Özel ders ile birlikte her şeyimi sundum..

Özel ders ile birlikte her şeyimi sundum..
Merhabalar herkese. 26 yaşındayım. Adım Sinem. Bahsedeceğim olay oldukça seksi ve hala kendime dokunmamı sağlayan özel bir andır. Seksi hikayeme başlıyorum.

İzmir’de yaşıyorum. 1.76 boyunda ve oldukça seksi giyinen bir kadınım. Bu tabiri pek sevmem ama hafif kaşar sayılacak bir kadınım. Kaşarlıktan kasıtım ise her zaman erkeklerin gözdesi olmayı seven ve bundan özel olarak tahrik olan biriyim. Seviyorum bir erkeğin beni kollarına alıp bana sahip olmasını ondan sayılabilir 🙂 Yani o erkeklerin, beni becermek için sıraya girmesini sağlamak, onların o tatlı penislerinin benim için kalkmasını sağlamak ve hatta ve hatta o hayal dünyalarında beni zevkten zevke uçurmalarını düşündüklerini bilmek beni oldukça tahrik ediyor. Bunu hayal dünyalarından çıkıp gerçeğe dönüştürmeleri ise harika oluyor. Boyum, posum yerindedir. Her zaman seksi giyinir, sütun gibi bacaklarımı öne çıkarır, ortalamanın üstü memelerimi dekolteler ile pazarlamayı severim. Sıcak yaz aylarında da sütyen giymeyerek bunu daha da arttırırım.

Bahsedeceğim olay ise şöyle gerçekleşti. İzmir’de işsiz işsiz hayatıma devam ediyordum. Aile evinde kalıyordum. Annem ve babam yaklaşık 1 aylığına memleketimize gittikleri bir ara oldu bu olay. İşsizlik artık tak etmişti. Çok stresli ve yorgundum. Parasızlık da eklenince bayağı zor durumdaydım. Seks hayatım da yok olmuştu. İşte bugünlerde bir gün ev sahibimiz Mehmet Bey ve Nursel hanım ile karşılaştım. Nursel hanım 42 yaşında, oldukça seksi, minicik eteğiyle oldukça cesur hareketleri olan bir kadındı. Mehmet bey eski sporcuydu. Fit vücudu her zaman yerindeydi. Beni gördükleri kısa bir hoşbeşten sonra konu oğulları Umut’a geldi. Sınavı kazanamamıştı 2 yıldır. Bayağı depresyonda, özgüvensiz bir çocuk görüntüsü veriyordu. Çökmüş durumdaydı. Ailesi Murat’a özel ders vermemi istiyordu. Paraya ihtiyacım olan günlerde harika bir teklifti doğrusu. Birazcık konuşmadan sonra kabul ettim. İlk ders akşamdı. Çok sevinçliydim. Bu olayların başlangıcıydı henüz.

Akşam Murat geldiğinde kapıyı açtığımda birazcık donakalmıştı çocuk. Hiç aklımda yoktu ama birazcık seksi giyinmiştim sanırım. Altımda sarı dar bir şort üstümde ise siyah bir askılı vardı. Sıcaktan terlemiş tenim seksi bir görüntü sunuyordu. Dekoltemden parlayan göğüs bölgem harika bir estetik sağlıyordu. Tatlı göğüslerim sütyensiz olmasına rağmen diri şekilde askılının altında sergileniyordu. O an Murat’ın bakışlarını farkettim. Ama gencecik çocuğu suçlamadım. Çok seksiydim. İçeri girdiğinde sarıldım Murat’a. Her halde orada anlamıştır delici göğüslerimi de. İçeri geçtik sonrasında. Derse başlamıştık. Ama Murat’a ders verirken iki şeye dikkat ettim. Bir, çocuğun vücudumu deli gibi kestiği, ikincisi de bu çocuğun matematiği bilmediğiydi. Zor bir süreç olacaktı. Ama yapacaktım. Bu çocuğa verdiğim emek boşa gitmeyecekti. Paraya da ihtiyacım vardı, ek olarak aileyi de severdim. Onlara hediyem olacaktı. İlk ders bittikten sonra planlar kurdum kafamda. Ders programları, sınavlar vs. vs. Bir hafta böyle gitti. Çocuk bir şeyler öğreniyordu.

İki hafta boyunca çok eğlendik. Yeri geldi film izledik, yeri geldi yemek yaptık. Ama dersleri aksatmadık. Murat biraz daha rahatlamıştı. Ne olduysa ikinci haftadan sonra oldu. İkinci hafta gene çok seksi bir kombinimle kapıyı açtım gene. Rahat efil bir etek, baldırlarım ortasında biten şekilde. Ve üstüne rahat kırmızı bir tişört. Gene seksiydim. Kapıyı açtığımda Murat çok mutlu değildi ama. İlk kez tam sarılmadı bana. Şaşırtmıştı. Bİrazcık da üzülmüştüm. Alışmıştım sarılmasına. Ders esnasında da isteğinin az olduğunu görünce dersi durdurdum ve neyin var diye sordum. Biraz mırın kırın ettikten sonra ağzından baklayı çıkardı. Hayatından ilk kez bir kadınla yakınlaşmış ama ne yapacağını bilemediği için rezil etmiş kendisini, kızdan da postayı yemiş. İlk başta duyduğumda çok üzüldüm. Ne yapacağım bilemedim. Kızların bazen çok trip attığını her seferinde çok iyi performans veremeyebileceğini ve bunun çok normal olduğunu söyledim. Sözlerim onu biraz rahatlatmıştı. Bana bakışları bile değişmişti. Zamanla öğreneceğini ve kadınları çok mutlu edeceğini söyledim. Evet 19 yaşında bir gençti, yakışıklıydı ve güçlü vücudunu babasından almıştı. Taş gibi delikanlıydı. İlk kez cinsel hayatı konuşulunca bende de hafif bir şeyler oynamadı değil. Murat çok mutlu olmuştu. Gözlerinin içi parlıyordu. Başını okşadım ve dersimize devam ettik. Ders biterken de bu sefer sıkı sıkı sarılarak ayrıldık. Sarılmamız biraz uzun sürmüş sonunda Murat’ta hafif sertleşmişti. Bu çocuk içimde bir şeyleri uyandırmaya başlıyordu ama hayırlısıydı.

O kapıyı kapattığında bir an nasıl böyle şeyler düşündüğümü sorguladım. Ama çok normaldi. Yaklaşık 8 aydır seks yapmıyordum ve 1 aydır kendime dokunmuyordum. Tak etmişti artık. Biraz derin nefes aldıktan sonra banyoya geçtim. Terden vıcık vıcık olmuştum. Duş esnasında sertleşmiş Murat aklıma geliyordu arada. Biraz engellemeye çalıştıysam da bir yerden sonra nefsime yenik düştüm ve kendime dokunmaya başladım. Özel ders öğrencim Murat’ı düşünüyor, bir elimle mememin ucunu sıkarken, diğer elimle vajinamı okşuyordum. Murat’ın o sert kollarında doggy pozisyonda içime girmesini istiyor, zevkten titriyor, inliyordum. Çok geçmeden oldukça sert biçimde geldim. Çok özlemiştim. Murat bir şeyleri doğurmaya başlamıştı bende, umarım kontrolü kaybetmem diye düşünüyordum.

Ertesi gün Murat gene geldi. Sıkıca sarıldı şerefsiz. Elleri bu sefer biraz daha aşağılardaydı. Kalçam değil ama çok uzağı da değildi. Titrememek için zor tuttum kendimi. Ders esnasında da gözleri üstümdeydi. Zor odaklandım. O da öyle. Bir ara o da dayanamadı artık. Her şeyi başlatan soruyu sordu. Sinem abla bir şey soracam ama kızma lütfen, gerçekten bilmiyorum diye soruyorum. Sor canım dedim. Abla ortalama penis boyu ne kadar diye sordu. Beynime kan sıçradı bir an. Çok şaşırmıştım bu soruya. Bir an afalladım. Ama sorusuna cevap verdim. 15 santim dedim. O ne kadar deyince elimdeki kalem ile gösterdim. Hmm dedi ve kafasını salladı. Hiç bir şey olmamış gibi derse devam etti. Tam söze girip soruyu anlatmaya başlarken benim ki o kadar küçük değil o zaman, bana neden öyle dedi, dedi. Gene bir şoktu ama bu sefer hızlı aştım. Sana küçük mü dedi. Evet diye başını salladı. Gözleri dolmuştu garibimin. Abla küçük değil ya dedi ve biraz daha üzüldü. Yok bence değildir falan derken bana dönüp gösterebilir miyim lütfen dedi. Tam şok anıydı. Ne desem bilmiyordum. Çocuğu burdan etkilemek çok çok kötü olacaktı. Hayır dersem belki yıkılır, küçük diye içten içe kendini yıkardı. Hem içimdeki kaşar bir erkek penisi görmeye hayır diyemezdi. Çok uzun zaman etmişti. Kanlı canlı bir erkek penisi hayallerimi süslüyordu kaç zamandır. Murat’ınki dün süslemişti ek olarak. Ona bakıp göster bakalım canım dedim. Gözleri parlamıştı. Şimdi işler ilginçleşiyordu.

Şortunu aşağıya indirdiğinde ilk partı farketmiştim. Penisi donunun içinde yana doğru kıvrılmış duruyordu orada. Büyüktü bu 🙂 Adrenalin artmaya başlamıştı vücudumda, içim sıcak olmaya başlamıştı. Boxerını da indirirken çıkardığım yutkunma sesi tüm binayı ayağa kaldırmalıydı. İşte karşımdaydı. Oldukça heybetliydi doğrusu. Çok uzun değildi ortalama sayılırdı. Ama kalınlığı 🙂 İnanılmazdı. Tam sertleşmemiş haliydi. Ucu hafif yukarı kıvrıktı. En güzeliydi. Ve ucu mantar ucu şeklindeydi. Çok tatlı bir penisi vardı. Hormonlarım tavan yapmıştı. Abla? abla? derken kendime geldim. Çocuk sormuş öncesinde demek. Yok Murat’çığım yeterli derken içimde alete yamulmamak için bir savaş dönüyordu. Bence büyük dedim gülerek. Öyle mi derken aleti biraz daha sertleşiyordu. Oh çok mutlu oldum derken bile sertleşiyordu. Bana küçük dedi ve sadece biraz dokundu dedi. Ama sıkıyordu sadece diye ekledi. Nasıl yani derken, basbayağı dedi. Eliyle gidip gelmiyor mu diye sordum, o da hayır dedi. Söylerken şaşkın biçimde söyledi. Nasıl oluyor abla dedi, ben hiç bir kadınla yakınlaşmadım bile çok güzel diyorlar, o neden yapmadı ki falan diye sinirleniyordu. Aleti de hafifçe iniyordu. Bu özgüvensiz çocuğu kurtarmam gerekiyordu. Ailesine bir sözüm vardı. Her yol mübahtı. İçimdeki orospunun bir planı vardı ve söz sahibi artık oydu.

Elimi uzattım ve sapından kavradım o heybetli güzelliği. Murat şok olmuştu. Kaşar görev başındaydı. Elimde sertleşmeye başlıyordu. Böyle yapmadı mı diyordum gözlerinin içine bakarak. Yok abla diyordu, ama çok zevk alıyordu. Aleti iyice sertleşmişti. Bence çok güzel diye yükseltiyordum onu. Bir süre daha yaptım. Seninle anlaşma yapalım dedim, sen sınavlarında puanlarını yükselt ben sana bunu her gün yapayım dedim. Bu teklif başını döndürmüştü. Tamam derken sol elimle de taşaklarına dokunmaya başladım. Ah abla diyordu. Bayağı yükseldi, bayağı yükseldi. Harikasın abla diyordu, ucu acıyor diyordu. Gelmeye yakındı. Biraz daha sıvazladım, 19 yaş ve aletine ilk kez bir kadın eli değdiğinde nasıl boşalıyorsa öyle boşaldı. Tazyikli. İki sandalye çoşmuştuk. Boşalması yüzüme de sıçramış yanağımda menisi vardı. Offf diye son salvoları yaparken gözleri titriyordu. Tüm boşalması bittiğinde, gözlerime baktı ve abla harikaydı. Ben matematiği fullerim diyordu. Kahkaha attım. Git üstünü temizle dedim. Gitti. Bu esnada da menisinin tadına bakmayı ihmal etmedi. Çok güzeldi. Bayılmıştım. O gün ders sonunda bir kere de yatağa uzanıp yaptık. Elimle gelmesinş sağladım. Bu sefer elime gelenleri gözünün önünde yaladım. Daha bir yükseldi çocuk. Gece abla çok güzeldi mesajı attığında, iki parmağımla amıma giriş çıkış yapıp Murat’ın sayıklıyordum evde. Ama haberi yoktu.

3 gün elimde boşaltıp yolladığımda sınav gecesi gelmişti. O gecede bu sefer benden göğüslerimi görmek istediğini söylemişti. Tamam dedim, ve arttırıyorum dedim,sınavlarda yüksek aldıktan sonra sütyensiz gezeceğim evde dedim. Atlımda bir şort üstüm çıplak, sert aletini sıvazlıyor onu boşaltıyordum her gün. Karşılık olarak iyi bir dönüt almıştım. Netleri artmıştı. İlk deneme sınavını merakla bekliyordum. Sınavdan çıktığı gibi eve geldi. Kapı deliğinde onu görünce Üstümdeki tişörtü ve şortu çıkardım. Karşısına sadece alt iç çamaşırım ile çıkacaktım. Kapıyı açtım ve dışarı görünmeden gel dedim. Gelince dilini yutacaktı az kala. Şşşş yaptım ve parmağımla dudağını kapattım. Nasıl ge.ti sınav? Umarım ödülünü haketmişsindir dedim gülerek. İyiydi derken titriyordu çocuk. Masamıza geçtik. Sonuç olarak çok iyi yapmıştı. Çoook sevinmiştim. O da öyle. Hem sonuçtan hem de ödülden. Harikasın canım dedim ve tam konuşurken dudaklarını öpmeye başladım. İlk kez öpüşüyordu, çok iyi değildi. Ödülü beğendin mi diye sordum evet dedi, çok beğenmişti. Bir daha dudaklarına yamuldum. Biraz geri çekilip tüm seksiliğim ile elimi şortuna attım. Fermuarını indirdim ve düğmesini çözdüm. Şortunu vücudundan ayrılmasını sağlayıp Boxerı indirdim. Harika penisi elimdeydi. Sıvazlamaya başladım. Sonrasında dudağına yapıştım. Dudaklarım ile dudaklarını ezerken aleti elimde geziniyordu. Aşağı yukarı giderken ikimizde inliyorduk. Hediyemi arttırmanın zamanı gelmişti. Teşvik her şeydi. Dudaklarımı dudaklarından çektim ve aşağıya inip aletini ucunu yalamaya başladım. Offf sesi hala kulağımda. Bakir bir erkeğin ilklerini yaşatmak harika bir histi. Orospu gibi hissetmek uçuruyordu beni. Aletini sıvazlarken dilimle her tarafını yalamaya koyuldum. 9 aylık hasret beni bir makineye çevirmişti. Her tarafını damarını hissetmek istiyordum. O da elleriyle başımla oynuyordu. Gidip gelmelerime, orospu gibi yalayıp, yutmalarıma daha fazla dayanamadı. Ellerimle sapını kavramışken ağzıma boşalmaya başladı. Çok fazla geliyordu. Ağzımdan taşacaktı. Deli gibi kasılıyordu ek olarak. Hepsini boşaldıktan sonra sandalyede geriye yaslandı. Ona bakarak şehvetli bir biçimde bütün menilerini yuttum. Ablaa diyordu hızlı hızlı nefes alırken. Yuttuktan sonra dudaklarından öptüm ve evine yolladım. Bu akşam ders olmayacağını söylediğimde çok üzüldü, akşam gene ağzıma sikmek istediğini biliyordum. Ama ikimizde yorulmuştuk, bu gece kendime ayıracaktım, çok yoldan çıkmadan.

Tüm akşam kendime dokundum. 4K televizyonum pornoları göstermekten yoruldu, ben ise kendime envai çeşit araç gereç sokmaktan yorulmamıştım. Murat ve seksi aleti içimde geziniyormuşcasına tüm gece inlemelerim, her tarafıma sinen zevk sularımın kokusu odamın içinde geziniyordu. Artık kaşar azmıştı. 1 hafta sonra asıl sınavdı. Sınavdan sonra ona güzel bir sürpriz daha verecektim.

1 hafta boyunca onu yormadan, planlarımıza devam ettik. Ailesi de 1 hafta boyunca bize salmıştı. Kamp gibiydi. Bizde kalıyor geceleri, bizde uyanıyordu sabahları. Günü ders çalışma ile geçirip zaman içinde o istediğinde aletini ağzıma alıyor onu rahatlatıyordum. Sınav akşamı evde kalmadan önce son kez ağzıma geldi. Çok teşekkür ederim abla dedi ablalığımız pek kalmadı dedim gülerek. Seni çok seviyorum, çok iyi yapacağım sınavda dediğinde çok mutluydum. Sınav günü geldiğinde her şey mükemmeldi. Sınavı harika geçmişti. Ailesi durmadan kutlama yapıyor, evde eğleniyorduk. Mehmet Bey ile Nursel hanım harikalardı. Mehmet Bey eşi gittiğinde beni kesiyor, vücudumu süzüyordu. Bu çok ilginçti. Uzun zamandır oldukça etkileyici bulduğum Mehmet Bey ki 19 yaşındaki oğlu tarafından her gün ağzına boşanılan kız yani beni kesiyordu. İçimi küçük bir kıpırdatmadı değil bu duygu. Mutfağa her gittiğimde Murat’ın gelip vücudumu okşaması, eteğimin üstünde kalçamı okşaması cabasıydı. Bu ev libidomu arttırmıştı. Bu libidoyu yarın Murat’ın aletini içime alarak kıracaktım. Emeklerimin artık karşılığını almalıydım değil mi? 🙂

Gece eve gittiğimde Murat bayağı üzgündü. Gelmek isterdi ama bu gece ailesiyle kalması gerektiğini söyledim. Kutlaa gecesiydi. Eve gittiğimde azgınlıktan ölüyordum. Koltuğa uzanıp bacaklarımı ayırdım sadece. İç çamaşırımı indirip kendime delicesine dokunmaya başladım. Gittikçe yükseliyordu ateşim. Parmaklarım sırılsıklam olmuştu. Dayanamadım ve Murat’a bir mesaj yolladım. Bacaklarımın olduğu taraftan çekilmiş, ıslak vajinamı net şekilde gösteren, kırmızı dudaklarımla aletini yalamak istediğimi gösteren bir foto çekindim. Mavi tik kapalıydı salak herifte, bir süre bekledim. Sonrasında o da bana aletinin fotoğrafını yolladı. Offf çok güzeldi. Daha da hızlı dokunmaya başladım. O fotoğraf yollamaya devam ediyordu. En sonunda haykırarak geldim. Islak ellerimle yarın bana gel yazdım Murat’a. Adrenalinim tavan yapmıştı. Artık o penisi ve sıcaklığını içimde hissetmek istiyordum.

