YASAK DUYGULAR 8

Mutfakta yemek hazırlarken kendimi garip hissediyordum. Perdelerimi tamamen kapatmak zorunda kalmıştım çünkü ilk defa mutfağımda, sadece iç çamaşırlarım ile yemek hazırlayacaktım.
Aslında beni gayet heyecanlandıran bir eylemdi bu. Daha önce, böyle yapacağımı hiç düşünmemiştim. Ama yapıyordum işte. Yumurtaları kırdığım sırada oğlum içeri girdi. Üzerini giyinmiş, saçlarını taramıştı. Hazırlanmıştı. İlk defa, bu kadar hızlı bir şekilde. Onu böyle motive edebileceğimi bilmiyordum. Bu yöntem gerçekten de inanılmaz etkiler yapıyordu. Bu, beni bile şaşırtmıştı. Daha öncesinde hiç bu kadar dediğimi yapan, hemen tepkiler gösteren biri olmamıştı. Resmen ne istersem yaptırabiliyordum ona. Elimde sihirli bir değnek vardı sanki ve yapmam gereken tek şey sallamaktı. Sonrası, sihir gibi işliyordu zaten.
“Gel bebeğim, otur hızlıca yemelisin. Geç kalmak istemezsin.” dedim ona doğru dönerek göz kırptığım sırada.
Hemen oturdu, sadece kalçalarıma bakıyordu. Kalçalarıma iyi bakmıştım. O yüzden onun bu bakışları beni şaşırtmıyordu. Ancak bir yandan da… Hoşuma da gidiyordu…
Hemen önündeki tabağa, ısınmış tostunu koydum. İkiye bölmüştüm.
“Hadi canımın içi, hızlı ye. Çay mı içeceksin, yoksa portakal suyu mu?” diye sordum.
O sırada hafifçe eğilmiş olduğumdan, gözleri sütyenimin üst kısmından gözüken göğüslerime dikilmiş bir haldeydi. Sanki hipnoz olmuş gibi, yanıt vermiyordu. Tezgahın önüne döndüğümde, tekrar gözleri kalçalarıma takılmış durumdaydı.
“Canım?” diye sordum bir anda uyanmış gibi oldu. Kafasını hafifçe salladıktan sonra, gözü tekrar önündeki tabağına dönmüştü.
“Portakal suyu mu, çay mı?” diye sordum bir daha gözlerinin içine bakarak.
“Hmm… Portakal suyu…” dedi, resmen içi geçiyordu. Bana bakarken, bu kadar etkileneceğini bilmiyordum. Halbu ki plajda da görmüştü kaç kere. Bir de giydiğim bikiniler genelde dar olurdu. Ona rağmen böyle bir etki bırakmak şaşırtmıştı beni de. Sanırım aradaki fark tamamen psikolojikti. Sonuçta plajda pek çok izmit eskort çıplak beden vardı ben de oradaki normal insan profilinden biriydim. Ancak, mutfakta iç çamaşırları ile kahvaltı hazırlayan bir anne… İşte sıra dışı olan buydu.
Buzdolabının kapısını açtım ve uzanıp portakal suyunu aldım. Kapağını açtıktan sonra, üst raftan aldığım bardağa doldurdum. Bardağı elime alıp, masaya doğru yürürken, belime bakıyordu, bacaklarıma… Ve de göğüslerime, önündeki yemeğine dokunmamıştı bile. Amacımı kaçırmaya başlamıştım ve bu durumu hiç istemiyordum.
Bardağı masaya koydum, koyarken, direk göğüs dekolteme kaymıştı gözü. Gerçekten de etkimde kalmıştı, sanki hipnoz olmuştu. Bu durum, çok garip geliyordu. Ancak içimde bir şeylerin de harekete geçtiğini hissediyordum. Daha önce hissetmediğim bir takım duyguların, bir ateşin ilk kıvılcımı o anda çakmıştı sanki. Daha önce bana hiçbir erkek böyle hayran bir şekilde bakmamıştı. Bu bakışlardan, asla ama asla tereddüt etmezdim. Çünkü onun kalbindeki sevginin saflığını, sıcaklığını gayet iyi biliyordum. O daha doğar doğmaz şekillenen bir durumdu bu. O daha, doğar doğmaz böyle olacağını biliyordum. O kutsal bağ, o zamandan beri vardı.
“Ama böyle olmaz…” dedim suratımı asarak.
Hemen o anda dikkati yüzüme çevrildi. Bana bakıyordu, tam da gözlerimin içine.
“Nasıl olmaz… Anne… Ne olmaz…”
Tedirgin olmuştu. O anda aklında başka bir şey olduğu için ne söylediğimi duyduğunu bile sanmıyordum.
“Bebeğim, bak yemeğini yiyip okula gitmen gerekiyor. Sınava hazırlanacaksın ve ödevini vereceksin. Unuttun mu? Hadi o tostu bitir…”
O anda yemeye başladı. Ağırdan alıyordu ama yine de. gözleri istemsiz olarak kalçalarıma kayıyordu.
“Sen de… Yemeyecek misin… Anne…”
Düşünceli oğlum benim, her zaman beni de düşünürdü. Daha bebekken bile bir şey yerken benim de yememi isterdi. Ben yediğimde, bana gülümseyerek bakar, birden kahkaha atardı. Onun bu haline bayılıyordum.
“Canım sen ye, ben atıştırırım. Şimdi canım gölcük escort istemiyor.” dedim.
Bir şey demedi, önüne döndü ve yemeğini yemeye devam etti. O sırada portakal suyundan da bir yudum almıştı. Ama yine de çok hızlı yemiyordu.
“Tamam bakalım… Bu böyle olmayacak…” dedim ve ona doğru yürümeye başladım.
“Ne olmayacak anne…” dedi sessizce.
“Hayatım yetişemeyeceksin böyle yersen, nasıl olacak yani? Geç kalacaksın bak kaç kere söyledim?” diye sordum.
Yüzünü yere eğdi.
“Ben… Pek aç gibi değilim…” dedi.
“Hayır, okulda zihninin iyi olmasını istiyorum.” dedim tam onun dizlerinin dibine dizlerimin üzerine çöktüm.
“Anne… Ne yapıyorsun…” dedi. Sesindeki o şaşkınlık hoşuma gitmişti.
“Şşşt… Sen yemeğini ye, eğer hızlı yersen, ben de seni hızlıca rahatlatacağım. Hadi, gitmen gerekiyor.” dedim ve kemerini açtım.
“Biraz bana doğru dön bebeğim, ama dikkat et. Tabağının üzerinde ye, yere dökülmesini istemeyiz değil mi?” dedim neşeli bir sesle.
Cevap vermedi, sadece dediğimi yapıyordu. Bu da gerçekten hoşuma gitmişti. Sanki onun erkekliğine dokunduğum anda onu istediğim herşeyi yaptırabildiğim bir köleye çeviriyordum. Erkeklerin bu özelliği gerçekten çok hoşuma gidiyordu. Hiçbir kadın böyle hareket etmezdi ama erkekler çok basit düşünebiliyordu. Hem de aşırı düzeyde…
Bana döndükten sonra düğmesini ve fermuarını açtım. Daha sonra hemen boxerının üzerinden erkekliğini okşamaya başlamıştım. Zaten biraz sertleşmişti bile. Doğaldı bu, önünde diz çökmüş, sadece iç çamaşırları ile duran annesini görünce etkilenmesi son derece normaldi. Aksi türlüsü, anormal bir durum olurdu zaten.
“Tamam bebeğim, hadi yemeye başla.”
O sırada gerçekten de iştahlı bir şekilde yemeye başladı. Bana bakmıyordu, sadece yemeği ile ilgileniyordu.
Ben de erkekliğini boxerından kurtardım ve elimle sıkıca kavradım. Zaten biraz sulanmıştı, hemen başının o taraflarda baş parmağımı gezdirdim ve oradaki sıvıyı alıp tüm yüzeye dağıttım. darıca escort İyice kaygan olmasını, beni iyice hissetmesini istiyordum.
Yemeğini yerken, bir anda duraksadı ve bana baktı. Bakışlarındaki hayranlığı hissedebiliyordum.
“Önüne dön, yemeğini ye. Hadi.” dedim ve işime devam ettim. Elimde bir anda sertleşmişti, ne kadar hızlı sertleştiğine ben bile inanamıştım. Dediğimi yapmaya devam ettiğinde benim ellerim de hız kazandı. Bir anda damarlarına dolan kanı hissedebiliyordum. Kalp atışının hızlandığını, heyecanlandığını hissedebiliyordum.
Ellerim iyice hızlanmışken bir anda bana döndü, dikkatlice bana bakıyordu. Tam kızmaya kendimi hazırlamıştım ki tabağının boş olduğunu gördüm. Yüzümde bir gülümseme belirdi. Oğlum, sözümü dinliyordu. Hem de çok hızlı bir şekilde yapıyordu bunu.
“Ahhh….” diye inlediğinde geriye doğru yaslandı. Duvara iyice yaslandığında, bacaklarını bana doğru uzatmış ve iyice açmıştı. Ona doğru emekleyerek yaklaştım ve şimdi daha yakındım. Dirseklerimi bacaklarının üzerine koydum ve ona mastürbasyon yapmaya devam ettim.
“Oh….” inlerken, gözlerini kapatmıştı. Kim bilir neler hayal ediyordu. Gerçi tam önünde iç çamaşırlarımla, yarı çıplak bir halde duruyordum. Dantelli çamaşırlarım, bedenimi daha çok ön plana çıkarmıştı. Onun gördüğü şekilde ise nasıl göründüğümü hayal bile edemiyordum. Şu anda hiç aklına gelmeyen bir durumu yaşıyor olmalıydı. Annesi, sadece iç çamaşırları ile önünde diz çökmüş onu tatmin ederken o da kahvaltısını yapıyordu. Dünya’da gerçekten çok az insanın sahip olabileceği bir ayrıcalıktı bu.
Birden kasılmaya başladı. Eliyle omzumu sıkıca tutup beni kendine çekti. Gözlerini sıkıca kapatmıştı.
“Ohh… Çok güzel… Anne…”
Geliyordu, hissedebiliyordum. Erkekliğinin şiştiğini, avucumu daha çok doldurduğunu hissedebiliyordum.
O anda aklıma geldi, peçete almayı unutmuştum. Ve ilk kasılmasında havaya doğru fırlayan beyaz sıvı, saçlarımın üzerine geldi. Hemen gözlerimi kapattım.
Sıkıca tutmuştum, rahatça boşalmasını sağlıyordum. Pantolonuna gelmesin diye iyice ona doğru eğilmiştim.
Ve olmuştu.
Yüzüme, göğüslerime boşalmıştı.
Gözlerini açtığında, göğsü hızlıca inip kalkıyordu.
Yüzünde bir gülümseme vardı…
Benim de öyle…

ÜNİVERSİTE – 14

Seriyi baştan okumak sizi daha anlamlı gelecektir.

Pertim çıkmıştı resmen. Nefes alış verişim düzelene kadar sadece uzandım. Yanımda Zehra uzanıyordu. Biraz sakinleştikten sonra Doğruldum koltuğa oturdum ayaklarımı sehpaya uzatıp bir sigara yaktım. Zehra da yanıma benim gibi oturup bir sigara yaktı. Başını omzuma koydu. Sessizce sigara içtik. Daha sonra kalktı birer bardak soğuk su getirdi ve tekrar başını omzuma koydu. Bardağın etrafındaki soğuk su damlacıklarını suratıma sürdüm serinlemek için.

Suratım resmen yanıyordu. İkimizin de vücudundan ateş çıkıyordu. Zehra sessizliği bozdu.

-Z: Çok güzeldi. Çok rahatlattın beni.

-: Bende çok rahatladım. Hırçınsın biraz(gülerek)

-Z: (şuh bir kahkahayla) Sende öylesin. Yatakta özgür olmayı seviyorum. Zaten en doğal halimiz yatakta olmuyor mu?

-: Haklısın. Yani sen aslında böylesin ama dışarıda değişiyorsun.

-Z: Aslında dışarıda da rahat b kızım ama bastırıyorum kendimi. Güvendiğim insanların yanında daha rahatımdır. E tabi bir insana güvenmek zaman istiyor.

-: Peki ama ben güvenilecek biri miyim ki?

-Z: Tabi öylesin.

-: Az önce sevgilimi ev arkadaşıyla aldattım. Hem de onun evinde.

-Z: Ama bunu kimseye söyleyemezsin.

-: Evet

-Z: İşte buna bursa eskort güveniyorum.

-: Gerçekten göründüğün gibi birisi değilsin.

-Z: (gülerek) biliyorum tatlım.

-: Demek Tuğçe de öyle göründüğü gibi değil. Bunu ondan biraz daha bilgi alabilmek için sormuştum.

-Z: Tabi ki değil.

-: Zengin olan sevgilisini elinde tutmak için masum numaraları. Ama çok zengin çok takılan sevgilisini elinde tutmak
için fanteziler falan.

-Z: Aferin tatlım aynen öyle.

-: Buradan şu çıkar. (Gözlerime baktı ne diyeceğimi merak ederek.) Benden önceki çocuk benden daha zengin.

-Z: (kahkahalar eşliğinde) Aynen öyle akıl küpü.
Bunu söyledikten sonra dudaklarıma yine şehvetli bir öpücük kondurdu. Aslında onu daha fazla sikmek isterdim ama. Halim yoktu dinlenmeliydim. Biraz enerji depolamalıydım.

-: Yemek söyleyelim mi?

-Z: Evet dinlenelim biraz.

Yemek sipariş ettik. Yemekten önce de yerken de yemekten sonra da epey sohbet ettik. Bana Tuğçe hakkında bilmediğim bir sürü şeyi anlattı üniversite hakkında, okul dedikodular en büyük olaylar falan epey konuştuk.
Tuğçe akıllı bir kızdı aslında. Kendisine durumu iyi olan biriyle sevgili olmak istemesi çok ta abes karşılanacak bir durum değil günümüzde. bursa escort bayan Lakin izlediği yollar yöntemler farklıydı. İlk sevgilisi durumu iyi bir çocuktu ama çokta parlak olmadığı için kendine dokundurtmamıştı. Çocuğun ailesinin durumu bozulunca da tekmeyi koyuvermişti. Diğeri okulun hem zengin hem yakışıklı playboy unu ise elinde tutmak için teslim olmuştu ona. E tabi o piçte sıkılınca tekmeyi bastı buna. Ben vardım sonra. Benim durumumu biliyordu. O yüzden bana da çok ileri gitmese de birçok zevki yaşatıyordu. Aslında düşündükçe kafam çalışmaya başlamıştı. Spora gidiyordum fiziğim fitleşmişti. E iyi de giyiniyordum okuldaki kızların benle daha fazla ilgilenmeye başladığının da farkındaydım. O da benim gözümü dışarı kaydırmamak için, beni elinde tutmak için zaman geçtikçe benimle daha fazla şey yaşıyordu. Olgunlaşmak denen şey biraz da böyle işte. Tecrübe kazandıkça üzerine düşünüp dersler çıkardıkça büyüyor insan her anlamda. Bu iş olsun aşk olsun seks olsun fark etmez.

İzmir e geldiğimden beri yaşadığım olayları düşünüyordum. Yeşim, Yeşimle sevişirken kuzeninin bizi izlemesi, Tuğçe ve onun ev arkadaşı Zehra. Daha neler yaşayacaktım kim bilir diye düşünüyordum.
Ben bunları düşünürken escort bursa Zehra duş almış gelmişti. Üzerinde önünü bağlamadığı bornozuyla yine yanıma oturdu. Çok güzel kokuyordu. Bornozun açık kalan yerlerinden görünen ıslak bedeni bir hayli seksiydi. İçim tekrar harekete geçmişti. İkimiz de sert sevişmek istiyorduk. Üstelik o içindeyken ki azdırıcı konuşmalarla beni iyice tahrik ediyordu.

Üstelik sevgilimin ev arkadaşıyla sikişme fikri bile başlı başına bir tahrik unsuruydu. Ona sert ve patron gibi davranmaya karar verdim. Yanımda uzanmış telefonuyla uğraşırken saçlarının arkasından tuttum suratını yaklaştırıp dudaklarına yapıştım. Şehvetle dudaklarını kemirirken saçlarını bırakmıyordum. O da inleyen sesler çıkararak karşılık veriyordu.
-Z: Erkek işte erkek.

Saçlarından sıkarak onu biraz yukarı kaldırdım ve göğüslerini yalamaya başladım. Göğus uçlarını ağzıma aldım. Hafif hafif ısırıyordum. Ellerimle hala saçlarını kavrıyordum. Daha sonra saçlarından bastırarak kafasını sikime eğdim. Ve hemen beni ağzına aldı. Sikim iki defa boşalmış olmanın verdiği yorgunlukla çok zor sertleşti. Ve daha fazla enerjim ve gücüm kalmadığından ağzına patlamaya karar verdim.

-Z: Ah sen böyle davran bana ben ne zaman istersen gelir görevimi yaparım erkeğim.

Bunları söylerken bi eliyle ağzına aldığı sikimi sıvazlıyor diğeriyle de karınımı okşuyordu. Çok dayanamadım. Ve canım yanarak ağzının içine fışkırdım tekrar.

