmeye başladılar. Bu da onun, kelimenin tam anlamıyla kendinden geçmesine neden oldu.

Yeniden kendine geldiğinde, kanepede, adamın kucağında oturuyordu. Tanrım, onu sikerek bayıltmıştı adam. Sonra taşıyıp kanepeye getirmiş, kucağında tutuyordu.

Mutlu bir kedinin sokulganlığıyla, adamın kucağında büzüldü Tuba. Yüzünü, onun boynuna gömdü. Çok yorulmuştu. Belinin kaç kez geldiğini bile bilmiyordu. Hele en sonunda, durmamacasına, peşpeşe gelmişti beli. Adam da yorulmuştu tabii. İki kere sikmişti onu. Bir kere de ağzına fışkırtmıştı bellerini.

Öyle kucak kucağa, belki de saatlerce oturdular. Birbirlerinden ayrılmak istemiyorlardı ikisi de. Adamın iri kıllı elleri zaman zaman vücudunda dolaşıp, onu mest ediyordu. Özellikle de, güzel bacaklarının okşanması hoşuna gidiyordu. Öylesine mutluydu ki. Bu an hiç bitmesin istiyordu neredeyse.

Sonra adamın okşayan elleri azgınlaşmaya başladılar yine. Şimdi her yerini mıncık mıncık yoğuruyordu. Yüzünü adamın boynundan çıkarıp, dudaklarını onun ağzına verdi Tuba. Çok hoşuna gidiyordu böyle öpülmek. Hırsla emiyordu adam dudaklarını. Bir ara Tuba’nın aralık ağzından dilini yakalayıp kendi ağzına çekti adam. Bir vantuz gibi emiyordu.

Çok hoşuna gitti bu Tuba’nın. Tıpkı adamın aha önce ona yaptığı gibi, dilini onun ağzının içinde oynatmaya başladı. Öpüşmeleri, bir anda dehşetli elektrik yüklü hale gelmişti. Adamın elleri de, her yerinde dolaşmayı sürdürüyordu bu arada. Memeleri okşandıkça delirecek gibi oluyordu.

Yeni bir sikilme isteğinin pençesine düştüğünün farkındaydı. Ama elbette ki şikayetçi değildi bundan. Oldukça dinlenmişti. Yeniden sikilmeye hazırdı. Adam da dinlenmiş ve onu bir daha sikmeye hazır hale gelmiş görünüyordu.

Kalçalarında dolaşan elin orta parmağı götünün deliğini bulduğunda, zevkle kıvrandı Tuba. Hiç zorlanmadan, hala tam kapanamamış duran ve bellerle vıcık vıcık kaygan götüne giriverdi parmak. Tanrım, adam parmağını sanki götüne değil, beynine sokmuştu.

Bir taraftan da üstünde oturmakta olduğu sikin yeniden kalkıp taş gibi sertleştiğini hissediyordu Tuba. Hızla, onu tekrar sikmeye, zevkten bayıltmaya hazır hale geliyordu adam. Bir elini bacaklarının arasına sokup, alev alev yanan siki sımsıkı avuçladı.

– “Bir daha mı sikmek istiyorsun beni..?” diye inledi sonra da adamın ağzının içine.

Ama yanıt alamadı bu sorusuna. Adam onu hırsla öpmeyi sürdürüyordu. Yine zevkten başı dönmeye başlamıştı Tuba’nın. Dudakları ve dili adamın ağzında erimiş, götü içindeki parmağı sımsıkı sarmıştı.

Sonra adamın öbür eli de girdi devreye. O kalın ve kıllı parmaklardan biri amının dudakları arasından kayıp içine girdiğinde beli gelmeye başladı yine. Şimdi iki deliği de doluydu. Tekrar zevkten delirme noktasına gelmişti.

– “Sen istemiyor musun..?” diye sordu adam biraz geri çekilerek.

