Turbanli hijab arab turkish asian paki Egypt

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Amateur

Turbanli hijab arab turkish asian paki Egypt
turbanli komsum
Merhaba sımsıcak bir hikaye ile yine karşınızdayım.

Yaklaşık iki ay önce yan daireye yeni komşularım taşındı.
Bi gün adamla göz göze geldik işe giderken.
Ben kibarlık icabı hoş geldiniz nasıl memnunmusunuz evinizden filan diye laf attım
Adamda teşekkür edip memnun olduklarını filan söledi arabalara gidene kadar sohbet ettik.
Bekar olduğumu bildiğini ve bi akşam yemeğe davet ederse gelip gelmiyeceğimi sordu.
Teşekkür edip gelebileceğimi söyledim.
Geçen hafta sonu çağardı. Yanlız gitmek ayıp olur diye iş yerinden cillop gibi bi hatun ayarlayıp gittik beraber yemeğe.
Kapıyı hanımı açtı.
Daha o güne kadar hiç görmemiştim kadını.
Başı kapalıydı ama giydiği etek o kadar dardıki nerdeyse kilodunun markasını söyliycem.
Üzerinde de daracık bi penye, memeler desen taşşş. hatun yanıyo anlıycanız.
Benim yanımda götürdüğüm hatunda sanki podyuma çıkıcak amk oda aslanlar gibi giyinmiş gelmiş kafayı yiycekdim nerdeyse.
Yemekten sonra sohbet ederken adam elinde viskiyle geldi mutfaktan.
İlk başta içmeyiz dedik ama karısı çok ısrar edip ona siz varsınız diye bu akşam müsade ediyorum diyince bi kaç kadeh parlattık adamla.
Evde otorite kadının elindeydi anlaşılan adamda yumuşağa benziyodu zaten.
saat 1 e geliyodu izin isteyip kalktık.
Kapıya kadar uğurladılar bizi çok kibarlardı ama kadın adamın arkasından gözleriyle yiyodu beni benim hatunuda arada bi kesiyo sevgili sanmış bizi sonradan öğrendim hepsini.
Neyse iş arkadaşımı evine bıraktım geldim internette biraz oyalanıyım diye oturdum bilgisayarın başına.
Saat 3 e filan geliyodu uyku tutmadı bi türlü çıktım balkonda sigara içerken bi baktım bizim komşunun karısı daha yatmamış giymiş üzerine tam boy bi gecelik başınıda öle yalandan bişiler bağlamış bi elinde sigara bi elinde kendi arabalarının anahtarı arabanın kapılarını bi açıyo bi kapatıyo.
Merhaba dedi siz bi bakarmısın şu kumandaya kapılar açıkmı kapalımı dedi.
Tam kumandayı verirken gözlerimin içine bakarken attı aşşağı kumandayı.
Kahretsin falan filan derken ben dedim hemen alıyım geliyim. Zahmet olucak falan filan demesine kalmadan fırladım aşşağı çıkmış koridorda beni bekliyor ama merdivenden çıkarken yukarı bi kaldırdım kafamı ki altında ne külot var ne bişiy.
Saçındaki örtüyüde çıkarmış beni beklerken.
Hemen kocasını sordum falanca bey ne yapıor diye.
Domuz gibi uyuyor demesinmi 😀
Hemen şimşekler çaktı gözlerimde anahtarı eline verirken yavaş yavaş verdim.
hafif bi tebessüm edip kaçtı içeri.
Eve girdim ama kafayı yiycem.
Aklım kaldı karıda ne yapsam da nasıl sikerimin hesaplarını uzun uzun yapmaya başladım.
Derken bi kaç gün geçti benim vardiya geceye döndü gündüz bütün gün evdeyim.
Kadınla çöp atarken filan paslaşıyoruz ama saniyeler le sınırlı. Dedi hayırdır bi kaç gündür işe gitmiyorsunuz. dedim vardiya değişti bu hafta hep gececiyim. Bi gün işten geldim komşunun karısıda çöp atıyordu binaya beraber girdik.
Merdivenden çıkarken bayağ bi sohbet ettik havadan sudan.
Girdim eve Evde kendi kendime kadının hayallerini kurarken ding dong zil çaldı.
Delikten baktım komşunun karısı saat sabah 10.
Hemen fırladım içeri incecik bi eşofman altlığım var hemen giydim onu boxer ı da çıkardım üstte zaten bişiy yok sexy bir şekilde açtım kapıyı.
Beni öle dipdiri görünce nefesini bi an içinde tuttuğunu hissettim.
Buyrun dedim sanki hiç bişiy hissetmiyormuş gibi.
Yeni televizyon aldık ama bi türlü benim salak beceripde takamadı dedi sizide rahatsız etmezsem bi bakmanızı rica ediyorum diyince üzerime bişiy alıp hemen geliyorum dedim ama ne kadar da soğuk kanlı gözüksemde kalbim yerinden fırlıycak
Üzerime daracık bi t-shirt alıp girdim kapıdan içeri.
Televizyonun olduğu odaya götürdü televizyon aparatlarıyla beraber duvarın dibinde yatıyodu .
Beyinin nerde olduğunu sordum işte diyince bi an gözlerimi ona dikerek parlattım =))
İşte olduğunu adım gibi biliyordum sadece onun kocasından bahsederken bi pislik gibi bahsetmesi beni çok takrik ediyordu .
10 dakkada takılabilecek televizyonu 1 saat de taktım .
Kadın arkamda dikilmiş elinde sigarası kültabağı beni izliyodu bu çok hoşuma gitmişdi.
Son olarak bi sandalye isteyip televizyonu yerleştirmesi kalmıştı.
Hemen bi sandalye getirdi. Sandalyenin ayağının arızalı olduğunu söyleyip önüme geçip sandalyeyi tutmaya başladı.Çıktım sandalyeye kadının nerdeyse ağzına vericem ama bi yandan da tevizyon elimden kayıp düşer diye de çok tedirginim.
Aşşağıda elbisesinin yakasından gözüken dipdiri memeler bende televizyonu geçirmeye çalışıyorum o arada benim tommy uyanmaya başladı ama bariz belli oluyor eşofmandan.
Utangaç çocuk triplerine girip hemen yerleştirdim tevizyonu indim sandalyeden.
İşte bu kadar bitti dediğimde suratındaki masum kedi yavrusu gibi ifadeyi görseniz bu kadının ne istediğini anlardınız =))
Çok teşekkür etti ve bişiy ikram etmekte ısrar ettiğini söyledi.
gerek yok zahmet etmeyin filan dedim ama o arada mükemmel nescafe yaparım siz buyrun hemen yapıp getiriyim dedi ama ben onların evinde olduğum için kendimi rahat hissetmiyordum .
Bulaşığım filan var dedim onları yıkayıp yatıcam dedim ama kadın yakamı bırakmıyoki kardeşim. Ozaman bulaşığı yıkarsam kendimi çok iyi hissedeceğim diyince olmaz molmaz desemde birden bizim mutfakta bulduk kendimizi.
Ben bulaşıkları ayırırken nesacafe yapması için süt nescafe filan verdim eline geçti tüpün başında sütü kaynatıyo ben başladım bulaşığı yıkamaya.
Kadın sen gel geç önüme dünyada bırakmam bu sefer bulaşığınızı ben yıkıycam diye dayanınca bayağ bi sürttürdüm =))
Ama yine salağa yatıyorum iyi komşu hesabı 😀
Geçtim arkasına sandalyeye oturdum onun muhteşem kaçlarını seyrediyordum.
Arkadaş bi bulaşık bu kadarmı sexy yıkanır kalçalarının yanları titriyodu iki tabağı yıkarken.
İçimden dönsede bana zart diye versem eline diye hesap ederken benim tabakları lavabonun üzerinde rafa koymak için çıktı sandalyeye tabakları yerleştirmeye
Hemen kalktım ayağa lütfen bu kadar çok zahmet verdim size diye onun kibarca indirmek için tamamen tesadüf kalçasına dokunmuşum =)))
Sanki hiç dokunmamışım gibi devam ediyodu tabakları lavabodan alıp rafa dizmeye.
Hemen yanlışlıkla dokunmuşum gibi çektim elimi hızla elimi çekince suratıma baktı bunlarıda buruyamı koyuyorsunuz dedi
Şok oldum ben nerdeyim bu kadın ne yapıo önümde duran göt bana bakıyo ne sormuştu gidip gidip gelirken .artık iğneli laflarla en erken ne zaman yatabiliriz onun hesabını yapmam gerektiğine karar verdim.
Koyarken şimdiye kadar hiç dikkat etmedim nereye koyduğuma dedim.
Ama gözlerinin dibine dibine bakıyorum aşşağıdan yukarı.
Çok heycanlı bi şekilde birazda tebassümle bi kaç saniye baktı tekrar tabakları yerleştirmeye devam etti.
İndi aşşağı oturduk yemek masasına nesacafe leride getirdi hüpürtede hüpürtede içerken çok komik yaa dedi =))
Dedim ne komik olan gülerek.
Demek koyarken hiç dikkat etmiyosun nereye koyduğuna he dedi ama başladı kahkaha atmaya =))
Bende onu demek istemedim flan diye utangaç utangaç gülerken demesin mi onu nereye koyduğuna nasıl dikkat etmezsin diye =))
Başladık ikimizde kahkaha atmaya …
Gülme seansı bitince birden konuyu değiştirme ihtiyacı hissetti kendinde.
Kız arkadaşında çok güzel ne zaman evlilik filan diye sordu.
O benim kız arkadaşım değil dedim yani önceden kız arkadaşımdı şimdi ise bazı zamanlar birbirimizin ihtiyaçlarını karşılamak için bir araya geliyoruz dedim…
Sinsi bi gülümsemeyle demek kalbi seni terk etti ama kafesine hala alıp duruyo dedi.
İyice açık saçık konuşarak benim yalancı utangaç tavrımın üstesinden gelmeye çalışıyor güya =)
Seninkiyle aran nasıl dedim.
Dememe kalmadan adamın bütün kirli çamaşırlarını döktü ortaya.
Bırak şu malı yaa filan dedi hiç bişeyin kıymetini bilmez o varsa yoksa içki bide öküz gibi uyumak filan dedi.
Senin gibi bi karım olsa ben hiç uyumazdım dedim gözünün dibine dibine bakarak.
Birden nefes almayı bile kesti şefkatli bi şekilde suratıma dokundu.
Bu haraketi bütünüyle içimdeki canavarı çıkarmaya yetmişti.
Yapıştım dudaklarına.
oturduğu yerden bi yandan da eşofmanın altından sikimi yakalamaya çalışıyor.
ikimizde hızlı bi şekilde kalktık ayağa.
Ve birbirimizi tartaklar gibi üzerimizden elbiseleri çıkarmaya başladık
Kucağıma alıp lavabo mermerinin üzerine oturttum bunu sikim zaten dimdik olmuştu eteğini sıyırıp külotunu kenara çektim ve zart diye soktum içine nerdeyse dudaklarımı yiyecekti zevkten.
Biraz gidip geldikten sonra tekrar aldım kucağıma.
bu sefer havada basıyordum ona saçımın arkasını nerdeyse çekip koparacaktı.
Bu beni deliye döndürmüştü o götü görmek istiyordum …
İndirdim ayaklarının üzerine ve çevirdim arkasını Götü o kadar yumuşaktıki sanki su dolu bir balondu.
Sehpanın üzerine iyice kaldırdım onu bu sefer arkası bana dönüktü.
Amına biraz sert girdim iyice parmak uçlarına basmaya başlamıştı .
Ama o göt beni çağırıyordu. değiliği hiç küçük sayılmazdı.
Birden amından çıkarıp sırtana doğru sikimi sürtmeye başladım bu haraketimden hiç memnun olmadı tam dönmek isterken tekrar ensesinden yakaladım ve iyice domalttım mermerin üzerine ayakları yerle bağlantısını kaybetmişti.
ve götünün değiliği apaçık gözüküyordu hiç zorlanmadan bi kalem girecek kadar açıktı ağzı.
Amından akan suyla sikim sırılsıklam olmuştu fırsat bu fırsat diyip tek elimle iki elini arkadan tuttum ve saçlarını beline doğru çekerek kafasını zor bela soktum arkasına.
Kadın bağıra bağıra çığlık atıyordu ama sokmaktan vazgeçsem biliyordum herşeyi alt üst edeceğimi ne kadar acıdığını görsemde uğraşa uğraşa yarısına kadar sokmayı başardım.
Şimdi dinlenme zamanıydı.
O pozisyonda hiç kıpırdamadan onunda kurtulmasına izin vermeden bi kaç saniye bekledim.
kadının kalp atışlarını sanki sikimin ucunda hissediyordum.
Deliği bir kasılıp bir gevşiyordu.
Sokup çukarmaya devam ettim.
Ellerini hala bırakmıyordum ama saçını çekmekten vazgeçip ağzını kapatmaya başladım.
Aklımı kaçırıcak gibiydim.
Normalde ilişki esnasında kadının ağlaması bana sıkıcı gelsede onun göz yaşlarının elime doğru süzülmesi beni iyice kudurtmuştu.
Biraz daha dibine sokacam diye zorlarken birden içinden çıkarıp sırtına komple boşaldım.
Bana doğru döndü bir eliyle götünü tutuyor sanki altına yapacak gibi bir eliylede göz yaşlarını siliyordu.
Ona işini bitirmiş bir serseri gibi davranmakdan ziyade daha yumuşak bir şekilde davranmanın gerektiğini anlayınca başladım öpmeye gözünü gözyaşlarını burnunu heryerini öpüyor saçlarını kokluyordum.
Oda ilk başlarda nefret eder gibi davransada öpüşürken daha sıcak davranmaya başladı.
Ayakta nerdeyse bi 10 dakika öpüştük koklaştık.
Baktım morali yerine geldi ben işemeye giderken üzerine giyiyordu Tuvaletten çıktığımda kapıyı çekip çıkmıştı.
Hemen üzerimi giyip kapısını çaldım.
Üzerine ve bir havlu sarmış açtı kapıyı.
Girebilirmiyim dedim.
Aldı içeri ama kapının arkasındayız.
Oturma odasına baktı gözüm oturup konuşuruz diye ama gayet soğuk bir şekilde beni öperek banyo yapması gerektiğini söyledi.
fazla ısrarcı olmak istemedim sonuçta 10 dakka önce kadını altına sıçana kadar götünden sikmiştim.
İşin bitince gel oturalım bende dedim ve çıktım.
Ama gelmemişti bende yattım.
Evelki gün kocasının işe gidişini kolladım camdan adam gider gitmez kapısına tekrar gittim.
Konuşmaları soğuktu anlaşılan bu deneyimi ona utanç vermişti.
Herşey normalmiş gibi konuşsada bidaha vermek için gelmiyeceğini adım gibi biliyorum.
Benim içinde problem değil sonuçda evli bi kadın.
Bi kaç kez balkonlarda rastladık birbirimize.
Bana bakıp uzun uzun iç çekerek sigara içti.
Bilmiyorum belki götünün acısı geçince tekrar çalar kapımı =)))

Sıkılmadan okuduğunuz için teşekkür ediyorum….

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Yengem le doyumsuz sex

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Anal

Slm arkadaşlar anlatacagim hikaye gercektir halen devam ediyoruz yengemle .Ben 18 yasindayim yengem 22 sarisin yesil gozlu annesinin tarafi arnavut oldugundan anne tarafina cekmis . abim 23 abim le yengem 1 yildir evli evimiz iki katli ust kati abime verdi babam oraya yerlestiler nerdeyse beraber yasiyoruz sadece gece olunca evlerine gidiyorlar abim okul iş icin askerligini geciktirdi 23 yasinda askere gitti bu yil annem babam emekli ögretmen ankarada yasiyoruz izmirde yazligimiz var babam izmir hastasi ordan gelmek istemez abimi haziranda askere gonderdik ilk defa ayrilik olmustu ailede uzgunduk babam bizi alip yazliga goturdu yengemde bizle geldi tabi .Yengem rahat giyinen sexsi bayandi onu dusunerek cok 31 cekmistim .Biraz deniz gunes falan iyi gelmisti yengemi bikiniyle gördukce aziyordum .sohbet edebilecegi tek kisi ben olunca sohbet etdikce gitdikce koyulasiyor birbirimize gittikce yakinlasiyorduk denizde sakayka karisik ellemeye basladim tepkisini ölcmek icik ya anlamiyor yada oda memnundu birgun abimle telde konustugunu dinledim abimi özledigimi ve azdigini soyluyor sex hakkinda konusuyordu ondan bu lafları duymak beni azdirmisti ogunden sonra ons dahacok yakinlastim sohbet sirasinda konu kiz arkadasim olup olmadigina geldi bende ayrildik 6 ay dir yok dedim ooof sengibi genc biri zor olmali dedi bende ne icin dedim gensin bazi isteklerinnolur dedim bende gulerek malesef dedim ocyonden cok dertliyim dedim gulduk ikimizde ben sizde benden betersiniz dedim yutkundu ses cikarmadi konuyu deyistirdi ogun öyle gecti 1 gun sonra denize gittik annemgil annemgil gelmedi ogun ikimizdik sadece odarahatdi bana karsi farkindaydim gunus kiremini uzatti bir zahmet surermisim dedi ben de seve seve dedim hemen yaavas yavasbasladim masaj yapiyordum oda memnundu dirtina beline yavas yavas surdum bacaklarina istermisin dedim evet dedi ben ayagindan kalcalarina kadar oksaya oksaya surdum sikim taş gibi olmustu cevredeki ler bizi izliyordu farkina vardim sonradan yanina uzandim kalkan sikimi uzerine orterken gördu guldu ama caktirmazlikta geldi birsaat falan guneslendik denize girdik birbirimize sakalar yapiyorduk sikim tasgibi oldu gene bacak larinin arasina kafami sokup onu kaldirip suya atiyordum oda gayet nemnun oluyordu kalcalarini ellemeye basladim tepki vermiyor guluyor eyleniyordu gayet cesaretimi toplayarak sikimi kalcadinin arasina bastirip cekiyor bacak arasina yerlestirdim 10 saniye falan öyle kaldik hic ses cikmadi ikimizden sonra elini sikime atarak .
Balik var burda bak dedi . Evet seni cok istiyormus o dedim .
Evet farkina vardim bende istiyorum aslinda ama ortam uygun deyil dedi biraz keçiören escort sikimi oksadi bende bikininin uzerinden amcugunu oksadim denizden ciktik .
Eve gittik aksam yemek yerken babam bana ankaraya gidip bazi islerimiz var hallet dedi bende istemeyerek tamam olur dedim yengem o sirada babacim bende gidebilirmiyim birazda annemgilde kaliyim hem hakanin yemegini falan yapar ev islerine bakarim arada dedi .Annem iyi olur kizim annengilde kalirsin hem hem de arada evi dolasip toparlar yemek yaparsan iyi olur dedi .sevincden ciglik atmamak icin kendimi zor tuttum .Yengemle birbirimize bakarak gulumsedik o gun gece sabahi zor ettim kahvalti yapip babamm bizi terminala burakti yengemle otobuse bindik yengem oh be sonunda dedi bende ne oldu dedim anlamazliktan gelme iste yanliz bas basa kaldik balik da yemiyordum uzun zamandir dedi sikimi bu konusmasi bile sertlestirmisti birbirimizi oksayarak rlkeyerek ankaraya geldik ben anneme gideyim aksam gelirim eve dedi taksiyle onu annesine buraktim bende babamin söledigi isleri yaptim tel actim yengeme gelebilcekmisin aksama diye aksam 20.00 gibi gelirim dedi .Ben hemen alis veris yaptim biraz bira cerez turleri porno filmler alip eve gidip duş temizlik yapip hazirliklar yaptim aksam dedigi saatte geldi tam merabalastik falan ben geliyorum hemen yemek getirdim onu yeriz dedi dusa gitmem lazim dedi bende o gelesiye terasa masayi hazirladim mumlar falan oda hafif makyaj yapip siyah bir mini etek gayet sexsi vaziyette geldi masayi görunce sasirdi sevindi abimin böyle birsey yapmadigini falan söyledi yemegimizi falan yedik o sirada abim tel acti konustular biraz yanliz oldugumuzu söylemedi annemlerdiyim falan dedi yarim saat falan konustular sonra teli kapatip ohh bunuda atlattik dedi saat yeniden sohbet de basladik bana neyimi beyeniyorsun guzelmiyim falan sorular soruyor bende itifatlar yagcilik falan dizboyu yanina gidip dudagindan öptum sonra geri cekildi sana guvenmelimiyim sir olarak kalcak mi bu arkadas cevrene falan kesinlikle söylenmek yok gibi laflar etti bende tabiki sir olacak seni cok seviyorum istiyorumm ddeyip dudagina yapistim busefer oda karsilik veriyordu dillerimizi emmeye basladik sonra cekildi bekle beni dedi gitti sasirdim ne oldu simdi pismanmi olldu escort bayan vazmi gecti diye dusunurken
Bana seslendi gelifmisin diye yatak odasina gittigimde karsimda kirmizi gecelikle yataga uzanmis bekliyordu ben uzerimi cikartip yanina uzandim öpusmeye basladik o beni oksuyordu bende onu geceligini cikarttim göguslerini yaladim yavas yavas bacak arasina indim dilimi am dudaklarinin arasina dilimle daireler yapip sokup cikartiyordum cikartiyordum yengemde kafami bastirip inliyor
Ohhhh nasil amim em hadi yala sik beni diye inliyordu
Yeter sok hadi sik beni dedi bende yavasca sikimi amina evi olan escort soktum ami sulu ve sicacikti yengem ohhhhhhhh hadi iste böyle dedikce daha sert pompaliyordum ikimizde bosaldik öpustuk biraz supersin dedim daha bitmedi ama dedim yengem de yeni basladik dedi sikimi yavasca cikartim amindan amindan akan sipermleri peceteyle temizledi dusa gitti temizlenip geldi birer sigara yaktik konustuk falan porno filmi bakalimmi dedim oo super olur bakariz dedi ama sende bir dus al gel dedi bana gittim dus alip geldim filmi actik kadin adamin sikini oyle yaliyorduki offf of dedim yengem hop ne oluyor dedi baksana dedim nasil yaliyordedim daha iyisini yapanlar var dedi eminim ondan dedi sonra adam kadini yalamaya başladı amini yalarken parmagini kadinin gotune sokuyordu sonra kadini domaltip gotunu yaliyor dilini sokup cikartiyor yengem offf bu guzel iste dedi abin arkadan yapar ama yalamaz dedi ben basladim biynundan gogsu nu sonra amini yaladim filmdeki gibi domaltip got deligini yaladim inliyor ucuyordu zevkden oda amini oksuyor du orgazm olmus tu o sirada dogruldu bana sira bende dedi sikimi yalamaya basladi superdi emi yor yaliyor sikim tas gibi oldu sonra sikimin uzerine oturup ziplamaya baslada biraz ikimizde zevkin doruguna vardik sonra uzerimden kalkti domaldi ben arkasina gectim sikimi gotune yavasca bastirdim inlemeye basladi yavas yavas diye kisik sesle tekrarliyor ben ben yavas yavas hepsini soktum yavasca cikartip sikimi tukurukleyip yeniden soktum busefer rahatti yengemde zevk aliyordu yavas yavas sokup cikariyordum sabaha kadar sex yaptik iki hafta yengemle evde rahat rahat sex yaptik sonra annemgil geldi geceleri gizliden yengemin odasina gidip yapiyoruz .Yengem abimle beni ayni anda sikin diyor abimi ikna edecekmis askerlik bitince bende cok istiyorum ama böyle daha guzel istedigimiz zaman yapiyoruz

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

45’lik Fizik Hocam

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Amateur

Liseden mezun olalı 1 yıl olmuştu. Yaz sıcağından bunaldım. Saat 18:30 sularındaydı. Hava almak için dışarı çıkmıştım. Bir kafeye girip oturdum. Çay söyledim. Gelmesini beklerken dışarıyı seyrediyordum. Masama biri oturdu. Kim olduğuna bakmak için döndüm. Lisedeki fizik hocam olduğunu gördüm. (Ne olur ne olmaz isim vermeyeceğim) Kendisini kısaca anlatayım. Yeşil gözlü, kumral saçlı 1,70 civarı boya sahip baya sexy bi kadın. Göğüsleri portakal kadar felan işte. (Manava döndü bura amk) Götü büyük değil ama spor yaptığı belli oluyor baya dolgun sıkı bir götü var. Merhabalaştık. Bir çay daha söyledim. Çaylarımızı içerken baya bir muhabbet ettik. Hava kararmaya yüz tutmuştu. “Hocam müsade ederseniz ben kalkayım” dedim. Hesabı istedim. Hesabı ödememe izin vermedi. Parayı verip garsonu gönderdi. “Ne güzel muhabbet ediyorduk işte. İstersen gel benim evde devam edelim” dedi. “Benim için uygun ama aileme haber vermem lazım” dedim. Masadan kalkıp az uzaklaştım. Kalbim küt küt atıyordu. Babamı aradım. “Bu akşam arkadaşta kalacağım. Ailesi memlekete gitmiş yalnız kalmak istemiyor” felan diye 10 dakika dil döktükten sonra izin koparabildim. “Tamam. Gidebiliriz” dedim. Masadan kalkıp toparlandı. O önde ben arkada arabaya doğru yürümeye başladık. Altında deri pantolon ütünde ise dar beyaz bir bluz vardı. Yaşına göre gayet güzel bir vücudu olduğunu söylemeliyim. Arabaya gidene kadar deri pantolonun içindeki götüne baktım. Ön kapıyı açtı. “Hadi bin” dedi. Bindik. Arabayı çalıştırdı ve gitmeye başladık. “Kıyafetlerimi beğendin mi?” diye sordu. Afalladım. “Arabaya gelene kadar gözünü ayırmadın” dedi ve gülümsedi. Utançtan kıpkırmızı olmuştum amk. Hiçbir şey söyleyemedim. Utandığımı farketmiş olacak ki ” Utanmana gerek yok hoşuma gitti” dedi. Ben yine sustum kaldım. Kısa süre içinde eve ulaşmıştık. Bir apartmandaki en üstteki dairede yaşıyordu. Asansöre binip eve çıktık. Ayakkabılarımızı çıkarıp içeri girdik. “Ben bir hava alayım” dedim. Balkona çıktım. Kendimi sakinleştirmeye çalışıyorum. Ben sakinleşsem ufaklık sakin durmuyor amk. 5 dakika dışarıyı seyrettikten sonra içeri girdim. “Aç mısın?” diye sordu. Üstünde hala aynı kıyafetler vardı.gerçek resimli escort Ama artık bluzunda meme uçları belli oluyordu. “Aç değilim” dedim. “İyi. İki bira alıp geliyorum. Soğuk soğuk içeriz” dedi. Mutfağa gidip elinde biralarla geldi. Birini bana uzattı ve karşıma oturdu. İçmeye başladık. İçerken çaktırmadan vücudunu süzüyordum. “Eee hala cevap vermedin. Kıyafetlerimi beğendin mi?” dedi. İçimden “Tamamdır aga bu kadının niyet belli.” dedim. Kendime güvenimi tazeledim. “Çok beğendim hocam” dedim. Yanıma geldi. Bacak bacak üstüne attı. “Hocamı da bırak artık. Okulda mıyız tatlım” dedi. “Ne dememi istersin?” dedim. Elini saçlarıma atıp okşamaya başladı. “Aşkım diyebilirsin mesela” dedi ve gülümsedi. Tabi cool takılıyorum ama heyecandan sikim düşecek amına koyim. Ben de elimi bacağına koydum. Yavaşça yakınlaşmaya başladık. Sıcak nefesini hissediyordum. Dudaklarından öptüm. “Nasıl istersen aşkım” dedim ve öpüşmeye başladık. Dillerimizi birbirine doluyoruz. Dudaklarımızı ayırmadan kucağıma oturdu. Öpüşürken bir elimle götünü okşayıp mıncıklarken diğer elimi bluzundan içeri sokup sırtında gezdiriyordum. Öpüşmeyi bıraktık. “Yatak odama gidelim mi?” dedi. “Olur” dedim. Kucağımdan inmesine izin vermeden ayağa kalktım. Bacaklarını belime doladı. Yatak odasına götürüp yatağa oturttum. İlk önce kendi tişörtümü ve pantolonumu sonra onun bluzunu yavaşça çıkardım. Gördüklerim karşısında tek kelime edemedim amk. Muhteşem memeleri vardı. Koyu renkli meme uçları çok hoş gözüküyordu. Sırt üstü yatması için omuzlarından ittirdim. Dudaklarından birkaç kez öptükten sonra boynunu yalamaya başladım. Yavaş yavaş memelerine indim. Memelerini avuçlayıp meme uçlarını emiyordum. Hafif hafif inliyordu. Baya bir süre memelerini yaladım. Tekrar aşağıya doğru inmeye başladım. Deri pantolonunun düğmesini ve fermuarını açtım. Bir çırpıda pantolonunu çıkardım. Pantolonu gibi siyah transparan iç çamaşırı giymişti. O halde ona bakmam bile benim ufaklığı tungsten kadar sertleştirdi. İç çamaşırını da çıkarıp attım. Amı da meme uçları gibi koyu renkliydi. Bacaklarını öpüp yalayarak amına geldim. Amı baya ıslanmıştı. Garip ama hoş bir kokusu vardı. Hayatımda ilk kez de olsa kesinlikle bu amı yalayacaktım. Çok geçmeden yalamaya başladım. Dilimi sokabildiğim kadar içine sokuyor, amının dudaklarını dudaklarımın arasına alıp emiyordum. İnlemeleri artmıştı. Klitorisini yalamaya ve emmeye başlayınca inlemeler yerini zevk çığlıklarına bıraktı. O çığlık attıkça ben daha fazla gaza geliyordum. “Amımı yala erkeğim” diye sayıklarken boşaldı. Kendine gelmesi için yanına yatıp birkaç dakika bekledim. Kendine gelir gelmez “Sıra bende aşkım” dedi. Boxerımı çıkardı. Sikimi eline aldı. Taşaklarımı yalarken 31 çekiyordu. Bu zevk hemen bitmesin diye sınırlarımı zorluyordum amk. Sikim resmen zonkluyordu amk. Sonunda ağzına aldı. Ağzına sokup çıkarırken dilini çevresinde gezdirdiğini hissediyordum. Artık dayanacak gücüm kalmamıştı. “Geliyor” dedim. 19 yıllık ömrümdeki en büyük boşalmamı gerçekleştirdim. Ben boşalırken o hala sakso çekiyordu. Balon gibi söndü amk. grup yapan escort Ağzındaki döllerimi eline tükürdü. Banyoda elini yıkayıp geldi. Sikimi kaldırmak için tekrar saksoya başladı. Zaten hemen şahlandı benimki ehehe. Sırt üstü yattı. Birkaç kez amını parmakladım. Sikimi amına yasladım. Fırın gibi yanıyordu amk karısı. “Bu benim ilk seferim” dedim. “Hadi bekletme beni daha fazla” Yavaş yavaş içine girdim. Yok böyle bir zevk. Ben hızlanmaya başladıkça bunun çığlıkları da artmaya başladı. “Hadi. Hızlı. Sik beni. Senin orospunum ben” minvalinde bir şeyler söyleyip duruyordu. O sırada meşgul olduğum için tam hatırlamıyorum ehehehe. 5 dakika felan geçti. Artık boşalmama ramak kalmış. Bacaklarını belime dolayıp beni kendine bastırıyordu. Sarıldık birbirimize. Bir yandan sikiyor diğer yandan dudaklarını boynunu felan yalıyordum. “Boşalacağım” dedim. Sesi titrek bir şekilde “Sakın durma içime boşal aşkım” diye çığlık attı. Birden bacakları titremeye, amı kasılmaya başladı. Amı sikimi resmen içime çekiyordu. Çok geçmeden ikimizde boşaldık. İnlemelerimiz homurtularımız birbirine karışmış vaziyette. Kendimi zar zor yanına attım. “Teşekkür ederim aşkım” dedim. “Asıl ben teşekkür ederim” dedi. Birbirimize sarılıp doya doya öpüştük. Öylece uyuya kalmışız sanırım. Uyandığımda sabah olmuştu. Üzerime bir boxer giydim. Banyoda elimi yüzümü yıkayıp mutfağa geçtim. Onu mor bir gecelik giymiş halde kahvaltı hazırlarken buldum. “Uyandın mı kocacım” dedi. (Kocacım ne amk) Arkasına geçip beline sarıldım. Götüne yaslayıp boynuna öpücükler kondurdum. “Günaydın erkeğim” dedi. “Günaydın aşkım” dedim. Bende birkaç şeye yardım ettim. Sofrayı hazırlayıp kahvaltımızı yaptık. “Sofrayı sonra toparlarım” dedi. Elinden tuttum. “Yatak odasına gidelim de kaldığımız yerden devam edelim” dedim. Çekiştire çekiştire götürdüm. Belinden tutup duvara yasladım. Dudaklardan falan öpmeye başladım. Boynunu yalayıp emerken elini boxerımın içine soktu. Önümde diz çöküp soydu beni. Zaten şahlanmış ufaklığı ağzına aldı. Olgun kadınları övüp dururlardı ama anlamazdım. O an anladım amk. Bir sakso çekmesi var kelebek görse ömrü uzar lan. Çıkarttım ağzından.bayan escort Ayağa kaldırıp geceliği çıkarttım. Yatağa domalttım. Diz çöküp amını yalamaya başladım. Kadın inledikçe benim yalayasım geliyor amk çok hoş birşey. İyice ıslanıp zevkten kudurana kadar yaladım. Sonra arkasına geçip sikimi sürtmeye başladım. “Hadi sok aşkım” diye inledi. Sikimi yavaşça içine soktum. İki elimel kalçasından kavradım. Şap şup sikmeye başladım. Deli gibi sikişiyorduk. Ben amına soktukça o inliyordu. Gittikçe hızlanmaya başladım. Boşalmamak için arada kısa süreliğine çıkartıp tekrar sokuyordum. Tabi ben de playboy değilim amk yoruldum. Saçlarından kavradım. Sert bir şekilde sikmeye başladım. “Sik amımı. Doyur beni kocacığım. Aşkım” falan diye beni gaza getiriyordu. Tabi o öyle dedikçe egom tatmin oluyor daha çok zevk alıyorum. Artık paydos vakti geldiğini hissettim. Saçlarını bırakıp öne eğildim. Memelerini okşayıp mıncıklarken omzunu öpmeye başladım. Birkaç saniye sonra etna yanardağı misali içine boşaldım. Bacaklarımda güç kalmadı. Usulca içinden çıkıp yatağa sırt üstü uzandım. “Bana 5 dakika izin ver sonra duş alırız” dedim. “Tamam aşkım. Ben gidip küveti doldurayım” dedi ve gitti. Dinlendikten sonra banyoya gittim. Birlikte küvete girip seviştik. Birbirimizi güzelce yıkadık. Kurulanıp çıktık banyodan. Giyindim ve bir kere öptüm. Sonra da eve döndüm işte amk daha ne yazayım yeter kaç saat oldu.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