Sohbet etmek ve görüşleriniz için bana mesaj atabilirsiniz.

sıra arkadaşım 1

sıra arkadaşım 1
Tekrar merhaba kaldığım yerden devam ediyorum. Damlanın kuzenleriyle köyde yaşadıklarım ekrar keyfimi yerine getirmişti. Çünkü yaz o kadar güzel geçmiştiki acaba tekrar gelsin diye bütün sene yazımı iple çekiceğim düşüncesi bana hakim olmuş modumu düşürmüştü. Böylece bu moddanda çıkmış kendime gelmiş oldum. Bizimkiler dönmüş okul başlamıştı ama bizim kolejde ilk iki hafta ders programına geçilmiyor.Bu süre zarfında geçen senenin bir kritiği yapılıyor ve yarı eğlence yarı planlamayla bir oryantasyon uygulanıyordu. Öğrencileri birden sıkmak istemiyorlardı.Hocalarda fazla dersle sıkmıyorlardı genelde eğlenceli geçiyordu saatler tam bu sırada ikinci pazartesi günü ilginç bir olay oldu 3. dersteydik birden kapı çalındı ve müdür bey göründü hocamız ayla hanımın yanına geldi ve birkaç şey fısıltıyla konuştular biz ne oluyor derken müdür bey iyi dersler çocuklar deyip çıktı ve çıkarken kapıdan birine içeri girmesini işaret etti ve o anda hayatımdaki en süpriz heyecanlardan birini yaşadım içeriye 170 boylarında zenci bir çocuk girdi şöyle bir bakınca atletik değildi baya iri ve kiloluydu dudakları işe aşırı kalındı ve gözleri şehla bakıyordu sanki kafayı çekmiş gibi herhalde ırsi özellikleriydi birden göğüs uçlarımın dikleştiğini resmen ıslandığımı farkettim handan hoca ellerini çırparak çocuklar beni dinleyin dedi bu arakadaşınız taye dedi aslen nijeryalı babası diplomat olarak burada görevlendirilmiş o yüzden şimdilik bizimledevam edecek dedi kendisi çatpatta olsa ingilizce konuşabiliyormuş bizde kolej olduğumuz için senelerdir ingilizcemizi ilerletebilmiştik sınıfta gülüşmeler konuşmalar başlamıştı handan hoca sessiz olun diye bağırdı ve taye ye müsait bulduğu bir yere geçmesini söyledi ben uzun boylu olduğum için en arkadaydım ve yanımda boştu gözlerimle benim bulunduğum sıraya gelsin diye hem bakıyor hem diliyordum oda herhalde elektriklenme oldu benim olduğum sıraya kadar geldi ben hemen bir hareketle yana kaydım oda bu işarete gülümseyerek cevap verdi ve yanıma oturdu o zaman daha iyi farkettim bayağı iriydi düşündüğümdende bizim çocukları münasebetsiz espriler yapmayın sakın diye handan hanım uyardı ama dinleyen kim aman deniz 30 cm den fazla yaklaşma malum falan sakın aşağı bakma dudakların uçuklar sonra diye aslında çokda münasebetsiz sayılmazdı söyledikleri farkında değillerdi ama beni dahada tahrik ediyordu. Taye ise olaylardan bişey anlamadığı için sadece şaşkın bakıyor arada bakışlarımız birleşince gülümsüyordu sonra herkez yine dalgasına bakmaya başladı normalde tayeye sarmaktan vazgeçmezlerdi ama tatilde nereye gidilmiş neler olmuş muhabbeti ağır başmıştı çokda iyi olmuştu bende taye ile konuşmaya çalışıyordum ne zaman türkiyeye geldiler ne kadar kalıcaklar nerde kalıyorlar gibi sorular soruyordum oda çatpat ingilizcesiyle cevap vermeye çalışıyordu henüz geleli iki hafta olmuş ama arada öğrendiği birkaç kelimeyle türkçe dili döndüğünce cevap vermeye çalışıyordu buda onu dahada sevimli yapıyordu. anlaşılan enaz iki yıl babasının görevi yüzünden buradaydı ve buna benimde hiç itirazım olmazdı konuşurken aramızda garip bir elektriklenme oluyordu ve ikimizde bunun farkındaydık diğer kızların ilgisini çekmemişti çünkü onlar yakışıklı uzun boylu atletik tipleri beğeniyorlardı ama ben gökte ararken tam tipim yanıma düştü diye seviniyordum üzerinde turuncu kısa kollu tshirt vardı ve iri kolları ve ipeksi kara teni beni kendimden geçiriyordu arada sözde işaret eder gibi bişey anlatırken veya sorarken kollarına dokunuyordum ve bundan enaz onunda benim kadar tahrik olduğuna emindim.ertesi gün ne kadar doğru düşündüğümü anlamamı sağlayan olay oldu yine taye ile konuşurken ona fırsattan istifade dokunuyordum bu arada benim farketmediğim bir gelişmeyi aniden farkedince şok olmuştum tayenin üzerinde ogün okulun hangi spor branşına katılacağını tespit için çalışmaya katıldığından eşofman ve tshirt vardı ve benim dokunuşlarım üzerinde umduğumdanda büyük bir etki yapmıştı birara hafif sıkılıp terlediğini farkettim sınıfmı çok sıcak derken gözlerimi aşağıya kaydırdığımda gördüğüm manzara ilk anda beni şok eden ve dudaklarımı ısırmama yol açan etkisiyle beraber durumu gayet net anlamamı sağlamıştı karşımda inanılmaz bir görüntü vardı aşağıda tayenin kasıklarından kalın bir ağaç eşofmanıda zorlayarak sıranın alt kısmına dayanmıştı kalın iri ağaç diyorum çünkü hasan hocanın büyük ve kalın aletinin pantolonunu nasıl zorladığını defalarca görmüştüm ama böylesi çok başka birşeydi daha uzundu ama dahada önemlisi enaz iki katı kalın olmalıydı sıra durdurmasa daha ne kadar şişecekti kimbilir ağzımdan biranda what is this sözleri döküldü tayeye baktığımda oldukça utanmış ve fena halde terlemiş olduğunu gördüm ilk şoku atlattıktan sonra ingilizce dokunabilirmiyim diye sordum ama aynı zamanda sorunun cevabını beklemeden ellerim harekete geçmişti zaten tayenin şaşkınlıktan dili tutulmuştu ve cevap vericek durumda değildi sol elimle eşofmanını önden yakalıyıp ileriye çekerken sağ elimi daldırdım ve inanılmaz bir hissi yaşadım sanki okulun bayrak direğini tutmuştum avuçladığım parmaklarımın uçlarının birleşmesi bir yana enaz bir el daha boşluğa sığardı iyice sıkıyordum derisi ipeksi olmasına rağmen elimi ileri geri hareket ettirmeye çalıştığımda epeyce zorlandım çünkü aletinin üstünde acaip damarlar vardı tayenin anlından ve şakaklarından terler süzülüyordu ama kimse durumun farkında değildi millet kendi aleminde olduğu için handan hanım sesi güzel olanlara şarkılar söyletiyordu tüm sınıfta hem ellerini çırparak eşlik ediyor aradada şebeklik yapıyorlardı kimsenin bizi farkedecek durumu yoktu zaten en arka iki sıra boyunca sadece biz ikimiz vardık ve milletin arkası bize dönüktü ellerimin açlığı vücudumun açlığına karışmıştı göğüs uçlarım sertleşmiş dimdik olmuşlardı ve deliğim fena halde ıslanmıştı eşofmanı çekiştiren elimi bırakmadan diğer elimi çıkardım ve ağzımla elime bolca tükürdüm ve o şekilde elimi yine adeta ormana daldırdım öyle diyorum dibine doğru ormna gibi kıl vardı ve aletide koca bir çınardı sanki elimdeki sıvı avucumla beraber temas edince tayenin o kalın dudakları acaip bir ohh sesiyle aralandı tam başına gelip orayı sıktığımda halini görmeliydinizöyle bir kasıldıki acaip zevk aldığı belliydi ellerini göğüslerime götürmeye kalktı bu görülebilirdi bakışlarım ve kafamı sallayarak itiraz ettim ve biraz öne eğildim ve arka tarafımı işaret ettim sol eliyle kalçalarımı okşamaya başlamıştı o kolej eteklerinin boyu kısadır bilirisiniz birazda çekiştirince herşey ortaya çıkar sağ elide baldırlarımdaydı ileri geri hareket ediyordu çok büyük elleri vardı doğrusu ama yumuşacıktı ipeksiydi hatta elleri kasıklarıma gelmiş ama benim önümdeki ufak ayrıntıyı fark edememişti ben bakışlarımla itiraz edince bu sefer sol elini arkadan eteğimin altına kaydırdı yok denecek kadar ufak kilodumun kenarından çekiştirerek arka deliğimi bulmaya çalıştı kısa bir süre sonrada buldu ve ıslak olduğunu görünce şaşırdı ama yine duraksamadan parmağının bir kısmını soktu çok kalın parmakları olduğunu söylememe gerek yok sanırım acaip zevk aldım hele iyice hareket etmeye başlınca bende kendimden geçmeye ve elimdekiyle daha hızlı oynamaya başladım.onunda nerdeyse patlamak üzere olduğunu farkedince ağzıma boşalmasını çok istedim ama ortam buna uygun değildi olası patlamalarının gidiceği yerler herşeyi mahvedebilirdi o anda çevreme bakındığımda cevabı buldum uzun pet su bardaklarından vardı köşede teneffüslerde sıcaktan çok su içiyorduk hemen onu aldım ve tayenin eşofmanını aletini ortaya çıkarıcak şekilde aşağı çektim ve pet bardağı kafasına geçirmye çalıştım ama olmadı çünkü büyük pet bardağı bile küçük geliyordu mecbur fışkırtacağı deliğe denk gelicek şekilde başına dayayıp bastırdım bir yandanda el hareketlerimi son derce hızlandırdım ardı ardına kasılmalar başladı bardağın dibine çarpma seslerini yüksek sesle şarkı söylenmesine rağmen duyabiliyordum ama iyiki sınıf duyamıyordu tayenin titremeleri ve kasılmalırı bitince parmağınıda deliğimden çekti ben bir peçeteyle bir yandan başını temizleyecek şekilde bastırıken bir yandanda bardağı dökülmeycek şekilde doğrulttum ve muhteşem görüntüyle karşılaştım az önce tayenin parmağını çektiği deliğim resmen sızladı bardağın yarısına yakını doluydu ve çok daha değişik bir kıvamdaydı adeta krema sıkılımıştı bardağa bu fırsatı kaçıramazdım tayenin şaşkın bakışları arasında biraz eğilip kimsenin göremiyeceği şekilde dikledim bardağı inanılmaz yoğun ama birazda acı bir tadı vardı ve ağzımda dolaştıra dolaştıra tadına vara vara üç partide hepsini yutarak bitirdim. ve o anda tayenin bir başka ilginç görüntüsüyle karşılaştım aleti boşalınca inmiş aşağı doğru sarkmıştı ama kasıklarından aşağı sanki bir kobra yılanı sarkıyodu hasan hocanın iri yarrağının kalkık hali ancak bu kadardı birden birazda olsa risk alıp bu zevki bana tattıran sıra arkadaşıma teşekkür etmeye karar verdim ve kimsenin görmeyeceği şekilde eğilip aletinin başını dudaklarıma götürdüm ve dilimi tepesinde üçtur gezdirdikten sonra dudaklarımla vakumlu bir öpücük kondurdum garip bir oh sesi takip etti bunu tabi sonrada eşofmanını yukarı çektim ve birbirimize gülümsedik anlaşılan yeni sınıf arkadaşımla pekçok konuyu etüd edip üzerinden geçmemiz gerkecekti ne diyim herkezinde dediği gibi eğitim şart

Tatil kaçamağı

Tatil kaçamağı
Herkese Merhaba
Öncelikle kendimden bahsetmek istiyorum ; Adım Emre , evliyim, 34 yaşında , 1,78 boyunda , esmer , hafif göbekli ve sempatik birisiyimdir.

Size yaşamış olduğum tatil anılarımdan bahsetmek istiyorum. Antalya Lara da İş yerinin beni eğitim için gönderdiği otelde kaldığım sırada çatpat ingilizcemle bir kanada lı çift ile tanıştım. İsimleri Alan ve Sandy idi. Adam 40 eşi ise 38 yaşlarında sexy bir kadındı. Tesadüf olarak bir kaç gün üst üste yemek yan yana oturduk ve daha sonra beni masalarına davet ettiler. İngilizce min kötü olmasından dolayı onlara çok eylenceli gelmiştim. Daha sonra gece barda buluşmak için sözleştik. Tabi şık kıyafetlerimi giyip içimde çok farklı bir heyacan vardı. O anda neden olduğunu bilmiyordum.Biraz viskilerimizi yudumlarken Alan bana eşiyle dans edebileceğini söyledi. Sandy o gün muhteşem gözüküyordu. Kırmızı mini eteğiyle derin sırt yırtmaçı beni büyülemişti. Dans ederken ne kadar da rahat insanlar diye düşünüyordum. Sandy dans esnasında o kadar yakınlaşmıştıkı parfum kokusunu ciğerlerime kadar çekiyordum. Bu beni inanılmaz tahrik etmişti. Tabi benim ufaklık boş durur mu , hemen hareke geçip , dik br şeklde Sandy nin kalçalarına yapıştı. Bu esnada bana vermiş olduğu öpücüğünde etkisiyle ben iyice rahatlamıştım. Masaya oturduğumuzda eşi hattında sorular sordu ve dürüst bir şekilde çok hoşuma gittiği söyledim 🙂

Biraz daha ictikden sonra beni odalarına davet ettiler, Tabi bu fırsat ayağıma bir daha gelmeyeceğini düşündüğüm için hiç kırmadım onları. Sandy nin beni ellerimden tutup yatak odasına götürdü. Yataga sırt üstü yatırıp , gözlerimi bağladı. Benimde kafam güzel olduğu için hiç itiraf etmedim. Üzerimi soyup , dim dik olan penisimi dudakları arasına alıp yalamaya başladı. Soyundukça parfüm kokusu tüm odaya dağıldı. Beni çok etkilemişti. Sırılsıklam olmuş vajinasının içine girdiğimde resmen boşalmamak için kendimi zor tuttum. 1-2 dakika sonra gözlerimi açtığımda eşinin soyunup bir şekilde penisiyle oynadığını gördüm. bu beni şok etmişti. Ama Sandy nin durmaya niyeti yoktu ve onu kucağıma alıp duvara yaslayıp içine girip çıktık dan sonra boşaltık. izden birer yudum daha alarak öpüşmeye başladık ve love sex filmini internetden açıp izlemeye başladık. bu bizi daha çok tahrik etmişti. Çünkü filmde de 3 grup halinde sevişme yapıyorlardı. Eşi film izlerken elini penisime attı, shortumu çıkarıp agzına ldıkdan sonra Sandynin bornozunu çıkardı ve penisimi tutup Sandy in Amına götürerek, yerleştirdi. Bu durumdan herkes memnundu.Dakikalarca seviştikden sonra tekrar boşaldım. Sandy duş almak isteyip duşa girdi. Daha sonra kocası penisimdeki spermleri yalayıp yutmaya başladı. İlk başlarda çekindim ama sonraları alıştım.. Duşdan geldikden sonra viskilerimizi yudumlayıp , uyuduk. Sabah olduğumda üçümüz aynı yatakda yatıyoduk. Sonraki gün vedaştık ve telefon numaralarımızı verdik.i söyledi .Mail yoluyla yazışmaya başladık. Eşinin beni çok özlediğin den bahsetti. Bende onu özlemiştim. İple çekiyorum.Bu yaz sırf onlar için özel 1 hafta kaçamak yapıcam…

Daha sonraki bölümlerde eşimle yapmış olduğumuz kaçakları paylaşıcam.

Bir Crossdresser’ın ilki olmak ! (part 1)

Bir Crossdresser’ın ilki olmak ! (part 1)
Merhaba değerli okuyucular şimdiden kusura bakmayın uzun bi hikaye olacak tamamen fantezi dünyamda olan şeylerdir ve gerçek değildir.

Öncelikle ben Burak 27 yaşında maddi durumu fiziği hayatı yakışıklı sayılabilecek biriyim.Kız arkadaşım Melike ile düzgün renkli bir ilişkimiz var.Kendisinden bahsediyim size 45 yaşında dul çocuksuz paralı bir hatundur.Tava getirmem kolay olmadı kendisini ama sonunda kaptım . Melike 175 boylarında esmer vücudu bronz diri genç denilen hatunlara nal toplatır. Bu arada ikimizde ayak fetişiyiz ki tahmin edebilirsiniz seks hayatımız gayet renkli ve Melike seks delisi olduğu için çoğu ilişki tarzına açık . Anlatacağım olay bikaç ay önce gerçekleşti .

İş hayatında yeni tanıştığım bir arkadaşım var . Adı Ali genç 20 yaşında düzgün fizikli bebek gibi yüzü var. 165 boyunda sarışın kılsız bi tip 🙂 işte yanımda takılmaya başladığından beri müşterilere beraber gider olduk. Çekingen tavırları bi gizemi vardı Ali’nin. Bir iş çıkışı zengin bir müşteriyi bağlamanın verdiği keyifle gel dedim bugünü kutlayalım . Taksime gittik kafalar güzel oldukça muhabbette güzel oluyordu . Ailesinden bahsetti ideallerinden bahsetti kız arkadaşı yoktu . Şaşırmıştım ama olabilir tabiki falan dedim .

Bu arada Melikeyle aynı evde yaşıyordum . Güzel bi muhitte güzel bi daire tutmuştuk keyfimize bakıyorduk . Kafalar güzel olunca gel dedim bizde kalalım yarında tatil çıkar güzel bi kahvaltı yaparız . Tamam dedi.

Eve geldiğimizde saat gece üçtü ve Melike uyumuştu . Salona geçip birer viski koyup demlenmeye devam ettik . Muhabbet sekse gelmeye başlamıştı . Ali Melikeyle tanışmamıştı ona Melikeden bahsettim . Seks hayatımızın nasıl olduğunu anlattığımda sorular sormaya başladı .