– “Ohhh istiyorum evet… Bir daha sikmeni istiyorum beni… Hiç durmadan sik istiyorum… Sikini amıma, götüme sokup, tohumlarını içime fışkırt istiyorum… Bayılıyorum sikine, biliyorsun değil mi..? Onu içimden hiç çıkartma istiyorum… Anlıyor musun, sikin hep içimde olsun istiyorum…”

Yeniden öpüşmeye başladılar. Tuba’nın elindeki kocaman sik, yine bir nabız gibi atmaya başlamıştı. İçine girmeye, onu sikmeye hazırdı yine. Birden kararını verdi Tuba. Adamı göğsünden itip, dudaklarını onun ağzından kurtardı. Sonra da hareketlenip, onun kucağına ata biner gibi oturdu.

Yüz yüzeydiler. Tuba ayaklarını, onun bacaklarının iki yanında kanepeye basıp, kalçalarını havaya kaldırdı. Bir eliyle uzanıp adamın sikini kavradı en dibinden. Kalçaları hafifçe indirdi sonra da. Aklına başından alan o muhteşem erkeklik organının başı amına değdiğinde, yine çıldıracak gibi oldu.

Hafifçe oturdu üstüne. Zonklayan, alev alev yanan o mantar gibi şey, biraz girdi içine. Tüm vücudu titremeye başladı yine. Tanrım, adamın sikinin en küçük teması bile aklını başından alıyor, onu patlama noktasına getiriyordu işte.

Sonra iki eliyle adamın omuzlarına yapıştı. Göz göze geldiler. İkisi de büyülenmiş gibiydiler. Gözleri, adamın gözlerinde erimişti sanki. Birden beli gelmeye başladı. Kalçaları çalkalanıyor, tüm vücudu sarsılıyordu. Bacakları birden onu taşımaz oldular. Bir anda bıraktı kendini adamın kucağına. Ve o kocaman sik, bir kez daha, dibine kadar gömüldü amına.

Gücünün yerine geldiğini hissettiğinde de, tekrar hareketlendi Tuba. Hafif hareketlerle, kalçalarını adamın kucağında oynatmaya başladı. Sağa sola, öne arkaya ve yukarı aşağı. Amı adamın sikine olmadık şeyler yapıyordu.

Çok hoşuna gitmişti bu. Böyle sikişirken, her şey onun kontrolündeydi. Tempoyu da, giriş çıkışların uzunluğunu da o ayarlıyordu. İçindeki sik, şimdi tam anlamıyla onun olmuştu. İstediği gibi kullanabiliyordu onu.

Adam da zevkten mest olmuştu. İki eliyle, onu iki yanından, sımsıkı tutmuştu. Ama hiç bir şeye karışmıyordu. Yalnızca, Tuba’nın küçük amının, sikine yaptıklarının tadını çıkarıyordu.

– “Ohhh ne kadar güzel sikişiyorsun…” dedi sonra, “Ne kadar gençsin ve ne kadar güzel sikişiyorsun… Çok da güzelsin, biliyorsun değil mi..? Bu evin kapısından ilk girdiğin andan beri, her bakışımda sikimin kalkmasına neden olacak kadar güzelsin hem de… O ilk geldiğin günden beri, ilk gördüğüm andan beri sikmek istiyordum seni…”

– “Ben de seni ilk gördüğüm andan beri kendimi sana siktirmek için deli oluyordum…” diye mırıldandı Tuba, zevkten mestolmuş bir sesle, “Beni seyrederken sikinin kalktığını farkettiğimden beri de, başka bir şey düşünemez olmuştum… Ohhh beni sikmeni istiyordum…”

– “Ohhhh amın çok güzel yavrum… Beni zevkten mahvediyorsun… Fırın gibi sıcacık, yumuşacık amın… Sikimi ezecek, koparacakmış gibi sıkacak kadar da daracık… Çok da güzel sikişiyorsun yavrum… Biliyor musun, senin kadar güzel sikişen birini görmedim şimdiye kadar…”

Bu son sözleri duymak, Tuba’yı bitirdi bir anda. Yine güçsüzleşti bacakları. Kalçalarını adamın kucağına iyice bıraktı. O kocaman sik, dibine kadar gömüldü amına. Bir kez daha beli geliyordu. Tüm vücudu sarsılıyordu.

Yarı aralık gözlerle, adamın da zevkten uçtuğunu görebiliyordu. Onun hemen belini getirmesini istemiyordu Tuba. Elinden geldiğince sakinleşmeye çalıştı ve bir süre, hiç kımıldamadan, içindeki sikin üstünde oturdu. Tanrım, neler söylemişti adam ona. Üstelik bu sözlerde mutlaka doğruluk payı olmalıydı.

