Lüks Villada Seks! (2)

Sabah erkenden kalkıp kahvaltımızı yaptıktan sonra bahçeye geçtim. Bakımsız kalan ağaçların budanması gereken dalları vardı, birkaç gündür onlarla uğraşıyordum. Saat 10:00 gibi çay içmek için eve geçtiğimde karım mutfakta bulaşık yıkıyordu. Saim Bey ve Nalan Hanım görünmüyordu. Karımın beline sarılıp yanağından öptüm. “Neredeler?” diye sorduğumda dirseğiyle beni itip, “Ne yapıyorsun be görecekler!” dedi gülerek.

Gerçekten de geriye döndüğümde Nalan Hanımı tam karşımda gördüm. Salon ve mutfak bitişikti, Amerikan mutfak denilen türdeydi, kapısı da yoktu. Büyük salonun merdiven boşluğundaki girişindeydi Nalan Hanım. Korkutucu bakışları vardı kadının, o an utancımdan başımı öne eğerken çay içemeden mutfağın bahçeye açılan kapısından çıktım dışarı. Allahtan karım Nalan Hanımın geldiğini görmemiş bulaşık yıkamaya devam etmişti.

Öğleye kadar bahçede kalıp çalıştım. kocaeli escort bayan Öğle yemeği için eve girdiğimde, karımın suratının pancar gibi kızardığını gördüm. “Ne oldu?” diye sorduğumda, “Yok bir şey!” dedi sinirle. Belki de ben çıktıktan sonra Nalan Hanım onu paylamıştı. Kadın bana edemediği sözleri karıma söylemişti anlaşılan. Karım yemeğimi verirken kendisi tabağındakilere hiç dokunmadı.

Öğleden sonra bahçede çalışırken arkamdan gelen bir çıtırtıyla geriye döndüm. darıca escort Nalan Hanımdı gelen, yerdeki kuru dallardan birine basmıştı. “Korkuttum mu?” dedi gülümseyerek. “Yok, Estağfurullah, olur mu öyle şey!” dedim. Bir ağacın yanında küçük merdivenin üstündeydim. Aşağı indim ayıp olmasın diye. Bu zamana kadar böyle bir şey yapmadığı için şaşkındım. Nalan Hanımın karımdan sonra beni de paylayacağını düşündüm. O nedenle başıma gelecekleri kabullenmiş halde kadının yüzüne bakmaya çekiniyordum.

Ama o bana ağaçlarla, bahçenin bakımıyla ilgili şeyler sordu, bilgi almak istediğini söyledi. O olay hakkında tek kelime etmeyeceğini anladığımda rahatladım. “Bahçe aslında çok güzel, ama bakım şart. Elimden geldiğince toparlamaya çalışıyorum. Baharda ağaçlara aşı yaparsak daha da iyi olacaktır…” dediğimde, “Bu aşı dediğin nasıl oluyor usta, anlatsana!” dedi karşılık olarak.

Anlayacağı şekilde basitçe anlatmaya çalıştım. Nalan Hanım dikkatle dinliyor, gösterdiğim örneklere bakıyordu. Kadının koca villada otura otura sıkıldığını, konuşacak birine, ilgisini çekecek bir şeye ihtiyacı olduğunu düşündüm. Muhafazakar bir kadın olsa da yabancı bir erkekle konuşma ihtiyacı hissetmişti.

“Bir ara şu havuza da bakabilir misin?” diye sorunca, “Tabii, ne demek, onu da hallederim!” dedim. “Sen çalışmaya devam et, öyle de konuşabiliriz!” diyerek eline aldığı bir çam kozalağı ile oynarken ben yeniden merdivene çıktım. Daha önce nerelerde çalıştığımı, üniversitede ne okuduğumu vs. bir sürü soru sordu ben çalışırken. İşe gireceğimiz zamanda da bu soruları sormuştu, ama şimdi yine soruyordu. Elindeki kozalakla oynayıp bir elimdeki işe bir bana bakıyordu.

Nerdeyse yere kadar inen koyu yeşil ince bir pardesü giymiş, başını omuzlarını da örten siyah bir türbanla bağlamıştı. Uzun beyaz yüzü ve elleri haricinde görünen bir yeri yoktu. Uzun boylu bir kadındı. Hatta kocasından biraz daha uzun kalıyordu. Güzel bir fiziği, güzel bir yüzü vardı Nalan Hanımın. Siyah babet ayakkabılar vardı ayağında, ince siyah çoraplı ayakları görünüyordu zaman zaman pardesünün savrulan eteklerinin altından.

“Sana kolay gelsin!” diyerek yanımdan uzaklaşırken arkasından baktım. Elindeki kozalakla oynaya oynaya eve girdi. Karımı azarlamış mıydı? Belki de kadın başına beni paylayamayacağı için öylesine havadan sudan sorular sormuştu sadece. Garip sorular beynimi kurcalarken bahçede akşama kadar çalışmaya devam ettim. Saat 18:00’e gelirken büyük tuvaletimi yapmak için eve geçtim. Çişim geldiğinde bahçedeki küçük tuvaleti kullanıyordum, ama büyük tuvaletimi çatı katındaki, karımla sikiştiğimiz banyoda yapıyordum.

Karım mutfaktaydı yine, akşam yemeğini hazırlıyordu. Nalan Hanım ve Saim Bey görünmüyordu. Karımın yüzündeki kızarıklık geçmiş, ama siniri aynı kalmıştı. “Ne oldu, söylesene!” dediğimde yine yanıt vermeyip geçiştirdi. Ama sonra, “Nalan Hanım yanına gelip sana ne söyledi?” diye sordu. Vereceğim cevabı merak eder şekilde gözlerini açtı. “Hiç, işle ilgili, o nedir, bu nedir filan sorular sordu. Havuza bakmamı istedi…” dediğimde, “Hımm!” yaptı manalı bir şekilde. “Geçen bana da demişti havuzu, ama unuttum sana demeyi!” dedi daha sonra.

“Ben tuvalete gidiyorum!” diyerek merdivenlere yönelirken o da işine geri döndü. Mermer basamaklardan çoraplı ayaklarımla sessizce çıkıyordum. İkinci katın merdiven sahanlığına geldiğimde Saim Beylerin yatak odası kapısının kapalı olduğunu gördüm. Bu saatte kapalı olmazdı kapıları. Acaba yatıyorlar mıydı akşam yemeği öncesinde diye düşündüm, ama bu düşünce bir anda geldiği gibi geri gitti. İçerden gacır gucur birtakım sesler geldi kulağıma.

Ne oluyor diyerek yavaşça parmak uçlarıma basarak kapıya yanaşıp kulağımı dayadım. Duyduğum sesler yatak gıcırtısıydı, Saim Bey ve Nalan Hanım içerde gündüz vakti sikişiyordu. Nefes alışverişimi kontrol etmeye çalışarak durup dinlemeye başladım. Yatak odalarında siyah ferforje demirden bir karyolaları vardı. Sikişmenin etkisiyle demir karyolanın gıcırtılarına ayaklarının parke zemin üzerindeki takırtıları karışıyordu. Aralarda güçlü ve şiddetli tıpkı dün gece karımla sikişirken çıkanlara benzeyen şekilde ‘Şop şop şop!’ seslerini duyuyordum. Saim Bey münzevi ve sofu görüntüsünün altında iyi bir sikiciydi anlaşılan. Daha birkaç saat önce bana sorular soran karısını çatır çatır sikiyordu.

Gıcırtı sesleri yavaş yavaş sona erdi sandığım anda daha yüksek perdeden çıkmaya başladı. Yoğun bir sikişmenin üstüne denk gelmiştim. Sesler aralarda yavaşlayıp hızlanmaya devam ederek 15-20 saniye daha devam ettikten sonra nihayet kesildi. Sessiz olmaya dikkat ederek üst kata çıkıp banyoya girdim.

Tuvaletimi yapıp aşağı indiğimde kapıları halen kapalıydı. Bir süre daha çalıştım bahçede. Bahçe malzemelerini arkada kalan küçük depoya koyup eve geçtim mutfak kapısından. Saim Bey aşağı inmiş, Nalan Hanım ise henüz gelmemişti. Saim Bey başıyla selam verdi. Kırlaşmış saçları biraz ıslak gibiydi. Sikişmenin ardından yıkanmış, temizlenmişti.

Ben mutfak masasında yemeğimi yerken Nalan Hanım da indi. Aynı uzun pardesüsü üstündeydi ama başını koyu mavi bir türbanla bağlamıştı bu kez. Beni görünce selam verdi, kocası gibi başıyla yapmadan. Selamını alırken Saim Beyin karşısına oturup telefonunu aldı eline. Yemeğimi yerken kadınla adama bakmadan edemiyordum. Bir karı koca ne yaparsa onlar da aynısını yapmışlardı, ama bunu daha hava kararmadan ve biz odamıza çıkmamışken yapmaları şaşırtıcıydı.

Yemeğimi yedikten sonra, “Hayırlı akşamlar!” diyerek odamıza çıktım. Özlem onların yemeklerini hazırlıyordu ben çıkarken. Özlem’nin gelmesi 22:30’u buldu. Yine yorgun görünüyordu. Soyunup yatağa girdiğinde sarıldım. “Niye sinirliydin bugün?” diye sorduğumda, “Boş ver!” dedi. “Ne oldu kız, ne saklıyorsun sen benden?” dediğimde, “Ya söyleyip de canını sıkmak istemiyorum!” dedi.

O söylemese de bir şeylerin olduğunu anladım. “Nalan Hanım ne söyledi sana?” dediğimde, “Bir şey demedi bana, onunla ilgisi yok ki!” dedi. “Ne peki, başka ne oldu ki?” dediğimdeyse, “Kızma ama!” dedi dudaklarını büzüştürerek. “Hadi uzatma, bırak oyun oynamayı da anlat!” dedim biraz da sert bir tonla.

“Şey, kahvaltıdan sonra bulaşıkları yıkarken Nalan Hanım yukarı çıktı. Saim Bey kaldı aşağıda. Benden kahve istedi, ben de yapıp yanına götürdüm. Kahveyi sehpaya koyarken elimi tuttu birden, benden hoşlandığını söyledi. Korkup elimi çektim hemen. Tezgaha dönerken peşimden geldi bu sefer, belimden sarılıp ellemeye, öpmeye çalışınca dirseğimle vurdum karnına. Canı yanınca bir şey demeden yukarı çıktı…” deyince Özlem’nin sözleri karşısında çok şaşırdım.

İçine kapanık, sofu dediğimiz adam karıma sulanmıştı. “Vay orospu çocuğu!” dedim. Özlem ellerini göğsüme koyup, “Allah aşkına Ufuk ses etme. Kaç zaman sonra böyle bir iş bulduk, kaybetmeyelim. Azıcık ellemesinde bir şey yok. Paraya ihtiyacımız var sonuçta!” dedi beni sakinleştirmeye çalışan bir tonda.

Daha önce çalıştığımız yerlerde de Özlem’ye sulanan, elleyen adamlar olmuştu. Tarlalarda, bağ bahçe işlerinde çalıştığımız zamanlarda işi kaybetmeyelim diye karımın kendini elletmelerine alışmıştım. Bütün bunların sona erdiğini düşündüğüm bir zamanda yeniden ortaya çıkması canımı sıktı.