Ertesi gün 2’de gelecekti. Sabah hazırlığımı yaptım. Olabildiğince en seksi şekilde karşısına çıkacaktım. Saçlarımı dalgalı hale getirdim. Kızıl rujumu sürdüm. Altına tek parça koyu siyah bir elbise giydim. Seksiydi. Altına kırmızı bir tangamı giyindim. Bugün zevkten ölecektim. 2’de kapıyı çaldığında kalbim duracaktı. Kapıyı açtım ve arkasında saklandım. Geldiğinde tir tir titriyordu Murat’ım. Böyle bir şey görmemişti çocuk. Kapıyı kapattım ve dudaklarına yamuldum. Deli gibi yalıyor, öpülmedik yer bırakmıyordum. Ellerini kalçama atmıştı o da artık. Sıkı sıkı ayırıyor, beni küçük küçük inletiyordu. Ayakta öpüşme sekansımız bittikten sonra elinde tutup odama götürdüm. Yatağa fırlattım ve yatağın üstüne dört ayakta geldim. Dudaklarımız birleşene kadar ilerledim. Dudaklarımız gene birleşti. Elleri vajinama ulaşmaya çalışıyordu. İlk kez dokunacaktı garibim. Dokunduğu esnada garibim olan ben gibiydim ama neyse. Klitorisime her temasında kasılıyor, dudaklarını daha da bir ısırıyordum. Böyle olursa gelecektim ama ben aksiyonu yükseltmek istedim. Pantolonunu çözdüm ve aletini çıkarana kadar soydum onu. Kırmızı rujumla olabildiğince en seksi saksoma başladım. Güzelce bir yaladıktan sonra artık becerilme zamanı gelmişti. Aylardır beklediğim an gelmişti. Önünde dört ayağıma geçtim ve ona kalçamı döndüm. Arkamdan gelip iç çamaşırımı indirmesi bir kaç saniye aldı. Tam dilini atarken vajinama, onu engelledim. Ben şu an sikilmek istiyordum. Bunu da başımı dönüp zaten sırılsıklamım lütfen sik beni diyerek belli ettim. Bu onu daha da yükseltti. Yavaş yavaş usul usul zorla bulduğu deliğime rahatça bir şekilde girdiğinde çıldırıyordum. Zaten 15 saniye sonra geldiğimde anlamıştım bunu. O da pek dayanamadı. 1 dakika sonra içime boşaldı. Hap kullanmamıştım ama ertesi gün hallederdim. Akıl almazdı. 3 dakika etmeden tekrar yükselen genç küheylan, ikinci postasına kaldığı yerden başladı. Tüm gece boyunca beni sırasıyla doggy pozisyonunda, ayakta, misyoner pozisyonda, kucağında oturarak becerdi. Başlarda bir kaç kere erken gelmiş olsa da tüm gece ayaktaydı ve hocasını zevkten zevke uçurdu. Onun orospusu olmuştum. Tüm gece becerilmek bende o kadar seksi duygular uyandırmıştı ki. Ona aittim. Kaç kere ağzıma geldi, kaç kere göbeğime geldi, kaç memelerime geldi bilmiyorum ama inanılmaz bir geceydi. 9 ayın eksikliğini çıkarmış gibiydim ama bu daha hiç bir şeydi. Bayağı aktif bir seks döneminin başlangıcı buydu.

DOSTLUK ÜZERİNE BİR TATİL -2-

DOSTLUK ÜZERİNE BİR TATİL -2-

öğlene doğru uyandığımda serpil kalçasını bana dönmüş uyumaya devam ediyordu, haklıydı çok yoğun ama öuhteşem bir gece geçirmiştik. karımın kalçasını izlerken yaşadığımız gece gözlerimin önünden geçiyordu tekrar. bal kutusundaki kıvrımların üzerinde gezen serdarın dilini görüyordum sanki tekrar ve devamını..
karımı izlerken bir kez daha ne kadar şanslı olduğumuda düşünyordum, muhteşem orantıya sahip bir vücudu vardı ve ayrıntılarıda muhteşemdi, pembe neredeyse heran ıslak amı, şuan izlediğim kahverengi pembe arası göt deliği, dimdik meme uçları ve etli dudakları. tüm bu güzellikleri dün gece dostumuz ile paylaşmıştık ama itiraf edeyimki oda hakkını vermişti ve ben hiç pişman olmamıştım serpilinde olduğunu sanmıyordum.
tüm bunları düşünürken bir yandanda parmaklarımı karımın arkasındaki o zevk deliğinde gezdirirken uyandı serpil. hiçbirşey demeden yüzünü döndü bana ve gece muhteşem şeyler yapmış dudaklarını dudaklarıma yapıştırdı. biraz öpüştükten sonra ben duşumu aldım ve o duşa girdi.
odamıza söylediğim kahvaltı gelipte garsonumuz küçük masamızı hazırlarken, serpil duştan çırılçıplak çıktı. neye uğradığını şaşıran garsonumuz kaçamak bakışlarla karımın en ince noktalarını incelerken bn karımın bütün bu seksi tesadüfleri bilerek yapıp yapmadığını düşünüyordum. karım yatağa doğru eğilip kalçasının tüm güzelliğini garsonumuza yarım metre mesafeden sergilerken, 25 yaşlarındaki çocuk ince siyah kumaş pantolonun altındaki şeyi saklamakta zorlanıyordu artık. karım nihayet sandalyesine oturupta artık iri memelerini sergilemeye başladığında ben garsona bahşişini vermiştim. elimden parasını alırken muhtemelen karımı gören her erkeğin yaptığı gibi oda onu nasıl becereceğinin hayalini kuruyordu ama bilmiyordu tabi dün gece bu hayali kuranlardan birisinin karımın her deliğinin tadına baktığını..
kahvaltıya başladığımızda ikimizinde mutlu olduğunu ikimizde biliyorduk. bi ara çatalındaki reçeli damlattı serpil. bir damla sol memesine bir damlada göbeğine. memesindeki damla herzaman dimdik olan meme ucuna ulaştığında göbeğindeki damlada aşağıya o pırıl pırıl pembe yarığa doğru yavaş yavaş kayıyordu. bu davete artık icabet etmem gerekiyordu. ayağa kalkıp memesindeki damlayı tek dil darbesiyle alırken serpilde bacaklarını biraz daha ayırmıştı. diz çöküp onu baldırlarından kavrayıp biraz aşağıya çektikten sonra onu o sıcacık amcığının en altından başlamıştım dilimi sokmaya. bilerek en altından başlamıştım çünkü o reçel damlasının amaçladığı yere tadın, zevkin kaynağına ulaşmasını bekliyordum. nihayet dilim ve reçel damlası serpilin amcığının içinde buluştuğunda karımda başımı okşamaya başlamıştı. bir süre o zevk denizinde dilimi gezdirdikten sonra ayağa kalktım ve sandalyesinde oturmaya devam eden karım reçel kasesini eline alarak sikimin üzerine boca etti hepsini. taşşaklarımı avuçlarken bir yandanda çıkardığı dilini sikim ve taşşağımın birleştiği noktadan başlayarak başına doğru gezdirmeye başladı ve başına ulaştığında tek hamlede tamamını yerleştirmişti ağzına.
seviyordum bu kadını ne yaparsa mükemmelini yapıyordu, tamamı ağzında olan sikimi yavaş yavaş emerek dışarı çıkarıyordu. uzunca bir süre sikiimi yaladıktan sonra kaldırıp sandalyesinden makyaj aynasına doğru domalttım onu. şimdi ıslanmış amcığı ve göt deliği gözümün önündeydi ve ben sabah kıvrımlarını incelediğim o götü sikecektim. hemen yanıbaşımızdaki kreme uzandığımda serpil niyetimi anlamıştı kalçasını biraz daha kaldırıp belini aşağı çekerek kocasına, dün gece onu başkasına siktiren erkeğine kolaylık sağlamıştı. parmaklarıma aldığım kremitek parmağımı içine soakarak götüne sürdüm karımın. sikimin başını götünün üzerine getirdiğimde karımda aynadan beni izliyordu. belinden iki elimle sıkıca kavrayıp sertçe yüklenince yarrağımın tamamı daracık göt deliğine yerleşmişti serpilin. daha dün gece iki erkek tarafından sikilmesine rağmen küçük bi çığlık atmıştı güzel karım. hiç pozisyon değiştirmeyip bir süre öylece siktikten sonra karım sağ bacağını kaldırıp makyaj masanına koydu ve uzun parmaklı kırmızı ojeli sağ eliyle ıslanmış amcığını parmaklamaya başladı, bir yandanda kocasının kendisini nasıl siktiğini izliyordu aynadan. serpil boşalıpta kendisini bıraktıktan birkaç dakika sonra bende sikimi çıkartıp ılık spermlerini kalçasına doğru fışkırtmaya başladım. bir süre kalçasından hafif aralık duran göt deliğine doğru süzülen spermleri izledikten sonra kalçasına sertçe bir tokat atıp kalkmasına izin verdim serpilin. ikimizde tekrar duş aldıktan sonra beril telefonla bizi havu başında beklediklerini söylemişti. serpil beyaz tanga biknisi giyip pareosunu bağladıktan sonra çıktık odamızdan. en iddalı bikinisiydi karımın, önünde küçücük bir üçgen arkasında ise çok daha küçük bir üçgen ve bu iki üçgeni birleştiren 2 cm kalınlığında bir şerit ki bu şeridin karımın dün geceden bu yana sikilen götünü kapatacağından şüpheliydim. dostlarımızın yanına vardığımızda berilin minicik civciv sarısı bir tanga giyp üstünü çıkartak ortamdaki herkese özelliklede oan servis yapan garsona orta büyüklükteki dimdik memelerini sergilediğini gördüm. serdar tarafından yeni yağlandığı belli olan bacakları memeleri gerçektende iştah açıcıydı. şezlonga oturduğumuzda serdarın karımın , berilinde benim dudaklarıma yapışmasından anlaşılıyordu ki beril dün gece yaşananlardan haberdardı.
serdar ” hadi elim yağlıyken seni yağlayayım” diyerek karımın pareosunu çözdüğünde gülmeye başladı. serpilin kalçasına baktığımda manzara komikti çünkü az önce boşaldıktan sonra attığım tokadın kıpkırmızı izi duruyordu o muhteşem kalçada.
serdar karımın bikinisinin üzerini çözüp yatırdıktan sonra şezlonga önce kızarmış kalçasından başladı yağlamaya ve o iki santimlik beyaz şerit serdarın parmaklarının yanlışlıkla !! hassas yerlere temasını engeleyemiyordu. bu arada berille biramızı içerken onun kasıklarında kızarıklıkta onlarında sabahı boş geçirmediklerini gösteriyordu. berili bugün içersinde sikeceğimi bilmek bni iyice heyecanlandırıyordu. bu arada beril birasından bir yudum alıp dudaklarını uzattı bana ve bende biranın tadını bu muhteem kadının dilinden almaya başladım. artık dayanamayacak hale gelince hadi yüzmeye gidelim dedim ama beril hadi odaya gidelim diye cevap verdi. hiç cevap vermeyip elinden tutup kaldırdım şezlongtan onu ve bikinisinin minicik üstünü bağlayıp otele doğru yürümeye başladık. yürürken tıpkı karımı olduğu gibi ortamdaki tüm erkekler berili de izliyordu. ve yine serpil gibi, sikilmeye gittiğini bilen tüm kadınlar gibi berilde daha seksi yürüyordu. esmer teninin üzerinde harika duran sarı tangası muhteşem bir manzaraydı. bi ara arkama dönüp baktığımda ise karım ile serdarın öpüştüğünü görüyordum.
sekste o kadar tecrübeli olduum halde asansöre girdiğimizde bir acemi gibi davranmıştım, hemen dudaklarına yapışıp berilin parmaklarımıda tangasının altına sokmuştum. serdar dün gece karımı ustalıkla sikerken ben acemice davrandığımı düşünüp elimi çektiğimde beril sikimi avuçlamıştı. nihayet asansörde sikmeye başlamadan kata varmıştık. yoksa kötü şeyler olacaktı..

Balkonda canı istediği belli edince minibüse indirdik

Köyde balkona çıkmış sohbet ediyorduk gece ilerleyen yolds.
com saatlere rahmen uyumuyordu herkez yattı o bizde oturuyor o sıra dedi üstümü değişip gelicem dedi gitti şort giydi geldi iç çamaşırları da çıkartmış vücudunu sergiliyor canı istediğini anladım ama orda bir şey yapamazdım uyuma numarası yaptı bacaklarını araladı amı karşımda duruyordu dayanılmaz hal alınca beni elimi şorta soktum yokladım baktım ses çıkartmıyor dedim minibüse inelim tamam dedi indik arabaya

iç çamaşırı bile giymemiş her şey meydanda dedi.
ben olum bakire aman bursa escort dikkat hemde herkes içerde olmaz dedim.
ben cok azgınım

karışmam dedi ben dur bakalım biraz daha kaşınırsa bir şey düşünürüz dedim ve balkona cıktık.
baldız uyuyor numarasıyapıyaor her şeyi ni

sergiliyordu.
emme oturunca ayaklarını onun üzerine uzattı.
her şeyi meydana cıkar dı bana bir göz kırptı.
ben de sen bilirsin dedim elini şorttan iceri sokup kurcalamaya başladı.
bu arada dayı göğüs uclarıla oynuyordu.
bir anda içeridekiler aklıma geldi.
burda escort bursa olmaz dedim.
emme oğlu aşağıdaki münübüse gecelim hemde müzik dinleriz dedi.
baldız kafa salladı artık dönüş yoktu.
aşağı indik inerken bakın bakire aman dikkat dedim bozarsak

mahvoluruz.
biraz yeriz dedi.
hep beraber münübüse gectik.
kaltujkları hemen emme oğlu yatak yapıp.
baldızı ortalarına aldılar.
soymaya başladılar.
baldızım gözümün önünde cırılcıplaktı.
ben te tahrik olmaya başladım.
emme oğlunun dev gibi bir aleti vardır.
ne bursa escort bayan yapıcaklarını izlemeye başladım.
dayı ayaklarını yalıyor emme

cektiriyor du.
ama sadece kafasıyla uğraşabiliyordu.
emme oğlu arka ve ön tarafı yercesine emiyor.
baldız drin nefes alıp veriyordu.
bu sefer dayıya soksoya .
( seks hikayeleri )

başlamıştı.
bakiremisin diye sorudlar evet dedi emme oğlu arkaya gecti.
merak etme mutlaka bunu yiyeceksin dedi.
ve sokmaya başladı.
daha kafası girmişti

ama baldızın gözü dönmüş bağırıyordu sessiz olun diyordum.
o sırada emme oğu hızlı bir haraketle hepsini sokunca baldızın nefesi kesilmiş kafasını saha sola sallıyordu.
yaklaşık 10 dk.
git gel yaptık tan .

sonra boşaltı.
.

Annemin Mesleğini Seçtim Escort Oldum! (1)

