patronun azgın karısı

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Babes

patronun azgın karısı
çok seneler önce yazdığım bir hikaye. bir gün tesadüfen karşıma çıkınca kayda girsin diye buraya tekrar alıntı yapmış oldum…
Ağustos ayıydı. Askerden yeni gelmiştim. 24 yaşımı henüz doldurmuştum. Öğretmenlik sınavına girebilmek için neredeyse bir sene daha beklemek zorundaydım. Zor geliyordu, çünkü epey züğürttüm. Geçici bir işe ihtiyacım vardı. İlk iş olarak özel dershanelerin kapılarını çaldım. Öyle komik ücretler teklif ediyorlardı ki, ne yemeğim, ne yol param, ne cigara parama yeterdi. Kabul etmem mümkün değildi. Değildi, ama ben de çok sıkıntıdaydım.
Öğretmenlikten umudu kesip tam bir amele gibi ne iş olsa yaparım durumuna düşmüştüm. Umarsız çaresiz etrafıma bakınarak avare avare geziyordum. Topkapı’da sanayide küçük bir torna atölyesinin camında ‘Acele eleman aranıyor!’ ilanını görünce baba mesleğim aklıma geldi. Daldım içeri. Benden birkaç yaş büyük, 35 yaşlarında, patron olduğunu sonradan öğrendiğim Cenk Bey ile tanıştım. Kısaca durumumu anlattım. Anlayışla karşıladı, ama işi yapıp yapamayacağım konusunda tereddütlü idi. Eğer becerebilirsem mükemmel bir maaş beni bekliyordu. Çünkü iş geçici idi, sigorta v.s yoktu. Patron da süper bir ihale almış, ama işi yetiştirebilmek için benim gibi saat-mesai tanımayan biriyle çalışmak zorundaydı. “Deneriz patron!” dedim.
Hemen işbaşı yapmam gerekiyordu. Tamamı bilgisayarlı CNC torna tezgahlarında hiç tecrübem yoktu doğrusu. Ama torna makinelerinin çalışma şeklini biliyordum. Meslek kolay unutulmuyor aslında. İki günde kendimi toparladım. Bu küçük ve temiz atölyede ne aradığını hala çözemediğim, bilgisayardan çok iyi anlayan Tuncay sağ olsun çok yardımcı olmuştu. Ama asıl sorun benim evden işe geliş gidiş saatlerindeydi. Gece 12’lere kadar çalıştıktan sonra, Esenler’in yukarı mahallelerine gitmem çok zor oluyordu. Topkapı’daki bu minik işyerinde 3 kişi çalışıyorduk. Tam otomatik tezgahlarda çok iyi iş çıkarıyorduk, ama çok ta yoruluyorduk. İşe başlayalı 2 hafta olmuştu. Küçük dükkanda toplam 3 kişi olunca aslında birbirimizi tanımaya başlamıştık. Tuncay 21 yaşındaymış, halen askere gitmemiş. Cenk Beyin Hanımının kardeşi imiş. Atölyeye yakın bir yerlerde ailesiyle birlikte oturuyordu.
Patron Cenk Bey de en az bizim kadar yoruluyordu. Yine böyle geç saatlere kadar kaldığımız bir akşam Cenk Beye atölyede yatmak istediğimi bile söyledim. Zira gece saat 12’den sonra Esenler minibüsü bulmak zor oluyor, taksi parası da canıma okuyordu. Patron benim iyi niyetimi karşılıksız bırakmak istemedi, “Bize gel, bizde kal!” dedi. Evleri iş yerine oldukça yakındı. Rahatsız etmek istemediğimi söyledim. Patron ısrar etti. Çok yorgundum. Dayanamadım doğrusu. Yol gözümde nasıl da büyüyordu. “Peki!” dedim…
Saat gece 1’e geliyordu büyükçe bir apartman dairesine geldiğimizde. Cenk bey daha önce Hanımına bahsetmiş olmalıydı. 1.75 boylarında, beyaz tenli, güler yüzlü genç bir Hanım bizi kapıda karşıladı. Kısaca, “Hoş geldiniz!” deyip içeriye buyur etti. Derhal banyoya gittik. Elimizi yüzümüzü güzelce yıkayıp oturma odasına geçmeye hazırlanırken, “Yemek hazır!” diye bir ses geldi mutfaktan. Cenk beyin karısı Aylin Hanım seri bir şekilde şirin bir sofra hazırlayıvermişti. Aylin Hanım konuşkan, hoşsohbet bir kadındı. Devamlı bir şeyler anlatıp, sanki esk**en beri tanışıyormuşuz gibi samimi davranıyordu. Bir şeyler atıştırdık. Nasıl uykum var. Oturma odasına geçtik. Cenk bey Çek-yatı göstererek yatıp yatamayacağımı sordu. Canıma minnet. Bu arada Cenk Bey Çek-yatı açtı. Aylin Hanım içerden çarşaf, yastık ve bir pike getirdi. Oturma odasının televizyonu tam yatacağım yerin karşısındaydı. Cenk beye baktım. Uzaktan kumandayı bana uzattı, “Ben yorgunum sen ne yaparsan yap!” dedi, iyi geceler dileyip yatak odasına doğru yöneldi. Aylin Hanım da bir şeye ihtiyacım olup olmadığımı sordu. “Yok!” deyip teşekkür ettim, mutfağa doğru gitti. Ben de ışığı kapatıp televizyonu açtım.

Oldukça sıcak bir gece olduğu için camlar zaten açıktı, birazcık esinti olsun diye kapıyı da açık bıraktım. Mutfaktan Aylin Hanımın bulaşık yıkarken çıkardığı sesler geliyordu, bir de TV’nin kısık sesi. Çek-yat’a uzandım. Kanallar arasında dolaşırken televizyonda erotik bir film görünce uykum kaçıverdi, gözlerim açıldı. Büyük bir dikkatle filmi izlemeye dalmış olmalıyım ki, Aylin Hanımı karşımdaki kanepede gördüğümde neredeyse yarım saattir film izliyordum. Şok olmuştum. Suçüstü yakalanmıştım. Çünkü deminden beri farkında olmadan sikimi ovuşturup duruyordum. Utandım. Bozuldum. İlk defa gittiğim ve aslında saygı duyduğum bir insanın evinde böyle bir şey olmamalıydı. Aylin Hanım gülümsedi ve ortamın sessizliğini bozmamaya çalışarak, “Utanacak bir şey yok, sıkılma!” derken fısıldar gibi konuşuyordu.
Telaşla TV’yi kapattım. “Niye kapattın? Ne var bunda, ben de seyrediyordum!” deyince ikinci kez şok oldum. Ciddi olup olmadığını anlamak için yüzüne baktım. Kararlı görünüyordu. Açtım. Film devam ediyordu. Epey açık bir sahneydi. Büyük ekran TV’den gelen ses ve görüntüler, sıcak bir yaz akşamının sessizliğinde öyle kuvvetli bir şehvet ortamı yaratıyordu ki, iniltiler çığlıklar arasında çıplak kadın ve erkek bedenleri baş döndürücü bir zevk fırtınası estiriyordu. Aslında sonradan o fırtınanın filmden değil, öyle bir filmi hiç tanımadığım güzel bir kadınla kaçamak bir ortamda seyretmekten geldiğini fark edecektim. Aylin Hanıma dönüp, “Cenk bey?” diyecek oldum. “O çoktan uyudu!” dedi. Söyleyecek bir şey bulamadım, mecburen filmi seyretmeye devam ettim.
Biraz sonra Aylin Hanım, “Eee?” dedi. Döndüm şaşkın şaşkın Aylin Hanıma baktım. Açıklama yapar gibi başıyla bacak aramı işaret ederek, “Devam etmeyecek misin?” dedi. Utancım bir kat daha arttı. Demek ki ne yaptığımı görmüş, çaktırmadan filmle beraber beni de izlemişti. “Ayıp olur!” dedim. “Ne ayıbı canım, sen genç adamsın. Neticede bu da bir ihtiyaç!” dedi. “Öyle ama, sizin yanınızda yapamam!” dedim. “Az önce yapıyordun ama!” dedi. “Sizi görmemiştim!” dedim. “Hadi ama, gene burada olmadığımı farz et ne olur!” dedi. Ses tonunda bir yumuşama, bir fısıldama, bir erotizm hakimdi. Ben olmaz dedikçe Aylin Hanım ısrar ediyordu. Daha sessiz konuşabilmek için benim yattığım Çek-yatın ucuna ilişivermişti. “Ne olur, nasıl yaptığını görmek istiyorum!” diyordu. Kulağıma fısıldamaya çalışır gibi yaklaşarak dudaklarıma yapıştığında yatağımda zıpladım, duvar dibine doğru kaçtım. Ortada enteresan bir durum vardı.
Aslında benim o kadar çok sekse ihtiyacım vardı ki, o an hayatımı bile riske atabilirdim. Ama teklif karşıdan gelince nazlanmak ta bana düşmüştü. Bu arada ikimizin de beklemediği bir şey oldu, film bitti. Kala kaldık. Derin bir sessizlik daha oldu, Aylin Hanım yavaşça, “Bekle!” dedi, içeriye gitti. 5 dakika sonra kapıda bir karaltı görüp başımı çevirdiğimde şaşkınlıktan küçük dilimi yutacaktım. Aylin Hanım üzerine kıpkırmızı kısa saten bir gecelik giymişti. Geceliğin önü açıktı, içinde beyaz dantelli tanga külot ve sütyen vardı. Elindeki CD’yi bana gösterirken gülümsüyordu, “Yarım bırakmak yok!” dedi.
Mükemmel vücudunu ilk kez dikkatle inceliyordum. Gerçekten çok güzel bir kadındı. Eskilerin ‘Mevzun’ dedikleri ölçülü bir vücudu vardı. Televizyonun durduğu dolabın altına doğru eğilirken kasten belini çukurlaştırdı, kısacık sabahlığın altından kalçalarını yukarıya doğru kaldırıp CD’yi VCD-Playere yerleştirdi. Tanga kalçalarını harika gösteriyordu. Beklenmedik bir gelişmeydi bütün olanlar. Her şey ‘aşırı derecede’ ummadığım kadar yolunda gidiyordu. Ama halen içimde bir korku vardı doğrusu. Cenk bey her an karısının yanında olmadığını fark edip kıyameti koparabilirdi. Aylin Hanım sanki aklımdan geçenleri okuyormuş gibi, “Merak etme uykusu ağırdır, top atsan uyanmaz!” dedi…

CD’de bu kez Hard-Porno tarzında bir film bizi adım adım zevk girdabına yaklaştırıyordu. Aylin Hanım da benim yanıma uzanmıştı. Ben pikenin altına sığınmaya çalışırken, “Biraz daha nazlanırsan şimdi bağıracağım!” dedi. “Dur dur…” dememle dudaklarıma yapışması bir oldu.
Aylin Hanım içeri gittiğinde atletimi çıkartmıştım. Elini bacak arama attı. Büyük bir merakla araştırıyor gibiydi. Demin TV’de hafif bir film izlerken dimdik olan sikim şimdi inikti. Elini attığında yavaş yavaş kıpırdanmalar oldu. Uzun uzun, yumuşak yumuşak öpüştük, ama dilimi ağzında dolaştırmama izin vermedi. Külodumu aşağıya doğru çekiştirmeye başlayınca bir hamlede külodumu çıkarıverdim. Sikimi avuçlamaya devam ediyordu. Dudaklarını yavaşça göğsüme, karnıma, oradan da aşağıya götürdü. İnik olan sikimin tamamını ağzının içinde eziyordu. Bende de artık yavaş yavaş hareketlenmeler başlamıştı. Aslında birşey düşünecek halim kalmamıştı da ondan. Taş gibi olmuştum. Aylin Hanım zafer kazanmış komutan edasıyla taş gibi sikimi gösterip ‘Nasıl becerdim!’ der gibilerinden gururlanıyordu. Haklıydı aslında, neticede o beni beceriyordu.
Yavaşça yanıma çektim. Boynunu öptüm defalarca. Geceliğini çıkardım. Beyaz dantelli sütyeninin kopçalarını çıkartmayı beceremedim. Ama o sorunu da çabucak hallediverdi. Usulca yanıma uzanıverdi. Vücudunu hayranlıkla seyrettim. Göğüslerini öpmeye başladım vakit kaybetmeden. Çok güzel göğüsleri vardı, çok büyük değildiler. Karnını, göbek çukurunu öptüm usulca. Arkasını dönmesini istedim, ikiletmedi. VCD’de hala porno film oynamaya devam ediyordu, ama filmle ilgilenen yoktu. Kalçaları muhteşemdi. Beyaz külot kalçaların arasında kaybolmuş, bel hizasında yeniden belirmişti. Kalçalarını minik minik ısırarak, mıncıklayarak fakat külotunu çıkarmadan dakikalarca yoğurdum. Tekrar yüzünü dönmek için kalktığında, üzerindeki kalan son parçayı da fırlatıp attım. Sırtüstü yatıp dizlerini karnına doğru topladığında, yeni hedefim tertemiz traşlanmış amcığı idi. Derhal yalamaya başladım. Bızırına dilimi değdirdikçe inliyordu. O inledikçe ben tedirgin oluyordum. Durdum. Baktım. Yalvaran bir sesle, “Ne olur devam et!” dedi. “Tamam, ama sen de sessiz ol!” dedim, yalamaya devam ettim.
İniltiler hırıltılara dönüşmeye başladığında, ben de daha fazla dayanamayacağımı anladım. Üzerine doğru gelirken, “Ne olur haydi çabuk sok!” diye inlemeye başlamıştı. Sikimin sadece kafasını bızırına sürtmeye devam ettim. “Hadi sok artık!” diye ağlar gibi bir ses tonuyla yalvarmaya, inlemeye başladı. Bir iki sürtmeden sonra sertçe içine girmemle, “Oohhh!” diyen boğuk bir sesin odayı kaplaması bir oldu. Birkaç kez gidip geldim. İniltiler artık kesik kesik geliyordu. Biraz sonra tekrar derin bir, “Oohhhhh!” sesi geldi. Sanırım Aylin Hanım rahatlamış olmalıydı. Beni belimden tuttuğu gibi kendine doğru çekip, sikimi ta dibine kadar kökledi, çıkmamam için de beni sıkı sıkı tutmaya devam ediyordu. Kısa bir süre böylece hareketsiz kaldık. Sikimin nabız atışları çok net bir şekilde hissediliyordu. Ufak ufak hareketlenmeye başladım, sonra biraz daha, biraz daha derken hızla girip çıkmaya başladım. Kısa bir süre sonra ben de bir hayvan gibi böğürmemek için kendimi tutmaya çalışarak hayatımın en karmaşık orgazmını yaşadım. Bütün döllerimi Aylin Hanımın karnına, göğüslerine doğru fışkırtarak yatağın üzerin yığılıp kaldım.
Bugün ne kadar çok yorulduğum bir kez daha aklıma geldiğinde saat neredeyse sabahın 5’ine geliyordu. Aylin Hanım usulca yanımdan kalktı, yanağıma bir öpücük kondurarak, kısaca, “Sağol!” dedi, hızla içeriye doğru giderek kayboldu. Kalakalmıştım. Yaşadıklarımın rüya olup olmadığını sorgulayacak kadar bile halim yoktu. Uyuya kalmışım…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Kayınpederim tecavüz etti…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Babes

Kayınpederim tecavüz etti…
Ben Gül. Kumral, yeşil gözlü, gerçekten çok çekici ve güzel bir kadınım. Beş yıldır evliyim. Eşimin ailesiyle ailecek tanışıyorduk. Biz evlenmeden on yıl önce babası ölmüş, annesi tekrar evlenmişti. Evlendiği adam da benimle aynı kuruluşta çalışıyordu. Benim şefim konumundaydı.

Kayınpederim üvey olmasına rağmen beni çok sever üzerime toz kondurmazdı. Bana duyduğu ilginin, bir kayınpederin gelinine duyduğu ilgiden çok daha farklı olduğunu daha sonraları anlayacaktım.

Kocam benden beş yaş büyüktü. Biraz pasif, edilgen bir kişiliği vardı. Hiçbir şeyime karışmaz, hiçbir yaptığıma karşı çıkmaz, her istediğimi yapmak için çırpınırdı adeta… Belki de onunla evlenmeyi kabul etmemin nedeni de bu huylarıydı.

Sözümü geçirebileceğim, beni ezmeyecek, baskılamayacak biri olması hoşuma gitmişti. Kendi ailemde gördüğüm baskılar ve kısıtlamalardan bir an önce kurtulmak, evlenip rahat etmek istemiştim.

Evlendikten sonra öğrenebildim. Kocamın pasifliği sadece bana karşı değilmiş. Küçük bir çocukken babasının ölümü, annesinin eve getirdiği üvey babanın sertliği, disiplini, dayakları onun gelişim çağında kişiliğini etkilemişti.

Sessiz bir kadıncağız olan annesiyle beraber, üvey babanın sözünden çıkamayan, karşı gelemeyen, ürkek, korkak bir insan olup çıkmıştı. Benim ailemden kaçmam gibi o da evliliğimizi, beni sığınılacak bir liman olarak görüyordu.

image
Maddi durum nedeniyle ayrı eve çıkamamıştık. Hayli geniş olan ailesinin evinde hep birlikte oturuyorduk. Kayınpederimin kendini sadece bana göstermeyen ama varlığı hissedilen otoritesi, aileyle ilgili her kararda onun egemenliği evin içinde hüküm sürüyordu.

Akşam yemeği yenildikten sonra gece çekildiğimiz, baş başa kalabildiğimiz yatak odamız, bizim kurtarılmış bölgemiz gibiydi kocam için… Yatakta uykumuz gelene kadar sevişir, konuşurduk.

Bana üvey babasının yaptıklarını, eziyetlerini anlatırdı. Bense anlattıklarına hayret eder, şaşıp kalırdım. Sert görünüşlü de olsa, bana bir prensesmişim gibi davranan yakışıklı kayınpederimin yaptığı şeylere inanamazdım.

Kocamın en büyük tutkusu benim ayaklarımdı. Nedense ayaklarıma bayılıyordu. Özellikle nişanlı olduğumuz dönemde, onunla fazla ileri gitmeden sevişirken, o sürekli olarak ayaklarımla ilgilenirdi. İlk önceleri biraz garibime gidiyordu ama sonraları diğer huyları gibi buna da alıştım.

Ben her şeye razı seks için kıvranırken onun ayaklarıma kapanması, dakikalarca ojeli ayak tırnaklarımı, parmaklarımı yalaması, tek tek ağzına sokup emmesi hoşuma bile gidiyordu diyebilirim.

image
Bekaretimi bozmadan ayaklarımı severek orgazm olması, beni de oral seksle rahatlatması işime geliyordu tabi… Evlendikten sonra da aynı huy devam etti. Yaz veya kış, çoraplı bacaklarım, ojeli ayaklarım onun vazgeçilmez ön sevişmesiydi. Fazla büyük olmayan erkekliğini bu şekilde kaldırıp dakikalarca ayaklarımla oynaşıyordu.

Önümde diz çöküyor, bir köpek yavrusu gibi diliyle yalıyor, yalıyordu. Yalaya yalaya ıslattığı ayaklarımın arasında sikini bana okşattıktan sonra sıra benim istediklerime geliyordu. Eh, hoşuma gidiyordu ne yalan söyleyeyim… Kocamın, bir erkeğin önümde diz çökmesi, ona emir verebilmek, verdiğim emirleri köpek gibi yerine getirmesi…

Yere yatıyor, çoraplı ayaklarımla üstüne çıkarttırıyor, bastırtıyor, ezdiriyordu. Islak dili ayak parmaklarımda dolaştıkça ben de kendimden geçiyordum zaten… Bütün bunlardan sonra ben dayanamayacak hale gelince içime giriyor, beni tatmin edebiliyordu.

image
Böyle böyle aylar geçti. Artık evliliğe, kocama, ailesine alışmıştım. Bir gece eşim çok gecikmiş, evde herkes yatmıştı. Ben de geceliğimle salonda oturmuş kocamı bekliyordum. Kocam gelmeden salona kayınpederim geldi ve karşıma oturdu. Sohbet etmeye başladık. Havadan sudan başladığımız sohbetin konusu değişti sonra…

Üstümdeki gecelik biraz kısaydı. Bacaklarım meydanda, göğüs dekoltesi de fazlaca olduğundan memelerimin nerdeyse yarısı dışarıdaydı. Gözleri avcı kuş gibi üstümde dolaşıyordu. Lafını kesip kalkamadım, kısa geceliğimi ne kadar çekiştirsem de çıplaklığımı örtemedim.