– “Ben de senin kadar güzel siken birini görmedin şimdiye kadar…” dedi adamın gözlerinin içine bakarak, “Sikin de, şimdiye kadar gördüklerimin en güzeli… Ne sikine, ne de beni sikmene doyamıyorum…”

Sonra kalçalarını yeniden oynatmaya başladı adamın kucağında. Amı, içindeki kocaman siki sağıyordu sanki. Sonra iki eliyle adamın omuzlarına sıkı sıkı tutunundu ve sikinin üstüne oturup kalkmaya başladı.

O kocaman şey en ucuna çıkana kadar kalçalarını kaldırıyor, sonra da, birden oturup dibine kadar hepsini içine alıyordu. O kadar güzeldi ki. Amı, bütün varlığının merkezi gibi olmuştu. Yeniden bulutların üstüne uçmak üzere olduğunun farkındaydı. İnanılmaz bir biçimde tırmanıyordu içindeki fırtına.

Adam şimdi iki taraftan uzattığı iri elleriyle, kalçalarının yuvarlaklarını avuçlamış, mıncıklamaya, yoğurmaya başlamıştı. Sonra bir elinin orta parmağı, birden götünün deliğini buluverdi. Hala alabildiğine açık ve içinden sızan bellerle vıcık vıcık kaygandı götü. Hafifçe bastırdı adam, ve parmak içine kayıverdi birden. Gözlerinde şimşekler çakıyordu Tuba’nın.

– “Ahhhh belim gelecek yine…” diye inledi, “Yine gelicek… Beni delirtiyorsun… Belim gelecek… Ohhhhh yine gelecek belim… Ohhhh… Ohhhh… Ahhhh…”

Ve yine bir top mermisi patlamış gibi oldu karnının içinde. Adamın kucağına yığıldı. Başını, onun omuzuna yaslamış, zevkten tekrar bayılmamak için kendini zorluyordu. Hiç hali kalmamıştı artık.

Adam da bunun farkındaydı tabii. Güçlü kollarıyla onu tutup, tüy gibi kaldırdı kucağından. Aklını başından alan o kocaman sikin amından çıkması, Tuba’yı çıldırtacak gibi oldu. Ağzından protesto inlemeleri kaçıyordu. Sonra adam onu kanepenin üstüne bıraktı ve ayaklandı.

Bir anda kendini, dizleriyle dirseklerinin üstünde bulmuştu Tuba. Kıçı havadaydı. Siksiz kalmıştı ve buna dayanamıyordu. Ama adamın arkasına geçtiğini ve dizlerinin üstünde ona sokulduğunu farkederek rahatladı. O kocaman sikin başı su sefer gelip götünün deliğini bulduğunda ise aklını kaçıracaktı yine.

Ve birden soktu adam. Tek bir harekette ve dibine kadar geçirdi götüne. Tekrar bayılma noktasına geldiğini hissediyordu. Bir daha gelmeye başladı beli.

Ama adam acımadı bu sefer ona. Durulmasını beklemeye niyeti yoktu. İki eliyle belinden sımsıkı yakalamış, sikini önünde tüm ihtişamıyla duran kalçaların arasındaki küçük deliğe sokup çıkarmaya başlamıştı.

Şimdiye kadarkilerin hepsinden daha büyük bir hırs ve hızla sikiyordu onu. Önünde domaltmış, sanki intikam almak istermiş gibi sert bir biçimde sikiyordu götünü. Yeniden geldi Tuba. Hemen peşinden de bir daha. Sonra da, tıpkı masanın üstünde sikilirken olduğu gibi, hiç durmadan, hiç aralık vermeden, peşpeşe gelmeye başladı.

Zevkten ölebileceğini düşünmeye başlamıştı. O kocaman sik, içine giriyor, çıkıyor, giriyor, çıkıyordu. Adam her çıkarışında içinde müthiş bir boşluk duyuyor, her dibine kadar geçirişinde de, onun kocaman başının zonklamalarını, karnının içinde hissederek çıldırıyordu. Tanrım, tapılası bir şeydi adamın siki.