Özlem ses çıkartmamam için yemin ettirdi. Bu işi kaybetmek istemiyordu. Eskisi gibi meyve yada fındık bahçelerinde, tarlalarda yevmiyeli işçi olarak üç kuruşa çalışıp, çadırlarda, barakalarda kaldığımız günlere geri dönmek istemiyordu. Ona daha iyi koşullar sağlayamadığım için kendimi suçlu hissediyordum. O yüzden dediğini yapıp sessiz kalacaktım.

Özlem’ye, “Akşam tuvalet için gelmiştim ya. Yukarı çıkarken baktım bunların kapıları kapalı. O saatte niye kapalı diye merak ettim, kapıya dayadım kulağımı. İçerde karyola gıcırdatıyorlardı. Gündüz vakti sikişiyorlardı!” dediğimde güldü.

Özlem, “Sana demeye utandım, ama ben de bir defa şahit oldum senin bu dediğine. Benim yanımda birbirlerine kaş göz işareti yapıp yukarı çıktılar. Sen Çanakkale’a gitmiştin arabayla. Nereye gidiyor bunlar diye merak ettim. Yukarı çıktım, kapıları kapalıydı. Senin gibi kulağımı dayadım kapıya, gündüz vakti sikişiyorlardı… Nalan Hanım öyle bir ‘Ayy, ahhh, ohhh!’ çekiyordu ki şaşırıp kalırsın… Duyarız ederiz diye korkuları, utanmaları yok hiç… Sonra da bir şey olmamış gibi geldiler aşağıya… Zaten kadının acayip acayip külotları sutyenleri var. Görüntüsüne baksan ehlisünnet bir kadın sanırsın, ama ben bu yaşımda giymeye utanırım onları!” dediğinde, “Nasıl şeylermiş onlar kız?” dedim merakla.

Özlem gülerek, “Böyle arkası ipli, giyince götünün arasında kalır. Önü de ha bu avucumdan daha küçük, ben giysem amım dışarda kalır valla!” dedi sesli gülmesini engellemek için ağzını kapatarak. Ev sahiplerimizin bu garip durumları karşısında şakayla karışık biraz daha konuştuktan sonra yattık…

O günden sonra gözüm Saim Bey de oldu hep. Bahçede çalıştığım zamanlarda bir yandan da evi gözetliyordum. Gerçi içerde olan biteni göremezdim, ama karıma askıntı olmaması için kendimce tedbirler almaya çalışıyordum. Arabayla Çanakkale’a gittiğim zamanlardaysa Özlem’yi arıyordum sık sık cebinden. Ancak tahminimin aksine Saim Beyden herhangi bir hareket gelmedi. Özlem’ye her seferinde bir şey olup olmadığını sorduğumda, “Bir şey yok. O günden sonra aklı başına geldi herhalde!” diyordu.

Saim Bey kabuğuna çekilmiş, ama Nalan Hanım sık sık çalışırken yanıma gelmeye başlamıştı. İşle ilgili sorular soruyor, bazen de çalışma sırasında ufak yardımlarda bulunuyordu. Bana ilk zamanlar “Usta!” diye hitap ederken sonrasında “Ufuk Bey!” demeye başlamış, en sonunda da sadece, “Ufuk!” der olmuştu.

Özlem’nin onun hakkında söyledikleri geliyordu aklıma yanıma her gelişinde. Yarağım ister istemez sertleşiyordu, ama kadın anlamasın diye azami dikkati gösteriyordum. Uzun ve bol pardesülerini üstünden hiç çıkartmıyor, başını aynı tip büyük türbanlarla bağlıyordu. Saim Bey evin içinden bile çıkmak istemezken karısı bahçede rahatça dolaşıyordu.

Geçen zamanla birlikte dikkatimi çeken bir şey de kendilerine herhangi bir ziyaretçinin gelmemesiydi. Diğer evlerdeki komşulardan gelen olmuyordu hiç. Onların da bir yere gittikleri yoktu zaten. Bize işi ayarlayan kardeşi bile Saim Bey yerine bazen beni arıyor, abisinin ve yengesinin nasıl olduğunu soruyordu…

Bir sabah kahvaltımı yapmış bahçeye çıkacakken, Nalan Hanım, “Ufuk seninle Çanakkale’a gitmemiz lazım!” deyince, “Şimdi mi?” dedim gayriihtiyari. “Evet, yapmam gereken işler var. Alışveriş de yapmam lazım. Ben çantamı alıp geleyim!” dedi ve yukarı çıktı. Kocası daha aşağı inmemişti. Özlem’ye, “Nerden çıktı şimdi bu?” dedim, sinirlenmiştim. Karımı Saim Bey ile tek bırakmak istemiyordum. Ancak Özlem gayet rahattı. “Ne olacak canım, sen merak etme beni, ben yapacağımı bilirim öyle bir durumda!” dedi gülümseyerek.

Birkaç dakika sonra Nalan Hanım omzuna siyah çantasını asmış, siyah güneş gözlüklerini de türbanının üstüne atmış halde indi aşağı. “Hadi çıkalım!” derken Saim Bey de arkasından iniyordu. Bana, “Dikkatli sür Ufuk, Nalan Hanım aşırı süratten hoşlanmaz!” deyince, “Merak etmeyin efendim, dikkat ederim!” dedim. Ancak içimden (Ulan ibne, karıma dokunmaya kalkma, ben de senin ebeni sikerim!) demeden duramadım.

Binmesi için arka kapıyı açtım ama o öne oturmak istediğini söyledi. Nalan Hanım öne oturunca yola çıktık, ama benim aklım Özlem’deydi. Karımı o çakalla yalnız bırakmak zorunda kalmıştım. Nalan Hanım, “Bahçe çok zamanını alıyor, havuzla daha ilgilenemedin?” deyince, “Kusura bakmayın. En yakın zamanda bakacağım. Gerçi havalar artık soğuyor, ama size söz verdim ne de olsa…” dedim. “Estağfurullah, ne sözü, sadece bir rica benimki!” dedi gülümseyerek.

Ardından evle ilgili kafasındaki düşüncelerden bahsetti. Evin içini ve dış cephesini boyatmak istediğini, ancak Saim Beyin buna karşı çıktığını, evin içinde tadilat görmek istemediğini söyledi. Kocası hakkında ilk kez böyle serzenişte bulunurken görüyordum kendisini.

Bir süre sessiz kaldıktan sonra neden çocuğumuz olmadığını, tedavi olup olmadığımızı, problemin kimde olduğunu sordu. “Kısmet olmadı, ikimiz de çok istedik, ama olmadı işte. Bende sıkıntı yokmuş, Özlem ile ilgili bir şeymiş. Tedavi için de paramız yeterli gelmedi bir türlü. Devlet karşılıyor dediler, ama sigortamız olmayınca ona da başvuramadık…” dedim.

Elini sağ kolumun üstüne koyup, “Biz ne güne duruyoruz Allah aşkına, özelse özel, devletse devlet. Hangi hastaneye gitmek istediğinizi söyleyin sadece. Para konusunu düşünmeyin!” dediğinde, “Çok teşekkür ederim!” dedim utanarak. İlk defa bana dokunmasına şaşırmıştım. Elini çekerken, “Ne demek, elimizden ne gelirse yaparız!” dedi karşılık olarak.

Kısa bir sessizlik sonrası ben utanıp sıkılarak, “Şey, sizin niye olmadı acaba?” diye sordum. Gülümseyerek, “Ben Saim Bey ile geç bir yaşta evlendim, o saatten sonra da yapmak istemedim. Saim Beyin ilk evliliğinden bir oğlu var zaten. Gerçi görüşmüyorlar, ama evlat sonuçta. İlk evliliğim 15 yıl sürmüştü. Senin Özlem gibi benim de kocam kısırdı. O nedenle çocuğumuz olmamıştı!” dedi.

Nalan Hanımın daha önce evli olduğunu bilmiyordum. Bunu ilk defa duyuyordum, ama yine de söyleyerek moralini bozmak istemedim. Ardından, “Senden yana sıkıntı olmadığını anlamıştım zaten. Güçlü, kuvvetli, yakışıklı adamsın. Ama Özlem de genç ve güzel bir kadın sonuçta. Anne olmak ona çok yakışacaktır!” dedi. Nazikçe teşekkür ederek karşılık verdim sözlerine.

Saim Beyin sözleri üzerine maksimum 60 km ile gidiyordum. Nalan Hanım camdan etrafı seyrediyordu. Merkeze gidince onu bir giyim mağazasının önünde indirdim. Arabayı yakınlardaki bir otoparka çektim. Özlem’yi aradım. Birkaç kez çaldıktan sonra açtı. “Orada durumlar nasıl?” diye sorduğumda, “İyi, ne olsun. Kahvaltı yapıp yukarı çıktı!” dedi Saim Bey için. “Bir şey dedi mi, bir şey yaptı mı?” diye soruncaysa, “Ne yapacak Ufuk, sen de telaş yapma böyle!” dedi sinirlenmiş gibi. “İyi, tamam”! diyerek kapattım telefonu.

Ama merak edip 15-20 dakika sonra yeniden aradım. Ancak bu kez yanıt alamadım, telefonu açmadı. Ne oldu, niye açmıyor bu diye düşünüp dururken Nalan Hanım arayıp yanına gelmemi istedi. Yeniden mağazanın önüne gittim. Bayağı alışveriş yapmıştı, elleri poşetlerle doluydu. Poşetleri bagaja koyarken o ön koltuğa oturdu yine. Elinde bir paket vardı. “Bu senin!” dedi paketi uzatıp. “Nedir bu?” dediğimde, “Aç bak bakalım, beğenecek misin?” dedi gülümseyerek.

Kareli bordo renkli çok güzel bir gömlekti. “Nalan Hanım çok teşekkür ederim, ama ne zahmet ettiniz?” dediğimde elimi tutup, “Sen daha iyilerine layıksın!” dedi. İlk kez eli elime değiyordu. Çok şaşırıp heyecanlandım. Sıcak ve yumuşak elini çekerken, “Nalan de bundan sonra bana, Hanım demeni istemiyorum, aramızda resmiyet olmasın lütfen!” dedi gülümseyerek. Ama hemen ardından, “Ama Saim Beyin yanında aynı şekilde Hanım demeye dikkat etmelisin!” dediğinde, “Nasıl isterseniz!” dedim. Arabayı çalıştırırken, “Nasıl isterseniz değil, nasıl istersen!” dedi nazikçe. “Peki!” dedim yanıt olarak.

Alışveriş sonrası başka mağazalara, PTT’ye ve banka şubesine uğradık. Bankadan çıktığında elinde hatırı sayılır bir miktarda para vardı. Paraları çantasına koyup, “Yemek yiyip öyle dönelim eve!” dedi. Sonra da, “Balık yemek istiyorum, bildiğim güzel bir yer var, oraya gidelim!” dedi. Yolu tarif ederek dediği balıkçıya gittik. Hayatımda ilk defa böyle lüks bir yere geliyordum. Üzerimdeki eski püskü kot pantolon ve ütüsüz gömlekle burası için uygun olmadığımı düşündüm. Ancak Nalan Hanım o şekilde düşünmüyordu.