Laf lafı açtı. Bana oğlunun ne kadar aptal, pısırık olduğunu anlatmaya başladı. Önceleri bu sözlere pek bir anlam verememiştim. Ama sonra konuyu değiştirip birden benden söz etmeye başladı.

Bana çok güzel, hoş, seksi bir kadın olduğumu ve bir kadında aradığı bütün özellikleri bende bulduğunu söylüyordu. Tanrım, kulaklarıma inanamıyordum. Üvey de olsam, hiç çekinmeden, yüzüme karşı seksiliğimden bahsetmesi… Şok olmuştum, donup kaldım, hiç bir şey söyleyemedim.

Üstünde eşofman vardı. Önünde de kocaman bir kabarıklık… Adeta iri bir salatalık büyüklüğündeki o tümseği bana göstererek gözüme sokar gibi okşuyordu. Gözlerimi kaçırmaya, bakmamaya çalışsam da bakılmayacak gibi değildi. Büyülenmiş gibi gözlerim ik**e bir adamın orasına gidiyordu.

image
Sonunda kalktım, yarı çıplak gecelik halimle, koşarak odama gittim. Kapımı kapatıp soluk soluğa arkasına yaslandım. Yüzüm kıpkırmızı, nefes alamıyordum. Biraz sakinleşince kendimi yatağa attım. Bir süre sonra da kocam gelip yattı.

Bütün gece, gözlerim tavana dikilmiş vaziyette, kocam yanımda horlarken ben gözümü kırpmadım. Kayınpederimin söyledikleri kulaklarımda çınlıyor, bana iştahla, arzuyla bakan gözleri, adeta bir patlıcan büyüklüğündeki kabarıklığı gözümün önünden gitmiyordu.

Kocama o geceyle ilgili hiç bir şey söyleyemedim. Aynı yerde çalıştığımız için maalesef bütün gün onunla beraber olmak durumundaydım. O günden sonra kayınpederim bulduğu her fırsatta beni biraz daha fazla sıkıştırmaya başladı. Adeta yalanarak beni izliyordu. Kocamla seviştiğimiz gecelerin sabahında anlamlı anlamlı gülümseyerek akşam sanki bizi izlediğini anlatmaya çalışıyor, bir punduna getirip imalı lastikli cinsel şeyler konuşuyordu benimle…

“Sakın yorgunum diye kaytarmaya çalışma.” diyor, sonra da parmağını bana uzatıp kocamın gerçekten de pek büyük olmayan organını ima ederek “Kısrak gibi kadınsın. Şu kadarcık bir aletin seni yoramayacağını biliyorum” diyordu.

Bu imalı sözleri işitince benim utançtan yüzüm kızarıyordu. Kayınpederimse yüzümün kızarıklığını gördükçe gevrek kahkahalar atıyordu. Zaman zaman beni ne kadar çok sevdiğini söylüyordu. Benimle olmak için her şeyi yapabileceğinden bahsediyordu. Aramızdaki neredeyse yirmi yıllık yaş farkını, gelini olmamı hiçe sayıyordu.

Bir süre sonra kocamın bir başka şehre tayini çıktığında deliler gibi sevindim. Kayınpederimden, bana yaşattığı, sessizce katlanmak zorunda bıraktığı cehennem hayatından kurtulacağım için çok mutluydum. Benim de eş durumundan tayinim aynı şehre yapıldı ve hemen onların evinden ayrıldık.

image
Yeni şehirde her şeye baştan başlamıştık adeta… Artık evimizde kocamla başbaşaydık ve dilediğimiz gibi yaşayacaktık. Arada bir kayınpederim aklıma gelmiyor da değildi… Sanki aylarca korkarak yaşayan ben değilmişim gibi…

Bazen kocamla sevişirken gözlerimi yumuyor, kayınpederimin önündeki kabarıklığı gözümün önünde canlandırıyordum. Üstümde gidip gelen kocamın yerine onu hayal ediyor, içimdeki şeyin onun koca siki olduğunu kuruyordum.

Kocamın ayak fetişi gibi bu da benim sırrım, kocama söyleyemediğim fantezimdi. Bu hayallerle coşuyor, kendimden geçiyordum. Zavallı kocam da beni bu hale getirenin kendisi olduğunu zannediyor, güya bana söylemese de erkekliğiyle gururlanıyordu.

Ah, bir bilse… Onun bana verdiği şeyle doymadığımı… O boşaldıktan sonra dönüp uyurken, benim gözlerimi kapatıp kendimi okşadığımı… Kocam yanımda horlayıp dururken ne hayaller kurduğumu… Geceliğimin üstünden memelerimi, kasıklarımı okşayan ellerin kayınpederimin elleri olduğunu… Amımı klitorisimi parmaklarken ne porno filmler çevirdiğimi…

Eski evimizde, evin her yerinde beni sıkıştıran kayınpederimin bana zorla tecavüz ettiği, her türlü pozisyonda beni becerdiği, altında inim inim inlettiği senaryolarıyla orgazma ulaştığımı… Dudaklarımı ısıra ısıra, ses çıkarmamaya, kocamı uyandırmamaya çalışırken nasıl sarsıldığımı bir bilse…

image
Aradan altı ay geçmişti. Bir akşam kocamın, üvey babasının bir iş için şehre geleceğini ve bizde kalacağını söylemesiyle şok oldum. Tanrım kabus başlıyordu… İçimden onun her şeyi unutmuş olmasını diliyordum.

Geceleri kurduğum fanteziler sadece orgazm olabilmek içindi, bana aitti. Gerçek hayatta ödüm patlıyordu böyle şeylerden… Kayınpederimin beni sıkıştırmaları, sikecek gibi bakışları, seksüel imaları aklıma geldikçe korkudan ter basıyordu.

Ertesi akşam kocamla birlikte geldiler. Doğrusu, elindeki çiçek demeti aramızda olan biteni bana unutturmaya yetmişti. Yemekte bana bir centilmen gibi davranıyor, hak etmediğim iltifatları birbiri ardına sıralayarak yüzümü kızartıyordu. Yemekten sonra kahvelerimizi içerken bana bir de armağan getirdiğini söyledi. Cebinden küçük bir kutuyu çıkarıp bana

“Biricik gelinime ufak bir armağan” diyerek uzattığında heyecandan kalbim duracak gibi oldu. Kutunun içinde küçük bir zincir vardı. Ben zinciri bileğime takmak istediğimde beni engelledi,

“Hayır, hayır… Halhal bu… Ayak bileğine takacaksın” diyerek kocamdan bana yardım etmesini istedi. Kocam önüme diz çöküp titreyen elleriyle zinciri ayak bileğime takarken, içimi garip bir heyecanın kapladığını ve altımın ıslandığını hissettim. Ben kekeleyerek,

“Nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum!…” demeye çalışırken o, gözlerinde aylar öncesinden hatırladığım garip pırıltı ile bana,

image
“Sen nasıl teşekkür etmen gerektiğini bilirsin” dedi. Sonra da gözlerini ayaklarımdan ayıramayan kocama dönüp, “Nasıl, halhal gelinimin güzel ayağına yakıştı mı?” diye sordu.

“E… Evet…” diye yutkunarak kekeledi kocam… “Çok yakıştı, çok güzel oldu.” derken bir yandan da sertleşerek pantolonunun önünden belli olan organını elleriyle saklamaya çalışıyordu. Bütün akşam boyunca halhalıma baktı durdu.

Neden sonra yatak odamıza girdiğimizde, kocam hemen önüme diz çöktü, zincirli ayağımı yalamaya başladı. Ardından da deliler gibi seviştik. O her zamanki gibi erkenden işini bitirip uykuya daldı, ben de banyoya girdim.

Küvete su doldurdum. Bir havluyu yastık yapıp ılık suyun içinde kendimle oynayarak boşaldım ve o rahatlıkla, boşalmanın verdiği rehavetle kalkıp yatak odasına gitmeye üşendim, kendimi uykunun kollarına bıraktım.

Ne kadar uyuduğumu bilmiyorum. Gözlerimi açtığımda korkudan ölebilirdim. Karşımdaki aynadan banyo kapısında birisinin olduğunu gördüm. Korkuyla başımı çevirdim. Aman Allahım, oydu…

image
Kayınpederim, sertleşmiş sikini okşayarak aç gözlerle beni seyrediyordu. Hışımla küvetten çıkıp havluya sarıldım ve avazım çıktığı kadar bağırmaya başladım. Bir hamlede havluyu çekti ve ağzımı kocaman eliyle kapadı.

“Bağırma Gül…” dedi. “Seni ne kadar sevdiğimi biliyorsun. Benim olmanı istiyorum. Şimdi uslu dur. Benimle zevk alarak sevişmeye bak, yoksa senin için kötü olur…”

O sırada kocam içeri girmiş, şaşkınlıktan dona kalmıştı. Karısı çırılçıplak ve ıslak, üvey babasının sımsıkı sarılmış kollarında çırpınıyor, kurtulmaya çalışıyordu. Kayınpederim,

“Geldin mi bok herif?” dedi. Kocam şaşkınlıktan ağzını açamıyordu.

“Ne…? Ne yapıyorsun baba?” diye kekeledi sonunda…

“Ne yaptığımı görmüyor musun, salak? Senin seksi karını becermeye çalışıyorum. Ama çırpınıp duruyor orospu… Şimdi senin gözlerinin önünde karına tecavüz edeyim de gör bakalım” diye bağırdı. Beni bırakmadan banyo kapısına gidip kapıyı kilitledi, anahtarı cebine attı.

Tecavüz sözcüğü aklımı başımdan almıştı. Geceler boyunca onun bana zorla tecavüz ettiği fanteziler kurmuştum sürekli… Kapının yanında hareketsiz kalmış, banyonun içinde iki erkeğin yanında çırılçıplak, çıplaklığım aklıma gelmeden, şaşkın gözlerle onlara bakıp duruyordum. Kocam

“Baba…? Ne oluyor, ne yapıyorsun?” diye bir şeyler gevelemeye çalışırken kayınpederim kocama aniden müthiş bir tokat attı. Osmanlı tokadı gibi sert şamarın sesi banyoda yankılandı.

“Sus ulan pezevenk… Siktirtme kendini bana ibne… Sesini çıkarmadan dur, yoksa gebertirim seni…” diye hırladı.

Neye uğradığını şaşıran kocam eli kızarmış yanağını ovalayarak baka kalmıştı. Adam sert hareketlerle gitti, çamaşır makinesinin uzatma kordonu olarak kullandığımız ince elektrik kablosunu eline aldı. Kocama,

“Soyun ibne…“ dedi öfkeyle… “Çırılçıplak soyun hemen…”

Tokadın etkisiyle iyice şaşkınlaşan kocam üstündeki eşofmanları iç çamaşırlarıyla beraber sıyırdı. Önünü kapamaya çalışarak banyonun ortasında dikildi. Merakla bekliyordum ne olacağını… Kayınpederim elindeki kabloyla kocamın ellerini arkasından bağlamaya başladı.

O anda büyük bir ikileme düştüğümü fark ettim. Bir yanda alacağım o muhteşem zevk, diğer yanda da tecavüze uğrayacak olan bedenim, onurum, değer yargılarım ve önümde üvey babasından dayak yiyen kocam vardı. Yaprak gibi titriyordum heyecandan… Gözlerim faltaşı gibi olan biteni izliyordum.

Kayınpederim kocamın ellerini bağladıktan sonra artan kablo ile onu makinenin musluğuna sıkıca bağladı. Kocam zor duyulur bir sesle

“Ama baba…” diyebildi. Yine aynı sertlikle karşılaştı. Bu kez elinin tersiyle diğer yanağına yedi tokadı… Gözlerinden bir damla yaş süzüldüğünü görünce içimden acımak geldi. Artık ses çıkarmaya cesareti kalmamıştı kocamın… Benim de tabi…

“Çeneni kapa eşek herif… Gözlerini aç ve karının ırzına nasıl geçiyorum seyret…” dedi.

Aniden bana dönüp dudaklarıma yapıştı ve beni öpmeye çalıştı. Bense kendime geldim, karşı koymaya çalıştım. Ama ne mümkün… Sırtımı Hilton lavaboya dayamış, ahtapot gibi sarılmıştı çıplak bedenime… Kurtulmak mümkün değildi. Yine de çırpınırken bir şey fark ettim.

Öylesine tatlı ve sıcak öpüyordu ki… Ahtapot deyimi tam ona göreydi. Bir yandan sarılmış öperken, bir yandan memelerimi okşuyor, önündeki sertlik kasıklarıma baskı yapıyordu. Yavaş yavaş içimde bir şeyler erimeye, ateşim yükselmeye, direnmeyi bırakmaya başladım. Öyle bir an geldi ki, tüm değer yargıları, tüm ahlak kuralları alt üst olmuştu.

image
Dudaklarımı bıraktı, bir adım geriye çekildi. Birkaç dakika hiç konuşmadan beni seyretti. Ellerim ve kalçalarım lavaboya dayanmış vaziyetteydim. Dizlerim titriyordu, dayanıp destek almasam düşecek gibiydim. Körük gibi nefes almaya çalışıyordum. Uçları sertleşmiş memelerim inip kalkıyordu. Çenemi tuttu, başımı yukarıya kaldırdı.

“Gözlerime bak Gül…” dedi yumuşak bir sesle… Az önceki sertliğinden eser yoktu sesinde… Baktım, o bir çift kahverengi göz sıcaklık, sevgi ve kararlılık doluydu. İnanamıyordum.

“Seni bütün kalbimle sevdiğime inanmanı istiyorum” diyordu.

Bana daha sıkı sarılıp yeniden öpmeye başladı. Bir an kocamla göz göze geldik. Suçluluk duygusu içindeydim. Onun gözlerinde ise çaresizlik, ama daha çok belirgin bir onaylama vardı sanki. Beni kucağına alıp küvetin içine koydu. Banyo süngerini alıp her yerimi sabunlamaya başladı. Ellerinin dolaştığı her yer alev alev yanıyordu sanki.

“Sen harika bir kadınsın. Göreceksin seni çok mutlu edeceğim” diyordu köpükleri bedenimin her yanına okşarcasına dağıtırken…

Öğrenmiştim artık… Onun bana sertliği sadece bir oyun, bir fanteziydi. Her zaman hayalini kurduğum tecavüz fantezim gerçek olacaktı biraz sonra…

image
Gözlerimi kapatıp kendimi ılık suya ve onun sıcak ellerine bıraktım. Hiç bitmesini istemiyordum ama kısa sürdü. Beni çıkarıp duruladı. Havluyla kuruladı. Güçlü kollarıyla tüy gibi kaldırıp kucağına aldı sonra… Beraber banyodan çıktık. Biz çıkarken kocam bir şeyler söylemek istedi. Kayınpederim ona,

“Merak etme, senin önünde yapacağım onu…” dedi.

Beni yavaşça yatağa uzatıp tekrar banyoya gitti ve çıplak kocamı getirdi. Elleri hala bağlıydı. Sonra onu odadaki sandalyeye oturttu. Kablonun sarkan ucuyla bu kez sandalyeye bağladı sıkıca… Yanıma geldi. Ayakta durup bir süre çıplaklığımı seyretti. İçimdeki korkunç istek ve utanç duygularıyla kıvrandım yatağın üzerinde çırılçıplak…

Eğildi sonra, yanıma oturup elleriyle her yerimi okşamaya başladı. Göğüs uçlarım kabarmış, bir gül tomurcuğunu andırıyordu. Parmaklarıyla sıkıştırıp beni bağırttırdı. Sonra acımın geçmesi için kendini affettirmek ister gibi dudaklarının arasına aldı. Yavaş yavaş ısırıyor ve emiyordu.

Bu adam seks konusunda çok ustaydı doğrusu… Bana müthiş zevk veriyordu. Göğüslerimden karnıma oradan göbeğime indi, diliyle göbeğime bastırıyordu. Başını bacaklarımın arasına gömdü. İçinden zevk suları akan amıma dilini sokup çıkartıyordu.

image
Bir süre sonra klitorisimle oynayıp duran ıslak dilinin sıcaklığına dayanamadım, boşaldım. Kasıldığımı fark edince ağzını iyice dayadı. Akan sularımın hepsini emdi. Kendimi çekmeme izin vermiyordu. Daha sonra soyunmaya başladı. Pantolonunu çıkardığında hayretten küçük dilimi yutacaktım.

Kocam doğal olarak üvey babasına hiç çekmemişti. Adamın siki o güne kadar gördüğüm en büyük aletti. Muhteşem görünüyordu. İştahım kabardı, onu ağzıma almak için dayanılmaz bir istek duydum. Ama onun da coşmasını istiyordum. İnce, titrek, korku dolu bir sesle,

“Hayır… Lütfen babacım… Onu almak istemiyorum. Beni çok korkutuyor…” diyerek inledim. O ise sert bir sesle

“Yatağın kenarına otur ve ağzını aç bakayım…” diye emretti.

Dediğini yaptım. Yatağın kenarına oturup ağzımı iyice açtım. Yaklaştı ve köküne kadar ağzıma girdi. Sıcaktı, ateş gibiydi. Hiç bırakmak istemiyordum. Hemen yanımızda, sandalyenin üzerinde kıvranan elleri arkasından bağlı kocama,

“Mmmm… Gördün mü ibne herif? Karını ağzından yapıyorum…” dedi. Tanrım bu adam beni delirtecekti. Hafif hafif, canını yakmadan sikinin gövdesini ısırdım, yaladım… Çok zevk alıyordu.

“Ohh… Karının ağzını yapıyorum… Güzel karının ağzını sikiyorum… Ooohhh….” diye inliyordu.

Kasıldığını hissettiğimde iyice soktum ağzıma… Saçlarımı tutmuş, ağzımda iyice büyüyen sikini sokmaya çalışırken genzime ılık sıvısının fışkırdığını hissettim. Yutkunarak mideme gönderdim spermlerini… Aletinin üstünde kalanları da büyük iştahla yaladım, tertemiz yaptım.

image
Tekrar yatağa uzandım. O da yanıma uzandı. Kocam da epeyce sertleşmiş, sandalyenin üstünde kıvranıp duruyordu o da… Kayınpederim,

“Şimdi sıra sende kaltak…” diye tekrar emir verdi. Sesindeki sertliğe rağmen gözlerinin içi gülüyordu. Anlamıştım, tecavüz oyunumuz devam edecekti. Yine ince, titrek sesimle, ölümüne korkmuş gibi yaparak adama yalvardım,

“Ne sırası babacım? İstediğini yaptım işte… Sikini yaladım, emdim, boşaldın. Spermlerini bile yuttum. Yarağını tertemiz yaptım. Acı artık… Bırak bizi…”

“Bırakmak mı? Seni sabaha kadar sikicem yavrum… Sabaha kadar tecavüz edeceğim sana… Evlendiğin, eve geldiğin günden beri bunun hayalini kurdum ben… Kolay kurtulamazsın benden… Hadi kalk, tekrar kaldır şunu…” Çaresizce kalktım, üzerine çıkıp her yerini, bütün bedenini dilimle gezindim, yaladım.

“Karın neler yapıyor bak” dedi oğluna… Az önce boşalan siki ellerimin arasında, dilimin altında tekrar eski sertliğine kavuşmuştu. Taş gibiydi…

“Nasıl da güzel yalıyor… Ohhh, yavrum benim… Yavru kekliğim… Bıldırcınım… Çıtır çıtır yemek istiyorum seni… Yala… Güzel güzel yala… Taşaklarımı da yala…”

image
Her dediğini yaptım, her emrini yerine getirdim. Boydan boya, ucundan taşaklarına kadar yaladım, emdim, somurdum. Sonunda saçlarımdan tutup damar damar olmuş sikini benden kurtardı. Yatağa fırlatıp attı. Darmadağın olmuş, uzun sarı saçlarımla, kayınpederimin sikini yalamaktan ıslanmış dudaklarımla yatağın üstünde kalakaldım.

Memelerimin uçları parmak gibi olmuş, amımdan sular akıyordu. Vücudumun her zerresinden şehvet akıyor, bir an önce sikilmek istiyordum. Amımın dudakları kan hücumuyla şişmiş, kabarmış, istekle açılıp kapanıyordu.

Sert hareketlerle, hırpalayarak beni altına çekti. Akşam altın zincir halhalı taktırdığı ayağımdan tutup, ikiye ayırdığı bacaklarımı da omzuna aldı. Altında kendimi kurtarmaya çalışıyormuş gibi kıvranmaya,

“Ne olur yapma baba… İçime girme… İstemiyorum, çok acıyacak… Lütfen girme babacım…” diyerek inlemeye, yalvarmaya başladım.