Annemin Mesleğini Seçtim Escort Oldum! (1)
ALINTI
Babam yaşında zaten maddi durumumuz çok iyi, babamı bir kez daha kaybettik ve daha da kötü bir hale geldik. Annemle yalnız kalmıştık, kimsemiz yoktu. Olan akrabalardan da kimse bizimle ilgilenmiyordu. Babamı kaybettikten sonra annem çalışmaya başladı. Zamanla annemin kazandığı ve çok lüks bir yaşantıya başladık. Ben de bu arada Lisede okuyordum ve vücudum da sure gelişmişti. Bu gelişmeyle beraber sekse karşı ilgim geçen gün artıyordu. İnternette devam etmek hikayeleri okuyordum, erotik resimlere bakıyordum, porno videoları izliyordum ve mastürbasyon yapıyordum. Güzelliğimi anneme borçluyum zaten. Lise sondayken, vücudum normal bir Liseli kızdan çok daha olgun bir hal almıştı. Daha yaşım 16 idi ve ölçülerim 90-58-95 olmuştu. 46-47 kiloda, beyaz tenli, siyah saçlı ve mavi gözlü bir çift. Okuldaki erkeler peşim pervane oluyordu. İçlerinden çıkarılmaya hazırıştım. Kızlarla konuşurken, onlar sevgilileri ile öpüştüklerini, birbirlerini okşadıklarını filan anlatıyorlardı, ben deolojileri dinledikten sonra tuvalette mastürbasyon yapıp rahatlıyordum. Evde de devam internetten porno filmleri seyreder olmuştum. Annem kendine devamlı seksi iççamaşırları aldıdi. Bana göstermezdi, ama ben biliyordum. Evde yalnız olduğum bir gün annemin iççamaşırlarından birkaçını deneyip, kendi resimlerimi almak istedim. Öyle seksi çamaşırlarla nasıl görüneceğimi merak ediyordum. Annemin dolabını karıştırmamak çamaşırları buldum, içinden kırmızı dantelli olan bir takımı aldım. Tam çekmeceyi kapatırken, çamaşırların altında bir CD çantası dikkatimi çekti. CD çantasının ne işi olabilirdi orda? Çamaşırları ve CD’leri alıp odama geçtim, bilgisayarıma ilk CD’yi taktım ve izlemeye başladım. Aman Tanrım, o da ne? CD’de, annem bir erkekle sevişiyordu! Hem de ne sevişme! Resmen porno yıldızı gibiydi. Oral seks, anal seks her şeyi yapıyordu … Bütün CD’ler izledim. Birinci farklı erkekler ve hereksleri vardı. Hatta internette bile görmediğim türden filmlerdi bunlar. Annem resmen bir porno yıldızı idi. Gruptan Seksten Tutun Da, Annemin Bir Erkeği Takma Penisle Düğün Filmi Herşey Var Bu CD’lerde. Ne düşüneceğimi bilemedim, aldıklarımı yene koydum ve anneme hiçbir şey söylemedim geri. Sonuçta o da bir kadındı, ben kız halimle bu kadar seks yapmayı istemek, onun da seks istemesi gayet doğaldı. Ama görüntüler hiç aklımdan çıkmışdu. Bu filmleri izledikten sonra, anneme işle ilgili daha çok soru sorar olmuştum. Annem ise geçiştiriyordu, devam etmek, hep kaçamak cevaplar vertı. Zamanla okuldan bir başka sevgilim oldu, onunla bazı şeyler yaşamaya başladım. Önceleri küçük öpüşmeler, sonradan biraz sevişmelerle biraz olsun seks isteğimi bastırıyordum. Lise bitti, ancak ben üniversiteyi kazanamadım. Sevgilim kazanıp başka bir şehre gidecekti. Gitmeden önce son gün onu eve davet ettim. İstiyordum, onun da beni istediğini biliyordum. Annem evde olmayacaktı, yine denedim, gece gelmeyeceğini söylemişti. Sevgilim evinde geldiğinde, onun içimde annemin seski iççamaşırlarından bir takım ve üzerimde uzun beyaz ipek bir büstiyer ile karşıladım. Onu çağırma sebebimi hemen anlamıştı, gözleri parladı şu an … Salona geçtik, öpüşmeye ve sevişmeye başladık. Onu ayağa kaldırdım, porno filmleri seyrettiğim gibi bakın diz çöküp fermuarını açtım, kemerini çözdüm, önce pantolonunu, sonra bokser’ini aşağı indirdim. Ve taş gibi olmuş sikini ağzıma alıp emmeye başladım. Tadı çok güzeldi. Sonra beni yukarı çekti, tekrar öpüşmeye başladık. Beni soymaya başladı, bistüyerimin askılarını omuzlarımdan aşağı düşürdü, ipek bistüyer üzerimden sıyrılarak yere indi. Boynumdan başlayarak, öpücükler ile göğüslerime geldi, dantelli sütyen üzerinden göğüslerimi öpüyor, okşuyordu. Sütyenimi çıkarttı, göğüs uçlarımı emmeye, öpmeye, hafif hafif dişleri ile sıkıştırmaya başladı. Öyle güzel hisler duyuyordum ki, amım resmen vıcık vıcık su olmuş ve tüm vücudumu ateş basmıştı. Daha da aşağı inerek, hem kalçalarımı okşuyor, hem de dantelli tanga külot ammadan öpücükler kondurarak okşuyordu. Külotumu aşağı sıyırıp, amime dilini değdirdiğinde, artık dayanacak halim kalmamıştım, o anda boşalmaya başladım. Beni kanepeye oturttu ve bacaklarımın arasına kafasını gömdü, amımı tekrar yalamaya başladı. Muhteşem bir şeydi, ama onu durdurdum ve “69 olalım!” Dedim. Hemen yere uzandı, ben de tersten onun üzerine uzandım, sikini ağzıma aldım, emmeye başladım. O da benim amımı yalıyordu. Artık içime girmesini istiyordum ve tükenmek kalktım, “Aşkım artık kadın olmak istiyorum, içime girmeni istiyorum!” Dedim. Beni sırtüstü yatırdı, bacak aramda yerini aldı … Artık en büyük isteğim olmak üzere idi. Ama o anda anemin, “kolay gelsin!” Sesiyle irikildik ve ne olur anlamadan toparlandık. Safatta kaçma hissi. Daha kendime gelememiştim, annem üzerineime bir bornoz attı ve “Giy şunu, otur!” Dedi. Ne diyeceğimi bilemiyordum. Hem utanıyordum, hemde anneme kızıyordum, oysa sen ve hayranlıkla oynayalım artık daha kadın olacaktım, seksi doyasıya yaşayacaktım. Annem bana bağırıp çağrmaya başladı, ne terbiyesizliğim kaldı, ne ahlaksızlığım. “Ben senin saçımı süpürge ediyorum, canım çıkıyor para kazanacağım diye, oğlanlarla fingirdeşiyorsun!” Dediğinde, ipek koptu, “Senin nasıl para kazandığını biliyorum, hiçte canın çıkıormuş gibi görünmüyorsun CD’lerde!” Dedim. Annem duraksadı, “Ne dedin sen?” Dedi. Ben de, “Çekmecendeki bütün CD’ler izledim! Sen istediğin gibi seks yapıyorsun, ben seks isteyince fingirdeşmek mi oluyor? Seninki am da, benimki değil mi? Ben de artık sikilmek istiyorum, ne var bunda? “Dedim. O anda ağlamaya annem başladı. Dayanamadım annede sarıldım. Karşılıklı olarak ağlıyorduk. Biraz sakinleşince konuşmaya başladık. Benim CD’lerin porno filmi için, daha çok rahatlamıştım, aslında Escortluk yaptı ve o adamların da müşterileri arasında, müşterileri istediği için çektiklerini söyledi. Utanmıştım, ama bir yönden de iyi olmuştu, aramadaki artık gizli saklı bir şey kalmamıştı. Ben tekrarladım, “Artık sevişmek, seks yapmak istiyorum anne, bunu kendin denetinde, ya da kendi bildiğim şekilde yapacağım, sen bilirsin!” Dedim. Annem de, “Kızım, ilk seferinin çok güzel olması gerekli, bunun için seksi iyi bilen bir erkekle yapmanı tavsiye ederim!” Dedi. Ben de, “Peki, ben de Escortluk yapmak istiyorum istiyorum. Hem para kazanırım, senin yükünü azalttırım, Hem de gönlümce seks yaparım! “Dedim. “Emin misin? dedi. “Evet eminim, madem sen yıllardır benim için bu işi yapıyorsun, ben de yapabilirim! Hem de senin denetiminde, tehlikesiz ve profesyonelce. Ama senin herşeyi anlatman, öğretmen gerekecek! “Dedim. “Peki!” Dedi ve anlatmaya başladı … Bir hafta boyunca bana, bir erkeğin nasıl tahrik edeceğimden tutun da, iyi bir oral seksi nasıl yapacağıma, anal seks için hazırlık yapmam ??ğine kadar herşeyi anlattı. Yani Escortluk eğitimi aldım, hem de profesyonel bir Escort olan annemden. “Sana en iyi müşterilerim bir vereceğim, çok güzel bir seks yaşayacaksın, hem de bekaretinin karşılığını fazlasıyla alacaksın!” Dedi. “Peki, ben herşeyi yapmak istiyorum, hiçbir yereim bakire kalmasın istiyorum!” Dedim, resmen azmıştım artık ve sikilmek istiyordum. Annem bana biraz gülerek, “Bu kadar acele etme kızım, bu vücut uzun zaman lazım sana!” Dedi. Ben ilk seferimde herşeyi tatmak istedi diye ısrar edince, “Tamam, sen istedin, ben karışmıyorum sana, sadece ilk randevunu ayarlarım, gerisi senin işin, istediğini yap! “dedi ve anlaştık. O gece heyecandan uyuyamadım. Ertesi sabah kaltırık, annemle kahvaltı yaptık. Sonradan çıkar tık, bana seksi iççamaşırları aldık. Eve döndüğümüzde, annem çantasından daha önce hiç görmediğim bir telefon çıkarttı ve bir aradı. “Cem Bey, boyut bir sürprizim var! Boy, tamadın gibi, seks yapmak için çevirin tutun, istekli ve her yeri bakire bir kız buldum! Bu gün akşam, herzamanki saate, herzamanki otelinize gitmesini söyledim! “Dedi ve telefonu kapattı. Akşam 19: 00’da orada olman gerekiyor. “” Akşam 19: 00’da orada bulunmak gerekiyor. Resepsiyona, Ayla Hanımın misafirlerine yardımcı olacağız! “Dedi. İçim içme sığmıyordu, bu akşam seksi yaşayacaktım artık, hem de özgürce! Annem, “Bir tüyo daha vereyim sana, gelecek hiç pazarlık etmeyelim, sana öğrettiklerimi uygula, iştin bittiğinde alacağın zarf seni gereyle memnun edecektir!” Dedi. Önce duşa girdim, heryerime bir güzel temizlik yaptım, bir tane bile tüy kalmamıştı vücudumda. Yeni aldığımız iççamaşırlarımı giyime içime. Üzerime de okul üniformamı giydim. Saat tam 18: 55’te oteldeydim. Resepsiyona annemin söylediklerini söyledim. Görevli ile çıktık, görevli odayı açtı ve gitti. Çok lüks bir oda idi. Hava yeni karamış, Ankara ışıl ışıl görünüyordu. 5 dakika sonra kapı çaldı. Kapıyı açtım, elinde bir demet çiçek ve bir tane şarap şisesi ile, 35 yaşlarında, üst sakallı, atletik yapılı, güler yüzlü, oldukça yakışıklı kumral bir beyefendi, “Merhaba ben Cem!” Diyerek kendini tanıttı. İçeri buyur ettim. İçeri geçti, Beni önce bir süzdü ve “Gerçekten muhteşemsin!” diyerek konuşmayı başlattı … Biraz sohbetten sonra, “Senin için bir tane olacak, doğru mu?” dedi. “Evet ve çok heyecanlıyım!” Dedim. “Merak etme, bu geceyi güzel olacak ki, hiç unutmayacaksın!” Dedi, bir de kadeh ikram etti, içmeye başladık. Daha önce de iç içtimym, ama hiçbirşey güzel değildi. Kondurdu bir yaklaşmış ve dudaklarıma bir öpücük. Ben de karşılık vermeye başladım. Öyle güzel öpüyordu ki, anlatamam. Öpüşürken bir taraftan da beni okşamaya başladı. Bir süre öpüştükten sonra gömleğimin düğmelerin açmaya başladı. Ben de onun düğmelerini açmaya başladım. Kısa süre sonradan sadece bokser, benim üzerimde sadece iççamaşırlarım kalmıştı … Beni yatağa uzandırdı ve boynumdan başlayarak öpmeye başladı. Dudaklarının sıcaklığını yaşardımdıklarını hissettikçe kendimden geçiyordum. Öperek göğüslerime geldi, sütyenimin göğüslerimi okşuyor, açıkta olanlarını öpüyordu. Küçük bir hareketle sütyenimi çıkarttı. Göğüslerimi emiyor, öpüp okşuyor, göğüs uçlarımı dudakları arasında kıstırıp, hafifçe eziyordu. Bu çok çok hoşuma gidiyordu. Aşağıya kayıp, önce tangamın üzerinden amım öpücükler kondurmaya başladı, sonra tangamı aşağı sıyırarak, dudaklarını amımda hissetmemi sağladı. Muhteşem bir duygu idi. Daha önce oral seks yaptırmıştım, ama böyle güzel değildi. Bir dil anca bu kadar etkili olabilirdi ve ilk orgazmımı bu şekilde yaşadım, öyle şiddetli boşalmıştım ki, resmen sularım fışkırıyordu. Doğrulup, “Hadi bakalım küçük hanım, biraz da benimle ilgilen biraz!” Dedi. “Peki!” Dedim, onu sırtüstü yatırdım ve boynundan başlayarak, annemin anlattığı gibi, öpmeye, dilimle onu uyarmaya başladım. Sonra göğüslerine indim, hiç kıl yoktu vücudunda. Göğüs uçları ve daha aşağı inerek, bokserı ile sikine öpücükler kondurdum. Bokserini aşağı indirdim ve benim ilkim olacak sikini öpmeye, yalamaya başladım. Önce ucundan köküne doğru dondurma gibi yaladım, sonra başını ağzıma alıp emmeye başladım. Sikini, porno filmleri seyretttiğim, annemin yapay penisler üzerinde tereddüt ettikleri gibi, arada bir ağzımdan çıkartmadan kafasına kadar geri çekilip, dilimle ucunda daireler çiziyordum. O ise durmadan bana iltifatlar ediyor, “Muhte?emsin!” Diyordu. Yarım saate yakın süre sadece sikini emdim. Harika bir tadı vardı, sik emmenin bana bukadar zevk verebileceğini asla düşünmezdim. Sonunda tekrar çekti ve dudaklarıma yapıştı tekrar. Vücudum onun vücudu üzerinde, sıcaklığını hissetmek. çok güzeldi. Yüzümü ellerinin arasına alıp, “Küçük hanım, önce nerenin bekaretini bozmamı istersin?” Dedi. Cevap veremedim bir süre, sonra, “Siz neremi isterseniz!” Dedim. “Peki, hazır mısın” dedi. “Evet!” Dedim sesim titreyerek. Beni altına aldı, aşağı kaydı ve “Önce burdan başlayalım!” Dedi ve tekrar amımı yalamaya başladı. Yine orgazm olmuştum kısa sürede. Üzerime doğru gelip, sikini amımın ağzına getirip, hafifçe içime girmeye başladı. Böyle bir mutluluk, sikimin içime milim milim. “Bak canım, şimdi hafif bir sızı hissedeceksin ve benim kadınım olacaksın, ben de senin ilk erkeğin olurağım. Ama sonradan muhteşem zevkler yaşlanacağız sizinle! “Dedi. Sadece kafamı sallayarak onayladım. Ve yüklenmeye başladı. İçime giren sıcak ve taş gibi sert siki beni acayip mutlu ettidu … “Hazırmısın?” Dedi. “Evet!” Dedimde yüklendi, bir anda kasıklarımız birleşti. Canım yanmıştı ve küçük bir çığlık atmıştım. Öylece bir süre bekledi. Acım azalmıştı ve hareket etmeye başladı. Sikinin içimde geliş gidişini hissettikçe aldığım zevk, bir şeyleri mutlaka geziniyor, onun yerimden ateş fışkırıyordu resmen. Biraz sonra iyice hızlandı. Ben zevten uçuyor, başımı sağ sola savuruyor, “Erkeğim sik beni, kadının eski ihtiyacı siz, sik beni!” Diye tempo tutuyordum. O da gittikçe hızlanmış bir tempo ile içimde gidip geliyordu … Bir süre böyle devam ettik, sonra bacaklarımı omzuna aldı ve tekrar içime girmeye başladı. Muhteşem bir zevkti, ben kaçıncı orgazmımı yaşadığımı bilmiyordum. Derken yavaşladı ve “Gelmek üzereyim, ağzına boşalmak istiyorum!” Dedi. (Annem onun çok sevdiği şey olduğunu söylemişti!). “Peki!” Dedim. İçimden çıktı ve sikini ağzımın hizasına getirdi, kanlı olduğu için ağzım sokmadı, yatakta dizleri üzerine kalktı ve ağzımın içine boşaldı. Ben de bir iştahla onun döllerini yuttum … Yanıma uzandım, bana iltihap edindim, ben de ona teşekkür ediyordum. Biraz yattıktan sonra kalktım ve duşa geçtim, güzelce kendimi temizledim. Sonradan çırılçıplak onun yanına geçip, elinden tutarak onu da duşa çağırdım. Duşun altında şikayet etmek yıkayıp temizledim ve tekrar ağzıma alıp emmeye başladım. Kısa sürede siki tekrar sertleşmişti. “Erkeğim şimdi de arkamın bekaretini bozarmısın? Seni istiyorum! “Dedim. “Peki!” Dedi ve beni yatağa götürdü. (Otele gelmeden önce anal seks için özel olarak temizlik yapmıştım!). Yatağa uzandık, bacak aramasında geçti ve beni yalamaya başladı. Önce amımı, sonrada arka deliğimi yaladı. Okadar güzeldi ki, anlatamam! Çantamdan verdim çıkardı bebeyağını verdim. Ne yapacağını biliyordu, elini dökerek arka deliğimin ağzını yağladı. Sonra bir parmağını götüme sokmaya başladı. Devamlı telkinde aldıdu, kendimi kasmamam ister, yoksa canımın yanacağnı anlatıyordu. Ben de, “Sen benim canımı yakmadan sikersin erkeğim! Heryerimin ilk sahibi sen ol, canım yanacaksa da sen yak! “Diye ona iyice gaz veriyordum. Bebeyağındaki onlarınkine de sürdü ve beni yanırmıştım. Arkamadan bana sarıldı ve ensemi öpmeye başladı. Bir yandanda hem amımla, hemde arka deliğimle oynuyordu. Sonunda sikini götürmek değdirmeye başladı. Serbest bırakıyordum kendiliğinden olabildiğince. Sikinin ucunu göttekleri ağzına getirip bastırmaya başladı. Bebeyağınında fısıle, sikinin ucu götüme girmeye başlamıştı. Kendimi serbest bırakmama rağmen zor giriyordu. Canım yanıyordu, ama çok az. Ucu girmişti ki, öylece durdu, “Bak ucu girdi, gerisi daha kolay olacak, gevşe!” Dedi. Bir eliyle de amımla oynuyor, beni iyice uçuruyordu. Biraz sonra tekrar bastırmaya başladı. Çok yavaş ve sakin hareketlerle götümde ilerliyor, canım çok yanmadan içime giriyordu … En sonunda kasıklarını kalçalarımda hissettim. 17-18 cm’lik siki tamamen götüme girmiş, arkamda kaybolmuştu. Bir süre de öyle bekledi. Bu durumda devam ensemi öpüyor, dili ile çıldırmayı dokunuşlar yapıyor ve bir parmağı ile amıma masaj yaparak, aldığım zevki katlıyordu. Artık acım iyice kaybolmuştu ve belli etmek için hafif hafif ileri geri hareket etmeye başladım, kendimi ona iyice bastırdım. O da işareti almış ve hareket etmeye başlamıştı. Önce yavaş yavaş, sonra giderek hızlanan bir tempo ile götümü sikiyordu. Uçuyordum tadını çıkarabilirim. Gçtüm sikilirken böylesine bir zevk alacağım aklımdan bile geçmezdi, zira kız arkadaşlarımın anlattığı gibi çok canım acımamıştı. Artık götüme öyle hızlı girip çıkıyordu ki, sanki amımı siker gibi pompalıyordu götüme. Orgazm yaşıordum orgazm üzerine resmen orgazm götten sikilirken. Bir süre sonra “Erkeğim beni domaltıp sikermisin?” Dedim. “Sen iste bebeğim, bende bir bakireyi her türlü sikerim, merak etme canım, gece uzun!” Dedi ve götümden çıktı, “Hadi domal bakalım küçük hanım, bir keyifle bir göt sikelim!” Dedi. Artık konuşmalarımız iyice argolaşmıştı. Ben de, “Sik erkeğim, dağıt amımı götümü, ikisinin ilk uyarısı, istediğin gibi sik küçük orospunu!” Diye onu dahada azdırıyordum. Ben böyle konuştukça, o da iyice hırsla pompalıyor götüme, öyle sert sikleyen ki beni, anlatamam. Aldığım zevk dayanılmaz haldeydi ve tekrar orgazm olmuştum. Sonunda o da boşalmak üzereydi, “Geliyorum!” Dedi. “İçime boşalmak aşkım, yanardağını götümde patlat, tohumlarını serp içime!” Diyerek, kendimi ona daha fazla bastırdım … Son bir kez daha sert bir yüklenişle, götümün içeri siki kalp gibi atmaya başladı. Onun içimde boşalması, ondan birşeylerin içime akıyor olmasının beni nasıl mutlu ettiğini anlatmam mümkün değil. Kısa süre öylece durduk, sonra götümden çıktı ve yanıma uzandı, dudaklarıma bir öpücük kondurdu, “Götün de amın gibi çok temiz!” Dedi. “Senin için temizledim aşkım!” Diyerek dudaklarına bir öpücük kondurdum. Yataktan kalkıp, çok kolay olmasa da duşa yürüdüm, göttinizğimin ağzı yanıyor gibiydi. Ama önemi yoktu, öyle mutluydum ki, hayatımda en çok istediğim şey gerçekmıştu, kadın olmuştum ve doyasıya seks yapmıştım, hem de muhteşem bir erkek ile. Duşta temizlendim, havluya sarınıp tekrar Cem’in yanına geçtim. Saat epey ilerlemişti. Cem yatağa uzanmış, sigara içiyordu. İkimize de birer kadeh şarap doldurdum ve içmeye başladık. Bir taraftan da sohbet ediyorduk. Ona, güzel kadınlar ve böylesine güzel bir seksi yaşattığı için teşekkür ettim. Bir süre dinlendik, ama benim canım halen sikilmek istiyordu. Yataktan kalktım, elinden tutup Cem’i de kaldırıp, pencerenin önüne çektim. O ayakta dururken ön diz çöküp, sikin ağzıma alıp emmeye başladım. Kısa sürede siki yeniden sertleşmişti. Beni yukarı çekti, ellerimi camın önüdeki betona yaslayarak, arkamı ona dönmemi sağladı. Ve bu pozisyonda, ben Ankara’yı seyrederken, arkadan amıma sikini yerleştirip, hızla pompalamaya başladı. Bir yandan göğüslerimi okşuyor, bir yandan içimde gidip geliyor, hızla beni sikiyordu. Bir anda amımdan çıkartıp tekrar göt deliğime sokmaya başladı. Hiç zorlanmadan busefer götüme girmişti. Bir götüme, bir amıma sokup çıkartıyordu. Böyle bir oranda zevk almazsın, ayakta duramayacak kadar zevk aliyordum ve kısa sürede tekrar orgazm oldum. Yarım saatlerce daha sonra böyle boştuklarını söyledi. Hemen çekilip, başını diz çöktüm, sikini ağzıma alıp emmeye başladım. Taşaklarını da okşuyordum. Cem de şaçlarımdan tutmuş, resmen ağzımı sikiyor, sikini gırtlağıma kadar sokuyordu. Kısa sürede tekrar ağzıma boşalmıştı. O ve onun dölleri dünyada yediğim en lezzetli şeydi benim için. Beni kaldırıp öptükten sonra, “Canım artık yatalım, yeter ki bu güne kadar!” Dedi. Yatağa geçtik, çırılçıplak türlü biririmize sarılarak. Onun kolları arasında o kadar mutluydum ki, o mutluluka uykuya dalmışım. Sabah uyandığımda sadece yalnızdım. Etrafa bakındım, komodin üzerinde bir gül ve birde zarf vardı. Zarfı açtım, içinde küçük bir not vardı, “Bana yaşattığın gece için çok teşekkür ederim, bana yaşattıklarının asla karşılığı olamaz!” Diye yazmış, bir de telefon numarası bırakmıştı. Notun bir dereceden yüksek olduğu için bir demet para vardı, annemin dediği doğru çıkmıştı. Duşumu alıp üzerimiye giydim ve oteli terk ettim. Doğru eve gittim. Anneme teşekkür ile teşekkür ediyordum. Bu biriyle tanışmamama sebep olmuştu ve artık ben de bir Escort olmuştum. Sonrasında annemin tavsiyesi ile, evde yapay penisler ile, oldukça büyük boyutlarda penisleri nasıl alacağım ve aynı anda iki kadından birlikte alacağım uygulamalı çalışmalar yaptım. Bu okulda sevgilimi de arayıp, ilişkimizi bitirdim. Aradan bir hafta geçmişti. Cem aradı, tekrar görüşmek istiyordu. Uçarak gittim yine ve muhteşem bir gece daha yaşadık. Cem’le haftada bir kez görüşmeye başlamıştık, şimdilik tek müşterim o idi. Ama birkaç ay sonra, onun bulundurduğu bir kıyameti daha iki yana getirdi. Günlerim aylarım Escortluk yapmakla geçerken, yaz tatilinde tesadüfen eski sevgilimle karşılaştık ve onunla para almadan seviştim. Ama çok başarılı bir sevişme olan söyleyemeyeceğim ve onunla bir daha kesinlikle görüşmeme kararı aldım. Escortluktaki ilk tecrübemin üzerinden birkaç yıl geçti ve artık çok hatırdaki müşterilerim var. Aynı zamanda üniversite sınavına tekrar girdim ve Ankara’da bir özel üniversitede okumaya başladım. En ilginci ise, okuduğum fakültenin dekanı bir gün müşteri olarak karşıma çıktı. Ben onu biliyorum, ama normal olarak o beni tanımıyor. Okulda karşılaşırsak tepkisi ne olur bilemiyorum. Hele ki çok özel cinsel fantazileri de göz önüne getirir, muhtemelen beni tanımazdan gelecektir SEVDA