Sahile bakan bir masaya oturduk. Ben ezik büzük otururken o benim adıma da sipariş verdi. Kadının benimle böyle yakından ilgilenmesi hoşuma gitmişti, ama niye böyle davrandığını da anlayamıyordum. Acaba benden hoşlanıyor muydu? Nalan Hanım gibi mütedeyyin bir kadının kocası haricinde bir erkeğe bakabileceğine inanmıyordum, ama aklıma başka da bir şey gelmiyordu.

Balıklarımızı yerken havadan sudan konuştuk. Bir sonraki gelişimizde bahçeye ekmek istediği ağaç fidanları olduğunu, onları alacağımızı söyledi. Nalan Hanımın işaretiyle hesabı istedim garsondan. Oldukça yüklü bir hesaptı, benim ödeyecek durumum zaten yoktu. Nalan Hanım bankadan çektiği paralarla ödedi, üstünü de bahşiş olarak bıraktı.

“Kesenize bereket, teşekkür ederim!” dediğimde, “Afiyet olsun, daha bu bir şey değil!” dedi gülümseyerek. Arabanın kapısını bu kez ben açtım binmesi için. Güneş karşıdan geldiği için gözlüklerini taktı. Bu haliyle daha güzel ve hoş bir görüntüsü olmuştu. 45 yaşında olsa da daha genç gösteriyordu. Yüzüne hiç makyaj yapmadığı için de teni temiz ve bakımlı kalmış, yaşlanıp kırışmamıştı.

Eve doğru giderken vites kolundaki elimi tuttu. Siyah güneş gözlüklerinin arkasından bana bakıyordu, dudaklarında gülümseme vardı. Bir süre o şekilde kaldıktan sonra çekti elini. Heyecandan ne yapacağımı şaşırdım. Ev sahibim bana yazılıyordu. Kadının niyeti bozduğunu anlamıştım artık. Eve gelene kadar başka söz etmedik, ama etmemize gerek kalmamıştı zaten.

Arabadan inerken, “Bu gömleği giysene, üstünde görmek istiyorum. Bedenini tahmin ettim ama uymazsa değiştirelim!” dedi gülümseyerek. “Tamam!” dedim kontağı kapatırken. Nalan Hanım arabadan inerken ben de bagajdaki poşetleri aldım. Önümden kısa topuklu babetleri ile kıvıra kıvıra yürüyordu. Siyah renkli, bol ve uzun pardesünün altında götünü sağa sola çalkalıyor, pardesünün genişliği bunu görmeme engel olamıyordu.

Poşetleri salona bıraktığımda karım ve Saim Bey yoktu içerde. Nalan Hanım, “Ben yukarı çıkayım!” diyerek merdivenlere yönelirken mutfağın bahçeye açılan kısmına baktım. Özlem görünmüyordu orada da. Yukarı çıktım hızlı adımlarla. Nalan Hanım yatak odasına girmiş, kapıyı kapatmıştı.

En üst kata çıkıp bizim odanın kapısını açmaya çalıştım, ama kapalıydı. Özlem içerde miydi? Birkaç defa tıklattım, “Özlem benim, açsana kapıyı, orda mısın?” dedim. Ne olduğunu anlamaya çalışıyordum. Derken kapı açıldı. Özlem’nin suratı kıpkırmızıydı. “Ne oldu kız, anlatsana, bir şey mi oldu?” dedim kapıyı kapatırken. Özlem ağlamıştı ben gelmeden önce. “Geç otur!” dedi yatağın üstünü işaret ederek. “O pezevenk bir şey mi yaptı sana?” dedim kollarından tutup sarsarak. “Otur, konuşalım!” dedi çok sakin bir sesle.

Bir şeyler olmuştu, ama Özlem’nin bu sakinliği beni korkutuyordu…

[Ufuk]

YENGEM(ALINTI 3)

Yengemle ilk defa bundan 6 sene önce sikiştim ve halen de fırsat buldukça sikiyorum. İilk siktiğimde yengem daha tazecikti (gerçi şuan da taze). Yengemin boyu 1.75, kilosu da 55 dolaylarında, vücudu çok diri, göğüsleri ve kalçaları bir mankeni aratmayacak kadar güzel. Üstelik çocuk doğurmuş bir kadın olarak, vücudu Süper denebilir. Dayımla yengem bundan 7 sene önce evlendiler. Dayım yengemi kaçırıp evlendiği için ailemizle hep beraber kalıyorduk. Ben o sıralarda daha bekardım ve yazları çalışıyordum. Sezon bitti, eve geldim.

Zamanımı çoğunlukla evde, sakarya escort yengemle birlikte geçiriyordum. Babamla dayım çalışıyordu, annem de konu komşu derken, evde ara ara durmuyordu. Biz de yengemle iyice samimi olmaya, dertleşmeye falan başlamıştık. Daha o sıralarda yengeme karşı öyle şeyler düşünmüyordum, ama meğerse yengemin aklından çoktan benimle birlikte olmak geçmeye başlamış, fakat bana açıkça belli etmiyormuş. Yengem son zamanlarda dayımdan yana sık sık dert yanmaya başlamıştı. Ben ise yengemin bana olan ilgisinden habersiz, yengemi teselli ediyordum. Yine bir gün Dayımla babam işe gitmiş, annem de, komşu Mevlüt okutuyordu, oraya gitmiş, ben yengemle evde yalnız kalmıştım. Yengem evde kimse olmadı mı, gizli gizli sigara içerdi. Herkes gidince, yengem mutfağa sakladığı sigara paketini aldı geldi, paketten bir sigara çıkardı ve yaktı. Ben de, “Yenge içme şu mereti!” diyerek ağzından sigarayı aldım ve söndürüp attım.

Yengem, “İçecem, içecem işte!” diyerek paketten bir tane daha sigara çıkardı. Tam ağzına soktu, yakmak üzereyken, yine ağzından aldım ve kırıp attım. Yengem paketi kaptığı gibi yatak odasına kaçtı, ben de arkasından gittim. Yengem yine paketten bir sigara çıkarmak üzereyken, ben busefer paketi yengemin elinden almak istedim. Yengem arkasını döndü ve sigara paketini vermek istemedi. Gayri ihtiyari ben de yengeme arkasından sarıldım ve sigara paketini almaya çalıştım. Yengem elinde sımsımsıkı tuttuğu paketi vermemek için direnerek öne eğildi. Yengemin götü arkaya çıkmış ve benim önüme dayanıyordu. Yengemi arkadan resmen kucaklamıştım ve bende hareketlenmeler olmaya başlamıştı. Yengem paketi vermemek için, ben almak için debelenirken, birden yatağa kapaklandık. Yengem altımda kalmıştı, fakat halen sigarayı bırakmıyordu. Yengem birden sigara paketini kazağının içine, göğüslerinin oraya attı ve altımda direnmeyi bırakarak, “Hadi al baklım alabiliyorsan!” dedi, sinsice gülerek.

Ben de, “Alırım valla!” dedim. Yengem, “Alamazsın! Al da görelim!” diye beni gaza getirdi. Sigarayı almak için elimi kazağının boğazından içeri soktum. Sigara paketini ararken ister istemez elim yengemin göğüslerine dokunuyordu. Ben de ibnelik yaptım, sigarayı aramayı bıraktım ve sütyenin üzerinden resmen yengemin göğüslerini okşamaya başladım. Yengem de sanki bunu yapmamı bekliyormuş gibi, altımda gayet relax duruyordu. Ben de yengemin bu rahatlığından cesaret alarak, elimi sütyeninin içine soktum ve meme uçlarını elleyip okşamaya başladım. Bu arada yarrağım kazık gibi olmuş ve yengemin tam götünün arasına değiyordu. Yengemin götünü sikiyormuşum gibi kerkinmeye başladım. Yengemin ise heyecandan hiç sesi çıkmıyordu, ya da çok hoşuna gidiyordu. Fakat az sonra, “Dur! Birisi geliyor!” dedi. Ben korkuyla hemen elimi göğüslerinden çekerek yengemin üzerinden kalktım. Korkudan yarağım inmişti. Fakat gelen giden yoktu. “Hani kimse gelmiyor, yalancı!” dedim ve yengeme yeniden sarılarak, yengemi tekrar deminki pozisyonda yatağa atmaya çalıştım. Fakat yengem altımdan kurtuldu ve salona doğru koştu…

Yengemi koridorda yakaladım. escort sakarya Yengemin sırtını duvara dayadım, sarılarak boynunu ve yanağını öpmeye başladım. Yengem de karşılık verince, birden koridorda dudak dudağa öpüşmeye başladık. Yarağım yeniden sertleşmiş, busefer amını sikiyormuş gibi kerkiniyordum. İpler kopmuş, artık tam sevişmeye başlıyorduk ki, birden balkonun demir kapısının gıcırtılı açılma sesini duyduk. Yengem yatak odasına koştu, ben de korkuyla hemen tuvalete girdim. Tuvalette sessizce bekleyerek, kimin geldiğini duymaya çalışıyordum. Yengemle işimiz yarıda kalmıştı, ama o heyecan bile tarif edilmezdi. Birkaç saniye sonra, seslerden anladım, gelen abimin küçük kızıymış. Ne biçim rahatlamıştım, tuvaletten çıktım salona geçtim. Yengem de yatakodasından geldi. Abimin kızıyla yeğenim evde biraz oynadılar ve dışarı gittiler. Yengemle tekrar öpüşmeye başladık. Fakat, heran birisi gelebilir diye tedirgindik. Sonra devam ederiz diye öpüşmeyi bıraktık…

Yine birgün yengemle evde yalnız kaldık. Yengem hemen altına uzun etek, üstüne de fermuarlı ince hırka gibi birşey giydi geldi yanıma ve öpüşmeye başladık. Yengemin eteğini kaldırdım, altında külot yoktu. Yeni traş edilmiş kılsız amı kaymak gibi, pas parlaktı. Hırkasının fermuarını açtım, sütyen de takmamış, göğüsleri muhteşemdi. Hemen göğüslerini yalamaya başladım. Süperdi. Göğüslerini yaladıktan sonra göbeğine, ordan da amına indim ve amını uzunca yaladım. Yengem inleyerek ve küçük sarsıntılarla ilk orgazmını olmuş, ağzıma boşalmıştı bile. Yengemin amını yalamaya ve amının sularını yutmaya doyamıyordum, saatlerce yalayabilirdim. Bir çırpıda soyundum ve yengemle hemen 69 pozisyonuna geçtik. Ben yine yengemin am dudaklarını, klitorisini ve amının deliğini yalayıp dillerken, yengem de kazık gibi olmuş yarağımı mükemmel bir şekilde yalıyor, felaket somuruyordu…

Yengem ağzıma ikinciye boşalmış,sakarya escort bayan bu arada benim yarrak ta artık iyice gerilmişti. Artık yengemle sikişme zamanı gelmişti. Hemen pozisyondan kalktık, yengemi sırtüstü yatırıp, bacaklarını araladım ve bacak arasında yerimi aldım. Yarağımı yavaşça amının ağzına yerleştirip, bal kutusuna sokmaya başladım. Yarağım amının dibine ulaştığında, yengem gözlerini yumarak inlemeye ve dudaklarını ısırmaya başladı. Yengemin daracık amına felaket gidip geliyordum. İnanılmaz muhteşem birşeydi bu. Yengemin incecik beli kırılacak gibiydi. Bacaklarını yılan gibi belime dolamış, içine daha bir hızlı çekiyordu beni. Aynı zamanda öpüşmekten de dudaklarımız şişmiş ve kıpkırmızı olmuşlardı. Yengemin inlemeleri yükselince, ben daha da hızlandım ve büyük bir hışımla, ikimiz de aynı anda boşaldık. Aslında orgazm olduktan, boşaldıktan sonra bir süre daha yengemin amından çıkmak istemezdim, ama her an birisi gelir korkusuyla hemen toparlandık, giyinip salonda normal bir şekilde oturduk.