A:Hangi pozisyonları seviyorsunuz?
B:69 ve misyoner
A:Neden?
B:69da göt yalamayı , misyonerde sikerken ayak yalamayı severim .
A:Bendede ayak fetişi var ama hiç denemedim
B:Ali güzel bi ayak yala tadına varamazsın uzun tırnaklar güzel ojeler yumuşak tabanlar file çorapları gördüğümde benimki tavan olur sen niye denemedin yalatan hiç çıkmadımı ?
A:Burak abi ben yalamak istemiyorumki yalatmak istiyorum
B:Nasıl yani oğlum erkek ayağınımı yalatır?
A:Abi ne biliyim merak ediyorum aslında daha çok şey merak ediyorum
B:Neleri merak ediyorsun sen bakıyım ağzındaki baklayı bi çıkar sen
A:Abi açık konuşucam sana seni çok sevdim bu işe başladığımdan beri bana çok yardımcı oldun sana güvenim tam abi ben yarak yalamayı ve götümden sikilmeyi merak ediyorum evde küçüklüğümden beri kadın gibi giyinmenin hayalini kuruyorum ojeler sürüyorum makyaj yapıyorum .
B:Bi dakika oğlum sen iyi misin ne diyosun alkol çarptı galiba
A:abi iyiki çıkmışız bugün iyiki varsın ki kimsenin bilmediği şeyleri sana anlatıyorum.şu an çok mutluyum bu sırları açtığım için.abi sen hiç erkek siktinmi?
B:noluyor lan banamı yürüyon (gülerek)
A:evet abi sana yürüyorum gördüğümden beri aşığım sana beni sikmeni hayal ediyorum her yerimi yalamanı kadın gibi davranmanı istiyorum.bıktm gizlenmekten
B:oğlum sağol beğenilmek güzelde sen iyimisin yat istersen
A:abi boşver bak ne güzel konuşuyoruz sen hiç erkek götü siktinmi
B:siktimde senidemi sikicem?
A:neden olmasın ?
B:nasıl olacak oğlum o iş yukarda hatun uyuyor ve ben erkek gibi kıllı mıllı sevmem karı gibi süslü olmalı
A:öyle olmadığımı nereden biliyorsun ? lavabo nerde tarif edermisin

lavaboyu tarif ettim. bi viski daha koydum kendime olayları anlamaya çalışıyordum kafamda iyi tamda kestiremiyorum 🙂

10 dakika sonra Ali geldi ama nasıl bi gelmektir o …şöyle tarif edeyim güzel buğulu bir makyaj saçları zaten uzun siyah sütyen siyah tanga siyah jartiyer ucu açık yüksek topuklu ayakkabılar (melike tuvallette bulupta giymiş ibne) …

Ben o heyecanla viskiyi tek seferde vurdum ve Ali yavaş adımlarla yanıma yaklaşmaya başladı …

A:okadar ayaktan bahsettin benimkileri nasıl buldun ?

karşıma oturdu ve ayaklarını bana uzattı . ayakkabıları çıkardığım gibi 38 numara uzun tırnaklı kırmızı ojeli ayaklarıyla karşılaştım .

A:noldu sesin çıkmıyor bu arada korkma kız arkadaşının bir tek ayakkabılarını giydim diğerleri içimdeydi (gülerek)
B:Ali bunlar nasıl ayaklar oğlum ojeyi ne zaman sürdün ?
A:Ojesiz dolaştığımı kim söyledi ahaha bu arada şu anki ismim Arzu .. Şimdi ne istiyorsan onu yap bana aşkımmm

dediği gibi jartiyerli ayaklarını ağzıma soktum topuklarından başlayıp yalamaya başladım … ama jartiyerden tad gelmiyordu ve ikisinide çıkarttım ve çıplak ayaklarını yaladıkça Arzunun inlemeleri başladı. Parmak aralarını yaladıkça sikimin kalktığını farkeden Arzu bir ayağını ağzımdan çekip sikime sürtmeye başladı . sikim kemik gibi olmuştu . tecrübesizliğin verdiği açlıkla çok iyi gidiyordu Arzu..
15-20 dakika ayaklarını yalayıp emdikten sonra

A:götüme baktığın yok patilerimi görünce unuttun orayı ahahaha

der demez kucağıma aldım Arzuyu ve öpmeye başladım ama nasıl öpüşmek diller salyalar karışmış nefes nefese inliyorduk ..arzu bir yandan sikimle oynamaya başlamıştı bende tangayı sıyırıp götüne ulaşmıştım .. tek bir kıl dahi yoktu .. bu çocuk kadın olmalıymış diye düşünürken kucağımdan indi ve yarrağımı sömürmeye başladı..Kılları kesmemiştim Melike öyle seviyor diye umrumda değil diyordu Arzu yarraksızlıktan hijyene takacak zamanım yok .

dur dedim yoksa boşalıcam 69 olalım dedim .. 69 olduğumuza farkettimki pipisi zaten am gibi bişey bunun kadın ruhlu olması normal diye düşündüm . ve götüne yumuldum … muhteşem bir tat tertemiz parfümlü ve daracık… yaladıkça yaladım dilimi sokabildiğim kadar soktum ama artık sikiş zamanı geldi çattı yatırdım arzuyu orta sehpanın üzerine ve deliğini zorlamaya başladım dar olduğu için girmiyordu.. bebe yağıyla biraz daha masaj yaptıktan bikaç dakika sonra içindeydim…

Tarif edilemez bir duygu birinin bekaretini alıyorsunuz ve deliği yanıyor ve sikimi kavrıyor giriş çıkışlarımı engelliyor bu arada arzunun halinden bahsetmeme gerek yok mutluluktan gökyüzüne çıkmış aşkımlar canımlar cicimler siksene kocacım hayvan gibi sik beni laflarına dönmüştü .. erkeğini azdırmayı iyi biliyordu bu kaşar 🙂

içindeyken ayaklarınıda ağzıma verdi ve en sevdiğim pozisyon sonunda geldi 🙂 ayaklarını yalarken içinde gidip geliyordum muhteşem bir duyguydu .. arzuda pipisiyle oynamaya başladı çok geçmeden ahlar uhlar eşliğinde boşaldı dölleri kendi saçına ağzına kadar gelmişti…
bu muhteşem seksin verdiği coşkuyla çıkardığımız seslerin farkında bile değildik derken benimde artık boşalmam yaklaşmıştı ve içinden çıktım..

o güzel ayaklarını alıp sikime yapıştırdım ve footjoba başladı beni gaza getiriyordu hadi aşkım boşal ayaklarıma besle ayaklarımı o güzel döllerinle gibi sözler söylerken ayaklarına şiddetli şekilde boşalmaya başladım ama nasıl boşalmak …ayakları döllerimle kaplanmıştı ki yerlere bulaştırma dememe kalmadan kendi ayaklarını yalaya yalaya temizledi bütün döllerimi yuttuğu sırada ışıklar yandı ve Melike karşımızdaydı…

beğendiğiniz taktirde yazıya devam edebilirim herkese bol sikişli günler 🙂

16 YAŞIMDAYKEN 31 ÇEKTİRDİĞİM YARAK

16 YAŞIMDAYKEN 31 ÇEKTİRDİĞİM YARAK
Ben Merve, şuan 28 yaşında ve evli bir kadınım. Eşimle aramız gayet iyidir, cinsel yönden de bir sorunumuz yok. Bu ilk paylaşımımın konusu, 16 yaşımdayken cinsellikle ilk tanışmam ve ilk gördüğüm ve 31 çektirdiğim yarak. Güzel birisi olduğumu çocukluğumdan beri etrafımdaki herkesten duyarım. Daha ozamanlar etrafımdaki birçok kişiden, “Çok canlar yakacak bu kız!” dendiğini duyardım ve çok hoşuma giderdi. Ama erkeklerin benden daha bukadar erken hoşlanmaya başlayacağı aklıma gelmezdi.

Çok zengin olmayan bir ailem vardı. İzmir’de ‘Kenar mahalle’ tabir edilen bir muhitte yaşıyorduk. Ben 16 yaşıma yeni girdiğimde, sokağımızda yaşıtım sayılabilecek çok kimse yoktu. Genellikle benden birkaç yaş daha büyük çocuklar vardı. Zamanla onlarla oynamaya ve arkadaşlık etmeye başlamıştım. Annem babam çalıştığı için geç saatlerde eve dönerlerdi ve ben evde yalnız kalırdım. Evde oturmaktan çok sıkıldığım için de, geç saatlere kadar sokakta oyun oynardım. O saatlerde sokaktaki diğer çocuklar genelde evlerinde olurlar, daha büyük çocuklar, genelde de ‘Abi’ dediğim erkekler kalırdı sokakta. Yine böyle bir gün bu abilerle sokakta saklambaç oynarken, sokağımızdaki bir evin bahçesine saklandım ve beklemeye başladım. Farkında olmadığım şeyse Soner abinin de aynı bahçede saklanıyor olmasıydı. Ben onu farketmemiştim, ama o beni görmüş, sessizce bana seslendi, “Merve! Napıyorsun orda? Yakalanacağız şimdi, gel buraya!” diye. Ben de yanına gittim. Gerçekten de Soner abi iyi bir yerde saklanıyordu…

Yanına gittiğimde ikimizin anca sığabileceğı bir yer olduğunu farkettim ve yanına sıkıştım. Bana, “Napıyorsun sen burda? Başka yermi yok saklanacak?” dedi. Ben de, “Nerden bileyim senin burda olacağını Soner abi?” dedim ve ikimiz de sustuk. Yan yana öyle otururken, oyundaki ebenin yanımıza yaklaşıp bizi bulmaya çalıştığını gördük ve biraz daha birbirimize yaklaşarak gizlenmeye çalıştık. Fakat bu arada Soner abinin elinin üstüne oturmuştum, birden irkildim, ama yakalanmamak için ses çıkaramadım. Aynı şekilde Soner abi de şaşırmıştı, ama ses çıkarmıyordu. Ogün de altımda ince bir şort vardı ve eli tam amımın altındaydı. İçim bir tuhaf oldu birden ve kalkmaya çalıştım. Tam elinin üstünden kalkmıştım ki, ebe arkasını döndü bizim tarafa bakmaya başladı ve ben aynı hızla tekrar Soner abinin elinin üstüne oturdum. İstemeyerek olmuştu, ama mütiş de hoşuma gitmişti. Birbirimize baka kaldık. Çok heycanlanmıştım, sanırım o da öyleydi. Ebe uzaklaşınca, “Pardon Soner abi!” dedim elinden kalktım. “Önemli değil Merveciğim!” deyip elini çekti. O gün birdaha konuşmadık Soner abiyle ve annemlerin işten gelme saatinde ben oynamayı bırakıp eve gittim. Gece yatağıma girince o andaki aldığım zevk aklma gelmişti, o anları düşünürken, elim amımda uyumuşum.

Birkaç gün sonra yine aynı ekip saklambaç oynamaya karar verdik ve ben o günü anımsayıp yine aynı yere yöneldim. Aslında Soner abinin orda saklanacağını bildiğim için oraya gitmiştim. Tahminimde yanılmamışım, yine aynı yerdeydi. “Soner abi, sen yine mi burdasın?” dedim ve yanına yaklaştım. “Sus otur hemen yakalanmadan!” dedi. Ama heycanlı bir hali vardı. Oyundaki ebe yine bize yaklaşmıştı ve biz birbirimize sokulmaya başladık. İçim yine kıpır kıpır olmuştu, ama birşey yapmaya cesaretim yoktu. Soner abi birden, “Bu böyle olmayacak, yakalanacağız! Biraz daha yaklaş!” dedi. Biraz daha sokuldum ona. Teninin kokusu beni heycanlandırıyordu, ama geçen sefer eline oturmam daha heycanlıydı. “Soner abi, istersen kucağına oturayım, ozaman göremez bizi!” dedim ve kucağına oturdum. Bu hareketime çok şaşırmıştı, ama birşey demedi…

Soner abinin kucağında otururken popomun altında bir hareketlenme hissettim. Sanırım o da etkilenmiş ve siki sertleşmeye başlamış, popomu zorluyordu. Harika bir histi bu. Benden yaşça büyük bir erkeğin sikini popomda hissediyordum ve çok sertti. Sikini amımda da hissetmek istedim ve biraz öne eğilip popomu hafif kaldırarak kucağına iyice yerleştim. Başarmıştım, amım tamda sikinin üstündeydi. O da, “Kıpırdama Merve, yerimiz belli olacak!” falan deyip, beni kendine doğru çekiştiriyordu. Tabi bu bahaneydi, beni hareket ettirip, sikinin üstünde gidip gelmemi sağlıyordu. Ve bu da beni delirtiyordu. Bir süre böyle devam ettikten sonra amım karıncalanmaya ve gözlerim kaymaya başladı. Soner abinin sikine sürtünerek orgazm oluyordum. Kendime geldiğimde zorda olsa kalktım kucağından. Soner abi, “Dur kız, nereye? Yakalancağız!” dedi. Demek ki o halen sürtünmeye devam etmek istiyordu, ama nedense ben devam etmek istemedim ve “Soner abi, hadi gel başka yere saklanalım!” dedim. Soner abi ise (herhalde kalkan sikini göreceğimi düşündüğü için olsa gerek), “Yok, sen git, ben burdayım!” dedi. “Tamam!” deyip yanından ayrıldım. O gece amım hep ıslaktı ve yine yatağımda yatarken Soner abiyle yaptıklarımı düşünüp, amımla oynayarak uyudum.

Ertesi gün öğlen sıcağı olmasına rağmen sokağa çıktım. Sokakta kimsecikler yoktu. Öylesine boş boş dolanırken, Soner abinin, “Şşşşt, napıyorsun bu sıcakta kız?” demesiyle o yöne baktım. Evlerinin balkonundan sesleniyordu bana. “Soner abi sıkıldım, öylesine dolanıyorum!” dedim. O da, “Gel istersen oturalım, dışarısı çok sıcak!” dedi. Ben de, “Yok ya boşver!” dedim. Aslında gitmek istiyordum, ama annesi evdeyken gitmem yanlış olurdu. “Gel hadi gel, hem ben de sıkılıyorum, evde kimse de yok, sıkıntıdan patlıyorum!” dedi. Evde kimsenin olmadığını duyunca, “Peki geliyorum ozaman, aç kapıyı!” dedim ve kapıya doğru gittim. Kapıyı açtıgında altında ince bir şort, üstünde de bir tişört vardı. Bende ise penye bir etek ve üstümde body. Etek çok kısa değildi, sokakta oynarken açılmasın diye uzun etek giyerdim. İçeri girdim. “Birşey içermisin, soğuk kola var!” dedi. “Olur!” dedim. Kola getirip, oturup TV izlemeye başladık. TV karşısındaki 3’lü koltukta oturuyoduk, birimiz bir köşede, diğerimiz öbür köşede, aramızda bir kişilik boşluk vardı…

Bana, “İstersen uzat ayağını, rahat otur!” falan dedi. Uzattım ayağımı, ama o şekilde de sığmadık, ayaklarım uzun gelmişti. “Kucağıma uzat istersen!” dedi ve ayaklarımı alıp kucağına çekti. O anda ayağımın altında sikini hissettim. Ne çok sert, nede yumuşaktı. Hiç bozuntuya vermemiştim, TV izlemeye devam ediyorduk. O anda içimdeki ses ayaklarınla sikine dokun diyordu. Ayaklarımı hafif hafif oynatmaya başladım. Az önce yarı sert olan siki, yavaş yavaş sertleşmeye başlamıştı. Ne yapıyordum ben böyle? Soner abinin evinde, resmen onun sikini ayağımla okşuyordum. Bunu yaptığıma inanamıyordum. Birden ayaklarımı çekip, “Aay belim ağrıdı, oturayım biraz!” dedim. Kalktığımda yan yana oturur vaziyete gelmiştik. Göz ucuyla baktığımda sikinin kalkık olduğu belli oluyordu. İçimde iyiden iyiye kıpırtılar başlamıştı. Ara ara gözlerimi çaktırmadan sertleşen sikine kaçırıyodum ve dahada istekleniyordum. Soner abi ise ne yapacağını bilemiyordu, sadece TV’ye bakıp duruyordu. İyice sesizleşmiştik ve az önceki o heyecan kalmamıştı…

Ne yapayım diye düşünürken, ayağa kalkıp karşısına geçtim ve ayaklarına küçük bir tekme atıp, gülerek, “Ne bu sessizlik bee?” dedim. O da gülerek, “Yapma kız, kaldırma beni ayağa bak…” dedi. Ben de, “Kalk, napabilceksin ki!” dedim. Amacım onu ayağa kaldırmaktı, ayaktayken sikinin şortunda nasıl göründüğünü merak ediyordum. Ama o da göreceğimi düşünerek kalkmıyordu. Yanına yaklaştım, “Kalk hadi, erkeksen kalk!” dedim ve bir kere daha yavaşça vurup gülmeye başladım. O ise ısrarla, “Git kızım uğraşma, bak…” falan diyordu. Ben tekrar yanına yaklaşıp tekme atacakken, busefer benden hızlı davrandı ve ayağımı yakalayıp hafifçe çekti ve bıraktı. Koltuğun önüne, dizlerimin üstüne düştüm. Doğrulduğumda ise onun tam bacaklarının arasında dizüstünde oturur pozisyonda buldum kendimi. Bacakları aralıktı ve kısa şortunun önünden siki belli oluyordu…

Yine bir sessizlik oldu, öylece kala kaldık. Sadece birbirimize bakıyorduk ki, ilk hamle ondan geldi, bacaklarını biraz daha açıp, beni arasına aldı ve gülerek, “Yakaladım seni, artık kurtulamazsın!” dedi. Ben de, “Bırak beni!” falan deyip, hem yalandan kurtulmaya çalışıyor, hemde çaktırmadan sikine bakmaya devam ediyordum. O ise, “Hadi kurtul, hadi kurtul, kurutlamazsın ki!” falan diyordu. Böyle oynaşırken, bacaklarıyla beni biraz daha kendine çekti. Artık sikine çok yakın duruyordum ve yine birbirimize bakıyoduk. Ben iyice ateşlenmiştim artık, içim çok tuhaftı, çok erkeksi bakıyordu bana, kendimden geçmeye başladım. Ve birden olan oldu, elimi aniden sikine uzattım ve avuçlayarak, “Soner abiii, bu nekadar sert olmuş böyle!” dedim ve sıkmaya başladım. O ise gözlerime bakarak, “Hoşuna gitmedi mi? Hem geçen gün saklanırken nekadar sert olduğunu anlamamışmıydın?” dedi. “Evet farketmiştim!” dedim ve güldüm. Elim halen sikini avuçluyordu…