MASTÜRBASYON – 2

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Amateur

Yıllar önceydi. On sekiz yaşını ikmal etmekte olan genç kadındım o sıralar. O gece saat dört civarıydı uyandığımda. Usulca yataktan kalktım ve bir süre evin içinde dolaştıktan sonra kendimi yavaş yavaş bastırmakta olan sıcağın da etkisiyle balkona attım. Tabi balkona çıkarken yanıma bir kadeh, bir şişe şarap ve bir pakette sigara almayı ihmal etmedim.
Gerçekten hava şimdiden yakmaya başlamıştı. Ve yaz olduğu için üzerimde yalnızca askılı geceliğim ve kilodum vardı. Denize karşı oturdum ve ilk önce şarap doldurdum kadehime. Ardından bir sigara yaktım. Yudum yudum şarabımı içerken sigaramı da tellendiriyordum denize bakarak.
Aradan ne kadar geçti bilmiyorum. Şarabın etkisiyle beni bir sıcak basmaya başladı. Önce yüzümü ovaladım. Fakat bu sıcak basması başkaydı. Ve içimde bazı duygular uyanmaya başlamıştı hem sıcağın hem de şarabın etkisiyle; cinsel duygular tabi ki. Önce biraz direndim buna. Fakat geçeceğine daha da artıyordu şarabı yudumladıkça. Derken daha fazla direnemeyeceğimi anlayınca elim göğüslerime gitti bir anda ve geceliğimin üstünden okşamaya başladım. Okşadıkça daha da kabarıyordu içimdeki cinsel arzular. Ve dayanılmaz bir hal alıyordu. Bir süre bir yandan şarabımı yudumlayıp bir yandan da göğüslerimi okşadıktan sonra ani bir hareketle askılı geceliğimi çıkarıverdim bir hamlede. O an yalnızca kilotla kalmıştım. Ve göğüslerimin uçları da alabildiğine sertleşmiş, göğüslerim dolgunlaşmıştı.
Bir süre daha sigaramı tellendirip şarabımı yudumladım o yarı çıplak halimle denize bakarak. Bu arada havada alaca karanlık oluşmaya başlamıştı. Ardı ardına devirdiğim şaraplar sonucunda hem çakırkeyf olmuş hem de cinsel duygularım karşı konulamaz hal almıştı. Yerimden kalktım elimdeki kadehi bitirince ve mutfağa gittim yarı çıplak. Biten şişenin yerine yeni bir şarap şişesi alıp döndüm balkona. Şişeyi sehpaya koyduktan sonra parmaklıklara ellerimi koyup denizi süzdüm birkaç dakika. Ardından tam oturacakken bir an durup cinsel organıma baktım. Elim yavaşça cinsel organıma gitti. Öyle ayakta bir süre okşadım onu kilodumun üstünden. İyice ıslanan cinsel organım okşayınca daha da ıslanmıştı. O an hiç çekinmeden çıkarttım kilodumu ve oturdum yerime. Oturur oturmaz da yeni şişeden kadehime şarap doldurdum ve ardından bir sigara yaktım. Şarabımı yudumlayıp sigaramı tellendirirken hava da aydınlanmaya başlamış, güneş balkona abanmanın yolunu tutmuştu. Alabildiğine açtım bacaklarımı o an. Güneşin sıcaklığıyla doldu o an cinsel organım. Ve bu sıcaklığın etkisiyle zaten yanan escort kadınlığım iyice yanmaya başladı.
Artık karşı konulamaz noktaya gelmiştim.genç escort Kadehimdeki şaraptan bir yudum daha aldım ve sigaramdan derin bir nefes çekip elimi kadınlığıma attım. Önce hafiften sonra giderek hızlanan biçimde okşamaya başladım. Bu arada hiç sakınımsız biçimde inliyordum. Okşamalarım bir süre sonra kadınlığımın iyice ıslanmasıyla parmaklamaya dönmüştü. Bir yandan sakınımsız biçimde inliyor bir yandan da alabildiğine parmaklıyordum kadınlığımı ve hatta götümü. Parmakladıkça da daha da azgınlaşıyordum. Bir saate yakın devam eden bu halin sonunda kasıla kasıla boşaldım. O an yaşadığım zevk dakikalarının etkisiyle açıkça sarhoş olmuştum ve soluk soluğa ter içinde kalmıştım.
Bir yirmi dakika daha kadınlığımı parmaklayıp göğüslerimi okşadıktan sonra. Yeniden kadehime şarap doldurdum ve yaktığım sigaranın eşliğinde yudum yudum içtim esriklik içinde denize bakarken.
Bu olayın bir benzeri hemen hemen yirmi yıl sonra yeniden başıma eve gelen escort gelecekti. Fakat o zaman balkonda yalnız olmayacaktım. Yanımda eşim de olacak ve bu keyifli anları birlikte yaşarken bir yandan öpüşüp bir yandan da birbirimize mastürbasyon yapacaktık.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Gül ile İlk Defa.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ass

Gül eşinden boşandıktan sonra çocuklarıyla yalnız yaşayan, bir hayli geniş aile klanımız içerisinde akrabamız bir genç kadındı. Yakındık, samimiydik, dul olduğundan korunmaya alınmıştı, ailece sık sık görüşürdük. O yaz da kocası olmadığından ailesinin yazlığına onları bırakma işi bana kalmıştı. Altı ve on yaşındaki çocuklarını ve eşyaları arabaya yükleyip sekiz saatlik yolculuğun sonunda akşam üstü sahildeki evlerine varmıştık.

Yol boyunca çocukların uyumasını da fırsat bilerek uzun uzadıya konuşmuş, hatta müstehcen fıkralar bile anlatmıştık. Ayağındaki bez ayakkabılar, üstünde bolca bir şort etek, içinde göğüslerini iyice baskılayıp zapt etmiş spor sütyeni, iki renkli kalın askılı atlet vardı. Uyukladığı kısa aralıklarda hızımı iyice yavaşlatıp bol bol bacaklarını ve vücudunu seyrediyordum.

Çaktırmadan birkaç resmini almıştım yine. Hatta bir ara kendi şortumun bacak arasından elimi sokup sola doğrulttuğum penisimle oynarken öyle bir sertleşip kalkmaya başladı ki… Sonunda dayanamadım. Tenha ve kapalı gibi bir benzin istasyonuna girip pis tuvaletinde masturbasyon yapmak zorunda kaldım.

İlk defa bu kadar uzun süre baş başa kalıp rahatça sohbet etmiş ve hatta ağırlıklı olarak benimki olmak üzere cinsel hayatımıza dahi girmiştik. Oldukça sık görüşürdük. Hayli ilerlemiş, fakat mesafeli bir samimiyet vardı aramızda… Onun için benimle cinsel konularda konuşabilmek su içmek kadar doğal bir şeydi…

Annesi ve evli ablasıyla çocuklarından oluşan çekirdek ailesini de esk**en beri tanıdığımdan iki gün yazlıkta onlarla beraber kalacak, sonrasında işim için daha güneye devam edecektim.

Vardığımızda artık akşam üstü oluyordu ve deniz çok davetkardı. ankara bayan escort Aklımda sadece denize atlayıp serinlemekten başka, Gül’ü de denize girmeye razı edip onu bikiniyle görmek vardı.

Gül evlendikten sonra, hele özellikle ilk doğumundan sonra daha yuvarlak hatlara sahip olmuş, annelik onu daha bir seksileştirmişti. Ortadan büyük göğüsleri ikinci doğumunda biraz sarkmıştı. Ama her erkeği kışkırtacak denli derli toplu duruyorlardıeryaman escort . Bacakları biraz kalınca olsa da ayakları ve parmakları güzel, uzun ve her zaman bakımlı olurlardı.

Evimize misafirliğe geldiği zamanlarda çorapsız olması için dua eder, gelmelerini dört gözle beklerdim. Evimizde olduğu zaman zarfında büyük bir rahatlıkla oturup kalkar, her zaman giydiği kısa eteklerinden çoraplı bacakları açılıp saçılırdı. Ben de o açıldıkça görünen manzaraları mümkün olduğunca seyredip aklıma yazardım. Çaktırmadan telefonumla bir sürü frikikli resmini çeker, bunları da yalnız gecelerde kendime masturbasyon malzemesi yapardım.

Eşyaları alelacele indirip bir an önce sahile gitmek istediğimi ve elvankent escort denize girmenin onun için de çok iyi olacağını devamlı telkin ediyordum.

“Dur bakalım önce çocukları bir halledeyim, belki…” diyordu. İçinin burkulduğunu ve onun da benimle birlikte denize girmek istediği hissediyordum.

Daha fazla ısrar etmeden, kısa bir hoşbeşten sonra küçük çantamın içindeki deniz eşyalarımı alıp plajın yolunu tuttum.

Biraz yüzdükten sonra hala kıyıda şezlonglarda oturan kızları seyrederken bir anda plaja doğru koşar adım gelip elini güneşe siper yapıp sahilde beni arayan Gül’ü görünce çocuk gibi sevinip doğruldum ve çılgın gibi el sallayarak yerimi belli ettim.

Gerçekten çok heyecanlanmış, sevgilisiyle ilk defa buluşan biri gibi hissediyordum. Bir anda bu düşünce beni rahatsız edip içimi suçlulukla doldurdu. Ben ne yapıyordum? Saçma sapan bir yere gidebilecek riskli bir durumdu. Bu düşüncelerle o içimde uçan kelebekler bir anda duruverdi ve öylece eşyalarını hemen benimkilerin yanına bırakmasını seyretmeye başladım.

Fakat durgunluğum üstündeki straplez havlu deniz elbisesini aşağıya doğru indirip ayaklarından çıkarırken bir anda geçti.

İri çiçek desenli renkli bir bikini giymişti. Boynunun arkasından ipini bağlayıp denize doğru yürürken bacaklarını ve kalçalarını hayranlıkla seyretmeye dalmıştım.

Suyun kasıklarını geçmesi ve ürpererek içine çektiği karnıyla dahada irileşip taşacak gibi olan göğüslerine ipnotize olmuş şekilde bakıyordum. Sonunda suya dalıp biraz yüzdükten sonra yanımda bitiverdi.

Yanımda ayaklarını yere basıp göğsümüze kadar ulaşmayan suda dikilince saçlarından akan sular, göğüslerinin arası ve diken diken olmuş kolları nutkumu tutturmuş, kalakalmıştım. Kekeler gibi bir sesle ancak,

“Üşümüşsün…” diyebildim.

“Evet, hadi yüzüp ısınalım biraz…” deyip suyun üstüne zıplarcasına çıkıp kulaç atmaya başladı. Tabi bu arada harika kalçaları da ıslak ıslak önümden geçit töreni yapmış ve biraz önceki suçluluk çoktan yok olup gitmişti.

Hızlı kulaçlarla ona yetişip biraz daha açıldık. Durunca üşüdüğümüzden hızlıca hareket edip hem sohbet ediyor hem de yorgunluk atıyorduk. Bir ara arkadan şakalaşarak boynuma sarılmış, soğukça suyla iyice sertleşmiş göğüslerini sırtımda ezmişti. O ne hissetmişti bilemiyorum ama su bu kadar soğuk ve denizin içinde olmasak o anda penisim kazık gibi olurdu.

“Üşüdüm biraz.. Hatta baksana tüylerim diken diken oldu… Sür bak elini…” diyerek kolunu bana uzattı. Bu arada suyun üstüne doğru sırtüstü kaldırdığı vücudu, önce göğüsleri ve sonra da karnı olmak üzere suyun dışına bir ada gibi çıkmıştı. Kibarca, incitmeye korkarcasına koluna sürdüm elimi, ben pürüz değil ateş hissediyordum. Hatta bir anda göğüs ucunun birinin kalınca olan bikinisine rağmen belli olduğunu fark ettim.

“Sürmeme gerek yok.. Baksana göğüslerinden bile belli oluyor” deyince bir anda suyun içinde batıp utangaç,

“Nasıl yani? Açılmış mı?” deyip bikinisinin kaydığını zannedip düzeltmeye çalıştı.

“Yok hayır.. Üşüyünce ucu belli olmaya başlamış. Bir üşüyünce bir de tahrik olunca kabarır ve sertleşir ya, işte öyle…” dedim. Şimdi ne olduğunu anlamış ve utanmıştı. Ardından da hemen yüzüne bir muzip ifade gelmişti.

“Amann… Bizimki sertleşiyor, sizinki de küçülüp içine kaçıyor işte…” deyip şuh bir kahkaha attı.

Hiç tereddüt etmeden kafamı öne eğip şortumu suyun içindeyken sanki görebilecekmişim gibi açıp bakar gibi yaptım. Kafamı acele ve panikle kaldırıp

“Eyvah… Gül… Benimki yok olmuş.. Düşmüş galiba…” diyerek yalancı bir panik hareketiyle komiklik yapıyordum.

Bu arada o da buna katıla katıla gülüyorken ben de bir anda ciddileşip elimi şortumun içine soktuğum belli olacak şekilde gerçekten küçülmüş penisimi kavradım. Bu sefer ciddiyetle,

“Hakikaten kız… Bu benimki çok küçülmüş, baya bamya gibi olmuş” dedim. Gülüşmemizin sonunda,

“Hadi artık ben çıkayım, çocukları anneme bıraktım. Hem akşam yemeği için hazırlık yapmam lazım, yeter bu kadar gevezelik… Yarın deniz gevezeliğine devam ederiz.. Sen geliyor musun?” diye sordu.

“Ben biraz daha kalayım. Şu düşen çükümü bulup bamyanın yerine takmam lazım” deyince kahkaha atıp

“İyi fikir bence de… Sana her zaman lazım olacak…” dedi.

Arkasını dönüp hızlıca kıyıya doğru yüzmeye başladı. Çok geçmeden kıyıya ulaşıp kurulanmadan havlu elbisesini giydi, el sallayarak gözden uzaklaştı.

Ben de çok oyalanmadan çıkıp kurulanıp eve vardım. İki katlı bir villaydı, çok büyük değil ama güzel geniş bir balkonu vardı. Bana alt kattaki odayı yapmıştı annesi, onlar da üst katta yatacaklardı. Açıkçası benim de işime gelmişti. Hem alttaki banyo tuvalet bana kalacak hem de gece birkaç duble içip istediğim saatte yatabilecektim.

Evde koşuşturma başlamış, yakındaki sitede oturan ablası ve çocukları da gelince ev curcuna olmuştu. Duşumu alıp üstüme bir şeyler giyip mutfağa yöneldim. Gül alelacele topladığı saçları ve hafif bir günlük ev elbisesiyle bir şeyler yapıyor, annesi de gidip duş alıp giyinmesini söylenip duruyordu.

Yardım edecek bir şey olmadığını söyleyip beni balkona kovdular, ben de ikiletmeden balkonda yanlamasına duran salıncağın önündeki şezlonga attım kendimi… Annesi, ablası hatta büyük kızlar devamlı bir şeyler taşıyıp duruyorlardı. Sonunda ablası,

“İşte rakı da geldi.. Haydi kendine koy bir kadeh…” deyince yerimden kalkıp dediğini yaptım. Sofra hazır ama yemek daha pişmemişti.

Gül hızlıca gelip salıncağa kendini attı, salıncağın zıplamasını eğlenceli bulup çocuk gibi biraz daha yerinde sıçrayarak zıplamasını sağlamıştı. Çok eğlendiği ve neşesinin yerinde olduğu belliydi.

Yerinden hafifçe uzanıp eğilerek elimdeki kadehi işaret etti, ben de ona doğru uzatınca bir anda kapıp, irice bir yudum alıp yutmadan bana geri uzattı. Şaşırmıştım, o da hala yutamamış ve gülmeye başlamıştı. Birazı sıkıca kapalı tutmaya çalıştığı dudaklarının arasından parmaklarından eline akmış. gerisini de zorla yutmuştu.

“Yuh görmemiş.. Şey görmüş yeni gelin gibi ne atlıyorsun öyle?” dedim. Gülerek

“Atlarım… Tutarım… Yutarım…” dedi. Dedi ama bir anda manasını da anlayınca kalakaldı.

“Vallahi afiyet olsun…” dedim ben de gülerek. Utanmıştı biraz ve o arada parmak arası terliklerinden kurtulup hemen benim bacaklarımın önünde bacak bacak üstüne attı. Şezlong zaten alçak olduğundan ve de boyu salıncağın üçte biri kadar bir yerini kapladığından üstteki ayağının tabanı neredeyse dizlerimin üstünde gelmek üzere bir yerde duruyordu.

Bakakalmış ve gerçekten hipnotize olmuştum. Her zaman bakımlı olan yeni sürülmüş parlak koyu kırmızı ojeli, yumuşacık tabanlı pembe bir ayak önümde duruyordu. O farkında olmadan bir hava tutturmuş, bir şeyler anlatıyor, bülbül gibi şakıyıp duruyordu. Zaman zaman da anlattıklarıyla ya da salıncağın hafif sallanmasıyla hareket eden ayağını, ayak bileklerini ve oturduğundan ezilmiş baldırlarını seyrediyordum.

Gerçekten tahrik olmaya başlamıştım ve penisim altta kıvrık durduğu yerden külodumun içinde sertleşmeye ve kendine çıkış arar şekilde hareketlenmeye başlamıştı.

O hala bir şeyler anlatıyor, ayakucunda olanların farkına varamıyordu. Bir anda ayak değiştirince manzara değişmiş, ezilip kızarmış baldırı daha da bir açığa çıkmıştı.

Bir anda göz göze geldik ve benden bir cevap beklediği belli bir suratla bana bakıyor, ama cevap gelmeyince benim yüzümdeki bu acaip ifadeyi anlamaya çalışıyordu. Yutkunarak

“Efendim..? Duyamadım Gül…” diyebildim kısık bir sesle.

“Zaten deminden beri duymuyor gibisin. Nerelerdesin sen?” dedi.

“Şey.. Biliyorsun ben… Ayaklar konusunda biraz fazla hassasım.” diyebildim çekinceli bir şekilde. Biraz doğrulmuştum oturduğum yerde, çünkü penisim baya sertleşmiş ve solda bulduğu boşlukta şortumun altında sopa gibi duruyordu.

“Aaaa.. Sen sevmiyor muydun ayakları?” diye gülerek muzipçe bir tavırla bir anda doğrulup, üste attığı bacağını indirip sanki iğrenip kaçındırmak için yapar gibi dizime ve bacaklarıma sürtmeye başladı. Durumumu daha da zora soktuğundan haberi yoktu tabi..

Bir anda seri bir hareketle bacaklarıma sürttüğü ayağını sol elimin avuçiçi ile topuğundan, sağ elimle de parmaklarından sıkıca yakalayıp tuttum. Biraz kaçırmaya çalışsa da hemen bundan vazgeçip anlamayan yüzle bakmaya başladı.

“Sen.. Sen yanlış anladın.. Ben ayaklardan, hele bakımlı ve ojeli ayaklardan çok tahrik olurum ve de şu anda oldum.” diyebildim. Hala anlamamış ve sorgular bir ifade ile,

“Nasıl yani şimdi? Tahrik… Nasıl yani?” diyebildi.

Ellerimin arasındaki ayağını hala bırakmak istemeyen bir kuvvetle tutuyordum. Kalakalmıştı ve sağ elimle hiç bırakmadan biraz sıkıp biraz yumuşatarak hafif bir masaj yapar hale gelmiştim. O da ayağını çekip kaçıramıyor, heyecanı artmış ama ne olduğunu anlamamıştı.

“Nasıl yani.. Bayağı tahrik mi oluyorsun?” dedi.

“Evet canım, bak istersen…” diyerek kaykılarak oturduğum yerden, elimde tuttuğum ayağını bırakmadan önünde ayağa kalktım. Çok az bir mesafe vardı ve yukarıya doğru elimde kalkan bacağına doğru dönüp, solda sertleşip ayağa kalktığımda iyice belli olan penisimi ayak tabanına yasladım.

Bir anda bir sessizlik oldu ve ayağının altında taş gibi olmuş penisimi hissetti, nefes bile alamıyordu sanki zaman durmuş gibiydi. Ellerimin arasından usulca indirip ayağını bırakınca iyice belli olan penisimi şortumun üstünden tek elle kavrayıp,

“Şu yaptığına bak.. Ne hale getirdin bamyayı… Sayende patlıcan oldu” dedim.

Gülmüyordum ama kızgın bir sesim de yoktu. Bir an gözü penisime takılmış ve suskunluğu dudaklarının ucundaki muzur gülmeyle bozulmuştu. Hatta utanıp başını balkondan dışarıya çevirip bir kahkaha attı. Onun gülmesiyle ben de bir anda rahatlamış, içimden bir patlama gibi kısa bir gülüş gelmişti.

“Ne yapacağım şimdi biliyor musun? Gidip bunu indirmem lazım, iş çıkarttın bana…” diyerek döndüm ve gözüme ilk ilişen bir şalı önümü kapatır şekilde tutarak banyoya yöneldim.

Banyoya girdiğimde sabırsızlıkla kapıyı kapatıp şortumu indirip hemen taş gibi penisimi kavrayıp masturbasyona başladım. Ses çıkarmadan hızlıca yapıyor, tüm gün gördüklerimi film şeridi gibi gözümün önünden geçirerek hayalimde Gül’ü kuruyordum.

Bir anda gözüme çamaşırlığın üzerinde duran külodu ve birbirinin içine soktuğu cuplarıyla bugün giydiği bikini çarptı. Hiç sonunu düşünmeden, sanki cezalandırıyormuşum gibi onları elime alıp önce bikinisinin altını koklayıp öpüp, sonra da penisimin başına sürmeye başladım.

Artık patlamak üzereydim ve elimde çanak gibi tuttuğum bikinisinin üstünden birinin içine fışkırarak boşaldım. Son damlasına kadar içine doldurup sildikten sonra, diğerini üstüne kapatıp tekrar kirli sepetinin üstüne koydum. Hızlıca kıpkırmızı olmuş ve hala yarı sert penisimi kurulayıp banyodan çıktım.

Annesi ve ablası salonda çocukları yediriyorlardı, bana bakmadan

“Yemek hazır, çocuklar yiyince yiyebiliriz biz de…” dediler. Kalbim hala deli gibi attığından sadece gevelercesine bir “tamam” diyebildim.

Balkona çıktığımda Gül sorgular bir şekilde yüzüme bakıyordu. Ona doğru yöneldim ve iyice yaklaşınca hafifçe kulağına eğilip

“Sana banyoda, bikininin içinde mesaj bıraktım” dedim. Bir an hala kabarıklığı hafifçe belli olan şortumun önüne, oradan da yüzüme doğru baktı ve hiç bir şey demeden kalkıp banyoya doğru yürümeye başladı.

Salıncaktan kalktığı yere bu sefer ben oturdum. Ama oturunca bir anda bir pişmanlık ve büyük bir suçluluk da benim içime oturdu. Bu yaptığımın bir geri dönüşü yoktu ve akraba sayılan evli bir kadına yapılması cesaretten çok aymazlık olan bir davranıştı ve çok ama çok kötü sonuçları olabilirdi.

Salondaki hareketlilik çocukların yemeğini bitirdiğini ve annesiyle ablasının mutfaktan yemekleri getirdiğini gösteriyordu. Gül ise ortalarda yoktu.

İki üç dakika geçmeden Gül hariç herkes balkona gelip sofraya oturmuştu. Hatta çocuklar bile masada yerlerini almışlardı. Annesinin birkaç seslenmesine cevap vermeyen Gül artık benim de paniklememe sebep olmaya başlamıştı. Küsmüş ve gelmeyecek, ya da acaip bir duygu patlamasıyla ortalık ayağa kalkacak ve bunu ben nasıl açıklayacaktım.

Büyük kızlardan biri anneannesinin direktifi ile yine banyonun kapısına gidip sofranın hazır olduğunu ve onu beklediğimizi söyledi.

Birkaç dakika geçmemişti ki koridorda Gül göründü. Hızlıca adımlarla geliyor, başındaki havludan da duş aldığı belli oluyordu. Biraz durgun ve ifadesiz bir suratla balkona çıkıp yerine oturdu. Masadakilerin neşesi onda yoktu ve benim olduğum tarafa bakmıyordu bile.

Sadece gerekli cümleler kuruyor, bir şey anlatmıyordu. Benim de içim gittikçe daha çok eziliyor, resmen yerin dibine geçesim geliyordu. Neden sonra bir anda neşelendi ve ablasıyla annesiyle sohbete başladı, ama bana karşı hiçbir tepki vermiyor, beni muhatap almıyordu. Bu şekilde yemeğimiz bitti.

Sofra toplanırken ben de birkaç sefer bir şeyler taşıyarak yardımcı olmuş, koridorda karşılaştığımızda bile yokmuşum gibi bir tavırla yanımdan geçip gitmişti. Ben de biraz değişiklik olarak çocuklarla oyun oynayıp vakit geçirmeye çalışıyordum. Aklımdan geçen, sabah erken saatte bir bahane bulup buradan kaçmaktı. Zihnimde de söyleyeceğim bahaneleri planlıyordum.

Yaklaşık bir saat geçmişti ki ablası gitmek için hareketlendi. Yanıma gelip önce sıcacık ve samimi bir sarılışla veda etti, mızıklanan çocuklarını çeke çeke evden ayrıldılar. Gül zaten uykusu gelmiş olan ufaklığı yukarıya odasına çıkarmış, anneannesi de büyük kızı artık yatma vakti geldiğine ikna etmeye çalışıyordu ki yukarıdan otoriter ve kızgın bir sesle Gül’ün bağırışını duyduk. Kesin bir sesle artık yatılacağını söylüyordu.

Onlar ışıkları söndürüp yukarı çıktığında ben de yarı karanlık mutfağa geçtim. Kendime bir kadeh rakı koyup hızlıca mutfakta içerek suçluluk duygusundan kurtulmayı ve sonra da sızıp uyumayı düşünüyordum.

Bir anda bir karartının mutfağın kapısına geldiğini hissettiğimde dönüp ifadesiz bir yüzle kapıdan bana bakan Gül’ü gördüm. Hiç bir şey söylemeden dönüp balkona yöneldi. Rakımın üstüne ek yapıp ben de arkasından balkona çıktım. Salıncağın ortasına oturmuş, bu sefer bağdaş kurmuştu. Suçlu bir sessizlikle yine aynı şezlonga iliştim.

Bu sessizlik süresi uzadıkça içim daha çok eziliyor ve patlamasının şiddeti daha da çok artacakmış gibime geliyordu. Derken bir hışımla gözlerimin içine bakarak;

“Sen ne yaptığını sanıyordun? Sen nasıl.. Nasıl böyle bir şeye cür’et edersin? Annemin evinde.. Çocuklarımın yanında.. Nasıl yaparsın bunu?” deyiverdi. Verecek hiçbir cevabım, hiçbir savunmam ve bahanem yoktu, çok çılgınca ve saçma bir şey yapmıştım.

Kekeler bir şekilde birşeyler söylemeye çalışırken, sözümü kesip tekrar aynı hiddetle

“Ne kadar korktuğumu, gördüğüm şeyin ne olduğunu anladığımda ne kadar şaşırıp şok olduğumu biliyor musun”

“Evet.. Özür dilerim Gül.. Biliyorum, çok saçma ve gereksiz bir şeydi”

“Özür dilerim mi?..Sen ne yaptın biliyor musun? Benim bikinime bilmem neyini sürttün… “ derken, yüzünün ifadesine bir anda aşırı sinir kaynaklı, engellenemez bir gülme yayıldı.

Şaşırmıştım ama bu duygu değişimi beni daha da afallatıp korkutmuş, daha ciddi bir patlamayı bekler hale gelmiştim. Suçlulukla öne eğilmiş başımı kaldırmadan rakımdan bir yudum aldım.

“Bir de utanmadan karşıma geçmiş keyif rakısını yudumluyor beyefendi.. Boşalmış ya… Rahatlamış ya…” deyince kendi kendime hakikaten ne utanmazsın diye içimden geçirdim. Tam ağzımı açıp, sabah erkenden giderim.. çok özür dilerim diyeceğim anda yine gülerek

“Bir de ikram bile etmiyor, sadece kendi içiyor bencil pezevenk…” dedi. Duyduğuma şaşırmış, aklım da duygularım da altüst olmuştu.

“Bak hala bakıyor… Versene şunu öküz.. Hep bencilsiniz. Hiç karşınızdakini düşünmüyorsunuz.. Sikelim boşalalım, dönüp kıçımızı yatalım.. Ooohh… Sen iç biz seyredelim.. Versene şunu bana…” deyip elini uzattı.

Aklım yerinden çıkmış dumur olmuştum. Hem bu kelimeleri ondan daha önce duymamış, şok olmuştum, hem de konuşmanın mecrasının nasıl bir anda değiştiğini anlayamamıştım. Kadehi uzattığımda elimden koparırcasına alıp yine kocaman bir yudum içti, bu sefer hiç oyalanmadan yutuverdi. Bana bakmadan,

“Nasıl böyle bir şey yaparsın?” diye bu sefer gerçek bir cevap bekler şekilde sordu. Geveleyerek

“Gerçekten özür dilerim.. Bir anda gerçekten kontrolden çıktı.. Ve düşüncesizce yapıverdim. Gerçekten çok özür..” derken beni sustumak için eliyle işaret etti ve

“Gerçekten ayaklar bu kadar çok mu tahrik ediyor seni..?”

“Evet” dedim utangaçça, “Sadece bakarak bile boşalabilirim..”

“Peki benimkiler de o kadar mı güzel..? Ne anlatabilirsin onlarla ilgili?” deyince yüzüne baktım, ifadesiz yüz gitmiş ama gülen bir hali de yoktu.

Anlamaya çalıştığı belli oluyordu. Altında bağdaş kurduğu sağ ayağını çıkartıp bu kez uzatıp, otururken kıvrılmış dizimin üstüne koyup beklemeye başladı. Yine heyecanlanmıştım,

“Gerçekten çok güzel ve bakımlılar.. Her zaman da güzeller.. Seni her gördüğümde açık bir ayakkabı veya ince şeffaf çoraplı olmanı diliyorum” dedim itiraf edercesine.