“Bu güzel amı sikmeden bırakmam yavru kuşum…” diye homurdandı ağzının içinde… “Yarrağımı sokmadan, sikmeden bırakmam seni… Hiç yalvarma… Amına koyacağım senin… Kestaneni çizicem senin… Kocanın önünde sikicem seni… O da seyredecek seni nasıl siktiğimi… Ohhh… Harikasın bebeğim….”

Aslında kendimi gerdeğe giriyor gibi hissediyordum ve müthiş bir zevk alıyordum. O kalın, kocaman yarrağını içime bir an önce sokması, o zevki bana tattırması için deli oluyordum. Kayınpederimse bu gece beni delirtmeye karar vermişti anlaşılan… Bir türlü sokmuyor, içime girmiyordu.

image
Damar damar kabarmış erkekliğini am dudaklarımın arasında, minik bir çük gibi kabarmış klitorisimin üzerinde dolaştırdı. Şehvetle kıvrandım. Omuzlarında duran bacaklarım kasılıyor, amcığım bir an önce o sikin içine girmesi için istekle açılıp kapanıyordu.

Sonunda beni iyice kıvranıp dayanamaz hale getirdikten sonra, sularımdan ıslanmış yarağını bir iki defa sıvazlayıp hedefe kilitledi. Kalın sikinin yumruk gibi olmuş başının kadınlığımı zorladığını hissettim. Dudaklarıma bir öpücük kondurup ileriye doğru hamle yaptı. Canım yanmış, ağzımdan boğuk bir çığlık çıkmıştı ama o büyük bir zevk alıyordu.

“Hayvan herif… Şimdi karına giriyorum. Sesini duyuyor musun? Nasıl bağırıyor, nasıl inliyor? Amcığını yarıyorum karının… Sen böyle sikebildin mi karını hiç?”dedi. Ben yapmaması için tekrar yalvarmaya başlamıştım.

“Ohhh… Yapma babacım… Yapma… Canım yanıyor… Kocamın sikine alışkın benim amım… Sen… Sen çok büyüksün… İçimi parçaladı yarağın… Lütfen… Ohhhh…. Yapmaaa… Kocacım… Babana bir şeyler söyle… Sikmesin beni… Ooohhhh…”

“Duyuyor musun ibne? Karın yapmamam için yalvarıyor… Ama ben yapacağım… Yarak neymiş görecek karın… Gerçek erkek neymiş anlayacak… Onu zevkten kudurtana kadar sikicem… Amına koyuyorum gelinimin… Ohhhh…” diye diye sikiyordu beni altında…

image
Sesi hırıltıya dönüşmüş hareketleri hızlanmıştı. Bir yandan ona yalvarıyor, öte yandan da içimden hiç bitmemesi için dua ediyordum. Üzerimde kudurmuş gibi gidip geliyordu. Sanki kadınlığımı yeni hissediyordum. Bitmez tükenmez bir enerjisi vardı. Evire çevire sikiyordu beni… Ne kadar pozisyon varsa hepsini deniyorduk. Bilmediğim pozisyonları da bana verdiği talimatlarla o öğretiyordu. Kaç defa boşaldığımı hatırlamıyorum. İçim onun sıvısı ile dolmuş, taşmıştı.

Neden sonra üzerimden kalktı. Pestilim çıkmıştı sikilmekten… Zar zor doğruldum. Banyoya gitmek, içimdeki dölleri, yalayıp ısırmadık yer bırakmadığı vücudumdaki tükürüklerini temizlemek, rahatlamak istedim ama izin vermedi.

“Hadi güzelim. Git önü açık yüksek topuklu bir ayakkabı giy, buraya gel…” dedi.

Çok yorgundum ama saçma bulduğum emirlerini yerine getirmek için içimde karşı koyulmaz bir istek vardı. Ayağa kalktığımda kadınlığımdan taşan sıvıları baldırlarımdan aşağı akmaya başlamıştı. Onları silmeme de izin vermedi.

Gidip yazlık yüksek topuklu bağcıklı iskarpinlerimi getirdim. Ben hazırlanırken o kocamın ellerini çözmüş, kordonu bir tasma gibi boynuna bağlamıştı. Kocam yerde dört ayak vaziyetindeydi. Çekerek onu yanıma getirirken,

“Şimdi sıra bu küçük köpekte…” dedi.

Kocamdan ayak parmaklarımı yalamasını istedi. Tapınırcasına dört ayak üstünde önümde eğilen kocamın dili ve dudakları parmak uçlarıma değerken içim yine bir hoş olmuştu.

Bunu kocamla daha önce de çok yapmıştık. Fakat şimdi, yanımızda kocaman sikiyle çıplak kayınpederim varken daha çok hoşuma gitmişti. Onun da zevk aldığını sürekli sert duran sikinin sertliğinden görebiliyordum.

Kocam ayaklarımı yalarken, kayınpederim tasma olarak kullandığı kablonun diğer ucuyla kırbaç gibi kocamın kalçalarına birkaç kez, canını acıtarak, acıdan bağırtarak vurdu.

“İyice yala köpek… Her yerini yala, temizle… Tertemiz istiyorum” dedi. Kocam acıyla inledi, boğuk bir sesle

“Peki babacım… Vurma lütfen… Yapıcam…” dedi.

Bileklerimi, bacaklarımı, baldırlarımı iyice yalayıp temizledi kocam. Kayınpederim arada bir, yaptığı işi beğenmediği, istediği şekilde yapmadığı anlarda kocama vurmaya devam ediyordu. İnce kablo kocamın sırtında, belinde, kalçalarında kırmızı çizgiler bırakmıştı.

Sonra yatağa oturup bacaklarımı kaldırmamı istedi benden… Kocama da kadınlığımı emerek döllerini temizlemesini söyledi. Emirlerini itaatkarca, birer köle gibi yerine getirdik. Tanrım, kocam kadınlığımı yalamaya başlarken ben sarsılmaya başladım. Az sonra yeniden gelmiştim. Biraz sonra kocam işini bitirdi. Kayınpederim kocamın kalçalarına tekrar vururken,

“Onu yapmak istiyor musun hayvan? Karını sikmek istiyor musun?” dedi. Kocam

“Evet baba.. Lütfen izin ver, onun içine gireyim. Ohh… Buna çok ihtiyacım var… Lütfen…” diye yalvarmaya başladı. Hemen toparlanmış bacaklarımı indirip sıkı sıkıya kapatmıştım.

“Hayır… Bir köpekle sikişmek istemiyorum” dedim. Bir ayağımı omzuna dayayıp kocamı hızla ittirmiş onu sırt üstü yere devirmiştim. Bir an gözlerime inanamadım. Üvey babasınınki kadar olmasa da kocamın organı, o güne kadar hiç görmediğim bir iriliğe erişmişti.

“Duydun işte, bir köpekle yapmak istemiyor” dedi. Kocam ağlamaklı bir sesle yalvarmaya başlamıştı. Kayınpederim ona kızmış, kabloyla tekrar vurmaya başlamıştı.

“Sıranı bekle…” dedi. “Rahat durursan, uslu köpek olursan, belki bir şey yapmana izin verebilirim…” Sonra yatağın kenarına oturdu ve benim arkamı dönüp kucağına oturmamı istedi. Ben sırtım ona dönük, yavaşça kucağına otururken o muhteşem organ da içime yerleşmişti. Kocama

“Ben karını yaparken sen de ayaklarını yalayabilirsin” dedi.

image
Kocam sevinçle bana yaklaşıp zincirli bileğimi kavrayıp ayakkabımı çıkardı ve parmaklarımı emmeye başladı. O artık kendi dünyasındaydı. Kayınpederim kalçalarımı kavrayıp beni aşağı yukarı oynatmaya başladı.

O kadar doluydum ki hemen uçup gitmiştim. Kocam iki ayağımı birden kavramış, organını sürtmeye başlamıştı. Önce ayaklarımı yakıcı bir sıvı kapladı, ardından içimin yine dolduğunu hissettim. Gün ağrırken uykuya dalıp gitttik.

image
Ertesi gün uyandığımda, kocam kahvaltı tepsisiyle içeri giriyordu. Boynunda hala tasması vardı ve mutluluktan gözleri parlıyordu. Ardından da kayınpederim girdi. Bana

“Kahvaltıdan sonra sevişmek iyidir…” deyince onun elinden kolay kolay kurtulamayacağımı anladım.

Ama zaten ondan kurtulmayı istemiyordum artık… Sıkı bir kahvaltıdan sonra artık sıra bana gelmişti. Kalktım, hazırlanmak üzere banyoya geçtim. Bir duş alıp kendime çeki düzen verdikten sonra yatak odasına geçip siyah jartiyerli çoraplarımı, kırmızı çok kısa mini eteğimi ve siyah transparan bluzumu giydim.

Tabii kırmızı yüksek topuklu ayakkabılarımı da… İçime hiç bir şey giymemiştim. Şeffaf kumaşın altında iri memelerim olduğu gibi görünüyor, kabarmış meme uçlarım dikilmişler, göz kırpıyorlardı.

image
Salına salına salona girdiğimde kayınpederim çırılçıplak kanepede, kocam da sandalyede yine aynı şekilde elleri bağlı oturuyordu. İkisi birden beni görünce heyecanlanmışlardı. Kayınpederim kocama,

“Karını görüyor musun, bir orospu gibi giyinmiş…” dedi.

Sözlerindeki aşağılamaya aldırmadan, aksine daha da uyarılmış vaziyette önlerinde dolaşmaya başladım. İkisinin de benim gibi tahrik olduğunu görebiliyordum. Kenardaki alçak mobilya üzerinde duran müzik setine oryantal bir CD koyup önlerinde dans etmeye başladım. Kalçalarımı salladıkça, dönüp durdukça kısacık eteğimden içim görünüyordu.

“Ulan orospu… Bana o güzel memelerini göster bakayım…” diye bağırdı kayınpederim kalkmış yarağını sıvazlayarak…

Kocam boynunda tasmasıyla köpek gibi davranılmaktan ne kadar mutluysa, ben de orospu diye diye beni aşağılamasından tahrik oluyor, şehvetle kıvranıyordum.

Dans etmeye devam ederken, ağır ağır bluzumun düğmelerini açıp memelerimi santim santim meydana çıkardım. İki azgın sapık erkeğim benim çıplaklığımı izlerken ben de müziğin ritmine uyarak yılan gibi kıvranıyor, memelerimi okşuyordum. Arada bir onlara arkamı dönüp kalçalarımı sallıyor, belime doğru sıvanan eteğimin altından çıplak kalçalarımı görmesini sağlıyordum.

Kayınpederimin erkekliği iyice havalanmış, neredeyse göbeğine değiyordu. Yanıma gelip beni öpmek istedi. Onu sertçe ittim. Neredeyse düşüyordu. Tekrar geriye, koltuğa gitti, oturdu. Çok kızdığını fark etmiştim.

“Hadi ama… Gel şunun tadına bak… Seni bekliyor…” dedi kazık kesilmiş erkekliğini okşarken…

O kalınlığı içime bir an önce alabilmek için deli oluyordum aslında… Ama aldırmaz göründüm. Onu iyice tahrik etmek niyetindeydim. Bana tecavüz etmesini, beni zor kullanarak becermesini, yatırıp sikmesini istiyordum.

image
“Yerine otur ve seyret. Artık seninle olmak istemiyorum” diye hırladım.

Sandalyesinde uslu uslu oturup eli sikinde bizi izleyen kocamın yanına gittim. Tasma niyetine boynuna bağlanmış elektrik kablosunun ucunu tutup hızla aşağıya çektim. Kocam seksi oyunumuza kendini iyice kaptırmış, hemen uslu bir köpek gibi yere çökmüştü.

“Bu gün köpeğimle yapacağım…” dedim ona.

Sonra arkamı ona dönüp iyice eğildim ve dört ayak üzerinde duran kocamın altından elimi uzatıp sertleşmiş küçük organını elime aldım. Arkamda bütün manzarayı, ıslanmış çıplak hazinemi, istekle açılıp kapanan minik deliğimi olduğu gibi görüyordu. Kocama,

“Ah tatlı köpek.. Beni sikmek istiyor musun?” dedim. Kocam coşkuyla,

“Evet, evet… Lütfen yapalım… Ne olur…” diye inledi.

“Hadi gel köpecik, banyoya gidelim. Orada rahat rahat sik beni… Bu kötü adam bizi rahatsız etmesin…”

Doğrulup kocamın tasmasını çekmek isterken gözü dönen kayınpederim bana saldırdı. Kolumdan tuttuğu gibi bir hamlede beni yere yatırdı. Sanki gerçek bir tecavüz sahnesi yaşıyorduk.

image
Göğsünü yumrukluyor, saçını çekiyor, çığlıklar atıyordum. O da beni tokatlıyor, açık saçık küfürler ediyordu. O arada eteğim ve bluzum parçalanmış, ayakkabılarım ayağımdan fırlamıştı. Bir ara kulağıma eğilip

“Bırak o daracık kutuna benim kocaman aletim girsin. Gör bak, çıkarmak istemeyeceksin” dedi. Kanım tutuşmuştu.

“Hayır… Hayır… İstemiyorum… Yapma… Kocamın önünde sikme beni… İmdat…” diye bağırmaya başladım.

Ben bağırdıkça kayınpederim daha da delirdi. Kaslı gövdesiyle üstüme abanıp hareketsiz bıraktı beni… Çırpınmaktan, bağırmaktan nefesim kesilmişti altında… Elleriyle bacaklarımı iyice ayırıp büyük bir iştahla içime girdi.

O koca siki yine içimi yarmaya, amımı haşat etmeye başlamıştı. Yumruk gibi başının tam anlamıyla amımı yardığını hissediyordum. Zevkten gözlerim kaymaya başladı… Bu kez bağırmıyor, şehvetten inliyordum…

“Ooohhh… Söylemiştim sana… Canımı yakıyor sikin… Çok büyük… Çok kalın… Ooohhh….” Kayınpederim o kalın yarağıyla acımasızca gidip geliyordu amımda…

“Oh, karın bir harika oğlum…” dedi.

image
Sonra yer değiştirdik… Amımdan sikini çıkardı, yere uzandı. Ben de sabırsızlıkla, boşluk hisseden amımı bir an önce onun kalın sikiyle doldurmak için doğrulup üzerine çıktım.

“Baksana, kendisini düzmem için neler yapıyor” dedi. Sanki ata biniyormuş gibi üzerinde zıplıyordum. Sonra beni üzerinden indirdi. Ellerimin ve dizlerimin üzerinde durmamı sağladı. Kalçalarımı yalamaya başladı. Başıma geleceği anlamıştım.

“Yapma, seni arkamdan alamam. Yırtılırım, perişan olurum” diye yalvarmaya başladım. Dili deliğime deyince vücudum titredi, kaçmak için öne doğru bir hamle yaptım. Kalçalarımı sert bir şekilde tokatlamaya başladı. Vururken de

“Anlaşıldı, rahat durmayacaksın sen orospu…” diye öfkeyle bağırıyordu.

O vurdukça ben öne doğru hamle yapıyordum. Sonunda kafam duvara değmiş, yolun sonuna gelmiştim. Elleriyle kalçalarımı iyice ayırıp hedefe kilitlendi. Hızlıca bir hamle yaptı. Amımdan çıkardığı siki vıcık vıcık ve kaygandı ama çok da büyüktü. Canım çok yanmıştı. Acıdan haykırdım. Gözlerim yaşarmış, ter bütün bedenimden fışkırmıştı.

“Kes sesini orospu…” dedi. “Bunun zevkini çıkarmaya bak. Böylesi her orospuya kısmet olmaz.”

image
Ben çıkarmaya çabaladıkça o daha da bastırıyordu. Duvarın dibine son bir ümitle iyice büzülmüştüm ama çaresi yoktu. Yalvarmaya başlamıştım. Eğer hemen çıkartırsa istediklerini hepsini yapacağıma yeminler ediyordum. Ben hıçkırarak yalvardıkça o keyifleniyordu. Kocama seslenip yanımıza çağırdı.

“Karının arkası bir harika oğlum. Sanki erkekliğim içinde daha da büyüyor. Onu parçalamak istiyorum” dedi. Kalçalarım kasıklarına yapışmıştı. Aldığı zevkten sesi iyice kısılmıştı. Fısıltılı bir sesle

“Arkan harika bebeğim… Siktiğim en güzel göt seninki. Başımı döndürüyorsun” dedi. “Şimdi seni rahatlatacağım. ”

İçimden çıkacağını sanmış, içimi bir sevinç dalgası kaplamıştı. Oh, en sonunda kurtuluyordum ondan… Ama öyle olmadı. Elini önüme atıp kadınlığımın dudakları arasından dışarı fırlamış olan bızırımı yakaladı. Daha parmakları değer değmez içim ürpermiş rahatlamıştım. Kendimi bıraktığımı, kalçalarımın gevşediğini hissettim. Sanki arkamdaki o korkunç alet bana zevk vermeye başlamıştı.

“Şimdi çıkıyorum” dedi. Yavaşça geriye kaydı. İçim yeniden ürpermiş, o korkunç acı zevke dönüşmüştü. Hemen kalçalarımı bastırıp yeniden kasıklarına yapıştım.

“Ne oldu?” dedi. Sonra tekrar yarıya kadar dışarı çıktı. Ben yine geri kayıp ona yapıştım. Artık duvardan kurtulmuştum.

“Ne o? Yoksa beni bırakmak istemiyor musun?” dedi.

“Evet” dedim kısık bir sesle. Cevabımı duyamadığını söyleyince yüksek sesle “Eveet!” diye bağırdım.

image
“Gel o zaman” dedi. Yine geri çekilmişti. Hemen arayı kapattım. Sanki beynim uyuşuyordu. Tekrar çekildi, hemen arayı kapattım. Biraz önce aldığımız yolu şimdi geri geri gidiyorduk. Salonun ortasına başladığımız noktaya gelmiştik.

“Hadi ama, artık çıkmalıyım” dedi.

“Çıkarma lütfen…” diye yalvardım. “İçimde kalmanı istiyorum.” Kayınpederim keyiften kahkaha atıyordu.

“Sana demedim mi orospu? Bak şimdi çıkarmak istemiyorsun” dedi. Umurumda değildi artık. İşimi kendim bitirmeye karar vermiştim. Hızla gidip gelmeye başladım.

“Sen bir harikasın, orospum benim…” diye bağırıyordu. Onun gelmek üzere olduğunu içimde büyümeye başlamasından anladım. Kalçalarımı iyice sıktım. Zevkten inliyor,

“Keyfini çıkar bakalım…” diyordu. O da hızlanmıştı ama ben daha önce gelmiştim ve duracak halim kalmamıştı. Onu içimden çıkarmadan yere uzandım.

“Hey, sende ne numaralar varmış öyle…” dedi. Hemen boşalmamak için üzerime uzanıp biraz bekledi. Soluğu düzelmişti. Bu sefer de ben kalçalarımı oynatmaya başladım.

“Demek devam etmemi istiyorsun ha… Al bakalım o zaman” dedi.

Bütün ağırlığını üzerime verip beni ezerek yapmaya başladı. Tanrım korkunç bir zevk alıyordum. Her hamlesinde çığlık atıyordum. Yeniden içimde büyümeye başlamıştı ki hızla içimden çıkıp sırtıma boşalmaya başladı. Sıcak döl damlaları, erimiş mum gibi sanki tenimi yakıyordu… Serilip kalmıştım yüzükoyun…

image
Kocamın boynundaki tasmayı tutup çekeleyerek dört ayak üzerinde yanıma getirdi. Sırtımdaki dölleri yalayarak temizlemesini emretti.

Üvey babası eli yarı inmiş sikinde gülerek onu izlerken, kocam büyük bir iştahla, tam da bir köpek gibi dilini boydan boya sürterek sırtımı yalamaya başladı. O santim santim sırtımı yalarken ben kendimden geçtim.

Bu olaydan sonra kayınbabam bizi sık sık ziyaret edip benim ırzıma geçiyor. Her geldiğinde sabahlara kadar süren seks seansları bitmek bilmiyor, kıyasıya sevişiyoruz.