%100 Gerçek Ensest Anilarım Bolum: 16 Ozge Yengem

%100 Gerçek Ensest Anilarım Bolum: 16 Ozge Yengem
Tekneden misafirleri uğurladık. Cennet’in kocası telefon kartını cebime soktu. Yanıma yaklaştı;

– Mutlaka ara.

Ararım gibisinden kafamı salladım. Çok yorgundum eve gidip uyumak istiyordum.

Ferhat;

– Beyler benim araba ileride, yürüyelim mi biraz? Hava alırız?

Mete;

– Bana uyar.

Zeki ayakta teknenin içinde uyuyordu Mete Zeki’ye seslendi;

– Zeki, kalk oğlum gidiyoruz.

Zeki bağırarak uyandı. Korkmuştum.

– Ya amına koyayım ne bağırıyon?
– Kuzeyin oğlu, dayının kestaneyi çiziyordum rüyamda. Çok korktum amk
– Yürü oğlum yok dayı falan gittiler
– Eminsin değil mi? Bak geliyorum
– Gel zeki gel amına koyayım.

Elimi Zeki’nin omzuna attım, tekneden indik yürüyorduk. Berkant ile annesi teknede kalmıştı. Zeki yolda zor yürüyor sallanıyordu.

– Oğlum bir dik dur lan!
– Halim yok kuzeyin oğlu, iliğimi kuruttu karılar.

Ferhat;

– Peki ya dayı Zeki? Oda kuruttu mu?
– Yok, o seksten soğuttu amına koyayım.

Biz gülüyorduk. Baya ilerlemiştik, araba karşımızda gözüküyordu. Zeki kolumdan fırladı gitti karşıda duran 2 tane mini şortlunun yanına koştu.

Ferhat;

– Eyvah!

Mete;

– Bu çocuk bir gün kestaneyi çizdirecek aga.

Ben;

– Gözünü sikeyim zeki ya.

Zekiye bağırıyordum arkasından;

– Zeki! Lan buraya gel! Zeki!

Zeki beni siklemedi mini şortluların yanına gitti, ikisinin de götüne elini yapıştırdı;

– Üff hepsi sizin mi be yavrular?

Mini şortlu travestiler Zeki’ye döndü. İçlerinden esmer olan;

– Yok anam daha bu var!

Zekinin elini kendi sikine getirdi. Zeki travestinin sikini avuçladı;

– Oooo bune be hacı gülle? Hangi sulak yerde büyüttün sen bunu?

Zeki bize döndü travestilerin sikinden tutup salladı;

– Kuzeyin oğlu! Kızlar taşşaklı çıktı.

Travesti devam ediyordu cümlesine. Biz gülüyorduk.

– Gelip görmek ister misin o sulak yeri?
– Yok abi ben almıyayım.

Zeki travestinin sikine eğildi;

– Saygılar abi, hürmetler abi.

Esmerin yanındaki diğer travesti;

– Siktir git lan. Dedi zekiye zeki koşarak yanımıza geri geldi…

Ben;

– Ne oldu Zeki beğenmedin mi kızları?

Ferhat ile Mete gülüyordu.

Zeki;

– Bu dayıyı sikmek bana yaramadı hacı gülle, nerede kamışlı ablalar var, bana denk gelmeye başladı.
– Aman Zeki kolla götü.

Zeki Ferhat ile Mete’ye döndü;

– Bana bakın dayıyı siktiğimi Melisa duymayacak ona göre.

Ferhat;

– Merak etme Zeki duysalar da inanmayacaklar zaten.

Gülüyorduk, arabaya bindik. Beni eve bıraktılar. Zeki camdan kafasını çıkarttı;

– Hişt hacı gülle?
– Ne var Zeki?
– Adamımsın, playboy seni

Arabayla uzaklaştılar. Evin kapısını çaldım. Kimse yoktu evde. Telefonla Özge yengemi aradım. Açmıyordu. Babamı aradım çalıyordu;

– Alo baba evde kimse yok?
– Oğlum mahkemedeyiz.
– Mahkeme?
– Yengen ile dayının mahkemesi.
– Hadi ya onu unuttum ben durum ne?
– Boşandılar.
– Çocuklar?
– Yengende ikisi de.
– Ohh çok sevindim neredesiniz şimdi?
– Birkaç evrak işi var halledip geleceğiz.
– E ben kapıda kaldım.
– Aysel yengenlere git istersen.
– Yok baba bakarım başımın çaresine.

Şimdi Aysel yengelere gidip, onu sikmeye ne dermanım ne gücüm vardı. Duvardan atladım evin bahçesine girdim. Bahçe kapısı da kilitliydi. Pencereye tırmandım. Odamın penceresi açıktı. İçeriye girdim. Hemen duşa attım kendimi. Üzerimi değiştirdim yatağa uzandım.

Tüm bu olup bitenleri düşünüyordum… Sikik bir yaşantım, hangi ara bu kadar renklenmişti. Daha dün gibi yengemi hayal ettiğim günler. Onun hayali ile boşaldığım günler. Şimdi? Sikmediğim am, göt kalmamış. Ortamların en güzeline girmiştim bugün. Daha neler olabilir amına koyayım. Diye düşünürken. Aysel yenge aklıma geldi. Kendisi çok ateşli, azgın bir kadındı. Tıpkı adadaki çiftlerin karıları gibi, cennet hoca gibi. Yengeme kötü sözle konuşmam da hoşuna gidiyordu. Acaba bizim çocuklarla grup siksek? Hoşuna gider miydi? Ama onun haberi olmadan bunu ona yapamazdım. Ağzını arayacaktım kafaya koydum. Bunları düşünürken uykuya dalmıştım. O kadar güzel uyudum ki, bizimkilerin eve geldiğini bile duymadım. Yengem yanıma yatmış, yüzümü okşuyor, öpüyordu. Gözlerimi araladım. Çok güzel görünüyordu. Makyaj yapmış, saçlarını kestirmiş, sarıya boyatmış, kendine çok güzel bakmış. Boynuna sarılıp üstüme çektim. Yengemin yüzü gülüyordu. Dudaklarını öptüm;

– Hayırlı olsun.
– Teşekkürler kuzum.
– Kurtuldun artık.
– Evet.
– Tamamen benimsin. Tekrar bekarsın.
– Evet.

Dudaklarımı daha sert öpmeye başladı. Ama orospu Cennet öyle bir somurdu ki canım yandı geriye çektim kendimi. Yengem elini dudaklarıma götürdü. Üstümden kalkıp yanıma uzandı;

– Oho birileri boş durmamış yine.
– Ya yok İlayda yaptı.

Garibim dünkü partiyi duysa ne derdi acaba? Yüzüme bakmazdı eminim. Tekrar sarıldı;

– Hadi kahvaltı yapalım okula gideceksin. Akşam gelince bir yerlere götür beni
– Nasıl yerlere?
– Bilmem şu gittiğin bara götür mesela.
– Tamam akşam hazırlan gidelim.

Yanaklarımdan öptü, yatağımdan kalktı kapıyı açıp çıktı. Kıyafetlerimi giydim aşağıya iniyordum, dışarıdan korna sesi geldi. Servis arabamı getirmişti. Babamın arabasından kurtulmuştum artık. Arabamla hasret giderdikten sonra okula gitmek için çıktım İlayda’yı arıyordum.

– Canım geleyim mi almaya?
– Yok aşkım Melisa ile gidiyoruz şuan yoldayız.
– Peki bir tanem görüşürüz.

Telefonu kapattım koltuğun üstüne atıyordum Zeki arıyordu. Hay amk dedim iyi alıştı bu çocukta ama seviyordum Zeki’yi çok saf, kalbi temiz bir çocuktu.

Zeki;

– Alo hacı gülle napıyon?
– İyiyim Zeki yoldayım okula gidiyorum. Sen napıyon?
– İyi bende kantinde çay höpürdetiyorum.
– Afiyet olsun Zeki beni neden aradın peki?
– Ha onu soruyosun, dün Esma geldi bizim eve, annemle yine dedikodu, gıybetin dibine vurdular, çok korktum bizi şikayet ediyor sandım hani dün parti, pompa, gittim dinledim gizli gizli.

Sözünü kestim;

– Dayı, göt.
– Amına koyayım konumuz omu şimdi? Bak tıkandım ne güzel çay içiyordum ya.
– Eee Zeki ne konuşuyorlardı?
– Bizi şikayet etmiyordu. Partiden bahsetmedi. Şu At hoca var ya?
– At hoca?
– He dün çatır, çatır, çatır siktiğin at hoca
– Cennet hoca mı?
– Ne karıydı ama ya.
– Devam et zeki ne olmuş Cennet Hoca’ya?
– Okuldan ayrılmış, yurt dışına gitmiş.
– Annene niye söylüyor bunu Esma onu anlamadım ben?
– Bu at hoca annemin arkadaşının kızıymış çünkü.
– Haa, yani cennet hoca gelmeyecek artık okula.
– Yok hacı gülle, okula gelmeyecek ama partiye gelecek.
– Annene mi anlattı Esma partiyi?
– Hayır kuzeyin oğlu, Esma dışarı çıktığında pencereden önüne atladım. Dedim ki; “at hoca niye gitti? Göremicez mi onu? Bak kuzeyin oğlu sevdi o kadını göremezse üzülür ağlar çocuk, aşk acısı çeker.”
– Ya amına koyayım ne aşkı ne acısı neyse eee sonra?
– Sonra Esma da dedi ki; “yurt dışına tatile gitmiş, öğretmenliği bırakmış, kuzeye söyle, haziranda bu partinin daha büyüğü olacak tur gemisinde” dedi.
– Eee?
– Ne eee amına koyayım? O tur gemisine kadar gelecekmiş at hoca. Ama hazirana kadar göremeyecen.
– Anladım zeki, yani haziranda bir büyük parti daha var ve gidecez yine.
– Bak bana yine göt siktirirseniz, bozuşuruz ona göre. Hişt bana bak. Üzüldün mü lan cennet hoca 2 ay yok, göremeyecen.
– Niye üzüleyim oğlum sonuçta kadının tadını aldık.

Zeki piç piç gülüyordu;

– Hehehehe aldık demi.
– Aldık Zeki aldık bak okula geldim şuan karşındayım kapatcan mı telefonu?
– Bence devam edelim, bedava dakikalar çöpe gidiyor, arayıp konuşacak kimsem yok oğlum.
– Zeki manyak mısın amına koyayım.

Yanına gittim oturdum hala telefonda konuşuyorduk. Zeki sırtını döndü;

– Ne manyak mıyım? Dakikalarım çöpe mi gitsin, eee daha daha ne yapıon hacı? Havalar nasıl?

Kafasına vurdum. Telefonu kapattım;

– Yanındayım aynı havayı soluyoruz amına koyduğum.

Ferhat ile Mete yanımıza geliyordu;

Ferhat;

– Ne yapıyorsunuz beyler?

Ben;

– Zekiyle uğraşmaya devam

Mete;

– Of sabah sabah hiç çekilmez amına koyayım.

Zeki;

– Ne çekilmez? Oğlum o kadar karı siktin hala elizabethe devam mı ediyorsun?

Mete eliyle Zekinin ağzını kapattı;

– Oğlum sus biri duyacak amına koyayım ya dengesiz.
– Hee haklısın hacı gülle. Aman diyim biri duyar canı çeker, sikim kopacak artık am sikmekten ben çay alacam var mı isteyen?

Ferhat;

– Al gel içeriz.

Ben;

– Beyler Berkant nerede?

Mete;

– Bilmem görmedim daha.

Ben;

– Haziranda büyük bir parti varmış. Zeki ile haber yollamış Esma gidecek miyiz?

Ferhat;

– Haziranın kaçında?

Ben;

– Bilmiyorum ki sormadım.

Mete;

– Haziranda üniversite giriş sınavı var. Ancak sınavdan sonra gidebiliriz. Sınavdan önceyse gidemeyiz ki oğlum.

Ferhat;

– Esma ona göre ayarlamıştır herhalde

Ben zeki’ye seslendim. Zeki elinde çay tepsisi ile geldi;

– Zeki! Gel gel, haziranın kaçında bu parti?
– Sonunda.

İyi sınav zaten ilk haftasında, yetişiriz diyordum. Sohbet ediyorduk kızlar gelmişti. Yanımıza oturdular. Sohbete devam ettik. Okulun hademesi gülsüm abla gözüme çarptı bizim masaya Zeki’ye bakıyordu. Zekinin kolunu dürttüm;

– Hişt senin ki geçiyor?
– Melisa burada ya oğlum.
– O değil öbürü.
– Öbürü?

Zeki masadan kalktı ayağa etrafına baktı. Gülsüm abla ile göz göze geldi.

– Ya bırak şunu.
– Niye oğlum sikmedin mi çatır çutur.

Zeki eliyle ağzımı kapattı;

– Sus lan melisa duyacak kız beni terk eder sonra.
– Tamam amk çek pis elini ağzımdan

Derslere, girip çıkıyor bugünü de bitiriyorduk. Son ders boş olduğu için çocuklarla spor salonuna gidecektik sınav sonuçları açıklanmış. Müdüre hanım sınıfa çağırdı bizi. Hepimiz sıralarımıza tekrar geçip oturduk. Müdüre hanım sonuçları açıklayacaktı;

– Evet yavrucuklarım. Son deneme, başarı sınavınızın sonuna gelmiş bulunmaktasınız. Bu sonuçlar sizin sınava ne kadar hazır olduğunuzu ve bu sınav gerçek üniversite giriş sınavı olsa kaç puan alıp, kaçıncı sıralamada olacağınızı gözler önüne seriyor. Şunu söylemeliyim ki, ummadığım taş baş yardı, çok güvendiğim kişiler gözümde sınıfta kaldı şekerim.

Ben araya girdim;

– Hocam en çok Zeki’yi merak ediyoruz. O kadar çok çalışmış ki, 20 dakika da bitirdi sınavı
– Neyyy 20 dakika mı?
– Evet hocam.
– Zeki okul 5. evladım ummadığım taş baş yardı diye boşuna mı dedim.
– Neee ?

Hep birlikte Zekiye döndük.

Mete;

– Lan hani sallamıştın tüm soruları?

Zeki gülüyordu;

– Salladım ama okuyarak salladım. Okumadan sallamadım ki.

Ferhat Zekiye silgisini attı. İlayda ağzı açık Zekiye bakıyordu. Ben lafa girdim;

– Ulan zeki, birde soruları okuyup çözsen türkiye birincisi olacaktın demekki.

Müdüre hanım söze girdi;

– Türkiyede 13. Oldu 13. Hey yavrum hey aslan Zeki

Zeki göğsünü kabarttı;

– Sağ olun hocam, teveccüğünüz.

Ferhat;

– Hareketlere bak amına koyduğum.

Müdüre;

– Tamam sessizlik. Şimdi sonuçları açıklıyorum.

Milletinkilerini saydı, çoğunlukla başarılıydı herkes.

– İlayda tam puan okul 1, türkiye 4.

İlayda çok sevinmişti.

– Kuzey aferim evlatçığım babana yüzümü kara çıkartmadın. Okul 2. Türkiye 8.

Ben yok artık amına koyayım diye İlayda’ya bakıyordum. İlayda boynuma sarılıyordu.

– Ve ikiz dingiller.

Ferhat ile Mete;

– Bizden bahsediyor.

Müdüre;

– Okul sonuncusu, türkiye sıralamanızı okumama gerek yok nasılsa bu kaçıncı sayılar diye bön bön yüzüme bakacaksınız? Evlatçıklarım. Neden çalışmadınız? 2 ay kaldı sınavınıza, aileciklerinize ne diyeceğim ben. Of tanrım of.

Müdüre sınıftan çıktı. Ferhat ile Mete’ye döndüm;

– Oğlum ne yaptınız lan siz? Hiç mi çalışmadınız?

Ferhat;

– Zaman mı kaldı ki, sikik sokuk işlerle uğraşmaktan.