“Ulan manyak…”diyerek bir ayağı altında diğer ayağı hala dizimdeyken doğrulup bana doğru dikildi.

“Zaten ilk şoku ayağımı taş gibi olmuş pipine yasladığında yaşadım.. Daha ne olduğunu anlayamamıştım ki dönüp çıkıp gittin.. Bir de geldin ki, neymiş, mesaj bırakmışmış.. Banyoda iki saat mesaj aradım saçma sapan bir yazı olur da annemin ya da çocukların eline geçmesin diye…” Durdu, bir yudum daha aldı,

“Sonra bikini dediğin aklıma geldi. Alıp baktım ki içinde krema gibi bir şey var.. Ne olduğunu anlamamla donup kalmam bir oldu. Şokla ağlamaya başladım. Sesim duyulmasın diye hemen duşa girdim ki ses gelmesin.. Alelacele bikinimi, senin spermlerini yıkarken bu sefer içim bir acaip oldu”

Son cümlesinden sonra bakışını kaçırarak sözünü kesti. Anlattıkları içime oturuyordu ama bir anda cümlenin gerisini getirmeyişi bu sefer beni çoşturdu ve nereden geldiğini bilemediğim bir cesaretle alaycı bir sesle “Eeee?” dememle hiddetle dönerek

“Orospu çoc… Sen beni düşünerek otuzbir çekmişsin.. Neremi, nasıl düşledin diye düşündüm. Hem utandım hem de.. Ne bileyim işte.. Merak ettim”

“Her yerini.. Göğüslerini… Bacaklarını… Kalçalarını… Karnını… Hele ayaklarını…” dedim kısık sesle… Tane tane…

“Yuh sapık… Ben anneyim be… Genç kız değilim ki… İki tane çocuk doğurdum ben… Hem de akrabayız… Neremi beğendin o kadar sapık?” dedi yarı kızgın o kendine has güzel gülümsemesiyle. Bu arada dizimdeki ayağıyla sertçe dürtüyordu. Sonra bir anda

“Şimdi de tahrik oluyor musun? Kalkıyor mu yine pipin? Yoksa biraz önce boşaldın, bitti, rahatladın mı benim evdeki öküz gibi?” diyerek daha sertçe bastırmaya başladı.

Gerçekten tahrik olmaya başlamış, her sertçe bacağımı ittiğinde hareketlenen penisim, bacaklarımın arasında sıkışıp sıkışıp uyanmaya başlamıştı.

“Evet” dedim. “Tahrik oluyorum.. Seni seyretmek hoşuma gidiyor. Beğeniyorum ulan işte seni… Hayranım sana… Ayaklarına… Bacaklarına… Güzelliğine… Daha ötesi var mı?”

“Seyretmek mi? Sadece seyretmek yetiyor mu bari?” dedi gülerek.

“Hayır yetmiyor.. Sadece daha da azdırıyor beni…” diyerek yine hızlı bir hamleyle ayağını yakaladım. Bu sefer birkaç kez çekip kurtarmaya çalıştıysa da öyle kuvvetli tutumuştum ki… Sonunda vazgeçip

“Manyak.. Sıkma… Morartacaksın ayağımı… Bırak lütfen…” dedi.

“Hayır bırakmayacağım.. İzin ver ayaklarının hak ettiği ilgiyi göstereyim onlara… Beğenmezsen, istersen sapık var diye bağırırsın…” dedim.

“Sapık var zaten.. Bikini sapığı.. Ayak sapığı.. Başka ne sapığı?”

“Röntgen sapığı… Bir ara bana gel de, evdeki bilgisayarda senden habersiz çektiğim kendi resimlerini göstereyim sana… Koca bir dosya var senin resimlerinle dolu…”

Bunu söylerken kımıldamasına fırsat vermeden iki elimle kavradığım ayağına baş parmaklarımla tabanından itibaren masaja başladım. Önce parmaklarının dibini, yavaşça ortasına doğru hafif hafif baskılarla geziniyor, her noktasına ayrı ayrı baskılar yaparak hangisinin daha çok hoşuna gittiğini yüzünden ve bacağındaki kasların gerilmesinden anlamaya çalışıyordum.

Şezlongu oturduğum yerden bir kalça hareketi ile tam karşısına gelecek şekilde çevirip altında bir seviyede olduğumdan daha rahat bir şekilde masaj yapmaya başlamıştım.

“Nasıl resimler? Sakın internetlerde görmeyeyim onları, yoksa gebertirim seni…”

“Hayır canım, merak etme… Sen benim en değerli varlığımsın. Kimselerle paylaşmam seni… Onlar benim masturbasyon hayallerimin kaynağı…”

Bir elimi arada bir bileklerinden çekip daha yukarılara baldırına doğru arkadan kaydırıyor, pürüzsüz teninin tadını çıkartıyordum. Hafif hafif gevşemeye başlamış, rahatlayarak vücudundaki gerginlik kaybolmaya yüz tutmuştu. Yumuşadığı belli oldukça biraz daha cüretkar şekilde bacağını iki elimle ovmak için bacaklarımın arasına şezlonga yaslayıp dizine kadar çıkardığım ellerimi hafif sıkışlarla bileğine kadar indiriyordum.

Ses kesilmiş, dikkatle beni seyrediyor ve gittikçe gevşiyordu. Usulca tuttuğum ayağını bu sefer yukarıya doğru kaldırıp eğildim ve önce parmaklarını yavaşça öptüm. Bir an huylanıp kaçırmaya çalışsa da bırakmayarak bunu tekrarladım. Huylanma ile gıdıklanma arası yaşadığı bu şehvet dalgası nedeniyle yüzüne bir gülümseme yayıldı ve dudaklarının arasından

“Sen sapıksın gerçekten.. Çok güzel bir şey bu…” diyebildi.

“Dur, daha yeni başladık. Hemen bitme sakın…” dedim sakince ve fısıldar gibi…

Bu sefer ayağını daha iştahla ve daha sertçe kavrıyor, diplerine bastırdıkça açılan parmaklarını daha iştahla öpüyordum. Ojeli ayaklarına baktıkça ve öptükçe gerçekten iyice azıyordum.

Altına kıvırdığı diğer ayağını çıkarması için işaret ettim. Altta ezilmiş ve kızarıp üstünde izler çıkmıştı.

“Şu garibanın haline bak.. Onu hemen öpe öpe iyileştireyim” dedim. Tipik kadın tepkisiyle şımarıkça bir sesle

“Ne o, şişman mıyım yani? Ezmişim bacaklarımı koca kıçımla, öyle mi?”

“Hayır” dedim.. “Sadece yıllarca hak ettiğini almamış. Şimdi hakkını vereceğim ona…” Sağ ayağını yine bacaklarımın arasına indirip bu sefer sol ayağını avuçlarımın içinde masaja ve öpücüğe boğmaya başladım.

Bu arada penisim iyice sertleşmiş, sıkıştığı yerde ızdırap vermeye başlamıştı. Kendimi geriye doğrultup tek elimde ayağı olduğu halde diğer elimle şortumun içinden penisimi dik hale getirmiştim. Elim ilk seferinde girmeyince düğmesini açıp fermuarımı da indirdiğimden içimdeki külodun lastiğinden başının ucu dışarıya çıkmıştı.

İpnotize olmuş şekilde yaptıklarımı seyrediyordu. Ayağına gösterdiğim bu ilgiden zaten içi geçmiş vaziyetteydi. Benim penisimi düzeltmem ve ucunun gözükmesi onu iyice etkilemeye başlıyordu. Sağ ayağını bacaklarımın arasında dayandığı yerden kaldırıp kasıklarımın üzerine bıraktım.

Donup kalmış, sanki penisimin ezilmesinden korkarcasına ayağını hareket ettirmeden tutar olmuştu. Penisim kasılıp kasılıp duruyordu, daha çok görmesi ve daha yakından hissetmesi için külodumu şortumun içinde aşağıya itip bel lastiğinden testislerimin altına taktım.

Artık oturduğu yerden tişörtümün üstüne çıkan penisimi tamamen görüyordu. Yine ayağını alıp tam tabanına gelecek şekilde penisime yasladım. Artık diğer elimdeki ayağını öpmeyi bırakıp parmaklarını emmeye ve yalayıp yüzüme bastırarak ezmeye başlamıştım.

Kasılıp duran penisim ayağının altında onun da karşılık vermesi ile çoşarken, ben de gittikçe artan bir hırs ve açlıkla, yıllarca seyredip hayalimde yaşattığım o güzelim ayaklara doymaya çalışıyordum. Hızım da, heyecanım da, hırsım da artmıştı ve Gül de benim bu vaziyetimi görerek azıyor, çoştukça çoşuyordu.

Öpüp yalanmaktan pırılpırıl parlar hale gelmiş ayağını da diğerinin yanına, kasıklarıma, biri penisimin bir yanında, diğeri diğer yanında olacak şekilde aşağıya indirdim. Bacakları iki yana iyice açılmış iki tabanı arasında da iyice sertleşip dikilmiş penisimi sıkıştırmıştım.

Ellerimle bacaklarının iç taraflarından baldırlarına doğru okşaya okşaya yukarıya aşağıya gezdirip ovalıyordum. Şortunun önü kasıklarında iyice gerilmiş, üçgeni olabildiğince dışarıya doğru şişmişti. Elimi üstüne koyduğumda ilk hareket olarak nefesiyle bir uhh çekse de hemen ellerime engel olacak şekilde beni durdurup, şehvetten ve heyecandan kısılmış bir sesle

“Dur bir dakika.. Napıyoruz biz? Ya yakalanırsak?” diye sorguladı.

Azgınlıktan gözüm dönmüş, artık tavan yapmıştım. Bu anın bitmesini hiç mi hiç istemiyordum. Fakat kendimizden geçmiştik ve istemediği bir şeye zorlamaktan ziyade, birine yakalanmak korkusu ile ben de durdum.

Geri çekildiğimde rahatlamış ama tatminsiz de kalmıştı. İyice azmış ama yarım kalmış hissediyordu, bu da suratından belli oluyordu.

“Sen kalk, bir çocuklara bak gel, annene de bak, uyumuş mu?” dedim.

Tek tek elime usulca aldığım ayaklarına birer öpücük kondurarak parmak arası terliklerini giydirdim. İstemeyerek yerinde kalkarken bacaklarının titremesini görüyordum. Dengesini sağlamaya çalışırken poposuna tam denk gelen okkalı bir şaplak indirdim. Gülerek hızlı ve sessiz adımlarla koridordan dönüp merdivenlerden yukarı çıkıp gözden kayboldu.

Oturduğum yerde toplanıp birkaç saniye bundan sonra ne olacak diye düşünürken gittiği yere kadar deyip ayağa kalktım. Hala taş gibi olan penisimi zorla külodumun ve şotumun içine hapsedip su almak için mutfağa yöneldim.

Yukarıdan konuşma sesleri geliyordu. Annesine bir şeyler söyledi ve çocukların odasına gittiğini duydum. Mutfakta ışık yakmadan en büyük bardağa dolaptan buz ve su doldurup tekrar balkona döndüm. Kulak kabarttığımda yukarıda derin bir sessizlik hakimdi ve Gül gelmiyordu.

İçim bir garip oldu. Belki de böylesi daha hayırlı diye düşündüm. Belli ki pişman olmuş aşağıya inmemeye karar vermişti. Yarım kalan rakımı içip sonra yatarım diye içimden geçirirken bir hayalet gibi bir anda beliren Gül’ü görünce irkildim. Düşüncelere daldığımdan gelişini görmemiştim. O da herhalde iyice sessiz bir şekilde gelmişti.

Yüzü biraz durgun gibiydi yavaşça gelip salıncakta yanıma ilişip kolumun altına sokuldu ve bir anda sanki titriyormuş gibi bir sallantı oldu.

Dönüp yüzünü kaldırmaya çalışıyordum ama o yüzünü saklıyordu. Elim gözünden süzülen birkaç damla yaşla ıslanmıştı. Neden sonra yüzünü bana çevirmeye razı olduğunda gözlerinde gerçekten yaş olduğunu gördüm.

“Pişman oldun değil mi Gül? Özür dilerim. Bunu sana yapmamalıydım.” dedim yumuşakça.

“Hayır.. Suç senin değil. Sadece… Az önce gerçekten çok arzuladım. Yukarıda çocukları görünce bir acaip oldum” dedi.

Gerçekten bu sefer pişman olmuştum.

“Hadi yatalım Gül, boş ver” dedim.

“Hayır seni istiyorum” deyip bir anda dudağıma yapıştı. Öyle arzuyla ve şevkle emiyordu ki morartacak diye korkarak zorla dudaklarından kurtuldum.

“Napıyorsun Gül? Lütfen dur.. Bu acaip bir yere gidiyor.” deyince

“İstediği yere gitsin. Umurumda bile değil. Beni sen azdırdın.. Şimdi de sen doyuracaksın.. Becer beni.. Sik beni.. Ne istiyorsan onu yap… Ama ne olur beni böyle bırakma…” deyip yine boynuma sarıldı.

Kontrolü elime alıp dudaklarından kurtulup bu sefer ben onun boynuna, saç diplerine yumuldum. Nefesimle irkilip daha da tahrik olduğunu biliyordum ve sağ elim kısa geceliğinin üstünden göğüsüne yapışıverdi.

Yatmak için hazırlandığından sütyenini çıkarıp açık yakalı yumuşacık bir gecelik giymişti. Göğsünü kavrıyordum ama bu bana yetmiyordu. Elimi eteğinin altından sokup esneterek sıcacık göğüs altlarına ulaştım. Alttan kavradığım göğsünü kibarca ama artan şiddetle sıkıyor, bir parmağımı da zaman zaman göğüs ucunun üstünde gezdiriyordum.

O güzel dudakları bana ayak uydurmaya çalışıyor, bütün şehveti ve hırsıyla dudaklarımızı koparacak gibi birbirimizi emiyorduk. Ellerim göğüslerinde hoyratlaşırken bir anda

“Dur yırtacaksın…” deyip ellerimi itekleyerek kurtuldu. Elbisesini düzeltip saçlarını yukarıya kaldırdı. Boynunun arkasındaki iki düğmeyi açmam için oturduğu yerde yan döndü. Söylemesine gerek yoktu ve milisaniye içinde ikisini de açmış ve omuzlarından aşağıya kayışına rehberlik etmiştim bile…

Geceliğin içinde hapsolan göğüsleri zıplarcasına ortaya çıkmıştı. O anda tüm dünyanın duyabileceği bir şevk ve zevk çığlığı atabilirdim. Açığa çıkan göğüslerini kavramak için hamle yaptığımda kollarını göğüslerini kapatırcasına kendine sardı.

Tecavüz değil keyfini çıkarmak istiyor, gönlünün duygularının, yıllarca unuttuğu kadınlığının okşanmasını ve öyle açılıp kendini sunmayı bekliyordu.

Beklediğini yapıp bir centilmen olmak için biraz sakinleyip keyfini çıkartması ve zirveye yavaşça çıkmasını sağlamak için kendime hakim olmaya başladım.

Ellerimi omuz başlarını kibarca kavrayacak şekilde konumlandırıp boynuna dudaklarımı yaslayıp ufak öpücükler ve sıcak nefeslerle doldurmaya başladım. Bazen uzunca saçları engel oluyor, o zaman bir elimle saçlarını diğer taraftaki omzundan göğüslerine doğru akması için kılavuzluk yapıyor, göğüslerine değsem bile bunu kibarca yapıyordum.

Sırtında aşağılara doğru inmeye çalıştıkça huylanıyordu. Ve tüm duyguları iyice uyandığından sırtı dikleşip yay gibi oluyor, ellerimle kollarını dış taraftan kavrayarak hem sıkıp hem de okşayarak coşkumuzun artmasına yardımcı oluyordu. Sessiz bir hırıltı ve çoşkun bir şevkle dolduğu gittikçe belli oluyordu.

Gerçekten artık iyice azmıştı ve bu gevşeyip gittikçe sunmaya başladığı göğüslerinden belli oluyordu. Göğsünde sıktığı kolları artık bacak arasına kadar kaymış, doğal olarak göğüslerini de iki yandan ortaya doğru sıkıştırıp öne doğru fırlamalarını sağlamıştı. Kollarının açıldığını hissettiğimde sağ omzunun üstüne çıkan dudaklarım aşağıdaki muhteşem manzarayı görmemle heyecanımın bin kat artmasına sebep olmuştu.

Kollarından içeriye doğru yönelen ellerim, kibarca iki göğsünün de uçlarına da temas edecek şekilde alttan kavramaya başlamıştı. Heyecandan biraz terlemiş vücudu, ellerimin özellikle göğüslerinin altından kavramasına, kayarcasına o iki güzelim yuvarlağı taşsa da, avuçlarımın içine oturmasına yardımcı olmuştu. Alttan yavaş yavaş sıkarak masaj yapıyor, aynen sütün gelmesi için yapılan masaj gibi kibarca davranıyordum.

Çok azmış, hatta taş gibi olmuştum ama bu gecenin sert bir sikiş değil, öncelikle uzun zamandır hem ruhen hem de fiziken doyumsuz kalmış bir kadının sevişme ve tatmin gecesi olması için kendime hakim olmalıydım. Onun müsaade ettiği ve açıldığı zamanlarda okşayacak, hatta içini sonuna kadar dolduracaktım.

“Göğüslerim güzel mi?” diye kısık bir sesle sordu. Onay, şefkat, ilgi ve yalan da olsa bir sürü renkli kompliman bekliyordu. Halbuki hiç gereği yoktu ve ben de kulağına iyice yaklaşarak nefesimi de hissedeceği şekilde, ama kısık bir sesle,

“O kadar güzeller ki.. Avuçlarımın içinde iki adet ateş tutuyorum sanki.. Onları azıcık açılan göğüs dekoltenden bile görmek o kadar çıldırtıyordu ki beni… Şimdi burada yakından görmek, seyretmek… Bunlar avucumun içindeyken bana hissettirdiklerini tarif edemem. Bunu sen hissedemezsin. Çünkü tüm gün seninle beraberler ve sırf bu yüzden bile seni kıskanabilirim” dedim.

Bunu dinlerken gözlerinin kapandığını ve başının geriye doğru gitmesiyle hayalinde yaşattığını hissediyordum. Çok kısa bir sessizlikten sonra

“Bir de onları dudaklarımın arasında ve uçlarını emerken neler hissedeceğimi ve sana nasıl zevk vereceğini artık düşünemiyorum bile..”

Bu son tarif içindeki son kalan kısmı da ateşlemiş ve arzuyla büzdüğü dudaklarından bir nefeste çıkan bir sesle,

“O zaman ne duruyorsun? Alsana onları.. Em artık…”

Yan oturduğu koltuktan sırtını yaslamasına yardımcı olup hala sağ elimde olan göğsüne eğildim. Çok yavaş hareket ediyor, seyrederek yaşayacağı hazzın birbirini tamamlaması ve daha da sabırsızlanması için ağırdan alıyordum. Nefes alış verişi bir anda durmuş ve göğsünün biraz önce ayaklarına ve boynuna masaj yapar gibi öpüp emen dudaklarımla kavuşmasını bekliyordu.

Kavuşma direkt olarak orta boy, koyuca hareli ve ucu sertleşmiş meme ucunun dudaklarımın arasına gelmesi ile gerçekleşmişti. Aralanmış dudaklarımın arasında hafifçe emdim. Sonra da dilimle meme ucunu yeniden buluşurdum. Bu kez daha ıslak ve daha sertçe daha istekle ve daha açlıkla…

Aldığı zevkle inleyerek bir nefes koyuverdi. Sabırsızlıkla devam etmemi bekler hale gelmişti. Altından kavradığım elimle biraz daha dikleştirip bu sefer komple ucunu dudaklarımın içine emerek daha ıslak bir şekilde vantuzlamaya başladım.. Bunu devamlı miktarını ve şiddetini arttırarak yeniliyor, her seferinde daha da emip, ucunu dilimle damağım arasında kibarca ezip emiyordum.

“Ooff.. Çıldırtacaksın beni” diyebildi kısıkça.. Bunu bile sesini kontrol edemeyeceği korkusu ile birkaç seferde söyleyebilmişti. Sağ elini boynuma koymuş kontrolsüzce bastırıyor, parmaklarını kısa saçlarımın arasında gezdirip beni okşuyordu.

“Bunları süt doluyken yapabilmeyi o kadar çok isterdim ki..” deyip yeniden önce sağ sonrada dışından kavrayıp bana doğru yönlendirdiğim sol göğüs ucuna yapıştım. Artık daha sertçe ve şevkle emip yalıyordum. Yalamaya doyamıyor, bir ona bir ona, sanki birbirlerini kıskanmalarına fırsat vermemek için çabalar gibi yetişmeye çalışıyordum.

Bütün yüzüm kendi tükürüğümle ıslanmış, artık aralarında kayarken bile onları ezip masaj yapar hale gelmişti. O başımı iki eliyle kavramış artık yukarıya tekrar dudaklarına çıkarmaya çalışıyordu. Sonunda buna izin vererek yukarıya dudaklarına çıkıp bana yumulmasına izin verdim.

Çılgınca dudaklarımı emiyor, yalıyor dilini içine sokuyordu. Ben de uzattığı dilini hafifçe emerek ona yardımcı oluyor, yavaşlamasını fırsat bilip bu sefer de ben onunkileri emip yalıyor ve dilimi içine sokuyordum. Nefeslenmek için ayrıldığımızda yüzüne bakıp

“Senin nereni daha çok seviyorum bilemiyorum ama dudaklarımı ve dilimi her yerine değdirip yalamak ve lezzetini tatmak istiyorum” deyip tekrar göğüslerinin arasına daldım.

Bu sefer önünde diz çökerek bacaklarının arasına girmiştim. İki elimle kenarlarından kavradığım göğüslerini ortada sıkıştırıp birer birer uçlarını yalayıp emiyor, sonra iyice birbirlerine sıkıştırıp iki ucunu da aynı anda yalamaya çalışıyordum.

Sonunda iki göğsünü de sıkıştırmayı bırakıp arasını öperek aşağılara inmeye başladım. Göbek deliğine yaklaştığımda bir anda huylanıp öyle bir kasıldı ki, hem elleriyle başımı kavrayıp karnından uzaklaştırmak için iterek yukarıya çekiyor, hem de bacaklarıyla omuzlarımdan kontrolsüzce sıkıştırıyordu.

Yüzümü yan çevirip göğüslerinin arasına yaslayıp biraz dinlenirken, onun da sakinleşmesini bekledim. Bacakları gevşeyince yeniden öpücüklerle ama bu sefer huylandırmamak için daha sertçe bastırarak aşağılara inmeye başladım.

Kasılsa da artık daha az tepki veriyor ve bu adımın da keyfini çıkartmaya çalışıyordu. Oturduğundan katlanıp kat yapmış göbeği, doğumların verdiği şişlik ve fazlalıklar dudaklarımın altında eziliyor, külot lastiğiyle göbek deliği arasını şenlendiriyordu. Elleri artık başımın iki yanında kulaklarımdan kavramış şekilde benim yolculuğuma bazen izin verip bazen de engel olurcasına yön verip durumunu kontrol ediyordu.

Dudaklarım ve dilim zaman zaman küloduna kadar geliyor ama onun zorlaması ile yine yukarıya yöneliyordu. Hiçbir Victoria Screet koleksiyonu şu anda benim önümdeki pamuklu uçuk pembe külot kadar seksi ve güzel değildi.

Başımı ellerinden kurtarıp ayrılmış bacaklarından geri çekildim. Sol ayağını yeniden ayak bileğinden tutup yukarıya kaldırdım ve direkt olarak parmak uçlarını yüzüme, dudaklarımın arasına getirip öpüp emmeye başladım.

Hem bunu yapıyor hem de göğüslerini ve daha yukarıda beni ve yaptıklarımı ilgi ve şehvetle seyreden gözlerini görüyordum. Gözleri kısılıyor, bazen zevkle kapanıp, sonra da bir saniyesini bile kaçırmamak ister gibi yine bana, dudaklarıma ve emdiğim o güzel parmaklarına odaklanıyordu.

Başka bir dünyada gibiydik ki değildik ve bir anda koridorun ışığının yanması ile panikle yerimizden sıçramamız bir oldu. Annesi aşağıya inmişti ve balkona doğru yarı uyuklar şekilde sallana sallana geliyordu.

Hemen salıncağın altından duvarın kenarına doğru yuvarlanıp boylamasına salıncağın gölgesine saklandım.

“Çabuk yat ve uyuyormuş gibi yap…” diyebildim kısık bir sesle… Yan yatıp göğüslerini anca kapatmıştı ki annesi kapıda belirdi. Net göremeyen gözlerle

“Gül?” diye seslendi. Gördüğü karanlığın kim olduğunu net seçemiyordu.

“Evet anne, benim” dedi titreyen sesiyle. “Ne oldu?”

“Kızım baktım yoksun merak ettim… Burada m uyuya kaldın? Hadi kalk yerine yat, üşürsün.” dedi.

“Annecim, çok özlemişim.. Biraz daha burada yatayım, sonra gelirim” diye cevap verdi. “Sen yat. Merak etme, iyiyim ben…”

“Kızım üstüne bir şey ört. Üşürsün hasta olma sonra.. Dur şu pikeyi al bari üstüne…” deyip kenardaki örtüyü getirip üstüne örttü. Başına bir öpücük kondurup arkasını döndü, çıkarken bir anda dönüp beni kastederek

“Odası rahattır değil mi? Uyudu herhalde” dedi.

“Evet anne, baya oldu yatalı.. Yorgunlukla rakı uyuttu onu da, sen merak etme” deyip geçiştirdi.

Işığı söndürüp merdivenlerden yukarı çıkışını gördükten sonra saklandığım yerden çıktım. İkimiz de derin bir oh çekmiştik. Ayağa kalkmadan yine yerde oturuyordum, Gül salıncakta oturur pozisyona gelince gülerek bana baktı ve

“Uuff baya yakalanıyorduk.. Kalbimin sesini duyacak sandım” dedi.

“Sen ne diyorsun? Ben arkada eridim adeta… Az daha rezil oluyorduk.” dedim. “Şehvet falan kalmadı. Resmen çüküm içine kaçtı” dedim. Gülerek

“Aaaa olmaz ama… Daha yeni başlamıştık” dedi şımarıkça.

“O zaman nerede kalmıştık?” diyerek yine bacaklarının arasına girdim. Tam iki bacağını ayırırken

“Böyle rahat değilim, iki büklüm oldum… Senin de dizlerin acıyacak.” deyip ayağa kalktı ve salıncağın minderini hemen önünde usulca yere indirdi. Muzipçe bir gülümsemeyle

“Dişi kuş yuvayı yapar” dedi. Sanki onsekizlik kız gibi konuşuyordu. Öyle de hissettiği belliydi ve minderin üstüne sırtüstü yattı.

“Ve erkek kuş da onu yalar” deyip bacaklarının arasına gelecek şekilde ben de yüzüstü yattım. Karnına doğru çekip kıvırdığı bacaklarıyla kasıkları ve vajinasını örten külodu tamamen gözümün önündeydi artık.

İleri doğru bir hamle ile kibarca bacaklarının içlerini kasıklarına doğru öpüyor hafif hafif emiyordum. Arada bir de içinden sızanlarla ıslanmış külodunun üstünden dudaklarımı yaslayıp hem kokluyor hem de öpüyordum. Artık yıllardır öpülüp yalanmamış kasıkları buna da alışmış, bacakları yapacaklarıma izin verir şekilde daha da açılmıştı.

Kalçalarının iki yanındaki lastiklere taktığım parmaklarımla yavaşça külodunu çekmeye başladım. Utangaçlıkla tereddüt ediyor, bazen kalçalarını bastırıp belinden lastiğinin inmesine, sonrasında da dışarıya doğru açtığı bacakları ile külodunu çıkarmama engel oluyordu.

Başımı biraz kaldırıp yüzüne baktım. Boynunu bükerek olabildiğince başını kaldırmış yaptıklarımı seyrediyordu. Kibarca ve sakince

“Merak etme.. İstemiyorsan daha ileriye gitmeyelim” dedim.

“Hayır… Çok istiyorum… Sadece biraz.. Utanıyorum… Bir de acımasından…” deyince yerimde doğrulup salıncaktan aldığım yastığı boynunun arkasına destek yapıp rahatlamasını sağladım ve

“Gül, hayatım.. Bırak sana bu zevki yaşatayım.. Seyret ve zevkini çıkar…” deyip yeniden tuttuğum külodunu yukarıya doğru kaldırmaya başlayıp otomatik olarak dikilen ayaklarından kayışını seyretmeye başladı.

Artık bir elimle bacaklarını dik tutuyor diğeriyle dizini de geçmiş olan külodunu yukarıya doğru çekiyordum. Önce biri sonra diğer ayağından kurtulan külodunu usulca yandan yere doğru bıraktığımda artık önümde öperek ve yalayarak kat edilecek iki bacak vardı.

Sol bacağını sağ omzuma alıp kolumla kavrayıp sağ ayağının tabanından öpmeye başladım. Kıvırılan bacağından gözüm tüysüz vajinasına takılıyor ama ulaşmak için acele etmiyordum. Bileğini ve diz kapağına kadar inen dudaklarımla eğilip kalkıyor, aynılarını da sol bacağına yapmaya başlıyordum. Artık ikisini de baldırlarının içlerine kadar yalayarak geldikten sonra yine kasıklarının önünde yerimi aldım.

Bu sefer iki bacağı da iyice açılmış ve kadınlığının en mahrem en kutsal yerini tüm güzelliğiyle gözlerime sunmaya başlamıştı. Yüzüne baktığımda gözlerini utanarak kaçırmış, bacaklarını açarak kendini, cinselliğini bu kadar ortaya sunmasından hem zevk almış hem de utanmıştı. Bu anın hemen geçmesi için sabırsızlanıyordu ve bana bakmadan

“Hadi.. Utandırıyorsun beni…” dedi.

“O kadar güzel ki… Seyretmesi bile yeter…” diyerek gerçekten davetkar duran hafif aralanmış dış dudaklarının içinden pembe pembe göz kırpan iç dudaklarını ve klitorisinin ucunu görebiliyordum. Epilasyonlu olduğu belli olan bir pürüzsüzlükle gerçekten başka bir tarifi olamayacak harikulade bir yasak meyveydi.

Dudaklarımı direkt olarak klitorisinin ucunun gözüktüğü üst kısmını komple arasına alacak şekilde yapıştırdım. Nefes alışverişi bazen duruyor bazen sıklaşıyordu. Biraz dudaklarımın arasında tutup dilimi de ağzımı ayırmadan iki dudağının arasına sokmaya başladım. Yukarıya doğru kıvırdığım ucu klitorisine baskı yapıp yukarıya doğru sıkıştırıp sonra biraz daha derine girmeye çalışıp tekrar aynı hareketi yapıyordu.

Artık nefesi değil inlemesi geliyordu kulağıma, üst taraftan ayrılıp bu sefer iki elimle yavaşça ayırdığım arasına soktum dilimi… Olabildiğince uzatıyor, benim dudaklarım onun iç dudaklarını ayırarak içine giriyor, dilimse yine ulaşabildiği en derin noktadan kıvrılarak yukarıya dışarıya doğru geliyordu.

Kasılmaları artıyor ve gelmek üzere olduğu hissediliyordu. Alttan kalçalarını da ayırır şekilde tuttuğum ellerimle vajinasını olabildiğince ayırmış, sırasız ve değişken bir şekilde dış dudaklarının içini yalayıp, iç dudaklarını dilimle üst dudağım arasında ezerek, zaman zaman da yüzümü olabildiğince bastırarak klitorisine kadar çıkıyordum. Kasılmaları son raddeye geldiğinde bir anda ılık pınarlar gibi akıntı yüzüme doğru gelmeye ve dilimin üstünden dudaklarımın arasından ağzıma dolmaya başladı.

Kasılmaları ve kalçasının kontrolsüzce sallanması ve bacaklarının arasında sıkışan başımla uzun zamandır yaşayamadığı ilk orgazmını kontrolsüzce, sarsılarak yaşıyordu.

Son birkaç istemsiz kasılmasını hareketsizce bekleyip yavaşlar yavaşlamaz daha bir iştah ve şevkle, daha bir şehvetle, sertçe dilimle becermeye başladım. Artık bir parmağım da ufak ufak yardımcı oluyor, ıslanmış delikten içeriye her seferinde daha derine girecek şekilde yol alıyordu. Yeni boşalmış olmasına rağmen hemen yine zevklenmeye başladığı belliydi.