Hepimiz bundan çok mutluyuz. Ne kadar devam edecek bilmiyorum Bir gün bitebileceğini de düşünmek istemiyorum. Ben çok mutluyum… Bacaklarımın arasında büyük şeyler olmasından çok hoşlanıyorum…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Gülçinden Anılar 4

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Amateur

Gülçinden Anılar 4
Sabaha kadar hiç uyumadan yatakta yattım. Sarıldığım yastık tek sığınağımdı. Kalkmaya her niyetlendiğimde gözyaşlarımla tekrar yatağa gömülüyordum. Ahmet gibi bir hayvanla olmak istediğim için kendime küfürler ediyor, sonra başka şeyler düşünmeye çalışırken kendimi yine ağlarken buluyordum. Sabaha karşı yavaşça doğruldum. Pembe okuma lambamın ışığına günün ilk ışıkları karışmaya başlamıştı. Ayağa kalktım. Üzerimden dozer geçmiş gibi hissediyordum. Ağrımayan tek bir kemiğim yoktu. Yorganı çekip yatağa baktım. Yatağın farklı yerlerinde kan izleri vardı. Bunların ne kadarı benden, ne kadarı Ahmetten bulaşmıştı bilmiyordum ama birazdan öğrenecektim. Ağır adımlarla banyoya ilerledim. Klozetin oturma kısmını kaldırmadan işeyen Ahmetin sidiklerini silerken “bunu da yaptırdı” bana diye küfürler savuruyordum. Kendimi kontrol ettim. Bir parça kurumuş kan vardı anüsümde. İçim hala yanıyordu ve temizlenirken Ahmetin spermleri çıkıyordu hala bağırsaklarımdan. O zamana kadar aynaya bakmayı akıl edememiştim. Çekinmiştim belki de. Korkarak aynaya döndüm. Gözaltlarım mosmordu. Kollarım, göğüslerim, belim ve bacaklarımda da morluklar vardı. Dün gecenin başındaki seksi halimden eser yoktu. Saçlarım karman çorman, manikürlü tırnaklarımın arası kan içinde, makyajım çeneme kadar akmış… Salona yürüdüm. O hayvana özene bezene kurduğum sofraya baktım. Sonra da her şeyi çöpe attım. Spermlerini doldurup içtiğim kadehte ruj izlerim ve Ahmetin kurumuş dölleri duruyordu. Lavaboya fırlatıp kırdım o günahkar cam parçasını, suç onunmuş gibi. Koltuktaki kurumuş sperm izlerini bir bezle ovaladım, sinirimden neredeyse kumaşı yırtıyordum. O gece giydiğim seksi kıyafetlerimi ve yatak takımlarını çöpe attım. Ahmeti hatırlatacak bir şey kalmamalıydı evimde.

Kısa bir duş alıp giyinmeye başladım. Sancım ve yanmam artmıştı. Fazla hareket yaramamıştı. Yakınlardaki özel hastaneyi arayıp randevu aldım. Sonra da işi arayıp hala kötü olduğumu ve hastaneye gideceğimi söyledim. Müdür “geçmiş olsun” derken pek de inanmış görünmüyordu. Hastanedeki doktor hanım çok anlayışlıydı. Anal seks yaptığımı ve canımın yandığını söyledim. Muayene edip; çok ciddi bir yaralanmam olmadığını ama bağırsak çeperlerimde tahrişe bağlı kanama gerçekleştiğini, dikkatli olmam gerektiğini, anal seksin nazik yapılması gerektiğini söyleyip bazı merhem, ağrı kesici ve antibiyotikler verdi. Sonra başka bir bölümdeki doktor arkadaşını arayıp 5 günlük ağır soğuk algınlığı raporu ayarladı ve işyerime fakslaması için sekretere verdi. Tam teşekkür edip masadan kalkıyordum ki, hastane polisi ile de konuşabileceğini söyledi gözlerimin içine bakarak. O an doktorların gerçekten kutsal bir iş yaptıklarını tekrar anladım. Gözlerim dolmuştu. Bir şey demeden çıktım odadan. Biraz daha kalsam ona sarılıp ağlayabilirdim.

5 Gün evden hiç çıkmadım. Doktorumun verdiği diyet çerçevesinde sadece çorba içiyordum zaten. Bir iki arkadaş gelip gitti. Kimseye bir şey anlatmadım. Çokça uyudum. Kabus görmediğim zamanlar Tülin giriyordu düşlerime. “Neden yaptın bunu bana?” diyordu. Sonra bana sarılıyordu. Şefkate ihtiyacım vardı ama bir erkeğinkine değil. Beni ancak bir kadın anlardı. Benim Tüline ihtiyacım vardı…

Raporum bittiğinde daha iyiydim. İşe başladım ve beklediğim tabloyla karşılaştım. Ahmet olanları herkese anlatmıştı. Alışveriş merkezindeki herkes birbirine beni gösteriyordu. Arkamdan fısıldananlar kulaklarımda çınlıyordu. Asılanların haddi hesabı yoktu. Alışveriş merkezinde çalışan ne kadar erkek varsa bu anal seks kraliçesiyle yatmak istiyordu. Hepsini tersliyordum. Tülin yine yüzüme bakmıyordu. Ahmeti uzaktan gördüğümde ise yolumu değiştiriyordum. Birkaç kez karşılaşmak için çabaladı ama her seferinde atlattım. Onu değil görmek, hatırlamak bile istemiyordum.

Tam 2 ay geçti böyle. Psikolojim hiç iyi değildi. Önceleri akşam iş çıkışı kendimi eve kapatıyordum. Bu hapis hayatı bana iyi gelmemişti. Kendimi başka kollara attım. İstiklalin ara sokaklarındaki tüm barlara, clublara tek başıma gidiyor ama eve biriyle dönüyordum. Üniversiteli rockçılar, göbekli işadamları, ortam tikileri sırasıyla yatağıma girdiler. Hatta bir seferinde gay görünümlü parlak bir oğlanı attım yatağa. Ama hiçbiri derman olmuyordu içimdeki yaraya. Yatakta acıtıyordum erkekleri. Dalga geçiyordum. Beni tatmin edememenin ezikliğiyle kaçıyorlardı evimden. Tek istediğim Tülindi ama o benden çok uzaktı. Gay barlara da takıldım Tülinden başka bir kadın ister mi canım diye. Bir kadının evine de gittim. Çok güzel bir hatundu ama öpüşmeye başladığımızda midem bulandı. Benim tek istediğim Tülindi, başka bir kadın değil.

Bizim mağazadaki kızların birinin doğum günü vardı. Kız kıza çıkalım dendi. Pek hevesli değildim ama gitmesem ayıp olacaktı. Sıkıcı ve salaş bir bar, ortama giren bir kız grubuna sarkan bir sürü salak oğlan. Barda oturmuş tek başıma her mekanda çalan aynı şarkılar eşliğinde sarhoş olmaya çalışıyor, yanımda dolanan erkeklere köpek çekiyordum ki onu gördüm. Ortama tüm ışıltısıyla girmişti. Tülin doğum günü kızını öpüp tebrik ederken kıskançlıktan çatlamak üzereydim. Olmeca shotları sıralamaya başladım. Barmen bu benden deyip bir Jack doldurdu. Tülin bir tanrıça gibi görünmeye başlamıştı. Bar sandalyesinden popomu kurtarıp, sallanarak ona doğru yürümeye başladım. O da tam bu sırada tuvalete yöneldi. Arkasından girdim. Aynada kendini süzüyordu. Üzerine oturan ve kalçalarını muhteşem gösteren dar bir kot ve beyaz gömleğiyle muhteşemdi. Beni fark edince çantasından rujunu çıkartıp sürmeye başladı. Orada yokmuşum gibi davranıyordu.

– Tülin…
– Ne var?
– Tülin böyle yapma ne olur, hadi sessiz bir yere gidip konuşalım
– Konuşacak bir şeyim yok
– Hayır var, neden kaçıyorsun benden?

Bunu söylerken elimi beline doğru götürdüm. Öyle bir döndü ki geri sıçradım. Benden daha uzun ve iri bir kızdı. Zaten o olaydan sonra ürkekleşmiştim biraz. Başım da dönüyordu hafiften. Bu arada tuvalete iki tiki kız girdi. Gürültülü şekilde kahkahalar atıyorlardı.

– Bana dokunma sakın
– Tülin ne olur konuşalım
– Ne konuşacaksın? Ne istiyorsun benden?
– Tülin sana ihtiyacım var
– Allah belanı versin Gülçin. Ben lezbiyen değilim tamam mı?
– Ne olur hadi bana gidelim, sarıl bana. Yumuşacık tenine, o kadife bakışlarına çok ihtiyacım var. Sana anlatacak o kadar çok şeyim var ki…

Lafımı tamamlayamadan Tülin beni tuttuğu gibi hemen arkamızdaki kapısı açık tuvalet kabinine doğru sertçe itti. Üzerime yürüyüp boynumdan tuttu. Sendeleyerek kabine girdim. Arkamdan da Tülin girip kapıyı kapattı. Tikilerin çığlık çığlığa dışarı kaçtığını duydum.

– Konuş bakalım, ne istiyorsun? Benimle yatmak istiyorsun değil mi? Beni yine parmaklamak istiyorsun. Suratına boşalmamı, sıvılarımı tatmak istiyorsun. Beni yine kullanmak istiyorsun değil mi Gülçin. Beni sıkmek istiyorsun sen. Benim ne hissettiğimin hiç önemi yok değil mi?
– Oohhhh Tülin, ne olur hadi bana gidelim.
– Ayyaş bir fahişeden başka bir şey değilsin sen
– Ne dersen de, seni seviyorum. Seni sevmek istiyorum, senin olmak istiyorum
– Öyle mi?

Bunu derken elini sağ göğsüme koydu.

– Demek benim olmak istiyorsun?
– Ohhhh evet Tülin evet
– Göğüslerini emmemi istiyorsun değil mi?
– Tülin becer beni bu gece, ne olur
– Sana oral seks yapmamı, seni getirmemi de istiyorsun
– Tülin öp beni hadi

Yavaşça kulağıma doğru eğildi. Kulak mememi dudaklarının arasına alıp ezmeye başladı. Bu kadarı bile yetmişti. Bacağımı klozetin üzerine kaldırıp eteğimi sıyırdım ve kendimi okşamaya başladım.

– “Seninle tek bir şartla yatarım” diye fısıldadı dili kulak mememdeyken
– Ne istersen aşkım, ne istersen
– İtiraz edersen beni bir daha göremezsin
– “Tülin şu an bile gelmek üzereyim” diye inledim

Birden iki kolumu da tutup yukarı kaldırdı ve beni tuvaletin duvarına yapıştırdı. Eğilip dudaklarıma yapıştı. Deli gibi öpüşürken birden kendini geri çekti. Kalçalarımı ve vajinamı bacağına sürtmeye çalışıyordum. Gözlerimin içine baktı ve soğuk bir tonda konuştu…

– Seninle yatacağım ama…
– Ama ne?
– Ama Ahmette olacak. Üçlü yapacağız

Donup kaldım. Titremeye başladım. Olanları biliyor muydu? Benden intikam mı almak istiyordu? Gözlerim doldu. Onu istiyordum. Her pahasına hem de. Ama bu çok kötüydü, bunu kaldırabilir miydim? Başım daha şiddetli dönmeye başladı.

– Üçlü olmazsak beni unut
– Ama Tülin…
– Tartışma yok. Teklifim bu, bana mesaj atıp kararını bildir

Tam bu sırada tuvaletin kapısı sertçe vuruldu. Kadın body guard “dışarı çıkın” diye bağırıyordu. Tülin kapıyı açtı ve kararlı adımlarla tuvaletten çıkıp gitti. Body guard kolumdan tutup beni dışarı sürükledi. Tülin çoktan çıkıp gitmişti bardan. Vestiyerden montumu alırken birden dönüp bara yöneldim. Body guard arkamdan seyirtirken, bana Jack ısmarlayan barmene adresimi verip kaçta çıkacağını sordum. İşinin bir saat sonra bittiğini söyleyip geleceğini söyledi. Taksiye atlayıp eve gittim. Soyunup duşa girdim. Düşünmemeye çalışıyordum. Bornozumu giymiştim ki kapı çaldı. Başım hala dönüyordu. Adını bile bilmediğim barmeni içeri aldım. Hiçbir şey söylemeden, daha ayakkabılarını bile çıkarttırmadan önünde diz çöküp fermuarını aşağı indirdim. Normal şartlarda hoşlanacağım kadar yakışıklı bir çocuktu. Penisi de hiç fena değildi ama bunlar umurumda değildi. Sadece düşünmemi engellemesi yeterdi bu gece. 10 Dakika sonra, tam o boşalmak üzereyken yerden kalkıp yatak odasına yürüdüm. Bornozumu çıkartmadan sırtüstü yatağa yatıp bacaklarımı açtım. Anlamıştı travma yaşayan metropol kadını olduğumu. Hiç konuşmadan bacak arama yerleşti. Prezervatifini takıp içime girdi ve becerdi beni. Boşalınca bir süre yanıma yattı. Sonra kalkıp bir tane daha prezervatif takıp ikinci postaya geçti. Bu daha uzun sürdü ve ben de geldim. Tam boşalacakken “ağzıma” diye fısıldadım. Prezervatifi çekip çıkarttı ve dudaklarıma yaklaşarak spermlerini sundu bana. Ağzımı açıp hepsini yuttum. Sonra kalkıp banyoya gittim. Klozete eğilip kustum. Tekila, viski ve sperm… Midemde ne varsa İstanbulun kokuşmuş kanalizasyon sistemine yolladım. Keşke beynimdeki düşünceleri de yollayabilseydim aynı yere. Yatak odasına döndüğümde çoktan gitmişti. Problemli kadınla uğraşmak, onu çözmeye çalışmak gereksiz bir uğraş bugünün İstanbulunda. En doğrusunu yapmıştı…

İşyerinde geçen 2 günden sonra kararımı verdim. Bir öğlen Tülini tek başına yakaladım alışveriş merkezinin yemek katında. Yanına oturdum.

– Tamam
– Demek kabul ediyorsun?
– Evet, sen ne dersen kabul ediyorum
– O zaman bu cumartesi
– Bu cumartesi olmaz, reglim
– O zaman öbür hafta sonu
– Tamam
– Ahmeti ben ayarlarım
– Neden bunu istiyorsun?
– Sen neden beni istiyorsun Gülçin?
– Demek istediğim olanları duydun mu?
– Duydum tabi, dedikodu kazanı burası
– O zaman neden beni acıtmaya çalışıyorsun?
– Bunu hak ediyorsun ama seni acıtmaya çalışmıyorum. Tek derdim karar vermek. Lezbiyen miyim yoksa değil miyim? Bunu da ancak ikisini de aynı anda yaşayarak anlayabileceğime karar verdim. Üstelik Ahmetle bir kişi başa çıkmak çok zor. İkimiz hakkından gelebiliriz ancak. Bu arada da birbirimizi keşfederiz.
– Keşke böyle olmasa. Keşke sadece sen ve ben…
– Şansını kaybetmek istemiyorsan sus

Tülin masadan kalkıp uzaklaştı. Sadece arkasından baktım. Önümde düşünecek iki uzun hafta vardı nasıl olsa. Tedirgindim. Ne olacağını bilmiyordum. Çelişkilerle dolu günler geçirdim. Bazen vazgeçiyor, Tüline mesaj yazarken buluyordum kendimi. Sonra onu ne kadar istediğimi anlayıp siliyordum yazdıklarımı. Sadece 2 gün kalmıştı büyük buluşmaya. Ahmeti kapıda gördüğümde ne hissedecektim, neler olacaktı? Tam en buhranlı zamanlarımı yaşarken Ahmetten bir mesaj geldi telefonuma. “Arka deliğini özledim orospucuğum” yazıyordu. Bu kadar. Beni yine arkadan yapacaktı. Bunu söylemişti o gece. Bundan sonra beni sadece gotumden sıkeceğini söylemişti. Bu fırsatı kaçırmayacaktı. Üstelik iki kadın olacaktı emrinde cumartesi gecesi. Öyle bir ikilemdeydim ki…

Cumartesi günümü off olarak ayarlamıştım. Pazar için de izin almıştım. Büyük buluşma bende olacaktı. Tülinin bir ev arkadaşı vardı. Ben ise tek başıma kalıyordum. Ahmette olması ise zaten mümkün değildi. O pislik yuvasına beni hiçbir güç sokamazdı. Hazırlığa sabahtan başladım. Yine güzel bir sofra kuracaktım. Aramızda bir erkek de olsa Tülin gelecekti. Önemli olan buydu. Yine kuaför, yine anal temizlik derken akşam olmak üzereydi. Bu sefer önlemimi daha iyi almıştım. Anal merhemleri daha iyi sürmek için doktor hanımın yazdığı pompayı kullandım kayganlaştırıcıyı sürerken. Lubricant en derinlerime kadar yayıldı. Ahmetin hayvanlığına önlem olarak evin her tarafına kayganlaştırıcılar yerleştirmiştim. Üstelik bu sefer arka deliğim daha alışık olacaktı. Korkularımdan öte Tülini göreceğim ve ona dokunacağım için çıldırmak üzereydim. Hem belki beni seçerdi gecenin sonunda. Onu o kadar çok istiyordum ki…

Bu gece rengim siyahtı. Siyah jartiyer çoraplarım, göğüslerimi pek de kapatmayan siyah büstiyerim ve g-stringim, önü fazlasıyla açık, büstiyerimi gösteren siyah mini gece elbisem ve yine siyah sivri burunlu, çok yüksek topuklu ayakkabılarımla geceye hazırdım. Rahatlamak için akşamüzeri içmeye başlamıştım. Çakır keyif halde masadaki son düzenlemeleri yaparken kapı çaldı. Allahım hangisiydi acaba? Ahmetle tek başıma kalmak istemiyordum. Çekine çekine kapıyı araladım. Çok şükür Tülindi. Yüzüme yerleşen gülümsemeyle açtım kapıyı. Muhteşem görünüyordu. Tülinin yüzü Berrak Tüzünataça benzer. Onu sarışınını düşünün. Boyu çok uzun olmasa da benden epey uzun ve göğüsleri çok daha büyüktür. Kalçaları ve bacaklarının düzgünlüğü ise beni her zaman kendine hayran bırakmıştır. Siyah deri bir pantolon giymişti. O çok sevdiği beyaz gömleklerden biri vardı üzerinde. Gömleğinin fırfırlarının arasından göğüs çatalı görünüyordu. Topuklu ayakkabılarıyla çok seksi görünüyordu. Büyük ve çok şık çantasını portmantonun üzerine bırakıp ayakkabısını çıkartmaya niyetlendi.

– Çıkarma lütfen, harika görünüyorsun
– “Peki” deyip içeri yürüdü.

Arkasından ilerledim. Masaya bakıp; “yine döktürmüşsün” dedi

– Senin için hayatım
– Beni özledin mi?
– Tülin deliriyorum senin için
– “Öyle mi?” deyip dudaklarıma küçük bir öpücük kondurdu

Tam koltuğa yönelmişti ki kapı çaldı. İçimden küfürler ederek kapıya yöneldim. Kimin geldiği belliydi. Ahmet pis sırıtışıyla kapıda dikiliyordu. Bir ürperti hissettim. “İçeri almayacak mısın?” diye sordu. Geri çekilip ona yer açtım. Yürüyüp geçti. Güzel bir şey kokuyordu. En azından temizdi. Salona geçtik. Tülin sofradakilerden atıştırıyordu ayakta. Ahmet ona doğru gidip dudaklarına yumuldu. Kıskançlıktan çatlayacaktım. Sonra bana dönüp kalçalarımı avuçladı.

– Beni özledin mi bebeğim
– Sence?
– Pek değil sanki
– Doğru tahmin
– Ama bu gece yine benimsin
– Öyle görünüyor
– Rahatla bebeğim, güzel bir gece olacak.

Bu arada Tülin koltuğa oturmuş bizi izliyordu. “Şunun karnını doyuralım hadi” deyip ayağa kalktı. Beraber mutfağa gittik. Yemekleri tabağa koyup döndüğümüzde Ahmet çoktan rakısını doldurmuştu. Masaya oturup saçma konulardan konuşmaya başladık. Benim pek iştahım yoktu. Tülin de tabağına fazla dokunmamıştı ama Ahmet yine silip süpürüyordu. Birden bacaklarımda bir ayak hissettim. Tülin ayakkabısını çıkartmış beni okşuyordu ayağıyla. Elimle ayağına dokundum. Büyük olmalarına rağmen incecik ayakları vardı Tülinin. Birbirimize bakıyorduk. Hava çoktan kararmış, salonum yine loş ışığımla aydınlanıyordu. Tülin daha da güzeldi.