Mete;

– Aynen amk, yarak kürek işlerle uğraştık

Ben;

– Amına koyduklarım, bende yanınızdaydım sizi yalnız mı bıraktım? Siz eğlenirken ben ders mi çalıştım sizle birlikte bende eğlendim. Ben ders çalıştığım vakit siz ne yapıyordunuz?

Ferhat;

– Sakin ol paşa, sana sözümüz yok, Berkant orospu çocuğuna uyduk, sen ders çalışırken biz onunla barlarda karı kız peşinde koştuk takıldık eğlendik beee

Mete;

– İyi bok yedik amına koyayım. Ne diyecem ben şimdi babama?

Ferhat;

– Ne bileyim amına koyayım. Berkant da yok piyasada zaten.

Mete;
– Annesinin amını yalıyordur evde, orospu çocuğu.

Ben;

– Adama sövmeyin oğlum hata sizde. Neyse 2 ay var daha sıkı çalışın bir şekilde toparlayın götü.

Okuldan çıkmıştık eve gidiyorduk İlayda konuştu;

– Cennet hoca nerede? Bugün son dersimiz onunlaydı gelmedi?

Boş bulundum;

– Okulu bırakmış.
– Okulu mu bırakmış? Kuzey bey okul başkanı olduğum halde bilmiyorum siz nereden aldınız bu bilgiyi acaba?
– Şaka yapıyorum ya salladım öylesine. Bilmiyorum ki merakta etmedim.

Ferhat ile Mete’nin yüzüne bakıyordum Zeki girdi lafa;

– Cennet hoca şuan kanarya adalarında pompito yapıyordur.

Biz elimizle Zeki’ye sus yapıyorduk.

İlayda;

– Pompito?
– Cahil cahil durma karşımda yürü kız eve.

İlayda’ya kolumu attım. Yürüyorduk. Bugün de bitmişti. Eve gidip dinlenmeye karar verdik. Ama aklımda uyurken düşündüğüm Aysel yengem vardı. Ama bu akşam gidemezdim. Özge yengemi bara götürecektim. Hemen eve gittim.

Kapıyı yengem açtı. Çok güzel görünüyordu. Giyinmiş süslenmiş oturuyordu evde;

– Hayırdır düğüne mi gidiyorsun?
– Hayır?
– Ne bu süs?
– Bundan sonra böyle. Kendime bakacağım artık.

Beline sarıldım;

– Bak tabii
– Dur yapma annen mutfakta

Bellerinden kollarımı çektim.

– Giyineyim de kumsalda takılalım biraz, akşama bara gidelim.
– Yemek yemeyecek miyiz?
– Aç değilim sen açsan dışarda yeriz bir şeyler.
– Ay süper olur dışarda yiyelim.
– Hazırlanayım geliyorum.

Yanaklarımdan öptü, hemen geri çekti kendini. Yukarıya çıktım duş aldım, duştan belimde havluyla çıktım yengem yatağımda oturuyordu. Yüzüne bakıp gülümsedim. Havluyu çıkartıp attım belimden. Çırılçıplak kalmıştım karşısında. Yanına yaklaştım. Yengem yüzüme bakıp gülüyordu. Yanına gittiğimde eline sikini aldı sıvazladı.

– Annem içerde.
– Biliyorum.
– Yeni duş aldım.
– Tekrar alırız.

Sikimi ağzına götürüp yalamaya başladı, saçlarından tutuyor, okşuyordum ipek gibi saçlarını. Annem seslendi;

– Hadi sofraya!

Yengem ağzından çıkarttı sikimi, ayaklandı. Kucağıma alıp duvara yasladım. Deli gibi yalıyordum dudaklarını, boynunu.

– Dur annen sesleniyor. Hem bugün seninim. Arabayla gidelim bir yere sabaha kadar sik beni. İstersen bir yer bul oraya gidelim.

Dudaklarımdan öptü, kucağımdan indi, kapıyı açtı çıktı gitti. Bende üzerimi giyinip aşağıya indim. Sofraya oturduğumuzla kalktığımız bir oldu. Dışarıda yiyecektik çünkü. Saat 7 olmak üzereydi;

– Hadi çıkalım.

Yengem yukarıya gidip makyajını tazeledi, giyindi geldi. Gözlerim yerinden çıkacak sandım. Mini bir etek, askılı bluz. Tüm vücut hatları meydandaydı.

– Abartılı olmamış mı?
– Yoo, daha açık giyinenler var.
– Haklısın, hem çok güzel olmuşsun hadi çıkalım.

Beline sarıldım. Çıktık evden. Arabama bindik;

– Ne yemek istersin?
– Benim ne yemek istediğim belli değil mi?

Elini sikime attı okşuyordu.

– Onu finalde yiyeceksin zaten. Önce karnımızı doyuralım, içip eğlenelim biraz.
– Pekii, balık yiyelim.

Lüks bir balık restoranına girdik yengemle. Oturduk balıklarımızı söyledik, yengem birde rakı söyledi yanına;

– Ağzının tadını biliyorsun rakı balık he?
– Yani, senin balığı yiyorum. Oradan anlamadın mı ağzımın tadının güzel olduğunu?

Gülüyordum. Yemeğimizi yedik, rakımızı içtik. Her zaman takıldığımız bara götürdüm yengemi. İçeriye girdik. Merve ve Nur’da oradaydı.

Merve;

– Aaa kuzey hoş geldin.

Yengemin elini sıktı merhaba dedi.

– Hoş buldum ne yapıyorsunuz kızlar?
– Hiç valla aynı takılmaca. Yanında ki güzel kim?
– Yengem.

Yengeme geçmiş olsun diledi, benim ondan çok bahsettiğimi her aradığında onları yalnız bırakıp eve yengemin yanına gittiğimi anlattılar. Yengem memnun olmuş yüzü gülüyordu. Nur’un kolundan çektim;

– Sakın bak parti falan kaçırmayın ağzınızdan.
– Ay sende kuzey Zeki’miyiz biz?
– Valla Zeki herkesten akıllı çıktı. Çocuk sınavda 2. Oldu
– Hadi be helal olsun

Kızlar ve yengemle masaya geçtik oturduk. İçkilerimizi içtik, dans ettik, yengem artık sarhoş olmak üzereydi. O içkisini eline alıyor, ben onun elinden yeter diye geri alıyorum. Ama o bırak artık zaman benim zamanım bu zamanı kutlayacam diye daha çok içiyordu. Karışmadım bol bol içki içti bana çok yakındı kızlar dik dik bize bakıyordu. Elini vücudumda gezdiriyor, ellerimi kalçalarına atıyordu dans ederken, kendinden geçiyordu. Saat epey ilerlemiş 12 olmak üzereydi. Yengem ayakta duramıyor, zor yürüyordu. Arabaya bindirecektim kusmak için kaldırıma geçti. Cep telefonumu çıkarttım Ferhat’ı arıyordum;

– Hele şükür açtın amına koyayım.
– Oğlum uyuyordum ya.
– Sizin yazlığın anahtarı lazım bana.
– Bu saatte?
– Tavuk gibi uyuyan sensin amk hadi size geliyorum uyan salla anahtarları.
– Gelme amk yazlığa git, kapıda saksı var. Onun içinde anahtarlar.
– Boş dimi yazlık?
– Boş amk hadi kapat uyuyacam.
– Zıbar amk.

Telefonu kapatıp cebime koydum. Yengeme sarılıp kaldırdım.

– Kalk hadi gidiyoruz.

Yengem sarhoş ağızla sayıklıyordu. Arabaya bindirdim Ferhat’ın yazlığına gittik. Yengemi arabadan indirdim boynuma sarıldı, yamuk yamuk yürüyordu. Merdivenlere oturttum yengemi. Saksıya baktım anahtar yoktu. Saksıyı kırdım. İçinden çıktı anahtar. Kapıyı açtım. Yengemi kucaklayıp soktum eve. Salonda koltuğun üstüne oturttum. Yengem şarkı söylüyor, sayıklıyordu. Gidip kapıyı kapattım. Işıkları açtım. Yengemin yanına oturdum.

Yengem yüzüme bakıyordu. Birden dudaklarımı öpmeye başladı;
– Sik hadi beni. Çok özledim o yarrağını.

Yengem dudaklarımı öperken, pantolonumun fermuarını açmaya çalışıyor, ama açamıyordu. Ona yardımcı oldum. Pantolonumu çıkarttım, boxerımdan sikimi çıkartıp eğildi, ağzına alıyordu. Bir süre yaladıktan sonra ayağa kalktı, üzerindeki mini eteği çıkarttı, dizinin üstüne kadar uzanan fileli çorapları ile kaldı. Askılısını ve sutyenini de çıkarttı. Kucağıma oturup memelerini ağzıma veriyordu;

– Yala hadi yengenin büyük memelerini, seviyorsun değil mi yengenin memelerini.

Şapur şupur emiyor, evet dercesine başımı sallıyordum. Kucağımda sikime amını sürtüyordu. Külotunu çıkarttı attı kenarıya. Eliyle sikimi tutup üstüne oturdu. İnliyor, memelerini ağzıma vermeye devam ediyordu. Kucağımda zıplatarak sikiyordum;

– Dayının gözleri önünde ne zaman sikeceksin bu amı?
– Ne zaman sikeyim?
– Yarın
– Hemen yarın mı?
– Evet, yarın sik amımı götümü dayının gözleri önünde.
– Sen iste bir tanem
– İstiyorum. Onun surat ifadesini görmek istiyorum sen beni sikerken

İyice zevkle zıplıyordu kucağımda, içine boşalmıştım. O şekilde sızdı kucağımda. Kucaklayıp yatak odasına götürdüm. Yatırdım yatağa, üstünü pile ile örttüm bende yanına kıvrılıp uyumuştum. Sabah telefonun sesiyle uyandım. Ferhat arıyordu;

– Kanka yazlıkta mısın?
– Evet.
– Bizim çocuklarla kafeye gidecez gelsene.
– Moruk sizinle işim var bizim eve gelsenize siz.
– Hayırdır ne işi?
– Gelin siz konuşuruz.
– Peki kardo.

Yengemi öperek uyandırdım;

– Hadi uyan. Bugün kocanın gözleri önünde sikeceğim seni.

Uyku sersemi konuşuyordu;

– Bugün mü?
– Evet, dün öyle dedin ya.
– Ha doğru. Ne yapacaksın ki?
– Düşünme sen hadi eve gidelim.

Boynuma sarıldı öpüyordu. Kucağıma alıp kaldırdım. Ayağa dinelttim. Bir posta daha siktikten sonra arabaya geçip eve gittik. Yengem odasına gitti, bende odamda duş aldım bahçede oturuyordum arkadaşlarım geldi. Bahçeye çektim. Biralarımızı açtık söze girdim;

– Beyler bugün bana lazımsınız. Dayıma bir ders verecez.

Ferhat;

– Anlamadım.
– Neyi anlamadın amk.

Zeki;

– Hişt playboy, dayını mı sikecez?
– Ahaha yok onun gibi bir şey ama
– Bugün de güzel geçecek desene

Mete;

– Dur bir Zeki. Kuzey nasıl yapacaz oğlum bunu.
– Baya gece dükkanı kapatıp eve gitmesini bekleyeceksiniz. Biz özge yengemle evde olacağız. Siz dayımı içeriye girdikten sonra güzelce sandalyeye bağlayacaksınız.
– Sonra?
– Sonra dışarıda bekleyeceksiniz.
– İçeride bekleseydik?
– Yok dışarıda.

Zeki Ferhat’ın yanına yaklaştı;

– Bak Zeki dedi dersin, bu dayısının götünü sikecek. Dayısının namusunu kirletecek.

Ferhat;

– Hani Özge yengenle aranda bir şey yoktu lan?
– Oğlum size ne bu kadar derine inmeyin yardım edecek misiniz? Etmeyecek misiniz? Onu söyleyin
– Ederiz amk

Mete;

– Aynen ederiz.

Zeki;

– Ben etmem.
– O niye lan?
– Güvenmiyorum oğlum sana, gözlerimi bağlarsın dayının kestaneyi de bana çizdirirsin sen.
– Güzel fikir aslında

Zeki ayaklandı;

– Ben gidiyom amına koyayım

Kolundan tuttum;

– Oğlum dur şaka yapıyorum. sen dışarıda bekçilik yap yeter.
– Hee tamam hacı gülle kaptım işi.
Akşam olmuştu. Çocuklarla hazırlanıp planı uygulamaya koyulduk. Dayım dükkanda yoktu. Evine gittik, ışıkları sönük, kapısı kilitliydi;

– Kaçmış yavşak.

Hemen Özge yengemi aradım;

– Kaçmış
– Kim?
– Dayım kim olacak.
– Hadi canım kaçmış mı?
– Dükkan boş, ev boş kilitli.

Tam telefonla konuşurken dayım evin arkasından çıkmış arkama geliyordu ben bunu fark etmedim. Bizim çocukların sesini duyuyordum sadece;

Ferhat;

– Kuzeey!

Mete;

– Kuzey!

Zeki bir hışımla üzerime koştu, yere yatırdı beni, telefonla konuşurken yere düşmüştüm. Tam düşerken bir silah sesi duydum. Ferhat ile Mete dayımın üzerine koşup yere yatırdı, dövüyorlardı. Ben olayın şaşkınlığı ile telefonu bıraktım elimden. Üstümde zeki yatıyor, üstüme sıcak bir şey akıyordu.

Zeki yüzüme bakıyor, baygın baygın bakıyor konuşmaya çalışıyordu;

– Kolla götü Kuzey’in oğlu.

Zeki bayılmıştı. Telaşla üzerimden kaldırıp yatırdım. Karnından vurulmuştu, kan geliyordu, çok fazla kan. Elim ayağım titriyor, ne yapacağımı bilmiyordum. Ferhat yanıma koştu Zekiyi tutuyor uyandırmaya çalışıyordu, Mete dayımı yere yatırmış tutuyor, telaşlı gözlerle bizi izliyordu. Ferhat ambulansı aradı, Zeki’nin yanından kalkıp dayımın yere düşürdüğü silahı yerden alıp kafasına dayadım. Tam tetiğe basacakken Ferhat üstüme atladı, silah havaya patlamıştı.

Ferhat;

– Ne yapıyorsun sen amına koyduğum? Hah ne yapıyorsun? Bu şerefsiz için katil mi olacaksın? Ver şunu! Kuzey! Ver dedim!

Silahı elimden alıp fırlattı karanlık bir yere. Ayağa kalktım Mete’nin elinden aldım. Çok pis gözüm dönmüştü Mete ile Ferhat Zekinin yanına koştu. Dayımı ellerim yarılana kadar yumrukladım, tekmeledim. Evin önünde duran sopayı alıp ambulans gelene kadar dövdüm. Bizim çocuklar Zeki’yi uyandırmaya çalışıyordu. Ambulans geldiğinde polisi ve bir ambulans daha istedi. Sopayı bırakıp Zekinin yanına koştum

– Zeki kardeşim uyan, Zeki! Yalvarırım aç koçum gözlerini Zeki! Zeki!

Ferhat ile Mete çömelmiş ağlıyorlardı. Ambulans görevlileri Zeki’nin kanını durdurmak için tampon yapıyor acele ambulansa bindirmeye çalışıyordu.

Ambulansın arkasından ZEKİ! Diye haykırıyordum. Ferhat ile Mete’nin kolundan tutup kaldırdım. Arabaya koştuk, direksiyona geçip son hızla gazladım. Ambulansın peşinden Zeki’nin peşinden gidiyorduk…

19. BÖLÜM SONU…

DEVAM EDECEK…

LÜTFEN DEĞERLİ YORUMLARINIZI ESİRGEMEYİN!…

İşyeri Aracında, Boğaza Karşı Anal

İşyeri Aracında, Boğaza Karşı Anal
Meslek hayatıma başladığım şirketin işleri genelde İstanbul dışında oluyordu. Okuldan yeni mezun olduğum için şehir seçecek durumda olmadığımdan, tecrübe kazanmak amacıyla il dışında çalışmayı kabul ettim. Yaklaşık bir buçuk sene çalıştıktan sonra İstanbul’da iş yapan firmalara başvuru yapmaya başladım. İstanbul’da çeşitli taahhüt işleri yapan bir firmanın saha sorumlusu olarak işe başladım. İstanbul’da iş bulmuş olmanın verdiği enerjiyle geceli gündüzlü ve oldukça verimli çalıştım. Gel gör ki bu verim önce bana şirket içinde pozisyon ve maaş yükselmesi getirse de, Kocaeli’de atılım yapma niyetinde olan firmanın o bölgedeki ilk işinin başına getirilmemle sonuçlandı. Kısacası çok çalışıp, kısa zamanda yükselip yine İstanbul dışına çıkmıştım.

Yeni işle beraber yeni bir ekip kurulması gerekiyordu. Sahada çalışacak birkaç yeni mezun veya az tecrübeli sapı işe alsam da ofis kısmını saplardan kurmayı düşünmüyordum. Benle birlikte İstanbul’dan üç sap gelmişti zaten ofis için. O dönemde verdiğimiz ilanlardan geri dönüş yapanların işe yeterliliği dışında birde yaş ve fiziksel özelliklerine dikkat ederek üç güzel hanımı işe aldık. Seda isimli Kocaeli’nin yerlisi olan kızı muhasebeye almıştım. Yirmi yedi yaşında kumral, renkli gözlü, zayıf diyemeyeceğim ama kiloluda olmayan biriydi. Göğüsleri ve kalçası oldukça çıkıktı. Çay ocağına bakacak ve odacılık yapacak kişiyi yine yakın civardan, ilansız bulduk. Adı Meral olan bu kadın, iki evlilik yapmış, ikincisinden bir kızı olan, yüzü yaşının etkilerini gösteren fakat oldukça devasa göğüslerle, çok güzel ve küçük ayaklara sahip bir kadındı. Son olarak işe alınacak kişinin gözüme ve erkeklik duygularıma hitap etmesi riskliydi. Çünkü işi asıl yapacak kişi oydu. O yüzden cvlerin fotoğraflarından çok yeterliliklerine bakarak dört kişiyi görüşmeye çağırdım. Tabi yine üçü kadın biri erkekti. İçlerinden Nilüfer isimli, 170 cm boyunda kısa siyah saçlı, 50 kg yani oldukça zayıf ama uzun süre yüzme ile uğraşmış, kasları belirgin vücudu çok düzgün bir kızı işe aldım. 24 yaşındaydı fakat kendini oldukça geliştirmişti. İşler iyi gidiyordu. Yeni ekip işe alışmış, benle iletişimleri rahat, şirket para kazanmakta idi.

İş gereği gün içerisinde Nilüfer’le sürekli iletişim halindeydik. İlk bir kaç aydan sonra muhabbetlerimiz iş dışınaki hayatlarımıza da kaymıştı. Sevgilisinden yeni ayrılmıştı. Hatta ara ara konuşuyorlardı. Bizim sohbetlerimiz artık işten çıktıktan sonra akşam yemeklerinde devam etmeye başladı. Birkaç kez Kocaeli’nde akşam yemeğine çıktıktan sonra caddede bir mekan bildiğimi, ona gitmeyi önerdim. O akşam oraya gidecektik. Kocaeli-Kadıköy arası akşam trafiğinde bir-bir buçuk saat sürebiliyordu. Altımızda şirketin saha ekiplerinin gün içerisinde kullandığı, akşamları teknik ekibin evlerine götürdüğü Fiat Doblo’lardan vardı. Yolda sevgilisiyle yaşadığı sorunlardan, sevgilisiyle aynı arkadaş çevresinde olmasından dolayı arkadaşlarının ayrılıktan dolayı onu suçladığından bahsetti. Neden ayrıldıklarını sorduğumda kaçamak cevap verdi. Epey üsteleyince gerçeği ya da gerçek dediği şeyi anlattı.