Zevk sularıyla ıslanmış yüzümü gömüldüğü kasıklardan çıkartıp göğüslerine doğrulduğumda hala sağ elimin orta parmağı içinde ve neredeyse dibine kadar girmiş şekilde kıvrılmış ucuyla var olup olmadığı tartışılır G noktasını ararcasına vajinasının ön duvarındaki her noktaya baskı uyguluyordu.

İnlemeyle biten nefes alışları iyice artmıştı. Sadece ohh ve ıhh sesi çıkartabiliyordu. Göğsünü emmek için iyice üstüne abandığımdan bir eli ancak sırtıma diğeri de ancak karnımla kasığım arasına ulaşabiliyordu.

Ellerinin arayışını bitirmek için göğüsünden ayrılıp yüzüne doğru üstünde yükseldiğimde şortumun içinde taş gibi olmuş, saatlerdir çıkıp coşmayı bekleyen penisimi kavradı. Acemice ve kontrolsüz bir şehvetle şortumun üstünden iyice kavrayarak sıkıp duruyordu. Hırıltılı bir sesle

“Çıkart onu.. İstiyorum… Ben de onu yalamak istiyorum” dedi.

Parmağımı vajinasının içinden çıkartıp dizlerimin üstünde dikilince o da yattığı yerden kalkıp şortumu aşağıya doğru çekmeye başladı. Sertleşip kalkmış penisim takıldığından inemiyor, o da zorlayıp duruyordu. Bu bana acı verse de hırsımı ve azgınlığımı daha da arttırıyordu. Sonunda benim de ufak bir düzeltmemle, kazık gibi olmuş penisim açığa çıktı ve şehvetle yutmak istercesine dudaklarının içine ağzına alıverdi.

Gerçekten arzuyla ve şevkle emiyor, biraz da canımı acıtıyordu ama artık onu durdurmakta istemiyordum: Nefeslenmek için ayrıldığında

“Biraz daha sakin ol güzelim…” dedim gülerek. “Merak etme seni dibine kadar doyuracak… Ve o sadece senin bu gece…”

Hafifçe utanıp kızararak kendini yine sırtüstü attı. Kıvrık bacaklarını ayırarak tüm güzelliğini ortaya sererek

“Hadi sik beni.. Ne olur… Lütfenn…” dedi.

Bacaklarının arasına eğilip ağzımda biriken tüm tükürüğümü ona belli etmeden vajinasının dudaklarının üstüne bıraktım. Bacaklarının arasında yerimi alıp sol kolumla sağ koltuk altından yere yaslayarak tüm ağırlığımı verdim. Sağ elimle kavradığım penisimin başını vajinasının dudaklarına ve girerken kayıp canını acıtmasın diye üstüne bıraktığım tükürüğüme sürtttüm. Bu hareketim onu daha da ateşlendirmişti. Yavaşça aletimin başını dudaklarının arasından içeriye itiverdim.

İstemsiz bir şekilde heyecan ve korku ile öyle kasılıp duruyordu ki daha başını bile sokamadan ıslanmış kadınlık organı kasılıyor, kapanıp duruyordu. Biraz daha alışması için yavaş yavaş sürterken bir anda sadece başı girecek şekilde sokuverdim.

Bir anda sesi ve nefesi değişti. Ona sanki tüm içini doldurmuşum gibi geldiğine emindim. Biraz bekleyip kasılmaları azalırken ve her kasılma arasında biraz daha, biraz daha penisimi içeriye zorlarken neredeyse yarısına kadar girmiştim.

Yıllardır ayak parmaklarından başlayıp ayaklarını, göğüs dekoltesini, hatta koltuk altından bazen gözüken göğüs beyazlığından tahrik olup masturbasyon yaptığım, tatillerde ve normal zamanlarda çektiğim resimlerle koleksiyonumda olan ulaşılmaz Gül, bu gece altımda ve her yerini bana sunmak için sabırsızlanan bir kadındı. Hatta penisim vajinasının yarısına kadar girmiş birazdan onu inlete inlete zevkin doruklarına çıkartıp, yalanırken bile boşalan bu kadını çılgınlar gibi orgazm etmeye hazırlanıyordum.

İçinde dünyalar vardı, eminim. Ama bu yetmeyecekti ve dahası da vardı. Biraz geri çekilerek başını içinden çıkartmadan yine yarısına kadar yavaşça sokuyor, çok yavaş bir tempoda sikiyordum. Artık alıştığına kanaat getirdiğim dört beş giriş çıkıştan sonra biraz daha içeriye girdim.

Daha derine girince biraz daha yukarıya doğru çıkıyor ve nefes alışverişi artıyordu. Dudaklarının arasından

“Oohh çok güzel… Harika bir şey… Durma ne olur…” diye mırıldanıyordu.

Üstüne komple uzanıp ağırlığımı dengeli bir şekilde üstüne verip biraz ezip aynı zamanda da belimi kasıklarına göre ayarlayıp kulağına eğilip

“Merak etme daha hepsi girmedi… Birazdan dibine kadar sokacağım ve seni inlete inlete sikeceğim… Bu gece esas şimdi başladı” dediğimde büyük bir zevkle ohhh çekti.

Daha sözüm biterken gerçekten penisimi kalçalarımı kaldırarak geri çekip bu sefer neredeyse dibine kadar sokmaya başladım. İçgüdüsel olarak yukarıya doğru kaçmasını koltuk altlarından geçirip omuzlarından kendime doğru çekerek sınırlandırıyordum.

Bir kaç saniye içinde tutup yeniden, yavaşça bir tempo ile başını çıkarmadan sikmeye başladım. Gerçekten yavaştan başlamış, her seferinde biraz daha hızlanarak sikiyordum. Artık orta bir tempodayken kollarımın üstünde dikilip her girişimde sallanan göğüslerini seyretmeye başladım. Benimle birlikte onlar da tempoya uymuş, yana doğru açılmış şekilde yüzüne doğru gidip gelerek dalgalanıyorlar ve bu da beni çıldırtıyordu. Seks esnasında seyretmesi en güzel şeydi.

Daha da dikilip dizlerimin üstüne kalktığımda bacaklarını da dizlerinin arkasından kollarıma takıp canını acıtmayacak şekilde dikip sikmeye devam ettim. Gelmek üzere olduğumu hissettiğimde içinde hareketsiz kalıp yine yakaladığım bir ayağına dikkatimi verdim. Vajinasındaki kasılmalarını penisimde hissettiğim halde ayağını yalayıp öpmeye başladım. O da kısılmış gözleriyle beni seyrediyor ve hala onun her parçasıyla böyle ilgilenmemden daha da memnun şekilde seyrin ve dudaklarımın keyfini çıkartıyordu.

Kastığım kasıklarım ve birleşik penis ve anüs kaslarından dolayı öğrendiğim teknikle boşalma hissim geçince yeniden bacaklarını indirip ağırlığımı kollarımın üzerindeyken kasıklarına vererek bu sefer daha hızlı ve sert sikmeye başladım. Artık her seferinde şap şap sesleri çıkıyor, duyulmaması için biraz kalçamı sağa sola oynatıyor, böylece penisim de içeride rahminin tüm duvarlarına ve dibine kadar hazzı hissetmesini sağlıyordu.

Nefes nefeseydim, durmadan kulağına fısıldıyordum,

“Daha… Biraz daha var… İşte… Şimdi dibine kadar gireceğim, sakın bağırma, çığlık atma…” dedim ve daha ona bir şey söyleme fırsatı dahi vermeden, hızla girdiğim halde sonuna doğru yavaşlayıp, yavaşça penisimin başı artık kadınlığının en dibini, kasıklarım vajinasının dudaklarını iyice ezdiği noktaya kadar sokup bastırmaya başladım.

Esasen daha önce girdiğim noktada dibine yaslandığını hissediyordum ama artık kanırtmak ve dibine kadar girmek istiyordum. Bu hamle gerçekten gözlerinin faltaşı gibi açılmasına sebep oldu ve neredeyse gerçekten çığlık atmasına ramak kala geri çekip biraz soluklanmasını bekledim.

Biraz rahatladığında yeniden orta bir hızda sikmeye devam ediyordum ama benim de kollarım yorulmaya başlamıştı. Gelmek üzere olduğu kasılmalarından belli oluyordu ve boşalmaya başlarken tekrar en dibine kadar birkaç kez bastırıp komple dışarıya çekip içinden çıktım. Bu hareketim öldürücü darbe olmuştu Gül için… Kasıla kasıla sırtüstü yattığı yerde titreyerek boşalıyordu.

İçinden çıkan penisimle vajinasından bir boşalma sesi gelmiş ve bacaklarını kapatıp bir anda top gibi olmuştu. Oturduğum yerden onu seyrediyordum, biraz şoku geçince dirsekleri üstünde kalkıp bana

“Neredeyse ağzımdan çıkacaktı… Ooff neydi o öyle? Hiç bitmeyecek sandım…” dedi. İsterik bir halde yarı gülüyor yarı baygın ve azgın gözlerle bakıyordu. Penisim hala dimdik ama kızarmış ve ıslaklıkla pırıl pırıl parlar bir halde yanında duruyordu. Bir anda

“Dur teşekkür edeyim şu yaramaza…” deyip eğilip ağzına aldı. Ucunu ve ancak yarısını ağzının içine alabiliyordu. Birazdan nefeslenmek için yeniden kendini sırtüstü mindere attığında,

“Bitti sanmıyorsun herhalde… Değil mi canım?” deyip onu sekste en sevdiğim pozisyona hazırlamaya başladım.

Acemice ne yapmasını istediğimi anlamaya çalışıyordu. Sonunda sol tarafına doğru yatırıp sol bacağını altımda, sağ bacağını da sağ elimle ayırır şekilde yatırıp tükürüklediğim penisimi sıvazlayarak içine bir hamlede soktum. Zaten spermlerim hala içinde olduğundan kayarca girip çıkıyordu.

Artık daha hızlıca ama kırmadan bir tempo tuturmuştum. Bazen dibine kadar giriyor bazen ucunu bile çıkartıp tekrar sokuyordum. Göğüslerinin sallanmasını seyredip avuçluyor, gittikçe azıyor, azdıkça daha hırsa ve şehvetle sikiyordum. O da gözlerini tamamen kapatmış, kontrolü bırakmış bir şekilde her noktasında hissedeceği bir şekilde sikiliyordu. Bu sefer kendimi tutmayacak ve boşalacaktım. Artık patlamak üzereydim ve nefes nefese bir şekilde zorla

“Nerene boşalayım? İçine mi? Yüzüne mi?”

“Hem içime istiyorum, hem de yüzüme…” dedi kesik kesik… Benden duyduğu sözler iyice azdırmıştı. Gittikçe artan bir sertlikle, dibine kadar bastırarak sikmeye devam ediyordum. Biraz daha uzatmak için elimden geleni yapıyor, Gül’ü daha da çok tahrik etmek için,

“Şimdi sikerken amının içine fışkıracağım… Sıcaklık hissedeceksin… Sonra da çıkartıp kalanını dudaklarına ve yüzüne fışkırtacağım” diye diye, tüm duygularını altüst eder şekilde tahrik eşiğini yükseltmek için çabalıyordum.

Gerçekten kasılmaya başladığımda dibine kadar bastırıp önce çok şiddetli olmak üzere iki kere fışkırdım. Gerisini yüzüne boşaltmak için penisimin dibinden sıkarak içinden çıkarttım. Telaşla Gül’ü sırtüstü döndürüp karnının üzerinden göğüslerinin arasına oturttuğum penisimi başıyla yüzüne boşaltıverdim. İki defa içinde fışkırttığım halde yaşadığım hazdan olsa gerek inanılmaz bir şiddetle ve aşırı miktarda boşalıyordum.

Sol elimle yukarıda tuttuğum başını bırakmamıştım. Tüm yüzü spermlerimle dolmuştu. Gözkapağı bile yapışmıştı. Ama o hayatında ilk defa bunu yaşadığı halde hiçbir iğrenme belirtisi göstermeden, olanların her saniyesini seyredip zevkini çıkarmaya çalışıyordu.

Yine gelmek üzereydi ve sadece sikilmekten ziyade biraz önce ahlaksızca söylediklerim ve içine boşalan penisimin verdiği zevk ve yüzüne gelen spermler onu daha da azdırıp yeniden zirveye taşıyordu. Aşağıdan vajinasına uzattığı elini vibratör gibi çalıştırarak klitorisine masaj yapıyordu.

Eğilip spermlerime bulanmış dudaklarına öpücük kondurup oradan yine yayılmış göğüslerine indim. Spermli dudaklarım uçlarında kayıyor ve doymamış bir açlıkla yeniden emiyordum. Yanına uzanıp hala bir göğsünü emerken diğer elim onun elinin yanına indirip onun da parmağını yönlendirerek ikimizin aynı anda içine girmesini sağladım. Dışarı çıkmaya başlayan spermlerim daha uyarıcı ve kayganlaştırıcı oluyordu.

Sonunda olduğum yerde doğrulup dönüp bu kez ters bir şekilde başımı bacaklarının arasına sokup yalamaya başladım. Yine inlemeye, karnı hızla inip kalkmaya başlamıştı. Dilimi sokmam ve parmağım yetmiyor daha çok emmek istiyordum. Hızlıca bacaklarının arasına girip yeniden emmeye başladım. Bir taraftan da penisimi yeniden sıvazlıyor, hala koruduğu sertliğini biraz daha arttırıyordum.

Tekrar girebileceğime kanaat getirince yeniden bacaklarını kollarıma alıp kendime çekip bu sefer tek hamlede içine giriverdim. Yeni boşalmışken yeniden sertleşip içine girmeme şaşırmış, ama buna memnun olmuş bir şekilde göğüslerini sıkıca tutup kendini tümüyle bana bıraktı.

Artık hiç aralık vermeden dibine kadar girip çıkıyordum. Gül bundan zevk alıyor ve çıldırıyordu. Göğüslerini sıkıp, kendini yalamak uzattığı dudak ve dil ucuna yetiştirmeye çalışıyor, kendi meme uçlarını emmesine yardım ediyordum. Yüzünde hala kalan spermlerimi alıp dudaklarına sürüyor, o da parmağımı deliler gibi emiyordu.

Yeniden kasılmaya başladığında ben de neredeyse boşalmak üzereydim ve bu sefer kasılmaları esnasında durmamış, sikmeye devam etmiştim. Titriyor, kasılıyor, sırtı bazen kambur, bazen yay gibi oluyor ama ben durmuyordum.

Altımda çırpınıyor, aşırı zevkten kaçınmaya çalışıyordu. Ama bacakları kollarımda, onun kollarını da bileklerinden tutup kendime çekerek son noktasına kadar sikiyordum.

Artık ben de tekrar gelmek üzereydim ve bu sefer çıkıp göğüslerinin arasında testislerimi oturtttum bir güzel… Yine başını arkadan destekleyerek ağzının içine sokup birkaç defa gidip geldim. Şişen başı bütün ağzını doldurmuşken fışkırarak boşaldım. Önce tereddüt etti. Ama sonra vakum gibi emerek tüm spermimi boşaltıp yuttu.

Son damlası ağzının içine aktığında zorla da olsa titreyerek üstünden kalkıp salıncağa oturdum. Hala deli gibi nefes alıyor, üst üste böyle boşalmama sebep olan bir seksin verdiği hazzı yaşıyordum.

Gül tamamen bitmiş ve teslim olmuş bir şekilde sırtüstü yatıyor, gözünü tavana dikmiş bir şekilde sessizce soluklanmaya çalışıyordu.

Bir süre ikimiz de konuşmadık. Sonrasını da düşünmedik. Sadece yaşadığımız inanılmaz seksi ve tatminin hazzın tadına varıyorduk. Sonunda ilk o konuştu;

“Eee..? Ben neyapacağım şimdi? Her yerim yapış yapış…”

Bunu söylerken oturur vaziyete gelmiş, bir eli vajinasından hala sızanları tutmaya çalışıyor, diğeri de göğüslerini alttan sıvazlıyordu. Oturduğum yerden kalkıp elimi uzattığımda tutundu ve çekerek ayağa kaldırdım.

“Uuff akıyor, akıyor…” diyerek panikle yetişebilmek için eğilip bacaklarına akan spermleri engel olmaya çalışıyordu. Kasıklarına doğru çıkan elini üstünden kavrayıp elini itip

“Bırak aksın… Hoşuna gitmiyor mu?” dedim ve yüzüme bakarken bir anda büyük bir şehvetle dudaklarına yapışıp öpmeye başladım. O seksin ve ve orgazmların üstüne bu şehvet gerçekten çok özeldi. Bir süre ayakta bu şekilde öpüşüp birbirine yapışmış vücutlarımızı ayırdığımızda ikimizi de bir gülme tutmuştu.

“Bu saatte banyo yapamam, ne yapayım?”

“Islak havlu ile silelim seni…”

Gül sperme bulanmış minderin arkasını çevirip sererken ben de şortumu giyip sessizce banyoya yöneldim. Işığı yakmadan girdim ve yüz havlusunu kısık suyla ıslatıp sıkıp yine balkona döndüm. Saçını başını düzeltiyor ama üstü hala çıplaktı ve açıkçası biraz daha zaman olsa yine yapardım.

“Sakın çığlık atma sıcak suyla ıslattım ama soğumuştur… Başka da yolu yok bu saatte canım…” diyerek üşüyüp irkilmesine fırsat vermeyecek şekilde şefkatle vücudunu silmeye başladım.

Donup kalmış beni izliyordu. Onca sevişme ve tatminden sonra dönüp gitmeyerek ona bebek gibi hizmet etmeme hem şaşırmış hem de duygulanmış şekilde seyrediyordu.

Her yerini silip temizledikten sonra giyinmesine yardım ederek beraberce koridorda merdivenlerin başına kadar geldik. Hala el eleyken dönüp dudaklarımdan kısa ama yumuşacık bir öpücük kondurup alelacele merdivenlerden çıktı. Çocukları kontrol ettiğini tahmin ediyordum ve tuvalete girip çıkmasını sessizce bekledim. Annesi sese uyanmış, konuşuyorlardı

“Uyuyakalmışım, şimdi çıktım… Hadi iyi geceler…” deyince ben de odama süzülüp kapıyı sessizce kapattım. Yatağa yattığımda çok yorgun ama çok zinde, aşırı tatmin olmuş ama hala yaşadıklarımın etkisiyle çok şehvetli ve belirsiz duygular içinde dönüp sızdım.

Sabah ufaklıklardan birinin beni dürtmesi ile uyandım. Belli ki annesi göndermişti.

“Abi uyan uyan…” diyordu. Ben gözlerimi açınca da yarım yamalak “Anneee, uyandı” gibisinden bir şeyler haykırarak odadan çıktı. Arkasından pırıl pırıl bir yüzle neşeli bir ses odaya girmeden kapıdan bana sesleniyordu. Sanki bütün gece benimle sevişmemiş, orgazmdan orgazma koşmamış gibi… Dinç, diri, canlı bir kadının sesiydi…

“Uykucuu… Kalk artık, sofra hazır seni bekliyoruz…”

Kalkıp hemen duşa girdim. Hızlı bir yıkanma ile temiz şort ve tshirt giyip balkona çıktım. Masaya çoktan oturmuş ev ahalisinde serin yaz sabahı mutluluğu vardı Ama Gül bir başka parlıyordu. Sanki bir gün önce bütün yol boyunca benimle sohbet eden o yorgun ve tükenmiş Gül gitmiş, yerine bir başka kadın gelmişti.

Gerçekten güzel, doyurucu, tatmin edici bir seks kadınları inanılmaz güzelleştiriyordu

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Aidiyet, itaat teslimiyet (3) efendi köle hk PARTİ AKŞAMI

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ass

“Yo hayır hayır, bu kıyafet olmaz daha frapan bişey giy.”

Yatak odasındayız. Dolabın önünde durmuş birazdan gideceğimiz parti için kıyafet seçmeye çalışıyorum. Zaten sabah bir telaş evden çıkarken yatak matak toplayacak zaman kalmamıştı. Şimdi o dağınık yatak, üzerine atılan münasip bulunmamış kıyafetlerle iyice dandini vaziyette. Deri pantalonlar, büstiyerler, yırtmaçlı etekler, mini etekler ne ararsan üstüste yığılmış durumda. Son yarım saattir Metin’e defile yapıyorum o da hiçbirini beğenmiyor. E iyi de Metincim daha frapan ne bulayım En açık saçık elbisem bu.

O ise giyinmiş yatağın üzerine oturmuş, gülerek ve manidar bir şekilde suratıma bakıyor. “Yoo hayır, onu kastetmiyor herhalde, yok canım onu evde giymek için almıştık, umuma açık bir parti için değil”. Yine de elim o kıyafete gidiyor ve sessizce başımla “Bu mu?” işareti yapıyorum. Keyifle ellerini oğuşturuyor ve “Afferin benim akıllı kızıma, hadi giy bakalım”. Giy bakalım dediği şeyin pek de giyilecek tarafı yok. Yani ha var ha yok. Nette görüp çok beğenip ısmarladığımız mini bir deri elbise bu . Strapless, göğüslerin üzerinden V şeklinde bir yarık giderek daralarak üzerinde çapraz britlerle taa pussy hizasına kadar iniyor. Aynı V arkada da var, o da kıç yarığı başlarken bitiyor. Ondan sonra da zaten 5-10 santim ya var ya yok, yani arkadan bakılsa kalçaların yuvarlakları ha göründü ha görünecek. Kendiliğinden yapışkan dantelli arkası çizgili file çoraplarla da tamamlanan bir kıyafet bu. İncecik stiletto topuklu ayakkabılarla da giyilince ben bile bayılıyorum kendi görüntüme. Ayrıca Metin’in beni bu elbise içinde çok beğendiğini, evde böyle dolaştığım zaman heyecanlandığını bildiğim için de pek seviyorum bunu. Seviyorum sevmesine de evde giymek başka, bir sürü insana vücudunu teşhir etmek başka.

“ Hayatım…” diye mızıklanacak oluyorum. Yüzündeki tebessüm hemen siliniyor. ankara escort kızlar Anlaşıldı, bu elbise bu akşam giyilecek. Elbet bir bildiği var Metin’in. Giyiyorum tabii. Beni kucağına oturtup elbisenin arka britlerini sıkıştırıp bağlıyor. Öndekileri de ayarlaması için bacaklarının arasına diz çöküyorum. Ellerini elbise dekoltesinden içeri sokup gögüslerimi avuçluyor. Vücudumdan bir elektrik akımı geçiyor sanki. Her dokunuşunda bunu yapıyor bana Metin. Daha fazlasını isteyerek göğüslerimi ileri uzatıyorum. Şimdi hafif hafif meme uçlarımla oynuyor. Parmaklarının arasında giderek büyüyorlar. Ah partiye gitmesek mi acaba?

Şımardığımı farkedip ayağa kaldırıyor beni, kıçıma hafif bir şaplak atıp hadi git makyaj yap diyor. Daha önceden talimatlandırıldım ağır bir makyaj yapılacak bu akşam. Yeşil lens, takma kirpik, koyu renk far ve ille de kıpkırmızı ruj. Uzun tırnaklarımla aynı renk olacak. Zaten berberden geliyorum, ellerim ayaklarım yapıldı saçlarım mis gibi. Ağır da bir parfüm lazım. Opium mu Obsession mu? Poison da olabilir. Yok yok, en iyisi good old Opium. Sıcak ve şehvetli. Bol bulamaç sürünüyorum, boynuma, kollarıma, gögüslerime, dayanamayıp bir fıss da pussyme sıkıyorum. Pussy’m pırıl pırıl. Metin beni geçenlerde bir epilasyoncuya götürdü, artık hiç tüyüm yok. Bebek dötü gibi oldu diyor bana.

Bir Opium bulutu içinde tekrar yatak odasına döndüğümde, Metin’in bana arzu ve beğeniyle bakması içimi sevinçle dolduruyor. Ne olacak partiye yarı çıplak gideceksem. Yalnız gitmiyorum ya. Metin bana kötü birşey olmasına kat’iyen izin vermez. Kollarımı doluyorum Metin’in boynuna, vücudumu onunkine yapıştırıp, kıçımı kıvırıp, bacaklarımı sürterek küçük orospuluklar yapıyorum. Elini bacaklarımın arasına sokuyor, başparmağı kıçımda diğer parmaklarını yavaşça klitimde gezdiriyor. “Hmmm, bu kadar emre amade olduğuna göre, bu pussy’e bir hediye vermek lazım” diyor. Ah ne olur Metin hemen şuracıkta sik beni. Halbuki o beni hafifçe itip başucundaki komodinin çekmecesinden küçük bir kutu çıkarıyor. Ah herhalde ringler var içinde.

Ödlekliğimden bir türlü gerçek piercing yaptıramadığım için Metin bana hem meme uçları hem de klit için takıp çıkarılabilen ringler yapmıştı. Zaten şimdi de “İş başa düştü, senin piercingini de ben yapacağım” diyor. Gerçeği nasıl hissettirir bilmem ama bunların görüntüleri de bir harika. Hele klite takılan hissiyat açısından da çok iyi. Her adım atışta her kımıldanışta klitin ucunu hafifçe çekiştiriyor ve çok tahrik edici oluyor tabii. Ama şimdi o kadar ıslağım ki nasıl kaymadan durmasını sağlayacak acaba.

Kutunun içinden tanımadığım birşey çıkarıyor. Tam ne olduğunu göremiyorum. Pussy’min dudaklarını iki yana açıp tam klitimin üzerine kalınca birşey yerleştiriyor. Klik diye bir ses çıkarıp kapanıyor bu şey, gayet sıkı düşme şansı hiç yok gibi hissediyorum. Eteklerimi düzeltiyor , “Hadi artık üstüne birşey al da gidelim” diyor. Kürk mü giysem acaba. Aklıma Jackie Collins’in bir kitabında okuduğum mu, yoksa Joan Collins’in bir filminde seyrettiğim mi harılayamadığım bir sahne geliyor. Orada da kadın sevgilisinin dairesine yerlere kadar bir kürkle gitmişti. Ama sadece kürkle. Evet kürk iyi fikir. Zaten şoför kapıda bekliyor, kısa başka bişey giyip adamın üç kuruşluk aklını hoplatmanın alemi yok.

Koridorda giyinme odasına doğru gidiyorum, dolaptan kürkümü alacağım. Aman Tanrım birden klitimin üzerindeki şey titremeye başlıyor. Öyle beklenmedik ve inanılmaz zevk verici bir his ki iki büklüm katlanıyorum. Başladığı gibi birden duruyor titreme. Başımı kaldırıp soran bakışlarla Metin’e bakıyorum. O ise gülerek elini cebinden çıkarıyor, kibrit kutusu kadar birşey var elinde. Birden titreme tekrar başlıyor, tekrar duruyor, başlıyor, duruyor, dayanmam mümkün değil. Ah kelebek bu. Sonunda almış. Bana nette göstermişti. Klitin üzerine yerleştirilen ve uzaktan kumanda ile kontrol edilen bir alet. Aletin titremesi duruyor ama ben bacaklarımın titremesine hakim olamıyorum. Metin yatak odasına dönüp komodinin üzerine bırakmış olduğu viski bardağını getiriyor bana kocaman bir yudum alıyorum. Neyse biraz kendime geldim. Bir acele kürkü geçiriyorum üstüme çıkıyoruz.

Gideceğimiz yer Etilerde özel bir klüp. Sadece üye ve misafirlerinin kabul edildiği bir yer. Biz üye değiliz ama üye bir arkadaşımızın doğum günü kutlaması var ve bildiğim kadarı ile sadece bizlere ait bu akşam. Ben daha önce hiç gitmedim, merak ediyorum nasıl bir yer olduğunu. Metin seveceğimi söylüyor. Ara sokaklardan birinde bir villanın önünde duruyoruz. Dışardan bakınca burasının bir klüp olduğunu belli edecek hiçbir işaret, kapıda tabela vs. hiçbirşey yok. Smokinli bir adam açıyor kapıyı. Eyvah bu böyle resmi bir olaysa benim kıyafetim pek tuhaf kaçacak diye düşünüyor ve rahatsız oluyorum. İçeriyi görene kadar kürkümü çıkartmasam mı acaba? Ama kapıyı açan smokinli “kürkünüzü alayım” diyor. Vestiyer hemen karşıda buradan da içerisi görünmüyor ki. Metin bütün nezaketi ile kürkü omuzlarımdan alıp adama veriyor. Adamın beni görünce kılı bile kıpırdamadı.

İçerden harika bir saksafon sesi geliyor. İçeri giriyoruz. etlik escort Önce hiçbirşey göremiyorum. İçerisi son derece karanlık Sadece müzik sarmalıyor sizi. Atmosfer o kadar gerçek dışı ki, bir köşede Coltrane ya da Parker’ı çalarken görsem yadırgamayacağım. Gözlerim yavaş yavaş karanlığa alışıyor. Hoş kokulu bir duman arasında kımıldayan insanlar görüyorum. Dans ediyorlar. Yanımıza bir başka smokinli gelip tam ne olduğunu seçemediğim bir içki ikram ediyor. İnşallah visk**ir. Bir yudum alıyorum, evet viski ama ambrosia da olabilir, kendimi tanrıça gibi hissediyorum. Evde içtiğimiz joint’in de etkisi olsa gerek.

Metin beni belimden kavrıyor kalabalığın içine doğru ilerliyoruz. Geçtiğimiz heryerde insanlar duruyor ve tanışıyoruz. Bu karanlıkta bile erkeklerin gözlerindeki arzuyu hissediyorum. O hoş kokulu duman yerden yükseliyor ve insanların omuzdan aşağılarını yumuşacık bir bulut gibi sararken bilmediğim bir yerden sızan sarımsı ölgün ışık da sadece yüz ve omuzlarında oynaşıyor. 1950’lerde yapılmış sürrealist bir tablonun içine girdik sanki..

Metin elimden içki bardağını alıp birdenbire yanımızda beliriveren smokinlinin tepsisine koyuyor ve beni sımsıkı kendisine çekip dans etmeye başlıyor. Yüzümü boynuna gömüyorum ve derin derin kokusunu içime çekiyorum. Bu beni içk**en de joint’ten de daha fazla mest eder. Doğum günü sahibi arkadaşımız da ileride çok güzel bir kadınla dans ediyor. Müziğin ritmi ile kıvrıla büküle yanlarına gidip tebrik ediyoruz. Ahmet hayranlıkla bana bakarak “Tanrım ne kadar güzelsin, Metin izin ver de karınla dans edeyim” diyor. Metin’in kollarından ayrılmak istemiyorum ama o “Memnuniyetle” diyor ve diğer kadını kollarının arasına alıp dans etmeye başlıyor. O anda kadının kıyafetinin farkına varıyorum. Tek omuzunu açıkta bırakan yerlere kadar uzun bir tül bulutuna sarılı. O kadar. Metin’in kadının belini kavrayan eline kıskançlıkla bakıyorum.

Ahmetle dans etmeye başlıyorum. Bu kadar senelik arkadaşım bugün bana tamamen yabancı biri gibi geliyor. Birden klitimde bir titreme ile irkiliyorum. Bulunduğum yerden Metin’i göremiyorum ama bakışlarını ense kökümde hissediyorum. Kasılmamı Ahmet hissediyor, beni biraz daha kendine doğru çekiyor. Burada Metin’in gözünün önünde, başka bir erkeğe sarılmış vaziyette gelmek istemiyorum ama titreme devam ediyor. Ah dayanamayacağım buna. Tahammülümün sınırına geldiğim bir anda omuzumda Metin’in elini hissediyorum.

“Bu kadar yeter Ahmetcim ben malımı geri alayım” diyor. etimesgut escort Omuzumdaki el canımı acıtacak kadar sıkıyor. Titreme kesiliyor ve nihayet kendimi tekrar Metin’in kolları arasında buluyorum. Muhteşem bir rahatlama hissi ile boynuna sarılırken “ben istediğim zaman gelirsin, şimdiki gibi” diyor ve beni kıçımdan yakalayıp penisine bastırırken aleti de çalıştırmaya başlıyor. Etraf, insanlar, kimse umurumda değil. Burnumda Metin’in kokusu, müzik beynimin içinde büyüyor büyüyor ve tamamen tükenmiş bir vaziyette Metin’in kollarına yığılıyorum. Tanrım bu yaşadığım en muhteşem orgazmlardan biri.