Birden kalktı Tülin. Ahmetin önüne geçip çömeldi. Bir şey söylemeden fermuarını indirip hala yemeğini yiyen Ahmetin canavarını dışarı çıkartıp yalamaya başladı. Son lokmalarını yutmakla meşgul olan Ahmet pek ilgilenmedi bu durumla. Sandalyemi biraz yana çekip sahneyi izlemeye başladım. Tülin yarı uyanık aleti ağzına alıp çıkartıyordu. Bu konuda benim kadar iyi değildi ama hoşuna giderek yaptığı belliydi. Ahmet rakısını fondipledi, bir sigara yakıp Tülini sarı saçlarından yakalayıp daha hızlı şekilde ağzına sokup çıkartmaya başladı. Bu arada bana dönüp “sen de gel” dedi. Tülin kafasını kaldırdı, “hayır” dedi. “Onun gotunu sıkeceksin sadece”. Sonra tekrar yalamaya başladı. Ahmet “manyak orospular” deyip kafasını geriye attı. Elbisemi sıyırıp kendimi okşamaya başladım.

Tülin bir süre sonra ayağa kalktı. Ahmeti elinden tutup kaldırdı. Koltuğa götürürken Ahmet çoktan soyunmaya başlamıştı. Tülin de pantolonunu çıkarttı, külotunu sıyırıp gömleği ve ayakkabılarıyla kaldı. Ahmet koltuğa oturmuş penisini sıvazlıyordu. Tülin sırtı ona dönük şekilde penisinin üzerine gelip yavaşça çömeldi. Eliyle tutup bir iki sıvazlamadan sonra başını içine aldı. Zevk aldığı belliydi. Sonra da tamamının üzerine oturup sırtını Ahmete yasladı. Ahmet alttan pompalıyordu. Tülin ayakkabılarını koltuğun üzerine yerleştirip eliyle bana “gel” diye işaret yaptı. Ona doğru yürürken elbisemi sıyırıp attım üzerimden büyülenmiş gibiydim. Ne isterse yapmaya hazırdım. Eliyle ayakkabılarını gösterdi. Koltuğun önüne diz çöküp inleye inleye becerilen Tülinin ayaklarına yaklaştım. Kibarca ayakkabılarını çıkarttım ve ayaklarını ellerime aldım. Sonra da yalamaya başladım. Fetişist falan değildim ama o ne isterse yapmaya hazırdım. Dilim ayak parmaklarının aralarında dolanıyordu. Parmaklarını tek tek emiyordum. Bu arada da Ahmetin Tülini o koca penisiyle becermesini izliyordum. Tülin uzanıp saçlarımı okşadı gülümseyerek. Yavaşça doğruldum. Gömleğinin düğmelerini açıp sütyenini aşağı çektim. Göğüsleri benimdi artık. Uçları yine çatlayacak kadar büyümüştü. Uzun uzun emdim. Tülinin inlemeleri yavaş yavaş çığlıklara dönüşüyordu. Saçlarımdan yakalayıp yüzüne doğru çekti beni. Deli gibi öpüşmeye başladık. Sonra birden “geliyorum” deyip beni itti. Ne istediğini biliyordum. Vajinasına doğru eğildim. Tülinin bacakları ve o canavarı hapseden vajinası titriyordu. Sıvılarını fışkırtmaya başladı o güzel kadın. Ağzımı klitorisine yapıştırdım. Ahmetin penisi hızlı hızlı çeneme sürtünürken Tülinin sıvılarını yakalamaya çalışıyordum. Tülin çıldırmış gibi çığlıklar atıyordu. O sırada Ahmet “geliyorum” diye höykürerek penisini Tülinin içinden çıkarttı. Tülinin vajinasında hapsolan sıvılar akıyordu bir şelale gibi. Yetişemiyordum yutmak için, o kadar çoktu ki. Üstelik Ahmetin canavarı yolumu kesiyordu. Birden o da boşalmaya başladı. Spermler bir gayzer gibi diklemesine fırlıyordu. İlk birkaç salvonun bir kısmı Tülinin göbeğine, bir kısmı benim saçlarıma, bir kısmı da koltuğa fışkırdı. Hemen yakaladım canavarı ve ağzıma aldım. Yine anladım ki o bir damızlıktı. Ağzımı doldurdu bir anda spermleriyle. Tülinin sıvıları ve Ahmetin spermleri karışmıştı ağzımda. Yutmak için çok fazlaydı ve ağzımdaki miktar gittikçe artıyordu. Ağzımın kenarından bıraktım büyük bir kısmını. Büstiyerimden aşağı akarak halıya kadar ulaştı sıvılar. Çok az bir kısmını ise yuttum. Tülinin bacakları yay gibi gerilmişti. Boşalması biten Ahmet belinden tutup koltuğun diğer kenarına fırlattı Tülini. Değerimiz bu kadardı işte. Tülin hala titriyordu. Ahmetin göğüs kafesi de körük gibi inip kalkıyordu. Yavaşça Tüline yaklaştım. Göbeğinde kalan spermleri yalayarak temizlemeye başladım. Sonra yavaşça vajinasına yöneldim. Ağzımdaki spermlerle onu dölleyebilirdim. Bu çok tahrik edici bir fikirdi. Ama Tülin bunun yerine yine ayaklarını sundu bana. Onları yaladım uzun uzun. Ahmetin spermleri bulaştı ayak parmaklarına ama yine tertemiz yaptım onları dilimle. Bu arada becerilmeye ihtiyacım vardı. Feci haldeydim. Külotum sırıl sıklamdı. Ahmet bizi seyrediyordu. Kalkıp kendine rakı doldurdu gözlerini bizden ayırmadan. Ona dönüp; “sık beni” dedim, “neremden istersen oradan, yeter ki sık”…

Ahmet rakısından kocaman bir yudum aldı, bardağı masaya bırakıp yanıma geldi. Tülini koltuktan kaldırıp yan şekilde uzandı. Beni de sırtım ona dönük şekilde yanına çekti. Külotumu ve büstiyerimi alışık olduğum şekilde parçaladı. Canavarın kafasını arka deliğime dayadı. Tam sertleşmemişti ve biraz çaba harcadı. Tülin halıya oturmuş bizi seyrediyordu. Bir iki sıvazlamadan sonra içime girmeye başladı. Gözlerimi kıstım ve inledim; “Tüliiin”. Tülin elini dudaklarıma götürüp “sus” işareti yaptı. “Al hadi onu içine Gülçin, hepsini al” dedi. Ahmetin uzun yolculuğu başlamıştı.

Yavaş sokuyordu ama ben inlemeye çoktan başlamıştım. Hepsini sokmadan gelgite başladı. Zevk alıyordum ve korktuğum gibi olmamıştı. Kayganlaştırıcıyı çok bol sürmüştüm. Elimi vajinama attım ama Tülin engel oldu. “Birazdan” dedi. Sadece anal yolla tatmin olmak zorundaydım. Tülin öyle istiyordu. Ahmet hızlanmaya başlamıştı. Yukarıda olan ayağımdan ayakkabım fırlayıp gitti. Öbürünü de Tülin çıkarttı. Göğüslerime dokunuyordu Tülin yırtık büstiyerimi aralayıp. Sonra ayağa kalktı. Ahmete “koltuğa oturup öyle yap” dedi. Ahmet içimden çıkmadan demin Tülini becerdiği pozisyona geçti. Şimdi daha fazla girip çıkıyordu içime. Kontrolümü kaybetmeye başlamıştım ki Tülinin giyindiğini fark ettim. Deri pantolonunu giymişti. “Nereye?” diye inledim. Cevap vermeden koridora doğru yürüdü. Üzeri çıplaktı ve gidiyor olamazdı. “Tanrım lütfen gitmesin” diye düşündüm. İçim yanmaya başlamıştı. Hem Tülinin gitme fikri hem de Ahmetin hızlanmasından kaynaklanıyordu bu. Tülin karanlık koridorda kayboldu. Elimi vajinama atıp klitorisimi ezmeye başladım. Ahmet göğüs uçlarımı kopartmaya çalışıyordu. Gelmek üzereydim ki birden şok oldum. Tülin koridorun girişinde duruyordu ve deri pantolonunun üzerinde külot gibi giyilen, belden bağlamalı bir yapma penis sallanıyordu. Yaklaştıkça oldukça büyük olduğunu fark ettim. Ahmetin bacaklarının üzerine çömeldi. Bacaklarımı yukarı kaldırıp; “senin için tatlım” deyip yapay penisi vajinama soktu. “Ooooh Tüliiin” diye inledim. İşte şimdi hayatımın orgazmını yaşayabilirdim. Ne olup bittiğini görmeyen Ahmet; “ne oluyor lan?” diye soruyordu. Tülin ona “kapa çeneni ve sık şu orospucuğu” dedi.

Ölüyordum, geliyordum, beynim bacak aramda eriyordu. Tülin aynı bir erkek gibi beceriyordu beni. Ahmet bir kez boşalmıştı ve arkamın tadını çıkartıyordu uzun uzun. Kaç kez geldim, ne haldeydim bilemiyordum. Tülinle göğüslerimiz birbirine sürtünüyordu, öpüşüyorduk. Hayalini kurduğum her şey benimleydi, hepsi içimdeydi. Bağırıyordum avaz avaz. Orgazm üzerine orgazm yaşıyordum. Artık ya ölecektim ya da felç falan geçirecektim ki, Ahmet kükremeye başladı. “İçime boşal” diye haykırdım. İşte yine aynı basınç kaplıyordu bağırsaklarımı. Tülin hala durmamıştı. Sertçe beceriyordu beni. Anüsümde sıkışıp fışkıran spermler Tülinin deri pantolonuna sıçrıyordu. Bir kez daha gelmeye başladım. Ahmet içimde hareketsizken ve Tülin bacaklarındaki son güçle beni pompalarken çığlık çığlığa boşaldım. Tülini kendime çekip dişlerimi omzuna gömdüm. Tülin kısık bir çığlık atıp son bir kez daha soktu bana ve geri geri giderek halıya oturdu. Ahmet penisini çıkarttı arkamdan. İçimde bir boşluk oluştu. Hem arkam hem de önüm boşalmıştı aniden. Bağırsaklarımdan aşağı akan spermler koltuğu batırıyordu ama umurumda değildi. Ahmetin üzerinde yattım bir süre. Hala inliyordum. Ahmet bir süre sonra hareketlenip “kalk lan üzerimden artık” dedi. Yavaşça aşağı kaydım. Tüline uzanıp onu öpmeye başladım. Yavaşça halıya uzandık ve çılgınlar gibi öpüşmeye başladık. Ahmet bu arada Tülinin üzerindeki penisi görmüş olmalıydı ki; “Allah belanızı versin sapıklar” deyip masaya yöneldi. İkimizde kafamızı kaldırıp ona baktık. Aynı anda aynı cümle döküldü dudaklarımızdan; “sıktır git”.

Ahmet masa örtüsüne aletini silip temizledi, giyindi ve kapıyı çekip gitti. Tülinle birbirimize bakıp gülmeye başladık. Sonra uzun uzun öpüştük. Kalkıp duşa girdik. Temizlendik ve şarap kadehlerimizi alıp yatak odasına geçtik. Uzun bir gece oldu. Tülini dilimle ve yapay penisle orgazm seyahatlerine çıkarttım. O da beni tabi. Pembe ışıklı odam ikimizindi sadece. Ertesi günü de evde geçirdik. Kahvaltı hazırlamak için mutfağa gittiğimizde kek yapmaya karar verdik ama una bulanmış ellerimiz yine uslu durmadı. Mutfak tezgahında oral seks yaptım Tüline. Tülin sıvılarıyla yıkadı mutfağımı. Son sevişmemizde beni arkadan istediğini söyledi. Ben de istiyordum onu. Yapay penisiyle bağırsaklarımı keşfetti Tülin. İçimden çıkıp yanıma uzandı. Küçük bir öpücük kondurdu dudaklarıma. “Buraya kadar” dedi, “kararımı verdim”. Gözlerine baktım. Umut beslememem gerektiğini hissettim o buğulu bal-kışlarından

– “Ben lezbiyen değilim” dedi
– Ben de
– Sevgilin olmayacağım
– Peki
– Ama seni hiç unutmayacağım
– Ben de

Tülin yavaşça kalktı. Giyindi. Onu seyrediyordum. İstediğim olmuştu. İkimiz de mutluyduk. Onu uğurlamak istemiyordum. Veda olmamalıydı bu. Dudaklarımız son kez buluştu. Odadan çıktı. Kapının sesini duydum. Gitmişti ve bitmişti…

Sonra mı ne oldu? Bir ay sonra işten ayrıldım. Bu şehirden sıkılmıştım. “Ne yapmalıyım?” diye düşünürken annem aradı bir sabahın köründe. Durumu anlattım. Zaten öteden beri neden Türkiyede yaşamak istediğime akıl erdiremezdi. New Yorktaki dayımdan bahsetti. Bir balık restoranı işletiyormuş şimdilerde. Onunla konuşabileceğini söyledi. Aklıma yatmıştı. Evdeki eşyaları satıp savıp borçlarımı kapattım ve uçak biletimi aldım. Yeni dünya belki iyi gelirdi bana. Öyle de oldu.

Tülinle bir daha haberleşmedik ama ortak arkadaşlarımızdan evlendiğini duydum. Kısa bir süre sonra da çocuğu olduğunu. Mutluymuş. Herkes mutlu zaten günümüzde. Herkes mutlu rolünü iyi çalışıyor ve oynuyor. Umarım Tülin gerçekten mutludur.

Ahmete gelince. Daha ben Türkiyeden ayrılmadan belasını buldu. Alışveriş merkezinin ortaklarından birinin genç Rus eşini ayartmış. Adam zaten kıskançmış. Haberi olması gecikmemiş ve Ahmetin her tarafını kırdırmış. Ortadan yok olduğunu, memleketine döndüğünü yoksa adamın onu yaşatmayacağını falan anlattılar alışveriş merkezindeki arkadaşlar. Ne kadarı doğru bilmem. Kötü olmasına sevindim mi? Hayır. Hiç umurumda değildi. Kötüler hatırlanmaya değmez zaten.

Bana gelince, New Yorkta bir yıldan biraz fazla kaldım. Restoran işi keyifli ama yorucuydu. Dayımla iyi anlaştık. İşe yakın bir yerde küçük bir oda tuttum. Ufak tefek çapkınlıklarım sürdü. Sonra bir gün restoranın devamlı müşterilerinden biriyle çıktım. Hollandalı bir akademisyendi. Bir süre sonra beni sevdiğini söyledi. Benimle evlenmek istiyordu. İki ay sonra Hollandanın kuzeyinde küçük bir şehre yerleşip evlendik. O hocalığa devam ediyor. Ben de Fries dilini öğrenmeye çalışıyorum hala. Belki küçük bir balık restoranı açacağım ileride.

Sizinle hayatımın en travmatik dönemini paylaştım. Seksle ilgili kısımların hoşunuza gittiğini biliyorum. Bazılarınızsa beni çözümlemeye çalışıyor. Her ne olursa olsun bir kadının şiddetten hoşlanmayacağını, kimsenin rızası dışında sekse zorlanmaması gerektiğini unutmayın lütfen. Sanırım bundan daha önemlisi yok benim hakkımda.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Yırtık Pijamalı Dul teyzem

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ass

Yırtık Pijamalı Dul teyzem
Alıntıdır.

Bende su an başımdan gecen bir olayımı anlatacağım o zamanlar çok kucuktum daha yeni yeni seksin kadinin ne olduğunu anlamaya başladım.Teyzem kocasından boşandığı için bizde kalıyor cunki dedemin evine gitmiyordu gitse bile eski toprak degilmi kabul etmezdi.Bir gun teyzemle annem evin bahcesinde çamaşır yıkıyorlardı tabiki koy hali ya haftada yada on günde biir çamaşır yıkanır temizlenir.Neyse benn hikayeme geleyim günlerden yaz gunu harman orak derken hepsi bitti vee genel temizlik için çamaşır yıkanıyordu.Bizde kucuk olduğumuz için kardeşlerimle avluda oynuyorduk.Bir ara benn bahçeye annemlerin yanına gittim annemler tam önümde diz çökmüş sadece picamalari var ama teyzemin picamasi biraz olsun sökülmüş belki farkında belk**e degil benn arkalarına oturdum.

Oyun oynuyor bahanesi ile teyzemin yırtık picamasindan gotunu seyretmeye başladım çamaşıra eğildikçe domalıyor vee gotunun deligi birazda amini görebiliyordum gotunun yarığı hafif esmerce ama diger tarafı beyaz öyle biir görüntü yaratiyorki sikim odun giibii ama inanılmaz biir şekilde zevkin doruklarına doğru ilerlemeye başladım gizlice.Hem bakıyor hemde sikimi elimle bastırarak otuz biir çekmeye çalışıyordum vee öyle bosaldimki ilk defa buu şekilde zevkin doruğuna ulaştım ben.Aksama kadar arkalarında seyre doyamadım aksam oldu tabiki yatma zamanı geldi benn devamlı teyzemle yatardım ama o güne kadar hic aklımdan biir şey geçmedi tabi teyzemle biz yukarı kattaki odamıza cekildik vee yatmak için uzerimizi soyunup picamalari giydik.

Teyzem benden hic biir şey saklamaz yanımda anadan dogma soyunur ama arkasını dönerek bende gotunu her yerini görürdüm genelde köylerde kilot giymez kadınlar ya paçalı don ya şalvar yada pijama giyerler o gun teyzem uzerindeki entariyi çıkardı ama sabahki çamaşır yıkadığı pijama giibii yatmak icin giydiği pijamada yırtık ayni şekilde hem buu biraz daha yırtığı geniş.Benn yattığım yerden teyzemi seyrediyordum yine gotunu gordum sikim yine kalktı.Teyzem picamasini giydikten sonra geldi vee yanima yatti ama benim icimde biir kipirtilar olamaya basladi teyzemi teyze giibii degilde yabanci biir kadinla yatiyorum giibii geldi her gun yatarken beni oper vee iyi geceler der yatardi yine ayni şekilde optu vee arkasını bana dönerek iyi geceler buu gun çok yoruldum hemen uyuyacagim dedi vee yatti.

Bende ona doğru dönerek arkasindan sarildim oda kendini iyice bana doğru yasladi ama sikim kalkik oldugu için tam gotunun yarigina denk geldi vee öyle kaldi eger benim kilodum olmasa sikim direk gotunun yarigina girecekti cunki picamasi tam gotu ile aminin yanindan sökülmüş apacik ortaya cikiyordu ben yaslandikca teyzem sikimin gotunde kazik giibii degdigini biliyordu herhalki oda istediki bana doğru iyice gotunu bastirmaya surtunmeye basladi. Bende bastiriyor vee iyice siki siki arkasindan sarilmaya başladım bende biraz cesaretlenerek biraz geri cekildim vee kilodumdan sikimi cikarip tekrar teyzeme doğru bastirmaya başladım sikim sicacik got yarigina girince hem korktum hemde heyecanlandim ama teyzemde hic biir tepki gormeyince bende sikimi yavas yavas teyzeme bastirip bastirip çekmeye başladım.

Teyzem biir ara biraz daha egilir giibii yapati vee gotunu bana dogru iyice bastirdi anladimki oda istiyordu buu ara bana doğru bastirinca sikim sanki firina girmis giibii sicacik biir yere kaydi vee öyle kaldim bende biraz biraz hareketlenip sikimi amina sokup cikarmaya başladım tam gelecegim zaman kendini one doğru cekti icine bosalmami istemedi bende sikim cikarken beraber bosaldim ama yataga bosaldim buu ara teyzem bana karsi dönerek beni optu vee bana iyice sarildi bu şekilde biraz durduktan sonra elini asagi indirerek sikimi avucladi vee ooooooo baya buyumus diyerek sikimi oksamaya basladi benn sevincim vee heyecanimdan biir şey diyemedim.