İlk defa yengemi böyle siktim. Yengemi siktiğim için dayıma karşı suçluluk duygusu hissediyordum, ancak yengemle birbirimize aşık olmuştuk. Üstelik dayımla yengemin aralarında 10 yaş vardı (yengem ozaman 21, dayım da 31’di) ve yapıları birbirine hiç uymuyordu. Neyse, yengemle her fırsatta, birbirini aratmayacak şekilde defalarca birlikte olduk ve sikiştik. 2 yıl sonra ben bir kızla evlendim ve ayrı bir eve taşındım. Bu arada yengemin bir çocuğu oldu. Yengem benden olmadığını söylüyor, ama gerçeği söyleyip söylemediğini bilmiyorum. Benim evlenmeme, yengemin çocuğunun olmasına rağmen, yine her fırsatta yengemle sikişmeye devam ettik. Daha sonra ben karımla birlikte (iş durumundan dolayı) İstanbula taşındım. Ama her memlekete gittiğimde, mutlaka bir fırsatını yaratıp, yengemi sikiyordum.

Bir bayramda, karım ailesini ziyaret için uçakla memleketine gidince, ben de arabayla kendi memleketime, ailemin yanına gittim. Bayram ziyaretinden döneceğimde, yengem dayıma, “Ben de gideyim, çok sıkıldım, İstanbulda bir iki hafta kalayım, değişiklik olur.” dedi. Dayım da izin verdi. Akşam üzeri arabaya bindik, yengem ile yeğenim arka koltuğa geçtiler ve yola koyulduk. Evden birkaç kilometre uzaklaştıktan sonra arabayı durdurdum ve yengem ön koltuğa geçti. Biraz yol katettikten sonra artık güneş batmaya, hava kararmaya başlamıştı. Yengem, (yeğenim görmeyecek bir şekilde), camdan dışarıyı seyrederek, elini önüme atmış, fermuarımı açmış, yarağımla oynuyordu. Yeğenim küçük olduğu için pek böyle şeylere aklı ermezdi, fakat ben yinede heyecan yapmadan kullanıyordum arabayı. Bir süre sonra hava iyice kararınca, yengem kucağıma eğilerek yarağımı yalamaya ve emmeye başladı. Gözüm yolda, bir elimle direksiyonu kullanıyor, diğer elimle de yengemin kafasını yarağıma bastırıp, ağzına köküne kadar almasını sağlıyordum. Çok geçmeden kasılmaya başladım ve yengemin ağzına fışkırarak boşaldım. Döllerimin yarıdan fazlası direkt yengemin midesine gitti, kalanlarını da kendisi yuttu.

Yengeme, “Torpido’da ıslak mendil var…” dedim. Yengem ıslak mendille önce, ağzına yüzüne bulaşmış döllerimi sildi, sonra da yarrağımı silerek, yarrağımla oynamaya devam etti. Ben sürekli dikiz aynasından yeğenime bakıyordum, uyur mu acaba diye. 45-50 kilometre daha yol almıştık ki, yeğenim sonunda uyudu. Hemen asfalttan sapıp, arabayı Ormanın içine sürdüm. Yoldan epey uzaklaşınca durduk. Dışarısı zifiri karanlıktı. Yengem hemen külotunu çıkardı. Ben de kemerimi çözerek, pantolonumla birlikte külodumu aşağı sıyırdım. Yengem demin oynayarak yarağımı yeniden kaldırmıştı, fakat tam sertleşmemişti, ağzına alarak, iyice sertleşene kadar yaladı. Sonra oturduğu koltuktan kucağıma geçti. Geçerken bayağı zorlandı. Hatta geçerken yengeme espiri yaptım, “Dikkat et, vites kolu bir yerine girmesin!” diye. Yengem üzerime çıktı, eliyle yarağımı amına yerleştirip, üzerimde deliler gibi zıplamaya başladı. İkimiz de zevkten ve heyecandan bağırmak istiyor, fakat yeğenim arkada uyuyor diye sesimizi çıkaramıyorduk. Yengem boynuma kollarını dolayarak, zıplamaya devam etti. Yarım saatten fazla sikişip, birlikte boşaldıktan sonra tekrar yola koyulduk…

İstanbula gelmeden bir kez daha saptık Ormana ve sikiştik. Sonunda eve vardık. Bu arada karımın geleceği uçağın iniş saati de gelmişti. Yengemle yeğenimi eve bırakıp, gecikmeyim diye doğruca havaalanına devam ettim. Uçak iki saate yakın rötar yaptı. Bilseydim, evde yengemi sikmeye devam ederdim. Neyse, uçak indi, karımı havaalanından aldım eve gittik. Yolda karıma, yengemle yeğenimin de benle geldiklerini, bizde bir iki hafta kalacaklarını söyledim, “Gelmek istediler, birşey diyemedim.” dedim. Karım da olaylardan habersiz, “Gelsinler canııım, misafire gelme denir mi? Hem yabancı değil ya, dayının karısı ve yeğenin! Başımızın üstünde yerleri var!” dedi. Eve vardık, kısa bir hoş-beş ve sohbetten sonra, karım yengemle yeğenimin yatacakları odayı hazırladı. Sonra da odalarımıza çekildik uyuduk.

Sabahları işe servis ile gittiğimizden, evden tam saatinde çıkıyorduk. Karım benden önce gidiyordu, ben de ondan 1 saat sonra çıkıyordum evden. O bir saati yengemle mükemmel bir şekilde, sikişerek değerlendiriyorduk. Üçüncü gün, yine karım işe gittikten sonra, ben yeğenimi uyandırmadan yengemi kaldırdım ve yatak odasına gittik. Yengem gecelikle, ben de daha pijamalarımlaydım, hemen soyunduk ve deliler gibi sevişmeye başladık. Yengemi, (herzaman karımı siktiğim yatağa) yüzüstü yatırıp, hafif götünü yukarı kaldırdım ve arkadan amını sikmeye başladım. Böylesi daha heyecanlıydı. Yengemin amı, daha sokar sokmaz ıslanmıştı ve çok geçmeden inleyerek boşaldı ve “Aşkım ben bittim, hadi sen de çabucak boşal da servise geç kalma!” dedi. Yengemin omuzbaşını ısırarak, kulağına götünü sikmek istediğimi söyledim. Yengem bir an sessiz kalıp, “Aşkım ama servise geç kalacaksın!” dedi. Demek ki götten sikmemi yengem de istiyor diye düşündüm…

“Boşver servisi şimdi!” diyerek, yatağın başucunda duran, karımın kremine uzandım. Yarağımın başını ve yengemin götünün deliğini kremlediğim gibi, yengemin götüne soktum. Yarağım girerken yengem bağıracak oldu, hemen elimle ağzını kapayıp, yengemin götüne pompalamaya başladım. Yengemin götü amından daha dardı, yarağım zorlanarak girip çıkıyordu. Göt sikmek, am sikmekten daha heyecanlı ve çok daha zevkliydi. Fazla dayanamadım ve yengemin kara kutusuna boşaldım. Servisi kaçırmamak için aceleyle banyoya girdim. Az sonra yengem koşarak geldi ve “Servisin geldi!” dedi, pencereden görmüş servisin geldiğini. Yetişemiyeceğim belliydi, “Kaçırdım…” deyip, yengemle biraz da banyoda seviştikten sonra, hemen giyinip evden çıktım. Karım şüphelenmesin diye işe arabayla değil, dolmuş ile gittim…

Yengem bizde tam 3 hafta kaldı ve bu üç hafta boyunca hep dolmuşla gitmek zorunda kaldım. Yengem aslında daha çok kalacaktı, fakat dayım telefon açtı, “Yeter bukadar İstanbulda kaldığın, millete yük olma, gel artık!” diye yengemi çağırdı. Yengemle sikişmelerimiz, okadar sık olmasa da, halen devam ediyor. Ve daha da devam edeceğe benziyor, birbirimizi deli gibi seviyoruz…

TUTUCU KARIMI SİKTİRMEK İSTİYORDUM, SİKTİRDİM

Herkese selam, yurtdışında (Belçikada) yaşayan evli bir çiftiz. Seksi çok sevdiğim için devamlı, değişik değişik sexfilmleri izlerim. Bu bende müthiş fantaziler uyandırıyor ve çok zevk alıyorum. Fakat karım, herşeyi ile harika ve çok güzel bir kadın olmasına rağmen, (herhalde köyde yetişmesinden dolayı olsa gerek) çok tutucudur. Bırakın bu tür filimleri izlemeyi, Avrupanın göbeğinde yaşadığımız halde, başörtüsüz sokağa bile çıkmaz. Ben bu filmleri izledikçe kendimden geçiyordum, 31 çekerek, karımı hep başka bir erkeğin siktiğini hayal ederek boşalıyordum. Bu tür fantazilerimi karıma nasıl anlatacağımı bilemediğim için de hep fantazi olarak kalıyordu. Karımla sikişirken hep onu deniyordum. Birkaç kez karımla seks yaparken, karımın amını yalarken, karım tam kıvama geldiğinde, “Şimdi benim yerime seni kalın ve uzun yaraklı bir erkeğin siktiğini düşünsene karıcığım, ne harika olur!” falan diye zarf attım. Fakat karım, ya, “Sen ne saçmalıyorsun be!” diyerek azarladı, yada hiç cevap vermedi… İçimde hep, acaba istiyor mu, istemiyor mu? diye kuşku kalıyordu…

Dediğim gibi, karımı hep bir başkasının siktiğini hayal ederek sikiyordum. escort sakarya Fantazimde karımın siken adamın yarağı çok büyük oluyordu hep. Ve karımı her pozisyonda, evire çevire sikip, döllerini karımın amına boşaltıyordu ve ben de karımın yeni sikilmiş amını yalıyordum. Nedense bu fantazi beni acaip tahrik ediyordu ve mutlu oluyordum. Günler böylece geçerken, nasıl yapmalıyım da karımı bir başkasına siktirmeliyim diye düşünüyordum. İzlediğim bir filmde masaj yapan bir erkeğin masajı yaptığı kadını siktiğinden çok tahrik olmuştum. Bundan esinlenerek kafamda bir plan canlandırdım. Aslında olmaz değildi, hemde çok kolay olurdu. Karar verdim, bu yoldan karımı siktirmek istiyordum. Çünkü karım belinden biraz rahatsız olduğu için doktoru devamlı masaj tavsiye ediyordu.