Nilüfer ile sevgilisinin ilişkileri arkadaş olarak başlamıştı. Aynı arkadaş grubuyla takılırken sevgili olmuşlar, iki sene yürütmüşlerdi ilişkilerini. Arkadaş grubundan yeni mezun olan birkaç kişi Antalya’da tatil planı yapmışlardı. Nilüfer bu plana katılmış ama sevgilisi çalıştığından o katılamamıştı. Antalya’da birkaç gün eğlendikten sonra bir akşam kırsal alanda çadır kurup Amerikanvari bir doğa gezisi planlamışlardı. Tabi şaraplar biralar içilmiş kafalar güzel olmuştu. O arkadaş grubu içerisinden başka bir kişiyle o gece yakınlaşmışlar, hatta çadırdan çıkıp açık havada yatmaya gitmişlerdi. Tabi alkolün etkisiyle önce biraz oynaşmışlar, ardından öpüşmüşler. Tabi adam olayı sonuna bağlamak için Nilüfer’in elbiselerini çıkarmış, önce amına sokmayı denemiş, Nilüfer itiraz edince götünden yapmaya çalışmış. Bir süre debelendikten sonra herif tam girecekken Nilüfer çığlık atmış, adamda bunu bırakmıştı. Bu olaylar arkadaş grubu içerisinde duyulunca sevgilisinin kulağına gitmiş, Nilüfer kötü kadın olarak kalmıştı. Yani Nilüfer’in “Ben hiç bir şey yapmadın, iş bana kaldı.” diye anlattığı buydu.

Tüm bu olaydan anladığım bakireydi, anal da yapmamıştı, sevgilisi yoktu. Bu olayı anlatıp bitirdikten sonra hüzünlendi, sessizce yan koltukta oturuyordu. Moralini düzeltip onun yanında olduğumu anlaması için aslında yanlış olan bir şey yapmadığı telkinlerinde bulunuyordum. Yaslandığı koltuktan kafası benim tarafıma düştü. Sağ kolumla kafasını koltuk altıma alıp;
– “Gel buraya kız. Sana daha çok ihtiyacımız var. Üzülmene değmez, yeni arkadaş bulursun, iş hayatında istemediğin kadar arkadaşın olur” dedim.
– “Sen de bana sadece iş için moral veriyorsun” dedi.
Kafası koltuk altımdaydı. Konuşmak için kafasını kaldırdığında burnu dudaklarımın hizasına gelmişti. Bir an göz göze geldik, hala araba kullanıyordum ama kış olduğundan hava kararmıştı. Kafamı hafif eğip dudaklarına yumuldum. Kısa süre öpüp kafamı yola çevirdim. Hızla sağ şeride geçip bir kamyonun arkasına takıldım. Kolumun altında sessizce bekliyordu. Bir gözüm yolda, yine dudaklarına yapıştım. Zaten nerdeyse Dudullu gişelerine gelmiştik. Trafik durduğunda öpüşmeyi bırakıyor, hareket ettiğimizde yine öpüşüyorduk. Caddeye gitmektense Anadolu hisarına gitmeyi teklif ettim. Çocukluğum Avrupa yakasında geçse de Anadolu yakasında hisarın oralarda sakin manzaralı, kafa çekilecek bir yer biliyordum. Zaten fikir söyleyecek hali yoktu. “Tamam.” dedi. Öpüşe öpüşe sahile indik. Otobüs duraklarının oraya arabayı çektim.

Arabayı çektiğim yerden köprü görünüyordu. Çevre sakin sayılırdı. Yolda yanlarından geçtiğimiz başka bi arabada içki içen yaşlı adamlar ve arabayı yanaştırırken farların aydınlattığı başka bir arabada bir çift görmüştük. Arabaların arasında epey mesafe vardı. Saat daha dokuzdu ve yoldan geçenler oluyordu. Tekrar dudaklarına yumulduğumda elimi göğüslerine attım. Sutyeninin içerisine elimi soktum. Yılların sporu işe yaramış, çok büyük olmayan ama taş gibi bir memesi ve leblebi kadar bir başı vardı. Bir elim kalçasında bir elim göğsünde bir süre öpüştükten sonra elini tutup sikime götürdüm. Pantolonumun üzerinden sikimi okşuyor, bende sutyenini çıkartmış göğüslerini yoğuruyordum.

Elimi pantolonunun içerisine soksam da oturur vaziyette olduğundan deliğine ulaşamıyordum. Pantolonumun düğmelerini açmasını söyledim. Sadece fermuar bölümündekileri açıp parmaklarıyla penisime dokunuyordu. Elimi götünden çekip kemeri çözdüm, düğmeleri açtım, pantolonumu sıyırdım. Boxerı kaydırıp taşlaşmış sikimi çıkardım. Elini tutup sikimin üzerine koydum. Nilüferin daha önce penis gördüğünü anlatmış olsa da handjobu bilmesine şaşırdım. Sikimi kavrayıp aşağı yukarı sıvazlamaya başladı. Bende dudaklarına yumulup pantolonunu sıyırmaya uğraşıyordum. Oturduğu için pantolon yeterince açılmıyordu. Öpüşmeyi kesip, kafasını göğsüme bastırdım. Sonra daha aşağıya. Sikime yaklaştıkça ne yapacağını anladı.
– “Yapamam.” dedi.
– “Neden?” dedim.
– “Daha önce yapmadım. Ne yapacağım?” dedi.
Elini sikimden kaldırdım. İşaret parmağını ağzına soktum.
– “Dondurma yalar gibi yala parmağını.” dedim.
Parmağını ağzına sokmuş emiyordu. O emmeye devam ederken parmağını sokup çıkardım.
– “İşte böyle. Hem emeceksin, hem dilini gezdireceksin hem de sokup çıkaracaksın.” deyip kafasını sikime bastırdım.

Sikimi gövdesinden avuçladı. Başını ağzına sokup yalamaya başladı. Dediğimi yapmıyordu ama blowjobu bildiği ve daha önce yaptığı belliydi. İnanılmaz zevk alıyordum. Hem vakumluyor hem de eliyle sıvazlıyordu. Dizlerini koltuğa koyup , kasıklarıma eğilmesini söyledim. Şimdi yan koltuğa dizlerini koymuş kafası kasıklarıma doğru olacak şekilde domalmış, ağzı ve eliyle gayet profesyonel şekilde blowjob yapıyordu. Elimi pantolonuna atıp sıyırdım. Dantelli iç çamaşırlarından vardı. Elimi çamaşırın arasından sokup amının dudaklarına ulaştım. Dışı arpa boyu kıllanmış ama iç dudakları küçük, dış dudakları şişmiş amına dokundum.
– “Yapma.” dedi ağzındakini çıkarıp.
– “İçine sokmayacağım.” dedim. Kafasını tekrar kasıklarıma bastırdım.

Dantelli çamaşırı götü tamamen saranlardandı. Elimi sıkıştırıyordu. Onu da sıyırdım. Sporcu götü diye bir şey var ve bu kızın ki ondandı. Büyük değil. Yayılmış değil. Ama dolunayın dünyadan görünüşü gibi, tam yuvarlak ve sert. Elimi klitorisine attım. Amının dışı hiç ıslanmamıştı ama dudaklarını ayırmamla vıcık vıcık klitorisi elime geldi. Çıkık başlıydı. Dokunmamla götünü sıkması bir oldu. Ağzına verdiğim sikimi daha derinlere sokuyor, bende klitorisiyle oynuyordum.

Kafasını taşaklarıma bastırdım, sikimi elinden bıraktı. Elini tutup sikime koydum, ne istediğimi anlamıştı. Taşaklarımı emiyor, eliyle de handjoba devam ediyordu. Daha önce ticari araca binenler bilir ön koltukları direksiyona doğru çekerseniz arkada çok geniş bir alan oluşur. Arka tarafa geçelim dedim. İtiraz etmedi.

Arabanın camları tamamen buğulanmıştı. İçeriden sadece köprünün ışıkları seçiliyordu. Saat on bir buçuk olmuştu. Arka tarafa geçince, ilk iş pantolonumu çıkardım, üzerimde gömleğim vardı, onunda düğmelerini açtım. Sonra onun pantolonunu külotuyla beraber çıkardım. Sırt üstü arka koltuğa yatırıp üzerine çıktım. Boynunu göğüsleri emiyordum. Sikim bacaklarının arasında kazık gibi olmuş, amının dudaklarına, klitorisine, deliğine çarpıyordu. Parmağımı götünün üzerine koydum. Gayet dar ve sert bir göt deliği vardı. Elimi amına atıp bir süre deliğinin etrafında gezdirdim. Islanan parmaklarımı yine göt deliğine dayadım. Yavaşça parmağımın ucunu sokup çıkarırken , dudaklarını boynunu öpüyordum. Orta parmağımı yarısına kadar sokup çıkarırken parmağım kurudu. Elimi tükürükledim, tekrar dedliğine soktum. Götünü parmaklamamın acı verdiği kendini sıkmasından belliydi. Ama onu öpüyor olmam, sikimin klitorisine dokunması, üzerindeki erkek ona keyif veriyordu. Ara ara elimi tükürükleyip götünü genişletmeye çalışıyordum. İki parmağımıda bir süre deliğine sokup çıkardım.
Bacaklarını karnına doğru katlayıp, sikimi götünün deliğine dayadım. Delik hala çok ufaktı ve sikimin başı tam deliğe oturmuyordu. İki buçuk saatlik oynaşmadan sonra sikim kalbim gibi atıyordu. Taş gibi sertleşmiş sikimi hafif hafif götüne bastırdım. Deliği bulmuş ve yara yara giriyordu. Bir iki gir çık yaptıktan sonra çıkartıp son bir kez tükürükledim. Götünün küçücük deliğine bir kere de tamamını soktum. Acıdan inledi. Aldırış edecek durumda değildim. Yavaş yavaş çıkarıp sokuyordum. O kadar dar ve kaygandı ki deliği, kafasına kadar çıkarıp yine sokuyordum.

Nilüfer vajinasına hiç penis almamış olabilirdi ama götü kesinlikle bakire değildi. Nerdeyse yirmi-yirmi beş dakika götünü pompaladım. Hayatımda en çok zevk aldığım göt deliği Nilüfer’e aittir. Nilüfer’in kendi gibi deliği de rahatlamıştı. Arabada olduğumuzdan hızlı pompalayamıyordum ama boşalacağımı da hissetmiştim. Artık kim fark edecekse etsin umurumda değildi. Bacaklarını baldırlarından tutup göğsüne bastırdım, götü sikimin tamamını alabilecek şekilde karşısında duruyordu. Artık kan pompalanmasından patlayacak gibi olan sikimi köklememi bekliyordu. Hızlı hızlı vurmaya başladım götüne. Zaten koç taşağı kadar büyük olan taşaklarım, boşalma arefesinde iyice şişmiş, alttan beline vurdukça sızı yapıyordu. Araba sallanıyordu ama artık umrumda değildi. Başından beri sessiz inlemelerle götüne aldığı yarrağım, Nilüfer’e acıdan çığlık attırıyordu. Birkaç dakika içinde gecenin başından beri taşaklarımı şişiren, sikimi duvara çakılacak kadar sertleştiren döllerim Nilüfer’in o en tatlı deliğinin içine akmaya başladı. Pompalamayı bırakamadım. Nerdeyse tamamı boşalana kadar daha sert vurmaya devam ettim. Acıda götünü sıkan Nilüfer istemeyerekte olsa sikimin sütünü götünün deliğine sağmıştı. Öyle çok ve uzun boşaldım ki kendime gelince kızın üzerine yığıldım.

Sessizce altımda bekliyor. Yanağıma öpücükler konduruyordu. Kendime geldikten sonra üzerinden kalkıp, oradan gitmemiz gerektiğini düşündüm. Arabanın sallantısını, Nilüfer’in çığlığını birileri duymuş olabilirdi. Doğrulurken yavaş demişti. Haklıydı da. Nerdeyse yarım saattir götüne kazık gibi sikim girip çıkıyordu. Yavaş yavaş sikimi çektim. Başının çıkmasıyla beraber döllerim henüz kapanmamış göt deliğinden koltuğa süzüldü. Kalkmamasını söyledim. Bir peçete alıp eline verdim. Daha önceki tecrübelerinden olsa gerek ne yapacağını biliyordu. Önce deliğin etrafını sildi. Sonra buruşturup deliğine sıkıştırdı.

İkimizde doğrulup, üzerimizi giydik. Ön tarafa geçip sigara yaktım. Göğsüme yattı. Çok acıdığını, bu kadar acıyacağını tahmin etmediğini anlatıyordu. İçimden seni daha önce siken becerememiş sikmeyi, yalancı kahpe diye geçiriyordum. Kendisine bunun normal olduğunu götünden daha önce yapılmadığı için alışık olmadığını anlattım.

Artık geri dönmemiz gerekiyordu. Yolda elini alıp sikimin üzerine koydum fakat taşaklarım fena halde ağrıyordu. Sağ şeride geçip yavaşladım. Düğmeleri açıp sikimi çıkardım. Kafasını alıp direksiyonun aldından sikime bastırdım. Bir iki “Napıyorsun?” falan dediyse de sikime yumuldu. Kız ben hayatımda yapmadım demek için çok iyi blowjob yapıyordu ama taşaklarım fena ağrıyordu. Biraz yaptıktan sonra bıraktı bende devam etmesini istemedim.

Aynı şirkette onun amiri olduğumdan ilişkimizin duyulması sıkıntı olurdu. Günlük kiralık evlerde, onların ev boşken, bizim ev boşken, bir kere de dört günlük bayram tatili boyunca beraber olduk. Hatta bir kere kardeşleri uyurken evlerine aldı beni, onu da sonra anlatırım. Şirketin Kocaeli’deki işi bitince ben İstanbul’a geçtim o şirket değiştirdi. Bir süre daha gizlenmemize gerek kalmadan görüştüysek de ben başka biriyle ilişkiye başladım. Bir süre sonra da ilişkimiz tamamen koptu. Bu süre içerisinde amından yaptığımızda kan gelmedi. Her kaşar gibi önce neden olduğunu bilmediğini, doktora gideceğini söyledi. Geldiğinde de her kezban gibi bisiklet hikayesi anlattı.

Teknede Arkadaşımın Kocasıyla

Teknede Arkadaşımın Kocasıyla

Eşinden ayrılmış, 26 yaşında dul bir bayanım. Çocuğum yok ve şu anda yalnız yaşıyorum. Eşimle ayrılırken mal paylaşımına gittik ve sahibi olduğumuz mağaza eşime kalırken, yazlık ev ile kullandığımız araba benim oldu. Size anlatacağım hikaye de yazlık evimin olduğu yerde geçiyor.

Yazlıktayken, genelde komşum Aylin ve erkek arkadaşı Tayfun ile zaman geçiririm. Aylin’le çok sıkı bir arkadaşlığımız var. Aylin çok candan, kafa dengi biri ve Tayfun gibi bir erkek arkadaşı olduğu için de çok şanslı bir kadın…

Tayfun ise başarılı bir sunucu ve programcıydı. Yakışıklı ve esprili biri… Açıkçası Aylin’i çok kıskanıyordum. Tayfun’un güzel bir teknesi vardı, her hafta cuma yazlığa gelir ve cumartesi günü sabahtan hep beraber balığa çıkardık. Tayfun bu hobiyi bana ve Aylin’e de aşılamıştı.

Hafta içi Tayfun olmadığından, Aylin’le ben hep gezer tozardık. Yaz mevsiminin hafifliği, tatil rahatlığı nedeniyle, sohbetlerimiz sabun köpüğü tarzındaydı. Genelde seks konularını konuşur, gülüşürdük. Aylin sanki benim yoksunluğumu bilmezmiş gibi inadına Tayfun’la yatakta yaptıklarını anlatırdı üstü kapalı…

“Yaa, sorma Özge… Göz altlarım belli oluyor mu? Tayfun sabaha kadar uyutmadı beni… Azgın herif…”

“Özge, baksana, morluklar belli oluyor mu canım? Yamyam gibi ısırıp emiyor sevişirken piç…”

“Penisi çok büyük geliyor bazen, orgazm sırasında kendini kaybedince canımı yakıyor yaa…”

Ben de biraz daha anlatması için deşer kurcalardım arkadaşımı… Saf saf anlatırdı erkeği onu nasıl beceriyormuş, gece kaç kez boşalmışlar, yazlığın havuzunda suyun içinde nasıl sevişmişler… Arada bir bana takılır,

“Sen nasıl dayanıyorsun kızım erkeksizliğe? Bir yıl sevişmeden durulur mu?” diye gözlerini kocaman aça aça sorardı.

“Ne yapayım kızım?” derdim ben de üzüntümü saklamaya çalışarak… “Her kadın senin gibi şanslı değil ki… Aradığım erkeği bulamıyorum bir türlü…”
Yaz tatiline çıkıp yazlığa gittiğimde, Aylin’le Tayfun’un ayrıldıklarını duydum. Ama yine de bu yaz birlikte kullanacaklardı yazlığı… Aylin Tayfun’u geri kazanmak için peşinden koşuyor, onu ikna etmek için çabalıyordu. Çünkü Tayfun vazgeçilecek bir erkek değildi.

Her mevsim gibi rutin yazlık hayatına başlamıştık. Gündüz deniz, gece birimizin evinde bahçede mangal, içki masaları, eğlence yerlerinde fink atmalar, kafayı çekmeler… Tabi onlar çift, ben yanlarında sap gibi yancı konumunda…

Bir cuma günü Aylin bana, annesinin hastalandığını ve İzmir’e gitmesi gerektiğini söyledi,

“Tayfun bu akşam yazlığa gelecek, yemek konusunda ona yardımcı olursan sevinirim. Elinden geldiğince de göz kulak ol… Aramız biraz düzelir gibi… Neme lazım, başkasıyla falan takılır, onu elimden kaçırmak istemiyorum!” dedi.

“Sen merak etme canım, yemek konusunda gereğini yapar, ilgilenirim!” dedim.

Akşam Aylin gittikten iki saat sonra Tayfun geldiğinde ben de onların yazlıkta güzel bir yemek hazırlamakla meşguldüm. Tayfun’un hafta sonları rakı içtiğini bildiğim için, birkaç da meze hazırladım.

O gün üzerimde bir mini etekle tişört vardı ve içime sütyen takmamıştım. Üzerini değişip şort tişörtle gelen Tayfun ile hem sohbet ediyor, hem de bir yandan masayı kuruyordum. Masaya eğildiğim zaman gözlerinin göğüslerimde olduğunu fark ettim. Doğru söylemek gerekirse bu durum oldukça hoşuma gitmişti.