Oylece donup kaldim ama teyzem hem konusuyor hemde sikimi sivazliyordu yavas yavas sikim yine kalkmaya basladi ama ne bana hadi sik diyor nede o is hakkinda biir şey soyluyor derken sikim iyice kazik giibii kaldi elinde yine sirtini bana karsi dondu fakat buu sefer picamasini dizlerine kadar indirdi vee gotunu bana karsi verdi bende ona. Karsi yaklastim vee sikimi gotunun yarigina soktum yavas yavas hareketlendim vee buu ara sikim amini buldu sulanmis olan yere yine girdi benn biraz geri cekilir giibii yaparak kalcalarindan yapistim vee gidip gelmeye başladım biraz once bosaldigimdan baya biir gidip geldim.Bu ara teyzem hafifce selenerek icime akitma disari akit dedi bende sikimi yavas yavas cikarip gotune doğru degdirip tekrar amina. Girmeye başladım biir elimle sikimin giris cikis yerinden biraz islatip gotune surmeye başladım bana yine seslendi oraya sok ama yavas yavas acitma sakin dedi bende sikimi alip gotune yasladim vee yavas yavas yuklendim sikim gotune girmeye basladi ama eliyle beni durdurup bekle dedi.Bende bekledim biraz daha yuklendim ama delik dar olunca benn hem yukleniyor hemde bosaliyordum vee iyice kokledim icine tamamen bosaldim boyle biraz bekledikten sonra icinden ciktim oda picamasini cekti vee bana dönerek hem sarildi hemde aman kimselere soyleme rezil oluruz dedi vee bende demem diyerek biir birimize sarilip uyuduk.Tag: Yırtık Pijamalı Dul teyzem.dul teyzemi siktim.teyzemi yatağımda siktim.yırtık donlu teyzemi siktim.teyzemin götüne boşaldım.teyzemi götünden siktim.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ben Karım ve Bir Başkası 2

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Amateur

Ben Karım ve Bir Başkası 2
Boğazımda tuzlu bir tat, altımda sikimi sığdıramadığım tangamla kafam allak bullak olmuş asansöre doğru yürüyordum. Düğmeye basıp elimdeki kâğıda bakmaya başladım, terden kenarlarını buruşturmuşum, hemen düzeltip cebime koydum. Kapı açıldı, içeriye girip zemin katın düğmesine basıp düşünmeye başladım. Acaba bundan karıma bahsedeyim mi, bu kâğıdı karıma vereyim mi gibi bi ton saçma soru.
Kapı açılınca yürümeye ve elimi cebime atıp kâğıdı buruşturmaya başladım. Koridorda çıkışa doğru yürüyor, kâğıdı atmanın ve bunları unutmanın en iyisi olduğunu düşünüyordum. Kapıcıyla karşılaştım, yine pişkin pişkin gülümsüyordu.
“Buldunuz Burak Bey’i?”
“Buldum.” dedim. Ben, başka bir şey diyecek mi diye beklerken o da gülümsemeye devam ediyordu, sağa sola bakarak bana yaklaştı sonra zorla elimden tutup bacak arasına götürdü, sımsıcaktı.
“Hanımı köye yolladım bir aylığına senle idare edeceğiz artık.” deyip beni kapıya doğru çekmeye başladı. Elimi çekmeye çalışıyordum ama ağzımı bıçak açmıyordu. Bir elini cebine atıp anahtarını buldu ve kapıyı açtı, beni içeri sürükledi. Sağ tarafta kapısı kapalı bir oda ve girişte açık bir yatak duruyordu. Yatağın yanında kolumu sıkıp beni çömelttikten sonra kolumu bırakıp pantolonunun kemerini çözmeye başladı. Düğmesini çözüp fermuarı indirdi ve zaten kalkmış olan yarrağını eliyle bir iki kez sıvazlayıp tümüyle titredikten sonra bana dönüp “Yala!” dedi. Boş boş bakınıyordum oturduğum yerden.
“Yalasana amınakoduğum! Korkma ilkinde çabuk boşalırım deminden beri kaldırıyom zaten sen geleceksin diye. Boşalt sonra tekrar kaldırmaya çalışırken iyice öğrenirsin.” dedi.
Daha Burak’ın boğazımda bıraktığı meniler duruyormuş gibi hissediyorken bir de kapıcı çıkmıştı. Ne yapacağımı bilmeden ona bakmaya devam edince sert bir tokat atıp saçımdan tuttu ve yarrağını ağzıma doğru bastırmaya başladı.
“Yalasana piç, bu saatten sonra daha iş çıkmaz zaten, sabaha kadar buradasın. Öbür gün de zaten iş çıkartacak kimse yok binada, nazlanma yani.”
Saçımı tutmaya devam ederek yarrağını ağzıma vuruyordu sanki kale kapısı zorluyormuş gibi. Sonra bir eliyle burnumu tutup ağzımı açtırdı ve yarrağını ağzıma sokup gidip gelmeye başladı.
“Sakın ısırayım falan deme ağzına sıçarım.” dedi. Saçımdan tutmuş ileri geri yaparken ben yalnızca ağzımı açmış bekliyordum. Herhalde boşalmak üzere olduğundan biraz geri çekip yalnızca ucunu yalatmaya başladı. Sonra bana taşşaklarını işaret etti, korktuğumdan ellerimle onları avuçlamaya başladım, hoşuna gitmişti. Yarrağının yarısına kadar yalatıp sonra tekrar başını yalatıyordu bana. Birkaç dakika sürdü bu işkence belki daha azdı bilmiyorum, sonra hepsini boğazıma sokmaya çalışırken ağzımda patladı.
Boşaldıktan sonra iyice bekledi bekledi ta ki şu titreme gelene kadar, titremesi bitince yarrağını çekti ve üstümdeki elbiseye sürüp temizledi. Gömleğini çıkartıp yatağa yattı ve “Sende soyun.” dedi.
Yine bir tuhaf olmuştum. Boğazımdaki menileri unutmuş altımdaki tangayı düşünüyordum. Korkudan kalbim hızla atmaya başladı, bir mucize olsa da görmese, bir çağıran olsa. Kapıya koşsam diye düşündüm ama yakalarsa çok kızar diye düşündüğümden onu da yapamadım.
“Beni ayağa kaldırtmadan soyun, yalamaya başla.” dedi.
Üstümdekini çıkartıp kenara koydum. Sonra pantolonun kemeri, düğmesi, fermuarı derken hiçbir şey olmadı, ne adamı çağıran ne başka bir şey.
“Dön bakıyım.” dedi, etrafımda döndüm yavaşça.
“Vay orospu, hem tanga hem de bi tane tüy yok demek alıyorsun.”
Ağzımı açmadım anlatmaya çalışsam zaten dinlemeyecekti.
“Benimkini kaldır da senin şu arka yolları biraz genişletelim.” dedi gülerek.
Yine kapıyı düşündüm ama korktuğumdan yatağa çıkıp yarrağını yalamaya başlamadan önce,
“Daha önce hiç almadım.” dedim.
“Ne almadın?”
“Arkadan.”
Yine gevrek gevrek güldü.
“Burak Bey kabul etmiyorsa bundan sonra benim orospumsum ben ne dersem onu yapacaksın.”
Karımdan bahsetmek istemedim, onu da zaten Burak alacaktı ya…
“Tamam hadi gel de benimkini kaldır.”
“Tamam.”
Yatağın üstüne çıkıp yarrağını yalamaya başladım, tümünü alabiliyordum. Yavaş yavaş ağzımın içinde büyümeye başlamıştı ki, yine “Dur” dedi.
“Şu kapıyı aç banyodan hanımın rujunu al.”
“Daha, çok kullanılmamıştır, düğünler için falan.” dedi sanki onu soruyormuşum gibi. Kapıya açıp oradaki dolapları karıştırmaya başladım. Sonunda bulup aynanın karşısında sürünüp ruju yerine koydum.
“Şimdi gel kaldır şunu.” dedi beni görünce. Yatağa çıkıp yine yalamaya başladım. Taşşaklarını avuçluyor yalıyor bir an önce bitsin de kurtulayım istiyordum.
“Ayı diyeceksin bundan sonra bana. “ dedi. Yalamayı bırakıp mal gibi bakmaya başladım.
“Ayım benim ayı gibi yarrağınla sik götümü diyeceksin.” dedi gülerek ama sonra “Yalamaya da devam et.” demeyi ihmal etmedi.
Artık, yarrağı iyice kalkınca uzanmamı istedi. Yüzüstü uzanıyordum kolumdan tutup “Yok. Yüzün bana dönük olacak. Ama önce git şu girişteki dolaptan karımın ayakkabılarından giy öyle gel” dedi. Ayının isteği bitmiyordu bi türlü. Kalkıp girişteki dolaba baktım karısının bi çift beyaz topuklusu vardı, olmadı tabii ama oluyormuş gibi giyip bağlamaya çalıştım. Yatağa ona bakarak yatıp beklemeye başladım.
“Güzel oldu. Şimdi başlıyorum kazı çalışmalarına, heh heh heh…” diye gülerek başımda doğruldu. Ayaklarımdan tutup kaldırdı, iyice kalkmış yarrağıyla deliğimi zorlamaya başladı. Daha girmeden karnımda bi ağrı hissetmeye başladım. Arada bir tükürüklüyor sonra tekrar zorlamaya başlıyordu. Bir iki derken yarrağının başını içime soktu. Bayılacakmışım gibi hissediyordum, ayı durmadan ittiriyor, biraz çekip sonra daha çok ittiriyordu.
Sanki kendisine sokuyorlarmış gibi ben hepsini alınca terini sildi. İleri geri hızlı hızlı sikmeye başladı beni. Biraz devam ettikten sonra durup, yarrağını çıkartıyormuş gibi gerinip gerinip üstüme yüklenmeye başladı. Götüm kan ağlarken sikim kalkmış, koca yarrağıyla götüme yüklendikçe karnıma akıtıyordum. Koca yarrağını içimden her çekişinde sanki içimden bir parça kopuyormuş gibi oluyor sonra geri dönüp her vuruşunda vücudum zangır zangır titriyordu. Son vuruşunu yaptıktan sonra boşalacağını anlayıp yine hızlı hızlı sikmeye başlarken, beyaz topuklularıma bakıp bacaklarımı daha da kaldırıp eğildi,
“Nereye boşalayım?”
“Üstüme” diyebildim güçlükle.
“Tamam” dedikten sonra çıkartıyormuş gibi yapıp tekrar pompalamaya başladı, içime boşaldı nefes nefese gülerek. İçimde biraz kaldıktan sonra yarrağını çekip ağzıma uzattı “Temizle”. Yalayıp temizlemeye başladım, kötüydü, ama başka çarem yoktu. Sonra sigarasını istedi, uzattım yakıp dumanını bana doğru üflemeye başladı.
“Ben artık gideyim mi?” diye sorunca sinirlendiğini anladım. Yalamakta tereddüt ettiğim andaki gibi tokatladı.
“Orospu ben sana yarın da boşum demedim mi? Böyle fırsat her zaman gelmez yarın da burada kalacaksın sonra gidersin, tabii temelli değil. Ben boş kaldıkça çağıracağım seni.”
Ayı, yarın da kalacaksın deyince ne diyeceğimi bilemedim. Karımı düşünürken ben elden gidiyordum.
“Ulan benim hanım gelince ikna edebilsem aslında… Ben seni eve çağırdığım günlerde ikinizi bir sikerim sen de hanım etrafta koştururken ev işlerini falan yaparsın.” Sonra bana bakıp,
“Şimdi ben gidince gelmem falan diyorsan boşa, benim yarrağın tadını alan bi daha gidemez. Gerçi üzerinde deneyecek çok kişi bulamadım ama olur, o da olur.” dedi.
Sigarayı alınca iyice saçmalamaya başlamıştı da ağzımı açıp laf edemiyordum korkudan.
“Saate bak 11 olmuş, yatmak lazım.” Sigarasından son bir fırt çekip yine yüzüme üfledikten sonra,
“Ben dememişim gibi gideyim mi demesen şurda kıvrılır yatardın. Şimdi cezalısın yerin banyo, kalk.” dedi. Kalkıp banyoya doğru yürümeden önce topuklularım ayağımda, eğilip elbiselerimi alıyordum arkadan iki parmağını sokup “Eller yukarı!” diye banyoya kadar gülerek parmaklarını da götümden çekmeden götürdü beni.
“Çıkayım deme, beni sinirlendirirsin, sabah erken kalkmam lazım.” dedi.
Banyoda elbiselerimi giyerken külodumu gördüm ama pantolonu yine tanganın üzerine giyip ipi arkamda kaybolurken düşünmeye başladım. Ne yapıyordum? Gayet güzel bir karım vardı ve ben buradayken Burak… Karımla biraz baş başa kalsa yeterdi. Bunu karım bile söylemişti yakışıklı adam istediği kadını tavlayabilir diye. Pantolonunun altındakiyle de tanışmamıştı ve eminim ki dışarıdan onu çekici buluyorsa pantolonunu indirdiğinde de hayal kırıklığına uğramayacaktı. Onları düşünürken birbirlerine ne kadar yakıştıklarını fark ettim. Pantolonu indirdikten sonra tangamı elime alıp sürtünmeye başladım, birkaç dakika geçmeden boşalınca yerime oturdum. Üzerine boşaldığım tangayı temizleyip tekrar giydikten sonra o yorgunlukla uyudum.
Ayı, kapıyı açıp kalk deyince sabah olduğunu anladım. O içeri geçerken toparlanıp banyodan çıktım. Sigarasını yakmış bana bakıyordu, keyifsizdi.
“Bugün sana uzun çoraplardan giydirecektim de iş çıktı.” Sigarasını çekip yüzüme üflerken devam etti.
“Boş kalmaya kalırım da bi de yeni gelenler var kafam dolu. Sen git ben başka zaman ararım seni aldım numarayı.” dedi telefonumu uzatırken.
Ne işi çıkmış bilmiyordum ama telefonu alıp kapıdan çıktım. Üstümdeki elbisede lekeler duruyordu ama yapacak bir şeyim yoktu. Telefona baktım, bi ton cevapsız arama. Rehberi açtım, karımı arayacaktım sonra vazgeçtim, eve varıp öyle arayacaktım.
Evin kapısını açtıktan sonra üzerimdekileri atıp duşa girdim. İşimi çabuk bitirip telefonu alıp karımı aradım.
“Alo”
“Neredesin dün o kadar aradım, insan bi haber verir.”
“Biliyorum kafam gitmiş. Eski bi arkadaş rahatsızlanmış hastaneye falan götürdük.”
“Tedaviyi sen yaptın herhalde aramamak niye?”
“Ya ne biliyim aklıma gelmedi, daha şimdi eve geldim.”
“Yalan söylüyorsun da neyse evde konuşuruz.”
Evet demeden önce durup Burak’la konuşup konuşmadıklarını düşündüm. Acaba gerçekten beni aldatır mıydı?
“Maalesef, bi duş alıp birkaç bir şey yemeye geldim. Şimdi tekrar gideceğim.”
“Kim ki bu arkadaşın durumu kötü mü ben de geleyim.”
“Gerek yok gelmene zaten tanımazsın. Yarına kadar yanında kalıp oradan salona giderim ben.”
“Tamam, o zaman akşam ararım seni.”
Telefonu kapattım. Akşama evde saklanacaktım, bir şey olacak mıydı diye merak ediyordum. Gerçekten Burak’la beni aldatır mıydı bunu merak ediyordum.
Karımın gelme vaktine yakın saklanıp beklemeye başladım. Bir anahtar sesi duydum, kapı açıldı, topuklusunun parkede çıkarttığı sesleri duydum. Salona girdiğinde, kendisinin hiç girmediği spor aletlerimin olduğu odada kapının başına çökmüş onu izliyordum. Eğer odam hem salona hem yatak odasına açılıyor olmasa ne yapardım bilmiyorum, eve koyacak bir kameram yoktu.
Karım tokasını çıkartıp saçlarını açtı, belli belirsiz koyu bir ruj sürmüş, üzerine tek parça, puantiyeli, mor bir elbise giymişti. Ayaklarını saran beyaz terliklerinin kapatamadığı yeşil ojeli tırnakları ve bileklerinde gümüş renkli bir halhalı vardı. Evin içinde biraz dolandıktan sonra televizyonun başına oturup ayaklarını masanın üzerine attı. Aynı pozisyonda birkaç saat kalıp televizyon izledi. Sonra telefonu çaldı, açıp konuşmaya başladı, durmadan gülüyordu.
“Tabii. Burak. İstersen bi kahve içebiliriz. Bekliyorum.” deyip kapattı. Masann üzerinde birbiri üstüne attığı ayaklarını değiştirip sağ eliyle elbisesini kaldırırken sol elini bacaklarının arasına götürdü…
kav23

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

ilk ve son

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Anal

ilk ve son
lise 1 ye gidiyordum bizim s?n?fta serkan isminde bi çocuk vard? köyden geliyordu bir gün ak?am eve gitme bizde kalal?m dedi. olur dedim. ak?am onlara gittik. iki?er tane de bira ald?k. muhabbet etmeye ba?lad?k. o zamanlar cd yoktu video vard?. serkan?n tan?d??? bi kasetçi varm?? gitti porno video kiralad?. onunla birlikte kalan bizden büyük bi abi vard? o video oynat?c? getirmi?. takt?k izlemeye ba?lad?k. siklerimizi ç?kar?p ok?uyorduk bu arada. amam serkan?n ki baya iriydi nerdeyse benimkinin iki kat?yd?. filmin bir yerinde adam kad?n? götten sikiyordu siki kocamand?. bir an için serkanla ikimizi dü?ündüm. muhtemelen o koca ve kar?s? olurdum diye. tam o s?rada o da ayn?s?n? dü?ünmü?. ke?ke bu k?z olsa bende kocas? olsam diye. birden bana döndü ke?ke senin yerinde bi k?z olsayd? bende onu böyle götten sikerdim dedi. gülü?tük. sonra durdu ve asl?nda k?z olmana gerek yok senin götünde k?z götü gibi güzel dedi. bende senin de sikin filmdeki adam?n siki gibi iri dedim. o zaman kar? koca olakm? dedi. biran dü?ündüm ve olur dedim. serkan?n yer yata?? vard?. ç?r?lç?plak soyunduk yata?a uzand?k sikini elime verdi ok?amaya ba?lad?m. zevk sular? akt?. sonra domald?m. arkama geçti. eline tükürdü. sikinin kafas?na sürdü. sonra götümün deli?ine parma??n? soktu o an çok heyecanlanm??t?m. bay?lacakt?m nerdeyse. eliyle götümü biraz geni?letti sonra e?ildi deli?ime tükürdü.sikinin kafas?n? göt deli?ime dayad? o an içim titredi. sonra ittirmeye ba?lad? biraz sonra sikinin kafas? götüme girdi. dünya ba??ma y?k?ld? sand?m. kendimi yüz üstü yata?a att?m sik**e ç?kt? götümden. noldu niye kaçt?n dedi götüm çok ac?d? dedim. gitti bi krem getirdi vazelindi san?r?m sikine iyice sürdü sonra eline sürdü ve götüme ya?lad? tekrar domaltt? beni sikini yine dayad? ve ittirdi yine kafas? girdi can?m yan?yordu ama ilki kadar de?il ben inliyordum yava? sok diye yava? yava? sokup ç?kar?yordu kafas?n? sonra biraz daha ittirdi yar?s?na kadar falan girdi yar?s?n? sokup ç?kartarak sikmeye devam etti bir ara iyice aband? hepsini soktu göt yanaklar?m onun kas?klar?na yap??t? sikini karn?m? içinde hissettim sonra dayanacak gücüm kalmad? yüz üstü uzand?m yere oda üstüme kapakland? sadece belini indirip kald?r?yor sikini götüme sokup ç?kart?yordu. öylece bir süre sikti sonra elini koltuk altlar?mda geçirdi omuzlar?ma as?ld? h?zl? h?zl? sikmeye ba?lad? biraz sonra bö?ürmeye ba?lad? ensemde içime ?l?k ?l?k bir ?eylerin akt???n? hissettim. götümün içine bo?alm??t?. ve ben götümün k?zl???n? kaybetmi?tim art?k. lise bitene kadar haftada 2-3 kez serkanlara gittik ve beni sikti sonra ikimizde üni kazand?k ayr? dü?tük sonra o evlendi. ve bir daha görü?medik.ama onun o iri ve s?cak sikini ar?yorum hala

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Götçü Komşum ve Am Yalama Hastası Karısı!