“Görmek istermisin? Hiç gördün mü?” dedi. Hayatımda hiç görmemiştim (ufak çocuklarınki hariç) ve bu soru beni iyice azdırmıştı. “Ne yani, bana şeyini mi göstermek istiyorsun?” dedim. “Neyimi?” diye sordu gülerek. Ben de gözlerinin içine bakarak, “Sikini!” dedim. “Sen de bana gösterceksen olur!” dedi. Gülerek, “Neyi?” dedim. O da aynı gülümsemeyle, “Amını!” diye cevap verdi. Birden ayağa kalktım, eteğimi yukarı kaldırdım ve külodumu yana sıyırıp, “Çok istiyorsan al bak!” dedim ve amımı net bir şekilde ona yaklaştırdım. Heyecandan gözleri parlıyordu. “Dokunabilir miyim?” diyerek elini amıma uzattı. Ben de, “Sadece dokunabilirsin, başka birşey yapmak yok!” dedim. Kabul edercesine başını salladı ve usul usul amıma dokunmaya başladı. Kendimden geçmiştim, bir erkeğin amıma dokunması beni delirtmişti. Parmakları klitorisimi okşarken, dayanamadım, “Ohhh Soner abi, çok güzel dokunuyorsun!!!” dedim. O da, “Harika bir amın varrr Merve! Süpersin!” diye karşılık verdi. Kalbim sanki amımda atıyordu, artık dayanamıyordum dokunuşlarına, ona belli etmemeye çalışarak orgazm oldum. Artık buna bir dur demem gerekiyordu, yoksa kötü şeyler olcaktı…

Birden kendimi çektim ve “Sıra sende, hadi aç bakalım sikini!” dedim. Yine dizlerimin üstüne çöktüm bacaklarının arasına ve onu izlemeye başladım. Yavaş yavaş sikini dışarı çıkardığında neredeyse aklım da çıkıyordu. Bir sikin bukadar kalın olacağını hiç düşünmemiştim. İlk kez görüyordum ve hayalimde canlandırdığım şeyler bundan daha kısa ve inceydi. Dilim tutulmuş şekilde sikine bakarken, “İstersen dokunabilirsin Merveciğim!” dedi. Ben de sankini bunu bekliyormuşum gibi, yavaşça elimi sikine götürdüm ve avuçlamaya başladım. Soner abi delirmişti sanki, “Off Merve, süpersin, ohhh!” falan gibisinden sesler çıkarıyordu ve bu beni dahada azdırıyordu. “Gel üstüme ters uzan da, aynı anda ben de senin amına dokunayım!” dediğinde, korkumdan olmaz deyiverdim. Aslında çok istiyordum, ama beni oracıkta sikmesinden korkuyordum. “Ozaman devam et nolursun, 31 çektir bana!” dedi. Hayatımda ilkkez duymuştum 31 çektirmeyi, “O ne Soner abi?” dedim. O da sikini sıkıca kavramamı sağlayarak, “İşte böyle aşağı yukarı elinle okşaycaksın!” dedi ve birazcık gösterip ellerini çekti. Ben devam ediyordum. “Harikasın Merveciğim, süpersin!” deyip duruyordu…

Seksle alakalı hiçbir deneyimi olmayan 16 yaşında bir kız olarak yaptığım şey hakkında hiç bir fikrim yoktu. O sırada sadece sikine ve altında sarkan taşaklarına bakıyordum. Öbür elimle de onları okşamaya başlamıştım ki, Soner abi birden, “Ohhhh Merve devam et, süpersin canım, daha hızlı yap!” demeye ve inlemeye başladı. Dediklerini aynen uyguluyordum. Hızlı hızlı okşamaya ve Soner abiyi inletmeye devam ederken, Soner abi benden, (Sik beni Soner!) dememi istedi. Ben de onun zevk aldığını görerek, “Sik beni Soner abiciğim, hadi sik beni!” demeye başladım ki, birden sikinden beyaz şampuana benzeyen bir sıvı fışkırmaya başladığında, hem korktum, hemde çok şaşırdım. Çünkü o ana kadar o fışkıran sıvının Sperm olduğundan haberim bile yoktu. Soner abi delirmiş gibi, “Oohhh canım, tatlım, amını yerim senin!” gibi şeyler söylerken, ben şaşkın şaşkın 31 çektirmeye devam ediyordum. Az sonra sikinden gelen sıvılar bitmiş, artık Soner abi de kendine gelmişti. Bana, “Harikaydın canım!” dediğinde, ben elime bulaşmış spermlere bakıyordum, “Bu ne?” dedim. “Onlar döl canım, erkekler boşaldığında siklerinden bu akar, kadının amına akarsa da çocuk olur!” dedi. Çok utanmıştım ve şaşkındım, hemen kalkıp lavaboya gittim, ellerimi yıkadım ve salonun kapısından Soner abiye, “Benim gitmem lazım!” deyip, evden çıkıp, koşa koşa evime gittim.

İlerleyen günlerde bu olayları düşünürken içimde tahrik olma ve utanma duyguları herzaman birbirine karıştığı için, birdaha Soner abiye yaklaşamadım. Zaten birkaç ay sonrada o mahalleden taşındık ve onu birdaha hiç görmedim…

Ben evlenene kadar bundan başka hiç cinsel bir deneyimim olmadı, ama yıllarca masturbasyon malzemem hep Soner abiyle yaşadığım anlar oldu…

Fazla merak-4

Fazla merak-4
Çatlamayın gari meraktan,
Karım Ayşe tutuğunu koparanlardandır. Adnandan hamile kalma fantazimi anlatınca meğer onun en çok yaşamak istediği annelik iç güdüsünü ortaya çıkarmışım. Ayşeye istiyorsan düzgün bir adamdan hamile kal diyince – Hayır benden senden olsun istiyorum diyip yaşlı gözlerle gene bana sarıldı. Kızım saçmalama bu halde seni nasıl hamile bırakırım, hem doğursan bile çocuğa yazık değil mi -Ya ne güzel işte, iki annesi olur bak senin sütün daha şimdiden geliyor hem senden alacağı genlerle çok güzel bir kızımız olur. Ayşe saçmalamaya devam ettikçe bende başladım. -Hadi kız oldu tamam, ya oğlan olursa diyince, -onu da senin gibi kız büyütürüz deyince. Bende nasıl olsa olamaz diyip fazlada uzatıp tadımızı kaçırmamak için kabul etmiş gibi görünüp konuyu kapattım.
Ertesi sabah işe giderken evden biraz geç çıkmıştım. Apartmanın giriş katında sanırım dün gece yediğim lor turşusunun sahibini gördüm. Karım Ayşemin dün anlattığı tipteki adamın tarifine çok uyuyordu. Aklımdan adamın acaba yarrağı nasıldır, kalınmıdır, uzunmudur diye düşünürken, Adnanımdan telefon geldi yol boyunca samimi ama dikkatli bir şekilde konuştuk.
Beni çok özlemişmiş beyefendi, karısıyla yatarken hep benim götümü düşünüyormuş Adnanla konuşurken bile yine götüm kaşınmaya başlamıştı, tabi içime giydiğim g-stringimin ağındaki ipleride kıçımın arasına kaçıp tahriş olmuş bebek popoma sürtünerek devamlı uyarıyordu. İş yerinde sekreterim kapının önünde bekleyen misafirleri sıralamış bana daral bir iş günü yaşatacaktı. Öğle paydosunda ofisimin penceresinin karşısındaki inşaatta çalışan işçilere iç geçirip orospu ruhum yüzünden acaba şu adamlar bana toplu tecavüz etse nasıl zevkli olur diye düşünürken telefondan karım Ayşe arayıp öğleden sonra doktordan randevu aldığını mutlaka beraber gitmemiz gerektiği söyledi bu çocuk işini sıkı tutuyordu aslında haklıydı kadın olarak hem geleceğini hemde ilişkimizi düşünüyordu ileride bizi bağlayacak ortak bir nokta olsun istiyordu. Doktora gitmek için bende erken çıktım ama takım elbisemin altındaki seksi kadın iç çamaşırlarını değiştirme fırsatı bulamamıştım. Ayşeyle doktorda buluştuk, O benden önce gidip tahlilleri yaptırıp muayene olmuştu sanırım benden de biraz bahsetti ki doktor mutlaka eşinizlede konuşmam gerek diye ısrar etmişti. Sıramı beklerken içeriden çıkan hamile kadına bende imrenerek baktım içimden keşke bende içimde Adnanın çocuğunu taşısam bebeğime süt verebilsem diye iç geçirdim. Hemşire kız doktorun yanına girebileceğimi söyleyince kalktım ve doktorun odasına girdim. Doktor başını bilgisayardan kaldırmadan buyur etti rutin sorularla bilgilerimi ekranına yazmaya başladı orta yaşlarda çok yakışıklı olmasa bile yinede fiziği yerindeydi içimdeki orospu ruh yine ortaya çıkmak üzereydi. Doktorum kısaca eşimin korunmayı bırakırsa büyük ihtimalle hamile kalabileceği söyledi ama benimde sperm kalitemin de önemli bir faktör olduğunu ekledi, masasının kenarında duran plastik kabı işaret ederek içerideki özel odada doldurup getirmemi söyledi. Beni ister istemez gülme tuttu. Doktorun gülmeme tepkisi olmayınca -Umarım doktor bey büyüteciniz vardır diyince bu sefer ciddi ve dikkatli bir şekilde bana doğru dönüp neden ihtiyac duydunuz diye sordu. Bende on yaşında oğlan çocuğu boyutundaki pipimin görülebilmesi için diye yanıt verdim. Doktor o zaman sizi muayene etmem gerekiyor diye ayağa kalktı paravanı işaret edip kapıyı kilitledi. Üzerimdeki iş kıyafetlerini sessizce çıkarıp seksi iç çamaşılarımla mahçup bir şekilde durup başım önde beklerken bana bakarken doktorun gözleri şaşkınlıktan patlamak üzereydi. -Tamamen soyunabilirsiniz diyince arkamı döndüm ve sütyenimi çıkarabilmem için yardımıza ihtiyacım var dedim. siyah dantelli sütyenimin kopçasını çözerken bir ara ellerinin titrediğini hissettiğim doktor gözlerini kalçalarımdan ve kocaman iri memelerimden alamıyordu. Doktorun tekrar önüne doğru hızlıca dönünce neredeyse bana bakarken eğilmiş adamcağızın burnu memelerimin arasına girecekti. Biliyormusun doktorcuğum diyip memelerimi avucumda hafifçe ovalayıp parmak uçlarımla meme başlarını hafif sıkıp sızan önce şeffaf sonra çok açık beyaz renkli süt sızıntımı gösterdim. Doktor sanki kilitlenmişti mal mal durup donup kalmıştı siyah gstringimide yavaşça indirdim düzgün traşlanmış üçgen pubis kıllarımın altında yapışık olan pipimi, Ama siz kadınsınız diyince parmağımın ucuyla tutup,gösterdim kalkınca da ancak 3-5 cm olabiliyor diyip bu yüzden büyüteciniz hazırmı diye sordum. Doktorum -Valla sizdeki kadınlık hormonu sanırım karınızdan on kat fazladır böylesi dişi bir vücut eşinizde ve tanığını bir çok kadında yok. Doktorum kendilerinin tüp bebek merkezleri olduğunu, bu yöntemle çocuk yapmamıza yardımcı olabileceklerini söylerken -eminmisiniz diye sorunca biraz lafı ağzında geveledi sizden sperm alabilirsek neden olmasın diyince bende -Doktorum prostat masajıyla size materyel verebilmem için bana yardımcı olmanız gerekecek sanırım diyip domalıp kıçımı doktora döndüm, adamcağız şaşkın halde dururken kıçımın içinden kremli tamponu yavaşça çıkardım. Doktorun gördüğü tek rakibim olan jennifer iriliğindeki kalçalarımdaki muhteşem manzara etkisini göstermeye başlamıştı. Pantolonundaki kabarıklıktan belliydi kıçımı hafifçe sallayarak hadi Doktorum elini çabuk tut deyince adamcağız ellerine muayene için lastik eldiven giymeye başlamıştı. Doktorcuğum istersen o lastiği eline değilde seninkine taksan inan daha çok yardımcı olursun deyince adamcağızı ter basmıştı. Aklıma beni kapıda uzun zamandır bekleyen karım Ayşe gelince saf doktoru artık benim yönlendirmem gerekiyordu. önce güzelce ve kadınsı hareketlerle Doktorun önüne diz çoktüm
Öncelikle bana prostat masajı yapacak olan doktorun yarrağının tadına bakmalıydım. Paketi hızlıca açtım içine don giymeyen doktorun mantar kafalı kıllı yarrağıyla gözgöze gelmiştik. Erkeksi ve ekşi ter kokusu burnuma hemen gelmişti önce ucunu ustaca dilleyip prostat salgısının yarrağın deliğinde birikmesini bekledim. Dilimin ucuyla yaladım sonra taşaklarından sıkıca tutup tamamem ağzımda vakumlamaya başladım. Emerken göz teması benim için çok önemliydi hizmet kalitesi açısından önemli bir kriterdir. Fazla mesai yaparsam acemi doktor topu erken ateşleyebilirdi. Yavaşça ağzımdaki yarrağı çıkarıp salyalarımı temizledim doktorumun yarrağı çok iri değildi ama bol damarlı ve sert olması yeterliydi. Biraz memelerimdeki sütten de istifade etmesi için doktorumun başını okşayarak ağzına bir meme ucumu verdim. zavallı adam çölde susuz kalmış gibi emmeye başladı bunca tahrikten sonra artık benimde götüm sulanmaya ve iyice kaşınmaya başlamıştı. Doktorumun önüne domalıp yarrağını deliğime ayarladım. Doktor içime yavaşça girince bende ilk yarrağının kafasındaki kertiğinin anüsümde yarattığı ilk sürtünme etkisiyle derin bir oh çektim bu an benim için özel hislerden biridir çünkü ilk yakılan sigaradan sonrakiler gibi alışınca
zamanla azalır. Doktorum bir eliylede tuttuğu plastik kabı içine pipimi denk getirmeye çalışıyordu. uzun bir pompalamadan sonra sanırım doktorumun içime fışkıran döllerinin barsak duvarıma çarpma hissi benide tetikledi ve kaba ancak mikroskopla görülebilecek bir damla kadar pipimden sıvı aktı umarım çişim değildi çünkü bazen mesanem çok dolu olunca domalıkken içimdeki yarağın basıncıyla biraz idrar kaçırabiliyordum. İşimiz bitince ikimizde giyinip telaşla toparlanırken utamcından doktorun çöpe attığı prezervatifini ziyan olmasın diye sonra Ayşemede bu değerli sıvıyı ikram ederim diye hızlıca çaktırmadan cebime attım. Karım Ayşede kilitli kapıya dayanmış bana sesleniyordu. Doktor kapıyı hızla açınca sanırım kapıya kulağını dayamış Ayşem neredeyse dengesizce içeri pat diye düşecekti. Doktor bey elindeki kabı karıma gösterip sonunda eşinizden laboratuar için numune alabildik diyince beni yine gülme tuttu. Ben size sonuçları en kısa zamanda bildireceğim diyince bende Doktora size çok zahmet verdik ödememizin nakit kısmını buraya yaptık ancak minnettarlık kısmını için mutlaka karımla sizi eve bekliyoruz diyince adamcağız yine kızardı. Kolkola Ayşemle evin yolunu tutarken meraklı beni yine sorgulamaya başladı -İçeride neden o kadar çok kaldın diyince cebimdeki hediyemi dikkatli bir şekilde çıkarıp Ayşeye gösterince -Kız sen tam orospusun umarım kızımız sana çekmez inşallah
Hikayemin devamınımda…….
pembedelisi@mail.com

Ben Karım ve Diğerleri 12.Bölüm

Ben Karım ve Diğerleri 12.Bölüm
Karımın Hakan’a olan bu sempatisi nedense beni kıskandırmıştı. İlk kez bir kadın tarafından ikinci planda kalmıştım ve bu kadın benim karımdı. Fakat karımın bu güne kadar bana yaşattıkları aklıma geldiğinde, bunun onun hakkı olduğuna kendimi inandırmıştım.

O hafta 10 günlük bir yurtdışı seyahatim olacaktı, İngiltere’den Hint kökenli bir şirketle iş görüşecektik. Asuman’ı da yanıma alarak Londra’ya uçtuk. Gitmeden karıma tadını çıkarmasını ve yaşadıklarını ben gelince harfi harfine bana aktarmasını söylemiştim. O da bana, “Nasıl olsa Asu yanında, canın çektikçe sik karıyı, sana tapıyor çünkü. Ben de öyle, ama kusura bakma bu çocuğu da çok istiyorum!” demişti.

İlk iki gün çok yoğun geçmiş ve otele pelte gibi dönmüştük. İşler iyi gidiyor ve ibre bize dönüyordu. Bunda karşı şirketin genel müdürü olan melez (baba Afgan, anne İngiliz) müdire Nasima’nın da rolü vardı. Karizmam burda da yardımcı olmuştu ve Asu’nun dediğine göre karının dibi düşmüştü.

Yemekten sonra Asu odasında küçük bir sofra oluşturmuş ve hazırlanıp beni beklemeye başlamıştı. Asu’nun odasına geçtiğimde beni kısa ve şeffaf bir gecelikle karşılamış, birer içki aldıktan sonra kucağıma oturup dudaklarıma ve boynuma öpücükler kondurmaya başlamıştı. Geceliğinin altından iri memelerini ağzıma veriyor ve bir eliyle de pantolonumun kemerini çözüyordu. Asu pantolonumu çıkarıp, sikimi iyice emerek kazık gibi yapmıştı. Ben de bu esnada alttan külodunu yana kaydırmış, amcığını avuçlamıştım. Amcığı sulanmış ve beni tepretmeden kucağıma oturarak yarağımı amına almış, deli gibi amını siktiriyordu.

Bu kadının vücudunun yumuşaklığı her zaman beni tahrik etmiştir. Kucağımda her oturup kalkışında, başta memeleri olmak üzere, her tarafı oynuyor ve müthiş zevk alıyordum. Asu kucağımda boşalmış ve domalarak arkasını dönmüştü, manzara muhteşemdi. Yavaşça arkadan başımı gömmüş ve büzüğüyle tabak gibi amını yalamaya başlamıştım. Asu, “Hadi erkeğim, boş bırakma deliklerimi, eminim karın da şimdi o genç çocuğa siktiriyordur! Ama neyi merak ediyorum biliyormusun, acaba götten de verecek mi? Çünkü biliyorum ki karın senin haricinde hiç kimseye götten vermez!” dediğinde, ben daha fazla azdım ve amından çıkardığım yarağımı ıslatmadan Asu’nun götüne basarak Asu’yu anırttım. Bu da orospunun işine gelmiş olacak ki, ha bire beni tahrik ediyordu. Günün verdiği yorgunluklada daha fazla uzatmadan Asu’nun götüne boşaldım ve defalarca boşalan Asu’ya sarılarak uyuduk.