Biraz da kendimi beğendirmek için özene bezene hazırlayıp donattığım masada yemeğe oturduk. Ben de onunla beraber iki kadeh rakı içtim. Sohbetimiz dönüp dolaşıp, ilişkilerden açılmış, konu benim yalnızlığım üzerinde yoğunlaşmıştı. Üçüncü kadehlerden sonra içkinin de etkisiyle açık açık konuşmaya başlamıştık. Tayfun bana,

“Yalnız yaşamak hiç de hoş değil bence… Senin gibi gencecik, 26 yaşında güzel ve seksi bir kadının seks yaşamının olmaması ne kadar kötü…” dedi sonunda… Ben de,

“Evet haklısın, ama her şey senin yüzünden…” deyince şaşırdı,

“Neden benim yüzümden, anlayamadım.” dedi.

“Eğer erkek arkadaş edineceğim zaman seni kriter olarak göz önünde tutmasaydım, şimdiye kadar çoktan sıradan bir erkek bulmuştum!” dedim.

Bir kahkaha patlatan Tayfun bu sözden çok memnun olmuştu. Gittikçe ilerleyen ve kanımı kaynatan sohbetimiz boyunca sanki bana daha bir alıcı gözle bakmaya başlamıştı. Sürekli iltifatlar, güzelliğimi, yemeklerimi övmeler…

Kalkıp kucağına atılmamak için kendimi zor tutuyordum. Madem bu kadar beğeniyorsun, neden harekete geçmiyorsun be adam… Ben yapamazdım ki… Erkek olarak ilk hareketi onun yapmasını bekliyordum.

Ama bir türlü o noktaya gelemedik. Tüm yakışıklılığına, erkeksiliğine rağmen, benim ona karşı hissettiklerimi bilmesine rağmen, sevgilisinin arkadaşı olduğumdan mıdır nedir, bir türlü olmadı. Bu arada yemeğimiz bitmiş, saat epeyce ilerlemişti. Ben sofrayı kaldırıp ortalığı toparlayıverdim.

“Artık gitmem gerekiyor Tayfun… İyi geceler…” dedim.

“Daha oturabilirdik, sohbetine doyum olmuyor Özge… Yarın sabah tekneye gel de ben de seni teknede ağırlayayım. Balık tutar, vakit geçiririz her zamanki gibi…” Ben de kabul edip, sabah buluşmak üzere sözleşip ayrıldım oradan…

Eve gider gitmez soyunup dökündüm. İçimdeki ateşi söndürmek için soğuk suyun altında bir duş aldım, yatağa attım kendimi… Bütün gece boyunca yakışıklı bir erkekle yemek yemiş, içki içmiştik. Sonuç, ikimiz de kendi yataklarımızda ayrı ayrı uyumaya çalışıyoruz.

Gözlerim kapalı, ellerimi çıplak bedenimde okşayarak dolaştırırken Tayfun’un ellerinin okşadığını hayal ettim. Aylin’in anlata anlata bitiremediği sevgilisinin erkeklik gücünü bire bir deneme fırsatım vardı ama ikimiz de cesaret edememiştik buna…

Acaba o da benim gibi mi düşünüyordu? Sürekli üzerimde dolaşan istekli erkek bakışlarını hatırlayınca soğuk suyun etkisi geçiverdi. Tekrar kaynamaya başladım. Pislik herif… Lanet olsun… Ne halde olduğumu bilmiyordu sanki…

Parmaklarım çoktan klitorisimi bulmuş, okşamaya başlamıştı bile… Dakikalarca şehvetle ıslanan kadınlığımı parmakladım, boşalana kadar bırakmadım. Ancak ondan sonra uyuyabildim. Tayfun’la alt alta, üst üste seviştiğimiz erotik rüyalarla dolu bir uykuya daldım.

Sabah olunca bikinimi ve üzerime de çok kısa olan mini eteğimi giydim. Beraberce tekneye binip açıldık. Tayfun’un teknesi aslında mini bir yat gibiydi. Bir kabini, iki yatağı vardı ve hatta küçük bir buzdolabı bile vardı.Sakin bir koyda demir attık. Öğlene doğru balık avlamaktan canım sıkılmıştı ve güneşten de pişmiştim. Mini eteğimi çoktan çıkarıp atmıştım sıcaktan… Güneş kremiyle her tarafımı kremlemiştim, sırtıma da Tayfun sürdü kremi…

Elimde öylesine tuttuğum olta kamışı sanki bacaklarımın arasında kalın yuvarlak bir erkeklik organı gibi geliyordu bana… Sırtımda erkeğin elleri dolaşırken hazla ürperdim. Yakışıklı piç sakin sakin, beni delirtmek istercesine okşayarak tüm sırtımı dolaştı uzun parmaklarıyla…

Yan gözle baktığımda boşta kalan eliyle mayosunun önünü oğuşturduğunu, erkekliğinin kabarıklığını benden saklamaya çalıştığını fark ettim.

“Mmm…” diye inledim onu daha da delirtmek için… “Unutmayayım da, döndüğümüzde masaj yap bana Tayfun… Ellerin çok güzel rahatlatıyor insanı…”

“Seve seve Özge… Hoşuna gittiyse sabaha kadar masaj yapabilirim.” dedi parmakları belimde dolaşırken… “Bir ara eğitim almıştım bu konuda… Bir hayli tecrübeliyim masajda…”

Sırtımı okşarcasına kremlerken kulağımın dibindeki bariton erkek mırıldanmasıyla neredeyse kendimden geçecektim. Öyle haz duyuyordum ki, kasıklarımın yandığını, ıslandığımı hissediyordum.

Masajla karışık krem sürme faslı bittiğinde neredeyse ben de bitmek üzereydim. Biraz daha durdum güneşin altında… Sonunda dayanamadım. Oltayı kenara bırakıp,

“Ben denize gireceğim Tayfun, yandım kavruldum…” dedim ve teknenin suya inen merdivenlerine yöneldim. O anda şeytan dürttü, aklıma denize üstsüz girmek geldi. Tayfun’a döndüm, teknenin demirlediği ıssız koyu şöyle bir taradım bakışlarımla,

“Üstümü çıkarmak istiyorum Tayfun, bir sakıncası var mı acaba? Ne dersin?” Gözleri parladı, beyaz dişleri bronz yüzünde ışıldadı bir anda… Memnuniyetini gizleyemeyen bir ifadeyle beklediğim yanıtı verdi,

“Hayır canım, ne sakıncası olacak? Zaten ıssız bir koydayız, nasıl olsa kimse göremez! Balıklar güzel görsünler biraz…” dedi.

Bikinimin üstünü çıkarıp ona doğru fırlattım, havada yakalayıp ateş saçan gözlerini iri memelerime dikti. Ürperdim. Bikini üstünün baskısından sonra rahatlayan göğüslerimi iki elimle şöyle bir ovaladıktan sonra dönüp balıklama suya bıraktım kendimi…

Bir anda bedenimi saran buz gibi denizin serinliği rahatlatmış, fakat serin suda daha çok azmıştım. Tayfun’un gözleri de sürekli üstümdeydi.

Ben de zaten onun rahatlıkla görebileceği yerlerde yüzmeye çalışıyordum. Amacım tabi ki Tayfun’un ilgisini daha fazla üstüme çekmekti… Bir kaç kulaç atıyordum tekne boyunca, sonra sırt üstü uzanıyor, soğuk suda kabaran fazla ellenmemiş irice göğüslerimi onun bakışlarına teslim ediyordum.

Ardından tekrar aynı hareketlerle teknenin önünde yüzüp duruyordum. Memelerimin uçları da düğme gibi kabardı serin suda, sertleşti. Bir süre sonra Tayfun’a davetkar bir sesle seslendim,

“Su harika Tayfun… Neden sen de gelmiyorsun? Güneşten pişmedin mi?”

“Tamam canım, geliyorum.” dedi. Teknenin merdivenlerinin başında durup bana baktı,

“Hadi atlasana, neden bekliyorsun?” dedim merakla…

“Sen bikini üstünü çıkardın, ben de mayomu çıkarmak istiyorum sakıncası yoksa…” dedi şeytanca bir gülümsemeyle… Ben de güldüm sözlerine… Sonra da mayosunun önündeki kabarıklığa diktim gözlerimi,

“Ne sakıncası olacak canım…” dedim yutkunarak… “Senin dediğin gibi… Issız koydayız, kimse görmeyecek seni… Benden ve balıklardan başka..” diye ekledim sonra…

Tayfun bir hamlede altındaki mayosunu çıkarınca, biraz şaşırmış ve biraz da heyecanlanmıştım. Yaklaşık bir yıldır erkeklik organı görmemiştim. Biçimli bir vücudu vardı Tayfun’un… Kasları bir hayli gelişmiş, üçgen omuzlarıyla, dar ve biçimli kalçasıyla heykel gibi bir erkek güzeli duruyordu tekne merdivenlerinde…

Sırtımı kremlerken mayonun içinde kabaran erkekliği şimdi serbest kalmış, dimdik kasıklarındaki kıvırcık siyah kılların arasından yükseliyordu. Boşandığım kocamın aleti gibi koyu kara değildi siki… Pembe, damarlı ve kavisli gövdesiyle, mor şapkasıyla, kalınca, iştah açıcı ve güzel bir penisti.

“Ne kadar da çok baktın öyle…” dedi gülerek… Bir kahkaha atmaya çalıştım ben de, ne kadar etkilendiğimi o da görmüştü sonunda…

“Gösterene bakarlar canım…” dedim. “Ama bana kalırsa mayonu çıkarman iyi olmadı.”

“Neden?”

“Balıklar senin balığı görünce korkudan kaçacaklar. Biz de balık tutamayacağız sayende…”

İkimiz de kahkahalarla güldük. Sonunda bana yeterince seyrettirdiğini düşünmüş olmalı ki, çırılçıplak suya atlayarak yanıma kadar yüzdü. Kaslı kolları geniş kulaçlar atıyor, bir balık gibi yüzüyordu suda… Yanıma geldi,

“Demek öyle düşünüyorsun balığım hakkında…” dedi gülümseyerek…

“Yiğidi öldür ama hakkını yeme demiş büyüklerimiz…” diye yanıtladım onu…

“Ama böyle olmuyor…” dedi.

“Böyle olmayan ne Tayfun?”

“Sen sadece üstünü çıkardın, altın duruyor. Eşit değiliz. Utanmaya başladım çıplaklığımdan… Haydi sen de altını çıkar, nasıl olsa kimseler yok!” dedi. Güldüm,

“Çılgınsın sen!” diyerek, bikinimin altını çıkarıp tekneye fırlattım.

İkimiz de çırılçıplak, uzunca bir süre yüzüp, şakalaştık. Arada bir bana sarılıyor, yüz yüze geliyorduk, göğsü göğüslerime, sertliğini hiç kaybetmeyen güzel siki de göbeğime değiyordu. Artık ikimiz de rahat hareket etmeye başlamıştık…

Adı konmayan cinsel bir çekim vardı aramızda… İşin sonunun nereye varacağı belliydi aslında… Bu güzel gün mutlaka seks yaparak bitecekti, başka yolu yoktu. İkimiz de biliyorduk bunu… Sadece patlama saatini bekliyorduk.

Sonunda ilk kendime gelen ben oldum. Suyun içinde şakalaşarak yüzerek nereye kadar devam edebilirdik ki… Bir an önce harekete geçmemiz gerekiyordu. Zamanımızı boşa harcıyorduk. En son tekne merdivenlerine tutunup dinlenmeye çalışırken o da arkamdan yaklaştı, omuzumun üstünden merdiven basamağına tutundu.

Tanrım… Arkamda hissettiğim o koca sertlik öldürecekti beni… Kaslı kollarının arasında hapsetmişti beni, neredeyse kendimden geçmek üzereydim.

“Hadi çıkalım artık, ben acıktım!” dedim.

Tekneye önce ben çıkarken, hareketlerimi ağırdan alıp, alttan beni seyretmesine imkan verdim. Aşağıya baktığımda bir eli merdivende, diğer eli suyun içinde beyaz bir balık gibi görünen sikini kavramış, pür dikkat ona sergilediğim kadınlığıma bakıyordu. Kabarmış, istekle yanan, kan dolmuş kadınlığıma…

Tekneye çıktığımızda bana kamaradan getirdiği havluyu uzattı. Almak için elimi uzattım ama havluyu bırakmadı. Gözleri her yerimde beğeniyle dolaşıyordu.

“Çok güzelsin Özge, harika bir vücudun var, biliyor musun?” Gülümsedim,

“Teşekkür ederim. Sen de öylesin. Antik heykel gibi görünüyorsun gözüme…”

“Ooo… Şımartma beni… Hadi kurulan da yemek yiyelim. Ama sakın giyineyim deme… Beni muhteşem güzelliklerinden mahrum etmeni istemiyorum.”

Sanki Adem ile Havva gibiydik masmavi denizin ortasında, beyaz teknenin içinde… Hiç çekinmeden, çıplaklığımızdan utanmadan hareket ediyorduk. Zaten ne onun, ne de benim bedenimde utanacağımız, çekineceğimiz bir falsomuz yoktu.

Tayfun’un arzu ettiği gibi üzerimize hiçbir şey giymeden, dolaptan yiyecekleri çıkardık, iki tane de soğuk bira açtık. Masada çırılçıplak bir vaziyette yemeğimizi yerken biralarımızı yudumlamaya başladık.

İkinci biralarımızı içerken Tayfun oturduğu yerden kalkıp, yanıma geldi oturdu. Siki kalkmıştı, taş gibi damarlı gövdesi havaya dikilmiş, başı yumruk gibi kabarmıştı. Ve ben heyecanla onun güzel sikine bakıyordum. Gülerek çekinmeden baktığım sikini tuttu ve

“Senin dikkatini çekebildiği için çok mutlu bu ufaklık…” dedi.Yutkundum,

“Eh, yani…” dedim. “Pek dikkat çekmeyecek gibi değil senin ufaklık… Hatta harika… Hatta, bence ona ufaklık deme, alınabilir. Baya büyük seninki…”

“Onu çok azdırdın güzelim!”

“O mu beni, ben mi onu azdırdım bilemiyorum artık…” dedim ve daha fazla dayanamayıp, sikini elime aldım ve aşağı yukarı sıvazlamaya başladım…

O da göğüslerimi okşarken ateşli ateşli öpüşmeye başladık. Dudaklarımı koparırcasına somuruyordu. Daha sonra boynumu öpüp yaladı, oradan da göğüslerimi yalamaya, emmeye başladı. Elimdeki siki taş gibi olmuş, damarları atıyordu.

Tayfun bir elini de kasıklarıma götürüp okşayınca, benim nefes alış verişlerim hızlanmaya başladı, zevkle inliyordum. Okşamayı bıraktı sonunda, ayağa kalkıp,

“Haydi kamaraya girelim!” dedi, elimden tutarak beni kamaraya çekti.

Yatağa yatırıp bacaklarımı iki yana ayırdı, kadınlığıma yumuldu. Amımı yalayıp, diliyle amımı sikerken, bir parmağı da arka deliğimin girişini zorluyordu.

“Mmm… Değişik bir tadı var seninkinin…” dedi yalanarak… “Hem tatlı, hem de deniz tuzu var tadında….”

“Çekinme, tadıma bakmaya devam et… Yala… Ama ben de senin sikinin tadına bakmak istiyorum…”

“İstediğini yapabilirsin bebeğim. Emrine amadeyim.”

Erkeğin üzerine çıkıp, 69 pozisyonuna geçerek, o muhteşem sikini aç kalmışçasına emmeye başladım.

Bir aşağı, bir yukarı sikini ağzıma alırken, taşaklarını da okşamam çok hoşuna gitmişti. O da dilini amıma, bir parmağını da götüme sokup çıkarıyordu… Daha fazla dayanamadım, ona yalvararak,

“Lütfen, içime gir Tayfun…” dedim. “Dayanacak halim kalmadı. Sik beni… Senin sikini istiyorum amıma!”

Beni serbest bırakınca, yüzüm ona dönük vaziyette sikinin üzerine oturdum. Zaten kayganlaşmış amıma bir oturuşta girivermişti siki… Uzun bir süre üzerinde oturup kalktım. Sikini sonuna kadar içime alıyordum, o da göğüslerimi sıkıp okşuyor ve alttan sikini amıma bastırıyordu.

Çok geçmeden titremelerle orgazm olmaya başladım. O kadar harikaydı, o kadar uzun bir orgazmdı ki, anlatamam.

Bir kaç dakika uzanıp dinlendik. Daha sonra beni yatırıp, o üstüme geçti. Sert hareketlerle bacaklarımı aralayıp eliyle tuttuğu sikini amımın dudaklarına sürttü boylu boyunca… Kemanın yayı gibi klitorisime sürtünen ateş gibi sert erkekliği kanımı kaynattı yine…

“Ohhhh…” diye kıvrandım altında… “Çok güzel… Çok zevk veriyorsun erkeğim… Öyle özledm ki bu zevki… Bilemezsin… Hadi gir artık içime… Sik beni… ”

Ben zevk aldıkça altında bütün bedenimle solucan gibi kıvranıyordum altında… Yalvarmalarıma dayanamadı sonunda… Bir hamlede amıma soktu o güzel sikini… Gidip gelmeye başladı. Hem amımı sikiyor, hem de göğüslerimi yalıyor, beni zevkten çıldırtıyordu. Tayfun hareketlerini hızlandırınca boşalacağını anlayıp,

“Lütfen içime boşalma hayatım!” dedim, çünkü hamile kalmaktan korkuyordum. Zaten onun da öyle bir niyeti yokmuş, boşalacağı an içimden çıkıp, başucuma doğru geldi ve

“Hadi bebeğim aç ağzını!” dedi. Niyetini anlamıştım, döllerinin tadına baktırmak istiyordu. Bunu eski kocam da severdi.

Alışık olduğum için ağzımı açıp, ellerimle de kalçalarını okşayarak boşalmasını bekledim. Siki elinde birkaç kez sıvazlama hareketi yaptıktan sonra inleyerek döllerini ağzımdan içeri fışkırtmaya başladı.
O kadar çok boşalmıştı ki, resmen ağzım dolmuş, döller dudaklarımın kenarlarından dışarıya taşmıştı. Hepsini yutmak zorunda kaldım. Ardından sikini ağzıma sokup çıkararak kalan son damlaları da temizletti bana. Çok hoşuma gitmişti, ama hala ateşim sönmemişti, hala azgındım.

Tayfun yanıma uzandı ve birbirimize sarılıp dinlenmeye koyulduk. Bundan sonra erkeksiz değildim, istediğim zaman beni yatağa atacak birisini bulmuştum. Bu arada konuşuyorduk.

Tayfun’un anlattığına göre, Aylin hiçbir zaman ağzına boşalmasına izin vermiyormuş. Ayrıca Aylin, Tayfun’un anal seks isteklerine her zaman ters cevap vermiş.

Aylin bana bunlardan hiç bahsetmemişti, böyle güçlü kudretli bir erkeğin isteklerini nasıl karşılamaz bir kadın, anlayamadım. Ben daha önce mutsuz bir evlilik geçirdiğim için iyi erkeğin değerini bilirim. O yüzden ona arka deliğimi de tatma fırsatını verecektim.