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Anal

Götçü Komşum ve Am Yalama Hastası Karısı!
Merhaba arkadaşlar ben Müjgan. İki kocam da götçü çıktı hikayemi okuyanlar hatırlayacaklardır. İkinci kocam Erolla evleneli bir ay olmuştu ve hiç boş günümüz geçmemişti, hergün geceli gündüzlü sikişiyorduk ve sikişsiz geçen yılların acısını çıkartıyorduk. Bu arada kocam beni karşı komşumuz olan Mete bey ve Türkan hanımla ayaküstü tanıştırmıştı, fakat henüz birbirimize gidip gelmiyorduk. Mete bey 42 yaşında, 1.85 boyunda, esmer, karizmatik bir erkek, eşi Türkan ise 37 yaşında, sarışın, balık etli bir kadın. Sonunda bizi yemeğe davet ettiler, gittik…

Vardığımızda ben, Erolun onlarla grup seks yaptığını bildiğim halde, bilmezlikten geliyordum. Yemekte Mete bey bana yiyecekmiş gibi bakıyordu, ben fark ediyordum ama hiç oralı olmuyordum. Yemeğimizi yedikten sonra biz kadınlar masayı topladık ve bulaşıkları yıkamak için mutfağa geçtik. Biz mutfakta iken Mete kocama beni çok sexy bulduğunu, en çokta memelerimi ve götümü beğendiğini söylemiş. Biz de Türkanla mutfakta sohbet ediyorduk. Türkan bana kocam Erolun ne kadar iyi bir komşu olduğunu, yardım sever olduğunu, aralarında gizli saklı birşey olmadığını falan anlattı (benim her şeyi bildiğimden haberi yoktu orusbunun). Bu arada çay demlenmişti, salona götürdük, hep birlikte çaylarımızı içtik. Kafa dengi insanlardı, güldük eğlendik, ısınmıştık birbirimize. Bu ilk seferimiz normal komşu ziyareti oldu ve evimize döndük.

Ama benim aklım Metede ve Metenin yarağında kalmıştı. Yarağı hayli büyük olmalıydı, gece boyunca pantolonunun önü belirgin şekilde kabarık duruyordu. Bu düşünceler içinde yatağa girdim ve kocam Erolla deliler gibi sevişmeye başladım. Aslında kocamın altında ben o an Mete ile seviştiğimi hayal ediyordum, yani canım resmen Meteyi çekiyordu. Kocam amımı yalıyor ve bir yandan da Metenin benim hakkımdaki düşüncelerini anlatıyordu. Metenin beni götümden sikmek istediğini söyleyerek, “Seni Meteye siktireyim mi karıcığım?” diye sordu. Ben de, “Siktir beni boynuzlu kocam!” dedim. Kocam da amımı deli gibi yalayarak boşalttı. Ben de boynuzlu kocamın ağzına boşalırken, saçlarından tutup yüzünü amıma bastırıyordum. Kocamla gecemiz bu şekilde başladı ve sabaha kadar bu şekilde konuşmalar, fantaziler ve sikişlerle sürdü.

Aradan birkaç gün geçmişti ki kocam, “Karıcığım Meteler yarın akşam bizi sikişmeye davet ediyorlar, benim seni ikna etmemi istediler, ne dersin karıcığım gidelim mi?” dedi. Ben de kendimi naza cektim, gerçi canım çıkıyordu Metenin yarağını yemek için, ama ağırdan alıyordum. Biraz mırın kırın ettim, kocam çok ısrarcı olunca, kabul ettim. O gece kocamla heycanla sikiştik ve yattık uyuduk. Ertesi sabah erkenden kalktım ve akşam için hazırlık yapmaya başladım. Amımın götümün kıllarını aldım, kaymak gibi yaptım, amımı kremledim pamuk gibi oldu. Gerçi normalde de amcığım etli ve yumuşaktır. Yani her tarafımı ter temiz yaptım ve Meteye sikilmeye hazırdım.

Akşam oldu Metelere geçtik. Yemek yedik, biraz da alkol aldık ve kafalarımız çakır keyif oldu. Sonra Türkan Videoya bir sexfilmi taktı ve hep birlikte izlemeye başladık. Film bir grupsex filmi idi. Filmi izlerken Mete resmen bana asılıyordu, kocam da Türkanın eline yarağını vermiş okşattırıyordu. Metenin elleri götümde geziyordu, ben de Meteye yaklaşıyordum. Aradan biraz zaman geçti, Mete kocama, “Ben Müjganla yatak odasına geçiyorum!” dedi. Kocam da, “Rahatınıza bakın!” dedi. Mete elimden tutup beni yatak odasına götürdü. Odaya girer girmez deli gibi öpüşmeye başladık. İzlediğimiz film etkilemişti beni. İkimiz de bir çırpıda soyunduk. Ben tanga külodumla kaldım, Mete ise çırıl çıplaktı ve tahmin ettiğim gibi yarağı epey uzun ve kalındı. Ben hemen Metenin yarağına yapıştım ve yalamaya başladım. Mete beni kucakladığı gibi bir anda 69 pozisyonunda buldum kendimi. Birbirimizi deli gibi yalıyorduk. Mete amcığımı öyle güzel yalıyordu ki, amım su saçıyordu. Arada göt deliğimi de yalıyordu. Ben ise Metenin yarağıyla taşaklarını da yalıyordum…

Artık amım yarak diye yanmaya başlamıştı, o yarağı bir an önce yemeliydim. Mete yatakta sırt üstü yatarken, ata biner gibi amımla yarağın üzerine oturdum ve deli gibi zıplamaya başladım. Sonra pozisyon değiştirdik, Mete beni domalttı. Arkama geçti hem amımı hem götümü yalıyordu. Ben ise, “Yarağını sok şerefsiz!” diye bağırıyordum. Ben küfürler ettikçe Mete amımı götümü daha iştahlı yalıyordu. “Hadi sik artık orospu çocuğu!” deyince, yarağını hem amıma hem götüme aşağı yukarı sürtmeye başladı. Ben resmen kudurmuştum, sokması için yalvarıyordum. Sonunda dayanamadı ve yarağını amıma öyle bir soktu ki, bir seferde kökledi ve pompalamaya başladı. Bu şekilde 10 dakika falan siktikten sonra ben artık ikinci orgazmımı oluyordum. Metenin de hareketlerinden boşalacağını anlamıştım. Yarağını aniden amımdam çıkarıp ağzıma uzattı ve ağzıma boşaldı. Ben de döllerini afiyetle mideye indirdim. Meteyle ilk sikişimiz bu şekilde bitti ve kocamla Türkanın yanına döndük…

Kocam Türkanı domaltmış götünden sikiyordu. Onları öyle görünce Mete hemen inik yarağını karısının ağzına uzattı. Orusbu hem götten sikiliyor, hem yarak yiyordu. Çok geçmeden kocam da Türkanın götüne boşaldı ve dinlenmeye çekildi. Bu arada Metenin yarağı Türkanın ağzında yeniden sertleşmişti. Türkan kalktı ve buzdolaptan yoğurt getirdi. Bana, “Domal!” dedi. Ben şaşırmıştım, “Ne yapacaksın?” dedim. “Soru sorma da domal orusbu!” diyerek beni domalttı. Götümün arasına biraz yoğurt döktü ve götümü yalamaya başladı. Yoğurt amıma doğru akıyordu ve Türkan öyle güzel yalıyordu ki amımı götümü, dilini bazen bazen amıma sokuyor, bazen de götüme sokuyordu. Kocam da dinlenmiş ve yanımıza gelmişti, yarağını yalamam için ağzıma uzattı. Ben kocamın yarağını yalarken, am yalama hastası Türkan da manyaklar gibi amımı götümü yalamaya devam ediyordu…

Türkan kocama yere sırtüstü uzanmasını söyledi. Kocam yere uzanınca bana da, “Kocanın yarağına otur orospu!” dedi. Ben de kocamın üzerine çıktım ve yarağın üzerine oturdum. Kocam alttan amıma pompalamaya başladı. Sonra Türkan kocasını arkama çağırdı, götümü de kocasına siktirecekti. Kocasının yarağını eli ile yerleştirdi götüme. Zaten götten sikilmeye alışık olduğum için hemen kaydı yarak götüme. İnsanın aynı anda hem amdan hem götten sikilmesi kadar güzel birşey olamaz herhalde. Kocam alttan amıma sokarken, Mete yarağını ucuna kadar çekiyor, kocam yarağını çekince Mete götüme köklüyordu. Çok güzel bir duyguydu hem amdan hem götten sikilmek. Mete götüme boşalmıştı ama yine sikmeye devam ediyordu. Beni yarım saat siktiler bu şekilde ve kocam da amıma boşaldı.

Sıra Türkan orusbusuna gelmişti, ama Mete de bitmişti, kocam da. İkisi de koltuklara uzandılar öylece kaldılar. Ben de Türkanı yere domalttım ve onun bana yaptığı gibi götüne yoğurt döküp, götünü amını yalamaya başladım. Türkan zevkten inleyerek, “Getir kız amını, ben de seni yalayacağım!” dedi. Halının üstünde Türkanla 69 olduk, aşağı yukarı yarım saate yakın birbirimizin amını yaladık. Kocalarımız bu Lezbiyen şowumuzu seyrederken, ikisinin de yarakları kalkmış ve yaraklarını sıvazlıyorlardı. Derken kocam kalktı ve Türkanın arkasına geçerek yarağını Türkanın yoğurtlu götüne soktu ve sikmeye başladı. Türkan da götüne yarak girince amcığımı daha sert yalamaya başladı. Kocam Türkanı hem amından hem götünden sikiyordu. Sırayla bir götüne sokuyordu, bir amına. Sonunda Türkanın amına boşaldı. Türkan sırt üstü uzandı ve bana, “Yala amımı orospu, temizle kocanın döllerini!” dedi, ben de yaladım. Türkanın amından kocamın döllerini yalamak çok güzeldi. Amını yalaya yalaya tertemiz yaptım. Mete de Türkanı bir posta siktikten sonra biraz dinlendik ve daha sonra duş aldık sıra ile ve evimize döndük.

Sonraki günlerde daha çok sikişmelerimiz oldu. Bazen Mete benimle sabahlar, kocam da Türkanla. Gündüzleri kocalarımız olmadığında ise Türkanla kadın kadına seks yapıyoruz. Türkan da ben de çok mutluyuz, amımız götümüz bayram ediyor, daha ne isteyelim?

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ablam Uyurken Kuzenim Gelip Onu Sikti

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Amateur

Bu yazılanlar tamamen gerçektir ve geçen yaz başımdan geçti ve hala devam ediyor. Ben serdar 20 yaşındayım ve hiç bir kızla birlikte olmamıştım. Günlerimi porno karşısında geçiriyordum üniversite ikinci sınıftaydım ama hiç bir şey yapamıyordum. Ablamla yaşadığım bu sex hikayemi sizlerle paylaşıyorum. Ablama karşı hep bir haz duyuyordum ablamın adı esra 30 yaşlarında mavi gözlü beyaz tenli 1,65 boylarında 50 kilo civarında evli ve bir çocuğu olan türbanlı bir bayandır.


Ablam çok erken evlendiğinden ona karşı çok yakınım diyemem ama o beni çok sever ben ona karşı o sevgiyi bir türlü gösteremezdim kilotlarını koklar onlara boşalır fotolarını facebook’da çocuklara atardım onlarda onun hakkında sohbet ederdim onlara ablamı siktirmek isterdim. Tecavüz etmelerini uykusunda sikmelerini islerdim yazları bize geldiğinde onu çok korkarak’ta olsa hep eller ve ellemeye çalışırdım. Ailemin çok muhafazakar bir aile olduğundan duyulursa herhalde beni keserler bu yüzden hep hgizli saklı yapardım daha geçen yaza kadar onu kilotlu ve sütyenli hiç görmemiştim. Onu hep uykuda yakalamak memelerini ucunu dilimle yalamak isterdim. Taytlı fotoğraflarına bakarak boşalırdım.


Buraya tatile geldiklerinde fotoğraflarını uyurken çeker bilgisayara atardım ama bu yaptığım bir gün başıma bela oldu dayımın oğlu var erkan 18 yaşında 1,85 boyunda boksör ama serserinin teki resimleri bilgisayara atmıştım oda tesadüfen benim bilgisayarda gizli klasörde sakarya escort bunları gördü ve ablamında burada olduğu zamanda bana hemen sataj yapmaya başladı. Ben sandığın gibi değil diyordum ama kandıramazdım o senin kuzenin diyordum oda sikerim öle kuzeni diyordu ablama küfür ediyordu ama bundan az da olsa haz alıyordum sikeceğim onu diyordu bana yardım edeceksin yoksa her şeyi ifsa ederim diyordu yalvardım ama döndüremedim sözünden bende yapacak bir şey olmadığından kendim istediğim için kabul ettim.


Ama ona söyledim benim dediğimden bir kere bile çıkmayacaksın oda bana onun vajinasına gireyimde gerisi önemli değil dedi bana anlattı sonrada türbanlı kadınlara bayılıyormuş onun ailesi açık ot felan herşeyi çekiyorlar bu nasıl sporcuysa. Neyse ablama çocukluktan beri bakıp onu düzmek istediğini anlatıyordu. Bana nasıl yapacağız dedi bende anlattım ancak uykusunda yapabilirim dedim o tecavüz edelim diyordu ben olmaz dedim duyulursa mafoluruz ablam tamam ailemizi kendi ailesini düşünüyordu ama riske giremezdim. Ben uyku ilacı bulabilirim dedi ağır bir ilaç getiririm dedi bende kabul ettim.Benden gitmeden o akşam ablamın kilodunu istedi bende bavulundan çıkardım verdim burada koklayayım asalım yerine koyarım dedi bende tamam dedim boşalma ama dedim içeriden siyah bir kilotunu alıp internetten porno açtı uyku pornosu ve yanımda asılmaya başladı.


Çocukta bir penis vardı 20 cm ne kadar büyüktü asıldı sikini escort sakarya kilotun ağızına koydu boşalma anında çekti kilotda biraz ıslaklık vardı az leke kaldı ama yerine koyduk. 3 Gün geçti plan yapıyorduk kuzenim ilaç buldu ama ablamda istanbula gitmişti. Kafaya taktı ablanlara gidelim kalalım dedi bende o plana uygun şekilde istanbula gittik ablamlarda bir gün kaldık ertesi günü yapalım dedi eniştemin işte olduğu bir gün yiğenimide okula göndermiştik. İilacın etkilerini öğrendim en az 3 saat felan ağır uyku buna göre planı yaptık kahvaltı yapmıştık öğlen 11’e doğru yeğenim gitti saat 16:00 kadarda gelmeyecekti.


Kahvaltıda meyve suyuna koyduk yarım saate etkisini gösterdi kahvaltıyı mutfağa taşıdı ve çekyata yattı seslendim ablam uyumuştu erkana dedim al yatağa götürelim yatağa götürdü kaslı öküz gibi bir çocuktu çok heyecanlıydı ben sokmam dedim amının üstüne sürterim dedi erkanın onu sikeken izlemesi daha hoşuma gidiyordu. Erkan ablamı yatağa yatırdı ve başındaki türbanı yavaşça çıkarttı. Ablam uyuyordu ve çok ağır yüzü bize dönüktü penyesini yardımımla sütyenlerine kadar sıyırdık beyaz sutyen takmıştı ve harika görünüyordu gögüsleri bembeyazdı yavaşça memesine dokunuyordum. Memesine parmağımla bastırıyordum gögüsleri esniyordu harikaydı pamuk gibiydi erkan eteğini sıyırdı tayt giymiş bacakları pürüzsüz diyordu bende memelerinin ucuna çıkartıyordum sutyenden gögüsünün bir tanesini çıkarttım meme uçlarını sakarya escort bayan yalamaya başladım ilk defa bir göğüs yalıyordum.


Göğüsleri 85 bedenmiş memelerinin ucunu dilimle yalıyordum içimde bir fırtına kopuyordu kalbim patlayacak zannediyordum erkan taytını çıkartmıştı bacaklarını elliyor ve kokluyordu. Diliylede darbeler atıyordu ben göğüslerinin ucunu yalamayı bırakıp erkanı izliyordum. Kilotunun üstünden amını elliyor ve kokluyordu ben öleceğim galiba diyordu sakin olmasını söyledim kilotunu yana sıyırdı ablam sanki bize hazırlık yapmış amın da bir tane tüy yoktu. Yeni kesildiği belliydi amını yala dedim yalıyordu harika bir ses geliyordu sularını yutuyordu sanki biraz daha parmakladı ben sikeceğim dedi dayanamadığını söylüyordu sikini çıkarttı ve prezervatif takmasını söyledim oda bir kere prezervatifsiz sikeceğini söyledi. Erkanda kocaman sik vardı amına sikini götürdü ve sürtmeye başladı harika bir ses geliyordu sürtünce amının dudakları arasında sikini sürterken vıcık, vıcık sesler geliyor hoşlanıyordum o ıslak amından gelen sesden sikini içeri doğru bastırdı kafası girdi benim başıma kaynar sular döküldü sanki.


Her zaman istediğim şey karşımda duruyordu. Erkan sikinin ablamın amcığına ittiriyor du ama zor giriyordu amcığı çok dardı yavaş yavaş ileri geri gidince yarısını soktu bastırıyordu hiç durmadan devam etti böyle 10-15 dakika soktu nasıl diyordum sıcak ve ıslak mükemmel diyordu amından çıkan sesler harikaydı. Daha sonra bende ablamın bacaklarını elleyerek 31 çektim ve vajinasının üzerine boşaldım daha sonra erkanla ablamın vajinasını temizledik üzerini giydirdik hiç bir şey olmamış gibi salona geçtik. Devamını daha sonraları anlatacağım .

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Gençlik Maceralarım! (1)

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Amateur

Birkaç dakika geçmişti ki ayak sesleri geldi koridorda. Ardından da kapının kolu kımıldadı. Kapı açıldığında Aysun Hanım karşımdaydı, elinde küçük, siyah çantası vardı. Ayağa kalktım, bendeki heyecanı yılların deneyimi sayesinde hemen anladı. Gülümseyerek, “Korkma, seni yiyecek değilim!” dedi. Kapıyı kapattı. Elimde duran anahtarı alıp kilitledi. “Otur!” dedi. Ben oturunca o da yanıma oturdu. Berber Nuri’nin özenle kestiği saçlarımı okşayıp, “Dayın anlattı durumunu. Bu zamana kadar bir kadınla birlikte olmamışsın?” dediğinde utancımdan kızardım, bir şey diyemedim.


“Kız arkadaşın var mı peki?” diye sordu bu kez. “Var!” dedim, fısıltılı bir şekilde çıkmıştı bu söz ağzımdan. Aslında yoktu kız arkadaşım, hiç olmamıştı. Ama kadına daha fazla mahcup olmamak için yalan söylemiştim. Aysun Hanım yeniden saçlarımı okşadıktan sonra sol elimi tutup memelerine götürdü. Hayatımda ilk defa bir kadının memesine dokunuyordum. Kalbim deli gibi atıyordu. “Beni beğendiğini söyledi dayın!” dedi yanağımdan öptükten sonra. “Ben de senden hoşlandım, senin gibi bıyıkları yeni terlemiş delikanlıları çok severim. Çok ateşli olurlar çünkü!” dedi ardından. Kadının sözleri, elimin altındaki memeleri derken kendimi kaybedecek hale geldim. Kalp atışlarımın sesini belki de duyuyordu o anda.


Derken ayağa kalktı. Beyaz gömleğini çıkardı, kırmızı sutyeni ile kaldı. Elini arkaya atıp sutyeni açtığında büyük yuvarlak memeleri göründü. Bayılacaktım nerdeyse o anda. Çıplak bir kadın memesini ilk kez görüyordum hayatımda. Daha önce sadece pørnø dergilerinde görmüştüm kadın memesini. Her biri iki avucumu dolduracak gibi olan memelerinin kararmış büyük uçları vardı. Yaşından dolayı memeleri sarkmıştı.


Ayağındaki ayakkabıya benzeyen siyah topuklu terlikleri çıkarıp kenara fırlattıktan sonra, “E hadi, ne duruyorsun, sen de soyunsana!” dedi gülümseyerek. Elini arkasına atıp mini eteğinin fermuarını açtı. Parlak deri eteğini indirdiğinde, beyaz, üçgen şekilli bir külotla kaldı. Onu da yanlarından tutup sıyırdı, ayaklarından çıkardı. Hayatımda ilk defa gerçek bir am görüyordum. Pørnø dergilerde okuduklarım ışığında epeyce teorik bilgi edinmiştim o zamana kadar.


Amının epey büyük ve sarkık dudakları vardı. Hafif koyulaşmış, sütlü ile koyu kahverengi arası bir rengi vardı am dudaklarının. Temiz ve tıraşlıydı amı. Zaten vücudunda da herhangi bir tüy veya kıl yoktu. Aysun Hanım vücudu ile para kazanıyordu, doğal olarak bakımlıydı. İki elini beline koydu, “Ee, nasılım, söyle bakalım?” diyerek gülünce, “Çok güzelsiniz!” dedim fısıltıyla. Tek kişilik yatağa oturdu. Ben öylece bakarken, “Hadi soyunsana, ne bekliyorsun?” dedi beyazla sarı arası renkteki dişlerini göstererek gülerken. Ben üstümdekileri çıkartırken o da bana bakıp gülümsemeye devam etti.