Doğrusu karımı hiç düşünmek istemiyordum, döndüğümde nasıl olsa anlatacak bir sürü şeyi olacaktı. Londra’daki beşinci günümüzde işi bağlamış ve imzaları atmıştık. Resmi görüşmeler bitince, Nasima bana daha fazla yakınlaşmış ve tatlı sohbetler başlamıştı. Evlenip ayrılmış olan bu melez güzel, 1.70 boyunda, esmer, dolgun göğüslü, at gibi bir kadındı. Çok güzel olduğu söylenemezdi, ama seksi bir kadındı. İki ırkın da özelliklerini taşıyor, İngiliz asaletiyle, Afgan dişiliği ön plana çıkıyordu.

Asu’nun fırlamalığı üzerindeydi, işi kapmamızın verdiği mutluluk ve benimle beraber olması Asu’yu rahatlatmış ve son gün kokteylinde aldığı alkolle de iyice gevşemişti. Bir ara Asu, Nasima’yla koyu bir sohbete dalmış, kahkaha atıp duruyordu. Ne konuştuklarını az çok tahmin ediyordum. Ve yanılmamışım ki, elinden tuttuğu Nasima’yı yanıma getirmiş ve “Patron, bu kadın sana bayılmış, ama birtürlü açılamamış! Al, bu gece eti senin, kemiği benim! Dilediğin gibi sik!” deyince şaşırmıştım. Bu kadar sert bir kadının, konu seks olunca nasıl yelkenleri indirdiğine hayret etmiştim. Çünkü işi kapıncaya kadar bizi çok terletmişti.

Kokteylde aldığımız alkolün etkisiyle iyice gevşeyip salondan ayrılmış ve otele gelmiştik. Yolda Nasima eve uğrayıp üstünü değiştirmek istemiş, ama onu da son zamanlardaki gibi tabi kokusuyla sikmek istediğimi söylemiştim. Odaya girdiğimizde, benden kısa olan bu kadın topuklularınıda çıkarıp ayak uçlarında yükselerek boynuma sarılıp uzun bir süre dudaklarımı ve dilimi yalayarak ayakta sevişmiş ve elbisesini çıkardığımda karşımdaki vucut beni şaşırtmıştı. Taş gibi bir vucudu vardı. Meme uçları mosmor olmuş ve fındık iriliğine ulaşmıştı. Elimi amına attığımda adeta yanan bir amcık ve kıvama geldiği belli olan bir ıslaklık oluşmuştu. Parmağımla amını biraz sevince, dayanamayıp üzerindekileri bir çırpıda çıkarmıştı.

Nasima bir tek külotla kalmış, beni de hızla soyup, boynumu ve göğsümü yalamaya başlamıştı. Külodumu indirip yarağımı görünce, çok beğendiğini belirterek sikimi yalamaya başlamış ve direk gibi yapmıştı. Nasima’yı yatağa yatırıp, boynunudan başlayarak memelerine inmiş, fındık iriliğinde mosmor olmuş meme uçlarını emerek Nasima’yı iyice kudurtmuştum. Bu esnada elim boş durmuyor, amını okşayıp seviyordum. Vücudunun teri dilimde farklı bir tat bırakıyor ve ben aşağı doğru iniyordum. Son zamanlarda kadınların ten kokuları sevişmeden önceki külodun içinde kalan amlarının hafif idrar kokusu, hatta büzüklerindeki kekremsi koku beni çok tahrik ediyor ve bu halleriyle amlarını götlerini yalamak hoşuma gidiyordu.

Nasima’nın esmer tenindeki beyaz şeffaf külodu çıkardığımda, am dudaklarının da meme uçları gibi mosmor olduğunu gördüm. Dilimle içine doğru girdiğimde, ciğer gibi bir kırmızılıkla karşılaştım. Amının kokusu ve tadı harikaydı. Alkolün de etkisiyle adeta yiyip bitiriyordum. Nasima ilk orgazmını yaşamış ve başımı bacaklarının arasında adeta ezip, titrereyerek boşalmıştı. Amcığına attığım dil darbeleri tekrar havaya sokmuş, bu kez bacaklarını açarak benim yarağı içine istiyordu. Sikimin başını sokunca zorlanmış, yanan bir amcıkla altımda kıvranıyordu. Ben soktukça bacaklarını açmış, havaya kaldırarak omuzlarıma atıp, yay gibi kıvrılmıştı. Amının kasları okadar kuvvetliydi ki, adeta bir vantuz gibi sıkıyor, amının her noktasını siktiriyordu. Ben de daha fazla dayanamamıştım. İkimiz de aynı anda gelerek, döllerimi içine fışkırtmıştım. Sikimi çıkarıp yanına uzandığımda, Nasima zevkten gözleri kayarak bana sarılmış, bir müddet öyle kalmıştık.

Herhalde biraz uyumuş olmalıyım ki, gözlerimi açtığımda Nasima’nın duşta olduğunu anladım. Örtündüğü havluyla yanıma gelip, harika bir seans olduğunu söyledi. Ama doymadığı belliydi, sikimi okşuyor ve inmiş sikimi bacaklarının arasına alarak git gel yapıp, tekrar kaldırmak istiyordu. Böyle bir afetin yanında tahrik olmamak mümkün değildi. Sikim tekrar kalkmaya başlamış ve amına girip çıkarak, bu afeti tekrar havaya sokmuştu. Nasima beni sırt üstü uzatarak üzerime çıkmış ve yarağıma oturarak çılgın gibi amını siktiriyordu. Bir ara fazla kalkınca sikim çıkmış ve göt deliğini zorlamıştı. Anladığım kadarıyla götünden istemiyordu, ama israr etmedim ve akışına bıraktım.

Nasima üzerimde tekrar boşalmış ve dönerek önümde domalmıştı. İpler elime geçmiş ve ben sikimi taşaklarıma kadar sokarak Nasima’nın sikilmedik yeri kalmasın istiyordum. Bana bu şekilde sadece Asiye verirdi çünkü. Sikimi çıkarıp arkadan amını ve büzüğünü yalayınca, Nasima kudurmuştu. Ben de sanki yanlışlıkla yapar gibi yarağımı büzüğüne bir dokundurmuştum. Bana doğru dönüp, “Oradan çok günah, yapmasan olmaz mı?” deyince, ısrar etmedim ve tekrar amına bastım. Arkadan amındaki sikim büzüğüne de baskı yapıyor ve Nasima’nın hareketlerinden sanki bir daha iste gibi bir durum ortaya çıkıyordu. Sikimi bir çıkardığımda, Nasima sanki götüne ister gibi biraz aşağı inip kalçalarını daha fazla açmıştı. Sikimi tekrar büzüğüne sürtünce titrediğini ve istediğini anlamıştım.

İşaret parmağımı iyice ıslatıp büzüğüne sokunca, Nasima gevşemişti ve ben de işareti almıştım. Sikimin başını iyice ıslatıp büzüğüne dayamış ve çektiğim parmağımın yerine sikimi dayayarak başını sokmuştum. Nasima’nın biraz canı yanmış, ama yavaş yavaş tamamını sokunca zevkten kudurmaya başlamıştı. Karımdan sonra siktiğim en sıkı ve harika büzüktü, sikimi sımsıkı sarmıştı. Boşta kalan elimi de üç parmağım girecek şekilde alttan amına da sokunca, Nasima kudurmuş ve ben daha hızlı bir şekilde basmaya başlamıştım o harika büzüğe. Daha fazla dayanmam mümkün değildi, ikimiz de yine aynı anda boşalıp, üzerine yığıldım. Sikimi çıkarmadan üzerinde pelte gibi uzandım. Sikim küçülüp kendiliğinden çıkıncaya kadar içinde kaldım. Sonra kalkıp birer duş alarak tekrar yatağa uzandık.

Yatakta yaptığımız sohbette, Nasima, uzun süredir bir erkekle beraber olmadığını ve beni gördüğü andan itibaren çok beğendiğini, ama bir türlü belli edemediğini, bu konuda Asu’ya müteşekkür olduğunu söyleyip, “Kesinlikle tekrar istiyorum ve Türkiye’ye gelmeyi dört gözle bekleyeceğim! Bundan sonraki sözleşmede bu yarağın hakkını da vereceğim!” dedi. Birbirimize sarılıp uyuduk.

Kayınpederimin Sayesinde Yediğim Yarraklar!

Kayınpederimin Sayesinde Yediğim Yarraklar!
ALINTI

Evleneli bir yıl olmuştu ve 19 yaşındaydım. Kocamın ailesiyle birlikte oturuyorduk. Kocamla kaçarak evlenmiştim. Yakışıklı ama serseriydi. Kendi ailemin maddi durumu çok iyi olmasına rağmen kaçtığım için beni reddetmişler, görüşmüyorlardı.
Gerçekten de maddi imkanlarımız çok ama çok kısıtlı idi. Bir yıl çok büyük maddi güçlüklerle geçti. Kocam girdiği işlerden bir haftada çıkan, çalışmak istemeyen tembel biriydi. Gün geçtikçe de kocama olan sevgim azalır olmuştu. Üzgündüm, sürekli ağlayarak geçiriyorum günlerimi…
Para sıkıntıları, sorunlar, borçlar yetmezmiş gibi bir de kocam askere gitmez mi? Bense kayınpederlerin yanında kaldım. Tüm sorunların yanında bir de kocaya, erkeğime hasret, yalnız geçen geceler eklenmişti dertlerime… İşsiz kocamla gece gündüz, her türlü sevişmeye alışmışken, birden yatakta tek başıma kalmak en büyük sorun haline gelmişti şimdi..

Kayınpederim bir bakanlıktan emekli idi. Aynı bakanlıktan emekli olan arkadaşı Ali bey, bir inşaat firması kurmuş ve kendisine bir sekreter arıyormuş. Kayınpederim de ona,
”Bizim gelin çalışsın, oğlan asker, zor durumdayız, bir sürü borç bırakıp gitti eşek sıpası!” diye dert yanmış. Ali bey de,
”Tamam gelsin, başlasın hemen!” demiş.
Kayınpeder bana iş bulduğunu söylediğinde, en azından elime geçen parayla kendi ihtiyaçlarımı alırım, kocama para gönderirim, bir güvencem olur gibi düşüncelerle hemen kabul ettim tabi ki.
Kayınpeder beni aldı, Kızılay’da bir binaya gittik. Büronun kapısını 50 yaşlarında, biraz kel, bıyıklı, orta boylarda biri olan Ali bey açtı. Çok sevecen bir şekilde karşıladı bizi. Oturduk konuştuk. Ben incecik, narin yapılı biriydim, uzun saçlarım vardı. O gün işe girebilmek için güzel de giyinmiştim.

Biraz oturup konuştuktan sonra, Ali bey kayınpederime,
”Biz gelininle anlaşırız, sen merak etme üstad!” dedi ve kayınpederimi uğurladı.
Ben o günden itibaren çalışmaya başladım. Ali bey ne derse harfiyen yerine getiriyordum. Öğlen yemeklerini bazen beraber, bazen de odamda yiyordum. Güzel geçiyordu günlerim. Elim parasal yönden biraz düzelmiş, eve de yardım ediyordum. Kayınpeder halinden çok memnundu. Ben akşamları eve gelince bana hiç iş yaptırtmıyordu bile, evdeki görümceme yaptırıyordu tüm ev işlerini işleri. Böyle aradan 4 ay geçmişti.
Ali beyin eşi birkaç yıl önce vefat etmişti. Hoş arada sırada bayan arkadaşının da geldiğini görmüştüm. Bayan arkadaşı gelince, Ali bey beni dışarıdaki işlere gönderirdi. Olayın farkına varmıştım, ama herkesin özel hayatı, beni ilgilendirmez diyordum, ama çok merak ediyordum yalan yok.

Ali beyin arada sırada da beni süzdüğünün farkındaydım, ama hiçbir şey söylemiyordu bana. Bir gün bana seslendi,
”Hümeyra, bu gün arkadaşım Mustafa gelecek, şu parayı al da biraz çerez, kavun, beyaz peynir, meyva falan al. Haa, rakı da az, bir de soğuk rakı al!” dedi.
”Peki!” dedim, dediklerini karşıdaki marketten aldım ve hemen geldim. Mutfağa gidip hazırladım, bürodaki masaya getirdim.

Ali bey akşam üstü arada bir demlenir, benle sohbet eder, ben de kola içerek ona eşlik ederdim. Yine öyle olacak zannettim.
Neyse, aradan 10 dakika geçti geçmedi kapı çaldı. Mustafa bey geldi. Kendisi de Ali Bey ile hemen hemen aynı yaşlardaydı. Kapıyı açınca bana gülümsedi, yanağımı okşadı. Ben kapıyı kapatmak için arkamı döndüğümde eli kalçama dokundu.

”Yok yok, mutlaka eli yanlışlıkla çarptı, öyle bir şey yapmaz” dedim kendi kendime.
Güldüm, içeri buyur ettim ve odama çekildim. Büro ile odam arasında da bir koridor vardı. Bir ara benden bahsettiklerini duydum. Kapıların açık olmasına rağmen tam anlaşılmıyordu konuştukları, ama benden bahsediyordu Mustafa bey. Ne diyordu diye merak ediyordum… Sonra beni çağırdılar yanlarına. Gittiğimde Mustafa bey,
”Hümeyra, gel otur, bizimle bir duble rakı da sen iç, hem biraz da laflarız!” dedi.
Hayatımda hiç içki içmemiştim. Ama sırf hakkımda ne konuştuklarını çok merak ettiğimden kabul ettim. Rakıdan bir yudum aldım ve tadını da kokusunu da beğenmedim. Yüzümün ekşidiğini görünce, Mustafa bey,
”İlk defa mı içiyorsun?” diye sordu. Ben,
”Evet, tadı berbat!” deyince,
”O zaman bir seferde fondip yap!” dedi.

Dediği gibi yaptım, bir dikişte bitirdim bardaktaki rakıyı. Ama halen ağzımdaki anason tadı vardı ve yine yüzüm ekşimişti. Mustafa bey kendi çatalıyla ağzıma önce biraz beyaz peynir verdi, üstüne de bir parça kavun yedirdi.
Ağzımdaki anason tadı şimdi yerini kavun tadına bırakmıştı, ama kafamın hafiften dönmeye başladığını hissediyordum. Ve işin garip tarafı, vücudum gevşemiş, dilim çözülmüştü, sebebini bilmediğim bir şekilde neşeliydim. Bana sormadan Ali bey bir duble daha rakı doldurup verdi elime,
”Al bakalım, bu seferkini yavaş yavaş yudumla!” dedi.
Ben rakıdan yudumladıkça, Ali beyle Mustafa bey sırayla ağzıma beyaz peynir ve kavun veriyorlar, kah sırtımı sıvazlıyorlar, kah başımı okşuyorlardı. Doğrusu gösterdikleri bu ilgi çok hoşuma gitmişti. Sonunda ikinci dublem de bitmiş ve kafam çok güzel olmuştu. Ali bey,

”Bak sana bir teklifimiz olacak Hümeyra…” dedi.
”Buyrun?” dedim merakla…
”Daha çok para kazanmak ister misin?” deyince, hemen atladım,
”Tabi ki isterim!” dedim. Mustafa Bey kendi yanına mı alacaktı beni acaba diye düşünüyordum bir yandan da…
”Bizim dediklerimizi yaparsan eline çok iyi para geçer! Ailece zor durumda olduğunu biliyoruz. Kayınpederin bana (Eti de senin, kemiği de!) demişti, hatırlıyor musun?” dedi. Evet gerçekten te öyle söylemişti. Ali bey,
”Eğer daha çok çalışırsan, sana daha çok para veririz!” dedi.
”Tamam, çalışırım!” dedim.
”Söz mü?” dediler,
”Söz! Ama ne iş yapacağım?” dedim.

”Kabul ediyor musun, önce onu söyle?” dediler.
”Tabi ki kabul ediyorum, neden etmeyim? Sonuçta hafta sonlarım boş geçiyor!” dedim.
”Evet, hafta sonu çalışması var. Bir iki saat de akşamları fazladan çalışırsın!” deyince,
”Tamam!” dedim.
”O zaman mesai çizelgen için şunu imzala! İstersen oku!” dediler. Onlara çok güvendiğimden ve ayrıca arada kayınpeder de var diyerek, ne yazdığını okumadan hemen imzaladım. Ali bey kayınpederimi de aradı, durumu izah etti, o da seve seve kabul etti, fazladan para alacaktım sonuçta. Ali bey güldü, kağıdı aldı, kasaya koydu ve Mustafa beye,
”Güzel! Bak hiç zor olmadı!” dedi. Mustafa bey de güldü, rakısını içmeye devam etti. Ben halen anlamamıştım, fazladan ne iş yapacağımı sordum. Ali bey gülerek,
”Bizim özel isteklerimizi yerine getireceksin! Bizi memnun et, biz de seni fazla fazla memnun ederiz!” deyince,
”Nasıl yani?” dedim. Mustafa bey bir kahkaha attı,
”Üstad sen harikasın valla, nerden bulursun bunları yaa!” dedi. Ali bey gayet ciddi bir şekilde,
”Bak Hümeyra, biz seni bir güzel sikeceğiz!” deyince, bir refleksle,
”Hayır, olmaz!” dedim.