Karım birgün yine, “Belim ağrıyor!” dediğinde, “Her gün belim ağrıyor diyorsun, doktor masaja git diyor, ama gitmiyorsun. Ben sana bir masajcı bakacam, itiraz etme, belağrısı önemli bir rahatsızlık!” dedim. Karım zar zor, “Tamam!” dedi. Ve ben hemen ogün başladım araştırmaya. Öyle bir yer bulmalıydım ki, ordaki masöre (Karımı masajda tahrik et ve güzelce sik!) diyebileceğim bir yer olmalıydı. Sonunda uzun araştırmalar sonucu öyle bir yer buldum. Önce kısa bir telefon konuşması yaptım. Resepsiyonist bir bayandı. Bana dediğine göre, böyle bir istekte bulunan ilk kişi ben değilmişim. Daha öncede başka erkeklerin istekleri üzerine karılarına bunu uyguladıklarını ve ciddiyetin önemli olduğunu belirtti. Bana adreslerini vererek, gelmemi önerdi. Gittiğimde beni telefondaki o bayan karşıladı. Bu isteğimin normal olduğunu, önemli olan çiftlerin mutlululuğu olduğunu söyledi ve nasıl olacağını anlattı. Yöntemleri çok akıllıca idi, “Masaja gelen kadın bekleme salonuna alındığında içecek ikram ediyoruz, ama bu içeceğe cinsel arzuyu hat safhaya çıkartan bir ilaç koyuyoruz ve kadın masaj esnasında tahrik oluyor, o anda seks arzuluyor…” diye açıkladı.

Hatta masajı yapan erkeklerin yaraklarının detayına kadar belli olduğu çıplak resimlerinin bulunduğu bir katalaog gösterdi bana, “Sen beğeniyorsun ve o erkek yapıyor!” dedi. İşin en cazip tarafı ise, eğer istersem (ek bir ücret karşılığında) karımın tüm seansını gizli kamera sistemi ile bir CD’ye kayıt edip bana veriyorlarmış. Ben kataloğu biraz inceledikten sonra, birisini beğendim. Yarağı müthiş büyüktü, kabukluydu da, eğrice, müthiş bir yaraktı. Randevuyu aldım, parasını ödedim çıktım. Eve geldiğimde karıma, “Masaj yerinden randevu aldım, 2 gün sonra akşam saat 20:00’de!” dedim. Karım, “Neresi? Uzak mı?” falan diye sordu. “Biraz uzak.” dedim.

O gün gelmişti, hiçbirşeyden haberi olmayan karımı kendi ellerimle sikileceği yere bıraktım ve işimin sakarya escort olduğunu, çıkışta kendisini alacağımı söyledim. Ordan ayrıldığımda, heyecandan kalbim yerinden çıkıyordu. Karımın az sonra sikileceğini düşündükçe sikim kalkıyordu. Çok sabırsızlanıyordum, en büyük arzum o CD’ye bakmaktı aslında, ama CD’yi bana bir gün sonra vereceklerdi. Karım seansa girdikten sonra nerdeyse iki saat geçti, dışarda köşe başında karımın çıkmasını bekliyordum. Bu bekleme hiç bitmeyecek sandım. Sonunda karım çıktı. Arabaya aldım karımı, karım tuhaf duruyordu. “Ne oldu karıcığım, hasta falan mısın?” dedim. Karım, “İyi değilim!” dedi. “Ne oldu, masaj iyi gelmedi mi yoksa?” dedim. “Masaj iyi geldi de, kendimi iyi hissetmiyorum, biraz başağrısı var!” dedi. Eve girer girmez, “Yorgunum, yatalım mı?” dedi. Hemen yatak odasına gittik, soyunup girdik yatağa. Karım, “İyi geceler!” diyerek hemen arkasını döndü. Karıma yaklaşmak istiyordum, arkasından sarıldım, “Canım çok istiyor!” dedim. “Çok yorgunum, yarın yapalım!” falan dedi. Ama ben ısrar ettim, zorla boynunu falan öptüm, yaladım…

Karım gönülsüz bir şekilde razı oldu. Derken elimi büyük bir sakarya escort bayan heyacanla karımın amına attım, karımın sikilmiş amını hissetmek istiyordum. Ve hissettim de. Sonunda en büyük fantazim ve arzum yerine gelmiş, karım bir başkası tarafından sikilmişti. Karımın amı yumuşamış, ateş gibi yanıyordu. Parmaklarımı karımın amına soktuğumda sikildiğini hissedebiliyordum. Karımın yüzü kızarmaya başladı, “Işığı söndür!” diyordu. Belk**e sikildiğini görmemem ve anlamam içindi bu isteği. Söndürdüm ve karımın amını yumuldum, yalamaya başladım. Karımın amının sikildiği adeta tadından da belli oluyordu. Amının içi halen vıcık vıcık suluydu. Tarifi imkansız bir zevkle karımın amını yarım saate kadar yaladım. Sonra sikimi soktum, çok kolay kayıyordu sikim. “Karıcığım, amın bugün müthiş güzel geldi bana, tadı da çok tatlı, harika!” dedim. Karım da, “Üfff, başım ağrıyor. Sik işte!” dedi. Ben de yarın alacağım CD’yi ve karımın sikildiğini izleyeceğimi düşünerek müthiş bir zevkle siktim karımı…

Ertesi günü zor yaptım. Hemen gidip CD’yi almak ve izlerken 31 çekip boşalmak istiyordum. CD’yi aldım ve eve geldim. Karım hergün yaptığı gibi komşuya gittikten sonra, büyük bir heyecanla CD’yi Bilgisayara taktım. Karımın odaya girişi, bayanın masaja hazırlayışını, içeceğini içtiğini bile kayıta almışlardı. Sonra benim katalogdan seçtiğim o erkeğin karıma masaj yapması, masaj yaparken yavaş yavaş karımın bacaklarının arasına elini uzatıp, karımın külotu üzerinden amını okşaması, sonra karımın külotunu çıkartıp amını yalaması falan vardı. Karım sakin bir şekilde kendini o erkeğe bırakmış, istediği her şeyi yapıyordu. Adam yarağını karımın eline veriyor, karım okşuyordu. Hatta yarağını karımın ağzına bile veriyordu. Hayatta benim sikimi yalamayan karım, adamın yarağını kemirircesine yalıyor, emiyordu. Ve sonunda heycanla beklediğim o an geldi, adam yarağını karımın amına sokarken (ben heyecana dayanamadım ve boşaldım). Karım zevkten kendinden geçmiş, o koca yarağı köküne kadar nasıl da zevkle alıyordu. Adam dakikalarca sikti karımın amını, sonra da tüm spermlerini karımın amına boşalttı. Bunları seyrederken ben birkez daha boşaldım, yaşadığım en büyük zevkti bu…

Artık karımı sikerken daha bir ihtiraslı sikiyorum. Karıma sordum, “Haftaya gidecekmisin masaja?” diye. “Tabi tabii, gidecem! İyi geliyor belimin ağrısına!” dedi orospu! Şu anda hiç sektirmeden haftada bir kez gidiyor masaja (ve sikildiğini benim bilmediğimi sanıyor). Ben de çaktırmadan her defasında katalogdan başka bir erkek seçiyorum karımı siktirmek için. Ertesi gün de gidip CD’yi alıyorum ve karımı kim sikti, nasıl sikti, tüm detaylarına kadar seyrediyorum. Karım bana söylemiyor ama çok mutlu, ben de çok mutluyum ve çok zevk alıyorum. İkimiz de tadını çıkarıyoruz. Darısı tüm karısını siktiren, siktirmek isteyen erkeklere…

Canım Kayınvalidem 6

Canım kaynanamla ilk kez yalnız seyahat edecektik. sakarya escort Ben ikinci karımla o da tek kocasıyla daha güzel aşklar, sexler yaşayacağımızı düşünüyorduk kesinlikle. Ama zahire vurulmayan hep mış gibi yapılan çok güzel ve gizli bi ilişki. Güzel kaynanama bir kaç yıldır dokundurmaya sürtmeye doyamıyordum. Sex hayatımda hayallerimi süslüyordu hep. Şimdi ise canım kaynanamı sikmeye doyamıyordum! Sürekli onu sikme arzusu buluyordum kendimde. O güzelim biçimli dolgun kalçasını avuçlamaya, dolgun dudaklarını öpmeye, sürekli isterik olduğunu taytının üzerinden bile anlayabildiğim kabarmış am dudaklarının arasından amını sikmeye, ve dolgun memelerini ağzıma almaya bir ömür doyamazdım. Bana bakışları bile beni dimdik yapıp azdırmaya yetiyordu artık. Bana öyle bir bakıp gülüyordu ki musait olduğumuz zamanlarda… O an beni sik kocacım demek istediğini anlıyordum artık.

-Ben taşırım anne valizleri bırak sen.
-Aman oğlum iki valizi taşıyamayacak kadar yaşlanmadım daha
-Yaşlanmak senin yanından bile geçmez maşallah. Ondan demedim sultanım. Erkek varken kadın valiz mi taşır?
-Oyyy yesinler. Centilmen erke,,k. Ben de şu nevale çantamızı alayım o zaman.
Bir an erkeğim diyecek sandım. Belki o da frenledi kendini son anda. Ya da bana öyle geldi bilmiyorum. Elimizdekileri panelvanın arkasına koyduk.
-Çok genişmiş bu araba oğlum maşallah
-Evet Anne. Uzun yola panelvanla gitmeyi seviyorum. Hem sınırsız bagaj. Hem de dinlenmek istediğin zaman geç arkaya yat.