Sonunda külotumu da indirdiğimde sikimin epey sertleştiğini gördüm. 14 yaşından beri düzenli olarak 31 çekiyordum. Günde birkaç kez 31 çektiğim zamanlar oluyordu. Şimdi ilk kez bir kadının karşısında anadan doğma bir haldeydim. Aysun Hanım baştan aşağı süzdü beni, ardından da elimden tutup kendine doğru çekti. Sağ elini birden sikime atıp okşamaya başladığında yutkundum. Kalbimin atışları had safhaya varmıştı. Aysun Hanımın maharetli eli sikimin kökünden kafasına kadar gidip geliyor, sikim her okşamasıyla daha da sertleşip büyüyor gibiydi. Arada sol eliyle taşaklarımı da okşuyordu.


Bana bakıp, “Hoşuna gitti mi?” diye sorunca, “Gitti!” dedim. Kadına karşı kibar olmaya çalışıyordum. Bir süre daha sikimi okşadıktan sonra birden ağzına aldı onu. Kendimi geri çeker gibi olduğumda, gülerek, “Ne oldu, gıdıklandın mı?” diye sordu. “Yok, çok heyecanlıyım, ondan…” dedim. “Tamam, sakin ol, kendini bana bırak, ben bunun için buradayım güzelim!” dedikten sonra yeniden sikimi aldı ağzına. Kırmızı rujlu dudakları ile sikimin kafasını emiyor, dibinden başına kadar ağzına sokup çıkartıyordu. Ara ara da diliyle dondurmayı yalar gibi hareketler yapıyordu.


Hareketleri bir zaman hızlanıp bir zaman sakarya escort yavaşlayarak bir dakika kadar sürdükten sonra yatağa uzanmamı istedi. Elimden tutup beni kendi uzandırdı yatağa. Kalkık sikimi okşadı, ağzına aldı bir süre daha. Ardından da, “Şimdi de sen yap bakalım!” diyerek yatağın üstüne çıktı, tam yüzümün üstüne işer gibi çömeldi. Ayakları başımın iki yanından yastığa basıyordu. Kadının amının dudakları, deliği tam gözlerimin önündeydi. O güne dek hiç am görmemiştim, ama şimdi birkaç santim ötemde bir tanesi duruyordu.


“Dilini çıkarıp yala dudaklarını!” dediğinde uzattım dilimi. Amının koyu dudaklarını yalamaya başladım. Kalbimin atışları fırladı yeniden, sikim zonkluyordu. Dilimin ucunda, sarkık, etli am dudakları yaprak misali kımıldıyordu. Dilimin her bir dokunuşu ile dudaklar sağa sola oynuyordu. Saniyeler içinde cesaretim yerine gelir gibi oldu. O ana dek kullanmadığım ellerimi bacaklarına attım. Aysun Hanım götünü biraz daha indirdiğinde amı tam ağzıma geldi. Artık amını dillemekten ziyade emiyordum.


Yıllarca sikilmişti amı. Daha kısa zaman önce kel kafalı adam sikmişti üstelik. Onun sikinin girdiği amının deliğine şimdi benim dilim giriyordu. Düşündükçe iğreniyordum, ama amının tadı o zamana kadar yaşamadığım, tatmadığım bir şey olduğundan bırakamıyordum. Sanki tezgahta kaç çeşit dondurma varsa hepsini büyük bir külaha koymuşlardı, ben de onu yalıyor, emiyordum. Tatlı, tuzlu, acı, ekşi tatlar geliyordu ağzıma. Ama dondurma gibi soğuk değil, sımsıcaktı. Alev alev yanan amının garip bir tadı vardı.


Aysun Hanım ellerini dizlerine dayamış götünü ileri geri, sağa sola oynatıyordu hafif hafif. Kel kafalı adamın sikmek istediği götü de görünüyordu. Göt deliğinde kıl ya da tüy yoktu, tertemizdi amı gibi. Deliğin ağzı çukurlaşmış gibiydi ve biraz da kararmıştı. Amının içiyse kıpkırmızıydı. Bacaklarındaki ellerimi amına attım, cesaretim daha da artmıştı sanki. İki elimin başparmaklarıyla amını ayırdım. Kırmızılığın içinde derin siyah bir boşluk çıktı ortaya. Yıllarca yediği yaraklar onu böyle genişletmiş, büyütmüştü. Amını ayırdıkça daha da büyüyor, genişliyordu üstelik. Dilim amının boşluğundaydı tamamen. Ancak Aysun Hanım “tamam, hadi bakalım” diyerek kalktı, yatağın üstünde ayakta durduktan sonra indi yere. Benden kalkmamı istedi.


Ben yataktan kalkarken kendisi küçük çantasını açtı, içinden bir kondom çıkardı. Daha önce sadece bir kere kondom kullanmıştım. Arkadaşımdan almış, kondomlu sikimle 31 çekmiştim. Aysun Hanım kondomu açıp, “Al bakalım!” dedi. Heyecandan nasıl takacağımı bilemedim, elim ayağım titredi. Ancak kendisi iyi bir ‘öğretmen’ olduğunu gösterip, kondomu, “Tamam, ben takarım!” diyerek aldı elimden. Yatağa oturup sertleşip dimdik hale gelmiş sikime taktı bir çırpıda. Ardından da sırtüstü uzanıp bacaklarını açtı iki yana. “Hadi gel bakalım!” diyerek elini uzattığında ben de yatağın üstüne çıkıp bacaklarının arasına girdim. Dizlerimin üstündeydim. Amı karşımdaydı.


İlk defa sikim bir amın içine girecekti. Yavaşça üzerine uzandım. Sikimi sağ elimle tutup amına doğru yaklaştırdım. Kondomlu sikimin kafası ilk anda amının dudaklarına değdi. O an yutkundum, dudaklarımı ısırdım heyecanla. Aysun Hanım gülümseyip, “Tamam hadi bekleme, doğru yoldasın!” dediğinde, “Tamam!” dedim fısıltıyla. Sikimi biraz daha bastırdığımda yavaş yavaş gözden kayboluşunu, amına girişini izledim. Çok garip bir duyguydu bu. Yıllardır hayalini kurduğum şey gerçek olmuştu, sikim bir amın içindeydi. Her yanım zangır zangır titriyordu, nefes alıp vermekte bile zorlanıyordum heyecandan. Sonunda sikim köküne kadar amına girmişti.


Aysun Hanımın yüzünde aynı gülümsemesi vardı yine. Kadın yıllardır o kadar çok yarak yemişti ki, benim sikim onun için çıtır çerez kalıyordu belli ki. “Girdi içine, tamam, şimdi yavaş yavaş git gel yapmaya başla!” dedi. Bir yandan da beni kendine doğru çekerken bacaklarını da kaldırdı havaya, belime doladı bacaklarını. “Memelerimi de emebilirsin!” dediğinde avuçladığım sakarya escort bayan büyük, sarkık memelerinin koyu uçlarını emmeye başladım. Hayatımda annemin memesinden sonra ilk defa bir kadının memesini emiyordum. Bir yandan da belimi ve götümü yavaş yavaş oynatarak dediği gibi amında git gel yapmaya başlamıştım. Kondomlu sikim onun geniş, derin amına kolayca girip çıkıyordu.


Aysun Hanım yüzünde aynı gülümsemesi eşliğinde, “Hoşuna gitti mi?” diye sorunca, “Çok!” dedim, daha doğrusu diyebildim. Zira konuşacak halim kalmamıştı. Heyecan, coşku, utanç, korku bir sürü farklı duygular içindeydim. Yaşça çok büyük bir kadındı benden. Dayım bu nedenle onu benim için seçmişti, iyi bir öğretmendi çünkü. Yılların deneyimine sahipti. Nermin gibi genç biri olsa dayımın dediği gibi benimle alay edebilirdi belki de.


“Kolaymış değil mi?” dedi yüzümü iki elinin arasına alıp okşayarak. Ara sıra eğilip memelerini emiyor, ellerimle destek alıp göğsümü kaldırıyordum. “Tamam, şimdi biraz hızlan bakalım, daha güçlü şekilde yap!” dedi belimdeki bacaklarını havaya kaldırarak. Pompalama denilen şeyi yapmaya başladım. Belimi daha güçlü hareketlerle oynatıp sikimi daha sert şekilde sokup çıkartıyordum. Ancak bu durumun uzun soluklu olmayacağı belli olmuştu. Hareketlerim hızlandıkça boşalmaya yaklaşıyordum. Amına gireli kısa süre olmasına rağmen tıpkı 31 çekerken olduğu gibi kolayca boşalacak noktaya gelmiştim.


Sikimin darbeleri ile Aysun Hanımın vücudu sarsılıyor, memeleri ve havaya dikili uzun beyaz bacakları oynuyordu. Garip şekilde bu manzara kendime olan güvenimi artırıyordu. Altımızdaki metal karyolalı yatak da gıcırdıyor, sesler çıkartıyordu. Aysun Hanımın sağ ayağı duvara dayanmıştı şimdi. “Çok güzel, devam et, bak ne kadar kolaymış değil mi?” dedi ben hareketlerimi daha da hızlandırırken. Sonunda kendimi kaybettim, göğsüm sıkışıyor, her yanım yanıyordu. Aysun Hanımın amına boşalıyordum. Boşalırken gözlerimi kapadım, hırıltılı boğuk sesler çıkıyordu ağzımdan. İlk kez bir kadını sikmiş, amına boşalmıştım. Bunun verdiği tarifsiz zevki iliklerime kadar hissetmiştim…


Aysun Hanımın üstüne bıraktım kendimi. Ellerini sırtıma atıp okşuyor, yanaklarımı öpüyordu. “Aferin sana, ilk sefer için iyi iş çıkardın!” dedi daha sonra. Biraz kendime gelip doğruldum. “Tamam, hadi kalk bakalım!” dediğinde amından çıktım. Kondomun içinin döllerimle dolduğunu gördüm. Ben ayağa kalkarken Aysun Hanım da doğrulup kalktı. Yerde duran kıyafetlerini giyinirken ben heyecandan öylece duruyordum. “İyi miydi?” diye sordum çekinerek. “İyisin iyisin. Öyle ezik büzük durma, dik dur, erkek oldun artık, gül biraz, somurtma!” dedi gülerek. “Teşekkür ederim!” dedim yutkunarak.


Sonrasında aklıma gelen bir konuyu sormak istedim, ama biraz çekiniyordum. Lise arkadaşlarımdan biri gittiği kerhanede siktiği kadının sikinin boyu nedeniyle kendisiyle alay ettiğini anlatmıştı. Acaba benim sikimin boyu da alay edilecek kadar kısa mıydı? Utana sıkıla sorduğumda, “Hayatım takma kafana bunları, sikinin boyu gayet iyi. Önemli olan boyu değil onu nasıl kullandığındır, tamam mı aşkım? Eğer kullanmasını bilmezsen at gibi sikin olsa bile hiçbir işe yaramaz!” dedi gülerek. Sonra da, “Bunlara kafanı takma, sadece benden sana tavsiye, temizliğine biraz daha dikkat et, sikinin kıllarını kesmeyi ihmal etme!” diyerek yanağımdan öpüp çıktı odadan…


Kapalı odada bir süre daha kaldım çıplak halde. Daha önce başka adamların dölle dolu kondomlarını toplamıştım ama şimdi kendi kullandığım kondomu çıkarıp kağıt mendilin içine attım. Bozulan yatağı topladım. Üstümü giyinip yine odanın camını açtım. Kondomlu mendili tuvalete atıp işedim, ellerimi güzelce yıkadım.


Aşağı indiğimde Aysun Hanım yoktu. Dayım gülümseyip sırtıma vurdu, “Aferin!” dedi. Dayıma bana bu fırsatı verdiği için ne kadar teşekkür etsem azdı. “Canın sıkıldıysa git biraz dolaş!” deyince, “Bilmem ki?” dedim. Cebinden para çıkarıp uzattı, “Al, biraz dolaş iyi gelir, dönüşte arka escort sakarya tarafta hamam var, orada yıkanırsın!” dedi saçımı okşayıp. “Kaybolmazsın değil mi, öyle bir şey olursa otelin adını söyle tarif ederler. Sağına soluna da dikkat et!” deyince, “Tamam dayı!” deyip çıktım dışarı…


İzmir İstanbul’dan daha sıcaktı. Sokaklarda mini şortlarla, etek ve elbiselerle, askılı bluzlarla dolaşan kadınlar ve kızlar vardı çokça. İstanbul’da anca sahil taraflarında görülebilen bir şey İzmir’in ara sokaklarında karşıma çıkıyordu. Hepsi de güzel ve çekici kızlar, kadınlardı. Babamla kavga etmem, sonrasında annemin beni buraya göndermesi çok iyi olmuştu. Hayatımda yeni bir başlangıç yapmıştım daha gelişimin ilk gününde. Otobüsten bakir bir delikanlı olarak inmiştim ama şimdi göğsüm kabarık, gerçek bir erkek olarak yürüyordum. Ayrıca sikimin boyunun da iyi olduğunu yılların ustası bir kadından duymuştum.


Otelin olduğu bölgede başka otellerin yanı sıra çokça gece kulübü ve pavyon vardı. Her birinin tabelalarına baka baka yürüyordum. Ara sıra yabancı oldukları belli olan uzun boylu, manken gibi kadınlar yanımdan geçip gidiyordu. Rus ve Romen kadınlarıydı bunlar. İstanbul’da arkadaşlarla Beyazıt ve Laleli tarafına gittiğimiz bir gün bunlardan bol bol görmüştük. Burada da vardı onlardan. Acaba dayım bunlardan birini sikmiş miydi hiç? Kendi kendime (Tabii sikmiştir, adamın bunun için oteli var!) dedim. Belki ben de bunlardan birini sikebilirdim. Yaşlı Aysun Hanımdan sonra ilik gibi gencecik bir Rus’u sikmek bambaşka bir şey olurdu…


Yürüye yürüye sahile çıktım. Meşhur Konak sahiliydi burası. Ara sokaklarda, caddelerde gördüklerimden daha çekici kadınlar, kızlar doldurmuştu sahili. Felaket bir şeydi çoğu. Mini mini şortlar, etekler, elbiseler havada uçuşuyor, çıplak bacaklar, göğüsler, memeler insanın ağzına ağzına giriyordu. Sahilde yürürken bile insanın ister istemez siki kalkıyordu. Dayımın verdiği parayla bir sigara alıp denize karşı içe içe yürüdüm. Kadınları, kızları kestim. Dayım yıllardır İzmir’de yaşamakla iyi yapıyordu. Bizim gibi İstanbul’un pisliğini çekmiyordu.


Akşamüstü olmuştu artık, ortam daha da canlanmış, cıvıl cıvıl olmuştu. Bir süre daha dolaştıktan sonra otele yürüdüm. Kaybolmam sanmıştım ama kadınlar, kızlar aklımı başımdan almış geldiğim yolları karıştırmıştım. Bir gazete bayisine dayımın otelinin adını ve Basmane’de olduğunu söyledim. “Ne yapacaksın sen orada?” dedi adam gülerek. Oraların nasıl bir yer olduğunu biliyordu demek ki. Otelin adını bilmese de nasıl gidebileceğimi tarif etti.


Adamın dediği yolları takip edince geldiğim yolu buldum hemen. Otele doğru yaklaşırken fahişeler, pezevenk olduğu belli olan karanlık tipli adamlar, travestiler de sokaklara çıkmıştı. Otele gidene kadar fahişe ve travestilerin laf atmalarına, pezevenklerin, “Delikanlı, bayan ister misin?” sorularına maruz kaldım. Kendimi zor bela otele attım.


Otel gündüze göre daha kalabalıktı. Lobide birkaç adamla iki kadın vardı. Kadınlar hiç de fahişe gibi görünmüyordu. Otelde normal insanlar
da kalıyordu anlaşılan. Dayımın yanında genç bir adam vardı. Adının Akın olduğunu, geceleri kendisinin yerine resepsiyonda çalıştığını söyledi dayım. Akın efemine tipli birisiydi. Sulu ve cıvık bir şekilde, “Ay senin yeğenin bu yakışıklı mı?” dedi sırıtarak.


Dayım, “Neredesin oğlum bu saate kadar?” deyince, “Dolaştım biraz dayı…” dedim. “İyi, tamam, sen o zaman al bavulunu git yengene. Adresi kağıda yazdım, al bakalım. Taksiyle git!” dedi. Selma Hanım lobidekilere çay veriyordu o sırada. Dayım hamama gidip gitmediğimi sorduğunda, “Unuttum dayı, gezmeye dalınca…” dediğimde, “Neyse boş ver, yengende yıkanırsın!” dedi.


Bavulumla birlikte çıktım. İlerden bir taksiye binecekken travestinin biri yanımdan koşarak geçti. Arkasından da bir adam küfrederek koşuyordu. Nasıl bir yerdi burası böyle? Korka korka bindim taksiye. Taksiyle giderken adamın travestiyi yakalayıp boğazını sıktığını gördüm. Taksici, “Amına koyduğumun ibneleri, bunların hepsini Yunan gibi dökeceksin denize!” dedi sırıtarak. Sonra da, “Ama bazıları acayip oluyor ha, kadından daha kadın!” dedi iğrenç bir sırıtma eşliğinde. Adamın sözlerine karşılık vermedim hiç…


[Orkun]

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Eniştem Ablamıda Sikti Benide Sikti

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Amateur

merhaba seks hikayeleri okuyucuları ,Ben anlatacağım olay geçtiğinde 18 yaşındaydım.Ablam ise 21 yaşındaydı.Murat adında erkek arkadaşıyla sürekli gezerlerdi.Bir gün ablam benimle konuşmaya başladı.Bana cinsellikten bahsediyordu.Bana erkek arkadaşıma zevk veremezsem benden ayrılır diyordu.O gün yaklaşık 2 saat beni ikna etmeye çalıştı.Derken beni parayla kandırdı.Evde ablamlayken kapı çaldı.Gelen Murattı. Daha benim göğüslerim çıkmamışken birden beni kavradı.Ben korkudan ağlamaya başlayınca bıraktı.Ablam Aslıyla sakarya escort konuşmaya başladı.Ben ağlamay kesince yavaşça soydular beni ve ablam ekledi.Ben Murata 4 senedir götümü siktiriyorum.Ama artık genişlediği için seninkini sikecek böylece abla olacaksın dedi.Bende büyük bir olaymış gibi sevindim.Çırılçıplak kalmıştım.Amımı ve götümü yalamaya başlamıştı.Ben ise ne zevk nede acı duyuyordum.Ablam içeriden vazelin getirdi ve götüme sürdü.O . sırada Muratın yarrağını yalamaya başladı.Muratın yarrağı escort sakarya 25 cm kadar patlıcan kafalı,kara ve kıllıydı.Ablamın bunu alması beni şaşırtmıştı.Ayrıcada korkmaya başlamıştım.Önce kıç deliğimi parmakladılar.Ardından o dev yarrağın başı girdi.İçime kaydığını hissediyordum.Uzun süre parmaklandığım için acı hissetmiyordum.Göbeğini belimde hissetim.Yavaş yavaş git gel yaparken küçüklüğümünde etkisiyle yaptığım şeyi düşünmeye başlamıştım.Ben 1,51 boyunda 42 kiloda minyon tipliydim.Ama benim kıçımı sakarya escort bayan siken Murat 1,90 boylarında 90 kilo civarında spor yaptığı belli kollarının kalınlığından belli olan biriydi.Ben düşünürken Murat dar deliğimin içini sıcaklıkla doldurdu.İçimden çıktığında elimi götürdüm.Boşluk vardı.Yumruğum rahatlıkla giriyordu.Beni aylarca götümden siken Murat artık amımı siktirmem için ablamı araya koydu.Ben istemiyordum.Benim kolama uyku ilacı atıp bakireliğimi almıştı.Şu anda 21 yaşındayım.Beni genişleten Murat ablamla evlenmişti.Yaraksızlıktan kuduruyordum ve beni kolay kolay zevke getirecek kişi bulamayacığımdan Afrikaya gittim.Orada evlendim.Kocamın yarrağı dev dediğim Muratın yarrağının nerdeyse 2 katı.Azgın kızlar Afrikayı keşfedin…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32