Adam sonunda patlayıp, bellerini karının derinliklerine fışkırtamaya başladığında ise ip koptu Tuba için. O ateş salvoları, sanki vücudunun içini boydan boya geçip, beynine çarpıyordu. Kafasının içinde havai fişek gösterisi varmış gibiydi.

Sonra her şey karardı.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Lolita Doktor Beril Demir

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Lolita Doktor Beril Demir

merhaba,

ben 36 yaşında bir üniversite hastanesinde plastik cerrah olan çalışan güzel ve bakımlı bir kadınım.
basitçe kendimi anlatırsam; doğal sarışınım, güzel ve sexi vücudumu, düzenli olarak egzersiz ve pilatese borçluyum. bir çok erkek için sex tanrıçası olarak tabir edilebilecek sexi bir vücuda sahibim.
işe gelirsek, hastanemde, yıllardır bir çok tıp fakültesi öğrencisi, asistan ve daha çömez uzmanlara eğitim verme şansım oldu.
çoğunlukla benden daha genç erkek ve genç kızlarla yakınlaşma fırsatına da bu şekilde sahip oldum.
evet doğru duydunuz.
kızlar ve erkekler.
genç erkeklerin kaslı ve yorulmaz bedenleri beni ne kadar çekiyorsa genç ve güzel kızların şehvetli ve narin vücutlarının tadına bakmak da o kadar çekici geliyordu bana.
tanım olarak bisexuel denebilse de esasında her yaşanmışlık benim için sadece cinsel açlığımı doyurmak için bir fırsattı.
yeni ders yılım başlamış, ameliyatlardan arta kalan zamanım eğitim, ders gibi faaliyetlerle tamamen dolmuştu. ders verdiğim 5 sınıf öğrencilerine alıcı gözle bakmaya başlamıştım.
bu ders yılında sınıfımda beril demir diye genç bir tıp fakültesi öğrencisi vardı.
instagramda doktor beril demir olarak yer alan bu l****a tam anlamıyla bir instagram fenomeniydi.
bir yandan da binlerce takipçisine, sayfasında model olarak tanıttığı sexi kıyafet, bikini ve diğer şeylerin reklamını yapıyordu.
23 yaşında ki bu kızın gerçekten büyük memeleri, dolgu yapılmış gibi kocaman dudakları ve duru güzelliği 1 km öteden kendini belli ediyordu.

ilk dersimde bu kız benim gerçekten ıslanmama neden olmuştu. bu l****a benim olmalıydı.

haftalar geçerken perşembe saat 4 civarı hastaneden çıkmaya hazırlanırken kapım tıklandı. gel dediğimde kapıdan tüm seksiliği ile dr beril girdi.
“merhaba hooocaaaam ”
diyerek koca dudaklarını büzüp şirin bir şekilde odama girmek ve bir şeyler sormak için izin istedi. zevkle diyerek içeri aldım onu. üzerinde dar ve deri görünümlü likralı bir jean, dar bir gömlek ve topuklu ayakkabıları ve üzerinde beyaz doktor önlüğü vardı. sürdüğü parfüm kaliteli ve tahrik ediciydi. tüm bunlar gerçekten beni keyfilendirmişti.
45 dakika kadar bir takım ders konuları hakkında konuştuk anlamadığı kısımları anlatmaya çalıştım.

tüm süre zarfında hem tüm günümün yorgunluğu hem de bu küçük sexy beril’in seksapel hareketleri nedeniyle canım 1 kadeh viski ve sigarayı istetmişti.
bu süre sonunda
“berilciğim rahatsız olmazsan 1 kadeh burbon ve sigaraya ihtiyacım var biraz ara vereli mi” diye sordum.
genç l****a cilvesi ve sahip olduğu sexy bedeniyle
“ay ben sizi çok yordum ablacım” dedi.
hitabı komikti esasında.
yani çoğunlukla üst alt ilişkisinde hitap abla, abi, hocam iken ablacım lafı bu dudaklardan sexi bir şekilde çıkmıştı.

hediye olarak gelen kaliteli burbonumdan 2 bardağa doldurdum.
masamın önünde duran koltuk takımının ortasında ki sehpaya koydum. hadi gel bakalım tatlı şey diyerek onu çağırdım.
muayene masamı dayanmış duran sexy l****am kalçalarını kıvırarak karşımda ki koltuğa bir manken inceliğinde oturdu. bu sırada ben topuklularımı çıkartarak süper ince ten rengi çoraplı ayaklarımı sehpaya uzattım. bu sırada dikkatimi çeken şey, sexy beril, bacaklarıma pür dikkat bakarken üst dişleriyle alt dudağını hafifçe ısırmıştı.

sanırım onunda bu geçirdiğimiz saatlerden, kesinlikle hoca-öğrenci ilişkisinin dışında keyif aldığının bir göstergesiydi.