”Nasıl olmaz? İmza attın! Ayrıca kayınpederine telefon ederim, senin gelin çalışmak istemiyor, hem de eli uzun, birkaç kez hırsızlık yaparken yakaladım onu derim!” dedi.
Ne yapacaktım şimdi ben? Gözümün önüne kocam geldi. İpsiz, sapsız, beni bu zor durumlara düşüren kocam… Kayınpederim geldi, çalışıp eve para getirmem için her şeye razı çaresiz adam… Para getirdikten sonra benim ne yaptığım umurunda olur muydu?
İki kart zampara gözlerini dikmiş, vereceğim cevabı bekliyorlardı. Acaba kabul etse miydim? Üstelik benim özel durumum da vardı işin içinde… Ne zamandan beri sevişmemiş, aylardır yarak da görmemiştim. Bazı geceler rüyamda boşaldığım bile oluyordu. Ali Beyin getirdiği kadınlarla yan odada sevişmeleri aklımdan çıkmıyordu. Saatlerce kadınları bırakmıyordu herif, ne kadar güçlüyse…

Bir de beni hırsızlıkla suçlayacak olması da cabası… Hepsini alt alta toplayınca bir anda kararımı verdim. Tüm cesaretimi topladım ve
”Tamam kabul ediyorum, istediğinizi yapacağım!” dedim. Mustafa bey, Ali beye,
”İşte bu dostum! İlk sen buldun, ilk sen bak tadına!” dedi.
Ali bey elimden tutarak beni kaldırdı ve misafirleri kabul ettiği odaya götürdü. Ayakta gömleğimin düğmelerini açtı. Dudaklarımı, boynumu boğazımı öperken, bir eli göğüslerimde geziniyor, göğüslerimi sıkıyor, diğer eli de kalçalarımı okşuyordu. Sonra beni kanepeye oturtup, kendisi soyunmaya başladı,
”Hadi durma, soyun sen de!” dedi. Sıkıla sıkıla soyundum. Kanepeye uzandım. Kapı yarı açık kalmıştı bu arada… Ali bey sikini eline almış, yüzüme doğru sallayarak,
”Hadi biraz em de kendine gelsin!” dedi, sikini ağzıma dayadı.

Kocamla sevişiyormuşum gibi hissetmeye çalıştım. Gözlerimi yumdum ve bir güzel emdim sikini, taşaklarını yaladım. Meğerse ne kadar çok özlemişim yarak yalamayı…
Ali bey sikini biraz yalattıktan sonra aşağı tarafıma geçti, bacaklarımı ayırdı ve kalçalarımı okşayarak, dilini amıma soktu. Amımın dudaklarını emiyor, klitorisimi yalıyordu. Bu konuda kocamdan daha tecrübeliydi. Deliriyordum. Aylarca süren açlıktan sonra bir anda seks yapmak, amımın dillenmesi çıldırtmıştı beni… Amım müthiş sulanmıştı.

O ara kapıda Mustafa beyi gördüm. Bize bakıyor ve yarağını sıvazlıyordu. Şaşırdım. Benimle tek tek sevişeceklerini zannetmiştim. Ama az sonra o da içeri soyunuk bir şekilde geldi, kalkık yarağını ağzıma verdi. Resmen ağzımı sikiyordu, ağzımda gidip geliyordu. Ben artık kendimi olayın akışına kaptırmıştım, çünkü çölde susuz kalmış bedenimin buna ihtiyacı vardı.
Ali bey amcığımı yalıyor, arada bir parmaklarını sokuyordu amıma… Boşalacağımı hissettim, iyice dolmuştum çünkü. Kaç aydır yarrak yüzü görmezken, şimdi iki tane vardı. Ali bey kalktı ve Mustafa beyle yer değiştirdiler, şimdi Ali beyin yarağı ağzımda, Mustafa bey benim amcığımı yalıyordu.

Mustafa bey amımı yalarken bir ara parmağını göt deliğine soktu, işte o zaman sarsıla sarsıla orgazm olup, işercesine boşaldım. Mustafa beyin yüzü püsküren zevk sularımdan sırılsıklam olmuştu. Mustafa bey bir, “Woawww!” çekti.
”Ne kadar istekliymişsin sen böyle yavrum? Şuna bak, suları nasıl fışkırıyor zevkten…” dedi.
Sonra doğruldu, bacak arama yanaştı. Yarağını önce amımın dudakları arasına sürttü, sonra birden sonuna kadar kökledi amıma.
Kaç aydır yarak girmediği için amcığım daralmıştı. Bundan dolayı canım yanmıştı, ama bir o kadar da hoşuma gitmişti. Yarağı içimi doldurmuştu. Bir taraftan Ali bey ağzımı sikerken, Mustafa beyin amcığımı sikmesi tarif edilmez bir zevk veriyordu bana. Doğrusu Mustafa bey işini iyi yapıyordu, bir taraftan da,

”Uzun zamandır sikilmediği belli, amı öyle dar ki, sikimi mengene gibi kıstırıyor üstadım!” diyordu.
Bu Ali beyi daha da şehvetlendirmişti ki, iyice sokuyordu yarağını ağzıma, boğazımın derinliklerine kadar giriyordu. Sonra aniden ağzıma boşaldı. Midem bulanmadı hiç, sikini emmeye yalamaya devam ettim, ama yutmadım, döllerini geri sikine tükürdüm. O sırada Mustafa bey de,
”Offf, harika bir amcığın var!” diyerek içime boşaldı… Ali bey,
”Ağzı da öyle dostum… Öyle güzel yalayıp emiyor ki orospu, denemeden bırakma. Ağzının zevkine de var.” dedi.

Biraz dinlendikten sonra beni kaldırıp banyoya götürdüler, bir güzel yıkadılar, kuruladılar. Sonra da büroya geçtik, üçümüz de çırılçıplak bir şekilde… Beni aralarına oturtmuşlardı, sürekli iltifat ediyorlardı. Harika bir kadın olduğumu, böyle gidersem çok para kazanacağımı ve bir kadının ne kadar çok sikilirse o kadar güzelleşeceğini falan söylüyorlardı.
Rakılarını yudumluyorlar, bir taraftan da meze olarak göğüslerimi öpüyorlar, amcığımı kurcalıyorlardı. Ben de iki elimle onların yaraklarını sıvazlıyor, tekrar kaldırmaya çalışıyordum. Doymamıştım çünkü, bir kez sikilmiştim daha… Evlendiğimizin ilk günlerinde kocam beni sabaha kadar siker inletirdi de, bana mısın demezdim.

Sonra Mustafa bey masayı biraz ittirip yer açtı ve yarağını iyice emmemi söyledi. Kalktım ve önünde çömelerek yarağını ağzıma aldım. Tıpkı Ali beyin sikini ve taşaklarını da yalayıp emdiğim gibi, güzelce yaladım emdim.
O sırada Ali bey de kalktı ve arkama geldi, ben Mustafa beyin yarağını yalarken, belimden tutup beni önünde domalır hale getirdi. Sonra götümün yanaklarını iki elimle ayırmamı istedi. Dediğini yaptım. Mustafa bey de saçlarımı eline dolamış, yarağını ağzıma vermeye devam ediyordu.
Birden göt deliğimde garip bir ıslaklık hissettim. Meğersem Ali bey göt deliğime bir parça kavun koymuş, parmağıyla da kavunu götüme yedirmeye çalışıyordu. Tabi kavun parçasının hepsi götüme girmiyor, birazı göt deliğimin ağzında eziliyor, suyu amıma akıyordu. Ali bey de amımdan yukarı doğru yalayarak göt deliğime geliyor ve ezilen kavun parçalarını yiyor, sonra da göt deliğimi yalıyordu… Bu işlemi birkaç kez yaptıktan sonra,
”Mis gibisin yavrum, amın da götün de harika! Hele bu göte hiç giren olmamış, bakir kalmış burası!” deyince, eyvah şimdi götümü sikecek diye iç geçirdim.

Ama itiraz hakkım yoktu, zaten onların seks kölesi olmuştum, artık geriye dönüş yoktu. Derken göt deliğimde bir yanma hissettim, hemen ardından Ali bey göt deliğimi yalamaya başladı. Bu sefer de göt deliğime biraz rakı döküp yalıyordu.
Bir süre sonra göt deliğim iyice uyuşmuştu artık, nerdeyse götümü parmaklamasını bile hissetmiyordum. Ali bey yarağını yavaş yavaş sokmaya başladı parmaklarıyla alıştırdığı götüme. İlk başlarda çok hafif acı hissettim. Ama sonra yarrağının tamamını götüme köklemesiyle gözlerimden yaşlar geldi. Mustafa bey de yarağını ağzımdan çıkartmış, yarağıyla yüzüme vuruyor,
”Hadi doğru dürüst yala şunu kaltak, daha seninle işim var! Senden iyi bir fahişe çıkacak, eminim buna!” gibi şeyler söylüyordu.
Ali bey fazla geçmeden böğürerek boşaldı götümün derinliklerine, ılık ılık hissediyordum döllerinin içime fışkırmasını. Boşalması bitince yarağını götümden çıkarıp banyoya gitti. Sonra Mustafa bey yere yattı ve yarağını eliyle dik tutarak,
”Hadi otur üstüne!” dedi.

Amcığımın dudaklarını ayırıp yarağına oturdum. Rahatça girmişti amıma. Üstünde zıplatıyordu beni.
”Ohhh orospu, ağzını sikmek ayrı zevk, amını sikmek ayrı bir zevk veriyor! Orospummm!” diyor, bu kelimeler beni daha da azdırıyor, yarağının üstünde sanki dans ediyordum, kalçalarımı kıvırıyor, içimde yarağını gezdiriyordum.
İçimi büyük bir heyecan kaplıyor, zevkten bacaklarım titriyordu. Evet ikinci kez boşalıyordum ve bunu hisseden Mustafa bey daha hızlı pompalıyordu alttan. Az sonra ikimiz aynı anda boşaldık.

Biraz öyle kaldıktan sonra, beni üstünden kaldırıp,
”Benden bu kadar!” diyen Mustafa bey de banyoya gitti. Bense ter ve döller içinde kalmıştım…
Kanepeye oturup biraz kendime geldikten sonra, kalktım ben de banyoya gittim. Ali bey banyodan çıkmak üzereydi, beni görünce,
”Gel bakalım, madem biz terlettik, biz yıkayalım seni!” dedi.
Duşun altına girdiğimde amımdan ve götümden döller süzülüyor, bacaklarımdan aşağı akıyordu artık. İkisi birden güzelce yıkadı beni, göğüslerimi, amcığımı, götümü bolca köpükleyerek. Sonra kurulanıp içeri girdik, üstümüzü giyindik, masayı toparladık. Saate baktım, nerdeyse 21:00 olmuştu,
”Eyvah, evden merak etmişlerdir beni!” dedim. Ali bey,

”Yok ben kayınpederine söyledim bu akşam geç geleceğini! Merak etme, seni eve kadar bırakacağım!” deyince biraz rahatladım. Mustafa bey,
”Ben çıkıyorum üstad!” dedi, yanıma geldi dudaklarımdan öptü,
”Harika bir yaratıksın sen!” dedi ve elime bir miktar para sıkıştırdı, gitti. Parayı çantama koyarken baktım, bir maaşım kadardı! Ali bey,
”Hadi yavrum, biz de çıkalım artık!” dedi, büroyu kapatıp çıktık, arabaya bindik. Arabayı çalıştırmadan cüzdanını çıkarıp, bir o kadar para da o verdi ve
”Bu akşam harika geçti, inan bak hiç pişman olmayacaksın! Al şu parayı, ama hepsini verme kayınpederine! Haa, bir ara seni Cavit’le tanıştıracağım, hafta sonu onunla birlikte olacaksın. Ben gelmeyeceğim, ikiniz olacaksınız sadece, hiç acıma ona, iyice gevşesin, ihale işi var, onu çok memnun et, ihaleyi bize versin daha çok kazanacaksın!” dedi.

”Tamam!” dedim, parayı aldım çantama attım.
Çok sevinmiştim, bir iki saat içinde bu kadar çok para kazanmıştım… Eve geldik. Arabayı park etti. Ben anahtarımla açacakken, Ali bey zili çaldı. Kayınpeder kapıyı açtı,
”Buyurun girin içeri!” deyince, Ali bey,
”Yok yok girmeyim, Hümeyra’yı getirdim, kendi elimle teslim edeyim dedim, sonuçta emanet!” dedi. Ben içeri girdim ve Ali beye,
”Bir yorgunluk kahvesi yapsaydım size, bugün çok çalıştınız, çok yoruldunuz!” dedim. Ali bey güldü,
”Senin bu gelin harika biri, sanki kendisi hiç yorulmadı! Hadi yarın görüşürüz!” dedi gitti.

Ben de odama gittim, paranın az bir kısmını çıkarttım cüzdana koydum, sonra içeri girip,
”Baba, al!” dedim. “Ali bey haftalık fazla mesai parasını peşin verdi.” Kayınpeder parayı görünce öyle bir sevindi ki, hiç sormayın.
”Hafta sonu için tekrar mesai varmış!” dedim.
”Aman olsun kızım, aman olsun… İkimiz iki taraftan borçları kapatırız! Sakın, yapmam etmem deyip Ali Beyi küstürme. Kim verir bu zamanda bu kadar para? Bak iki saatte iyi para almışın!” dedi. Oysa kendime daha çok para kalmıştı.
”Yok baba olur mu, iş olsun yeter ki, yaparım ben!” dedim.
”Yemek yedin mi kızım sen? Hemen bir şeyler hazırlasınlar!” dedi.
”Aç değilim, çok yorgunum, hemen yatayım!” dedim.
”Tamam tamam, hemen yat dinlen!” dedi.
Odama girip çırılçıplak soyundum, yattım. Bacaklarım, amım, götüm, ısıra ısıra emdikleri memelerim sızlıyordu. Ama sekse, sevişmeye öyle doymuştum ki, umurumda bile değildi vücudumun sızlaması… Bugün neler yaşadım diye gözden geçirirken, uyuya kalmışım…

***
Sabah erkenden kalkıp işe gittim. Büroyu havalandırdım, çöpleri çıkarttım. Yarım saat sonra Ali bey geldi büroya,
”Günaydın fıstık!” diyerek götümü avuçlayıp, sabah kahvesini istedi ve direk odasına geçti. Hemen kahvesini yaptım götürdüm. Beni çekti kucağına oturttu ve
”Bir öpücük ver bakayım! Dün çok yordun bizi ya! Seninle çok işimiz var! Hele o götün sabaha kadar gözümün önünden gitmedi!” dedi. Dudaklarımı öptükten sonra göğüslerimi sıktı,
”Hadi biraz emeyim şunları da, işimizi yapalım!” dedi.
Gömleğimin düğmelerini açıp, sütyenimin askılarını indirdim. Memelerimi öptü, kokladı, yaladı ve emdi, sonra da,

”Hadi git şimdi işinin başına!” dedi. Öğlene kadar odasından çıkmadı. Öğlen de,
”Yemeğini sen burda ye, sonra da alışverişe çık, al şu parayı, kendine güzel seksi bir şeyler al, akşamüstü gelirim ben!” deyip, bana AVM’de bir mağaza tavsiye etti.
Öğlen yemeğimi yedikten sonra, büroyu kapatıp AVM’ye gittim. Dediği mağaza çok lüks bir yerdi, çok kaliteli, seksi ve pahalı iç çamaşırları falan satıyordu. Ordan kendime iki takım seksi iç çamaşırı aldım, aynı renklerde topuklu terlik aldım, pahalı bir parfüm aldım, bir de beyaz saten gömlek aldım. Büroya döndüm. Akşamüstü Ali bey geldi.
”Hoş geldin patron!” dedim. Güldü,
”Hoşbulduk fıstık, aldın mı güzel bir şeyler?” deyince, paketleri açıp gösterdim. “Çok güzel, aferin sana, bunları giyince tam bir oruspu olacaksın!” dedi. Ben de gülerek,
”Ama sizin orospunuz!” dedim.
”Hadiii git başımdan, azdırma beni şimdi!” dedi.
Paketleri odama götürdüm dolabıma sakladım, sonra işimi yaptım. Akşam da erkenden beni eve gönderdi,
”Yarın için iyice dinlen, öğlene doğru gel!” dedi.
Ertesi günü öğlene doğru işyerine gittim, açtım büroyu. Normalde Cumartesileri öğlene kadar Ali beyle ‘Fazla mesai!’ yapacaktım hesapta, ama bugün öğleden sonra Cavit beyi memnun edecektim. Tam etrafı temizliğe girişmiştim ki, kapı açıldı Ali bey geldi ve gülerek,
”Hayırdır, ne yapıyorsun?” dedi.
”Ortalığı toparlıyordum, bugün Cavit bey gelecek dedin ya?” dedim. Yine güldü ve
”Bırak şimdi ortalığı, sen kendine bak! Cavit birazdan seni almaya gelecek!” dedi.
”Tamam!” deyip, hemen üstümü başımı düzelttim, makyajımı tazeledim. Hazırdım. Ali bey,
”Yanına dün aldıklarını da al!” dedi. O sırada Ali beyin telefonu çaldı. Konuşup kapadıktan sonra, “Cavit aşağıda seni bekliyor, hadi git! Unutma bak, onu perişan et, tamam mı? İhaleyi bizim almamız lazım, eğer senden memnun kalıp ihaleyi bize verirse, sana çok büyük ikramiye var!” dedi.
”Sen bana bırak, hallederim!” dedim, dudağından öptüm ve seksi iç çamaşırların olduğu paketleri alıp aşağıya indim.
Aşağıda simsiyah, lüks bir Jeep bekliyordu beni. Kapıyı açtım, öne oturdum. Külotuma kadar sıyrılan mini eteğimi düzeltme gereğini bile hissetmedim. Kısa bir tanışma faslından sonra yola çıktık.

”Gölbaşına gidiyoruz!” dedi.
”Tamam!” dedim.
Yolda havadan sudan, ordan burdan konuştuk. Güzelliğimden, Ali ve Mustafa beylerin beni nasıl beğendiklerinden bahsetti. Övgü dolu sözler söylemişler benim hünerlerim için. Sohbet ede ede, göl kenarında güzel bir villaya geldik. Arabayı villanın garajına soktuktan sonra içeri girdik.
Harika bir villaydı. Elindeki poşetleri mutfağa koydu. Bahçeye ufak bir çilingir sofrası hazırladı. Etleri ızgaraya koydu. Ben de yardım ettim. Bu arada Cavit bey de Ali beylerin yaşlarındaydı. Çok güzel seks fıkraları anlatan, samimi, içten biriydi, sevecendi, nazikti. Ayrıca yaşına göre çok karizmatikti.
Izgaradaki etler pişince, oturduk yedik. Sonra sofrayı kaldırdık, içeri girdik. Duvarda kocaman dev ekran bir TV vardı. Ses düzeni harikaydı. Bira, kuruyemiş ve meyve getirdi, sehpanın üstüne koydu. Sonra bir porno film koydu. Evet, sanırım bizim sikiş başlamak üzereydi. Bana,

”Yere oturalım rahatça şöyle, hadi gel!” dedi.
”Önce üstümü değiştireyim…” dedim, paketleri aldım ve giriş kattaki ilk gördüğüm odaya girdim. Üzerimi değiştirdim.
Üstümde şimdi kırmızı dantelli bir beybidoll vardı. Göğüslerim gözüküyor, ucunda kurdele vardı. Altımda yine kırmızı, dantelli tanga külodum vardı. Ayağımda ise topuklu, üstü tüylü bir terlik vardı. Kıyafetim kırmızı rujumla tamamlanmıştı. Saçlarımı açmıştım. Evet, bu halimle tam bir orospuydum.
Salona döndüğümde porno çoktan başlamış, Cavit bey de üstünü çıkartmış, sadece baksırla yerdeki beyaz uzun tüylü peluş halının üzerine oturmuştu. Beni görünce bir ıslık çaldı ve
”Üfff, sen gel bakayım kucağıma otur!” dedi. Cilveli hareketlerle gittim kucağına oturdum. Beni uzun uzun öptü, göğüslerimi öptü, kulak memelerimi emdi,
”Harika kokuyorsun!” dedi.
O benim kulak mememi emerken, ben de onun göğsündeki kılları okşuyor, kılları hafif hafif çekiyordum. Sonra elini bacağıma atıp, bacaklarımı araladı. Ben de bir ayağımı sehpanın üstüne koydum, iyice ayırdım bacaklarımı.