Yol boyunca hafif sanat müziği ile gülüşerek espri yaparak seyrediyoruz. Kaynanam cam kenarına değil yanıma oturdu cd koymak isterken. Sonra da yanımda kaldı. Ben onu güldürdükçe ”allah senin iyiliğini versin oğlum deyip bacağıma vuruyor hafiften. Bazen elini çekmiyor bi kaç dakika bacağımdan, guya lafa dalıyoruz.. Elini her kaldırıp tekrar koyuşunda bacağımın sikime yakın yerlerine koyuyor. Bi kaç defa direk gibi ayakta duran sikime çarptı eli. İçim cız etmişti bu çarpmalar enasında. Kaynanacımın yanında bir türlü inmiyordu benim keser sapı. Bağımsızlığını ilan ediyordu hep nedense. Bu durum kaynanamın da çok hoşuna gidiyordu, bunu hareketlerinden rahat anlıyordum. Yine baya bi güldürdüm. Elini sikimin köküne getirdi bıraktı bu sefer. Sikim bileğine koluna sürtüyordu. Ben de dayanamadım gülerken onun bacağına koydum elimi. İncecik feracesinin altında etek var mı yok mu anlayamadım o an ama dolgun bacağını hissediyordum çıplak dokunur gibi. Bir kaç kez avuçladım elimle sohbet esnasında. Sonra geri çektim abartmayayım diye. Sonra içimden kendime güldüm çaktırmadım. sakarya escort bayan Hangi abartı acaba diye. İki gün deli gibi sikiştik amcığına boşaldım kaç kez.. Ama yine de aşikar edemiyorduk, etmiyorduk. Bu durumda şikayetçi de değildim. Belki de beni bu denli ona karşı azdıran bu halimizde. Aşikar yaşasak bu boyutta azmazdım belki diye düşündüm, bilemiyorum..
İki saat olmuştu yola çıkalı. Hızlı gitmiyordum. Hem yolculuğun tadını çıkarıyorduk hem de kaynanamla elleşe elleşe hoşuma gidiyordu. Yolculuğumuzdan da beraberliğimizden de maksimum haz alıyorduk.
-İlerdeki çay bahçesinde kamelya var çeşme var. Demlikte çay içelim mi sultanım?
-Süpersin. Bu yönün çok hoş tatlım. İçelim tabi ki. Acıktıysan yaptığım böreği de alalım yanımıza.
-Ohh sen de süpersin tatlım. Sen böyle yaparsan ben her zaman açım ki..
Her iki türlü de ima ettiğimi anladı ve gülümsedi şuh bir şekilde. Memnun olduğunu belirtir bi tarzda bacağıma elini koyum sikimin dibinden avuçladı bacağımı yine. Ama bu kez resmen dikilmiş sikimin dibini avuçladı adeta. Ve elini çekmedi ben arabayı sağa çekip durana kadar. O an elini tutup sikimin üzerine koyuvermek geçti içimden deli gibi. Arabadan inmeden önce sikimi biraz sıvazlatırken dudaklarından öpmek istedim yalayarak. Ama yapamadım tabi ki…
Bir saatlik güzel bi keyiften sonra yola koyulduk tekrar. Muhabbetle sohbetle Çorum’u geçerken saate baktım 3’ü çeyrek geçiyordu. Kaynanam mayıştı sohbet esnasında biraz.

-Uykun geldiyse uyu biraz annecim
-Evet biraz mayıştım galiba.Bilmem kestirebilir miyim ki biraz?
-Yat şöyle bacağıma istersen. Uzat ayaklarını kapıya doğru.
-Sana engel olmayayım oğlum. Kaza falan yaparız Allah korusun
-Yok anne otomatik arabalarda sorun değil. Yat sen

Canıma minnet der gibi koydu başını bacağıma. Elinin birini de yüzünün önüne yani bacağıma koydu. Sikimin sertliğini kafasının arkasında hissediyordu. Eli bacağımdayken iyice sertleşti beninmki. Feracesinin eteği diz kapağının biraz üstüne kadar sıyrılmıştı ama düzelmiyordu eliyle. Bembeyaz bacaklarını ve feracenin altından dışarı çıkmış dolgun kalçasının üstünü seyrediyordum arada bir. Sağ elimi önce karnına koydum. Sonra kalçasının üzerine koydum kalçasını okşuyordum hafif hareketlerle. Tabi bunu hafif bir sohbetle yapıyorduk. Sonra kaynanam ağırlaştı biraz daha. Artık sadece müziğin sesi vardı. Biraz sonra yüzünü bana doğru çevirdi uykuya gömülmek ister gibi. O an Sikime tekrar kan gitti demir gibi oldu. Çünkü yüzünü benden tarafa dönerken başını biraz daha yukarı attığı için eşofmanımın içindeki demir gibi olan sikim ağzına değiyordu şimdi…

Sikimi mi özlemişti yoksa beni azdırmak için mi yapıyordu acaba diye düşündüm. İkisi de diye onay verdim. bu kadın ne bensiz ne sikimsiz yapamazdı artık. Tabi ben de onsuz. Feracesi iyice sıyrılmıştı benden tarafa döndüğünde. Bacaklarının kalçasına kadar olan kısmı bembeyaz ortadaydı. Evet altında etek olmadığına emin oldum. Elimi yine kalçasına attım. Resmen avuçladım bu sefer. Kaynanam uykuya geçme kıpırdamalarıyla ağzını sikime iyice dayadı. Hafif aralık dudaklarının arasında dikiliyordu şimdi sikim. Kalçasından salarına koydum elimi. Başından hafif sikime doğru ittim. Benim bu hareketimle ağzını biraz daha araladı ve sikimi daha fazla dudaklarının arasına alıp aşadan yukarıya dudaklarıyla sikime hafif masturbasyon yapmaya başladı. O kadar zevk alıyordum ki araba kullanırken, kaynanam dudaklarıyla sikime masturbasyon yapıyordu. eşofmanımın sikime gelen kısmı hem zevk suyumla hem kaynanamın ağzıyla ıpıslak olmuştu. Eşofmanı sıyırıp kaynanamın ağzına sikimi vermemek için öyle bir mucadele ettim ki kendimle, deliriyordum. Kaynanam guya uykuya geçme haliyle sikimin önce kökünü dudaklarıyla emip hafif ısırıyordu sonra dudaklarıyla kayarak gövdesini. Gövdesine geldiğinde kendimi az geri çekip sikimin başını dayadım ağzına. Eşofmanın üzerinden sikimin başı ağzındaydı şu an. Ohhhhh. Başından tutup kendime çekip bırakarak masturbasyon yaptırmaya başladım sikimin başına. Sonra ben hızlandım o da hem başını hem gövdesini dudaklarıyla vakumlamaya başladı. Ben artık dayanamadım ve sıcak sıcak resmen ağzına fışkırmaya başladım. Öyle tazyikli boşaldım ki eşofmanımın üzerinden baya bir kısmı dışarı çıktı. O anın en güzel jesti de kaynanamın eşofmanın üzerine taşan döllerimi ağzına alıp yalamasıydı. Eşofmanın önünde dışarı çıkan dölüm kalmamıştı ama içerisi ve üzeri sırılsıklamdı tabi ki. Ben durulunca kaynanam biraz daha dudaklarıyla okşadı sikimi. Ve sonra sikim ağzının üzerinde öylece uykuya daldı on dakika içinde……

Ankara’nın girişinde saat 18 idi. Kaynanam 2 buçuk saat uyumuştu. Gözlerini açtı. Kıpırdandı ufak ufak. Sonra doğruldu oturdu.

-İyi uyuyabildin mi sultanım?
-Hem de nasıl uyumuşum, resmen sızmışım. Yastığım gayet rahattı 🙂
-Oo iyi o zaman
-Ankara’ya gelmişiz bile.
-Evet akşam yemeğini Ankara’nın çıkışında yiyelim güzel bi et lokantası var beğeneceksin.
-Olur valla acıkmışım baya.
-İstersen Afyon Gazlıgöl’de kalalım bu gece. Çok güzel bi kaplıca var orda. Sen geçen de söylüyordun ya. Sana da iyi gelir. Ben çok seviyorum.
-Valla süper olur ama. Çocuklarla gelsek daha iyi olmaz mıydı?
-Bir gece kalacağız anne. Hafta sonu 2 günlüğüne beraber de geliriz çocuklarla.escort sakarya Hatta pazartesi de izin alırız okuldan 3 gün kalırız. Ama şu yolumuzun üstü zaten. İyi gelir bir gece de olsa.

Bu fikir onun da çok hoşuna gitmişti. Eşimi aradım Ankara’nın içinden geçerken. Az muhabbet ettikten sonra ”Annem gazlıgölde kükürtlü havuza girsin bu gece aşkım” dedim eşime telefonda. ”Çok iyi düşünmüşsün aşkım valla. Epeydir aklımızdaydı. İstersen yarında kalın ertesi gün gelirsiniz. Bari bi faydası olsun anneme” dedi. ”Olabilir bak bu, gerçi önümüzdeki hafta dördümüz gelelim diye düşünüyorduk ama” dedim. ”Beraber de gideriz hayatım nasıl olsa ordan geçiyorsunuz acil işin de yok muhtemelen” dedi. Ah benim canım karım seni çok seviyorummm diye geçirdim içimden. Konuşmamızı duyan kayınvalidemin yüzündeki mutluluğu gördüm. Telefonu kayınvalideme verdim. Biraz da onlar muhabbet ettiler…..

Bu et lokantasında daha önce 3 defa daha mola vermiştim. Gerçekten çok lezzetliydi yemekleri. Kaynanam da aynı fikirdeydi. Üzerine ikişer bardak çaylarımızı da içip saat saat 19 30 da yola koyulduk. Kaynanam yine dibime oturmuştu. Bu arada lokantada tabi yine kurtarıcım çantamı yanıma alıp önümü kapatarak oturmuştum masaya. Ama artık kurumuştu ve bembeyaz leke vardı önümde. Telefonla gazlıgöldeki tesisi arayıp rezervemizi yaptırdım. ”İki kişi annem ve ben, bu gece ve yarın gece konaklayacağız. Teşekkür ederim.” Daha önce 4 defa daha kaldığım ve artık elemanlarıyla bile tanış olduğumuz güzel bir tesis idi.

-Çok iyi düşündün oğlum gazlıgöl işini.
-Ee damadın ağzının tadını bilir annecim merak etme sen.
-Bak o konuda haklısın tatlım. Aynı zevklerimiz 🙂

Sağdan soldan muhabbetle ve ufak elleşmelerle yolculuğumuza gece devam ediyorduk artık. Kaynanam arada bir ”uykun geldiyse yat dinlen biraz” diyordu. Buraya kadar dinlenerek geldiğimiz için uykum da gelmemişti henüz. ”Yok anne afyonda uyur dinleniriz güzel sıcak bi havuzdan sonra. Dinlenerek geldiğimiz için hiç uykum yok merak etme” dedim. ”Evet sıcak havuz keyfinden sonra güzel bir masaj yapıverim istersen sırtına” dedi. Olacakları tahmin ettiğimden iştahım ve benimki aynı anda kabarıverdi o an. ”Sırtıma yaptığın hani şu meşhur ayakta çekmeden de yapıver o zaman anne. Güzel yaparsan ben de sana yaparım borcumu öderim” dedim gülerek. ”ama güzel yapmazsan kabl etmem’ dedi. Ohh kaynanam hem bana masaj yapacaktı ki ben ona yağlı masaj yaptıracaktım bu sefer. Çantamda masaj yağımız vardı eşimle beraber kulalndığımız. Hem de ondan sonra birbirimize ayakta çekme yapacaktık. Kaynanama arkadan yağlı yağlı sarılıp kaldırıp bırakırken ki zevkimi düşünürken bile boşalabilirdim o an.