çok viski içebilecek bir kız gibi görünmemesine rağmen kadeh kaldırmamla o da bana eşlik etti. gözlerimiz bir birine bakarken ikimizde içimizi tamamen ısıtacak olan visk**en birer yudum aldık. ve bir birimize bakarak gülümsedik.
karşımda ki afet ağıma düşmüştü.

meme uçları hafif kabardığı dar t-shirtünden belli oluyordu. çantamı açarak bir tane marlbora light yaktım. dumanı yavaş ve seksi bir şekilde havaya üflerken onun sexi dudaklarına bakıyordum.
bu arada oda çantasından kırmızı bir ruj çıkartarak hızlı bir şekilde dolgun dudaklarına sürüverdi.
tam bir isterik sex kadını gibi gözükmeye başlamıştı bu genç kız.
tam bu anda aralık duran sexi dudaklarından
” ablacım ” lafı çıktı.
“ablacım ben sigara çok kullanmam ama sigarandan bir tane de bana ikram eder misin. sana eşlik etmek istiyorum” dedi.
visk**en bir yudum bile içemeyeceğini zannettiğim seksi l****am, bana sigarayla da eşlik etmek istemiş ve bu arada da viskisini nerdeyse yarılamıştı.
uzanarak verebilecek olsamda sehpadan ayaklarımı indirerek yanına gittim. yanında ayakta dururken ona sigara paketinden bir tane sigara ikram ettim.
narin kırmızı ojeli parmaklarıyla sigarayı kırmızı kocaman sexi dudaklarını arasına koyarak bana sexi bir bakış attı. hafif eğilerek sigarasını sanki bir erkek gibi yaktım ve yerime oturdum.

viski verdiği rehavetle dikkat etmeden koltuğa kendimi bırakarak ayaklarımı sehpaya uzattım. diz üstü eteğim süper ince çoraplarımın bittiği kasıklarımın 2-3 cm altına kadar sıyrılmıştı.
sexy l****am dr beril demir ayağa kalkarak mini buzdolabımdan viskilerimizi tamamladı. şişeyi buzdolabına koyduktan sonra bana dönmeden önce uzun doktor önlüğünü çıkaratarak yandaki koltuğun üstüne attı.uzun bukleli saçlarını masamdan aldığı kalemle gevşek bir topuz gibi topladı.
tüm bu süre resmen bir kalça şova dönmüştü aslında. incecik beli altında daracık deri jean i tarafından sarılmış geniş, şekilli ve büyük kalçaları, yandan gözüken kocaman memeleri ve o seksi, şehvetli suratı davetkar şekilde karşımda duruyordu.

bana hızlıca döndüğünde kalçalarına şehvetle baktığım gözünden kaçmamıştı.
o sexi dudaklarıyla biraz orospu edayla
“ablacım, viskilerimizi tazeledim, birer tane daha sigara içsek mi” dedi.