O gece kaç bardak içki içtim, kaç adamın kollarından alınıp Metin’in kucağında geldim hatırlamıyorum. Tek bildiğim Metin’in bana muhteşem bir gece daha yaşattığı. Bir sonrakini hasretle bekliyorum.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Arkadaşım Türbanlı Annesine Çakışım

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Amateur

Herkese Merhaba arkadaşlar sizlere arkadaşımın Türbanlı annesiyle yaşadığım seks hikayesinden biraz bahsetmek istiyorum okuyan herkese şimdiden teşekkür ederim fazla zamanınızı almadan hikayemize geçmek istiyorum başlıyabilrisiniz Keyifli dakikalar.

Adım Kemal, 22yaşında üniversite son sınıf öğrencisiyim, Yanlız başıma evde yaşıyorum, aylık 700 tl kira ödüyorum, üniversiteye yeni başlamış bir genç arkadaş türbanlı annesi ile ev aramaya başlamışken banada şans eseri üniversitede görünce seninle aynı eve çıkalımmı teklifini kıramayıp olur dedim. Annesi ile de tanıştık normal kilolarda basenleri yanlarından geniş, memeleri de büyük saf temiz bir bayana benziyordu. Bana teşekkür ederek söze başladı, günlerdir bir türlü ev bulamadıklarından yakınıyordu, etken ise büyük ihtimal para problemiydi. Eşyalarını taşımalarına yardımcı oldum. merdivenlerden çıkarken önden gidiyordu, elindeki eşyaları düşürdü, almak için eğilince güzel büyük poposu bir anda gözümün önünde daha da genişlemiş şekilde görünmeye başladı, kafama biraz ileri uzattım götünün kokusunu aldım, o anda arzularım yükselmeye başlamıştı, oğlu çoktan eve çıkmıştı, biz de yavaş yavaş merdivenlerden yukarı doğru çıkmaya başladık, eşyaları eve taşıdıktan sonra bayağı yorulmuş ve terlermişlerdi. Sular akıyomu Emre dediler evet dedim, biz banyo bayan escort ankara yapalım dediler hay hay ne demek dedim, oğlum önce ben giriyim istersen dedi annesi ve üzerini değiştirmek için odaya geçti. Oğlu Halil, abi evde yiyecek bir şeyler yoksa alışveriş yapalım dedi, evde var bi şeyler ama yeterli görmezsen git al bişeyler dedim benim leptopta proje hazırlayacağımı söyledim. tamam abi dedi ve evden çıktı. Annesi bornoz ile mi elbiselerini alıp mı banyoya geçecekti merak ediyodum, salona gittim televizyonu açtım. Bir an kapının deliğinden baksam mı düşüncelerine kapılsamda yapmadan kapı açıldı ve elinde havlu elbiseleri üzerinde Emre ben banyoya giriyorum Halil nerede diye sordu, alışveriş yapacakmış dedim aaaaa birlikte yapardık dedi ve neyse diyip banyoya gitti kapıyı kilitledi, kapının deliği fikri gene göxzümün önünde canlandı baksam mı bakmasam mı, eli mi pantolonumun içine attım ve merdivende poposuna yaklaştığım anı düşünerek 31 çekmeye başladım. 20 dakika sonra Halil geldi, annesi hala banyodaydı acaba ne yaptı bu saate kadar şüpheydi, elbiselerini banyoda giymiş şekilde banyodan çıktı, Halil de banyosunu yaptıktan sonra hep birlikte sofraya oturduk birbirimizn hayat hikaiyelerini anlatmaya başladık, meğerse 4 yıl önce Halil babasını kaybetmiş ve evinde tek oğluymuş annesi kira konusunda sıkıntı olmaz oğlum dedi siz de inşallah iyi anlaşırsınız dedi uzunca konuştuk, saat 10 gibi herkes yatağına gidecek gibi uyuklar hale gelmişti, ev 2 1 di Halilin odasında annesi yatacaktı, halil ise salonda. gece 3 gibi uykudan uyandım tuvalete gitmek için. tuvaletin kapısı açık çiş yapma alışkanlığımdan kapı açıktı, Halil’in annesi de o sırada kapıyı açmış o da tuvalete gitmek için hareketlenmişken, kapının önüne gelince ben bir anda döndüm ve koca yarrağımı bir anda karşısında görünce ağzı açık şaşırmış halde ike n ben birden toparlandım, siz ne zaman uyandınız Ayda Teyze dedim, şaşkınlığını atmış kusura bakma oğlum dedi, uykulu halde ışığı farketmedim bir anda kapıyıda ralık görünce ışık açık kalmış herhalde dedim girdim kusura bakma dedi, yok önemli değil dedim ellerimi yıkadım yanından yavaşça geçerek odama gittim, odam da sevinçten kahkaha atasıım geliyordu sikimi gördü diye mutluluktan uçuyordum aslında bi de özür dileyince ohhh keyfi çok daha iyi oldu, sabah sofrada otururken utangaçlığı sanki yüzüne yansımış benimle her konuşmasında tebessüm etmemek için kendini zor zaptediyordu, Halil i okula gezdirmeye götürmek için evden ayrıldık, Ayda Hanım evde kaldı, geldiğimizde bize yemek hazırlamış ve ev tertemizdi, Halil keşke hep bizimle kalsan anne dedi nerde o şans, annesi 3 gün sana yeter ben istanbul’a gitmeliyim annanen hasta biliyosun dedi, 2. günün akşamında bir şeyler yapmalıydım kafamda bin bir tilkilik geziyordu. Halil hadi abi üniversiteye gidelim deyince ben hasta numarası yapmaya karar verdim çok jötüyüm ateşim var sen git dedim, annesi ile birlikte üniversiteye gitti , ben odamda yatağa uzanmış kapımı kapatmış sadece üzerimde atletle yatmaya karar verdim. 2 saat sonra Aysu Teyze geldi, yarım saat sonra Emre oğlım diye dikmen escort seslenmeye başladı yemek yiyecekmisin.
Bilerek ses çıkarmadım, tekrar tekrar Emre dedi, cevap vermedim. kapıma kadar geldi uyuyo numarası yapıyordum, üstümde sadece atletim.elit escort Herhalde uyuyor uyandırsam mı düşüncesine kapılacak ki Aysu Teyze kapıyı tıklattı cevap vermeyince kapıyı açtı ve 2. kez beni çıplak görüyordu ama uyuyor halde, yanıma doğru yanaştı Emre hastamısın diyerek beni uyandırırmaya başlarken üzerimi de örtü ie örtüyordu, ben uyanmış gibi yaptım, Aaaa siz ne zaman geldiniz, gene kusura bakma olum dedi hastasın bir şeyler yiyecek misin dedi, çok hastayım Aysu Teyze ateşim var dedim elledi Aaaa gerçekten yanıyosun olum dedi, üzerimi kim örttü dedim hasta sesi gibi, açıyım oğlum dedi, ama şey altında iç çamaşırın yok giy dedi, giyecek halim yok dedim böyle yatmışım sen giydirebilirsin önemli değil dedim, bir anda şok, tamam da oğlu şey mey mırın kırın yaparak tamam peki dedi, çekmeceden aldığı boxerı ayaklarımdan geçirdi, yukarı doğru çekerken sikim ereksiyon olmaya başlayınca hızlıca boxerı çekmeye devam etti ama sikim baxera sığmadı, o an eliyle sikimi tuttu ve boxerın içine sığdırmaya çalışırken doğruldum ve ona doğru yaklaşarak dudaklarından öptüm ve seni seviyorum dedim ben de seni dedi ve soyun dedim senin tüm gün sikmek ve yalamak istiyorum dedim, oğlum dedi, tmm dedi ben de senin sikimi ağzımda istiyorum dedi ve sakso çektirmeye başladım daha hızlı dedim daha hızlı makine bağlamışlar gibi süratli bir şekilde yarağımı yalıyordu ve ağzına boşaldım yuttu azgınlığı bitmemişti tüm vücudumu yaladı göt deliğime kadar, ben de onu yalamaya doyamıyordum en güzel yeri göt deliğiydi mis kokusu ve tadı damağımda kalmıştı ertesi gün yolcu ederken gene seni seviyorum tekrar gelicem dedi oğluna çktırmadan Halil kanki ile ev halimiz devam ederken 2 ay sonra tekrar geldi ve………
.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Koca Boynuzlamanın Sonu (2)

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Babes

Kocam yine aradan bakıyordu bize… escort bayan ankara Yine çıplak, yine gözlerini kırpmadan bakıyor, bir elinde kamera, diğer eli sikinde… Emre’ye

“Emre canım… Öyle büyük yarrağın var ki… Her seferinde bitiriyorsun beni… Hem zevk veriyor, hem acı… Öldürüyorsun beni bebeğim…” dedim kocama duyurmaya çalışarak…

“Ah ablacım. Korkutuyorsun beni… Kızlar sikimi görünce ürkecekler herhalde…”

Boynuna sarıldım. Kalçalarımı oynatmaya başladım altında…

“Ahhh… Boş ver onları canım… Sonra düşünürüz orospuları… Sen beni sik şimdi bakalım… Gidip gelmeye başla, amcığım senin yarağa alıştı mı görelim… Hadi sik beni… Ohhh…”

Kalçaları kıpırdanmaya başladı. Bacaklarımın arasında yavaş yavaş yükseldi, yükseldi. Ucuna kadar… Sonra aynı yavaşlıkla inmeye başladı. Kalın sikinin damarlarını, özellikle yumruk gibi başının vajina duvarlarımda sürtüne sürtüne ilerlediğini hissedebiliyordum. Gözlerim karardı zevkten, boynuna sarıldım sımsıkı…

“Ahhh… Emree… Harikaa…” diye feryat ettim kulak memesini dişlerken…

Böyle zevk olamazdı. Ne yapacağımı şaşırmıştım. çukurambar escort Boynuna sarılıyor, kendime çekiyor, sonra vaz geçip ellerimi bacaklarımın arasında inip kalkan taş gibi daracık erkek kalçalarında gezdiriyor, tırnaklarımın uçlarını batırıyor, onu da inletiyordum.

Son kez kocamı gördüğümde hala aynı vaziyette, kapının önünde çırılçıplak, karısının genç bir aygırla sikişmesini, altında zevkten bağıra çağıra kıvranmasını kameraya çekiyordu. Sonra kendimi ve kocama ilgimi kaybettim. Tüm dikkatimi ve konsantrosyunumu sikicime verdim.

Erkeğim üstümde gidip gelirken, ben de alttan kalçalarımı indirip kaldırmaya, haince içime gömülen erkeklik organını karşılamaya çalışıyordum. Torbaları alttan ıslanmış arka bölgeme, kasıkları ıslak klitorisime çarptıkça yatak odamızda kamçı sesine benzer sesler yankılanıyordu. Emre’nin, benim zevk feryatlarımız da bedenlerimizin şarkısına eşlik ediyordu.

Kaç kez boşaldım, kaç kez orgazm oldum o koca sikin altında hesabını şaşırmıştım artık…demetevler escort Sonunda Emre böğüre böğüre amımın derinliklerine sapladığı sikinden hortum gibi içime spermlerini boşaltmaya başladığında, son kez ben de boşalmaya, kıvranmaya başladım. Omuzlarını, neresi denk gelirse orasını dişiyor, tırnaklarımı zavallının sırtına batırıyordum. Kendimden geçmiştim.

Tam o sırada kocamın kalın bariton erkek sesi yatak odasında yankılandı,

“Ne oluyor ulan burada?”

Üzerinde bir şort, atlet şeklinde bir tişört vardı. Elindeki kamerayı kaybetmiş, kameranın yerine sağ elinde mutfaktan aldığı koca ekmek bıçağı vardı şimdi… Öfkeden kıpkırmızı suratıyla, karısını aşığıyla basmış koca rolünü oynuyordu.

Zavallı Emre, şaşkınlık ve korkuyla donakalmıştı bacaklarımın arasında… Dönüp kalkmak istediği halde, zevkimin son kırıntılarını yaşamak için beline sardığım bacaklarımı çözmemiş, erkekliğini içimden çıkaramamıştı. Ben de inadına, hala alttan alttan kalçalarımı indirip kaldırıyordum. Bir kaç saniye sürdü kasılmalarım… Kocamın kızgın bakışları altında Emre’nin kalın sikini amımın içinde sağdım o kısa sürede…

Ben bacaklarımı çözünce Emre de serbest kaldı sonunda… Kendini yana attı, hala dik duran erkekliğini elleriyle kapamaya çalıştı. Kocamın ne yapmak istediğini anlamamıştım pek ama, bana yönelen bakışlarındaki ikazı aldım hemen, ortama uydum.

“Aaa… Muraatt… Kocacımmm…” diyerek şaşkın bir feryat koyuverdim.

“Murat yaa… Kocacım yaa… Ne ulan bu vaziyet orospu?” Kocam iki adımda yatağa gelip bıçağı biz iki sevgiliye doğrultmuş, burnumuzun dibinde sallamaya başlamıştı. Öfkeden gözleri dönmüş, korkunç bir görüntüsü vardı elindeki bıçakla…

“Murat… Şeyy…”

Tenime değen keskin, parlak çeliğin soğukluğundan ürpermiştim rol gereği de olsa… İyi ki gerçek değildi bu sahne… Yoksa titremeye başlayan Emre’cik gibi korkudan altıma yapardım şu anda…

“Söyleyin ulan… Önce hanginizi geberteyim? Söyleyin orospu çocukları… Kahpe doğurdukları… Ben ekmek peşinde koşayım, kahpe karım bana boynuz taksın, öyle mi?”

Off… Fena küfür ediyordu doğrusu ama aldırmadım. Bakışları Emre’ye yöneldi. Keratanın siki az önce içimi delip geçen mızrak değildi sanki… Yine de ellerinin arasında kapatmaya çalıştığı halde, torbalarıyla beraber güzel bir görüntüsü vardı erkekliğinin… Burnunun ucunda sallanan çeliği takip ediyordu göz bebekleri, korkudan irileşmişti. Çırılçıplak, savunmasız, çaresiz… Kocam bağırırken boyun damarları kalınlaşmıştı,

“Sen… Orospu çocuğu… Utanmıyor musun ulan elin namuslu karısını ayartmaya piç? Hem de komşu karısını… Nerdeyse annen yaşında ulan bu kadın… Hem sen… Sen benim baldızın, Gülay’ın okul arkadaşı değil misin ulan? Ha? Cevap versene ulan…”

“Abi… Şeyy…” Konuşamıyordu korkudan Emre…

“Yoksa baldızıma da atladın mı ulan? Şerefsiz köpek… Orospu evladı… Körpecik kızı da siktin mi yoksa karım gibi? Söylesene ibne… Hem karımı, hem baldızımı siktin mi? Doğru söyle, gebertirim yoksa…”

Bıçağı gırtlağına dayamış, üzerine eğilmiş vaziyette, bağırıp duruyordu kocam… Emre korkuyla yutkundu, bana baktı bir an… Söyleyeceklerini tartar gibi, benim duymamdan korkar gibi… İçim bir an hop etti. Yoksa… Yoksa…?

“Ne bakıyorsun ulan karıma? Bana bak.. Suratıma… Söyle piç… Siktin mi baldızımı? Cevap ver..”

“Yapmadım abi… Valla… Yemin olsun sikmedim. Gülay istedi ama… Ben… Ben yapmadım Murat abi… Kıyma bana abi… Gerçekten yapmadım. Şeyy… İnan abi… Yalvardı hem de… Ben… Bakire diye… Valahi…”

“Demek bakire diye sikmedin kızı ha? Namusunu bozmadın ha? Anlat hadi… Ulan yalan söyleme bana… Onsekiz yaşında gencecik körpe fıstığı yatağa attın, kız beni sik diye yalvardı, sen de sikmedin öyle mi? Siktiğimin yalancısı… Köpek herif…”

“Valla sikmedim Murat abi… Yeminle… Şeyy…” Yine bana baktı, suçlu suçlu gözlerini kaçırdı sonra… “Ders çalışalım diye buraya çağırıyordu beni… Gül abla da rahat çalışalım diye komşuya gidiyordu. Biz de sevişiyorduk. Öyle… Üstten üstten… Öpüşme, okşama filan…”

Dayanamadım daha fazla… Kızmıştım. Sanki nikahlı kocam beni aldatmış gibi hissediyordum o anlattıkça… Bir anda kaplan gibi fırlayıp Emre’nin yanağına bir tokat attım öfkeyle…

“Piç… Utanmadın mı kardeşimle yapmaya?” diye tısladım. Kocam elimi tutup beni tekrar yatağın ortasına savurdu. Hala çırılçıplaktım iki erkeğin yanında… Sikilmiş… Fakat kızgın ve öfkeli bir dişi kedi gibi… Kocam sert sert,

“Siktir ulan orospu… Az önce sen bu herifin altında sikişiyordun, unuttun mu? Zevkten ciyak ciyak bağırıyordun yarak yedikçe… Dur bakalım… Senin de sıran gelecek. Bekle sen…” Emre’ye döndü,

“Eee? Devam et bakalım genç zampara? Ateşle barut… Evde yalnız başınıza kaldınız… Seviştiniz, ama baldızımı sikmedin öyle mi? Baldızımın amına bu koca yarrağı koymadın ha? Ulan yalan söyleme bana ibne, gebertirim seni… ” Bıçağı batırdı biraz daha… Keskin çelik bıçak kıpkırmızı bir iz bıraktı oğlanın boğazında…

“Abi yapma abi… Şeyy… İşte abi…” Hala bir bana, bir kocama bakıyordu. “Gülay bana yap beni, istiyorum dedi. Ben olmaz Gülay dedim. Bakiresin, yapamam, kızlığını bozamam dedim. Çok istedi, yalvardı, dayanamıyorum dedi. Sik beni dedi. İnanmazsın, isteri krizi gibi bir şey oldu, gözünün yaşıyla ağladı abi…”

“Eee? Sonra? Çok isteyince? Sen ne yaptın? Kızlığını bozmadan?”

“Evde yalnızdık. Bu yataktaydık abi… Ben oral seks yapalım, boşalıp gidelim dedim. Yaptık da… Ama Gülay ille de beni sikeceksin, beni sikmeden, bu yarrağı yemeden seni bırakmam diye tutturdu. Kabul etmeyince kalktı, şu gardrobun alttaki çekmeceden krem aldı geldi.”

Eliyle işaret ettiği yere baktım. Bizim kocamla sikişirken kullandığımız prezervatifleri, kremleri, seksi babydol, jartiyer, string külot vesaire seks malzemelerini koyduğumuz çekmeceyi gösteriyordu. Kocamla bakıştık. Yanaklarım kızarmıştı.

Bak sen benim minik kahpe kızkardeşime… Ben onu masum kız diye kocama karşı savunurken o benim sikicimle sevişiyormuş meğer… Hem de bizim yatağımızda… Ablasıyla eniştesinin yatağında…

“Madem amımı sikmiyorsun, götümü sik dedi bana… Getirdiği şey kayganlaştırıcı anal kremmiş… Yağ gibi kayarmış. Siz kullanıyormuşsunuz hep… Gülay sizde kaldığı geceler seslerinizi duyarmış. Krem sürmeden anal seks yaparsanız Gül abla çok feryat edermiş, o da hepsini dinlermiş… ”

Utangaç bir tavırla yüzümüze baktı ikimizin de… İlgiyle onu dinlediğimizi görünce anlatmaya devam etti.

“Ben yine olmaz filan dedim Murat abi… Hemen kabul etmedim. Ama Gülay tehdit etti. Bağırırım, komşulara rezil ederim seni, tecavüze kalkıştı diye ocağını söndürürüm senin dedi.”

“Eee? Sen ne yaptın peki? Kabul mü ettin?”

Artık kocam, az önce karısını yatakta yabancı bir erkekle sikişirken yakalayan adam değildi sanki… Tüm dikkatini Emre’nin anlattıklarına vermişti. Şortunun önündeki kabarıklık da artıyor gibiydi, dikkat çekmeye başlamıştı. Pezevenk herif… Karısının sikildiğine aldırmıyor, baldızının nasıl sikildiğini, hem de sikicisinden dinlerken zevk alıyordu.

“Ne yapayım başka abi? İkimiz de çırılçıplağız… Az önce oral da olsa sevişmişiz, bir posta boşalmışız. Ama Gülay ille tutturuyor beni sik diye… Evde ikimiz yalnızız… Ateşle barut… Daha fazla dayanamadım ben de… Gülay, malum, onsekizinde körpecik kız senin dediğin gibi, çırılçıplak… Sikmem için kıvranıyor.”

Emre kocamın baldızına ilgisini, anlattıkları karşısında gitgide sakinleştiğini gördükçe, pezevengin kızacağı yerde tahrik olduğunu hissedince olayı ballandırmaya, inceden inceden, detaylarına varana kadar anlatmaya başlamıştı.

“Ben yine de ilk hareketi ona bıraktım. Kendi eliyle kendini, arka deliğini kremledi bol bol… Sonra geldi, benim aleti bir güzel boydan boya yağladı. Ben bol kremli avuçlarının arasında okşanmaktan taş gibi olmuş yatarken geldi, kendisi üstüme çıktı, zar zor benimkini içine aldı.”

“Yani sen ona değil, Gülay sana tecavüz etmiş bu vaziyette… Arka deliği de bakireydi o zaman, öyle mi Emre?”

“Evet abi… Hiç ellenmemiş… Daracıktı… O kadar kayganlaştırıcı sürdüğü halde zor girip çıktı benim alet…”

“Vay kahpe vay… Demek götü çok dardı ha?”

“Evet Murat abi… Bildiğin gibi değil… Benimkinin derisi sürtüldü sanki… Mengene gibi… Fazla dayanamadık zaten… Oturup kalkarken klitorisini okşamaya başladı, az sonra da bağıra bağıra boşaldı. O arka deliğinde kasıla kasıla benimkini ezerken dayanamadım, ben de boşaldım abi…”

Kocamın gardı da, bıçağı tutan eli de yana düşmüştü. Az önce bağırıp çağıran o değildi sanki… Elini önüne götürüp kabarıklığı bastırmaya çalıştı önce… Bizim onu izlediğimizi görünce elini çekti, yutkunarak,

“Neyse ne canım…” dedi. “Demek ki benim güzel baldızım da ablası gibi azgın orospunun tekiymiş. Hem de aynı yarrağı yemiş orospular…” Sesi yükselmeye başladı tekrar… Ekmek bıçağını bize doğru sallayarak,

“Sizi yatakta sikişirken gördüğümde beynim döndü. Atılıp ikinizi de doğrayacaktım az daha… Namus ulan bu, boru mu? Boynuz takılacak adam mıyım ben? Hem bir kerelik boynuz da değil… Enişte olarak baldızımın namusu da benden sorulur değil mi? Söylesene ulan kahpe karı…”

“Evet kocacım… Evin erkeğisin sen… Kardeşimin namusu da senden sorulur aşkım…”

Biraz önce yatakta aşığıyla basılan ben değilim sanki, kocama namus fetvası veriyorum sözde… Hala da iki aşık çırılçıplak duruyoruz karşısında… Olayın saçmalığına bakın…

“Tabi yaa… Benden sorulur. Ama ne yapacağım şimdi bu durumda, karar veremedim daha…” Saatine baktı, erkendi daha.. “Telefon et şu götten sikilmiş kardeşine, buraya çağır, hemen gelsin.”

“Neden? Ne diye çağırayım bu saatte?”

“Uydur ulan bir şeyler… Bu siktiğimin Emre ibnesi geldi, evde seni bekliyor de… Adını duyunca koşa koşa gelir senin orospu kardeşin, merak etme…”

Yataktan kalkıp cep telefonumu aldım. Bir yandan rehberde kardeşimin telefon numarasını ararken bir yandan olayın garipliği karşısında gülmemek için kendimi zor tutuyordum.

Nasıl gülmem… Ben çırılçıplak yatağın ortasındayım, elimde telefon… Kocam elinde ekmek bıçağı, guya bizi öldürmek üzere… Sikici aygırım çıplak, basılma ve ölüm korkusunu biraz atlatmış, eliyle yarı kalkık koca sikini örtmeye çalışır vaziyette beni izliyorlar merakla… Öyle komik bir vaziyetteyiz ki… Bir iki çalmadan sonra kardeşimin sesi duyuldu. Hoparlörü açtım, erkekler de duysun diye,

“Efendim abla?”

“Gülaycım, bana gelsene biraz…”

“N’oldu abla? Bu saatte… Hayır olsun. Bir şey mi var?”

“Yok canım, telaş etme hemen… Enişten bu gece de yok, canım sıkıldı yalnız başıma…”

“Yaa… Yarına dersim vardı, alınacak notlar filan… Çalışıyorum abla.”

“Kız şıllık, gel işte hemen… Burda çalışırsın dersine… Hem biri daha var burada, beraber çalışırsınız.”

“Nasıl yani? Kim var ki?”

“Okul arkadaşın… Emre…”

“Emre mi? Bu saatte? Emre ne arıyor ki bu saatte sizin evde abla?”

“Kız soru sorup durma işte…” Sesimi alçalttım biraz, fısıldayarak, kinayeli kinayeli, “Geçen gün çalıştığınız ders çok iyi geçmiş. Gelsin de yine çalışalım diyor çocuk… Anlattı biraz da… Hadi aptal, soru soracağına babamlara bende kalacağını söyle, gel hemen…”

“Emre ne anlattı sana abla?” Sesindeki korku ve çekingenlik belli oluyordu.

“Nasıl ders çalıştığınızı kahpecik… Hazır enişten de yok, kalk gel, iki konu daha çalışın işte… Çocuk çok özlemiş seni…” diyerek bir kahkaha attım. “Merak etme, ben dersinizi bölmem. Siz rahat rahat çalışırsınız.”

“Tamam abla yaa… Ne anlattıysa sana o salak… Neyse… Babama söyleyeyim sende kalacağımı, hemen geliyorum.”

Telefonu kapattım, erkekler de ben de rahatlamıştık. Kızkardeşim on dakika sonra burada olurdu. Onlar l****a kardeşim gelecek diye sevinirken, ben de üstümden yük kalktığı için rahatlamıştım. Öyle ya… Kocam benim yardımımla masum kızkardeşimi becermek istiyor diye bana hafakanlar basıyordu sürekli… Benim yüzümden kızın namusu elden gidecek diye ölüyordum. Aklımın bir köşesinde hep bu konu vardı.

Kızkardeşim… Körpecik… Masum… Daha düne kadar donunu topladığım küçük kız… İlk regl olduğunda ped kullanmasını öğrettiğim acemi kız… Meğer sen ne azgın, ne şeytan orospuymuşsun da haberim yokmuş benim…

Beni uyutup… Benim yatağımda… Benim kapatmamla sevişirsin ha? Önden olmasa da arkadan, hem de eniştenle ikimizin kayganlaştırıcı kremini kullanarak kendini siktirirsin ha? Ablanı siken puştun sikini kendi ellerinle kremlersin de kaygan kaygan bakire götüne sokarsın ha?

Dur bakalım sen azgın kahpe… Ayıp, günah, abla, kardeş, enişte, ensest bitti artık… Ben de seni hem aygıra, hem eniştene siktirmezsem ne olayım… Kendi ellerimle siktiricem seni… O kızışmış amına koydurucam senin… Emre’nin koca kalın yarrağını kendi elimle tutup amına sokucam senin… Dur bakalım… Görürsün sen…

“Nereye daldın ulan orospu karı?” diye seslenen kocamın sesiyle kendime geldim, düşüncelerden sıyrıldım. Bir şeyler söyleyip duruyordu. İçimdeki öfkeyi bastırıp gülümsedim kocama,

“Efendim aşkım? Duyamadım, pardon…” dedim yumuşacık…

Ne de olsa boynuzlamıştım herifi… Elinde hala kocaman bir ekmek bıçağı tutuyordu. Her ne kadar boynuzlu bir pezevenk olduğu bir gerçekse de… Sırf l****a baldızını sikme hayalini gerçekleştirebilmek için, benim sikilmeme göz yumsa da… Yine de erkek milletine güven olmaz. Yumuşak davranmalı ki, o boynuzları ilk önce alnının kabağına yerleştirenin ben olduğumu unutsun.

“Bir şeyler bul da şu benim amcık ortağımı koltuğa bağla diyorum. Donunu da ver şuna… Senin amcığına, baldızımın götüne girmiş yarrağını gördükçe sikiştiğiniz aklıma geliyor. Asabım bozuluyor, tansiyonum yükseliyor.”

“Şey… Emre’nin külodu yok kocacım… Öyle, külotsuz gelmiş…” diye kıvrandım, içimden gülerek… Kocam da biliyordu bunu… Emre ile bütün sevişmemiz boyunca bizi izlemişti çünkü…

“Tamam ulan… Öyle dursun, ne yapayım? O zaman sen üstüne bir şeyler giy, fingirdek karı… Ulan hiç çekinme yok mu sende? Hadi ben kocanım, utanmıyorsun. Ama bu herifin yanında amını götünü göstere göstere niye dolaşıyorsun? Oğlan seni çıplak gördükçe kule gibi yarrağı havaya dikiyor işte… Biraz daha sertleşirse salam gibi dilim dilim kesecem o yarrağını senin Emre bey… Orospu karıma bakıp bakıp havalandırma sikini…”

“Öyle deme abi…” diyecek oldu çocuk,

“Haa… Öyle demeyeyim di mi? Çekinmesine gerek yok zaten değil mi Emre bey? Nasıl olsa karımın amını götünü gördün sen… Görmeyi de bırak, ben yokken sabah akşam siktin karımı… Ne çekineceksiniz canım… Karımın ikinci kocası sensin. Çekinecek bir şey yok ki…”

Gidip hole bıraktığı kamerayı aldı geldi. Emre’nin burnuna uzattı,

“Bak… Karımı nasıl siktiğini kaydettim buraya… Dua et, öfkeden kendimi kaybedip gebertmedim ikinizi de… Modern adamım ben… Sırf elimde delil olsun diye sizi kameraya çektim. Karımın amına nasıl koydun, pompa yapa yapa nasıl zevkten bağırttın, döllerini nasıl karıcığımın amına boşalttın, hepsi burada…”

Ben çıplak bedenime çamaşır giymeden etek bluz, iki parça giysi geçirirken kocam da kameranın Oynat tuşuna basmıştı. Elindeki minik kameranın açılır ekranında, bizim Emre ile ikimizin sikişmelerimiz, feryatlarımız gırla gidiyordu.

Anlaşılan kocam kendine harika bir ev pornosu çekmişti. Sevgili karısının başrolde olduğu, kendini başka bir erkeğe siktirdiği bir ev pornosu. Eminim yıllar boyu saklayacaktı bu hazineyi… Tabi bundan sonra bu ilk pornomuza yenileri de eklenecekti, emindim buna…

Emre kocamın burnuna dayadığı sikiş görüntülerinden biraz utanarak başını yana çevirdi. Kolay değil, eli bıçaklı adamın karısını sikiyordu ekranda…

“Ben ne dersem onu yapacaksın. Hiç itiraz yok. Yoksa seni bitiririm. Ne mahallede, ne okulunda yaşatmam seni… İnsan içine çıkamazsın. Anlaşıldı mı?”

“Tamam abi, anlaşıldı.”

“Dur bakalım. Sevgili baldızım Gülay hanım gelsin, ona da hesap sorucam. Bakalım o ne diyecek bu sikiş sokuş işlerine… Senin doğru söyleyip söylemediğini anlayayım. Ondan sonra karar veririm ne yapacağıma… Hadi Gül, orospu karıcım benim, gel de sikişken kız kardeşini karşılayalım. Sen biz söyleyene kadar bu odadan dışarıya çıkmayacaksın Emre bey… Kapıyla aranda bu bıçak var, kaçmayı deneme bile…”

Yatak odasından çıkıp kapısını kilitledik. Kapının önünde kocama sarılıp dudaklarına yumuldum. O da hırsla sarıldı bana… Sıkıca bir öpüştük, dudaklarımızı hırpalarcasına emiştik. Ellerimi kalçalarına koyup kendime çektim kocamı, kalkmış sikini önüme sürttürürken o da aradan memelerimi yoğurup duruyordu.

Neden sonra ayrıldık nefes nefese… Elimle sertleşmiş sikini şortunun önünden tutup sıktım, bıraktım. Onun eli de çamaşırsız giydiğim eteğimin altına dalmıştı. Kabarmış, Emre’nin dölleri akan ıslak am dudaklarımı avuçlamıştı. Güldüm,

“Korkudan öldürecektin oğlanı Murat” dedim. “Ben bile korktum valla… Öylesine güzel oynadın. Hey, bu arada, harika plan kurdun doğrusu… Bir taşla beş kuş vuracaksın neredeyse…” O da güldü,

“Öyle oldu değil mi? Biraz spontane gelişti ama, sonu güzel olacak, merak etme aşkım… Herkes mutlu olacak.”