Afyona girerken saat 23 idi. 20 dakika sonra da gazlıgöle geldik. Tesisimizde apart dairemize girdiğimizde kaynanam önce çayımızı koydu hemen ocağa. Bu, gecemiz uzun olacak demekti. Sonra evin içini dolaşıp banyodaki küçük havuzun suyunu açtık 15 dakikaya kalmaz dolacaktı. Kaynanam ben üzerimi değiştirim deyip valiziyle odaya girdi. Ben de diğer odada şortumu ve tişörtümü giyip salondaki kanepeye uzandım sırtüstü. Kumanda ile tv yi açtığımda kaynanam salona geldi. Üzerinde dizlerine kadar gelen ve göğüs kısmı baya cömertçe kırmızı bir gecelik vardı. Sonra ocaktaki çayı demlemek için amerikan mutfağı şeklideki salonda önümden yürüdü. Aman allahım televizyonun ışığ vardı sadece ben salonun ışığını yakmamıştım. Tv nin loş ışığında gördüğüm manzara aklımı başımdan aldı o an. Kaynanamın ince tül geceliğinin altından bacakları kalçası ve araya girmiş tangasını anlık olarak görüverdim…………..

Sevgilimin Küçük Kardeşi

Umut’la lisede tanışıp kısa bir süre içinde de sevgili olmuştuk. İkimizin de kullandığı bir telefon uygulaması tesadüfen bizi aynı okulda bir araya getirmişti. Umut’un profilindeki muhteşem popo resimlerini gördüğümde, “İşte bu popo var ya, benim olmalı”, diye mesaj atmıştım. Umut’a aletimin resmini atınca o da, “Hiç içimden çıkmasan keşke”, diye cevaplamıştı beni. Böylece ikimiz de korkusuzca birbirimize açılmıştık. Fakat Umut da, ben de halen aileyle yaşadığımız için adam akıllı seks yapmak için yer bulmak ciddi bir sıkıntıydı. Fakat ikimizin de ailesi bizi sadece “çok yakın” iki okul arkadaşı olarak bildiklerinden sürekli bir arada olmamızı, birbirimizin evine misafir olmamızı, yazın beraber basketbol kampına filan gitmemizi yadırgamıyordu. Okulda ya da kampta baş başa kaldığımız zamanlar da oldu ama Umut’un “basılma fobisi” yüzünden hiçbir bok yapamamıştık, tek şansımız evde takılmaktı. Umut’un annesi seneler önce babasıyla ayrıldığı için onunla görüşmüyorlardı, genelde annesi gezmeyi sevdiği için evde pek durmuyordu ama Umut’un ondan dört yaş küçük kardeşi Anıl ise hep evdeydi. Anıl abisine de, bana da çok düşkündü ve bizi yalnız bırakmıyordu bir türlü. Biz nereye gitsek gelmek, ne yapsak yapmak istiyordu. Beraber film izlerken falan Anıl’a para verip abur cubur bir şeyler alması için markete filan yolladığımızda kapı kapanır kapanmaz yiyişmeye başlıyorduk Umut’la. Ama bu iki dakika kadar sürüyor, sonra Umut’un korkusu devreye giriyordu. “Dur İskender, Anıl hiçbir şey bilmiyor, öğrenirse siki tutarız”, diyordu sürekli Umut. Bana da tuvalete gidip otuzbir çekmek kalıyordu bunun üzerine.

Bir gün yine böyle Umut’ların evinin banyosunda klozete oturmuş elimde telefonda porno izleyerek otuzbir çekiyordum. Artık Umut beni nasıl azdırmışsa kapıyı kilitlemeyi unutmuşum. Bir anda kapı açılıp da Anıl içeri dalınca eğilip donumu çekmeye çalışırken telefon elimden kayıp klozetle duşakabin arasında bir yere düştü. Telefon tam da ses düğmesinin üzerine düşünce zaten akustiğine hayran olduğum banyoyu bir anda yediği yarrağın zevkiyle inleyen yirmili yaşlardaki bir porno yıldızının sesi doldurdu: “Ahhhh! Ahhhh fuck me daddy! Fuck me harder!” falan diyordu porno da. Ben donu bırakıp hemen telefona hamle yaptım ama telefonu kısıp donumu çekene kadar Anıl dimdik olmuş aletimi yeterince görmüştü. “Oha lan! Kapıyı çalsana!” diye bağırınca hemen kapıyı çekip çıktı. Olayın üzerine hiçbir şey konuşulmadı çünkü ikimiz de yeterince utanmıştık. Fakat o günden sonra da Anıl bir tuhaflaşmaya başladı, normalde sokulgan olan çocuk, bana daha da sokulmaya falan başladı. Mesela koltukta dizi filan izlerken ya da play station oynarken, gelip benim yanıma oturup başını kucağıma koyarak izliyordu. sakarya escort Bazen bir elini de başıyla kucağımın arasına koyunca benim alet dayanamayıp kazık gibi oluyordu. Bazı haftasonları Umut’ta kalmaya başlamıştım ama odasını kardeşi Anıl’la paylaştığı için yine sikişmeye fırsat bulamıyorduk. Ben Anıl’ın yatağında uyurken, onlar iki kardeş yan yana uyuyorlardı. Yine bir haftasonu Umut’ların salonunda Stranger Things izlerken Umut, “Karnınız acıkmadı mı ya, ben hepimize hamburger yapayım en iyisi, siz izlemeye devam edin sonra bana anlatırsınız. Bu bölüm biraz sıkıcı sanki”, dedi. “Benimkine soğan ve turşu koyma abi!”, diyen Anıl’a, “Kendini Burger King’de falan zannettin galiba!?”, diyerek mutfağa gitti.

Anıl’ın başını kucağıma daha da kaydırdığını hissedince irkildim ama hoşuma da gittiği için bir şey diyemiyordum. Benim kalkmış yarrağım eşofmanın altından Anıl’ın yanağına değiyordu. O anda başından tutup gırtlağına kadar falan sokmayı hayal etmedim desem yalan olur ama yapamazdım. Anıl da sanki hiçbir şeyin farkında değilmiş gibi yaparak yanağını aletime daha da bastırıyordu. Bir ara elini yanağıyla sikimin arasına koydu, aldığım zevki anlatmam imkansızdı. On dakika süren bu elleme faslına sikim daha fazla dayanamadı, “Tuvalete gitmem lazım”, diyerek Anıl’ın başını tutup kaldırdım kucağımdan ama tam tersi başını tutarak ağzını sikmeyi hayal ediyordum. Ben tuvalete giderken Umut hala mutfakta hiçbir şeyden habersiz hamburger köftelerini pişirmekle meşguldü. Tuvalete girip kapıyı kilitledim. İki dakika sürmeden Umut’ların lavabo spermlerimle kaplanmıştı. Suyu açıp spermleri akıtıp salona döndüğümde Umut da bize hamburgerle kola getirmişti. O sırada telefon çaldı. “Tamam anne…. tamam… evet, İskender de bizde… tamam merak etme… tamaaam! sakarya escort bayan off anne merak etme biz başımızın çaresine bakarız. Zaten hamburger yaptım… tamaaam, yarın görüşürüz.”, diye annesiyle konuşuyordu telefonda. Telefonu kapatınca, “Annem bu akşam erkek arkadaşında kalıyor. Sakın dışarı çıkmayın, evde oturun filan dedi”, sonra Anıl’a bakarak, “Bir de Anıl hamburger yerken yağ damlatıp da koltuğu kirletirse onu geberticem dedi!” Anıl da, “Offf süper annem yok!”, dedi neşeyle, “Sabaha kadar film izleyelim!”. Bu acaba sabaha kadar başının kucağımda olacağı anlamına mı geliyordu bilmiyordum ama “Keşke olsa…”, dedim içimden. “Olabilir”, dedi Umut, “Bir seriyi baştan sona izlesek mi? Hangisi olsun? Maze Runner’ı izleyelim mi?” Anıl, “Bence Scream serisini izleyelim ya, korku filmi daha güzel olur”, dedi. Umut korku filmi hiç sevmezdi. “Maze Runner o zaman! Hem Scream serisi çok uzun… O olmaz”.

O gece izlediğimiz film serisini ben ilk kez izliyordum ama Umut hepsini sinemada izlemişti daha önceden.escort sakarya İkinci filmin ortalarına gelmeden Umut koltukta uyuyakaldı, başı arkaya düşmüş, elleri göğsünde uyumaya başlamıştı. Anıl bir ara başını kaldırıp abisinin uyuyup uyumadığına baktı. Sonra başını tam da göbeğimin üzerine koyup eşofmanın altından huzursuzca kıpırdanan aletimin kafasına dudaklarını değdirdi. İçimden “Bu kadarı çok fazla”, dedim ama daha da ileri gitmesini istiyordum. Anıl eşofmanımı sıyırıp indirmeden dudaklarının arasına kıstırdığı aletimin başını emiyordu. Başımı yana çevirip Umut’a baktım, olanlardan habersiz uyuyan sevgilim uyanır da bizi bu hade görürse ne olurdu diye düşünürken Anıl eliyle eşofmanımı sıyırıp artık iyice şişmiş olan aletimin başını sıcacık ve ıslak ağzına almıştı. O anda ben de uyuyor numarası yapmaya karar verdim. Anıl o kadar iştahlı ve güzel emiyordu ki biraz daha yavaş olmasını diliyordum yoksa gelecektim. Ama Anıl yediği hamburgerlerle doymuşa benzemiyordu, benim döllerimi yutmadan da doymayacaktı. Lolipop gibi emip yaladığı aletim ona az sonra muhteşem bir döl ziyafeti çektirecekti. Yavaşlaması için yerimde uyuyormuş gibi kıpırdandım, belki korkup bırakır sanıyordum ama bırakmıyordu. Uyumadığımın o da farkındaydı. Fısıtıyla,”Lütfen dur”, dedim. “Duramam şu anda abi”, dediği anda taşaklarımdaki bütün dölleri ağzına boşalttım. Nasıl da zevkle emerek yalayıp yutuyordu, anlatılmaz yaşanır. Umut’a baktım, bize sırtını dönmüş, hatta horlayarak uyuyordu. “Haydi bir daha”, dedi usulca Anıl, “Lütfen İskender abi. Ya tadı çok güzeldi… Ben ilk defa yuttum”. Böyle dediğinde içimde ani bir zevk patlaması yaşamıştım, ilk benim döllerimi yutmuş olması çok azdırmıştı beni. “Abinin yanında olmaz…”, dedim. “Nerede olur?…”, dedi bu kez. Aklıma tuvalet geliyordu ama Umut uyanıp da tuvaleti kullanmaya kalkarsa çok kötü olurdu.