“yalnız burası çok sıcak oldu, di mi” diyerek gömleğinin düğmelerini açmaya başladı.
sigara içtiğimiz için açtığımız pencereden, güneş gitmiş olmasına rağmen hala sıcak geliyordu.
gömleğini çıkarttığında göbeğini açıkta bırakan, memelerinin tüm diriliğini belli eden, hafif transparan, beyaz bir askılı vardı.
göbeğinde ki pırlantalı piercing, transparan askılısından belli olan bordo dantelli sütyeni ile karşımda duruyordu. sigara, kül tablası ve zigon sehpayı alarak 3’lü deri koltuğun yanına koydum. koltuğun arkasında ki pencereyi koltuğun üzerinden uzanarak sonuna kadar yavaşça açtım. sanki zor açılıyormuş gibi yaparken bir nevi bende ona kalçalarımı sergiliyorum.
ışıkları gözükme ihtimaline karşı loş hale getirerek koltuğa oturdum. oda yanıma gelerek dizleri bana değecek şekilde oturdu.
sigaralarımızı yakarak zevkle içmeye ve eğlenceli bir sohbete başlamıştık. zaman zaman o zaman zaman ben birbirimiz dizine bazen eline küçük dokunuşlar yapıyor, kahkaha atarken bazen o bazen ben birbirimize eğiliyorduk.
fakat kadın bedeninin gizli dili de ikimiz tarafından da kullanılıyordu artık. hafif hafif bacaklarımızı kapatıp açmamız, şuh kahkaha ve derin bakışlar, dudaklarımızın dumanı üflerken ki şehvetli büzülmeleri, klasik istemeye başlayan kadın beden dildiydi. evet birbirimizi istiyorduk.

bu genç doktor adayı benimle sevişmek için can atıyordu.

bu sırada o tatlı sexy orospu ağzıyla
“ablacım seni öpebilir miyim bir kere” diyerek ilk adımı attı.
bu kadar hızlı olması, aramızda ki konum farkına rağmen bu kadar şuh olabilmesinde içtiğimiz 3 dublenin de etkisi büyüktü.
kırmızı dudaklarıyla uzanarak yanak dudak arası ıslak bir öpücük kondururken kulağıma “ilk defa bir kadından böyle bir elektrik alıyorum, çok azmış hissediyorum kendimi” dedi.sonrasında koltuğun kol koyma yerine başını yaslayarak kendini saldı. uzanarak kalan viskisini fondip yaparak bir sigara daha yaktı ve bacakları aralık şekilde dudaklarında dumanı üfleyerek geriye uzandı.
artık l****am kendini avcıya teslim etmiş ve sex kölem olmaya hazırdı

yavaşça üzerine uzandım, elindeki sigaradan derin bir nefes çekerek kültablasına koydum. dudaklarımı dudaklarına yaklaştırarak dumanı hafifçe üfledim. şehvetle dudaklarını açarak dumanı ağzımdan çekti. ve bu arada dudaklarımız hafifçe birbirine dokundu.
ve bir daha bir daha derken her dumanı verdiğimde artık alenen öpüşmeye başlamıştık. altımda ki körpe beden hızlı hızlı nefes almaya başlamış, gögüsleri zevkle inip kalkıyordu.
l****am titreme başlamış ve sadece öpüşmelerimizin erotizmi ile titreyerek orgazm olmaya başlamıştı.
bunun üzerine geriye yaslanarak bu zevkle kıvrana bedeni izlemeye başladım.

devamı gelecek.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ben karımı karım da beni sikiyordu

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ben karımı karım da beni sikiyordu
Biz 27 yıllık evliyiz evliğimiz boyunca yaşadıklarımızı paylaşmak istedim evliliğimiz devam ediyor önceleri seks hayatımız normal gidiyordu sora porno dergiler okudukça bizde değişmeler başladı biz 69 pozizyonda birbirimizi yiyorduk bir ara karım benim arka deliğimi dillemeye başladı ben buna çok şaşırdım işin sonu nereye gidecek diyede merak ettim sesimi çıkarmadım sonra parmağılla okşamaya başladı şaşkınlığım dahada arttı ama benimde hoşuma gitmeye başladı sonra parmağını sokarak devam etti o günden sora sevişmeleriz değişti ben ona salatalık patlıcan vs şeyler sokuyordum oda zevk alıyordu daha sonraları oda bana sokmaya başladı bazende beni salatığa oturtup oda yarrağıma otururdu bana hep sen beni sikiyorsun şimdi hem sikilmenin hemde sikmenin tadına vardın nasıl güzelmiymiş sikilmek bende evt çok güzel karıcığın artık sen benim hem karım hemde kocamsın dedim gerçektende çok zevliydi yaşadıklarımız gerçektir şimdiye kadar aramıza kimse girmedi biz bize yetiyoruz çünkü birbirimizi seviyoruz evlilere tavsiye ederim tabiki devamı var bunları daha sonra yazacağım yani sizlerle paylaşacağım hoşça kalın iyi sikişmeler dileğiyle

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32