“İçerde karar veremedim dedin aşkım. Neyin kararını vereceksin?”

“Bilmiyorum karıcım yaa… Bu senin orospu kardeşin Emre ile sevişiyor ya… Ben araya nasıl, ne zaman girsem, benim sikme isteğimi nasıl karşılar, ne tepki gösterir, onu bulamadım henüz… Yoksa ilk kızlığını Emre mi alsa? Ne dersin? Gerçi sen de boynuzlandığın için aşığına bozuldun biraz ama…” Bu arada kapının zili çalmaya başladı.

“Canım benim… İlk erkeği de olsa, ikinci erkeği de olsa, Murat bey muradına erecek yani… Bir şekilde baldızını sikeceksin bu gece… Ben de bir yolunu bulur, Emre’den intikamımı alırım, merak etme…”

“Sorma aşkım… Çok heyecanlıyım… Hadi gel, kapıda bekletmeyelim l****a baldızımı… Oh, kızkardeşini sikmek üzereyim karıcım… Azgın kardeşinin kızlığını alacağım bu gece… Ben salondayım. Sen karşıla baldızımı… Maçı idare et, top sende…”

Kocam salonun kapısında kaybolurken ben gidip daire kapısını açtım. Gülay meraktan kocaman açılmış yeşil gözleriyle bana bakıyordu kapının önünde… Tam kocamın dediği gibi… l****a…

Uzun sarı saçlar, etli dudaklar, minicik çilli burun, iri göğüsler, incecik iki karışlık bir bel, yuvarlak kalçalar, uzun bacaklar… İp askılı, portakal yuvarlaklığındaki ve sertliğindeki sütyensiz memeleri meydanda bırakan bir bluz, ekose kumaştan kloş minicik etek… Telaşla içeriye girip kapıyı kapatırken soru yağmuruna tuttu beni,

“N’oldu abla? Bu saatte nedir bu Emre muhabbeti? Sana neden gelmiş? Ne anlattı ki sana? Hem nerede o?”

Sevgilisini görebilmek için etrafına bakınıp duruyordu haspa… Onu etkilemek, cin gibi çarpmak için hazırlanmış da gelmiş, belli oluyordu doğrusu… Sıktığı erotik parfüm kokusu her erkeği baştan çıkarabilirdi. Oturma odasına götürüp koltuğa oturttum. Karşısına geçip ellerimi belime koydum,

“Sevgilin daha önce ders çalıştığınız yerde canım… Yatak odasında…” dedim hışımla… “Seni bekliyor. Ama ondan önce benim sana sorularım var.”

“Ne yatak odası abla? Ne diyorsun sen ya? Emre’nin senin yatak odasında ne işi var gece gece?”

Ağzımı ararcasına, biraz şaşırmış vaziyette yüzüme bakıyordu. Ne biliyorum, ne kadarını biliyorum, merak içindeydi.

“Yeme beni kızım. Aptal değilim ben. Sevgilinle benim yatak odamda ne haltlar karıştırdığınızı biliyorum. Hepsini…”

“Ablacığım, ne bildiğini bilmiyorum. Tamam Emre ile öpüşüp koklaştık. Ama hepsi o kadar… Kız oğlan kızım ben abla… İstersen doktora götür beni inanmıyorsan. Evleneceğim adama saklıyorum bekaretimi…”

“Ah Gülay… Sen giderken ben o yoldan geri dönüyordum kızım… Kızlık zarını bozmadan sikişmenin, erkeği elinde tutmanın kaç tane yolu var, ben bilirim. Dedim sana, her şeyden haberim var. Yatak odamda olanlardan da… Benim çekmecemdeki kayganlaştırıcı anal kremden de… Nasıl yaparsın bunu Gülay?”

Omuzları düşüverdi. Saklayacak bir şey kalmadığını anlamıştı artık… Bu kez saldırıya geçti,

“Ne varmış bunda? Her kızın geçtiği yoldan ben de geçtim işte… Sanki sen eniştemle yapmadın bu işi… Sikişmenin kaç tane yolu varmış, biliyormuşsun öyle mi? Belki de evlenmeden önce başkalarıyla da yaptın. Kim bilir kaç erkeğe arkadan verdin…” Bunları duyunca beynim döndü. Orospu, aşığımla sikiştiği yetmiyormuş gibi bana hesap soruyordu. Yakası olmadığından ip askılı bluzunun ön tarafından tutup sarstım,

“Sana ne küçük orospu? Kiminle yaparsam yaparım. Yaptım işte, var mı diyeceğin? Evlenmeden önce de yaptım. Ama evli bir kadınım ben, sadece kocama hesap veririm. Peki sen nasıl yaparsın? Benim yatağımda… Hem de Emre ile… Emre’yle… Nasıl sikişirsin sen Emre’yle? Utanmadın mı? Söyle bana… Nasıl? Nasıl? Nasıl?”

Gözlerim dönmüş, bağırıp duruyordum kardeşime… Bluzun ip askıları çekiştirmeme dayanamamış, kopuvermiş, portakal memeleri meydana çıkmıştı. Ben hala parmaklarımı geçirdiğim ince kumaştan bluzu yırtmak istercesine sarsıyordum. Nitekim fazla dayanmadı, cart diye yırtıldı giysi… Paçavra gibi elimde kaldı, fırlatıp attım…

Gülay belden yukarısı çıplak, hayretle yüzüme bakıyordu. Ellerini memelerine götürüp kapatmaya çalışıyordu bir yandan da… Ateş fışkıran gözlerimin içine baktı, baktı. Sonra da başını iki yana salladı şaşkınlıkla,

“Ah ablaa… Olay benim biriyle sevişmem değil, değil mi?”

“Ne, nasıl yani?” diye kekeledim. “Ne demek istiyorsun?”

“Evet canım… Olay benim bir erkekle beraber olmam değil. Yatak odanızda sevişmem de değil. Mesele Emre… Öyle değil mi? Emre…”

“Ne Emre’si kaltak? Üste çıkmaya çalışma…” diyebildim. Bu kez şaşırma sırası bendeydi.

“Ah benim orospu ablam, ah… Ne yaptın kız? Emre’ye aşık mı oldun? Yoksa… Yoksa, Emre’yi baştan çıkardın, altına mı yattın? Öyle ya… Bu kadar tepki verdiğine göre… Emre’yle sikiştin sen… Emre’nin o kalın, kocaman, güzel sikinin tadına baktın. Mutlaka…”

Benim sesim kesilmiş, Gülay’ın sesi gitgide yükselmeye başlamıştı. Mutlaka kocam içeriden, Emre yatak odasından duyuyordu konuşmalarını…

“Gül hanım… Ben senin aşığınla seviştim, belki aşık da oldum, tamam… Ama sen? Vay kaltak vay… Benim yatağımda diye diye bağırıp duruyorsun. Yoksa yatak odanızda mı sikiştiniz?… Eniştemle seviştiğin yatakta mı seviştin aşığınla? Söyle bana…” Hesap soruyordu bana orospu.

“Hadi ben meraklı, azgın ergenin tekiyim. Seks için kıvranıyorum, yokluktan, bekaret korkusundan duvarlara tırmanıyorum. Seviştim Emre’ye… Peki ya sen? Neden senin yarı yaşında, çıtır oğlanla, o kahpe piçle sikiştin? Benim gibi aç değilsin, açık değilsin. Uzaklara gidiyor, yalnız bırakıyor kocan, tamam… Ama evde olduğu her gece eniştem bağırta bağırta sikiyor seni… Karnını doyuruyor. Ev yıkılıyor senin orgazm feryatlarından, haberin yok. Eniştemin haberi var mı peki bundan? Boynuzlandığından haberi var mı zavallı adamın? Söylesene abla…”

Ben motor gibi konuşan kardeşime cevap veremeden arkamdan kocamın sesini duydum

“Yok Gülaycım… Boynuzlandığımdan haberim yoktu…”

Sonunda kocam olaya dahil olmuştu. İkimiz de irkilerek dönüp baktık.

“Aaa… Eniştee…” diye bir çığlık koparan Gülay, elleriyle çıplak memelerini onun parlayan gözlerinden saklamaya çalıştı. Kocamsa sakin sakin geldi, koltuğa, baldızının yanına oturdu. Elindeki bıçakla bana bakarak sert bir sesle,

“Çıkar üstündekileri orospu…” dedi. “Ne varsa çıkar. Çırılçıplak kalacaksın.”

“Murat…” dedim önce itiraz etmek istedim, kararlı olduğunu görünce dediğini yaptım. Gülay hala hayretler içindeydi.

“Enişte? Sen burada mıydın? Ablam yok demişti senin için…”

“Ablana yarın sabah geliyorum demiştim ama, karımın hasretine dayanamayıp sürpriz yapayım, bir gün erken geleyim dedim Gülaycım. Bir de baktım, sürprizin büyüğünü ablan bana yapmış meğer…”

İkisi de bana bakıyordu. Karşılarında duruyordum çırılçıplak, çaresiz… Ellerimi arkamda kavuşturmuştum, dimdik…

“Eve girdim, bir de baktım ki, yatak odasında ablanla senin küçük sevgilin…”

“Sevgilim sayılmaz enişte… Sildim ben onu defterden… ” dedi Gülay itiraz ederek…

“Neyse işte… Öpüşüp koklaştığın, anal seks yaptığın, arkadan, götten verdiğin çocuk… Oldu mu?” Kardeşim utanarak sustu, başını eğdi.

“Benim namuslu karım, yatak odamızda, benim yatağımda, çıtır oğlanın altına yatmış, neler yapıyor neler… Baksana şunun memelerine, boyunlarına… Azgın köpek, ablanı yalamış, yutmuş, emmiş, morartmış her yerini… Saftirik ablanın haberi bile yok morluklardan… Şuna bak, amcığından senin sevgilinin dölleri akıyor daha vıcık vıcık… Sırılsıklam amı… Görüyor musun?”

“Görüyorum enişte…”

“Kameraya çektim hepsini baldız… Nasıl sikiştiklerini, yatağın içinde birbirlerine nasıl daldıklarını… Herifçioğlu koca yarrağını nasıl daldırıyor karımın amına bir görsen… Yarrağı yedikçe nasıl kıvranıyor ablan, nasıl feryat ediyor, inliyor…”

“Eniştee… Konuşma böyle argo argo…” Utanmıştı haspa…

“Ne varmış konuşmamda baldızım? Sanki sen ak kaşıksın. Bunları yatakta basınca hepsini anlattılar bana… Bıçağı görünce ödleri patladı. Ablan nasıl oğlanın altına yatmış… Emre bey ders yapıyoruz diye seninle nasıl sevişmiş…” Tepkisini ölçmek ister gibi baldızının yüzüne baktı, sonra devam etti,

“Sen nasıl sikilmek istemişsin, yarak diye kıvranmışsın. Emre bey kabul etmemiş seni bozmayı da, kayganlaştırıcı kremi bulup gelmişsin, kendi götünü, oğlanın sikini nasıl kremlemişsin, götünün bakire deliğine nasıl geçirmişsin koca yarağı alıştıra alıştıra, nasıl zevkten gebermişsin, hepsini anlattı.”

“Vay piç vay…” diyebildi dişlerinin arasından Gülaycım. Yüzü kıpkırmızı olmuştu. “Bütün bunları anlattı ha? Vay korkak orospu çocuğu vay… Ben de erkek zannetmiştim piçi…”

Oturduğu koltukta dimdik kalakalmış, elleri dizlerindeydi şimdi… Dipdiri portakal memeleri açıkta kalmış, kabarık uçları iştah açıcı görünüyordu. Farkında bile değildi kız… Kendini gittikçe kabaran öfkesine kaptırmıştı. Bana hınçla bakıyordu. Kocam bana döndü,

“Git çağır şu çıtır sevgilini, ikiniz de buraya gelin” diye emretti. “Gelirken de kravat çekmecesinde ne kadar kravat varsa hepsini al getir…”

Telaşla yatak odasına gidip kilitli kapıyı açtım, Emre’yi çağırdım. O çırılçıplak haliyle kalktı, yanıma geldi. İkimiz de Adem ile Havva kılığındaydık. Onun erkek güzelliğini görünce dayanamadım yine… Uzanıp boynuna asıldım, dudaklarından öptüm.

Oğlanın gözü korkuyla etrafta dolaşırken pek karşılık vermedi ama, çıplak bedenini mutlulukla kendime çektim. Önündeki yarı sert organına üçgenimle sürtündüm. Yine azmıştım bir anda… Delirtiyordu bu çocuk beni… Kollarımdan zorlukla kurtulup,

“Ne yapıyorsun Gül abla? Bizi öldürtecek misin sen? Neydi o bağırışlar, Gülay’ın sesi miydi o?” dedi korkuyla…

Kravat çekmecesini açıp içindeki bütün kravatları aldım. Sevgilimin yanına gidip,

“Hadi gel, bizi bekliyorlar.” diyerek elinden tuttum, oturma odasına götürdüm.

“Bir türlü anlayamıyorum. Kocan ne yapmak istiyor? Bize… Gülay’a… Normal değil bu olanlar…” diye homurdanarak yanımda geldi, odaya girdik.

Gülay şaşkın şaşkın, çırılçıplak içeriye giren sevgilisi ve ablasına bakıyordu. Gerçekten acaip bir manzaraydı. Murat,

“Karıcığım, ver şu kravatları bana… Emre, sen de otur şu sandalyeye…” diyerek Emre’yi yemek masasından çektiği sandalyeye oturttu. Elimden aldığı kravatlardan biriyle kollarını arkadan sandalyeye bağlayarak sabitledi. İtiraz etmesine fırsat vermeden bir anda ayaklarını da sandalyenin iki ayağına tek tek bağladı. İki yana bağlı bacakları aralık duruyor, güzel erkekliğiyle şu çaresiz, bağlı halinde bile harika görünüyordu.

i Çocukcağız ses çıkaramadan, Gülay’ın yanında çıplaklığından utanarak belki, kendisine yapılanlara karşı koymadan boyun eğiyordu. Emre ile işi bitince bana döndü. Kolumdan tutup arkamı çevirdi. İki elimi kavuşturup arkamdan kravatla sımsıkı, kollarım hareket etmeyecek şekilde bağladı.

Ben de olacakları merak ederek hiç karşı koymadım tüm bu süre içerisinde… Bir başka kravatı da boynuma bağladı fazla sıkmadan, fakat çözülmeyecek şekilde… Sonra da bir anda kravatın diğer ucundan kendine doğru çekti. Sendeledim, düşmemek için bayağı çaba sarf ettim.

“Görüyor musun Gülaycım?” dedi kardeşime dönerek… “İkisi de elimde şu anda… Bizi boynuzlayan, aldatan bu iki fahişe elimizde… Bize yaptıklarının cezasını çekecekler bu gece… Ne diyorsun?”

“Ne bileyim enişte… Şaşkınım… Asıl sen ne diyorsun? Nasıl bir ceza? Ne yapmayı düşünüyorsun ki?”

“Madem bunlar bizi sikişmek için boynuzladı. Cezaları da sikiş üstünden olacak. Ulan orospu… Diz çök önümde…”

İtiraz edemeden omuzlarımdan bastırıp önünde diz çöktürdü. Emre sandalyeye bağlanmış, paketlenmiş vaziyette yanıbaşımızdaydı. Kocam bir anda üstündeki tişörtü çıkarıp fırlattı, sonra da ayağındaki şortu sıyırıverdi. Şimdi o da önündeki sertleşmiş erkeklik organıyla çırılçıplaktı. Sikini sallaya sallaya gidip kamerasını getirdi, masanın üzerine, tam üçümüzü görüntüye alacak şekilde ayarladı. Kardeşime,

“Sakın merak etme canım… Sadece bu fahişeleri çekiyorum kameraya… Sen görünmeyeceksin.” Kardeşim gülümseyerek,

“Merak etmiyorum enişte… Bana zarar vermezsin, bilirim.” dedi.

Çıplak eniştesini, önündeki göbek deliğine doğru yükselen eniştesinin sertleşmiş, damarlı, mor şapkalı penisini süzen bakışlarındaki parlaklık dikkatimi çekti ve pek hoşuma gitmedi. Emre’den sonra kocama da göz koymuş gibi görünüyordu haspa…

Kamerayı ayarlayan kocam yanıma geldi, saçlarımdan tuttu. Canımı yakarak sikini ağzıma dayadı.

“Yala orospu… Yarrağımı yala… Canımı yakma, gebertirim yoksa… Bak, bıçak hala orada, koltuğun üstünde duruyor, unutma…”

Dilimin ucunu dokundurdum biraz, ağzıma dayanan aletin başını şöyle bir okşadım. Aniden bir tokat patlattı yüzüme…

“Doğru dürüsüt yala ulan… Kadın gibi yala… Sok şunu ağzına bakalım… Emre’nin yarrağını ağzına nasıl alıyorsan öyle yap. Yoksa…”

Canım yanarak, çaresiz, dediği her şeyi eksiksiz yapmaya başladım. Sertleşen sikini ağzımda emiyor, dilimle yalamaya çalışıyordum. Saçlarımdan kavrayan parmakları canımı yakıyordu bir yandan… Can acısı, boğazımı kaplayan siki nedeniyle hava alamamak bitirmişti beni… Gözlerimden yaş akıyordu.

Bir ara gözüm Gülay’a ilişti. Hiç de önünde gelişen olaylardan, herkesin çırılçıplak olmasından utanmış, sıkılmış bir hali yoktu orospunun… Tam tersine ilgiyle, merakla bizi izliyordu.

Emre de öyle… Yanıbaşında oynayan canlı porno ilgisini çekmişti onun da… Siki sertleşmeye başlamıştı bacaklarının arasında… O kardeşimin de, benim de çok iyi bildiğimiz, bizi zevkten kıvrandıran aleti başını kaldırmış, bakınıyordu.

Kocam da görmüştü Emre’nin sikinin kalktığını… Saçlarımı iki yandan tutup defalarca sertçe, sikercesine sikini ağzıma sokup çıkardı. Boğuk sesler çıkardım, kurtulmak istedim.

“Hadi yavrum… Em sikimi… Bak, aşığının da siki kalktı sen emdikçe… Eee… Genç yarrağı başka oluyor değil mi? Daha sen yalamaya başlamadan kalkıyor ibnenin siki… Hazır kıta puştun yarrağı…”

Saçlarımdan tutup sikini ağzımdan çıkardı. Boynuma bağladığı kravatı çekip döndürdü beni… Dizlerimin üstünde, tasmalı bir köpek gibi çekiştiriyordu beni hayvan… Kendimi iyice aşağılanmış hissediyordum. Yanımızda oturan Emre’nin önüne getirdi beni çekiştire çekiştire…

“Karıcığım, bize baka baka bir tarafı şişecek sevgilinin… Hatta şişti bile baksana… Benimkini iyice yaladın, kayganlaştırdın. Hadi onu yala şimdi…”

Zorla bacaklarının arasında diz çöktürdü beni… Hem boynumdaki kravatı aşağıya çekiyor, hem de diğer eliyle saçlarımdan tutup oğlanın sikine bastırıyordu başımı… Mecburen ağzımı açmak zorunda kaldım.

“Aç ağzını karıcığım… Sevgilinin sikini ağzına al bakalım… İşini güzel yap, benim de senin arkanda işim var çünkü… Ama dikkat et… Boşaltmayacaksın oğlan çocuğunu… Geleceğini anladığın anda kendini geriye çekeceksin. Boşalırsa dayağı ikiniz birden yersiniz.”

“İnanamıyorum sana Murat” diyebildim. “Ne sapıkmışsın sen… İçinde neler saklıyormuşsun benim bilmediğim…” Tekrar kenardan ağzıma soktu kendi sikini,

“Konuşma fazla… Asıl sapık sizsiniz. Ben sizin yüzünüzden sapık oldum. Islat şunu iyice…” Gülay namuslu genç kız havalarında,

“Enişte, ben çıkıyorum. Daha fazla seyredemem bunu…” diye söylene söylene yerinden kalkarken kocam sert bir sesle bağırarak durdurdu onu…

“Sen de otur yerine küçük orospu… Benim evimde kendini siktirirken iyiydi değil mi? Yok öyle yağma… Otur şimdi, bunlara vereceğim cezayı izleyeceksin…”

Gülay kös kös yerine otururken ben de kocamın dediğini yaptım, tükürüklerimle pırıl pırıl yaptım kocamın sikini… Sonra sikini ağzımdan çıkarıp benim başımı tekrar Emre’nin sikine gömdü.

Arkama geçti. Kalçalarımda ellerini hissettim. Sonra da am dudaklarımın arasında sikini… Bir yandan Emre’nin kalın sikinin başını ağzıma almaya çalışırken, bir yandan da dikkatimi arkamda neler olup bittiğine veriyordum.

Kocam her zaman yaptığı gibi santim santim içime sokmak dururken, bir anda yarağını amıma gömdü. Bir hamlede kasıklarını götüme yapıştırıverdi.

“Ahhh… Yavaş…” diye boğuk boğuk inledim ağzımın kenarından… Emre’nin koca siki ağzımı doldurmuştu çünkü, konuşmayı bırakın, zor nefes alıyordum… Bana aldırmadı bile hayvan… Kalçalarımı tutup sert sert amımda gidip gelmeye başladı. İnliyordum.

Sonra içimde gidip gelirken aynı anda iki eliyle iki kalçamı dövmeye başladı. Şaplaklar atıp duruyordu kalçalarıma… Her tokat yediğimde irkiliyor, ara verdiğindeyse koca elleriyle şaplak gelecek, canım yanacak korkusuyla kalça kaslarımı sıkıyordum. Bu da kocamın hoşuna gidiyordu besbelli…

Öte yandan ağzımın içinde Emre’nin sikini emmeye çalışıyordum. İkimizin de elleri bağlıydı. Çocuk oturduğu yerde, sandalyenin üstünde kıvranıp duruyor, ağzımın, dilimin verdiği zevkle inliyordu. Bir yandan da kocamın kesin talimatı aklımda, iyice kıvranmaları arttığında ağzımdan çıkarıyor, boşalmaması için sakinleşmesini bekliyordum bir süre…

Gülay… Ah Gülay… Benim orospu kızkardeşim de gözlerini bizden ayırmıyordu. Oturduğu koltukta bacaklarını aralamış, bir eli eteğinin altında külodunun içindeki parmakları oynayıp duruyordu. Diğer eli memelerinde, parmak gibi olmuş uçlarında dolaşıyordu hazla… Az önce yaptığı namuslu kız numarasını çoktan bırakmıştı. Kocam da görmüştü benim gördüğümü, baldızına seslendi,

“Canım… Güzel baldızım… Bir tanem… Çıkar sen de üstündekileri… Daha rahat edersin… Artık çekinecek bir şey kalmadı bu odada…”

Gülay kocamın lafını duyar duymaz dediğini yaptı. Altındaki minicik eteği çıkardı, kalçalarından sıyırıp attı. Biraz külodun üstünden ovaladı amını… Baktı olmuyor, biraz sonra da minicik beyaz külodunu kalçalarını kıvıra kıvıra çıkardı. Şimdi bacaklarını iyice ikiye ayırmış, kılsız tüysüz amcığının dudaklarını sıkıyor, klitorisini ovalıyordu.

Odada biz iki kadının inlemeleri, kocamın kalçalarıma vurduğu tokatların şaklamaları, erkeklerin zevk aldıkça homurdanma sesleri yankılanıyordu. Murat bu arada zevk sularımdan iyice kayganlaşan amımdan çıkardığı ıslak penisini arka deliğime dayamıştı.

Kocam elleriyle butlarımı tutup ikiye ayırıyor, sikinin başını bastıra bastıra götümün deliğine girmeye çalışıyordu. Sonunda başardı. Anüsümün girişini zorlayan sikinin başı lop diye içeriye girdi. Çığlık atmaya başlamıştım. Piç… Bana, çığlıklarıma aldırmadan arkamda gidip geliyordu. Sonunda,

“Ahhh…” diye bağıran kocam sırtıma kapandı. Sikini köküne kadar götüme saplamıştı. Bir anda deliğimden çıktı. Oluşan boşluk hissinin ardından belimde, sırtımda yağmur gibi yağan sıcak döllerini hissettim.

Bir anda oluşan sessizlik… Onca gürültüden, inlemelerden sonra sadece kesik kesik alınıp verilen nefes sesleri… Kocamın gittikçe hafifleyen inlemeleri… Dakikalarca süren hengameden sonra orgazm olan bir tek kocamdı.

Gülay elini amından memelerinden çekmiş, utangaç bir tavırla ayrık bacaklarını bitiştirmiş, önünü kapatıyordu şimdi… Zevk almıştı evet ama, orgazm olduğunu görmemiştim onun… Emre de boşalmamış, yalanmaktan parlayan siki önünde dikilitaş gibi duruyordu.

Bense sadece arkamdan sikilmekle kesinlikle orgazm olamazdım. Ellerim bağlı olduğundan ne ben amımla oynayabilmiştim, ne de kocam klitorisimi okşamıştı.

Öylece arka deliğimde gidip gelmişti hayvan… Köpek gibi sikilmiştim. Yumuşamış aletini okşamakta olan kocam Gülay’a sordu,

“Nasıl baldız? Beğendin mi ablanın cezasını?”

“Ne bileyim enişte… Cezadan çok fantaziye benziyordu yaptığın… Hele ablama mükafat gibi gelmiştir. Baksana yediği önünde, yemediği arkasında… Girilmedik deliği kalmadı.” Hain hain güldü sonra… “Bir de bu piçe oral yaptırdın ablama, siki yalana yalana zevkten dört köşe oldu herif…”

“Dur bakalım. Daha bitmedi ki… Haydi kalkın, yatak odasına gidiyoruz.” dedi kocam hayvanı…

Kolumdan tutup kalkmama yardım etti. Emre’nin ayaklarını çözdü, sandalyeden kurtardı. İkimiz ellerimiz arkamızdan bağlıydık. Gülay’a elini uzattı,

“Hadi gel güzelim…” diyerek kızın elini tuttu, koltuktan kaldırdı. Elini hala bırakmamıştı. Onlar sarmaş dolaş önden, Emre ile ben arkadan, dört çıplak, sallana sallana yatak odasına gittik. Kocamın eli kardeşimin karpuz gibi kalçalarını okşuyordu tüm yol boyunca… Odaya girince kocam Gülay’a

“Sen şöyle yatağın ortasına uzan bakayım” dedi. Kardeşim dediğini yaptı. Bize döndü, “Siz de onun iki yanına oturun.”

Biz de kardeşimin iki yanına, yatağın kenarına iliştik. Yanıma geldi. Az önce götümde gidip gelen ve boşalınca yumuşayan sikini ağzıma verdi tekrar… Yalamamı emretti.

“Hadi karıcığım… Aç ağzını… Dilini konuştur bakalım, ne kadar zamanda kaldırabileceksin yarrağımı, görelim.” dedi alaycı bir tavırla…

Kızkardeşimin, kocamı aldattığım genç erkeğin yanında, onların gözlerinin önünde bu şekilde aşağılanmak… Bir yandan kızıyor, kocamdan nefret ediyordum ama hoşuma da gitmeye başlamıştı olay… Tahrik oluyordum nedense…

Fazla sürmedi, yumuşak alet ağzımın içinde emilip yalandıkça sertleşti, kalınlaştı, sığmamaya başladı. Ben yaladıkça ohhh… çekerek parmaklarını saçlarımın arasında dolaştırıyor, sikini ağzımın içine gömmeye çalışıyordu. Sonunda bıraktırdı. İstediği gibi olmuş, penisi taş gibi dikilmişti.

Gözlerini yatakta yatan kardeşime çevirdi sonra… Eline aldığı bir tutam kravatı baldızına göstererek,

“Nasıl bebeğim? Hoşuna gitti mi? Sen de ister misin?”

Gülay dirseklerinin üzerinde doğruldu yattığı yerden… Gözleri eniştesinin bacaklarının arasında, yalanmaktan parlamış, sertleşmiş sikindeydi. Ağzını açtı. Pembecik dilinin ucuyla etli dudaklarını ıslattı. Öyle seksi görünüyordu ki kahpe…

“Eniştecim…” dedi. “Hoşuma gitti. Bayıldım. İnternette porno filmler, videolar seyrediyorum ara sıra, azdıkça… Şimdi de canlısı önümde… Ama… Ben kızım… Kendimi kaptırmaktan korkuyorum.” Emre’ye baktı başını çevirip,

“Daha önce bu şerefsize beni siksin diye yalvardım biliyorsun, anlatmış sana… Ama yine de iyi tarafı varmış, bekaretimi bozmadı, arkamdan yaptı beni… Sen de dikkat eder misin baldızının kızlığına? Güvenebilir miyim sana?”

“Merak etme aşkım… Bana güven. Senin istemediğin hiç bir şey yapılmayacak sana… Bana inan ne olur… Sen uzan şu yatağa, kendini bana bırak… ”

Piç kocam, baldızına yalvarıyordu adeta… Hoş, orospu baldızı da can atıyordu bu işe ya… Az önce zevki yarım kalmış, orgazm olamadan olay bitmişti. Şimdi eminim olayın bir an önce başlaması için, zevk almak için can atıyordu. Kendini arkaya bıraktı, çırılçıplak, sırtüstü uzandı yatağa… Kocam da dört kravatla ellerini ayaklarını yatağın köşelerindeki ahşap süslemelere bağladı. Çarmıha gerilmişti kız… Bize işaret etti sonra,

“Hadi bakalım, sıra sizde… Islak dillerinizi baldızımın memelerinde istiyorum. Her yerinde dolaşın. Uçlarını emin.”

“Nasıl olur Murat?” dedim yarım ağız… “Kardeşiz biz…”

“Ulan orospu, kızın amcığını yala demedik ki… Memesinin ucunu yalayacaksın işte… Emeceksin. Ne var bunda? Dediğimi yap, yoksa kuru kuru götünü sikerim yine, bağırtırım.”

Çaresiz eğildik, iki yandan meme uçlarını yalamaya emmeye başladık. Gülay elleri kolları bağlı vaziyette, zevkten kıvranmaya başladı hemen… Murat bizi izliyordu sikini okşayarak…

“Eniştemm…” dedi az sonra. “Ellerini çözsene şunların… Ellerini de istiyorum. Okşasınlar beni…”

“Hemen canım… Emrin olur bir tanecik baldızım… Güzelim benim…”

Kocam sikmeyi kafasına koyduğu baldızının emrini yerine getirdi hemen… Arkadan bağlı ellerimizi çözdü ikimizin de… Kollarım uyuşmuştu bağlı durmaktan… Karıncalanan kollarımı ovalayıp rahatlattım biraz… Sonra ikisinin istediklerini yapmaya başladık iki taraftan…

Ben kardeşim diye öylesine okşuyor, parmaklarımı göğüslerinde, karnında dolaştırıyordum. Fakat Emre yaptığı işe ruhunu katmaya başlamıştı. Bir yandan o da benim gibi, kardeşimin bedenini okşuyor, bir yandan dilini meme uçlarında, koltuk altlarında, her yerinde dolaştırıyor, meme uçlarını hunharca emiyor, zevkten inletiyordu kızı…

Biz iki yandan çalışırken kocam da baldızının bacaklarının arasına yaklaştı. Başını kasıklarına gömdü kızın… Gülay aldığı zevkten kapanmış gözlerini merakla açtı, bacaklarının arasında, bacak içlerini, kasıklarını yalayan eniştesini gördü.

“Ohhh… Eniştee…” diye kıvrandı eli kolu bağlıyken… Kalçalarını oynatıp dudaklarından kurtulmak istedi ama ne mümkün… Kocam vantuz gibi yapışmıştı kızın körpecik amına, öpüşürcesine am dudaklarını emiyordu.

“Yapma enişte… Aaaahh…” diyerek tekrar kıvrandı Gülay… “Çok… Çok zevk alıyorum… Dayanamıyorum… Ooohh… Yapmaa…”

“Neden canım? Zevk alıyorsun işte… Neden bırakayım? Ohhh… Mis gibi kokuyor amcığın… İçinden suların akıyor bir tanem… Baldızım benim… Pembecik amcığın varmış senin… Tazecik… Tam beklediğim gibi… Şuna bakın Gül… Nasıl dudakları kan doldu, nasıl kabardı… Emre sen de bak… Harika, değil mi?”