“Annemin odasına gidelim”, dedi Anıl. Usulca koltuktan kalkıp Umut’la Anıl’ın annesinin yatak odasına gittik. Filmi açık bırakmıştık çünkü birden kapatırsak belki de Umut uyanırdı. Filmin bitmesine 15 dakika falan vardı. Odanın ışığını da yakmamıştık, salondaki televizyonun verdiği aydınık dışında hiçbir ışık yoktu. Anıl’ın iki eliyle birden eşofmanımı aşağı çekip inik haldeki aletimi ağzına aldığını hissettim. Hem aletin kafasını, hem de taşakları yalayıp öpüyordu. Aletim kısa sürede yeniden taş gibi olmuştu. “Sen böyle güzel oral yapmayı nerden öğrendin? İlk diyorsun ama inanmıyorum”, dedim. “Abimin bilgisayarındaki pornolardan tabi ki”, dedi Anıl,” Bak şimdi sana ne yapacağım”. Anıl boğazına kadar aldıktan sonra aletimin sapının altından dilini dışarı çıkararak taşaklarımı yalıyordu. Aldığım zevkle kafasından tutup gırtlağına daldırıp daldırıp ağzını sikmeye koyuldum. “Demek tadı güzeldi ha? Daha ister misin?”, diye fısıldadım. “Höarrgghh…!” Bu evet anlamına geliyordu. “Tamam seni bir daha doyuracağım, hazır ol…”, diyerek bu defa da gırtlağına attırmaya başladım. Her yutkunduğunda boğazı daralıp genişliyor, bu da bana daha fazla zevk veriyordu. Boşaldıktan sonra bir süre daha aletimin sapını ve taşaklarımı yaladı. “Teşekkür ederim İskender abi”, dedi bacaklarıma sarılarak. “Tamam hadi salona dönelim bir an önce”, dedim. “Abinle bana bu gece izin verir misin beraber uyuyalım? Sen salonda uyur musun?” Tamam anlamında başını salladı Anıl. Anlaştığımıza sevinmiştim. Hızlıca banyoda temizlenip salona döndüğümde film bitmişti, ekranda sadece yazılar akarken jenerik müziği duyuluyordu.

Anıl, midesinde spermlerimle koltuğa uzanıp uyur numarası yaparken ben Umut’u uyandırdım. “Uyan hadi sikimin sahibi”, dedim, “Hadi odana gidip doya doya sikişelim”. Umut uyanıp Anıl’a baktı hemen, “Şşşş uyandıracaksın… tamam hadi gidelim”, dedi. Usulca koltuktan kalktık. Ben Anıl’ın uyumadığını biliyordum ama gayet iyi rol yapıyordu. Doğruca Umut’un odasına gittik. Her zamanki gibi Umut, “Ya basılırsak…”, demeye başlamıştı. “Aşkım, artık mosmor oldu sikim böyle, valla taşaklarım ağrıyor”, diye yalan söyledim. “Bak hazır annen de yok. Ya lütfen Umut. Artık daha fazla dayanamıyorum…”,dedim. Umut ikna olmuşa benziyordu. Bana en az Anıl kadar güzel bir oral yaptıktan sonra yan yatarak, “Bana yan yatarken arkadan sarılıp sokmanı istiyorum ama sert sokma lütfen”, dedi. Kaşık pozisyonunu ben de severdim. Hemen istediği gibi aletimi deliğine yerleştirdim. Kafasını deliğine sürttükçe aletin sularıyla nemlenen delik yavaş yavaş benim yavruyu yutmaya başlamıştı. Bir süre sonra Umut inlemesi duyulmasın diye elini ağzıma bastırarak aletimi taşaklarıma kadar içine aldı. Pompaya devam ederken onu ne kadar istediğimi ve sevdiğimi düşünüyordum. Anıl’dan da zevk almıştım ama onu bu şekilde sevmiyordum. Sabah hava aydınlanmaya başlayana kadar fırsat bu fırsat diyerek Umut’u iki defa daha siktim. Hem onu, hem de kardeşini döle doyurduğum muhteşem bir gece geçirmiştim… Anıl’la sonra birkaç kez daha abisinden gizli olarak oral maceramız oldu. Onunla oraldan daha ileri gitmedik. Bu Anıl’a yetiyordu, zaten daha anal için küçük sayılırdı. Belki abisi kadar olduğunda onu da siker size anlatırım.

Avrupa Ligi Bahisleri YouWin’de

Yaz mevsiminin ortalarını arşınladığımız şu günlerde Avrupa Ligi ön eleme maçları başladı. Artık yeni sezon başlangıçlarına 1 aydan kısa süre kalmışken Avrupa ligi maçları ile uzun bir süreçte bizi futbol müsabakaları bekliyor. Futbol müsabakası demek ise daha bol bahis daha bol kazanç anlamına gelir. Bu noktada hepsibahis yüksek oranlar ve daha fazla oyun seçeneği ile bahis oyuncularına kaçırılmaması gereken fırsatlar sunmaktadır.
Özel Bahsini Yap Yüksek Orandan Kazan
Bahis oyunlarında ayrım bulunmaktadır. Birincisi klasik bahis dediğimiz bir maç için belirli sonuçları seçerek kupon oluşturma yöntemidir. Diğeri ise maç esnasında vereceğimiz kararlara göre bahis yapma yani canlı bahis seçeneğidir. Bu noktada hem yayınları ile hem de canlı bahis seçenekleri ile youwin giriş adresi tam kapasiteli olarak hizmet vermektedir. Siz de canlı bahis oynamak istiyorsanız tercih etmeniz gereken adres çoktan bellidir.
Özel Bahislerde Yüksek Kazanç İhtimali
Örneğin bir spor müsabakası var ve bu müsabaka için hepsibahis linkini tercih ettiniz. Maç içerisinde yani maçın oynandığı esnada anlık olarak vereceğiniz kararlar ile dakikalar içerisinde çok yüksek oranlar sayesinde bayağı bir para kazanabilirsiniz. Örneklemek gerekirse bir futbol müsabakasında her iki takımında her iki devrede gol atmasına genellikle 15 – 18 arası oran verilir. Tek seferde 100 TL yatırdınız ve 90 dakika sonucunda her iki takım her iki devrede gol atarsa kazanacağınız para 1500 – 1800 TL arası olacaktır.

Şans Yüzünüze Gülecek

Şansınızın pek de iyi gitmediği günleri noktalayacak olan youwin casino sitelerinde şans sizin de yüzünüze gülecek ve bu sayede oldukça keyifli anlar yaşayacaksınız. Kazanacağız günleri size getirecek olan online bahis sitelerinde yeni arkadaşlarınız ile keyifli bir oyuna dalacak ve bu oyunun sonunda kazanan siz olacaksınız. Şansınızın size göz kırpacağı youwin giriş bir masada hem eğlenecek hem de masanın şanslı yıldızı olacaksınız. Dilediğiniz oyunu bulabileceğiniz bu popüler adreslerde zamanın nasıl geçtiğini heyecanınızdan anlamayacak ve keyifli anların tadına doyamayacaksınız. Renkli dakikaları heyecan dolu oyunlar ile evinize getirecek olan online casino salonları ile
hepsibahis canlı casino keyfinin tadını çıkaracak ve oldukça eğlenceli bir güne sahip olacaksınız. Geçmek bilmeyen dakikalar ile dolu akşamınıza büyük bir hız kazandıracak olan bu oyunlar ile kendinizi çok daha keyifli hissedeceksiniz. Hayatınıza kısa sürede büyük bir heyecan getirecek olan bu siteler ile sıkıldığınız her dakika tarihe karışacak ve siz kendinizi büyük bir eğlencenin ortasında bulacaksınız. bu eğlencenin keyfini sürün.

SERT DAVRANMAYIN

Bir çok kişi iyi bir ilişki yaşayabilmek için bayan escortları tercih eder.sincan escort Buraya kadar her şey çok güzel gelişir. Ancak ilişki sırasında escorta nasıl davranmanı gerektiği çok önemlidir. İyi davranmamanız halinde karşınızdaki bayan escortun herhangi bir zevk almasını beklemek çok saçma olur çünkü onunda istemediği bir ilişki gerçekleşir. Sadece para karşılığında hiçbir zevk almadan ilişki yaşamak farklıdır, para almasının yanında sizin sayenizde alacağı zevkler doğrultusunda sizlere vereceği hizmet kalitesi farklıdır. Eğer iyi bir şekilde davranırsa ilişkilerden onlada son derece büyükankara escort zevkler alırlar ve buda sizde daha iyi bir hizmet kalitesinde bulunacağını belirtir. Ancak kötü davranırsanız sadece karşınızda eğilir ve işinizi halletmenizi bekler. Sizde ondan herhangi bir belirti ve istek görmeyince belki bazılarınız pişman olur ve bazılarınızda kendi kendiyle ilişkiye giriyormuş gibi hisseder. Bu durumda ilişki sırasında onu çok zorlamayın. Ona küfürler ederek zevk almaya çalışmayın. Canını acıtacak şaplaklar asla atmayın. Eğer bunları o isterse yapabilirsiniz ancak istemezse escort eryaman
ilişkinin boyutu çok çirkin yerlere sürüklenebilir.

SIKINTI YAPMAYIN

Tüm dünyada görülmesine sık rastlanan ancak bir hastalık olarak nitelendirilmeyen erken boşalma durumu, bir çok kişi için kötü birer rüyadır. İlişkinin en zevli bir şekilde bitmesi için herkesinde bildiği gibi erkekle kadının aynı anda boşalması gerekir. Bu durum hem kadınlar için hem de erkekler için muhteşem bir heyecandır. Ancak çoğu erkeklerin karısı, kocalarını ya bu sebepten dolayı kendini cinsel açıdan daha iyi tatmin edebilmek için aldatıyor ya da tamamen boşanarak bu dertten kurtulmaya çalışıyorlar. kızılay escort bayan Erkek için ise bu durum hiç kuşkusuz çok büyük birer sıkıntıdan başka bir şey değildir. İşte sizlerde bu onur kırıcı ilişkilerden çıktıysanız bayan eryaman escort bayan ları tercih ederek bir çok açıdan gerçek mutluluğu keşfedebilirsiniz.Bayan escort çankaya larla ilişkiye girdiğinizde bu bayanlar sizlere neden bu kadar çabuk boşaldın diye saçma sapan sorular yöneltmezler. Ayrıca karınızla olan veya sevgilinizle olan ilişkinizde erken boşaldığınız anda dönüp arkanızı yatarsını yada bu sevgiliniz yapar. Ancak erken boşalsanız bile escort kadınlar size söz verdikler 2 saati doldurabilmek için tekrardan ilişkiye girmeyi sağlar.

ESCORTLARDAN UTANMAYIN

Birçok Türk erkeği ile birlikte tüm dünya erkeklerinde olan bir sorun var. Herhangi bir ilaçla ya da bir destekle işe yarar bir fayda elde etmenin pek mümkün olmadığı penis küçüklüğü sorunu, erkeklerde saçma bir güvensizliğe yol açar. Partnerlerini tatmin edememe gibi birçok korkuyla karşı kızılay escort karşıya kalan erkekler bu sorunu bir türlü çözemez. Penis küçüklüğünden kaynaklanan ver büyük bir sorun haline gelen bu kendi güvenememe sendromu yüzünden de çoğu erkek doğru düzgün hiçbir kıza açılamaz, bununla birlikte cinsel bir ilişkiye girdiklerini bile düşünemezler. Bu güven sorusunu atlatan erkeklerin bile kafasında oluşan bir soru varsa o da; benle ya dalga geçerse sorusudur. İşte bu yüzden çoğu erkek, ilişkiye girmekten korkar. Ancak tüm şehirlerde bulunan keçiören escort servisleri bunlara bir çözümdür. etimesgut escortlarla görüşülebilir ve daha sonrasında para konusunda anlaşmanın akabinde her şey çok kolay bir şekilde gerçekleşir. Korktuğunuz gibi sizle asla dalga geçmeyecek ve bu sorunu görmeyecek olan bayan escortlar, sizlere bile bu sorunu unutturacaklardır.