Dudaklarından öperek, boynunu boğazını yaladım, oradan göğüs uçlarını, ardından göbeğini, ordan taşaklarına geçip yalamaya başladım. Tayfun’un siki çoktan hareketlenmişti. Taşaklarını yalamaya devam ederken, bir elimle de sikini aşağı yukarı çekiyordum. Siki iyice kalktıktan sonra,

“Götümü sikmek istiyor musun?” dedim.
“Deli misin, istemez miyim hiç?” diyerek, sevinçle hemen yerinden doğruldu.

“Ama ilk olacak…!” dedim ve domaldım. “Kızlığımı sen bozacaksın.”

“Tamam aşkım!” diyerek kalçalarımı iki eliyle ayırıp, arasına yumuldu. Diliyle bir amıma, bir götümün deliğine darbeler atıyor, arada bir dilini götüme sokmaya çalışıyordu. Daha sonra bir parmağını götüme sokup çıkarmaya başladı. Göt deliğimin yavaş yavaş genişlediğini hissediyordum. Ardından ikinci parmağını da sokup çıkarmaya başladı.

Bu bana biraz acı veriyordu, ama arada bir söylediği tatlı sözler beni tekrar motive ediyordu. Bir süre parmaklarıyla girip çıktıktan sonra, genişleyen göt deliğime sikini dayadı ve yavaş yavaş ittirmeye başladı. Sikinin başı girince çok acımıştı, bir süre öyle beklemesini söyledim. Biraz bekledi ve ben,

“Tamam, devam et!” deyince, kalanını da sokup, kenetlendi arkama…

Biraz da öyle bekledikten sonra götüme girip çıkmaya başladı. İlk başlarda acı vermesine rağmen, alıştıktan sonra ben de zevk almaya başlamıştım.
Götüme hızlı hızlı girip çıkmaya devam ederken, bir ara beni kendine doğru çekip doğrulmamı sağladı ve bir eli göğüslerime, diğeri de amıma yöneldi. Bir anda üç hassas noktamın uyarılması benim orgazm olmama yetmişti. O da bir süre sonra inleye inleye götüme boşaldı ve siki ininceye kadar da götümü sikmeye devam etti.

Daha sonra toparlandık. Tayfun teknede duş alırken, ben hemen denize atladım ve biraz serinledim. Denizden çıktığımda, Tayfun biralarımızı yenilemişti.

O gün teknede akşama kadar çırılçıplak kaldık. Sarmaş dolaş oturup sohbet ettik, öpüştük, elleştik, seviştik ve sikiştik. Akşama doğru teknenin dümenine geçip motorları çalıştırdı. Tekne mavi denizde süzülerek yazlığa dönerken, bu yaşadıklarımızı Aylin’in bilmemesi konusunda ikimiz de hemfikirdik.

Aylin gelinceye kadar durmaksızın seviştik. Benim erkek hasretimi, seks açlığımı tam manasıyla giderdi. Güçlü bir boğa gibi durup dinlenmeden sevişti benimle… Sevgilisi geldikten sonra da fırsat bulabildiğimizde buluşup seks yapmaya devam ettik.

Yaz bittiğinde bizim hızlı cinsel yaşamımız da sona erdi. Birbirimizi mutlu etmiştik yaz boyunca… Normal yaşantımıza geri döndük. Birbirimizi aramadık hiç…

Ben sokarken o altımda hızlan erkeğim diyordu

Çalıştırdığım kuyumcu dükkanının önüne gelip vitrine yolds.
com bakıp gidiyorlardı gene dükkandayken yanlız olduğumu görünce içeri geldiler yüzük beğenmiş fiyatını sordu bende çok pahalı sen alamazsın dedim canlı bahis sonuçta liseli o kadar parayı nerden bulucak demezmi paradan başka şey versem alamazmıyım dedi bende alırsın dedim randevulaştık arabamla bunu aldım bahis siteleri göl kenarı kimsenin olmadığı ıssız yere götürdüm kız çok azgın ve istekliydi dokunmamı bekliyormuş gibi üstüme atladı

kız benden bu güvenilir bahis küfürleri duydukça deliriyordu, kendini sıkarken bir yandan da evet erkeğim , istediğim gibi oluyor, sik bu fahişeni, karın yap beni diyordu, bir kaç denemeden sonra yarağımın tamamını liselinin daha önce yarak görmemiş amcığından içeri soktum, kız zevkten sırtımı tırnaklıyordu ve çığlıklar atıyordu, daha hızlı sikmem için zaman zaman hızlan lütfen dedi.

Güvenini kazanmam kolay olmasada herşeye değer

üniversite okuduğum şehirde aslında kız arkadaşım var bolca yolds.
com da seks yapıyoruz ama dönem arası o tatile gittiği için seksten uzak kalmıştım hemen arayışa girdim cevremde bulamayınca sanal alemde takılmaya başladım kadınla tanıştım msnden konuşuyorduk ama kadın sadece normal sohbet ediyordu güvenini kazanmam çok zamanımı aldı ama kadın bende saplantı haline geldi en sonunda onu azdırıp buluşmaya ikna etmiştim artık aletimin tadını merak ediyordu

ilk zamanlarda oyle canimin istedigi kadar cok seksten sikisten fantezilerden konusamiyordum cunku cekingen biriydi, zamanla samimi yalansız sozlerimle bana guvendi ve daha cok seksten konusmaya birbirimize degisik fanteziler anlatmaya basladık ozellikle benim her fantezimde o biraz daha fena oluyordu 1,5 yildir kimseyle doyasiya sikismediginden kendini masturbasyonla amina parmaklarini sokmakla tatmin etmeye calisiyor cok azdigindada amina salatalık patlican falan sokuyormus dedigine gore hicbiri amina giren gercek sert bi sikin yerini tutmuyormus bi erkek tarafindan bagira bagira sikilmeyi gercekten cok ozlemis ona bu zamana kadar neden biriyle sikismediğini sorduğumda her seyin gizli kalmasi gerektigini guvenilir kimseyi bulamadigini bu yuzden boyle idare etmek zorunda kaldigini yazdi birkac gun yazismadan sonra benim musallat olcak bi tip olmadigimi anladi ve iyice

güvenini kazandim artik cam acip birbirimize cinsel organlarimizi gosteriyorduk ben ona koca yarragimi gosterirken oda bana yarraga hasret amini got deligini gosteriyor cam de bana ozel masturbasyon yapiyordu sadece amini deligini ve goguslerini goruyordum yuzunu gizliyordu bende iyice azmıs onu deli gibi sikmek istiyordum reelde bulusmayı anlattigimiz fantezileri gerceklestirmeyi teklif ettim oda her gun dahada azdigindan hafta sonu bulusmayi kabul etti cmt oglen kızılaydaki bi kafede bulustuk canlı bahis bulusmaya gitmeden once banyomu yaptim en guzel parfumumu surdum hijyenine onem veren biriyim cam de yuzunu hic gostermemisti cekici biriydi uzerinde guzel bi elbise vardı etegi diz kapaklarinin biraz uzerinde bitiyordu sahane bacakları vardi kafede olmasak onu orda sikerdim oturup 1-2 bi sey ictik biraz konustuk oda beni begendi ve benimle sikismek istedigini soyledi iceceklerimizi bitirip

kalktik yalniz yasadigi evine gittik her saniye ikimizde daha fena oluyorduk yol bitmek bilmiyor sabirsizliktan iyice kuduruyorduk sonunda evine vardik girer girmez hemen birbirimizin dudaklarına yapistik nasıl cilginca opusuyoruz anlatamam soluksuz birbirimizin dudagini yiyorduk nefeslerimiz kesilmisti kadinin bi erkeği ne kadar cok ozledigi belli oluyordu opusurken (yani yiyisirken) ben elbisesi ustunden vucudunu oksamaya basladim oksarken opusmeyi birakip kulak memesini boynunu opup yalamaya basladim cok fena oldu yatak odasina gidecek kadar sabri kalmadi hemen salondaki bi koltuga gectik kadin ustundekileri adeta yirtarcasina cikariyordu 2 saniyede ustunde sutyen kilot kalmisti hemen sutyenini cikarip goguslerini ellemeye oksamaya basladim arada onu dahada cildirtmak icin gogus uclarini isiriyordum bir elimi amina attim vicik vicik olmustu sik onu sik diyordu onu yalaya yalaya

goguslerinden gobegine ordan kiloduna indim kilodunun ustunden amini oksuyordum o ise yerinde duramiyor inleyerek kivraniyordu kilodunu bi cirpida cikarip basladim bal kutusunu yalamaya inlemeleri dahada artti 1,5 yildir sikilmeyen amini yaliyodum tadi güzeldi bu gune kadar cok kez am yaladigimden am yalamada cok iyiyimdir ben yaladikca o benim basimi amina iyice bastiriyor her yerini her yerini bunu cok ozledim ahh cok ozledim ohh ahh diyor zaten azmis olan beni hepten güvenilir bahis deli divane ediyordu dakikalarca o lezzetli seftaliyi buyuk bi istahla yaladim yalarken bi taraftanda goguslerini bacaklarini elliyordum yalarken got deligini parmaklamak istedigimde daha once hic gotunden acir diye sikilmedigini parmaklamami istemedigini soyledi bende parmagimi agzina verdim nasil yaliyordu gorseniz artik sik beni sik beni dayanamiyorum amim yaraga hasret nolur sok artik sikini icime onu icimde

istiyorum diye yalvarmaya basladi ben biraz daha o seftaliyi yaladiktan sonra onu yatirdim hemen sokmadim sikimin basini biraz aminin sismis dudaklarina surttum o ise nolur sik artik sik artik dayanamiyorum nolur sok yaragini diye dahada yalvariyordu onun yalvarmasi hosuma gitmisti hem boyle o dahada cok zevk alacakti sikisirken sikimi amina surtuyor dudaklarinda gezdiriyor basini cok az icine sokuyordum nolur hepsini sok hepsini sok hadi askim hadi sik beni diyordu artik bende dahada dayanamiyordum bu hatunu bagirta bagirta sikmeli onun yarak hasretine son vermeliydim onu belinden iyice kavrayip sikimin tamamini bir anda amina soktum once bi ahh 1 saniye sonrada ohhhhhhhh sesi salonda yankilandi ben amina orta tempo git gel yapmaya basladim ferdaysa

ohh be dunya varmis ohh ohh evet ohh ohh sik beni askim sik amimi sik parcala ohh be diye yillardir ozlemini duydugu zevke kavusmanin mutlulugunu dile getiriyordu cok gecmeden inleyerek bosaldi ohh hayat buldum dunya varmis ohh durma askim devam et devam et daha istiyorum 1,5 yilin acisini senle cikarmak istiyorum daha sik beni dedi bende pozisyon degistirdim yillardir porno izler en yeni pozisyonlari takip eder her kiz arkadasimda bir suru degisik pozisyon denerdim

ama cok az erkek bilir G Factor posisyonunda amini sikmeye basladim yaklasik 6-7 dk siktikten sonra nefes bahis siteleri alis verisi yine cok hizlandi gozlerini yumdu ve bi daha fiskirtarak bosaldi bu seferki cok daha iyiydi dedi 2 kez bosaldigindan biraz rahatlamisti ama ne benim ne onun durmaya niyeti yoktu hemen salondan cikip yatak odasina gectik yataga kendini firlatip ee canim sirada ne var hadi devam dedi bu sefer Deep factore gectim iki bacagini omuzlarima aldim yavas yavas amina girmeye basladim ahh ohh ohh guzel askim hizlan ohh ohh bu posisyonda baslarda hemen hizlanirsaniz partneriniz az zevk alir her adimda biraz daha hizlanip daha derine sokacaksiniz bir elimle bacaklarini tutarken bir elimle sallanan hoplayan goguslerini sikiyordum ferda hem amindan hem goguslerinden aldigi tarif edilemez zevkle bagirmaya baslamisti o bagirdikca bende daha cok zevke gelmeye baslamisitim artik sira

bendeydi bosalmak uzereydim tam bosalacakken sikimi amindan cikarip agzina verdim verir vermez agzina fiskirtarak bosalttim oda benim tum dollerimi yuttu ohh askim tadida guzelmis dedi ben bosalmis onunda 3.
kez bosalmasi yarim kalmisti amini parmaklamaya basladim aradan biraz zaman geciyor ben soktugum parmak sayisini arttiriyordum 2 parmak 3 parmak 4 parmak yeniden ciglik cigliga bagirmaya basladi bi kac dk sonra 3.
kez bosaldi ohh ahh ohhh oohhh askim biraz dinleneyim cok iyiydi ohh bunlari, doyasiya sikilmeyi ne kadarda ozlemistim cok tesekkurler dedi o zaman sen dinlenirken benim sana bu zevki yasatan yarragimi yala dedim yalamazmiyim askim bak gor nasil yaliycam sen beni ucurdun simdide ben seni ucurucam dedi dedigi gibi harika yaliyordu yalarken adeta zevkten basim donuyordu yarragimi dassaklarimi buyuk bi istahla tipki pornolardaki fahiseler gibi yaliyordu o boyle yalayinca ben bi daha agzina bosaldım kadin hmmm ohh diyerek yine hepsini yuttu biraz dinlendik ama dinlenirkende rahat durmuyor atesle opusuyor birbirimizi oksuyorduk sonra 69 posisyonuna gecip birbirimizin organini yalamaya basladik sikim yine kazik gibi olunca dogrulduk bu sefer onu got deliginden sikmek istedigimi soyledim

Kadına gitmem istememe rağmen bırakmadı zorla seks yaptık

Evine perde ölçüleri almak için gitmiştim ben ölçüleri yolds.
com alırken kadında içmemiz için barından içki çıkartıyordu bende işim bitsede diye hızlı davranıyordum kadın hayatta bırakmam ısrarları karşısında duymamazlıkdan geliyordum kadının ısrarlarından sıkıldım içerken eşlik ettim ama kadın içtikce daha da cesaretleşiyor açık açık sikmemi istiyordu ben baktım olacak gibi değil kapıya yöneldim kolumdan tuttu bırakmam dedi

İşler sarpa sarmadan çıkmalıydım.
Hemen kapıya yöneldim.
Yalvarıyordu kal diye.
Kapıyı açtım merdivenlerden inecektim ki beni durdurdu.
Gidemezsin göndermem dedi.
Giderim durduramazsın dedim.
Hayır dedi.
Be zaten rezil olmuşum dedi.
Eğer bir adım daha atarsan üstümü başımı yırtar bana tecavüze kalktı diyerek çığlık atarım dedi.
O an çivilendim kaldım.
Tüylerim diken diken olmuştu.
Acaba gerçekten yapar mıydı? Yoksa blöf mü yapıyordu? İki soru kafamda seri şekilde dönüyordu.
Alkollüydü.
Her şeyi yapabilirdi.
Bu devam etti.
En azından içeri gir biraz daha zaman ayır bana.
Bir iki kadeh daha içelim dedi.
Tekrar içeri girdim.
Kapıyı kilitleyip anahtarı aldı.
canlı bahis Çıksan bile başına bela olurum.
Ben bir duşa girip geleceğim sen içmeye devam et dedi.
İnan dediğimi yaparım.
Ben duştayken gitmeye kalksan bile polise giderim.
Üstüm başım yırtık halde ve bayıldığım ancak gelebildiğimi söylerim.
Sen bilirsin.
Al istersen anahtarı diyerek önüme attı.
Duşa girdi.
Nedir bu başıma gelen diyerek kendi kendime hem düşünüyor hem de hırsımı içkiden alıyordum.
İlk defa bir bayanın tacizine uğruyordum.
Resmen tecavüzdü bu.
Zorla tutulup sekse zorlanıyorum.
Buna tecavüz denmez de ne denir? Üzerinde havlu sarılı şekilde geldi.

Kendi de bir içki alarak yanıma oturdu.
Sarıldı.
Beni affet, başka çarem yok, benim tarafımdan bir bak olaya ne olur dedi.
Aslında bu yaşta bir kadının ilgisiz kalması çok kötü bir şeydi.
O haklıydı ama çözüm yolu yanlıştı.
Beni de bu yanlışa ortak etti.
Yavaşça dudaklarımdan öpmeye başladı.
Bir yandan da gömleğimi çıkarıyordu.
Üzerindeki havluyu sıyırıp çıkardı.
Bembeyaz göğüsleri muhteşemdi.
Uçları arzu ile dimdik olmuştu.
Islak saçları bahis siteleri omuzlarından kıvrım kıvrım dökülüyor çok seksi görünüyordu.
Hiçbir erkeğin dayanamayacağı kadar muhteşemdi.
Gömleğimi ve pantolonumu çıkardı.
Sanki tadını çıkara çıkara yapmak istiyordu.
Acele etmiyor işi uzatmak istiyordu.
Tekrar yarım kadeh daha doldurdu bardaklarımıza.
Hem yudumluyor hemde benimkini oynuyordu.
Bir ara göğüs uçlarımı yalamaya başladı.
Bir yandan sikimi oynuyordu.
Çıldıracak gibi oldum.
Bende saçlarından tutum dudaklarından uzun uzun öptüm.
Yavaşça boynunu yalayarak omuzlarına indim.
Titriyordu.
Nefes alışverişi hızlandı.
Yere yatırdım göğüslerini yalamaya başladım.
Arada bir kollarını kaldırıyorum koltuk altlarından da yalıyordum.
Böyle yapınca daha da titremeleri artıyordu.
İnlemeye başladı.
Saçlarımdan tutarak beni yönlendirmeye çalışıyordu.
Aşağı doğru yalayarak inmeye başladım.
Tam amına geldiğimde bir ara verdim.
Çıldırdı.
Manyak neden bırakıyorsun diye inledi.
Zevk alması artsın diye beklentiye sokmak için yapmıştım bunu.
Ve sonuç verdi.
Bacaklarını kaldırdım.

güvenilir bahis Ayak parmaklarından başladım yalamaya.
Yavaşça içten aşağı doğru iniyordum yalayarak.
Amının dudaklarına öpücükler konduruyordum.
Her dokunuşumda kasılıyor titriyordu.
Yavaşça dudakları ayırdım klitorisine dilimin ucuyla dokunarak başladım yalamaya.
Çıldırıyordu.
Öyle hareketlendi ki zor zapt ediyordum.
Ağzımı tüm dayadım hem somuruyor hem ağız içinden dilimi klitorise sürtüyordum.
Arada bir göt deliğinden yukarı doğru dilimi sürtüyordum, çıldırıyordu.
Bacaklarını omzuna doğru yasladım.
Göt deliğiyle amının deliği arasındaki bölgeyi yalamaya başladım.
Çılgına döndü.
Kalçasını yukarı kaldırıp müthiş bir kasılmayla boşaldı.
Acayip titriyordu bacakları.
Nefes nefese kalmıştı.
Doğrolup beni yere uzatıp üstüme ters dönerek çıktı.
Bende seninkini yalayacağım dedi.
Kafamı bacaklarının arasına aldı başladı benimkini yalamaya.
69 pozisyonunda yalaşmaya başladık.
Alttan ben onun amını yalıyorum o üstten benim sikimi yalıyordu.
klojen sıvısı akıyor bende şehvetle yalıyordum.
Size bir sır vereyim.
Temiz bir amın klojeni o kadar hoştur ki, anlatamam.
Kendine özel tadı ve kokusu vardır.
Yalayanlar bilir insana ayrı bir şehvet duygusu katar.
Ben çok severim yalamayı.
Derken ikimiz de birlikte boşaldık.