Eli şimdi tangamı kenara çekmiş, amcığımı okşuyordu. Ben de onun baksırını sıyırıp, ayaklarından çıkardım, yarağını aldım elime, sıvazlamaya başladım. Yarağının başı iyice şişmiş, morarmaya başlamıştı.
Dayanamayıp toparlandım, hemen yarağına yumuldum. Yarağının başını yavaş yavaş dudaklarıma sürtüyor, dilimi gezdiriyordum. Bunu yaparken de taşaklarını okuyordum. Yarağını ağzıma alıp emmeye başladığımda, o da kasılıp inlemeye başladı. Keyif aldığı her halinden belliydi. Yarağı ağzımda iyice büyüyordu. Boşalmamak için kendini tutuyordu belli ki. Kısa bir an yarağını ağzımdan çıkarıp,
”Hadi boşal ağzıma, yutayım döllerini, sik ağzımı hadi aşkım!” deyip yeniden soktum ağzıma ve emmeye devam ettim.
Birden gırtlağıma kadar sokup yanardağ gibi patladı. Yutuverdim hepsini. Sonra ağzımdan çıkarıp yarağının başını öptüm ve
”Sen harika bir erkeksin, yarağın çok müthiş, döllerinin tadı da bir başka!” dedim.
Sarıldı bana. Bu söylediklerimi daha önce hiçbir kadından duymamış. Biraz dinlendikten sonra beni yatırdı yere, tanga külodumu çıkardı, gömdü başını amcığıma. Kokluyor, öpüyor, yalıyor, parmaklarını sokup çıkartıyor amıma. Arada bir de baş parmağını götümün deliğinde gezdiriyor, başparmağını götüme sokmaya çalışıyordu.
O böyle yaptıkça ben de zevkin doruklarına çıkıyordum. Sonra yeniden kalkmakta olan yarağını gösterdi ve sırtüstü yattı, beni üstüne ters aldı, 69 olduk. Ben onun yarağını emerken, o da göt deliğime diliyle masaj yapıyordu. İki parmağını amıma sokmuş, sanki parmağıyla kavanozdan bal çıkartıp yalıyormuş gibi, resmen zevk sularımla ıslattığı parmaklarını emiyordu.

Yarağı yeterince sertleşince beni üstünden indirdi, yere yatırdı, yan çevirdi, bacağımı araladı, arkadan amıma soktu yarağını. Gidip geliyordu. Bir taraftan da meme uçlarımı parmaklarıyla kıvırıyordu, ufalıyordu. Harika bir şeydi bu.

Bir süre sonra yarağını amımdan çıkarıp, sırtüstü yattı ve kalkıp yarağına ters oturmamı söyledi. Kalkıp dediği gibi oturdum, yarağını amıma alarak.
”Yavaş, kıracaksın!” dedi.
Kalktım, tekrar aynı pozisyonda, ama bu sefer ağırlığımı vermeden, elimle yarağını tutup yavaş yavaş amıma sokup sokup çıkartmaya başladım. O ise ellerini başının altına kenetlemiş, yarağının amıma giriş çıkışını seyrediyordu.
Sonra isteği üzerine yüzümü ona döndüm. Başladı sırayla memelerimi emmeye, bir taraftan da amıma pompalamaya devam ediyordu. Bu durum beni iyice azdırıyordu. İkimiz de aynı anda boşaldık.

Kan ter içinde kalmıştık. Banyoya gidip güzelce yıkandık. Banyodan çıkınca, o salona gitti, ben de iki dakika müsaade isteyip paketleri bıraktığım odaya gittim. Bu sefer dantelli siyah iç çamaşırı takımı giydim. Üstüme de beyaz saten gömleği giyip, düğmelerini de kapatmadım. Salona gittim.
Yine ıslık çaldı, müthiş olduğumu söyledi. Yanına oturdum. Bana da bira açmıştı. İlk defa bira içecektim. Biralarımızı içtik, biraz çerez, biraz meyve yedik. Biranın tadı rakıdan daha güzel geldi bana.
İlk şişeler bitmişti, ikinci biraları da açtı. Kendimize gelmiştik biraz. Bacaklarımı okşadı. Saten gömleğimi çıkarmadan, dantelli südyenimin üstünden taşan göğüslerimi öptü. Sonra bacaklarımın üstüne yattı ve o halde südyenimden kurtardığı memelerimi emmeye başladı. Ben de yine göğsündeki kılları çekiştiriyordum. Epeyce emdi memelerimi. Göz göze geldik.
”Doydun mu memelerime?” deyince,
”Doymak mümkün mü? Sabaha kadar emsem bu memelerini ve amını, doymam ben!” dedi.
Baktım yarağı yine kalkmıştı, elimi atıp okşadım biraz. Müsaade isteyerek kalktı, çekmecelerin birinden vibratör ve krem aldı geldi. Dört ayak üzerine domalmamı istedi. Domaldım hemen. Vibratörün titreşimini çalıştırıp, amıma soktu. Titreşim amımdan bütün vücuduma yayıldı sanki. Sonra,

”Götüne girmek istiyorum, izin var mı?” diye sordu.
”Tabi erkeğim, neremi istiyorsan sikebilirsin!” dedim.
”Harikasın, iyice aç bacaklarını o zaman!” dedi.
Açtım bacaklarımı iyice. Göt deliğimi epeyce bir yaladı, parmaklarıyla genişletti. Sonra kremi de sürdü göt deliğime ve daha ne olduğunu anlamadan öyle bir soktu ki yarağını götüme, çığlığı bastım. İlk defa Ali bey sikmişti götümü, ama hiç bu kadar acımamıştı.
Cavit bey şimdi götüme yarağını köküne kadar sokup çıkarttıkça, benden elimde olmadan anırır gibi sesler çıkıyordu. Amımda vibratör titreşiyor, götüme de gerçek yarak girip çıkıyordu ve ben zincirleme orgazm olup boşalıyordum. Cavit bey ise parmaklarını ağzıma sokmuş, şuursuzca götümü sikiyordu…

Sonunda o da boşalmış ve yarağı götümün içindeyken üstüme kapaklanmış kalmıştı. İkimiz de burnumuzdan soluyorduk ve yine terden sırılsıklam olmuştuk.
Dizlerimin ağrıdığını söyleyince, yarağını götümden çıkarıp üstümden kalktı. Beni de kaldırdı, gidip yıkandık tekrar. Ama bacaklarım titriyordu. Salona geldiğimizde bana,
”Bitirdin beni aşkım, müthiş bir kadınsın, seni sürekli sikmek isterim, ama bu günlük bu kadar yeterli, hadi giyin de çıkalım!” dedi.
Çok sevinmiştim buna, bir daha sikmek isteseydi dayanamazdım sanırım. O salonda giyinirken, ben de odaya gidip normal kıyafetlerimi giyindim. Salona geldiğimde çantama tomarla para koyarken gördüm. Birbirimize teşekkür edip, öpüştük, villadan çıktık. Arabaya bindik hareket ettik, ama bir süre götümün üstüne oturamadım, çok canım yanıyordu.
Beni büronun önünde indirdi, kendisi devam etti. Ben de iç çamaşırlarımın olduğu paketleri bürodaki dolabıma koyup çıktım. Bir taksiye bindim, eve gittim. Eve girer girmez, görümceme,
”Başım ağrıyor, çok yorgunum!” dedim ve odama gidip yattım.
Kayınpederim evde değildi, muhtemelen kahvehaneye gitmişti. Aradan birkaç saat geçmişti, görümcem geldi uyandırdı,
”Yenge yemek hazır, hadi gel babam çağırıyor!” dedi.
Kalktım, elimi yüzümü yıkadım, yanlarına gittim. Kayınpeder belli ki para istiyordu, fazla mesaiden geldiğimi biliyordu. Hemen çıkartıp geçen günkünden biraz daha fazla para verdim. Kayınpederim,
”Aferin kızım sana, bak isteyince nasıl çalışıyor insan!” dedi ve parayı cebe indirdi.
Kayınpederimin ağzı kulaklarına varıyordu, çalıştığım ve para getirdiğim için çok memnundu. Hoş ben daha çok memnundum bu durumdan. Hem evde oturup sıkılmıyordum, hem bir sürü para biriktiriyordum. Hem de bol bol yarak yiyordum ve erkeksizliğimi gideriyordum.

Evdekiler de beni daha çok seviyorlar ve artık bana ev işleri yaptırmıyorlardı.
Yemekten sonra sofrayı da görümcem topladı, bulaşıkları yıkadı, çay demleyip getirdi, meyva hazırlayıp getirdi. Aslında görümceme de çok üzülüyordum, normalde benim yaptığım evişlerini zavallı kızcağız yapıyordu şimdi.
Yine de keyfime diyecek yoktu, onlarla oturdum biraz TV seyrettim, sonra odama gidip yattım. Ertesi gün Pazar’dı, iş te yoktu, ‘Fazla mesai!’ de yoktu

cuckold (alıntı)

cuckold (alıntı)
Kocamın Patronu
Yasemin — Kocamın Patronu

Merhaba, adım Yasemin.

25 Yaşında 2 senelik evli genç bir kadınım. 1,70 boylarındayım. Düz ve uzun sarı saçlara, ince bir bele, dolgun kalçalara sahibim. Pembe ve geniş meme uçlarıyla gögüslerim büyük ve şekillidir. Bembeyaz vücudum, uzun bacaklarım ve küçük bakımlı ayaklarımla yolda erkeklerin dönüp tekrar tekrar baktığı güzellerden birisiyim.

Eşimin iyi bir işi var ve iyi kazanıyor. Oldukça konforlu bir evde lüks içerisinde yaşıyoruz. Ancak çok çalıştığı için kocalık görevlerini yerine getiremiyor ve akşamları yorgunluktan sızıp kalıyor.

Geçen öykümde azgınlıktan yanan vücuduma engel olamayıp kendimi başka erkeklere siktirme kararı verdiğimi ve yine çok azdığım bir günde eve gelen doğulu musluk tamircilerine kendimi nasıl hoyratça siktirdiğimi yazmıştım.

Bu olayın üzerinden yine haftalar geçmiş, vücudum yeniden alev alev yanmaya başlamıştı. Evde çırılçıplak dolaşıyor, internette yüzümü gizleyerek erkeklere çıplak şovlar düzenliyordum. Kameranın karşısındaki irili ufaklı siklerin benim için boşalmasını büyülenerek izliyordum. Bazen çok azdığımda dayanamayıp gizli numaradan tanımadığım adamlarla konuşup telefonda bellerini getiriyordum. Hemen hepsi de buluşmak için yalvarıyor. Bazıları yüksek ücretler teklif ediyor, bazıları beni bekar evlerinde grup olarak sikmek istiyor ama hepsi de ekranda gördüklerine sahip olmak için yarışıyorlardı. Bense bazen dayanamayacak kadar azıyor ama bütün vücudumun yanmasına ve bacaklarımın titremesine rağmen evli bir kadın olduğum için kendimi tutuyordum. Ancak ekranda izlediğim yarakların geceleri rüyama girmesine engel olamıyordum.

Yine böyle bir günde bacaklarımı ayırmış, ıslanmış bacak aramı karşımdaki adam için parmaklıyordum. Herifin öyle büyük ve sert bir yarağı vardı ki büyülenmiş bir şekilde ne isterse yapıyordum. Azgınlıktan karşımda sıvazlanan büyük sikin kölesi olmuştum. Herifin istediği şekilde domalıyor, arka deliğimle ya da amımla oynuyor, büyük göğüslerimi dimdik olmuş meme uçlarımdan sıkarak yoğuruyordum. Aniden çalan cep telefonumun sesiyle irkildim. Arayan kocamdı. Merhabalaştıktan sonra sesimdeki titremeyi farketmişti.

“Hayrola aşkım sesin tuhaf geliyor hasta mısın yoksa?” diye sordu.

“Hayır hayatım temizlik yapıyordum da nefes nefese kalmışım” diye cevapladım. Bu arada iki parmağımla pembe amımı dudaklarından ayırmış karşımdaki adama ıslak amcığımın içini göstermeye çalışıyordum.

“Aşkım sana zahmet olacak ama akşama yemeğe misarifimiz olarak patronumuz Mahmut Bey gelecek. Biliyorsun bu benim için çok önemli şöyle içkili güzel bir sofra hazırlamamız mümkün mü?” diye sordu. Sesinden oldukça heyecanlandığı belli oluyordu. Eşim patronundan çok çekinir ona çok saygı duyardı.

“Tabi aşkım ne demek… Hemen şimdi mutfağa girip bir şeyler hazırlarım… Sen hiç merak etme aşkım… Mahmut Bey bu akşamdan çok memnun kalacak.” Dedim.

Canım sıkılmıştı. Kendi kendime “durduk yere iş çıkarıyorsunuz vallahi” dedim. Karşımdaki adamı boşalttıktan sonra bilgisayardan ayrılırken MSN deki herif telefonumu ya da adresimi öğrenmek için yalvarıyordu.

Böyle durumlarda her zaman yaptığım gibi kocamın kredi kartıyla yakındaki pahalı restorandan yemekler ve mezeler ısmarladım. Ayrıca rakı ve bira da sipariş ettim. Bu restoran siparişleri sayesinde eşim benim çok iyi yemek yaptığımı zannediyor.

Banyoya girdim ve sıcak suyla uzun bir banyo yaptım. Koltukaltlarımı, bacak aramı tekrar traş ederek iyice temizledim. Azgınlıktan yanan vücuduma dokunmaya doyamıyordum. Banyodan sonra düz saçlarımı kurutarak uzun uzun taradım. Küçük ve bakımlı ayaklarımın tırnaklarına sadece cila sürmeye karar verdim. Uzun topuklu bir terlik giyeceğim için ayaklarımın çok güzel görünmesini istiyordum. Bundan önce bütün vücuduma, göğüslerime, bacaklarımıa ve ayaklarıma uzun uzun güzel kokulu kremlerle masaj yaptım. Gece koyu kırmızı elbisemi giymeye karar verdiğim için kırmızı küçücük tangamı giymiştim. Üzerimde sadece tangamla; tırnaklarımı cilalamış, kurumaları için ayaklarıma üflerken aniden kapı çaldı. Aceleyle üzerime kocamın ortalıkta bıraktığı gömleği giydim ve ortadan bir iki düğmesini ilikleyerek kapıya doğru acele seğirttim. Tırnaklarımın cilası bozulmasın diye sekerken dolgun ve beyaz kalçalarım gömleğin altında sağa sola sallanıyordu. Kapıyı açtığımda siparişleri getiren 18-19 yaşlarında çocuğu karşımda buldum. “Bu da kürt olmalı” diye düşündüm. Genç olmasına rağmen iri yarı kıllı ayı gibi bi şeydi. “Bileğim kadar siki vardır bunun” diye düşünmeye başlamıştım ki. Çocuğun “siparişleri getirdim abla” diyen sesini duydum. Sesi heyecandan titiriyor, gözlerini ince beyaz gömleğin altında belli belirsiz seçilen pembe meme uçlarımdan alamıyordu. Meme uçlarım dimdik olmuş, göğüslerimin büyük bölümü önü açık gömlekten rahatça seyredilebiliyordu.

“Ay canım siparişleri mutfağa bırakıver… Kusura bakma böyle ev haliyle…” diyerek cilveli kıkırdadım.

Mutfağın kapısına arkamı dönerek bahşiş arama bahanesiyle çantamı karıştırıyor, eğilip doğrularak arkamdaki çocuğun küçücük tangamdan taşam kalçalarımı izlemesini sağlıyordum. Bembeyaz ve uzun bacaklarımı bazen ayırıyor bazen birleştiriyordum. Parayı vermek için arkamı döndüğümde terlemiş gözleri faltaşı gibi açılmış çocuk, gözlerini kalçalarımdan zorla ayırarak şaşkın bana baktı.

“Birazcık cesaretin olsa beni yere yatırır burada çatır çatır sikerdin” diye düşündüm. “Hiç itiraz etmeden bacaklarımı açardım sana”.

“Al aşkım bu da senin için” diyerek çocuğa parayı ve kredi kartını verdim. Ağzımdan yanlışlıkla “aşkım” kelimesi çıkmıştı. Pos makinasına şifreyi girerken yüzüm utancımdam kıpkırmızı olmuştu. Çocuk kekeleyerek teşekkür etti ve gitti.

“Bu akşam sikini yara yapmasa bari” diyerek kıkırdadım.

Yatak odasına geçerek sırıksıklam olmuş tangamı bir diğeriyle değiştirdim. Masayı hazırladıktan sonra Aynanın karşısına geçerek hafif bir makyaj yapmaya koyuldum. Büyük ve yeşil gözlerimi öne çıkaracak bir far sürdüm. Hokka gibi küçücük burnumun altında yarı açık duran tombul dudaklarımı koyu kırmızıya boyadım. Hafif bir allık sürdükten sonra kırmızı elbisemi giydim. Uzun topuklu ve bir tek ince kırmızı bant ile ayaklarımda duran terliklerimi de giydikten sonra aynanın karşısına geçtim. Omuzlarımdan dökülen düz sarı saçlarım, geniş dekolte ile yarısı dışarıda dimdik duran sütyensiz büyük göğüslerimi, bacak aramın 3-4 parmak altına uzanan ve ince belime yapışmış ama aşağı doğru genişleyen elbisemin etekleri ile düzülmeye hazır bir fahişe gibi duruyordum.