“Evet Murat abi… Harika…” dedi Emre. Gülay’ın memelerini emmeyi bırakmış, başını uzatıp kocamın yaladığı güzel amcığa bakıyordu. “Yalvarmasına rağmen sikmedim ama çok yaladım ben de bu amcığı… Harikadır. İyice zevke gelince sularını fışkırtır, biraz sonra görürsün…” Sonra da yaptığı işe döndü tekrar…

“Ahhh… Hainsiniz siz… Ölüyorum… Yapma enişte… Zevkten öldürüyorsun beni… Ooohhhh… Eniştemmm… Dilin… Dilin mahvediyor beni…”

Kocam bir ara başını çekince bu kez tekrar kıvrandı yattığı yerde…

“Devam et enişte… Bırakma… Ooohhh… Dediğimi dinleme sen… Çok güzel yalıyorsun eniştem… Yala… Klitorisimi em… Isırrr… Oooohhh… Siz de… Abla… Ablacım… Emre… Yalayın ne olur… Memelerimi yalayın… Böyle zevk almadım ben… Ölüyorum… Oohhh… Anacım… Geliyorum… Aaahhh…”

Kardeşimin kalçaları inip kalkıyor, orgazm oluyordu. Emre’nin dediği gibi, zevk suları amının dudaklarından fışkırıyordu adeta… Biz geriye çekildik. Biraz dinlenip kardeşimi izlerken Gülay’ın kasılmalarının bitmesini bekledik. Dakikalarca sürdü kasılmaları… Yavaş yavaş balon gibi söndü, sonunda hareketsiz kaldı. Memeleri inip kalkıyor, nefes almakta zorlanıyordu.

Biraz kendine gelir gibi olunca kocamın işaretiyle üçümüz birden tekrar işe giriştik. Acımasızca okşayıp öpüyor, yalıyor, zevkten çılgına çeviriyorduk. Körpe bedeni ter içinde kalmış, sürekli zevkten kasılıyordu. Çığlık atmaya başlamıştı artık…

Biz iki yanda çalışırken, kocam da baldızının bacaklarının arasında yalayıp yutmadık bir santimlik yerini bırakmamıştı. Kabarmış klitorisini dudaklarıyla çekiştire çekiştire emiyor, dilini içeriye sokmaya çalışıyordu. Parmaklarını am sularıyla kayganlaştırmış, arka deliğini okşuyor, içine sokuyordu. Son çığlığında başını kaldırıp Gülay’a

“Aşkım… Amını yalamam, dilimi sokmam hoşuna gidiyor mu? Sikimi de ister misin?” diye sordu. Kardeşim başını kaldırıp ona baktı. Saçları terden yapış yapış olmuş, iyice dağılmıştı. Perişan görünüyordu zavallı…

“Ohh… Evet enişte… İstiyorum… Evet…” diye inledi.

“Arkandan mı? Emre gibi götünü mü sikeyim bebeğim? Nasıl istersin, söyle eniştene…”

“Hayır… Hayır… İçime gir enişte… Bıktım artık… Amıma sok… Kızlığımı sana vermek istiyorum. Sik beni… Ohhh… Hadi… Eniştemmm…”

“Oh bebeğim. Sana söz verdim. Senin istemediğin hiç bir şey yapmam sana… İstiyor musun gerçekten?”

“Evet, Evet… İstiyorum enişte… Yalvartma beni… Sik.. Sen sik beni eniştem… Lütfenn…”

“Gül, bak kardeşin ne diyor karıcığım… Şahit misin?”

“Evet kocacığım..” dedim gülerek… “Orospu sikilmek istiyor. Sen de sik artık, yalvartma kızı… Amına koyuver şunun…”

El birliğiyle kardeşimin bağlarını çözdük. Doğrulup eniştesine sarıldı. Öpüştüler. Vahşi hayvan gibi saldırıyorlardı birbirinin çıplak bedenlerine… Kocam baldızının üstüne abanıp yatağa uzattı tekrar… Bacaklarını aralayıp arasına girdi, yerleşti. Gülay titreyerek, heyecanla eniştesini bekliyordu.

Murat bana döndü, sikini gösterdi,

“Bebeğim, biraz yalar mısın?” Emre’ye seslendi,

“Hadi ortak… Sen de baldızımın amcığını yala biraz… İyice ıslansın… Bebeğimin canı yanmasın.”

İkimiz de atıldık. Ben kocamın sikini yalayıp emerken, Emre de kardeşimin kukusunu yalayıp ıslattı iyice…

Eniştesi fazla bekletmedi baldızını… Onun da dayanacak gücü kalmamıştı bunca zaman… İkimizi de kenara çekti. Kızın ayak bileklerini tutup iki yana ayırdı, arasına girdi. Gülay titriyordu. Kocam sikini tutup am dudaklarının arasına, kabarmış klitorisine sürttü. Bir inleme koptu kardeşimden…

“Ohhh…” diye kıvrandı. Kocam boylu boyunca amının çiziğine sürtmeye devam ettikçe o inledi. Sonunda bırakıp başını şişmiş dudakların arasına dayadı, bastırdı. Gülay dudaklarını ısırıyor, heyecanla bekliyordu.

“Oh enişte… Canımı yakma ne olur…”

Kocam eğilip dudaklarına yumulunca sikinin başı biraz daha baskı yapıp içine gömüldü. Vahşice öpüşüyorlardı. Biz Emre ile ikimiz eğilmiş, taş gibi sertleşmiş sikin körpe amın içine nasıl gömüldüğüne bakıyorduk. Göz göze geldik bir an…

O anda anladım ki, ikimiz de köpek gibi sevişmek istiyorduk. Canımıza tak etmişti artık… Enişte baldız sevişip duruyorlardı. Biz onlara seks köleliği hizmetçilik yapmaktan bıkmıştık. Gözlerimizle anlaştık. Doğrulup yatağa, Gülay’ın yanına uzanıverdim. Emre de yandan dolaşıp geldi, kocaman sikini sallaya sallaya benim aralanmış bacaklarımın arasına girdi.

Kocam şöyle bir baktı ne yaptığımıza, sonra dikkatini tekrar kardeşime, kızlığını bozmak üzere olduğu baldızına verdi. Başı kızkardeşimin amcığına gömülmüştü, görünmüyordu artık…

Emre de sikini yavaş yavaş benim kızışmış amıma gömmeye başladı bu arada… Az sonra ıslak amcığımda ilerliyordu kalın yarak… Dudaklarımı ısırarak dibime vurmasını bekledim. Kalın alet amımı yararak girdi, girdi, başı vajinamın duvarlarına vurduğunda kasıklarımız birleşmişti.

“Ohhh…” diye inleyerek oğlanın boynuna sarıldım. Çılgınca öpüşüyorduk. Kalçaları inip kalkmaya, kasıklarımız birbirini dövmeye başladı.

“Ohhh.. Abla… Abla, harikasınız…” diye inledi kardeşim yanıbaşımdan… “Ben… Korkuyorum abla… Canım yanıyor…” Elini tutup sıktım,

“Merak etme canım… Şimdi geçecek… Kendini rahat bırak… Sıkma… Öyle çok zevk alacaksın ki… Çektiğin sıkıntıya değecek. Haydi… Bırak kendini… Enişten işini bilir. İyi sikicidir senin enişten… Hadi eniştesi… Bitir şunun işini artık…”

Başını salladı Murat… Baldızının dudaklarına yumulup öpüşürlerken, bir anda kalçasını indiriverdi, sikini kızkardeşimin amına gömdü.

“Ahhh..” diyerek kocama sarıldı. Murat bir süre hareketsiz, baldızının amına gömülmüş vaziyette bekledi. “Korktuğum kadar değilmiş. Bu kadar mı?” diye sordu Gülay. Heyecandan kurumuş dudaklarını yalıyordu.

Emre benim üstümden eğilip kardeşimin kurumuş dudaklarını öptü, ıslattı. Kardeşimi teselli etmeye girişti sonra da,

“Evet canım… Hepsi bu işte… Gördün mü? Ne acısından korkmaya değermiş, ne de kızlığın gitti diye üzülmene… İncecik bir zar parçası alt tarafı… Bu kadar önemsemen yanlıştı şimdiye kadar… Öyle değil mi Murat abi?”

“Tabi canım… Büyütmeye gerek yok… Hepimiz yaşadık bunu… Ablan da evlendiğinde bakire değildi işin açıkçası… Benden önce başkası halletmiş. Ben hiç umursamadım ama…”

“Hadi artık, bırakın şu eski hikayeleri…” diyerek kalçalarımı oynattım erkeğimin altında… “Hadi, altınızda yatan şu iki seksi kıza zevk verin biraz… Erkekliğinizi gösterin bize…”

“Emredersin Gül abla…” diyen Emre hareketlendi önce… Kalçalarını indirip kaldırmaya, koca sikini içlerime vurdurmaya, beni inletmeye başladı.

Kocamsa baldızının henüz yırtılmış kızlık zarını yine de önemseyerek yavaş hareket ediyordu. Ürkütmeden, canını yakmadan zevk vermeye çalışıyordu. Ne zaman Gülay altında hareketlenmeye, kalçalarını oynatmaya başladı, o zaman kocam da hızlandı. Baldızını layıkıyla sikmeye, körpe amcığını pompalamaya başladı. Gülay boynuna sarıldı tekrar eniştesinin,

“Ohhh… Çok güzel enişte… Harika…” diyordu. “Gerçekten dediğiniz kadar varmış. Ohhh… İçimi doldurması harika bir hismiş. Zevk veriyor… Gidip gelirken harika hissediyorum… Oohhh…”

Elini tuttum. İki kardeş, yanyana yatakta uzanmış, sikiliyorduk. Bacaklarımızın arasındaki iki güçlü erkek bize zevk vermek için yarışıyordu. Dakikalarca pompalandık. Sikildik.

Emre beni kaldırıp kardeşime doğru domalttı, arkamdan girip öyle sikti. Şehvetten kardeşimin pompalandıkça önümde sallanıp duran diri memelerini avuçlarımda yoğuruyordum. O da alttan elini sokmuş, benim memelerimi avuçluyor, Emre aradan elini sokmuş, klitorisimi parmaklarının arasında eziyordu.

Sonunda birbirimizden, inlemelerimizden, erkeklerimizin aldığı zevkten biz de tahrik olarak, neredeyse aynı anda dördümüz de boşaldık. Düşünceli eniştesi baldızı hamile kalmasın diye son anda sikini çıkarıp karnına attırdı döllerini… Parmağımın ucuyla göbeğinde göllenen spermlerden birazını alıp dudaklarımın arasına götürdüm, dilimle alıp yuttum. Benden gören kardeşim de aynını yaptı.

Yorgunluktan yatağa serilip kaldık. Biraz dinlendikten sonra sırayla kalkıp duş aldık. Ben kızkardeşimin bekaret kanıyla lekelenen çarşafı kaldırıp temiz çarşaf serdim. Hepimiz tekrar gelip rahatlamış olarak yatağa uzandık.

Yine çırılçıplak, sıkış tepiş… Tenlerimiz birbirine temas ediyordu. Kimin eli kimin bacağında, amımı kim okşayıp parmağını içime sokuyor, elimdeki hangi erkeğin siki bilmeden okşuyorduk birbirimizi… Hepimiz aynı durumdaydık. Neden sonra Murat’a seslendim,

“Kocacım…”

“Efendim canım…?”

“Sen isteğine kavuştun. Baldızının kızlığını bozdun, değil mi?.”

“Evet aşkım?”

“Benim de yeminim var. Emre’nin sikini kendi elimle Gülay’ın amına sokmam gerekiyor. İzin verir misin, baldızını biraz sikiversin çocuk?”

“İzin ne demek sevgilim… Gençler de istiyorsa, neden olmasın? Emre erkek olarak ister elbette ama… Gülay, sen ne dersin? İster misin canım? Emre seni siksin mi? Deminki kızgınlığın, öfken geçti mi?”

“Mımmm…” diye gerindi kardeşim… Başını kaldırıp Emre’nin anında havaya dikilmiş güzel erkekliğine baktı. “Geçti enişte geçti. Unuttum her şeyi… Enişte, ben zaten bir kereden doymadım. Kaç yıldır bu anı, sikilmeyi bekliyordum. Çabucak oldu bitti, bir şey anlayamadım. Emre istiyorsa… Neden olmasın?”

Emre yanıt bile vermedi. Gülay’ın elini tutup sertleşmiş sikinin üstüne koydu. Yanıtı taş gibi erkekliğiyle vermişti oğlan… İstiyordu kardeşimi… Sikmek istiyordu… Biz karı koca iki yana açılıp yatağın ortasında genç sikişkenlere yer açtık.

Azgın kız kalkmış siki elinden bırakmadan çocuğun üstüne tırmandı. Eğilip dudaklarının arasına aldı erkeğin koca başını… Diliyle yaladı, ıslattı. Biraz daha… Biraz daha… İyice ıslanıp parlayınca doğruldu. Dizlerinin üstünde kalkıp amının dudaklarına hizaladı penisi…

Heyecandan titreyen etli dudaklarını ısırıyordu. Elimi uzatıp Emre’nin sikini belinden tuttum. Kardeşimin sımsıkı am dudaklarını bir elimle ikiye ayırmaya çalışırken, diğer elimdeki koca alet, daha yeni bekareti bozulmuş körpe am dudaklarının arasına sürttüm. Klitorisini fırça darbeleriyle okşadım. Sonunda aletin başı gömüldü, kaybolmaya başladı. Başı girince, rahatlayarak elimi çektim.

“Uhh…“ diye yüzünü buruşturdu Gülay… “Emre… Seninki biraz daha kalın değil mi? Girdikçe biraz canım acıyor sanki, içim geriliyor.”

Kocam elini uzatıp kalçalarını okşadı kardeşimin… Başparmağını ıslatıp arka deliğine baskı yaptı biraz…

“Merak etme canım… Kadın vajinası elastik**ir. Biraz sonra içindeki baltaya alışacak seninki de… Ablan nasıl alıştıysa Emre’nin sikini yemeye, seninki de alışacak. Zevk almaya başlayacaksın.”

Dediği gibi, az sonra Gülay zevkten inlemeye başladı. Bileği kalınlığındaki Emre’nin siki yara yara girip çıkmaya başladı amcığına… Yine amından sular fışkırıyordu girip çıktıkça, Emre’nin kasıkları, taşakları, yeni serdiğim yatak örtüsü su içinde kalmıştı.

Eniştesi Gülay’la ilgilenip memelerini, kalçalarını her yerini okşarken, ben de Emre ile ilgileniyordum. Oğlanın kaslı geniş göğsünü okşuyor, meme uçlarını emip zevk vermeye çalışıyordum. Ve başarıyordum da…

Gençler de bir yandan bizim okşamalarımızdan zevk alırken, bir yandan kendileri öpüşüyorlar, sürekli motor gibi hareket eden kalçaları inip kalkarak cinsel organlarını çalıştırıyorlar, şehvet dalgalarının arasında kendilerini kaybediyorlardı.

Eniştesi yandan eğilip baldızının kalçalarını, minicik arka deliğini diliyle okşayıp kızı bağırtmaya başladığında, ben de araya, Emre’nin bacaklarının arasına girdim. Manzara harikaydı yakından bakınca… Güçlü erkeklik organı, kızkardeşimin am dudaklarının arasında bir görünüyor, bir kayboluyordu.

Başımı iyice gömdüm, oğlanın taşaklarını ıslak dilimle yaladım ben de… İkisi de delirmek üzerelerdi.

Baktım kocam dizlerinin üzerinde, eli sertleşmiş sikini tuta tuta Gülay’ın arkasına doğru yaklaşıyor, aradan çekildim. Baldızının belini tutup bastırdı. Gülay hareketsiz kalınca da ıslak sikinin başını arka deliğine dayadı. Başını çevirip arkaya bakan kardeşim başına geleceği anlamıştı.

“Yooo… Yapma enişte… Canım yanacak… Lütfen…” Eniştesi ağzında ıslattığı parmaklarıyla baldızının minik deliğini iyice tükürüklemekle meşguldü.

“Korkma canım. Sen bu kara deliğine sevgilinin koca sikini aldın. Benimkini haydi haydi alırsın. Sadece kendini serbest bırak. Kasların gevşesin. Ohhh… Başı girdi bile… Mmmm… Emrecim, zorlamayalım baldızımı, yavaş yavaş…” diye diye gerçekten sikinin başını sokmuştu kardeşimin minik göt deliğine…

“Yavaş enişte… Yavaş yavaş… Lütfen… Oohhh…” diye inleyen kardeşim dudaklarını ısırarak eniştesinin içine girmesini bekledi.

Emre altta hareketsiz yatıyor, kızın içindeki koca baltayı kıpırdatmadan, üzerinde sallanan portakal memelerin uçlarını eme eme o da girişi bekliyordu. Dakikalar sürdü belki, kocam ilerleye ilerleye sonunda kasıklarını kardeşimin kabalarına yapıştırdı.

“Ovvvv…” diye inledi kız… “Bacaklarımın arası doldu. Enişte… Emre… Sapıksınız siz… Azgın sapıklar… Koca yaraklılar… Ooohhh… Ablaaa… Harika bir şeymiş bu… Ahhh…” Arkadan eğilmiş, ufacık kızın iki deliğine iki erkeklik organını nasıl aldığına bakıyordum ilgiyle,

“Kız orospu… Bunca yıllık evliyim. Bu iki azgının sikini tek tek yedim ama… İkisini birden almak sana nasip oldu. Daha bekaretini verdiğin gece sandviç oldun. Kıymetini bil valla…” dedim gülerek… Kardeşimin beline bastırıp çukurlaştırarak girişe daha uygun pozisyon almasını sağlıyordum bir yandan da…

“Abla… Dizlerim titriyor abla… Enişte, hadi siz yapın ne yapacaksanız Emre’yle… Halim kalmadı benim…”

İki piston yavaş yavaş çalışmaya başladı. Kızı zorlamadan, üzmeden, yavaşça… Biri çekiliyor, biri giriyordu. Girerken damarlarının şiştiğini görebiliyordum. Emre sikini çıkardıkça kardeşimin zevk suları süzülüyordu koca sikinden… Pırıl pırıl parlıyordu aleti…

Arkadan elimi uzatıp erkeklerin torbalarını okşuyor, ara ara eğilip kızkardeşimin arka deliğinden çıkan kocamın penisine okkalı bir tükürük bırakıyor, kayganlaşmasını, daha rahat girip çıkmasını amaçlıyordum. Sonunda,

“Ufff… Ben dayanamıcam ortak…” diye kıvrandı kocam. “Baldızımın deliği gerçekten daracıkmış… Bitirdin beni kahpe baldızım… Sikişken orospum benim… Oh amına koduğumun kızı… Oohhh… Geliyorum… Aaaahhh…”

Sikini gömerek sonuna kadar dayandı kocam. Kızın belindeki parmaklar mengene gibi sıkıyordu. Sonra da bir hamlede çıkardı sikini, döllerini beline, sırtına doğru fışkırttı. Yatağa devrilip kaldı.

Kocam baldızının arka deliğinde işini bitirince Emre serbest kalkmıştı. Kalktı, kızı tuttuğu gibi yatağa devirdi. Bacaklarını aralayıp tekrar amına soktu erkekliğini… Feryat figan, inlemeler eşliğinde sokup çıkardı bir süre… Sonunda o da Gülay’ın amına son kez kökledi sikini, öylece kaldı…

Kalçalarını sıkıp bırakıyor, o kasıldıkça torbaların içindeki yumurtaların hareket ettiği gözle görülüyordu. Gülay da onunla birlikte orgazma ulaşıyordu. Oğlanın boynuna sımsıkı sarılmış, gözleri kapalı, dişleri birbirine kilitlenmiş vaziyette, hırıltılarla kasılıyordu ağır erkek bedeninin altında…

Uzun süre kaldılar böylece… Sonunda yavaş hareketlerle bir kaç kez daha gidip geldikten sonra Emre sikini çıkarıp yana devrildi. Amı hala kasılıp duruyordu. Beyaz döller kızkardeşimin örselenmiş, durmadan kasılıp gevşeyen am dudaklarının arasından yatağa sızmaya başladı.

Bu manzarayı görünce aklım başıma geldi. Dehşetle,

“Eyvah…” dedim. “Ne yaptın Emre? Kardeşimin içine boşaldın.”

“Merak etme Gül abla… Sorun değil.” dedi oğlan yorgun bir sesle… “Senin kardeşin bana emanet artık. Her ne olursa… Okullar bitince evleniriz izniniz olursa…” Kocam araya girdi hemen,

“Sevgilin bize de emanet Emre…” dedi. “Müstakbel karın yani… Dördümüz birbirimize emanetiz. Bundan sonra ayrı gayrı yok.”

“Ne demek istediğini anladım. Yok abi… Ayrı gayrı yok…”

Gülay’la birbirimize bakıp kikirdedik bunu duyunca… Biz de anlamıştık. Mutlulukla gülümseyerek gerindim.

Artık biz iki kardeş, bize hayran, aşık iki erkeğe sahiptik. İstersek tek tek, istersek ikisi birden… İstediğimiz zaman, canımızın istediği gibi sevişebilecektik. Kocamın olmadığı gecelerde elim amımda kocamı beklemeyecektim artık… Emre gülmeye başladı yine,

“Eh Murat abi… Ne oyun oynadın bize yaa… Valla ödüm patladı bıçak elinde görünce… Namustu, boynuzdu, bağıra bağıra… Sıçırttın beni korkudan…”

Bu kez hep beraber kahkahalarla gülmeye başladık. Gülmekten karınlarımıza ağrılar girdi. Ben kahkahalar arasında, zorlukla,

“Yaa… Bu pezevenk kocamın baldızında gözü varmış meğer… Kızı sikmeyi kafaya koymuş namussuz… Bütün derdi oymuş… Bana da size de oyun oynadı.” diyebildim.

Hepimiz rahatlamıştık. Sırayla duşlarımızı alıp geldik. Kocam yine seslendi ortaya,

“İlk işimiz, yarın gidip bu yatağı değiştirelim çocuklar… Bize dar geliyor bu yatak…” Gülay atıldı hemen,

“Ama enişte… Beni becerirken dar filan demedin, kanımı akıttın yatağa…” dedi gülerek… “Hem daha mutfak, banyo denemedik. Daha ayakta, kucakta sevişmedik.” Murat eğilip baldızını körpe dudaklarından öptü,

“Yoo kızım… Her istediğini yaparım bir tanem… Ama ben eski kafalıyım. En çok yatakta sikişmekten zevk alıyorum. Bugünkü gibi hep beraber takılırsak dört kişiye dar gelir bu yatak… Benim belim ağrımaya başladı şimdiden… Artık ikiz yatak mı olur, ısmarlama yatak mı yaptırırız… Bir çaresine bakalım bu işin…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Annem Irem ve Ben alintidir

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Anal

Bu yaz herşeyin farklı olduğu bir dönem. Sex hayatımda artık kız arkadaşımın yanı sıra annem de bulunmaktadır. Ben tek çocuk olmanın avantajı ile çok rahat büyüdüm. Babam devamlı surette çalıştığından eve çok az uğruyordu. Annem ve kız arkadaşımın ilişkileri de iyi olduğundan devamlı beraber takılıyorduk. Yaz ayı deniz ve kumsal ayı olduğundan, arkadaşım irem ve annem zuhal ile beraber Yunanistan’a tatile gittik. Odalarımıza yerleştik. Annem bizim yanlız kalmamızı düşünerek ayrı bir oda tuttu. Zaman kaybetmek istemediğimizden dolayı eşyalarımızı boşaltıp denize gitmek üzere sözleştik. Odada İrem bana yeni aldığı bikinelerin defilesini yaptığında içim bayağı hareketlenmişti. Son derece güzel ve seximayolardan oluşuyordu. Derken annem bize seslenip haydi denize gidiyoruz deyince bu defilenin keyfini akşama bırakma kararı aldık. Annem üstüne son derece mütevazi bir bikini giymiş belinede bir eşarp bağlamıştı. Sahile gittiğimizde manzara gerçekten muhteşemdi diyebilirimki sahilde üstü olan tek bayanlar annem ve iremdi. Ben de onlara takılıp rahibeler hadi şezlonga çıtır escort yatın bakalım dediğinde annem bana bakıp hınzır konuşmada krem sürmeye başla yoksa ben birazdan kavrulacağım dedi ve yüzü koyun uzandı. Gerçekten hoş bir vücudu vardı. Hem bakımlı hemde yılların verdiği olgunlukla teni gerçekten son derece güzeldi. Yağlamayı hemen bitirmek istemedim çünkü ona temas etmek hoşuma gitmişti. Güneşlenmeden önce denize girmek istediğimden annem ve iremi bırakıp yüzmeye gittim. Yaklaşık yarım saat denizde kaldıktan sonra sahile bizimkilerin yanına geldiğimde manzara muhteşemdi annem ve irem’de bikinilerin üstünü fora etmiş ve annem irem’i yağlıyordu. Hayırdır dediğimde irem vallahi teklif annenden geldi ve bende onayladım dedi. İrem’in göğüslerini ezbere biliyordum ama annem tamamı ile muhteşem gözüküyordu. “Baban yok, tanıdık kimse yok bende şöyle bir keyif yapayım dedim. Sakın kimseye söyleme tamam mı diye tembihledikten sonra ohhhhh dünya varmış diyerek kendini sırt üstü şezlonga attı. Elimde değildi durup durup anneme göz atıyordum.

Akşamı zor ettim odaya gelir gelmez iremle sevişmeye başladık. cebeci escort Tam kapı çaldı derken irem boşver oda servisidir. Gider dedi. Ve iki üç saniye sonra odanın kapısı açıldı. Kapıyı kilitlememiştik ve gelen annemdi. Pardon deyip hemen dışarı çıktı ama tam irem bana oral sex yaparken yakalamış ve ikimizi çırılçıplak görmüştü. Bu tahrikle irem’in ağzına öyle bir boşaldım ki zevkten nerdeyse ölüyordum. Derken utana sıkıla odasına gidip ne için geldiğini sorduğmda akşam için nasıll bir şey giyineyim diye irem’e danışmak istedim di dedi. Ama maşallah ufaklıktan dolayı iremin ağzı doluydu bende çıktım dediğinde kıpkırmızı oldum. Hadi hadi utanma hepimiz yetişkiniz ve son derece sağlıklı insanlarız dolğaldır deyip sarılıp öptü. İnanın içim kötü ürperdi ve ufaklık tekrar uyanmaya başladı. Durumu farketti ve ne o bayağı sağlıklıyı galiba inmek bilmiyor diye bana laf attı. Ben görüşürüz diye odadan çıktım. O an kararımı verdim ve ona da sahip olmak için planlar yapmaya karar verdim. Odaya geldiğimde irem giyinmeye başlamıştı. Ona güzel birşeyler giyin dedim çünkü otelde yemektense güzel bir yerde uzo ve sırtaki yapalım dedim. Nede olsa ilk gece idi ve keyifini çıkartmak lazımdı. İrem üstüne kıs bir etek ve badi giyip annemin odasına geçti. Hemen bende hazırlanıp yan odaya daldım. Annem iremin verdiği kıyafetleri giymek için hazırlanıyordu. Hiç istifini bozmadan kapıyı kapa da otel’e afişe olmayayım dedi. Bornozunu çıkarıp yanımızda sırtı dönük giyinmeye başladı. İrem bana dönüp sen ne duruyorsun hadi gitte dışarda bekle dediğinde istemeye istemeye odayı terk ettim. İçeriden gülüşmeler geliyordu. Ben lobiye inip hanımların gelmesini beklemeye başladım.

Geldiklerinde annemde irem gibi mini üstü badi yapmış ve sütyen girmemişti. Göğüs uçları nohut gibi badi’yi zorluyordu. Meyhane’ye geldiğimizde eğlence başlamış ve herkes çakır keyif olmuştu.Masamıza oturup eğlence ye biz de katıldık. Annem tam karsımda sütun gibi bacakları ile yerinde habire kıpır kıpır dans ediyordu. Onu izlemek beni anormal tahrik etmişti. Hep beraber oynamaya başladık. İnsanlar bizim eğlencemize alkış tutuyor ve fark etmeden hepimiz alkol duvarını aşmıştık. Gece ilerleyen saatlerde hepimiz terden vıcık vıcık olmuş bir şekilde dışarı attık kendimizi. Otel’e geldiğimizde annem ben denizde yüzeceğim diye tutturdu. İrem’de ona katılınca üçe bir yenildim ve beraber kumsala gittik. Annem nasıl olsa yabancı yok ve bugün herkes göğüslerimi gördü deyipbadi ve eteği çıkarttı ve sadece donu ile denize daldı. Arkasından tabi ben ve iremde aynı şekilde denize. Annemin göğüsleri bir tarafta irem bir tarafta denizde oynamaya başladık. Ben her fırsatta anneme sokup onun sağını solunu ellemeye çalışıyordum. O sırada iremin elinin penisimde hissettim. Zaten kalkmış olan sikimi avuçlayıp avuçlayıp duruyordu. Hadi hep beraber sahile dediğimde annem, sarhoşluğun da etkisi ile dur daha irem işini bitirmeden nereye diye sordu ve dalıp donumu suda bir çırpıda çıkarıp fırlattı. Ve Oleee diye tempo tutmaya başladı. Arkasından İrem donunu çıkarrtı ve oda fırlattı. Tek annem donu ile kalmıştı. İrem de dalıp annemin yanına gitti ve onunkini de çıkarttı. Artık üçümüzde çırılçıplak kalmıştık.

Ben yere teğet sikimle annemin bu yeni yaşam tarzını anlamaya çalışıyorum. İrem hemen dudaklarıma yöneldi. Annem sürekli bizi izliyordu. Hepimiz şezlongun yanında annem bize bakarken ben de irem ile sevişiyordum. Derken İrem ayağa kalkıp annemin yanına gitti ve annemin kadınlığını yalamaya başladı. Gözlerime inanamıyordum. Annem gözlerini kısmış zevkin tadını çıkartıyordu. Ben İrem’in arkasına geçip sikimi kadınlığına yerleştirdim. Alev alev yanıyordu. Annemin sarsılmaya başladığını gördüğümde ben de irem’in içine patladım. İrem ayağa kalkıp şezlonga geçti ve kadınlığını tüm ihtişamı ile gözlerimizin önüne serdi. Hiç kimse konuşmuyor ve olayları akışına bırakmıştı. Annem bu sefer iremi yalamaya başlamıştı. Benim ufaklık tekrar sertleşmiş ve olayların içine girmek istiyordu. Annemin yanına gittim. Elinden tutup sikimi ağzına verdim. Öyle güzel emmeye başladıki beni yatırıp devam etti. İrem busefer gelip yüzüme oturdu ve kadınlığını yalamam için ağzıma yanaştırdı. Hem iremi yalıyor ve hemde annemin oral sexinin keyfini çıkartıyordum. Derken annem İremi kendine doğru çevirdi ve sikimin üstüne oturdu. Ben iremi yalarken annem sikimin üstünde inip ini kalkıyor ve aynı zamanda iremle öpüşüyordu. Ve sonra heipmiz de sarsıla sarsıla boşalmaya başladık. Yerimden doğrurken bu yeniliğin ne kadar güzel bir olay olduğunun farkında varmış ve bunun devamını istiyordum. Annemin, bize bir erkek daha lazım irem baksana birimiz hep boşta kalıyor demesi ile bunun devamının geleceğine emin oldum. Hep beraber odamıza çıktık. Annem: “Değişiklik arıyordum ama bunun senle olması bana daha farklı duygular tattırdı. Hiç bir şeye pişman değilim sadece sex’e çok açım” dediğinde dudaklarına ateşli bir öpücük kondurup “Her zaman beraberiz daha yeni başladık diyebildim. Ertesi sabah herkesden önce kalkıp resepsiyon daki adamdan çıplaklar kampının yerini öğrendim amacım bir gee önce gördüğüm annemin vücudunu gün ışığı ile tekrar görmekti. Odaya çıktım ve iremle anneme bir süprizim olduğunu ve çabucak hazırlanıp çıkmamız gerektiğini söyledim.