Odayı gerektiği gibi ışıklandırdıktan ve masayı son bir kez gözden geçirdikten hemen sonra kapı çalındı. Gelen kocama sarılarak öperken arkasında duran iri yarı adamı inceliyordum. Kocamın patronu Mahmut Bey neredeyse kocamın iki katı 40-45 yaşlarında göbekli hafif kel, kıllı bir adamdı. Sonradan görme bir kro olduğu her halinden belliydi. Ben kocamı öperken arsızca gözlerimin içine bakıyordu. Daha tanışmadan beni ayaküstü gözleriyle sikmeye başlamıştı. Elimi Mahmut Beye uzattım ve kendisinin bu kadar genç olduğunu beklemediğimi belirttim. Sırıtarak her yerimi inceliyordu. “Siparişleri getiren çocuğun yerinde bu olsaydı beni çoktan çatır çatır sikmişti” diye düşündüm. Kocam çok heyecanlı patronunu memnun etmek için dört dönüyordu. Halbuki beni gördükten sonra herifin neşesi yerine gelmiş görünüyordu. Geniş geniş sırıtarak “Böyle güzel karın vardı da bizi daha önce niye tanıştırmadın Berk Bey” diyerek küstahça güldü. Kocamın ağzı kulaklarına varıyordu.

“Çok teşekkür ederim Mahmut Bey! Eşim ve ben size ağırlamaktan mutluluk duyarız” gibi laflar sarfediyordu. Ben kıvıra kıvıra Masaya servis yapıyor, eğilerek herife bembeyaz göğüslerimi uzun uzun seyrettiriyor, adamın bakışları altında iyice orospulaşıyordum.

Bir kaç kadeh içtikten sonra yanaklarım kıpkırmızı olmuş bütün vücudum yanmaya başlamıştı. Mahmut Bey yemek boyunca masanın altından ayaklarıyla bacaklarıma dokunmuş hatta bir kaç kere bacak aramı denk getirmeye çalışmıştı. Bense herife hiç bakmadan memnun gülümsüyordum. Kocam heyecandan hiç bir şey görmüyor sürekli kendinden bahsederek kendini patronuna sevdirmeye çalışıyordu.

Bir ara adam kravatını gevşetince ister istemez adamın kıllı ve erkeksi göğsüne bakmaktan kendimi alamadım.Bakışlarımdaki açlığı hemen anlayan Mahmut Bey,

“Yasemin Hanım ayıp olmazsa biraz gömleğimi gevşetecem, çok sıcak oldu içerisi… Malum rakı” diyerek arsızca gözlerimin içine baktı. Nasıl olsa kocamın yanında bir şey olmaz diye düşünerek yeşil gözlerimi şehvetle adama dikip,

“Aaa lütfen Mahmut Bey! Kendinizi evinizde hissedin rahat olun canım” diyerek cilveyle kıkırdadım.

Kocamsa ikimizden de neşeli “Burası sizin de eviniz olur Mahmut Bey lütfen rahatınıza bakınız” diyordu. Küçük sikli beceriksiz kocamın yanında bu herife karşı inanılmaz kadınsı bir istek duyuyordum.

Kravatını çıkarıp gömleğinin üstten 5-6 düğmesini çözen adamın geniş ve kıllı göğsüne bakmaktan kendimi alamıyordum. İçtikten sonra kendimi iyice kaybetmiş adama sürekli cilveli bakışlar atıyor, şişkin bacakarasına ve kıllı göğsüne bakarak herifi iyice tahrik ediyordum. “Nasıl olsa kocam var” diye düşünerek herifi iyice azdırmaya karar verdim. Kocamın lavaboya gittiği anı fırsat bilerek bacaklarımı ayırdım ve umursamazca adamın karşısında rakımdan bir yudum aldım. Herif sırıtarak kırmızı tangamı izliyor ve eliyle sikini düzeltiyordu. Adamı cilveli bakışlarla azdırmaya devam ediyordum ki kocam içeriye girdi.

“Yahu Berk Bey” dedi patron. “Bugün çok önemli evrakları Kartal daki ofiste unuttum… Naapsak yahu” diye sordu.

“Yarın da lazımdı evraklar nasıl yapacaz bilmem ki” diye ekledi. Kocam hemen heyecanlandı,

“Dilerseniz ben hemen alıp geleyim Mahmut Bey” dedi. “Yarın ofiste size teslim ederim”

“Yahu sana da ayıp olacak Berk Bey bu saatte”, “Üzülüyorum vallahi” diye ekledi Mahmut Bey.

Herifin niyetini anlamıştım. Karşımdaki ayı gibi görünen bu kro aynı zamanda çok ta zekiydi. Beni sikmeyi o anda haketmişti. Amcığım sırılsıklam olmuştu.

Eşime ofisin anahtarlarını verirken, “Eh ben de kalkayım o zaman” dedi Mahmut Bey “Sen ofise giderken Yasemin Hanımı rahatsız etmeyeyim” dedi. gözlerime bakarak adeta beni sikmek için onay almak istiyordu. Hiç düşünmeden,

“Aaa vallahi darılırım Mahmut Bey daha size ikram edeceklerim var, tadına bakmadan giderseniz çok üzülürüm” diye cilveyle kırıttım.

Kocam ikimizden de hevesli,

“Lütfen Mahmut Bey” dedi. “Ben hemen ofise gider gelirim. Eşim size en iyi şekilde ağırlayacaktır. Hem burası sizin eviniz sayılır.” Dedi. Aceleyle, heyecandan kendini kaybetmiş bir şekilde arabanın anahtarlarını aramaya koyuldu.

Patron arsızca yerine yerleşerek “Eh madem öyle Yasemin Hanımın ikramının tadına bakmadan gitmek ayıp olur” diyerek sırıttı. Herif gözlerini yeşil gözlerimden bir an olsun ayırmıyordu. Mahmut Beye kendimi siktireceğimi anlamıştım. Hafif çakırkeyif, yanaklarım kıpkırmızı, çok azmış durumdaydım, adama bacaklarımı ayırmak için sabırsızlanıyordum. Kocam hiç bir şey anlamadan sevinerek çıktı.

Arabanın sesini dinleyerek, uzaklaştığından emin olana kadar sesizce bakıştık. Bacak bacak üstüne atmış kıçıma kadar sıyrılmış eteğimle, ayağımın ucunda topuklu terliğimi hızlı hızlı sallıyordum. Herif benim sikilmek için sabırsızlandığımı anlamıştı. Yarım ağız sırıtarak,

“Korkmayın Yasemin Hanım kocana yanlış anahtarları verdim… Kapıyı açamayıp beni arayınca geceyarısı ona çilingir arattıracam… Daha epey bi vaktimiz var yani” deyip, rakısından bir yudum daha aldı…

Herife sinirleneceğime elimde olmadan cilvelenip kırıtıyordum…

“Yasemin Hanım şöyle oynak bi müzik yok mu sizde gülüm?” “Rakı böyle eğlencesiz kuru kuru gitmez biliyo musun?” dedi. Kalçalarımı sallayarak müzik setine gittim. Radyo kanalı ararken siparişleri getiren çocuğa yaptığım gibi hafif eğilerek adama bembeyaz bacaklarımı ve tangamdan taşan kalçalarımı sergiliyordum. Oryantal müziği bulunca ister istemez kıçımı adama karşı sallamaya başlamıştım. Arkamı döndüğümde herifin gömleğini tamamen çözdüğünü gördüm. Bacaklarını ayırmış karşımda kıllı göğsü ve göbeğiyle yayılmış bir halde şehvetle beni izliyordu.

Mahmut Bey’in karşısında göbek atmaya başlamıştım. Saçlarımı sallıyor, memelerimi öne eğilerek çalkalıyor, kendi etrafımda dönerek açılan eteğimden bembeyaz kalçalarımın tombul ve gergin yanaklarını herife sergiliyordum. Kadınsı bir içgüdüyle kendimi daha iyi sitirmek için adama her türlü orospuluğu yapıyorudu.

Neden sonra patron eline kadehi ve meze tabağını alarak kanepeye geçti. Elindekileri sehpaya koyarken,

“Hadi bakalım gülüm, hazırlan da yanıma gel artık… Müziği de kapatma biraz sonra bas bas bağıracaksın, komşulara ayıp olmasın di mi” diyerek sırıttı.

Sikilme fikri aklımı başımdan aldığı için ne denirse yerine getiriyordum.

“Hemen Mahmut Beyciim” diyerek kırıta kırıta banyoya seğirttim. Suları bacaklarıma kadar akan amcığımı iyice temizledim. Yatak odasına geçerek kasıklarıma, boynuma, göbeğime bacaklarıma parfüm sürdüm. İnce askılı pembe kombinezonumla, pembe tangamı giyerek sabırsızca kocamın patronunun yanına koştum.

Biraz sonra herifin dizinin dibinde oturmuş, patrona elimle meze yediriyor bazen elimle kıllı göğsünü okşuyor, öpüyor ama sürekli olarak kumaş pantolonun üzerinden sikini sıvazlıyordum. Oldukça kalın olduğunu hissettiğim yarak elimin altında zonkluyordu. Çok erkeksi bir kokusu vardı. Patron kalçalarımı, memelerimi yoğuruyor, her yerimi hoyratça sıkıp acıtıyordu.

Önünde diz çöküp pantolonunu ve iç çamaşırını çıkarttım. Bileğim gibi bir yarak yüzümün dibinde dikilmişti. Heryeri kıllı olan bu adam taşaklarını ve sikini traşlamış pırıl pırıl yapmıştı. Belli ki bütün zamanını orospularla alem yaparak geçiriyordu bu kro. Elimle sikini sıvazlarken bir yandan da taşaklarını emiyor, kokluyordum. Çok garip ama dayanılmaz erkeksi bir kokusu vardı. Bacakaram sırılsıklam olmuştu. Diğer elimle bacakaramı kurcalıyordum. Patronun taşaklarına tükürdüm ve yalamaya devam ettim. Arada sikinin gövdesini ve başını ağzıma sığdırmaya çalışıyordum. Herifin yarağı dimdik ve parıl parıl parlıyordu. Mahmut Bey zevkten ayı gibi homurdanıyordu.

Bu sırada Eşimin patronunun telefonu çaldı. Arayan kocamdı. Kapıyı açamamış olmalıydı. Patron önce sehpadaki kumandayla müziğin sesini kıstı.

“Alo! Berk Bey valla bu saatte zor ama bi çilingir bulursan çok iyi olur ya!” “Yani bu saatte sana da zahmet veriyoruz ama hakikaten şirketimizin çok değerli bi çalışanısınız yani… Siz de olmasanız…”

Mahmut Bey kocamla konuşurken bir yandan saçımdan tutmuş yüzümü sikine ve taşaklarına sürtüyordu.

Telefonun karşısından kocamın “hiç önemli değilleri” “önemli olan işimiz” olduğu sözlerini duyuyordum.

Mahmut Bey telefonu kapattıktan sonra beni kucaklayarak yatak odasına götürdü. Üstümdekileri çabucak çıkardı. Bacaklarımı ayırmış, sırtüstü yatmış dimdik duran göğüslerimle adama bakıyordum. Herif kafasını ıslak amıma gömerek yemeye başladı… Yalıyor, ısırıyor canımı acıtıyor ama yaptıkları çok hoşuma gidiyordu. Sonunda ayak bileklerimden tutarak bacaklarımı kaldırdı ve kalın sikini kutuma dayadı. Biraz sonra “şak şuk” sesleri içinde beni güzelce sikiyordu. Sikiyle içimi dolduruyor, kalın aletini çok güzel yerlere değdiriyordu. Zevkten gözlerim kaymış inliyordum. Herif beni sikerken ayak tabanlarıma başparmağıyla masaj yapıyor, bembeyaz bakımlı ayaklarımı ısırıyor yalıyordu.

Patronu yatağa yatırıp tekrar sikini emmeye başladım. Eliyle kıçımdan hoyratça çekerek beni 69 pozisyonuna getirdi. Hem amımı yalıyor hem parmağıyla göt deliğime masaj yapıyordu. Ben de zevkten kendimden geçmiş herifin sikini, taşaklarını somuruyordum. Mahmut Bey başparmağını arka deliğime sokup çıkarıyordu.

“Kocan seni hiç götten sikmiyor mu lan orospu?” diye sordu. Artık iyice kabalaşmıştı ama ağzımdaki siki bırakmamak için alttan alıyordum. Zaten kocam beni önden bile sikemiyordu… Nasıl arkadan sikecekti ki?

“Hayır Mahmut Beyciim arkamdan hiç almadım daha önce” dedim “Ayy ayyy” diye de çığlık atmak zorunda kaldım çünkü arka deliğime iki üç parmağını birden zorluyor olmalıydı.

“Seni götünden sikeyim öyleyse” dedi… “Git krem mrem bi şey getir bakalım” dedi. Ağzımdaki siki bırakmak istemiyordum, aceleyle çekmeceden bebek yağını getirdim. Beni domaltıp kafamı yatağa bastırdı. Kalçalarımı iyice havaya dikmiş erkeğimin işini kolaylaştımaya çalışıyordum. Sikine ve arka deliğime bebek yağı sürdükten sonra yavaş yavaş zorlamaya başladı.

“Şimdi deliğini serbest bırak bakalım” “Hah şöyle rahat bırak göt deliğini” diyerek alıştıra alştıra kocaman yarağını arka deliğime ittirmeye çalışıyordu.

Bir elimleamımı parmaklıyor, bir elimle arka deliğime girmeye çalışan siki tutuyordum. Herifin siki dimdikti. Yavaş yavaş içine kaydıkça garip bir zevk alıyordum.

“Ayy Mahmut Bey yavaş” “Ohh biraz bekleyin lütfen” “mmm devam et Mahmuuut” gibi şözler ağzımdan ister istemez dökülüyordu.

Biraz sonra kocamın patronu arka deliğimi alıştırmış, hoyratça götümü sikiyordu. Kalçalarımı sıkıyor, tokatlıyor, her yerimi morartıyordu. Taşakları ıslak amcığıma çarptıkça garip bir zevk alıyordum.

“Mahmut Beyciim çok güzel” “Aaaay ay çok acıdı” “Ohh Aaaaah daha hızlı” gibi çığlıklar atıyordum. Herif dakikalarca götümü siktikten sonra böğürerek götüme boşaldı. Boşalmasına rağmen hala gidip geliyor belli ki götümü sikmeye doyamıyordu.

Duş alıp temizlendikten sonra patronun sikini tekrar kaldırmış, adamı sırtüstü yatırmış kucağında hopluyordum ki, yine telefonu çaldı. Patronun bir eli telefonda bir eliyle de sertleşmiş pespembe memeuçlarımı sıkıyordu. Zevkten kilitlenmiş hiç bir şey anlamıyordum. Karşıdaki kocamdı. Kapıyı açtırmış, dosyaları almış geliyordu. Gururlu bir şekilde anlatışını telefondan duyuyordum.

“Aferin Berk Bey” dedi patron “Şu saatte bu işi de hallettin ya! Sana itimadım sonsuz artık bilesin” “Ben de eşinizin ikramlarının tadına doyamıyorum hala evinizdeyim valla” diye ekleyerek bir yandan da küstahça sırıtıyordu. Kocamı ve beni aşağılıyordu ama ben kalçalarımı sağa sola oynatarak içimdeki sikin tadını çıkartmaktan başka hiç bir şey yapamıyordum.

“Kocamın teşekkürlerini, saygılarını, bilmukabelelerini” dinlerken, patron telefonu kapattı ve aniden sertçe pompalamaya başladı. Koca kafalı yarak içimde gidip geldikçe çığlığı basıyordum.

“Hadi bakalım Yasemin Hanım ” “Kocan gelmeden bitirelim senin işini” diyerek beni yeniden domalttı. Hoyratça hem kutumu hem arka deliğimi sikiyordu. Zevkten bacaklarım titriyor kaç kere boşaldığımın hesabını yapamıyordum. Mahmut Bey gözlerimden yaş getirene kadar beni sertçe becerdikten sonra sarsılarak boşalmaya başladı. Hemen herifin sikini ağzıma dayayarak bütün tohumlarını yalayıp yuttum. Sonra sikine ağzımla ve dilimle masaj yaparak erkeğimi hem temizledim hem de sakinleştirdim.

Mahmut Bey giyinirken ben bacaklarım tamamen ayrılmış, her yerim yapış yapış, çırılçıplak zevk içinde uzanıyordum. Öyle güzel sikilmiştim ki yerimden kıpırdayamıyordum.

“Kocan da sikiyor mu seni böyle Yasemin Hanım” diye arsızca sordu patron. Zevkten gözlerim kaymıştı. “Nerdeee Mahmut Bey keşke sizin gibi sikebilseee” diye herife cilvelendim. Kro herif küstahça bir kahkaha attı,

“Hadi kalk giyin senin boynuzlu gelir biraz sonra” dedi. İstemeyerek temizlenip giyindim. Biraz sonra biz içeride kahvelerimizi içerken eşim geldi.

“Hala buradasınız demek Mahmut Bey” ” Sizi evimizde gördüğüme çok memnun oldum gerçekten” dedi.

“Valla eşiniz öyle tatlı ki, ona doyamadım Berk Bey” dedi patron. Bana arsız arsız bakarak sırıttı “Bu akşamdan çok memnun kaldım. Seni de yorduk vallahi” “Ama Yasemin Hanıma da söyledim, bir maaş ikramiyeyi hakettin, yarın ikramiyeni muhasebeden al” diyerek evden ayrıldı.

Kocam çok heyecanlanmış, çok sevinmişti. Hemen eşime sarıldım,

“Kocacığım istediğimiz plazma TV yi alabiliriz artık değil miii?” diye sordum. “Tabi aşkım hemen yarın ikramiyeyi alınca televizyonu evde bil” dedi.

Gece sevinçle beni sikmeye çalıştı. Yarım saate yakın emmeme rağmen küçücük sikini kaldıramayınca kocam derin bir uykuya daldı.