Acele kahvaltıdan sonra çıktık yola. İrem ile annem bir gece öncesini konuşuyorlardı. İkiside son derece memnundu. Kampa vardığımızda annem bu ne ben kesinlikle gelemem dediğinde irem yapma anne hepimiz bir birimizi iyice biliyoruz hem buradakiler bizi tanımıyor bir daha nerden göreceğiz diye onu ikna etti. Hemen kayıt yaptırıp odamıza çıktık. Dışarıda yaşlısı genci kadını erkeği yüzlerce çıplak insan vardı. Annem iki gün önce ne idim şimdi neler yapıyorum dediğinde irem ve ben çoktan hazırlanmıştık. Anneme yaklaşıp büyük bir itina ile onu soymaya başladım. Tişört, bikini şort derken annem de hazırlanmıştı. Birbirimize bakıp gülmeye başladık. Annem çok çekingen yürüyordu yolda. Kuytulara kaçmaya çalışıyordu ama nafile. Ben iremle daha önce bir defa daha bu kampa katıldığımızdan tecrübeli sayılırdık. Kumsalda güzel bir yer seçtik kendimize. Ve kremi çıkartıp hadi hanımlar ilk kim istiyor dediğimde irem atladı. Kalçalarından başlayarak her bir tarafını yağlamaya başladım. Göğüsleri boynu kalçaları bacakları sırtı derken en özenli olarakta kasıklarına yapmaya başladım. İremin kadınlığı iyice şişmiş ve vajina dudakları iyice ayrılmıştı. Annem de yanımıza yatmış sırasını bekliyordu. Kremle beraber o güzelim göğüsleri sıkmak okşamak bana anormal büyük bir zevk veriyoru. Annem resmen altımda inlemeye başlamıştı. Göt deliğine kadar parmaklarımla iyice yağlayıp kulağına öpücük kondurdum ve hazırlan bugün ikinci bir erkeği daha kadroya dahil edeceğim dedim. Benim halim perişandı. Sikim yine kzık gibi olmuştu. Annem bana uzan da seni de biz kremleyelim dedi. İrem ve annem krem ellerinde başladılar masaja. En son penisime geldiklerinde burası ortak bölge deyip ikiside kremle resmen bana mastürbasyon yapmaya başladlar. Tahmin edersiniz ki boşalmam fazla uzun sürmedi. Annem ve irem ortama iyice uyum sağlamış ve ikiside utanmadan ve hatta teşhir ederek güneşleniyorlardı. Annemi izlemek büyükbir zevki. İremle beraber muhteşem bir ikili oluşturuyorlardı.

Akşam için planlar yapmaya başladıklarında ben onlara bir striptiz kulübe gitmeyi önerdim. Annem ne işimiz var orada deyince sadece izlemek değil aynı zamanda katılacağız dediğimde hadi oradan dedi. Ama ikna etmek uzun sürmedi. Hep beraber tekrar otele dönüp giysi kontrolüne başladım. Ama oradaki hiç bir kıyafet beni tatmin etmedi ikiside çok seksi olmalılardı. Alışverişe çıktık. Girdiğimiz bir mağazada transparan bluzleri gördüm. Tam hayalimdeki gibi idi. Hemen iki tane aldım. Oradan çamaşır reyonuna geçip çorap ve tanga külotları da aldım. Ve en son olarakta derin yırtmaçlı iki etek. Tam hayalimdekileri bulmuştum. Çağrıp onları denettirmek istedim ama yoklardı. Bir de baktım ki irem kendinin seçtiği çamaşırları annem le beraber deniyordu ve bu sırada görevlilerden bir onları dikizliyordu. Hemen elimdekileri alıp yanlarına gittim. Ve bunları giyip yanıma gelin dedim. Annem ve irem artık bir dediğimi iki etmiyorlardı. Beş dakikasonra geldiklerinde ben şok olmuştum ikiside fevkalade sexi olmuş resmen ye bizi der gibilerdi. Onları herkesin görmesini istediğim için dışarı çağırıp yürümelerini söyledim. Daha önce dikizleyen görevli yanımıza geldi. Elinde iki değişik çamaşır vardı ve bunları giymelerinin daha güzel olacağını söyledi. Annem hemen atlayıp kendisinin değiştirmesini rica etti. Şok olmuştum. Adam annemin eteğini kaldırıp büyük bir dikkatle altındaki çamaşırı çıkarrtı. Annemin kadınlığı adamın gözleri önünde idi. Diğer çamaşırı giydirmeye hiç acele etmeden önce parmağı ile okşadı. Daha sonra yeni çamaşırı dikkatlice giydirdi. Çamaşır tamamı ile şeffaf bir tanga idi. Sıra iremde idi oda aynı şekildebu sefer arkası dönük adamın yanına geldi ve bu sefer dizlerini kırmadan adamın önünde eğilip çamaşırını çıkartırken her tarafını sergilemekten çekinmedi. Adam güzelce bal kutusunu yaladı ve onada çamaşırı giydirdi. İkisinin yapmış olduğu muhteşem şovla hem adam hem de ben çadırları kurmuştuk. Teşekkür edip dışarı çıktığımızda halen bir hayal dünyasında olduğumu düşünüyordum.

Akşam olmuş ve bizim hanımlar hazırlanmıştı. Arabaya gidene kadar bütün escort ankara otel bizimkileri seyretmiş ve bazı erkeklerden alkış bile almışlardı. İkiside muhteşem gözüküyor ve bir o kadar da sexilerdi. Kulübe geldiğimizde kimsecikler yoktu. Biz içkilerimiz söyledik ve oturuyorduk ki kulüp müdürü olduğunu söyleyen bir bey yanımıza gelip muhabbete başladı. İsterlerse program başlayıncaya kadar pistte dans edebileceklerini söyledğinde ortam yavaş yavaş dolmaya başlamıştı. Annem ireme bakıp hadi gösterelim şu yunanlılara türk lokumunu deyip sahneye fırladı. İrem de peşinden. Sanki profesyonel gibiydiler. İnsanların alkışları arasında annem ve irem lezbiyen gibi sarmaş dolaş oluyor birbirlerini öpüyrlar ve yalıyorlardı. Annem ilk hamleyi yapıp iremin gömleğinin düğmelerini açmaya başladı. Ve gömleği çıkarıp seyirciler yolladı. Göğüslerini yalayıp ellerini eteğe kaydırdı. Eteğinin fermuaraını açarken insanlar çılgnca bağırıyor ve iremde annemin gömleğini çıkartıyordu. Sonunda sahnede irem naylon çorap ve tangayla kalmış annem aldında extra bir etekle otururken annem seyircilerden birinin yanına gidip eteğini çıkarttırdı. Ve bacaklarını adamın boynuna dolayarak teşşekkür etti. Bunu gören irem de sahneden inerek yanıma dans ederek geldi ve aynen alışverişte adama yaptığı gibi dizlerini bükmeden eğilip tangasını çıkartmamı istedi. Bu arada annem sahnede iyice kendini kaptırmış dansa devam ediyordu. İrem çırılçıplak yanına geldi ve annemin çamaşırını onu yalayayarak çıkartı. Ben sahnedekilerin annem ve irem olduğuna inanamıyordum. İkiside çırılçıplaktı. Annem iremin kadınlığını yalıyordu. Bilmem kaçkere bunu birbirlerine yaptılar. Resmen onlarca kişi önünde defalarca orgazm olmuşlardı. Ve müziğin son bulması ile birlikte yanıma geldiler. Kıyafetler sağda ve solda dağınık olduğundan ikiside çıplaktı. Bu arada annem en ön masada duran ve eteğini çıkarttırdığı adama takılmıştı. Pantalonundan gördügüm kadarı iel bayağı büyük bir aleti var dedi. Bu arada annem ve ireme içeriden kıyafet getirdiler. Ben de gidip ön masada ki adamı masamıza davet ettim.

Bir az muhabbetten sonra bizi kendi evine davet etti. Ama oraya vardığımızda bizi bir süpriz bekliyordu. Adamın evde isi arkadaşı daha vardı. Annem bir derken üç extra erkek demekti bu. Adamın ısrarı üzerine aynı dansı tekrar özel olarak diğerlerinede tekrarladılar ama bu sefer kendileri çırılçıplak kaldıktan sonra teker teker erkekleride soymaya başladılar. Hepimiz soyunduğumuzda annem ve irem masamıza davet ettiğim adam ve onun evdeki arkadaşının yanına giderek oral sexe başladılar. Annem resmen adamı yutacak gibi idi O kacaman siki hiz zorlanmadan tamami ile ağzına alıyordu. Bu arada diğer adam ve bende annem ile iremin arkasına geçtik. Ben ilk iremle başladım. Göt deliğinden şu ana kadar iremi hiç sikmemiştim ama adam anneme sokarken benim de anormal bir şekilde bunu arzu ettiğmi farkettim. Elimle oynadıktan sonra bende iremin içine yerleştirdim. Gidip gelmeler arasında herkes boşalmaya başladığında annem kendinden geçmiş bir şekilde adamın penisi üzerinde sarsıla sarsıla daha daha diye bağrıyordu. İrem yorgunluktan bitab düşmüş ama bırakmak istemiyordu. İremi ilk defa başkaları ile paylaşıyorum. Daha sonra partnerlerimizi değiştik. Ben bu sefer annemin yanına gittim. Anormal zevk aldığı belli idi. Götten daha önce hiç tanımadığı birine kendini siktirirken aletini daha önceden beğendiği adama oral sex yapıyordu. İremde aynı şekilde tanımadığı ve ismini bile bilmediği bir adamın kucağında zıplayarak tatmin oluyordu. Bende bu manzara karşısında annemin altına yatarak amına yerleştim.artık annemi üç kişi sikiyorduk. Annemin artık nefes alır hali kalmamıştı. İrem bir köşede yorgunluktan kendinden geçmiş ama bir okadar mutlu manzarayı izliyordu. O geceyi orada geçirdik.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Türbanlı Annemle Seks Hikayemiz (FİNAL)

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Amateur

Hatice teyze karşımda öylece duruyordu. Ortam hayli sessizleşmişti ve yine sessizliği ben bozdum “Peki hadi o zaman yapalım şu işi” dedim. Ayağa kalktım ve odama doğru yürümeye başladım, hatice teyze hiç itiraz etmeden ardımdan geliyordu. Odaya girdik kapıyı kapatıp kilitledim ne olur olmaz babam falan gelir diye. Hoş daha hiç odamın kapısından girmişliği yoktur ama olsun yine de işi garantiye alayım.

Hatice teyze içeride öyle ayakta bekliyordu, stresli olduğu her halinden belliydi. “hadi bakalım işimize bakalım” dedim. Hala dikilmesine kızmıştım hiç bir şey demiyor öyle bakıyordu “hadisene be kaltak ne bakıyorsun öyle mal mal” dedim. Kızmamla Hatice teyze üzerindeki haki renkli pardösüsünü çıkarmaya başladı. Pardösü çıktığında aslında vücut hatlarını iyice görünce nutkum tutulmuştu. Başında çiçekli desenli beyaz gri bir başörtüsü altında vişne kurusu mu desem kırmızı mı bir ince kazak ve altında belden çift düğmeli kalçalarına kadar dar aşağıya doğru önden 3-4 pile genişleyen bir etek vardı. tahminimce 170 boylarında olan Hatice bereket tanrıçası gibi görünüyordu. Kocaman memeler o kazağa sığmam ben diyor, şişman olmasına rağmen bel kısmı hafif bir kavisle inceliyordu. Kalçalar ise aman tanrım dibek taşı mı değirmen taşı mı desem bilemedim. Ama bir erkek ben gibi şişman etine dolgun kadınlara bayılıyorsa Hatice teyzeye bereket tanrıçası yakıştırmasını kafadan yapardı zaten benim gibi.

Elini baş örtüsünü çözmek için boynuna doğru götürdüğünde ayağa kalkıp kolundan tuttum “onu çıkarma” dedim. Öyle baktı yüzüme, aslında Haticenin bu iş biran önce bitsin ve çekip gideyim diye aklından geçirdiğinden eminim. Ama öyle hemen bir anda olup bitirmeye hiç niyetim yoktu. Hatice teyzeyi ayaktayken eteğini yukarı doğru kaldırdım altında siyah bir tayt vardı, taytı aşağıya sıyırdığımda klasik beyaz bir don görmek aslında beni üzmüştü ama o göte de tanga takıp gezecek hali yoktu kadının. Tayt ve donunu çıkarınca onu öylece yatağa doğru götürdüm. Yatağa yanlamasına uzandı. Ayakları dizlerinden boşlukta duruyordu. Eteğini yukarılara kadar sıyırıp bacaklarını ayırarak yatağın yan tarafına çöktüm. Amı tam kafama geliyordu. Siyah kılları uzamış amının dudaklarını ayırıp dilimle klitorisini yalamaya başladım. Uzunca olan klitorisini ağzıma alıp emdim bir süre, sonra deliğini yavaş yavaş dillemeye içine parmağımı sokmaya başladım. Uzun süre bu şekilde Hatice teyzenin amını yaladım.

Daha sonra ayağa kalkıp pantolonumu ve külotumu çıkardım. ankara escort bayan Onu yatağa doğru döndürdüm, yüzüne baktığımda ruhsuz bir hali vardı. Bacaklarını sonuna kadar ayırdım ve sikimi amının yarığına birkaç defa sürtüp içine doğru itekledim. Yavaş yavaş içine gelip gitmeye başladım. Hatice teyzenin yüzüne baktığımda başını yana çevirmiş ve gözlerini kısmış vaziyetteydi. Hiç istifimi bozmadan devam ettim sikmeye Hatice teyzeyi. Zaman geçtikçe zaten bol amı sulanmış ve sikim çok rahat şekilde içinde gelip gidiyordu. “Nasıl amına koduğumun karısı, söylesene iyi mi böyle” “Seni amına koyduğum orospusu, oğlunun cezasını böyle ödettirirler insana işte. Siktiğimin karısı” diye söyleniyordum ve içine gir çık hareketlerimle vişne çürüğü kazağının altında sallanan koca memeleriyle daha da tahrik oluyordum. Hatice teyze de ise tık yoktu. Hala sessiz sessiz altımda yarağımı yiyordu. Bir süre bu pozisyonda siktim onu daha sonra işaret edip domalmasını sağladım. Baktım koca götüne eteği ile rahat yanaşamayacağım yataktan kalkıp ona “çıkar şu eteğini” dedim sertçe. Yataktan doğruldu hatice ve önden düğmeli eteğinin düğmelerini çözerek aşağıya doğru eteğini indirdi. Eteği çıkarırken kalça kısmından aşağıya doğru zorlanarak çıkarıyordu. Eteği çıktığında elini donuna atıp zaten etekle yarı sıyrılmış donu da çıkardı. Kazağına el uzatmıştı ki “yeter bu kadar amına koduğumun komple soyunupta ne yapacaksın” dedim ve o yatağa doğru geçti yine sessizce.

Hatice teyze yatağa uzanınca şöyle bir baktım, kasıklarının bile rahatlıkla iki erkeği bacak arasına sığdırabilecek genişlikte olduğunu farkettim. Öylece bekliyordu yine “hadi domal” dedim. Yavaş hareketlerle ters döndü ve domalma pozisyonu aldı. Arkasına geçip götüne şaplaklar attım birkaç defa “amına koduğumun karısı ne göt var lan sende, hiç götten yeni ha” dedim. Hatice teyze ses etmiyordu yine, “söylesene lan kaltak yedin mi hiç götten” hiç konuşmak istemiyormuş ama zorla konuşturuluyormuş gibi fısıldar bir sesle “hadi yeter artık yap şu işini de bitsin” dedi. Elimi götünün üzerinde gezdirip bol bol sıktım kabalarını, daha sonra elimle göt yanaklarını iyice ayırıp am ve götünü ortaya çıkardım. Yanaşıp içine doğru tek hamlede sikimi soktum. Kalçalarından tutarak sertçe sikmeye başladım. Öyle sert sikiyordum ki kocaman kadın önümde ileri doğru kayıyordu. Biraz olsun zevkin girdabına kendimi kaptırmış öyle sert sikiyordum ki Hatice teyzeyi bazen elimle götüne sert şaplaklar atmaya da devam ediyordum. “ulan orospu ne am var sende be, dipsiz kuyu gibi kolumu soksam kolumu da alacan kahpe” diyerek yine yüklenmeye başladım yavaş yavaşta gelmeye yaklaştığımı fark ediyordum.

Hatice teyzenin içinden çıkıp kıçına bir şaplak kondurdum ve “kalk uzan yatağa” dedim. Hatice teyze yatağa uzanınca bacak arasına girdim. O ise ilk baştakinin tam tersine bu sefer bacakları bükük şekilde duruyordu. Put gibi değildi altımda yatışı. Sikimi amının dudakları arasında bir iki kere gezdirip yine sertçe içine soktum. Üzerine doğru abanıp sertçe gelip gitmeye başladım. Bazen düz duruyor elimi kazağının altına sokup sutyeninin dışına çıkmış memelerini ovuşturuyordum. Bir süre sonra Hatice teyzeden de sessiz sessiz “ıhhh ıhhh” sesleri gelmeye başlamıştı. Üzerine tekrar abanıp sertçe girip çıkmaya başladığımda “hıhh hıhh hııhh hıhhh” gibisinden sesler geliyordu ondan da ve Hatice teyzenin amının kasılmasından ve soluk alışverişinden boşaldığını anladım. Zorla sikiliyormuş gibi yapıyordu ama zevk alıyordu. “ Oooo seni gidi orospu seni, sesin soluğun çıkmıyordu ama kasıla kasıla boşaldın. Nasıl güzel mi yarak yemesi ha söyle bakalım. Kocan da böyle sikiyor mu seni. Konuşsana amına koyduğumun orospusu” “Lütfen sus bitir artık şu işini” dedi utangaç bir sesle. Bende bu sefer sert şekilde yüklendim. Üzerine abanıp koca kadını altımda ezer gibi sikmeye başladım. Başını yana çevirmiş gözlerini iyice kısmıştı ben böyle yapınca, yaklaşık yarım saattir sikiyordum Hatice teyzeyi. İkimizinde kasıkları terden yapış yapış olmuş her sert git gelimde sanki önce birbirine yapışıyor gibi oluyor sonra kasıklarımız birbirinden uzaklaşırken değişik bir ayrılma sesi çıkarıyordu. Sert şekilde hareketlerime devam ettim. Son bir iki yüklenme ile sertçe üzerine abanıp döllerimi içine attırmaya başladım. Öylece üzerinde yığılmış içine attırırken Hatice teyzeden beklemediğim bir “ohhhh” sesi çıktı dolgun bir şekilde. Bacakları da hafiften beni bacak arasına kıstırmıştı. Öyle boşaldım ki inanın uzun süre sikim içinde titredi ve döllerimi içine doldurdu. Öylece yığılıp kalmıştım üzerine, soluk soluğaydım. Yaptığım sikişlerde çok ender olarak olarak böyle olurdum. “offff öldürdün lan beni orospu, iliklerime kadar doldurdum döllerimi içine. Ne karıymışsın sen, seni siken ölmez lan. Bitirdin beni bitirdin” diye söyleniyordum. Öylece kala kaldım Hatice teyzenin üzerinde, sikim amından çıkmamıştı daha.
Ve ondan yine hiç beklemediğim bir hareket geldi. balgat escort Elini sırtımda hissettim. Kollarıyla beni sardı ve sırtımı sıvazlamaya başladı yavaş yavaş. Bir hoş olmuştum bir anda. Kadını zorla oğluna bedel olarak sikmiştim ve o kadın şimdi sanki şefkatli bir şekilde sırtımı sıvazlıyordu. Bir süre sonra sikim küçülerek amından çıktı sikimin çıkmasıyla birlikte amından süzülen ılık sıvıları da hissetmiştim. Öylece on dakika kadar kaldım üzerinde, kendime geldiğimde doğruldum ve ayağa kalktım.

Yatakta yatan Hatice teyzeye baktığımda yüzü pembeleşmiş ve mayışmış bir ifade hali vardı. bacakları dizlerinden kıvrılmış vaziyette kocaman kasıkları adeta insanı tekrar davet ediyordu. Devlet gibi kadın deyimi uyardı bu kadına. “Kalkabilirsin artık” dedim. Hafifçe bana doğru döndürdü başını söyleyeceklerin bu kadar mı gibisinden. O öyle bir süre bana bakınca “Ne o bir daha mı istiyorsun” dedim. Ses etmeyince yanına doğru yaklaştım ve “eğer bir daha istiyorsan bunu söylemek zorundasın” dedim “söylemezsem yapmazmısın” “yapmam” “söylemedim ama az önce yaptın ya” “o oğlunun yaptıklarına karşılıktı ama bu sefer canın bir sikiş istiyorsa bunu söylemek zorundasın” “peki” diyerek hafif doğruldu. Alt tarafı çıplak üst tarafı giyinik kocaman kadın yaşı 55 olmasına rağmen kalçalarından ve basenlerindeki fazla selilütleri saymazsak hoştu. Hatice teyzenin bu hali beni yavaş yavaş tekrardan azdırıyordu aslında. Hatice teyze yatakta o şekilde oturmuş dururken “Seni tekrar sikmemi istiyormusun” dedim evet anlamında başını salladı. “öyle olmaz isteyip istemediğini söyleyeceksin” “evet istiyorum, senin beni becermeni istiyorum hadi artık daha ne duymak istiyorsun ki” dedi. Yavaşça yanına doğru yaklaştım. Kırmızı mıdır vişne çürüğü müdür neyse işte kazağını alttan tutarak çıkardım üzerinden. Sütyenin kopçalarını çözdüm.

Onu yatağın başına getirerek sikimi işaret edip “sikilmek istiyorsan bunu kaldırman lazım” dedim. Hiç itiraz etmeden yatağa oturur vaziyette elini sikime attı ve okşamaya başladı. Bir süre sonra hafifçe dudaklarının arasına alıp sikimi emmeye ve vakumlamaya başladı. Offff bu kadın işi biliyordu. Zannımca ilk sikildiği yabancı erkekte ben değildim. Bir süre sonra sikim tekrar demir gibi oldu o emerken ben başörtüsünden onun başını tutmuş ritim tutturuyordum. 5 dakika kadar sikimi vakumladı Hatice teyze. Sonra onu sikimden ayırdım. Öyle ki sanki anasının memesinden ayrılan buzağı gibiydi hali. Dudaklarını yalayarak akan tükrüklerini temizledi. Baş örtüsünü çıkardım. Siyah kızıl arasında renk geçişli saçları vardı. sanırım o kızıllıklar kınadan kaynaklanıyordu çünkü saçında tek bir tane bile ak saç teli gözükmüyordu. Saçlarının kesiminden saç bakımına da düşkün olduğu belliydi. Elimi sırtına doğru atıp sütyeninden de kurtulduğumda karşımda dev anası gibi bir kadın vardı. İri yapılı bir kadın olduğu tamamen soyununca ortaya çıkmıştı Hatice teyzenin. O şişmanlığa rağmen karın bölgesinde fazla bir yağlanma yoktu. Etine dolgun bir kadın görünüşü vardı vücudunun üst kısmında. Kocaman kalçaları ve basenleri toplamıştı vücudundaki yağları.

Hatice teyze yavaşça yatağa doğru uzandı. Bu hareketinin davet olduğu belliydi. Bende yavaşça üzerine doğru uzandım bacakları arasına girerek. Sikim am dudakları arasında gezinirken dudaklarına yaklaştım. Hatice gözlerini kısıp bana karşılık verdi. Dudaklarını kemirdikçe ondan “omh omh” gibi homurdanmalar çıkıyordu. Memeleri bedenimin altında ezilirken boynunu emmeye başladım. Ben boynunu kulaklarını emip ısırdıkça o altımda kıvranıyordu. Ne kadar böyle öpüştük bilmiyorum ama Hatice teyzenin kıpır kıpır altımda oynaması çok zevk aldığını gösteriyordu. Yavaşça doğruldum sikimi am dudakları arasında kaydırmaya başladım. Birkaç defa böyle yaptım o sırada yüzüne bakıyordum “Hadi artık gir içime delirtmek mi istiyorsun hadi girrrr” dedi. Yavaşa deliğine yanaştırıp içine girmeye başladım. İçine tamamen girdikten sonra git gel hareketlerine başladım. İlk sikişin aksine Hatice altımda bazen kalçalarını oynatarak sikmin amının tüm duvarlarına değmesini sağlıyor ve işin zevkini çıkarıyordu. Bende de durum farklı değildi zevk noktasında. Aslında folloş olmuş geniş bir amı vardı ama sıcaklığı yetiyordu sikimin zevk almasına. Önümde memeleri lop lop sağa sola sallanırken ben ve Hatice zevkin içinde yüzüyorduk. Haticenin üzerine abanıp seri şekilde amına girip çıkmaya başladığımda o da beni kollarıyla sıkı sıkı sarıp inleyerek zevki yaşıyordu. 3 dakika kadar böyle seri şekilde siktim onu daha sonra yine normal bir ritme bağladım. Git gide dermanım kesiliyordu. İlk sikiş beni oldukça yormuştu. Halimi anlayan Hatice bir anda beni göğsümden tutup durdurdu. Sonra beni altına aldı ve üzerime çıkıp amının içine bir anda soktu sikimi. Islanmış kaygan bol bi amcığa sikim lop diye girmişti zaten. O üzerimde zıplarken ben memelerini okşuyor kalçalarını sıkıyordum. Hatice de dudaklarını ısıra ısıra üzerimde zevkle zıplıyordu. “Ulan kaltak karı sende ne marifetler varmış. Ohhhh orospu karı seni. Zıpla daha çok zıpla sikimin üzerinde ohhh kaltak” “Amını siktiğimin orospusu meğer sen ne orospuymuşsun” “yarak meraklısı karı ohhh ye sikimi amına koduğumun” gibisinden konuşmalarla göt yanaklarını yoğurdum Hatice teyzenin. O ise inelemekten başka ses çıkarmıyordu. Üzerimde birkaç kez zıplayıp üzerime kapaklanarak boşalmaya başladı. O boşalırken dudaklarımız birleşti yine. Dudaklarımı deli gibi kemiriyordu boşalırken. En sonunda sakinleştiğinde “Harikasın koçummmmm” dedi. “Siksin seni bu koç” “Siksin ya siksin, yesin bitirsin beni” “ulan orospu yarak meraklısı kaltak” “evet senin sikine meraklıyım ben sik orospunu” “sikeceğim sikeceğim seni kanırta kanırta hemde” “sik koçummmm sikkkk” diye inledi Hatice teyze.

Kocaman cüssesiyle onu sikmek aslında ayrı bir zevkti. İri kıyım bir karı altımda zevkten inliyordu. Oğlunun şantajıyla başlayan iş artık zevke dönmüştü. Hatice üzerimden kalktı bende altından kalkıp onu domalttım tekrar. İçine girip kalçalarından tutarak zevkle işimi görmeye devam ettim. “Ulan kaltak kaç kere yedin yarak folloş etmişsin bu amı” “ımhhhh boşver aslanım en son bağ sana düştü ye üzümünü sennnn” “sen varya sen ne orospuymuşsun da haberimiz olmamış” “ohhhh koçum yarağa dayanamam ben” “eeee baştan niye benimkini reddettin o zaman kahpe” “ne yapayım hemen iyi sik beni deyip altına mı yataydım. Hoş aha altındayım işte koy amına bu kahpenin” “ohhhh Hatice ohhh ne orospu karısın sen” “Ohhhh koçum sik bu orospuyu” “Evet kahpem sikecem seni istediğin kadar sikecem” “Sikkk ımhhhhh sikkkkkkkkkk” diyerek kasılarak 2. Boşalmasını yaşadı Hatice. Ben daha boşalmamıştım. Uzun süre böyle domaltarak siktim onu ama takat hal kalmamıştı bedenimde. En son üzerinden kalkıp yatağa yattım. Haticeyi başından tutup sikime doğru yanaştırdım. Durumu anlamış olacak ki önce birkaç kez sikimi sıvazladı, ucuna öpücükler kondurup yalamaya başladı. Çok iyi biliyordu bu işi. Şiddetli şekilde vakumlayıp sikime sakso çektirirken iyiden iyiye boşalmaya yaklaştım, “Ohhhh geliyorummmm” dediğimde Hatice geri çekilmek yerine daha da somurmaya başladı sikimi. Bende tek elimle başından tutup sertçe sikime bastırıyordum, en sonunda gelmeye yakın başını iyice sikime bastırdım anlamış olacak ki hareketini kesti ama dili sikimin kenarlarını yalıyordu işte o an boşalmaya başladım. Boşalırken bedenim de tir tir titriyordu. Hatice döllerimin bir damlasını bile ziyan etmeden hepsini yuttu. Boşalmam bitince biraz daha sikime sakso çekti ve kalan dölleri de temizledi.

İşimiz bittiğinde ben resmen pelte olmuştum artık. çankaya escort

Hatice bana bakıp sırıtıyordu “gülme lan orospu gülme bitirdin beni amına koduğumun. Ama var ya sen bu işi çok iyi biliyosun. Ne orospuymuşsun sen” dedim. Hatice göğsümü birkaç kez okşayıp “Bak ben dul bir kadın sayılırım. Benim herif kamyon şöförü olduğundan ayda yılda bir gelir eve o da bir iki tık tık yapar gider. Eeee sonra ne olacak bu am hiç istemeyecek mi. Elbette isteyecek istedi mi de gidip başka yaraklar bulcak. Durum bu, her önüme gelenle yatmadım tabi ki de ama canım yarak çekti mi bulmasını da bildim” “Belli zaten amına koyayım orospular bile senin kadar bilmiyor bu işin inceliğini” “Öyle deme ya” dedi gülerek biraz da utanmıştı. “Bak oğlumun annene yaptıklarına üzüldüm aslında ama onun yüzünden de bu işi yaptım zannetme. Kadının canı çekmezse dünya umurunda olmaz. Bir taraftan fotoğraflara baktım babası görse hem onu hem beni öldürür dedim ve azıcıkta seni gözüme kestirdim tam taksi durağının önüne geldim ne olacak bir yarakta bundan yesem deyip geri döndüm” “senin ki meraktan o zaman” diyerek güldüm, “yok aslında biraz oğlumun yaptıklarının mahcubiyeti var, senin elindeki kozlar nedeniyle korku var, genç bir delikanlının vereceği zevk var, var da var işte” “peki o zaman baştan neden öyle çekimserdin” “çekimser olmaz mı insan, bir anda bacaklarımı ayırıp yap mı deseydim” “sende haklısın. Neyse toparlanalım artık” “tamam, ama şu numaranı telefonuma kaydette arasıra görüşelim senle” dedi Hatice. Demek ki daha bu yarağı yemek istiyordu. İstediği kadar yiyebilirdi benim açımdan sorun yoktu hem. Numaramı telefonuna kaydettim. Daha sonra da üzerimizi giyindik. Önce kapıyı açıp sağı solu kontrol ettim ve onu çağırdım kapıya kadar geçirdim ve son bir öpücükle Hatice teyzeyi uğurladım. Off be Hatice offff ne karıymışsın sen. Bu karıyı gençliğinde denk getirsem herhalde bunu sikmeye doyum olmazdı.

Hatice gittikten sonra annem odadan çıktı. Sakinleşmiş kendine gelmişti. Biraz olanlardan konuştuk. Hatice ile sikişimi anlatmam onu heyecanlandırmıştı, pür dikkat dinlemişti anlattıklarımı detayları ile. Sonra sanki yaşadıklarının öcünün alınması onu gururlandırmıştı. Annemin normale dönmesine sevinmiştim. Zaten biz konuşurken akşam yemeğine babam geldi ve o akşam evden hiç çıkmadı. Günler geçtikçe annemin neşesi de yerine gelmişti. Babamın gece postasında olmasından dolayı her gece yine uzun soluklu sikişler yaşadık annemle. Annem babamdan çok bana karılık yapıyordu. Bu da benim çok hoşuma gidiyordu. Olayların üzerinden aylar geçmesine rağmen hala annemle sikişirken ilk sikiştiğimiz an kadar çok zevk alıyorum. Geçen gün Hatice orospusu yine aradı evde buluşup bir güzel siktim onu. Annemde bizi kapı açıklığından izledi. Annem bir erkekle birlikte olmayı çok istiyor ama ilk denemesinde yaşadığı talihsizlikten dolayı çekingen davranıyor. Hayat onun başkaları ile sikişmesini isterim hatta izlemek te isterim bunu her zaman dile getiriyorum ama annem istemiyor şu anda. Saygı duyarım yaşam ve zevk onun. Zaten ondan tek istediğim de o güzel şişman bedeninden amından beni mahrum etmemesi.
Bu zamana kadar hikayelerimde bana gerek mesaj gerekse de beğenileri ile destek veren tüm arkadaşlarıma tekrardan ayrı bir teşekkür etmek istiyorum. Hoçakalın

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32